Yerel Haberler
Diyarbakır
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:01 Diyarbakır’ın tescilli ciğer kebabı Ramazanda da iftar ve sahurda tüketiliyor Diyarbakır’da günde üç öğün tüketilen tescilli ciğer kebabı, Ramazanda da iftar ve sahurda tercih ediliyor. Ramazanın da vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan tescilli ciğer kebabı iftar saatlerinde hazırlanıyor, sofraları süslüyor. Saatler öncesi kuzu ciğeri kesilerek iftar ve sahur saatlerine yetiştiriliyor. Alınan siparişler, ezanla birlikte ocakbaşında ve evlerde müşterilere sunuluyor. Ciğer ustası Onur Erdin, İHA muhabirine, buranın Diyarbakır değil, ciğerbakır olduğunu, Diyarbakır’ın ciğerin başkenti olduğunu söyledi. Çünkü hem iftarda, hem de sahurda sofraların olmazsa olmazı değişmeyen lezzetti ciğer olduğunu belirten Erdin, iftara bir saat kala hazırlıkları yaptıklarını ifade etti. Erdin, ciğerleri doğrayıp hazırladıklarını kaydederek, "Bizim burada günlük 250-300 kilo satıyoruz. Diyarbakır geneli ciğercidir. İftar vakti için rezervasyonlar alıyoruz. Dört kuryemiz var. Diyarbakır’ın vazgeçilmezi ciğer olduğu için rezervasyonlarımızı erken de alıyoruz ki müşterilerimiz ciğersiz kalmasın" dedi. Evlere, işyerlerine ciğer servisi yaptıklarını aktaran Erdin, "Diyarbakır ciğerinin özelliği kuzudur. Sürekli taze kullandığımız için lezzetlidir. Baharatlarımız farklıdır. En önemlisi pişirme konusu. Hassas pişirildiğinde ciğer sulu kalır daha güzel olur. Porsiyon 300 lira. Ramazan ayı olduğu için menü 450 lira. Izgara çeşitleri hepsi böyle" diye konuştu. Müşterilerden Rotinda Yıldırım, Diyarbakır’da ciğer çok meşhur olduğunu söyleyerek, "Sahurda da, iftarda da yeriz. Bayağı güzel, şu anda ocakbaşında her şeyi görüyoruz, yapılışını görüyoruz" ifadelerini kullandı.
İkram çeşmesinden binlerce vatandaş yararlanıyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 12:18 İkram çeşmesinden binlerce vatandaş yararlanıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin kentteki 4 hastane ile Akademi Sur Etüt Merkezi önünde kurduğu ikram çeşmesinden hafta içi her gün bin 900 vatandaş yararlanıyor. Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların temel ihtiyaçlarına yönelik sosyal destek çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından kentin 5 ayrı noktasına kurulan ikram çeşmesi aracılığıyla her sabah sıcak çorba ikramı yapılıyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığının yemekhanesinde hijyenik koşullarda sabah saatlerinde hazırlanan çorbalar Dicle Üniversitesi Hastaneleri Polikliniği, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi, Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile Akademi Sur Etüt Merkezi önünde kurulan ikram çeşmeleri aracılığıyla vatandaşlara ulaştırılıyor. Uygulamadan hafta içi her gün toplam bin 900 vatandaş faydalanıyor. Kışın çorba, yazın limonata Büyükşehir Belediyesi, ikram çeşmesi uygulamasını mevsime göre sürdürüyor. Yaz aylarında limonata ikramı yapılan çeşmelerde, kış ayları boyunca ise sıcak çorba dağıtımı devam edecek. Çorba ikramından memnun kaldığını ifade eden Fethi Kaynar, hizmetin özellikle hastane önlerinde önemli bir ihtiyaç olduğunu belirterek, "Çocuğum rahatsız olduğu için hastaneye geldim. Büyükşehir Belediyesinin burada çorba dağıttığını gördüm. Diyarbakır’daki hastanelerin çoğunda bu uygulama var. Bu hizmetlerden memnunuz" dedi. Batman’dan hasta ziyareti için geldiğini kaydeden Halil Cihangir ise uygulamanın yaygınlaşmasını istedi. Cihangir, "Sabah erken saatlerde dışarıdan gelen çok insan oluyor. Havalar soğuk. Burada halka sıcak çorba ikram edilmesi çok güzel bir hizmet. Bu tür uygulamaların her yerde örnek olmasını istiyoruz" diye konuştu.
