Yerel Haberler
Düzce
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:53 Bilim Kafe’de kadın sağlığı ve erken tanının önemi konuşuldu Düzce Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi, Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü ile Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜKAM) iş birliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın sağlığına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen "Önlenebilir Bir Gelecek: Kadın Sağlığında Erken Tanının Gücü" başlıklı Bilim Kafe buluşması gerçekleştirildi. Düzce Kadın Emeği Merkezi’nde ki programa Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Bilim İletişimi Ofisi personeli ile Düzce Kadın Emeği Merkezi’nde bulunan kadınlar katılım sağlarken etkinlikte, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Betül Keyif konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Cömert, Düzce Üniversitesi’nin toplumla bilim arasında köprü kurmayı amaçlayan Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında farklı alanlarda düzenli buluşmalar gerçekleştirildiğini ifade etti. Kadın sağlığının toplumsal açıdan büyük önem taşıyan konulardan biri olduğunu belirten Cömert, özellikle Dünya Kadınlar Günü öncesinde bu başlığın ele alınmasının anlamlı olduğunu vurguladı. Kadın sağlığında erken tanının önemine değinerek, birçok sağlık sorununun erken dönemde fark edildiğinde etkili bir şekilde yönetilebildiğini ifade ederek konuşmasına başlayan Doç. Dr. Betül Keyif, kadın sağlığına ilişkin önemli başlıkları bilimsel bir bakış açısıyla ele aldı. Toplumda farkındalık oluşturmanın kadın sağlığından büyük önem taşıdığını belirten Betül Keyif, özellikle tarama programları ve koruyucu sağlık hizmetlerinin kadın sağlığının korunmasında önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Kadınların kendi sağlıklarını tanımasının ve vücutlarındaki değişimleri takip etmesinin erken başvuru açısından önemli olduğunu belirten Keyif, kadın sağlığında görülebilen bazı durumların bireysel farklılıklar gösterebileceğini belirtti. Düzenli sağlık kontrollerinin ve tarama programlarının büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Keyif, koruyucu uygulamalar arasında yer alan aşıların da kadın sağlığının korunmasına önemli derecede katkı sağlayabildiğinin altını çizdi. Katılımcıların merak ettikleri soruları doğrudan uzmanına yöneltme fırsatı tanıdığı ve interaktif bir şekilde gerçekleştirilen program, teşekkür belgesi takdimi ve fotoğraf çekimi ile tamamlandı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:48 Düzce Üniversitesi’nde 8 Mart paneli DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜKAM) tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" paneli gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, DÜKAM Müdürü Doç. Dr. Şule Çeviker Ay, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Açelya B. Gönüllü, Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Aslı Demir, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların toplumun her alanında üstlendikleri önemli rollere dikkat çekerek tüm kadınların gününü kutladı. Programda, farklı alanlarda önemli çalışmalar yürüten konuşmacılar kendi deneyimlerini ve başarı hikayelerini katılımcılarla paylaştı. Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Aslı Demir, kamu hizmetleri ve sosyal politikalar çerçevesinde kadınların güçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunurken, Sporcu Anneler Kadın Kooperatifi olarak faaliyetlerini sürdüren oluşumun Yönetim Kurulu Başkanı ve Judo Antrenörü Nermin Alayıldız spor alanındaki deneyimlerini aktararak kadınların spor yoluyla güçlenmesine ve genç sporcuların yetişmesine katkı sağlayan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kaptan Altan Altuğ Kızılay Anaokulu Müdürü Nuray Eran Türedi de eğitim alanındaki tecrübelerini paylaşarak kadınların bireysel gelişimden toplumsal dönüşüme uzanan süreçte önemli bir değişim gücü taşıdığını belirtti. Panel kapsamında ayrıca Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Zeynep Betül Eren, Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü öğrencisi Melek Ata ve Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Yağmur Akkaş farklı disiplinlerde kadın hikayeleri içeren sunumlarını gerçekleştirdi. Program, teşekkür belgesi takdimi ve günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Düzce İl Milli Eğitim Müdürü’nden Kusursuz Kafe’ye ziyaret
18 Kasım 2025 Salı - 16:28 Düzce İl Milli Eğitim Müdürü’nden Kusursuz Kafe’ye ziyaret Düzce (İHA) – Düzce’de geçtiğimiz ay göreve başlayan İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Özer, engelli bireylerin istihdam edildiği Düzce Kusursuz Kafe’yi ziyaret etti. Özer, engelli bireylerin istihdamının arttırılması için çalışma yapacaklarını ancak, toplumun engelli bireyleri kendilerinden farklı görememesi gerektiğini de söyledi. Düzce’de göreve geçtiğimiz ay başlayan İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Özer, idari işlerin yanı sıra Düzce’yi ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı yapılanmaları tanımak için sık sık ziyaretler gerçekleştiriyor. Bu çerçevede beraberinde Düzce Milli Eğitim Müfettişleri Eyüp Polat, Samet Kayahan ve Düzceli sinema sanatçısı Nurullah Çelebi ile birlikte Düzce Belediyesi tarafından kurulan ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Yeşil Düzce Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nden mezun olan engelli bireylerin istihdam edildiği Düzce Kusursuz Kafe’yi ziyaret eden, Özer, çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Özel bireyler tarafından büyük samimiyetle karşılanan Özer, engelli bireylerin istihdamının arttırılması konusunda çalışmalar yapacaklarını ve kurumlarla ortak hareket edeceklerini söyledi. Özer ayrıca, engelli bireylerin toplumdan ayrı tutulamayacağını belirterek "Bunu söylerken bile bir ayırım içine gidiyoruz. Ancak özel bireylerin toplumdan ayrı tutulmaması gerekiyor. Normal insanlar gibi onlarda toplumun birer parçası ve herkes gibi yaşamaya, gezmeye, yemek yemeye, seyahat etmeye hakları var. Onlar bir taraf biz bir taraf değiliz. Bu aşamada elbette onların hayatlarını kolaylaştırmak için elimizden geleni yapacağız ancak onlara bir taraf gibi bakmamamız lazım. Bu aşamada toplumumuzun her geçen gün biraz daha bilinçlendiğini görmek beni mutlu ediyor. Burada azimle çalışan arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Biliyorum ki görevlerini en iyi şekilde yerine getiriyorlar. Ayrıca Düzce Belediyesi’ne de istihdama katkı sağladığı için teşekkür ediyorum" dedi.
Sessiz katil uyarısı
18 Kasım 2025 Salı - 09:59 Sessiz katil uyarısı Dr. Mertay Boran halk arasında yaygın olarak ifade edilen "bıçak değdi, kanser yayıldı" düşüncesinin doğru olmadığını ve bilimsel temele sahip olmadığını söyledi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mertay Boran, "1–30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla önemli değerlendirmelerde bulundu. Akciğer kanserini akciğer dokusu ve solunum yollarından gelişen bir kanser türü olarak tanımlayan Dr. Boran, sigara ve tüm tütün ürünlerinin elektronik sigara ve türevleri dahil akciğer kanserinin en temel ve aynı zamanda önlenebilir nedeni olduğuna dikkat çekti. Sigara içen kadar sigara dumanına maruz kalan kişilerin de büyük risk altında olduğunu belirten Dr. Boran ‘’Günlük içilen sigara miktarı ve kullanım süresi arttıkça akciğer kanseri riski de paralel şekilde yükselir. Genetik yatkınlık ile birlikte özellikle 50–60’lı yaşlardan sonra hastalık