Yerel Haberler
Diyarbakır
Eksun gıda yılın ilk 3 ayında FAVÖK tutarını yüzde 26,8 artırdı 12 Mayıs 2026 Salı - 14:27:07 Yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıklayan Eksun Gıda, TMS 29 enflasyon muhasebesi uygulanmış verilere göre ilk 3 ayda 3 milyar lira hasılat elde ederken, karlılık göstergelerinde yukarı yönlü ivmesini sürdürerek performansını daha ileri bir seviyeye taşıdı. KAP’a yapılan bildirime göre 2026 yılının ilk üç ayında 139 milyon lira FAVÖK karı elde eden şirket, operasyonel verimliliğiyle dikkat çekti. Sofraların vazgeçilmezi Sinangil ve Sinangil Gluten YOK markalarıyla gıda ve un sektörünün öncü isimleri arasında yer alan Eksun Gıda, operasyonel verimlilik, ürün çeşitliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansal sonuçlara olumlu yansıdığını duyurdu. Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) bildirilen TMS 29 enflasyon muhasebesi standartları uygulanmış 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarına göre, Eksun Gıdanın karlılık rasyoları hem brüt hem de operasyonel seviyede kayda değer bir iyileşme kaydetti. Şirketin brüt karı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,2 artış göstererek 417 milyon liraya ulaştı. Söz konusu dönemde etkin maliyet yönetimi sayesinde brüt kar marjı ise yüzde 11,3’ten yüzde 14,1 seviyesine yükseldi. Önceki yılın aynı döneminde 109,6 milyon lira olan Eksun Gıdanın FAVÖK tutarı operasyonel tarafta sergilenen güçlü performans neticesinde yüzde 26,8 artarak 2026 yılının ilk 3 ayında 139 milyon lira oldu. FAVÖK marjı ise yüzde 3,1’den yüzde 4,7’ye yükseldi. Finansal borçluluk yapısında da iyileşme gözlemlenen Eksun Gıdanın 2025 yılı sonunda 1,68 seviyesinde olan borç/özkaynak rasyosu, 2026 yılı ilk çeyrek sonu itibarıyla 1,43 seviyesine gerileyerek şirketin finansal risk yönetimindeki iyileşmeyi ortaya koydu. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilere göre ise 2026 yılı ilk çeyrekte şirketin brüt karı yüzde 34,5’lik artışla 420,8 milyon liradan 565,9 milyon liraya, FAVÖK tutarı yüzde 45 artışla 177,5 milyon liradan 257,4 milyon liraya ve net karı ise yaklaşık üç kat artarak 35 milyon liradan 101,8 milyon liraya yükseldi. "2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz" Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, ilk çeyrek performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. Karlılık göstergelerimizde kaydettiğimiz bu artış, maliyet yönetimindeki disiplinli yaklaşımımızın, operasyonel verimlilik odaklı çalışmalarımızın ve doğru stratejik kararlarımızın somut bir sonucu oldu. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre ilk çeyrekte marjlarımızı iyileştirerek finansal yapımızı kuvvetlendirdik" dedi. Başarının temelinde saha ve veri gücü var Şirket performansının arkasında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkinlik ve veriyle beslenen yönetim yaklaşımının belirleyici rol oynadığını vurgulayan Hasan Abdullah Özkan, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü: "Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle tanımlamıyor; sahadan anlık veri akışıyla beslenen, uçtan uca veri sürekliliği sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik kabiliyetlerimizle çok katmanlı bir yönetim modeli benimsiyoruz. Sahadaki aktif varlığımız sayesinde, işimizin en kritik bileşenlerinden biri olan hammadde tedariğini doğru zamanda, doğru şartlarda ve doğru kaliteyle yönetmeye odaklanıyoruz. Bu alandaki disiplinli yaklaşımımızı sürdürerek, operasyonel gücümüzün temelini oluşturan doğru alım refleksimizi kararlılıkla sürdürüyoruz." "Küresel tedarik eğilimlerini takip ediyoruz" "Tedarik zincirimizi uçtan uca bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz" diyen