Yerel Haberler
Diyarbakır
21 Nisan 2026 Salı - 11:03 Diyarbakır’da öğrencilerden Türkiye’yi duygulandıran jest: "Elimizde silah değil çikolata var, içimizde kin değil sevgi var" Diyarbakır’da 80. Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi öğrencileri, öğretmenlerine yaptıkları jestle tüm Türkiye’nin kalbine dokundu. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından aralarında harçlık toplayan öğrenciler aldıkları hediyeleri üzerine yazdıkları "Elimizde silah değil çikolata var, içimizde kin değil sevgi var" notuyla öğretmenlerine dağıttı. Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir liseye düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Okulun eski öğrencisi olduğu belirtilen ve rastgele ateş açan kişi, olayın ardından intihar etti. Daha sonra Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bir ortaokula okulun öğrencisi tarafından saldırı düzenlenmiş, bu olayda ise saldırgan, 8 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybetmişti. Tüm Türkiye bu iki olayın şokunu üzerinden atamazken, vatandaşların yüreğine dokunan çalışma Diyarbakır’dan geldi. Yenişehir ilçesindeki 80. Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesinde öğrenciler, eğitim camiası üzerindeki kara bulutları dağıtmak için çalışma başlattı. Öğrenciler kendi aralarında topladıkları harçlıklarla çeşitli hediyeler alıp üzerlerine yazdıkları, "Öğretmenlere silah değil çikolata uzatılır", "Bana eğitim veren öğretmenime kurban olurum", "Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdırlar", "İyi ki varsınız öğretmenim", "Geleceğimizi emanet ettiğimiz en değerli insanlara, sizi çok seviyoruz hocam", "Elimizde silah değil çikolata var, içimizde kin değil sevgi var" notlarını yapıştırdı. Öğrenciler daha sonra sınıfları gezerek öğretmenlerine üzerinde notlarının bulunduğu çikolataları öğretmenlere verdi. Hediyelerin ardından hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin mutluluğu gözlerinden okundu.
21 Nisan 2026 Salı - 10:18 Diyarbakır’da 71 yıllık binanın müze olması için kampanya talebi Önümüzdeki yıl taşınması beklenen Merkez Bankası Diyarbakır Şubesinin Sur ilçesindeki binasının, müze olması için kampanya başlatılması önerildi. Tarihi Sur ilçesinde 1955’ten bu yana faaliyet gösteren Merkez Bankası Diyarbakır Şubesi, önümüzdeki yıl Kayapınar ilçesinde yapımı süren yeni binasına taşınacak. Diyarbakır Müzesi eski müdürü arkeolog Nevin Soyukaya, Merkez Bankası binasının 15 yıl önce tescillendiğini söyledi. Döneminin özelliklerini yansıtan binanın korunarak gelecek nesillere aktarımının önemli olduğunu vurgulayan Soyukaya, ’’Diyarbakır’da halkın katılımıyla kültür sanat faaliyetlerinin gerçekleştirileceği mekanların sayısı yetersiz. Bu nedenle bu binanın restore edilip kültür merkezi haline getirilmesine Diyarbakır’ın büyük ihtiyacı var. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetine de açılacak bir mekan haline getirilmeli’’ dedi. Diyarbakırlı diş hekimi Yılmaz Kaya da, boşalacak 71 yıllık mevcut binanın müzeye dönüştürülmesi için kampanya başlatılmasını istedi. Binlerce yıllık tarihi geçmişi olan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim kent Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerlerinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Kaya, DİTAV kurucusu merhum Şevket Beysanoğlu’nun kendilerine aktardığı bilgiler ışığında, kültürel değerleri yaşatmak, önemini anlamış bireyler olarak Diyarbakır’a karşı sorumluluğun yerine getirilmesi için çaba gösterdiklerini dile getiren Kaya,’’71 yılı aşkın bir süreden beri Diyarbakır Merkez Bankası olarak kullanılan yapının, yeni binaya taşınma projesi nedeniyle Diyarbakır Etnografya Müzesi olarak tahsis edilmesi şehrimizin