daha sık karşımıza çıkar. Ayrıca uzun yıllar sigara içtikten sonra 15–20 yıl geçmiş olsa bile risk tamamen ortadan kalkmayabilir" ifadelerini paylaştı. "Akciğer kanserinin başlangıcı sessiz ilerler" Akciğer kanserinin çoğu zaman sessiz bir başlangıca sahip olduğunu belirten Dr. Boran, "Erken evre akciğer kanserlerinin önemli bir bölümü tesadüfen tespit edilmektedir. Uzun süren öksürük, ses kısıklığı ve kanlı balgam gibi belirtiler mutlaka ciddiye alınmalı ve gecikmeden değerlendirilmelidir. Özellikle uzun yıllar sigara kullanmış bireylerin 50–60 yaşlarından sonra düzenli akciğer grafisi ve tomografi kontrollerini yaptırmaları hayati önem taşır" dedi. Erken evrede teşhis edilen akciğer kanserinin büyük oranda tedavi edilebildiğini vurgulayan Dr. Boran, "Erken evrede tedavi başarısı yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Bu nedenle göğüs cerrahisi polikliniklerinde yapılacak düzenli taramalar hastalar için büyük bir koruyucu fırsat sunar’’ değerlendirmesinde bulundu. "Erken evre akciğer kanseri tamamen tedavi edilebilir" Erken evre akciğer kanserinde ideal tedavi seçeneğinin cerrahi olduğunu ifade eden Dr. Boran, "Kanserli akciğer bölümünün ameliyatla çıkarılması hastanın yaşam şansı açısından çok değerlidir. Ancak her hasta cerrahi için uygun olmayabilir; burada özellikle güçlü solunum fonksiyonları kritik rol oynar’’ şeklinde konuştu. Radyolojik görüntüleme, laboratuvar incelemeleri ve fiziksel değerlendirmenin ardından geride tümör bırakmayacak şekilde planlanan cerrahinin titizlikle gerçekleştirildiğini belirten Dr. Boran, şunları aktardı: "Çıkarılacak akciğer dokusunun yapısı ve boyutu cerrahi kesilerin genişliğini kişiye göre değiştirebilir. Klasik açık cerrahinin yanı sıra videotorakoskopik ve robotik cerrahi seçenekler arasından hasta için en uygun olanı uygulanmaktadır. Hastaların kendi şehirlerinde ameliyat edilmesi hem konfor hem de iyileşme süreci açısından büyük avantaj sağlar. Akciğer kanseri ameliyatı sonrasında hastalar ameliyattan itibaren beş yıl boyunca düzenli olarak takip edilir." "Akciğer ameliyatı için büyük şehirlere gitmeye gerek yoktur" Türkiye’de hemen her ilde göğüs cerrahisi merkezlerinin bulunduğunu belirten Dr. Boran, Akciğer ameliyatı için Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlere gitmeye gerek olmadığını, modern cerrahi tekniklerle donatılmış devlet ve üniversite hastanelerinde bu operasyonların başarıyla yapıldığını aktardı. Ameliyat sonrası komplikasyonların büyük kısmının başarıyla tedavi edilebildiğini belirten Dr. Boran, "Ameliyat sonrası yaşanan ağrı ise geçicidir ve kontrol altına alınabilir önemli bir şikayettir. Üniversitemizde ameliyat öncesi başlayan titiz bakım ve takip süreci ameliyat sonrasında da en az 5 yıl boyunca devam ettirilmekte; 8–10 yıldır takip ettiğimiz hastalarımızla aramızda doğal bir aile bağı oluşmaktadır" dedi. Cerrahiye uygun olmayan hastalarda kemoterapi, akıllı ilaç tedavileri, immünoterapi ve radyoterapi gibi yöntemlerin kullanıldığını belirten Dr. Boran, "Bu tedaviler cerrahiye göre daha fazla yan etki oluşturabilir" diyerek cerrahi tedavi seçeneğinin üstünlüğüne vurgu yaptı. Halk arasında yaygın olarak ifade edilen "bıçak değdi, kanser yayıldı" düşüncesinin doğru olmadığını ve bilimsel temele sahip olmadığını vurgulayan Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mertay Boran, genç yaşlarda içilen sigaranın ilerleyen yaşlarda ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Erken evre akciğer kanseri tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır. Sağlıklı ve keyifli yarınlar için sigaranın mümkün olan en kısa sürede bırakılması ve göğüs cerrahisi kliniklerinde düzenli kontrollerin aksatılmaması büyük önem taşımaktadır" şeklinde açıklamasını tamamladı.