Özkan, "Böylelikle yalnızca operasyonel süreçleri yönetmekle kalmıyor; değişen piyasa dinamiklerini, küresel tedarik eğilimlerini ve risk unsurlarını eş zamanlı analiz ederek stratejik kararlarımızı bu çerçevede şekillendiriyoruz. Uluslararası ve yerel kaynaklardan doğru, güvenilir ve karşılaştırılabilir veri setlerine erişim sağlayarak bu verileri içgörü odaklı analizler ve sektörel karşılaştırmalarla derinleştiriyor, karar alma süreçlerimize güçlü ve sürdürülebilir bir öngörü kabiliyeti kazandırıyoruz. Bu yaklaşımı istikrarlı biçimde sürdürmemiz, karar alma hızımızı ve doğruluğunu artırırken kurum içi uyum, iş birliği kültürümüz ve deneyimli yönetim perspektifimizle birleşerek sürdürülebilir operasyonel başarıyı destekliyor" ifadelerini kullandı. "20’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz" Küresel ölçekte çeşitlenen tedarik imkanlarını yakından takip ettiklerini kaydeden Özkan, "Hammadde yapımızı esnek ve dirençli bir şekilde yönetiyor, değişken piyasa dinamiklerine rağmen üretim kalitemizi istikrarlı biçimde sürdürüyoruz. Tüm bu yapının temelinde ise yüksek yetkinliğe sahip, sorumluluk bilinci güçlü ve belirsizlikleri etkin şekilde yönetebilen insan kaynağımız yer alıyor. Ekip arkadaşlarımızı ortak hedefler doğrultusunda değer üreten ve geleceğimizi birlikte şekillendiren stratejik paydaşlar olarak konumlandırıyoruz. Sürekli gelişimi odağına alan kurum kültürümüzle, uzun vadeli ve kalıcı başarıyı güçlendirmeye devam ediyoruz. Türk gıda sektörünün güvenilir temsilcilerinden biri olarak, sahadaki çevik ve organize satış ekiplerimizle yüksek kalitedeki ürünlerimizi nihai tüketiciden profesyonel mutfaklara kadar uzanan geniş bir kullanım alanına taşıyor; ürünlerimizi Türkiye’nin 81 ilinde tüketicilerle buluşturuyoruz. Türkiye operasyonlarımızın yanı sıra, Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Asya’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz" dedi. Türkiye’nin yeni ekmeği projesinde AR-GE kabiliyeti ve yetkin insan gücüyle yer aldı Eksun Gıda, Ar-Ge odaklı ürün geliştirme çalışmalarıyla büyümesini desteklerken; yeni un çeşitleri ve buğday paçallarına yönelik projeleriyle özellikle tam buğday unu odağında öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan ve Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" kapsamında pilot il olarak belirlenen Konya’da yürütülen çalışmalara AR-GE gücüyle katkı sağlayan şirket, bu süreçte üretim denemeleri, reçete optimizasyonu, kalite analizleri ve standardizasyon testlerini içeren kapsamlı bir geliştirme sürecinde yer aldı. Elde edilen çıktılar doğrultusunda geliştirilen tam buğday ekmeğinin, pilot uygulamaların ardından kademeli olarak yaygınlaştırılması hedefleniyor. Üretim yeşil enerjiyle sağlanacak Eksun Gıda, yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında planladığı rüzgar enerjisi santrali projelerini hayata geçirmek üzere çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda şirket, İzmir’de teşvik belgelerini aldığı toplam 18,9 MW’lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) yapımına başladı. Santrallerin tamamlanmasıyla birlikte Eksun Gıdanın tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen yüzde 100 temiz enerji kullanılacak. Eksun Gıda Türkiye’nin en değerli markaları arasında Uluslararası lider marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından yayımlanan 2025 yılı "Türkiye’nin En Değerli Markaları" listesinde Eksun Gıda da yer aldı. Bu başarı Eksun Gıdanın markalaşma, operasyonel yetkinlik ve sürdürülebilir büyüme alanlarındaki performansını uluslararası alanda tescillerken, Türk gıda sektörünün küresel rekabette artan gücünü yansıtması adına da önemli bir adım olarak dikkat çekti.
