Yerel Haberler
Düzce
Kooperatif ruhu çocuklarla buluştu
08 Kasım 2025 Cumartesi - 08:59 Kooperatif ruhu çocuklarla buluştu DÜZCE(İHA) – Düzce’de Lider Çocuk Tarım Kampı, kooperatifçilik temasıyla Konaklı’da ‘Birlikte Çok Güçlüyüz’ sloganıyla gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen Lider Çocuk Tarım Kampı Programı, bu yıl kooperatifçilik temasıyla Düzce Konaklı Köyü Kadınları Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programa Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun da eşlik ederek destek verdi. Etkinlikte, Fatih İlkokulu’ndan 4. Sınıf 30 öğrenci tarımsal üretim süreçlerini tanıyıp kooperatif kültürünü deneyimledi. Program, "Birlikte Çok Güçlüyüz" sloganıyla yürütüldü. Öğrenciler; Kooperatif nedir, nasıl çalışır? eğitiminde dayanışma, ortak karar alma ve adil paylaşımı öğrendi. Kooperatif ürünlerinin hikayesini dinleyip üretim-atölye istasyonlarında uygulamalı çalışmalar yaptı. "Birlikte üret, birlikte paylaş" temalı takım oyunları ile iş birliği ve sorumluluk becerilerini pekiştirdi. İl Müdürü Esra Uzun, "Çocuklarımıza üretimin sadece tarlada değil, tarladan rafa kadar uzanan bir zincir olduğunu anlatıyoruz. Bu süreçte yerel kooperatiflerin kırsal kalkınmadaki rolünü, kadın emeğinin ekonomiye katkısını ve sürdürülebilir üretim anlayışını benimsemelerini önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Gün sonunda öğrenciler, gün içinde ürettikleri örnekleri sergileyerek kooperatifçilikte katılımcılık, paylaşım ve ortak başarı ilkelerini pratiğe dönüştürdü.
Doç. Dr. Çakmak "Her bir kan bağışı, bir çocuğa yeniden hayat verme gücüne sahiptir"
07 Kasım 2025 Cuma - 17:24 Doç. Dr. Çakmak "Her bir kan bağışı, bir çocuğa yeniden hayat verme gücüne sahiptir" Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, kan ve kök hücre bağışının lösemi tedavisinde hayati öneme sahip olduğunu kan bağışının belirli şartları sağlayan sağlıklı bireyler tarafından yapılabildiğini bildirerek "18–65 yaş aralığında, en az 50 kilogram ağırlığında ve genel sağlık durumu iyi olan herkes kan verebilir" dedi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Çocuk Hematolojisi-Onkolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, 2-8 Kasım "Lösemili Çocuklar Haftası" dolayısıyla bilgilendirmede bulundu. Lösemi hastalığını kemik iliğinde bulunan kan yapıcı hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kan kanseri olarak tanımlayan Çakmak, "Normalde sağlıklı alyuvar, akyuvar ve trombosit üretmesi gereken kemik iliği, bu anormal hücreler tarafından işgal edilir. Çocuklarda en sık Akut lenfoblastik lösemi (ALL) görülür. Akut lenfoblastik lösemi, tüm çocukluk çağı lösemilerinin yaklaşık yüzde 75’ini oluşturur. Akut myeloid lösemi (AML) (yüzde 15–20) ve Kronik myeloid lösemi (KML) daha az sıklıkla görülür. Juvenil myelomonositik lösemi (JMML) gibi kronik formlar ise nadir görülür" dedi. Çocuklarda lösemi belirtilerinin genellikle sinsi başladığını ve başka hastalıklarla karışabildiğini ifade eden Çakmak, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri şu şekilde sıraladı: "Nedeni açıklanamayan yorgunluk, solukluk, halsizlik. Sık enfeksiyon geçirme, iyileşmeyen ateş. Burun kanaması, diş eti kanaması, ciltte morluklar. Kemik veya eklem ağrısı, topallama. Karın şişliği (dalak-karaciğer büyümesi). Boyunda, koltuk altında, kasıkta bezeler. İştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemeleri. Bu belirtiler birkaç haftadan uzun sürüyorsa, anamnez, fizik muayene, tam kan sayımı ve diğer laboratuvar testleri ile ilk değerlendirme yapılabilir" şeklinde konuştu. "Geç tanı, organ tutulumu ve enfeksiyon riskini artırarak tedavi şansını azaltabilir" Lösemide erken teşhisin, hastalığın santral sinir sistemi gibi diğer dokulara yayılmadan tedavisini mümkün kıldığını ifade eden Doç. Dr. Çakmak, "Ancak geç tanı, organ tutulumu ve enfeksiyon riskini artırarak tedavi şansını azaltabilir" dedi. Günümüzde lösemi tedavisinde ilerlemeler hakkında bilgi veren Çakmak, "Son 20 yılda çocukluk çağı lösemi tedavisinde büyük ilerlemeler kaydedildi. Artık hastalar, genetik profilleri ve risk düzeylerine göre kişiselleştirilmiş kemoterapi protokolleriyle tedavi ediliyor. Bu yaklaşım hem tedavi başarısını artırıyor hem de gereksiz ilaç yükünü azaltıyor. Ayrıca hedefe yönelik tedaviler, özellikle imatinib ve dasatinib gibi tirozin kinaz inhibitörleri sayesinde, belirli genetik alt tiplerde olağanüstü sonuçlar elde ediliyor. Bu ilaçlar, kanser hücrelerini doğrudan hedef alarak sağlıklı dokulara zarar vermeden etki ediyor" ifadelerini kullandı. "İyileşme oranı yüzde 95’in üstüne ulaşmış durumda" İmmünoterapi alanında da çığır açan yeniliklerin mevcut olduğunu aktaran Hatice Mine Çakmak açıklamasında, "Blinatumomab ve inotuzumab gibi akıllı moleküller ile CAR-T hücre tedavileri, klasik kemoterapiye dirençli hastalarda bile yüksek başarı oranları sağlıyor. Bunun yanı sıra kök hücre nakli protokolleri daha güvenli hale getirildi; nakil öncesi hazırlık ve sonrasındaki destek tedavilerinde mortalite oranları belirgin biçimde azaldı. Son olarak, enfeksiyon kontrolü, destek tedavisi ve beslenme takibinde sağlanan gelişmeler, tedavi sürecinde çocukların yaşam kalitesini ciddi ölçüde yükseltti. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde bugün çocukluk çağı lösemilerinde tam iyileşme oranı yüzde 95’in üstüne ulaşmış durumda" ifadelerine yer verdi. Düzce Üniversitesi Tıp fakültesi Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji biriminin imkanları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Çakmak, "5 güne kadar yatarak kemoterapi, tüm ayaktan kemoterapi seçenekleri verilebilmektedir. Kan transfüzyonu, enfeksiyon tedavileri gibi destek tedavileri hastanemizde yapılmaktadır" açıklamasında bulundu. "Lösemi bulaşıcı değildir" Lösemi hakkında toplumda yaygın olan yanlış inanışlara da değinen Çakmak, "Öncelikle, lösemi bulaşıcı değildir. Bu hastalık, kemik iliğinde kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkar. Bir diğer yanlış düşünce, löseminin sadece kalıtsal olduğu yönündedir. Oysa vakaların büyük çoğu, kalıtsal değil; genlerde tesadüfi değişiklikler ya da bazı çevresel etkiler sonucu gelişir. Toplumda sıkça duyulan bir başka yanlış da ‘kemoterapi çok ağır, bu hastalıktan kurtulmak mümkün değil’ düşüncesidir. Oysa artık modern ilaçlar ve destek tedavileri sayesinde çocuklarda lösemi tedavisi çok daha kolay tolere ediliyor ve tam iyileşme oranı çocuklarda yüzde 95’e kadar çıkıyor. Ayrıca ‘kök hücre nakli tek çaredir’ inanışı da doğru değildir. Günümüzde uygulanan hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapiler sayesinde birçok çocuk, nakil yapılmadan da tamamen iyileşebiliyor. Kısacası, lösemi hakkında doğru bilgiye ulaşmak, umudu kaybetmemek ve modern tedavilerin gücüne inanmak çok önemli" ifadelerine yer verdi. "Her bir kan bağışı, bir çocuğa yeniden hayat verme gücüne sahiptir" Kan ve kök hücre bağışının lösemi tedavisinde hayati öneme sahip olduğunun altını çizen Doç. Dr. Çakmak, kan bağışının belirli şartları sağlayan sağlıklı bireyler tarafından yapılabildiğini bildirerek "18–65 yaş aralığında, en az 50 kilogram ağırlığında ve genel sağlık durumu iyi olan herkes