Düzce’nin coğrafi işaretli "kuzu kestanesi" tezgahları süsledi
18 Kasım 2025 Salı - 09:45 Düzce’nin coğrafi işaretli "kuzu kestanesi" tezgahları süsledi Düzce’nin coğrafi işaretli ürünü "kuzu kestanesi", havaların soğumasıyla sokak tezgahlarındaki yerini aldı. İriliğine göre kilosu 250 ila 600 lira arasında değişen kestane, yoğun ilgi görüyor. Düzce’nin ormanlarında yetişen ve coğrafi işarete sahip olan kuzu kestanesi, hasat döneminin ardından sokak tezgahlarında vatandaşların beğenisine sunulmaya başlandı. Orman köylüleri tarafından toplanarak pazara indirilen kuzu kestanesi, iriliğine göre kilogramı 250 liradan başlayıp 600 liraya kadar alıcı buluyor. Sokak lezzetlerinin vazgeçilmezi olan kestane, seyyar tezgahlarda pişirilerek sıcak tüketiliyor. Kestane satıcısı Niyaz Sarı, coğrafi işaretli ürünün lezzeti dolayısıyla vatandaşlardan yoğun talep gördüğünü belirtti. Sarı, pişmiş kestanenin 100 gramlık paketlerinin 100 liradan satıldığını, bu durumun tüketici tarafından "kilosu 1000 lira" gibi algılandığını ancak işin aslının "fire" oranında gizli olduğunu anlattı. "Piştiği zaman ürünün ağırlığı yarıya düşüyor" Niyazi Sarı, şöyle konuştu: "Vatandaşa kestaneyi kesesine göre veriyoruz. Pişmiş kestanenin en düşük kesesi 100 liradan başlıyor, 300 liraya kadar çıkıyor. Kilo ile almak isteyenler olursa da 250 liradan başlıyor ve boy boy 400 liraya kadar çıkıyor. En irisi bazı bölgelerde 500-600 lira arasında satılabiliyor. Küçüklüğüne, büyüklüğüne göre fiyatları değişebilir. Pişmiş alınan kestanenin 100 gramı 100 liradan satılıyor. Kilosu 1000 lira gibi algılanıyor ama piştiği zaman ürün fire veriyor. Yüzde 30 yüzde 50 arasında fire veriyor. Yaş ürün olduğu için ağırlığı farklı oluyor. Piştiği zaman ürünün ağırlığı yarıya düşüyor diyebiliriz. Net 1 kilo kestane pişmeye koyulduğu zaman 700 grama düşüyor. İnsanlar 700 gramını aldıklarını sanıyorlar ama biz tam 1 kilo gelebilecek şekilde satışını yapıyoruz." (EB-HFV-
Çilimli’ye Selçuklu mimarisinde yapılacak caminin temeli atıldı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:27 Çilimli’ye Selçuklu mimarisinde yapılacak caminin temeli atıldı DÜZCE(İHA) – Düzce’de 23 Kasım 2022’te yaşanan deprem sonrası ağır hasar alan ve yıkılan Çilimli Merkez caminin temeli atıldı. Yeni cami Selçuklu mimarisi ile yapılacak. Merkezde yapılan caminin temel atma töreni geniş katılımla yapıldı. Temel atma töreninde konuşan Düzce Valisi Selçuk Aslan, ülkemizde son birkaç yıldır ciddi afetlerin içerisinden geçtiğini belirterek "Bu camide birçok kişinin ortak emeği var. Allah hepsinden razı olsun. Böyle güzel bir eserin temelini atıyoruz. İnşallah en kısa zamanda da ibadete açarak huşu içerisinde dualarımızı icra ederiz" dedi. "Tefrişatı ile birlikte yapılacak" Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, yaptığı konuşmada şunları aktardı; "Bundan birkaç ay önce TOKİ başkanına gittim. Gidiş sebebim de Eski Sanayi Sitesinin olduğu yeri TOKİ’ye devretmekti, anlaştık. Sonra Çilimli’de depremden sonra gerçekleştirilecek kentsel dönüşümün ne durumda olduğunu sordum. Derken cami konusu gündeme geldi. TOKİ başkanımıza dedim ki ben oralıyım, buradaki cami konusu önemli. Caminin inşaatı yapılacak ama içinin tefrişatı cami derneği tarafından yapılacak. Başkanın siz bunu komple yapın dedim. Bakan Murat Kurum ile görüştü müsaade aldı. Bu caminin inşaatının tefrişatı ile beraber yapılmasına karar verildi." "Onlar konuşuyor biz çalışıyoruz" Belediye Başkanı Faruk Özlü, konuşmasında deprem bölgesine turist gibi gidenleri eleştirerek "Dün Türkiye’de önemli bir tören gerçekleştirildi. Kasım depremi Düzce’de oldu. Şubat’ta 11 ilde gerçekleşti. Yani o büyük deprem olmasaydı inanın Çilimli’deki bu camide, bu inşaatlarda çoktan bitmişti. Fakat o büyük deprem bütün dikkatleri o bölgeye çekti. Dolayısıyla bizim de işlerimizde yoğunluktan dolayı bir gecikme oldu. Hükümetimizin gerçekleştirdiği çok ciddi bir hamledir. 