12 Mayıs 2026 Salı - 13:19 Diyarbakır’da yapı sektörü ihracat odaklı yurt dışına açılıyor Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), kentte yapı ve inşaat malzemeleri sektörünü daha rekabetçi hale getirmek ve dış pazarlara açmak amacıyla önemli bir adım attı. DTSO öncülüğünde "Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişimi" oluşturuldu. Ticaret Bakanlığı’ndan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) desteği alınarak yürütülecek girişimle, sektörde faaliyet gösteren firmaların ortak hareket ederek güç birliği oluşturması ve yurt dışına açılmaları hedefleniyor. Yeni oluşturulan küme yapısı ile Diyarbakır’daki firmaların yalnızca yerel pazarda değil, ulusal ve uluslararası ölçekte daha etkin bir konuma gelmesi amaçlanıyor. Girişim kapsamında firmalara ihtiyaç analizi, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunulacak ve tanıtım faaliyetleri ile yurt dışı pazarlama ve alım heyeti organizasyonlarıyla firmaların dış ticaret kapasitesinin artırılması sağlanacak. Böylece hem kurumsal gelişim desteklenecek hem de firmaların küresel değer zincirlerine entegrasyonu için zemin hazırlanacak. ‘’Küme girişimi sektörel gelişme açısından Diyarbakır için bir ilk’’ Konuyla ilgili açıklama yapan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, girişimin sektörde yeni bir anlayışın kapısını aralayacağını söyledi. Ulusal pazarda daha güçlü bir etki oluşturmak ve uluslararası piyasalara açılmak için birlikte hareket etmenin bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Kaya, küme yaklaşımının firmalara önemli bir çarpan etkisi sağlayacağını dile getirdi. Kaya, firmaların birbirleriyle rekabet etmek yerine ortak bir güç oluşturma perspektifiyle hareket edeceğini belirterek, bu ilk URGE girişimine katılımın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Halihazırda Ticaret Bakanlığından proje onayı alınmış olup Diyarbakır Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişiminde yer almak isteyen firmaların katılımı kurumsal gelişimleri ve uluslararası piyasalarda yer almaları bakımından önem arz ettiğini dile getiren Kaya, istekli firmaların DTSO İhracat Destek Ofisi’ne başvuru yapmaları gerektiğini kaydetti.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:28 Dicle’de çiftçiler kırsal kalkınma yatırımlarının desteklemeleri hakkında bilgilendirildi Diyarbakır’ın Dicle İlçesinde 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında, sağlanacak olan desteklemeler hakkında çiftçi ve üreticiler bilgilendirildi. Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürü Deniz Yıldırım, çiftçilerin her zaman yanında oldukları belirterek, program hakkında detaylı bilgi aktardı. Özellikle kadın ve genç çiftçilere yönelik önemli desteklerin sağlandığı program hakkında konuşan Yıldırım, "2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında yeni dönem başvuruları başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen program, tarıma dayalı yatırımları ve kırsal altyapıyı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe ile destekliyor. Başvurular 29 Nisan 2026 tarihinde başlamış olup, 12 Haziran 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Proje bütçelerinin yüzde 50 ile yüzde 70’i hibe olarak verilecek. Hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin lira olarak belirlendi. Proje tutar üst limitleri ise 30 milyon liraya kadar çıkabilmektedir. Başvurular dijital ortamda alınmaktadır. Bitkisel ürün işleme, hayvansal ürün işleme süt işleme, modern sera, tarımsal üretim yapıları, yenilenebilir enerji, sulama sistemlerini kapsıyor. 2026 desteklenen yatırım alanları dahilinde, ürünlerin işlenmesi, kurutulması, dondurulması, paketlenmesi ve depolanması, et işleme, yem üretimi tesisleri, tam otomasyonlu seralar ve sera teknolojileri, çelik silo, soğuk hava deposu, ahır, ağıl, güneş, rüzgar ve biyogaz enerji üretim tesisleri, modern damlama ve yağmurlama sulama sistemleri, arı yetiştiriciliği, ipek böceği yetiştiriciliği, su ürünleri yetiştiriciliği konularında çiftçilere destekleme verilecek. 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’na çiftçiler ve üreticiler, tüzel kişiler, kooperatifler ve birlikler başvurabilir. ‘Uzman Eller’ Projesi kapsamında ise genç çiftçilere 250 bin liraya kadar hibe sağlanacak" dedi.