Acil tıp eğitiminde dijitalleşme çalışmasına uluslararası kongrede ödül
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:43 Acil tıp eğitiminde dijitalleşme çalışmasına uluslararası kongrede ödül Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil tıp uzmanı Dr. Ayhan Tabur, sağlık yönetimi alanında düzenlenen uluslararası bir kongrede önemli bir başarı elde etti. Dr. Tabur’un "Acil Tıp Eğitiminde Dijitalleşmenin Öğrenim Süreçlerine Katkısı ve Sanal Simülasyon" başlıklı çalışması, 16. Uluslararası Sağlık ve Hastane Yönetimi Kongresi kapsamında en iyi poster sunumu ikincilik ödülüne layık görüldü. Sağlık Akademisyenleri Derneği (SAD) ile Kuzey Karolina Pembroke Üniversitesi (UNC-Pembroke) iş birliğinde, Antalya’da düzenlenen kongrenin başkanlığını Prof. Dr. H. Seval Akgün ve Prof. Dr. Allen C. Meadors yürüttü. Kongrede sürdürülebilir sağlık sistemleri, dijital hastanelerin organizasyonu, yönetimi ve sağlık alanında finansal okuryazarlık gibi güncel konular ele alındı. Ödüle layık görülen çalışmada, acil tıp eğitiminde dijitalleşmenin öğrenme süreçlerine katkısı bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Özellikle sanal simülasyon uygulamalarının, acil servis ortamında karşılaşılan yüksek riskli ve hızlı karar verilmesi gereken klinik senaryoların eğitiminde önemli avantajlar sunduğu vurgulandı. Çalışmada, sanal simülasyonların hekimlerin klinik becerilerini geliştirdiği, ekip içi iletişimi güçlendirdiği ve hata yapma riskini azaltarak güvenli bir öğrenme ortamı sağladığı ifade edildi. Kongre kapsamında sunulan posterler bilimsel özgünlük, yöntemsel yeterlilik, yenilikçi yaklaşım ve sunum kalitesi gibi kriterler doğrultusunda jüri tarafından değerlendirildi. Yapılan değerlendirme sonucunda Dr. Tabur’un posteri, en iyi poster sunumu ikincilik ödülüne layık görülerek başarı belgesi ile ödüllendirildi. Ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda akademisyen, sağlık yöneticisi ve uygulayıcının katıldığı kongrede, sağlık hizmetlerinin geleceğinde dijital dönüşümün rolü kapsamlı biçimde ele alındı. Etkinlik, sağlık eğitiminde yenilikçi yaklaşımların paylaşılmasına ve disiplinler arası iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sundu. Dr. Ayhan Tabur, aldığı ödülün acil tıp eğitiminde dijital uygulamaların yaygınlaştırılması açısından önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, bilimsel çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
Diyarbakır’da il kanser danışma kurulu toplantısı yapıldı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:42 Diyarbakır’da il kanser danışma kurulu toplantısı yapıldı Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk’ün başkanlığında, dünyada ve Türkiye’de sıklığı gittikçe artan kanserin önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasını amaçlayan il kanser danışma kurulu toplantısı yapıldı. Toplantı, Dicle Üniversitesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürleri ile Kamu ve Özel Hastane yöneticileri ile Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri sorumlu hekimlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk yaptığı açılış konuşmasında, ‘’İldeki kanser çalışmalarının etkin yürütülebilmesi, kanser kayıt, tarama, erken teşhis, kanser kontrol, epidemiyolojik araştırma ve benzeri konularda müdürlüğümüze görüş bildirmek, eğitim programlarına öneri ve katkı sağlamak amacıyla il kanser danışma kurulu toplanmıştır. Kanser, önlenebilir, erken tanı ile tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bilgi eksikliği, korku, ihmal gibi nedenlerle tanı geciktiğinde tedavi de güçleşmektedir. Aynı zamanda sosyal, psikolojik, ekonomik yönden de hasta, hasta yakınları ve toplumun önemli bir kısmını etkileyebilmektedir. Kanser türlerinin uyarılarını erken tespit etmek, bulgularını araştırmak ve ileri tetkik için hastaların sevk edilmesi, erken tanı şansını arttırmaktadır. 2025 yılının ilk 11 ayında İlimizde yapılan toplum tabanlı kanser tarama faaliyetlerinde meme kanseri taraması 27 bin 808 kadına yapılmış, 681 şüpheli olguya rastlanan kadın takibe alınmış olup 56 kadına da kanser tanısı konularak tedavilerine başlanmıştır. Serviks kanseri taraması 38 bin 817 kadına yapılmış, 416 şüpheli olguya rastlanan kadın takibe alınmış olup 3 kadına da kanser tanısı konularak tedavilerine başlanmıştır. Kolon kanseri taraması 54 bin 564 kadın-erkeğe yapılmış, 444 şüpheli olguya rastlanan hasta takibe alınmış olup 2 kişiye kanser tanısı konularak tedavilerine başlanmıştır. Toplum tabanlı yürütülen kanser taramaları kapsamında 40-69 yaş arası kadın nüfusa meme kanseri, 30-65 yaş arası kadın nüfusa serviks kanseri (Rahim Ağzı), 50-70 yaş arası kadın-erkek nüfusa bağırsak kanseri taramaları yapılmaktadır. Kanserde erken teşhis konulması amacıyla taramalar Aile Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), mobil KETEM’lerimizde ücretsiz olarak yapılmaktadır’’ dedi. Toplantıda, kanser birim sorumlusu Dt. Hülya Batgi’nin 2025 yılı aktif kanser kayıt istatistiği ve toplum tabanlı kanser tarama faaliyetlerine ait veriler ile ilgili sunumu sonrası, Diyarbakır’da yürütülen kanser tespit ve kayıt çalışmaları, tarama, erken teşhis, kontrol ve epidemiyolojik araştırmalar görüşüldü.
Bir yılda 400 bin kişi 3 bin yıllık kaleye çıktı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:41 Bir yılda 400 bin kişi 3 bin yıllık kaleye çıktı Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde, Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan, arkeolojik kazılarla geçmişe ışık tutan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi, yılın 12’nci ayına kadar yerli ve yabancı 400 bin ziyaretçi ağırladı. İlçeye 13 kilometre uzaklıktaki Demirölçek Mahallesi yakınlarında 124 metre yükseklikte kayalık tepede bulunan ve askeri yerleşimde dünyada bulunan son Mithras tapınağının ortaya çıkarıldığı Zerzevan Kalesi, aralıksız olarak devam eden bilimsel kazılarla tarihe ışık tutuyor. 