350 bin konutu teslim ettik. 11 il, Hollanda kadar bir alan. ‘Ülkede enflasyon ve hayat pahalılığı var. Kamu harcamaları neden kısılmıyor’ diye soru soranlar var. Dün İstanbul’daydım. Bazı iş adamları ile görüştüm. Kamu harcamaları kasılmadığı sürece enflasyon düşmez diyorlar. Kamu harcamalarını nasıl kısacaksınız? 11 ilde deprem olmuş, 350 bin konut yapıyorsunuz sene sonuna kadar da bu 450 bine çıkacak. Bunları yapmazsak, Çilimli’deki bu camiyi yapmazsak, dönüşümü gerçekleştirmezsek olur mu? Enflasyon düşsün diye bunları yapmazsak olur mu? Bu sebeple hükümetimize şükranlarımı sunuyorum. Deprem bölgesine turist gibi gelip gidenler, bir defa görünüp bir daha görünmeyenler var. Onlar konuşuyorlar biz çalışıyoruz. Emeği geçen herkese tebrik ediyorum" şeklinde konuştu. "Kıymetli bir eserin temelini atıyoruz" AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, sadece Çilimli için değil Düzce için de kıymetli olan bir eserin temel atma töreninde olduklarını belirterek "23 Kasım’da aslında büyük bir felaketin ucundan döndük. 850 bina ağır hasar alıp yıkılması gerektiği halde çok şükür bir tek can kaybımız olmadı. Düzce 99 depreminden çok büyük ders aldı. 23 Kasım depremi özellikle Çilimli merkezde çok büyük bir ihtiyacı doğurdu. Bu meydan hala bir şantiye gibi. Birkaç ay içerisinde çevredeki binaların açılışı için tekrar burada olacağız. Camimiz kubbeliydi, Selçuklu mimarisine çevirdik. Kullanımı kolay olsun diye. İnşaat sürecini de takip edeceğiz. Tez vakitte kurdelesini kesmeyi ve burayı ibadete açmayı Allah hepimize nasip etsin" dedi. "İyisi olsun diye böyle oldu" AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Çilimli’nin uzun zamandır beklediği, özlemini çektiği güzel bir caminin temel atma töreninde bir arada olduklarını belirterek "Ben biliyorum ki arka planında belediye başkanımız ve kaymakamımız çok çaba harcadılar. Yeni Çilimli’ye yakışan güzel bir eser olsun istediler. O sebeple bir gecikme oldu. Ama emin olun en iyisi olsun diye böyle oldu. Müteahhidimizle görüştük, bir yıl içerisinde inşaatı bitirebileceğini söyledi. Biz de inşallah seneye bu zamana kalmadan bu caminin de açılışını yaparız dedik. Niyet hayır, akıbet hayır" ifadelerinde bulundu. "Gelecek nesillere bırakacağımız manevi bir miras" Çilimli Belediye Başkanı Yılmaz Yıldız, ise "İlçemiz adına çok anlamlı ve özel bir günü hep birlikte yaşıyoruz. Yıllarca Ulucami Mahallesi’nde hizmet etmiş, nice hatıralara ev sahipliği yapmış olan Merkez camimiz bildiğiniz üzere 23 Kasım 2022 Düzce depreminde ağır hasar almış ve güvenlik gerekçesiyle yıkılmıştı. O günden bu yana hemşehirlerimizle birlikte sabırla yeni camimizin yapılacağı günü bekledik. Şimdi bu kutsal mekanın yeniden yükselişine hep birlikte tanıklık ediyoruz. Bu eser sadece bir ibadethane değil, birlik ve beraberliğimizin, dayanışmamızın, inancımıza olan bağlılığımızın da simgesi olacaktır. Bugün atılan bu temel gelecek nesillere bırakacağımız manevi bir mirasın ilk harcıdır. Bu anlamlı sürecin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından ise dualarla caminin temeli atıldı.