Kanseri yenen Seher Karakuş, eğitime başlamak için mücadele ediyor
05 Ekim 2023 Perşembe - 14:39 Kanseri yenen Seher Karakuş, eğitime başlamak için mücadele ediyor Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı kırsal Pınar Mahallesinde yaşayan Seher Karakuş, 2018’de yakalandığı kemik kanseri hastalığını, yıllar süren tedaviyle yendi. Başkasının desteğini almadan yürümekte zorluk çeken Seher Karakuş, bir an önce yaşıtları gibi eğitime başlamak için mücadele ediyor. 14 yaşındaki Seher Karakuş, ailesinin desteği ile de yaşama azminden vazgeçmedi, hastalığına ilk teşhis 2018 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde konuldu. Ardında sırasıyla Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Ankara Demetevler Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Gazi Üniversitesi Hastanelerinde yıllarca tedavi gördü. Kanseri 2022’de yenen Seher Karakuş, halen 3 ayda bir kontrol amaçlı olarak Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve Gazi Üniversitesi Hastanesine gidip geliyor. Kanser hastalığı tedavisi devam eden Seher Karakuş, başkasının desteğini almadan yürümekte güçlük çekiyor. Yakalandığı kemik kanseri hastalığından dolayı sol bacağı sağ bacağından yaklaşık 15 santimetre daha kısa hale geldi. Lise 1’e geçen Seher’in babası Latif Karakuş, evladının eğitimden geri kalmaması için gerekli müracaatları yaptı. Şimdi hem Seher hem de ailesi Seher’in eğitime başlayacağı günü umutla bekliyor. Zorlu yaşam mücadelesi veren Seher Karakuş, eğitim mücadelesi için ayakta durmaya çalışıyor. 10 parmağında 10 marifet olan Seher Karakuş, kendi hayat hikayesini anlatan ‘Seher’in Gözünden Sarkom’ adlı kitabı kaleme aldı. Haziran 2020’de okurlarıyla buluşan Seher’in kitabı 5000 adet baskı yaptı. Usta ressamların tuvallarını aratmayan resimler de çizen Seher, bir an önce yaşıtları gibi eğitime başlamak istiyor. Ailesinin desteğiyle hem yakalandığı kemik kanseri hastalığın yenen hem de yaşama azmiyle küçük yaşta yazar olan Seher Karakuş, yaşama azmi ve gayretiyle geleceğe emin adımlarla yürümek istiyor. Seher’in gelecekteki hedefi ise iyi bir eğitim alarak avukat veya psikolog olmak. Örnek kişiliğiyle yaşama tutunan Seher Karakuş, psikolog olması halinde ise lösemili çocuklar psikoloğu olacağını söyledi. Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Pınar Mahallesinde oturduklarını belirten Seher Karakuş’un babası Latif Karakuş, ”Kızım Seher karakuş, 2018’den beri osteosarkom kemik kanserine yakalandı. O zamandan beri Ankara’da tedavisi devam etmektedir. Şu anda hastalıkla ilgili çok şükür durumu iyi. Ama hastalık bacağından çıktığı için bacağını kullanamamaktadır ve eğitimine baya ara vermek zorunda kaldı. Şu anda okula gidemiyor. Lise 1’e başladı. Evde eğitim için bütün müracaatları yaptık. Şu anda sonucunu bekliyoruz. İki haftadır bir türlü öğretmen gelemedi. Devamlı olarak İlçe Milli Eğitim Müdürüyle iletişim halindeyim. Onlar da çaba gösteriyorlar ama normalde bence hiçbir çocuğun eğitim hakkı kısıtlanamaz” dedi. Seher’in kemik kanseri hastalığına ilk başta Diyarbakır’da teşhisi konulduğunu kaydeden baba Latif Karakuş, “Sözde tedaviyi Diyarbakır’da yapacaktık ama Diyarbakır’dan bizi Ankara’ya sevk ettiler. İlk