kan verebilir. Bağış yapacak kişinin son dönemde enfeksiyon geçirmemiş, antibiyotik kullanmamış, dövme veya piercing yaptırmamış olması gerekir. Ayrıca Hepatit B, Hepatit C, HIV (AIDS) veya sifiliz (frengi) gibi bulaşıcı hastalıkların bulunmaması zorunludur. Erkekler yılda dört, kadınlar ise üç kez kan verebilir ve bağışlar arasında en az iki ay bulunmalıdır. Lösemi tedavisi gören çocuklarda kemoterapi sürecinde alyuvar ve trombosit değerleri düşebildiği için bu bağışlar, onların yaşamını sürdürebilmesi açısından büyük önem taşır. Her bir kan bağışı, bir çocuğa yeniden hayat verme gücüne sahiptir." şeklinde konuştu. "Sağlıklı ve kronik hastalığı bulunmayan herkes kök hücre bağışçısı olabilir" "Kök hücre bağışı, lösemi ve diğer kan hastalıklarının tedavisinde yaşam kurtarıcı bir yöntemdir" diyen Doç. Dr. Çakmak, "18–50 yaş arası, sağlıklı ve kronik hastalığı bulunmayan herkes kök hücre bağışçısı olabilir. Bağışçı olmak için yalnızca birkaç tüp kan örneği verilerek TÜRKÖK sistemine kayıt yapılır. Kök hücreler, hastanın kemik iliğinde bozulmuş kan yapımını yeniden başlatır ve kalıcı iyileşme şansı sunar. Her kök hücre bağışı, bir lösemi hastasına ikinci bir hayat armağan etme potansiyeline sahiptir" dedi. Lösemiyle mücadele eden çocuklara ve ailelerine mesaj veren Çocuk Hematolojisi-Onkolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, "Çocukluk çağı lösemisi artık tedavi edilebilir bir hastalıktır; her yeni gün, bilim ve umutla daha fazla çocuğun sağlığına kavuştuğu bir başarı hikayesidir" şeklinde açıklamasını tamamladı.
Düzce ile Trabzon TSO kardeş oda oldu
07 Kasım 2025 Cuma - 16:29 Düzce ile Trabzon TSO kardeş oda oldu Düzce Ticaret ve Sanayi Odası ile Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası arasında ikili işbirliklerini geliştirmek, ortak projeler geliştirmek ve bölge ekonomisine katkı sağlamak amacıyla kardeş oda protokolü imzalandı. Protokol imza törenine Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Çelebi’nin yanı sıra Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ve Trabzon TSO Yönetim Kurulu üyeleri katılım sağladı. İmza töreninde konuşan Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, Düzce ile Trabzon şehirlerinin demografik ve coğrafi yapı olarak birbirine çok benzediğini belirterek ortak projeler geliştirme konusunda bu protokolün önemli faydalar sağlayacağını ifade etti. Bıyık, "Gelişen dünya ekonomisinde işbirliği çalışmaları büyük önem taşıyor. Hem Düzce olarak bizim hem de Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın tecrübe ve bilgi birikimleri bir araya geldiğinde bölge ekonomisi adına çok önemli kazanımlar ortaya çıkacağına inanıyoruz. Erkut Çelebi başkanımızla yapmış olduğumuz istişarelerde de bu protokolün her iki oda için faydalı olacağı kanaatine vardık. Bugün burada bizleri yalnız bırakmayan, odamızın her projesinde, her girişiminde bizlerin yanında durarak bize büyük güç katan sayın Bakanımız Dr. Faruk Özlü’ye ve Trabzon Valimiz Aziz Yıldırım’a da şükranlarımı sunuyorum. İmzaladığımız Kardeş Oda protokolünün Düzce ve Trabzon illerine, iş insanlarımıza ve bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Aydın "Doğanın sınırları yok"