kültür hayatına büyük katkı sağlayacaktır. Diyarbakır’ın tarihi alanlarının merkezinde bulunan bu yapı, kamu yararı da düşünülerek, mevcut hali korunarak, bugüne kadar gerçekleştirilmemiş Etnografya Müzesi olarak Diyarbakır’a kazandırılmalıdır. Bu tür yapılara işlevsellik kazandırmak çok önemli. Resmiyette Cahit Sıtkı Tarancı Evi de müze olarak tanımlanmıştır. Diyarbakır‘ın dünya çapındaki şairimizin doğduğu ve özgün Diyarbakır mimarisinin en güzel örneklerinden olan mekan, hizmete açıldığı zamandan beri özgün bir Diyarbakır evi olarak bilinmekte olup, bu işlevini de gayet iyi bir şekilde yerine getirmektedir. Merkez Bankası binasında ise teknolojik olarak dijital görsellerle desteklenmiş, Diyarbakır’ın tarih ve kültürel değerlerini günümüze taşıyan objeler sergilenmeli. Burada Cahit Sıtkı Tarancı, Ziya Gökalp, Süleyman Nazif, Sezai Karakoç, Ali Emiri, Ahmed Arif, Şevket Beysanoğlu ve Esma Ocak gibi Diyarbakır’ın simge isimlerini dijital görsellerle genç kuşaklara tanıtabiliriz’’ diye konuştu. Araştırmacı Kenan Özhal da geçmişte Ziraat Bankası ve postane binalarının yıkılarak daha yüksek mevcut binalarının yapılması dolayısıyla tarihi Surların siluetinin bozulduğunu kaydederek, ‘’Bu yapıları müzeye dönüştürüp korumalıyız. Keşke eski PTT ve Ziraat Bankasının eski binaları da korunabilseydi’’ şeklinde konuştu.
1 milyon yıl önce oluşumu tamamlandığı değerlendirilen Buzul Vadisi görüntülendi
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:57 1 milyon yıl önce oluşumu tamamlandığı değerlendirilen Buzul Vadisi görüntülendi Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde 1 milyon yıl önce oluşumu tamamlandığı değerlendirilen Buzul Vadisi dronla görüntülendi. İlçe merkezine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta olan Ambar Irmağı (Buzul Vadisi), yaklaşık 1 milyon yıl önce oluşumunun tamamlandığı değerlendiriliyor. Vadinin, Tetis Denizi tabanının yükselmesinden ötürü burada doğu-batı uzanımlı iç göllerin oluştuğu, Ambar Vadisi’nin açılması da, Hani ilçesi civarında meydana gelen iç göllerden birinin taşması neticesinde oluştuğu ön görülüyor. Vadinin bulunduğu bölgede, geçtiğimiz yıllarda Gre Fılla mevkiinde arkeolojik kazı yapılıp 12 bin 500 yıllık yerleşim yerleri tespit edilmişti. Antropolog Naci Akdemir, Ambar Irmağı’nın ilçenin en önemli akarsuyu olduğunu söyledi. Yörenin veya bölgedeki bütün akarsuyu boylarında olduğu gibi Ambar Vadisi’nin boylarının da kültür varlıklarıyla dolu bir yer olduğuna dikkat çeken Akdemir, vadide tarihi ören yeri bulunmayan hemen hemen bir metre arazi bulunmadığını söyledi. Akdemir, vadinin 300 metre ilerisinde Ambar köyündeki iki höyükten birinde kurtarma kazıları yapıldığını, orada 12 bin 500 yıllık meskenlerin bulunduğunu hatırlatarak, "Ancak üst katmanları buzul oyuntuları olan bu vadide birçok da doğal mağara bulunmaktadır. Bu doğal mağaraların en az 4-5 tanesinin önünde kültür toprağı veya arkeolojik toprağı dediğimiz kalıntıları vardır. Şayet bunlar kazılırsa 10 bin senelik kültür varlıklarının olacağına kati gözüyle bakıyorum. Ambar Höyüğünden Gre Fıla kazıldı, 12 bin 500 senelik meskenler bulundu" dedi. Vadinin Tetis Denizi tabanının yükselmesinden ötürü burada doğu-batı uzanımlı iç göller oluştuğunu aktaran Akdemir, "Bu Ambar Vadisi’nin açılması da, Hani ilçesi civarında meydana gelen iç göllerden birinin taşması neticesinde oluştuğuna inanıyoruz. Vaktiyle Ambar Vadisi’nin şu an ki suları Kocaköy ve Yazıköy’ün kuzeyinden şimdiki Arkbaşı’ya doğru aktığını düşünüyoruz. Bilahare zamanla burayı aşmıştır. Buzul çağından sonra vadi derinleşmiştir. Bu da, son 1 milyon sene içinde olmuş bir hadisedir diye düşünüyorum. Tabii ki buna isabetli kararı jeologlar verir" şeklinde konuştu.