başta Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortopedi bölümüne sevk ettiler. Oradan da Demetevler Onkoloji Hastanesine sevk ettiler. Tedavisi hem oradaydı hem Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesindeydi. Onkoloji hastanesinde kemoterapi tedavisi alıyorduk. Ameliyatını Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaptık. Tümür direkt bacağının diz kapağının hemen üstünde çıktı. İlk ameliyatında 35 santimetrelik bir platin taktılar. Bacağı enfeksiyon kaptı, değiştirmek zorunda kaldılar. Tedavisini Gazi Hastanesi’ne aldık. Orada doktorlar ameliyat ederken platini çıkarmakta zorluk çektiler. Üstte kalan kemiği tekrar almak zorunda kaldılar. Şu anda diz altında 10 santimetreye kadar komple platin var, bacağında kemik yok. Platinin altında kemik 2 defa üst üste kırıldı. Bir seferinde buradan okula giderken burada yürüme mesafesi çok olduğu için, servisçiler de gelip kapıdan almadığı için düştü, bacağını kırdı. Bir sefer de Ankara’da kendiliğinden düştü kırdı" diye konuştu. Seher Karakuş, herkes gibi eğitim hakkının olduğunu söyledi. Karakuş, "Benim de diğer arkadaşlarım gibi herkes kadar normal bir eğitim görme hakkım var bence. Bize evde eğitim için rapor alın, dediler. Rapor aldık ama rapor alalı iki hafta oldu ama bize tam olarak bir şey vermediler. Bir öğretmen yok, dediler; bir servis yok, dediler. Kimsenin benim eğitim hakkımı kısıtlamaya hakkı yok. Şu anda da özel sınıf açacağız, diyorlar. Aslında her okulda bile olmasa, her ilçede de bizleri düşünmeleri çok iyi olur. Bizler için bir sınıf açmaları, önceden daha iyi olurdu” dedi.
Diyarbakır’da uyuşturucu operasyonu: 74 kilogram esrar ile çok sayıda silah ele geçirildi
05 Ekim 2023 Perşembe - 10:36 Diyarbakır’da uyuşturucu operasyonu: 74 kilogram esrar ile çok sayıda silah ele geçirildi Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından düzenlenen bir operasyonda 53 kilogram kubar, 21 kilogram toz olmaz üzere 74 kilogram esrar ile birlikte, 1 adet Kaleşnikof piyade tüfeği, 2 adet tabanca, 1 adet av tüfeği ve bunlara ait çok sayıda fişek ele geçirilirken, olay ile ilgili 7 kişi gözaltına alındı. Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Lice ilçesi Yolçatı kırsal mahallesinde operasyon yapıldığı belirtildi. Açıklamada, "Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığınca; bölücü terör örgütü ile yasa dışı uyuşturucu üretimi ve ticareti yapanlar arasında var olan bağı somut deliller ile ortaya koymak, operasyon bölgesi içerisinde saklanan uyuşturucu maddeleri ve bunları gizleyenleri bularak adalete teslim etmek maksadıyla; Lice Yolçatı mahallesinde icra edilen operasyon başarıyla tamamlanmıştır. Söz konusu operasyonda; 53 kilogram kubar esrar maddesi, 21 kilogram toz esrar maddesi, 1 adet Kaleşnikof piyade tüfeği 2 adet tabanca, 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 1 adet Kaleşnikof piyade tüfeği şarjörü, 3 adet tabanca şarjörü, 8 adet Kaleşnikof piyade tüfeği fişeği, 24 adet tabanca fişeği ve 1 adet terazi ele geçirilmiştir. 7 şüpheli gözaltına alınmış, uyuşturucu maddeler ve ele geçirilen suç eşyaları muhafaza altına alınarak skunk bitkilerinden 1 kök numune alınmasına müteakip yerinde imha edilmiştir" denildi.