2020 yılında UNESCO Dünya Miras Geçici Listesine dahil edilen, kentin önemli turizm değerlerinden olan kale, yerli ve yabancı turistlerden de büyük ilgi görüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, valilik, Çınar Kaymakamlığı ve Diyarbakır Müzesi Müdürlüğü katkılarıyla 2014 yılında başlatılan kazılarda bugüne kadar bin dönüm alanda 15 metre yüksekliğinde ve bin 200 metre uzunluğunda sur kalıntısı, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, kilise, yönetim binası, konutlar, tahıl ve silah depoları, kaya mezarları, su kanalları ile 63 su sarnıcı, yer altı kilisesi, 400 kişinin sığacağı yer altı sığınağı, konutlar ve gizli geçitler, milattan sonra 4. yüzyılda Hristiyanlığın benimsenmesiyle önemini kaybeden, dönemin Mithras dinine ait yer altı tapınağı ve Mithras Tapınağı’na gizli dini tören ve ayinler için gelen davetlilerin konakladığı alan ile birçok eser gün ışığına çıkarıldı. Ortaya çıkartılan bu tarihi yapılar ile bu yıl, 400 bin yerli ve yabancı ziyaretçi kaleyi gezmeye geldi. Kazılar 2014’ten beri devam ediyor Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesinde kazıların ilk defa 2014 yılında başladığını ve aralıksız olarak devam ettiğini söyledi. Alan önemli bir turizm destinasyonu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Coşkun, hem Diyarbakır hem de bölge turizmi ve istihdamı için önemli olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Coşkun, bu yıl 400 bin rakamına ulaştıklarını belirterek, "Şu anda bazı alanlarımız kapalı restorasyondan dolayı. Buna rağmen önemli bir rakam. Yıl sonuna kadar bu rakam daha da artacaktır. Hem çevre düzenleme hem kazı çalışmaları devam ediyor. Önümüzdeki yılla birlikte yeni restore edilen alanlarında ziyarete açılmasıyla bu rakamın çok daha üzerine çıkacağız. Belki 700-800 binlere ulaşacak. Ama hedefimiz yılda 1 milyon ziyaretçinin Zerzevan Kalesine gelmesi. Hem Zerzevan Kalesi hem de Mithras kutsal alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde. 2026 yılında dünya mirası olmasını da hedefliyoruz. Bu konuda da çalışmalarımız bütün hızıyla devam ediyor" dedi. ’’Tapınağın altında büyük bir şehir var’’ Kalenin dünyanın en iyi korunmuş Roma’nın sınır garnizonu olduğu ifade eden Prof. Dr. Coşkun, "Aslında toprağın altında büyük bir şehir var. Kazıldığı zaman hem dönemin askeri hem de siyasi yaşantısına dair on binlerce eser ortaya çıkarıldı ki bazı eserler ünik. Toprağın altından ameliyat aletlerinden aydınlatma araçlarına, pişirme kaplarından askeri teçhizata kadar, hem sivil hem de askerlerin kullandıkları takılara kadar her şey Zerzevan Kalesinde mevcut. Bu on binlerce eser, dönemin aydınlatılması açısından hem bölgenin tarihini değiştirdi hem de bölgenin turizmine de önemli katkı sundu" şeklinde konuştu. Ziyaretçilerden Sevtap Güzeltürk grup olarak 54 kişiyle Antalya’dan geldiklerini belirterek, "Turumuz Diyarbakır’da başladı. İki gün burada geçireceğiz. Antalya’da Roma ve Bizans uygarlığıyla neredeyse iç içeyiz. Burada çok daha farklı ve çok daha eski uygarlık. Hemen hepimiz çok etkilenmiş olarak dönüyoruz. Bir kez daha geleceğim. Bu gezi bizim için çok etkileyici oldu" diye konuştu. Doktor Cemile İnci ise kendilerini tarih kitaplarının içinde dolanıyormuş gibi hissettiklerini, Mezopotamya’nın etkileyici büyüsünü hissettiğini dile getirdi. Nesrin Ülk de "Zerzevan’a ikinci çıkışım. Burada çok önemli bir tarih yatıyor, çok güzel. Herkesin gelip görmesi lazım" ifadelerinde bulundu.