Tıbbi Aromatik Bitki Atölyesi kursiyerlerine sertifikaları verildi
16 Ocak 2026 Cuma - 15:56 Tıbbi Aromatik Bitki Atölyesi kursiyerlerine sertifikaları verildi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin 5 kadın yaşam merkezinde başlattığı ve 3 ay süren Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Atölyesine katılan 150 kadına katılım belgeleri verildi. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığının, kadınların doğayla kurduğu kadim bağı hatırlatmak amacıyla başlattığı ve 3 ay süren Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Atölyesi sona erdi. Kadın Yaşam Merkezlerinde 8 grup halinde düzenlenen atölyelere 150 kursiyer katıldı. Eğitimlerde kadınlara, tıbbi ve aromatik bitkilerin önemi, kullanılan kısımları ve yetiştiriciliği konularında bilgi verildi. Atölye sonunda Ali Emiri Konferans Salonunda düzenlenen törende kursiyerlere katılım belgeleri takdim edildi. Açılışta konuşan kurs eğitmeni Sinem Akyol, bu süreçte kadınlarla birlikte bitkileri tanıdıklarını, faydalarını ve zararlarını öğrendiklerini belirtti. Akyol, "Sirkeler yaptık, fide diktik, toprağı öğrendik, doğayla bağımızı yeniden güçlendirdik. Kadın ürettiğinde toplum kazanır, kadın, birçok alanda olduğu gibi sürdürülebilir üretimin de en güçlü parçasıdır" dedi. Etkinlikte, kadınların kurs boyunca yaptıkları üretimlere dair görüntülerin yer aldığı sinevizyon gösterimi de yapıldı. ‘Bağımızı ve dayanışmayı sürdüreceğiz’ Ardından konuşan Kadın Politikaları Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, "Bu çalışma, kadın politikaları alanında en değer verdiğimiz çalışmalarımızdan biri. Bin yıllar öncesinden gelen şifacı kadınların hafızasını günümüze taşıyor. Bugün kadınlar evlere hapsedilmeye, kamusal alandan dışlanmaya çalışılıyor. Biz bu alanlarda müdahale etmeye kararlıyız. Bu çalışma burada bitmeyecek; sahada, tarlada ve ürünlerin satıldığı alanlarda da sonuçlarını görmek istiyoruz. Yakın zamanda tesisimiz kurulacak, elde ettiğiniz becerileri orada da aktarmanızı istiyoruz. Bu bir son değil bugün katılım belgesi alacaksınız ama bağımızı ve dayanışmamızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. DBB Meclis Sözcüsü Demet Ceylan ise "Bugün bir arada olmak bizim için çok kıymetli. Emeğiniz için teşekkür ederiz. Kadınların yaşamın her alanında var olması için çabalıyoruz. Kadınlar, doğanın içinde yeni bir yaşamı hep birlikte inşa edecek" diye konuştu. Konuşmaların ardından kadınlara katılım belgeleri takdim edildi.