Diyarbakır’da depremde 100 kişiye mezar olan bina projesiz ve ruhsatsız yapılmış
05 Ekim 2023 Perşembe - 10:15 Diyarbakır’da depremde 100 kişiye mezar olan bina projesiz ve ruhsatsız yapılmış Diyarbakır’da Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 100 kişiye mezar olan Hisami Apartmanı’nın 2 müteahhidi ile arsa sahipleri hakkında açılan davanın iddianamesinde, binanın inşasının ve güçlendirilmesinin projesiz, ruhsatsız ve denetimsiz olarak yapıldığı yer aldı. Merkez Bağlar ilçesi Mevlana Halit Mahallesi’ndeki Hisami Apartmanı’nın depremde yıkılmasıyla ilgili tutuklanan müteahhit Mehmet Ali K., tutuksuz müteahhit Mehmet M. ile tutuksuz arsa sahipleri Nurettin Ö. ve Ahmet Ö. hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı. Savcılıkça "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talebiyle sanıklar hakkında hazırlanan iddianame, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, Nurettin Ö.’nün kendisine ait arsayı Mehmet Ali K. ve Mehmet M’ye 8 daire ve bir dükkan karşılığı verdiği ifade edildi. Arsanın resmiyette Nurettin Ö. adına kayıtlı olmasına rağmen kardeşi Ahmet Ö’nün de arsaya ortak olduğunun tespit edildiği belirtilen iddianamede, müteahhitlerin iflas ettikleri, binayı kaba inşaatı bitmiş şekilde bıraktıkları, bunun üzerine Nurettin Ö’nün Ahmet Ö’den kendilerine ait daireleri ve dükkanı tamamlamasını istemesi üzerine çalışmalar yaptıkları kaydedildi. İddianamede, "Nurettin Ö’nün 1993 yılının sonlarına doğru Hisami Apartmanı’nın çaprazındaki bir binanın apartmana yakın olacak şekilde yıkılması sonucunda kolonları mantolama yapmak suretiyle güçlendirdiği"ne dair beyanı olduğu belirtildi. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, "Binanın ruhsatsız ve projesiz inşa edilmesi, malzeme özelliklerindeki yetersizlikler, uygulama ve işçilik hataları, binanın denetimsiz olarak yapılmış olması ve kontrolsüz bir şekilde kolonlarda mantolama yapılarak taşıyıcı sisteme müdahale edilmesi nedenleri ile yıkılmış olduğunun, bu yıkımda da binanın projesiz, ruhsatsız ve denetimsiz yapılması nedeni ile inşaata izin veren arsa sahibi ve inşaatı yapan bina müteahhidi ve bina müteahhidi işi bıraktıktan sonra inşaatı tamamlayanların binanın bazı kolonlarına projesiz, ruhsatsız ve denetimsiz bir şekilde mantolama yaparak taşıyıcı sisteme müdahale edenlerin sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır" ifadeleri yer aldı. İddianamenin sonuç kısmında şunlar yer aldı: "Şüpheliler tarafından bina yapmaya elverişsiz malzemeler kullanılarak projesiz, ruhsatsız ve denetimsiz olarak bina yapılarak insanların ikametlerine tahsis edildiği, arsa sahibinin de binanın bazı kolonlarına projesiz, ruhsatsız ve denetimsiz bir şekilde mantolama yaparak taşıyıcı sisteme müdahale ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar bu sonucun gerçekleşmesini istememiş olsalar da sonucu öngörmüş olmalarına rağmen eylemlerini gerçekleştirmişlerdir. Dolayısıyla 100 vatandaşın ölümüne, 32 vatandaşın da yaralanmasından sorumlu oldukları anlaşılan şüphelilerin ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma’ suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları kamu adına iddia ve talep olunur." İddianamede, soruşturma çerçevesinde haklarında işlem yapılan G.A, S.A, M.S.K, O.Ç, H.A, S.Y, M.B, S.B, A.Ç, M.H.Ö, H.B, C.Y, Y.B. ve B.O’nun ise kusurlarının olmadığı tespit edilerek, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.