Diyarbakır’da özel okulda 8 yaşındaki çocuğun darbedildiği iddiası
16 Aralık 2025 Salı - 23:12 Diyarbakır’da özel okulda 8 yaşındaki çocuğun darbedildiği iddiası Diyarbakır’da özel bir okulda 8 yaşındaki bir çocuğun darbedildiği iddia edildi. İddiaları reddeden okul yönetimi, darp izlerinin daha önceden olduğunun, öğrencinin ailesi tarafından kendilerine söylendiğini öne sürdü. Diyarbakır’da özel bir okulda eğitim gören 8 yaşındaki M.E.E.’nin geçtiğimiz günlerde okul müdürü ve sınıf öğretmeni tarafından darbedildiği iddia edildi. M.E.E.’nin ailesi, hastaneden darp raporu alarak şikayette bulundu. M.E.E.’nin dedesi Yılmaz Elaldı, geçen hafta okulun bir etkinliğine katıldıklarını belirterek, "Programda M.E.E., ille de beni eve götürün diyordu, bir korku vardı üzerinde. ’Okulun bitsin, öyle eve gideriz’ dedim. Çocuğun üzerinde baskı ve korku vardı. Orada da bize, kafasının çok ağrıdığını söyledi. Eve gelince ‘Müdür saçımdan tutup kafamı duvara vuruyordu’ dedi. Bu çocuklara bunu yapan insan değil. Çocuğu 10-15 gün önce de ben okula götürdüm. Sınıf öğretmeni bana herhangi bir şey de demedi. Bunu arkadaşları yapsa ’arkadaşıdır, normaldir’ olur derim. Bu, çocuğun çocuğa yapabileceği bir şey değil" diye konuştu. "Bunu yapan sınıf öğretmeni ve müdürü" iddiasında bulunan Elaldı, "Şahsen öğretmenle iki defa görüşmüştüm. Dört sefer okula gittim. İki etkinliğe gittim, iki sefer de çocuğu sormaya gittim. Çocuk darbedilmiş. Bu çocuğun herhangi özel bir durumu ve raporu yoktur. Herkes çocuklarını eve götürüp vücutlarına baksınlar. Çocukları dövüp, korkutup eve gönderiyorlar. Yasal işlemleri başlattık, sonuna kadar da bunun arkasındayız" dedi. Özel okuldan yapılan açıklamada ise 11 Aralık 2025 Perşembe günü okullarında meydana gelen hadisenin ilkokul 3. sınıf öğrencisi E.O.’nün sınıf öğretmenine ağlayarak, aynı sınıftaki sosyal mecrada ismi mağdur olarak gösterilen M.E.E. isimli öğrenci tarafından fiziksel şiddete uğradığını söylediği ifade edildi. Açıklamada, "Bunun üzerine sınıf öğretmeni, bu fiziki şiddet olayının ilgili öğrenci tarafından bu öğrenciye ve başka öğrencilere defaatle yapıldığı hususunu göz önünde bulundurarak, uyarması için okul müdürüne götürmüştür. Okul müdürü yanına getirilen öğrenciye önce sözlü nasihatlerde bulunmuş, sonrasında da yazı yazma ödevlendirmesinde bulunmuştur. Bu husus kurum kameralarında da açık ve şeffaf şekilde görülmektedir. Sosyal medyada tek taraflı servis edilen ve okul müdürlüğümüze isnat edilen fiziki şiddetin olmadığı hususu, kamera kayıtlarında da görülmektedir. İlgili kamera görüntüleri savcılık ve kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Bununla birlikte şiddete uğradığı şikayetini öğretmene yapan E.O. isimli öğrencimizin darp raporu da mevcuttur. Sosyal medyada ismi geçen öğrencimizde bulunan diz altı morlukların daha önce de var olduğunu bizzat çocuğun annesi de sınıf öğretmenine söyleyerek, bunun için bir hafta önce hastaneye gittiklerini ifade etmiştir. En az bir hafta önceden de görülen morlukların, ilgili gün müdür tarafından darp uygulaması sonucu oluştuğu iddiasını, önyargılı ve tek taraflı olarak görüyoruz. Çünkü kamera kayıtlarından bu iddianın