Kanuni Sultan Süleyman’ın kendi malından Diyarbakır’da yaptırdığı su kanalı ortaya çıktı
05 Ekim 2023 Perşembe - 10:10 Kanuni Sultan Süleyman’ın kendi malından Diyarbakır’da yaptırdığı su kanalı ortaya çıktı Diyarbakır’da yaşamın devam ettiği dünyanın en eski ikinci kenti olan Amida Höyüğü’nde Kanuni Sultan Süleyman’ın şehre getirttiği "Ab-ı Hamravat" olarak bilinen su kanalı ortaya çıktı. Merkez Sur ilçesindeki Amida Höyüğü’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yıldız başkanlığında 1 Eylül’de başlatılan kazılarda Kanuni Sultan Süleyman’ın masraflarını kendi üstlendiği ve 1535 yılında yapımına başlanılan Ab-ı Hamravat su hattı yapılan kazılarla gün yüzüne çıktı. Prof. Dr. İrfan Yıldız, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine kazı çalışmalarında karşılaştıkları kaynaklarda İçkale’ye getirildiğini bildikleri "Ab-ı Hamravat" olarak meşhur olan Hamravat su hattının ortaya çıkmasının büyük bir sürpriz olduğunu söyledi. Yıldız, çalışmalarda Artuklu Sarayı’nı çevreleyen doğu surlarının temellerini ortaya çıkartmaya yönelik çalışmalarının da devam ettiğini ifade etti. "Alay Meydanı özgün kotu ve döşemesi kısmen de olsa ortaya çıktı" Havaların sıcak olmasından dolayı Amida Höyüğü Artuklu Sarayı kazısına bu yıl 1 Eylül itibarıyla başladıklarını belirten Prof. Dr. Yıldız, şunları söyledi: “Kazı çalışmalarımız iki alanda devam ediyor. Birincisi höyüğün kuzey tarafında bulunan Alay Meydanı’nda. Burada hem Alay Meydanı’nın zemin kodunu tespit etmeye yönelik kazı çalışmalarımız var hem de açtığımız sondajlarla burada bir kültür tabakası olup olmadığını tespit etmeye çalışıyoruz. İkinci çalışmamız da höyüğün üzerindeki Artuklu Sarayı’nı çevreleyen doğu surlarının temellerini ortaya çıkartmaya yöneliktir. Özellikle Alay Meydanı’nda yaptığımız çalışmalarda sürprizlerle karşılaştık. İlk sürpriz Alay Meydanı özgün kotu ve döşemesi kısmen de olsa ortaya çıktı. Bu döşeme izleri 2021 yılında höyüğün batı tarafından tespit edilen Kral Yolu’nun döşemesi ile benzer özellikleri gösteriyor.” Kazı çalışmalarında ortaya çıkan Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırmış olduğu Ab-ı Hamravat olarak meşhur olan su kanalının kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu belirten Yıldız, Hamravat su kanalının Diyarbakır için önemli olduğuna da dikkat çekti. "Kanuni Sultan Süleyman kendi malından bu su kaynağının masraflarını karşılamıştır" Yıldız, konuşmasına şöyle devam etti: “Diğer sürpriz ise kaynaklardan İçkale’ye getirildiğini bildiğimiz Ab-ı Hamravat olarak meşhur olan, Hamravat kanalının ortaya çıkmasıydı. İçkale’ye Hamravat suyunun geldiğini biliyorduk ama hangi noktadan İçkale’ye alındığı şimdiye kadar tespit edilmemişti. Kazılarla beraber bu tespit edilmiş oldu. Özellikle getirilen su kaynağı çok güçlü büyük bir su kaynağı olduğu için çok büyük künkler kullanılmış. Pöhrenk dediğimiz o günkü şartlara göre bayağı büyük borularla su kaynağı İçkale’ye getirilmiş. Bu su İçkale’den de şehrin diğer taraflarına dağıtılmıştır. Hamravat su kaynağı Diyarbakır için önemli su kaynağıdır. Kanuni Sultan Süleyman kendi malından bu su kaynağının masraflarını karşılamıştır. Yapımına 1535 yılında başlamış, 1543 yılı itibarıyla Hamravat suyunu Diyarbakır’a getirme çalışmaları tamamlanmıştır. Osmanlı arşivlerine baktığımız zaman