doğru olmadığını görmekteyiz. Kurum olarak bu morlukların oluş şekli ve zamanı ile ilgili gerekli tespitlerin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması için gerekli yasal başvurularımızı yapmaktayız. Kurumsal olarak bu ve benzeri durumlarda öğrenci tarafında olmak temel ilkelerimizdendir. Kurum olarak her iki öğrencimizin de yanındayız. Olayın adil ve ön yargısız çözülmesinin takipçisi olacağız" denildi. Veli olmayan bir kişinin bu olayı farklı yorumlayarak kamuoyuna yanlış biçimde aktarmasını tasvip etmediklerini kaydeden okul yönetimi, açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Annenin bacaklardaki morlukların birkaç haftadır olduğu ile ilgili beyanı; çocuğun bacaklarındaki morlukların en az birkaç haftadır var olduğunu, annenin sınıf öğretmenine gönderdiği ses kaydından da açık bir şekilde anlayabilmekteyiz. Hatta bunun için iddia edilen olaydan bir hafta önce hastaneye gittiklerini, kansızlıktan dolayı morlukların oluşma ihtimalini doktora sorduğunu, doktorun da incinmelere dayalı oluştuğunu ifade ettiğini bu ses kaydından anlıyoruz. Kurumdaki kamera kayıtlarından da bu şiddet vakasının ilgili gün okulda oluşmadığı gayet açık bir şekilde görülüyor. Bu kamera kayıtları da emniyete ve savcılığa teslim edildi."
Diyarbakırlı öğrenciler atık malzemelerden robot yaptı
16 Aralık 2025 Salı - 13:22 Diyarbakırlı öğrenciler atık malzemelerden robot yaptı Diyarbakır’da Mezopotamya İlkokulu öğrencileri, atık malzemelerden robotlar yapıp sergiledi. Merkez Kayapınar ilçesindeki Mezopotamya İlkokulu öğrencileri, tamamen atık malzemelerden robotlar üretti. Toplam 53 robotun yer aldığı sergide en iyi robotu yapan öğrenciler, okul müdürü tarafından ödüllendirildi. Pet şişelerin, plastik süngerlerin ve kağıt kutuların kullanıldığı atık robot projesiyle öğrencilere geri dönüşümle çevreye zarar verilmemesi duygusu aşılandı. Ayrıca öğrenciler gerçek robot ‘Okyanus’ ile de tanışma fırsatı buldu. Robot Okyanus ile fotoğraf çeken öğrenciler ardından şarkılar söyleyip oyunlar oynadı. Sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mezopotamya İlkokulu Müdürü Bahattin Parlak, ’’Yaşam Becerileri Projesi kapsamında bu sene öğrencilerimizle robot tasarlama yarışması yaptık. Temel hedefimiz, geri dönüşümleri değerlendirmek ve bunlardan birer robot elde etmekti. Sınıflarımızdan seçtiğimiz sınıf birincilerimiz, tekrardan bir değerlendirmeye girdi. Okul proje ekibimiz bu eserler içerisinde 4 tane, her zümreden birer birinciyi seçtik. Diğer eserleri de sergiledik’’ dedi. Çöpe atılacak malzemelerden robot yaptılar 4’üncü sınıf öğrencisi Zeynep Naz Kaya, ’’İlk önce robotu atık malzemelerden yaptım. Geri dönüşüm malzemelerinden bir şeyler yapmak daha mantıklı. Yeni malzemeler almak yerine elimizdeki eşyalarla kendimize yeni oyuncaklar yapabiliriz. Bu tür yarışmalara herkesin katılması gerekiyor. Çünkü hem deneyim oluyor aynı zamanda eğlenmiş oluyoruz. Robot çok güzel oldu, sohbet ettik, gayet eğlenceliydi’’ diye konuştu. Seda Çimen de ’’Bir tane robot yaptım. Babamın atölyesinde robotumu geri dönüşüm parçalarından yaptık. Çöpe atacağım malzemelerden robot yapmak çok güzel bir duyguydu’’ şeklinde konuştu.