Sultan Süleyman Evkafı’nda Ab-ı Hamravat olarak geçer. Bu önemli su kaynağının İçkale’deki borularının (pöhrenklerinin) tespit edilmesi bizim için sürpriz oldu." Bu yılki kazılarda özellikle doğu tarafa doğru yoğunlaştıklarını ifade eden Yıldız, amaçlarının Artuklu Sarayı’nın etrafını çevreleyen doğu surlarının temel kalıntılarını ortaya çıkartıp projeye işlemek oluğunu söyledi. Prof. Dr. Yıldız, “Şimdiye kadar yaptığımız çalışmalarda temel izleri yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Aynı zamanda Osmanlı döneminde artık şehrin güvenlik sıkıntısı kalmayınca burada daha farklı yapılaşmanın da olduğunu görüyoruz. Muhtemelen 15-20 günlük çalışmayla doğu surlarının temelleri tamamıyla ortaya çıkartılmış olacak” dedi. Amida Höyüğü’nün Diyarbakır turizmi için önemli bir adres olduğunu olduğunu aktaran Yıldız, kazı çalışmalarının bitmesiyle Diyarbakır turizmine önemli bir ivme kazandıracağını vurguladı. Yıldız, "Amida Höyük dediğimiz yer aslında Diyarbakır turizminin tam merkezinde yer alan bir mekandır. Şu anda Türkiye’nin sayılı turizm alanlarından biri olan Diyarbakır İçkale’de yer alıyor. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi ile aynı alandadır. Buradaki kazı çalışmalarının bitmesiyle beraber alanın tamamı turizme açılmış olacak ve Diyarbakır turizmine Amida Höyüğü Artuklu Sarayı kazısı bir ivme kazandırmış olacak" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da 36 milyon para hacmi olan bahis çetesi şüphelileri adliyeye sevk edildi
05 Ekim 2023 Perşembe - 10:02 Diyarbakır’da 36 milyon para hacmi olan bahis çetesi şüphelileri adliyeye sevk edildi Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi, 3 aylık teknik ve fiziki takibin ardından 36 milyon para hacmi olan bahis çetesi üyeleri adliyeye sevk edildi. Siber Suçlarla Mücadele Şubesi, 3 aylık teknik ve fiziki takip sonucu Diyarbakır merkezli yapılanmanın internet üzerinden başta İstanbul olmak üzere birçok ildeki bahisçilere "metaverse bahis" oynattığını deşifre etti. Siber takibe alınan yasadışı bahis çetesi üyeleri, Diyarbakır ve İstanbul’da ev ve işyerlerine gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda yakalandı. Şüpheliler, internet kafe görünümlü işyerinin kapılarını polis baskınına karşı devamlı kilitli tuttuğu, bahis oynamak için içeriye sadece tanıdıkları ve güvendikleri kişileri aldığı, dışarıdan gözükmemek için işyerinin camlarını siyah filmle kapladığı belirlendi. Siber polisine yakalanmamak için çete üyeleri, yasadışı bahis oynayan kişilerden parayı elden aldıkları, oynamak isteyen kişiye gerçekten oynadığını göstermek ve güven vermek için yasadışı bahis sitesi üzerinden 2 sıfır silerek kupon oluşturdukları, oynanan kupon tutmayınca paranın örgütün cebine girdiği, site üzerinde bulunan bakiyeleriyle daha fazla kişiye yasadışı bahis oynatmak için bu yöntemi kullandıkları tespit edildi. Yasadışı bahis oynamak isteyen kişinin verdiği paranın bir kısmının yurt dışı siteye yatırıldığı, şahsın oluşturduğu kupon tutmayınca kalanın yasadışı bahis örgütünün cebine girdiği tespit edildi. Aramalarda çok sayıda cep telefonu, sim kart ve harddiske incelenmek üzere el konuldu. Örgütün yasadışı bahis oynattığı hesaplarında 36 milyon TL’nin üzerinde para hacmi/hareketliliği olduğu deşifre edildi. Gözaltına alına 15 şüpheli adliyeye sevk edildi.