07 Kasım 2025 Cuma - 16:12 Prof. Dr. Aydın "Doğanın sınırları yok" DÜZCE(İHA) – Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahim Aydın doğa bilimleri uzmanlarının gelecekte hemen her sektörde etkin roller üstleneceğini ifade etti. Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi (KARMER) tarafından, öğrencilerin kariyer planlamalarına rehberlik etmek ve akademi–öğrenci etkileşimini güçlendirmek amacıyla düzenlenen "Dekanla Buluşma: Ortak Gelecek, Ortak Başarı" etkinliği, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahim Aydın’ın katılımıyla Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. KARMER Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Senem Çolak Yazıcı’nın yönetiminde gerçekleşen etkinlikte, öğrencilerin mesleki farkındalıklarını artırmak, kariyer hedeflerini daha bilinçli biçimde şekillendirmelerini sağlamak ve fakülte–öğrenci iletişimini güçlendirmek amacıyla önemli paylaşımlar yapıldı. "Sadece teorik bilgi değil" Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahim Aydın konuşmasında, öğrencilerin değişen dünya şartlarına uyum sağlayabilmeleri için müfredatın sürekli güncellendiğini belirtti. Üniversite eğitimi süresince yabancı dil ve dijital becerilerin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Aydın, "Bu alanlarda kendini geliştiren öğrenciler, mezuniyet sonrası kariyerlerinde önemli avantajlar elde edecektir" dedi. Aydın, öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama ve proje deneyimleriyle de desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, çeşitli dış kaynaklı projelerin öğrencilere burs, proje ve erken kariyer farkındalığı kazandırdığını belirtti. Bu projelerin öğrencilerde planlı çalışma alışkanlığı ve ekip içinde sorumluluk alma becerilerini geliştirdiğini de sözlerine ekledi. Doğa bilimlerinin uluslararası niteliğine dikkat çeken Aydın, "Doğanın sınırları yok. Özellikle çevre ve orman alanında çalışan bireylerin uluslararası iş birliklerine açık olması büyük önem taşıyor. Türkiye’nin komşu ülkelerle yürüttüğü ortak projeler bu açıdan oldukça değerlidir" dedi. Öğrencilere kariyerlerinin erken dönemlerinde yurt dışı deneyimi kazanmalarını tavsiye eden Aydın, bu deneyimlerin kişisel ve mesleki gelişim açısından büyük katkı sağladığını belirtti. "Doğa bilimleri uzmanların gelecekte hemen her sektörde etkin roller üstlenecek" Pandemiyle birlikte çevrim içi öğrenme imkanlarının genişlediğini hatırlatan Aydın, bu süreçte yabancı dil, dijital yetkinlik ve disiplinler arası bilgi birikiminin iş dünyasında temel gereklilikler haline geldiğini vurguladı. Konuşmasında sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konularına da yer veren Aydın, bu alanlarda yürütülen projelerin giderek arttığını, doğa bilimleri uzmanlarının gelecekte hemen her sektörde etkin roller üstleneceğini ifade etti. Orman mühendisliğinin yalnızca kamu kurumlarında değil, özel sektörde ve danışmanlık temelli çalışmalarda da güç kazandığını söyledi. Geçmiş dönemden bir anısını da paylaşan Aydın, öğrencilik yıllarında Orman Bakanlığı ile yürütülen yakın iş birliklerinden söz ederek, "Fakültemize sık sık gelen alan yöneticileri bizlere mesleğin geleceğine dair değerli tavsiyelerde bulunurdu. O dönemde söylenen bazı sözler bizde derin izler bıraktı. Şimdi aynı bilinç ve farkındalığı öğrencilerimize de kazandırmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Etkinlikte öğrenciler tarafından yöneltilen sorular da yanıtlanarak, kariyer planlaması, sektör beklentileri, yurt dışı fırsatları ve fakültenin yürüttüğü projeler üzerine interaktif bir söyleşi gerçekleştirildi. Etkinlik, öğrencilerin edindikleri bilgi ve deneyimleri gelecekteki meslek yaşamlarına aktarmalarını, kariyer hedeflerini daha bilinçli biçimde planlamalarını ve fakülte–öğrenci iletişiminin güçlenmesini sağlayan verimli bir paylaşım ortamı olarak tamamlandı.
Başkanın adı sokağa verilecek
07 Kasım 2025 Cuma - 15:17 Başkanın adı sokağa verilecek Düzce Belediye Meclisi’nin Kasım ayı ikinci oturumu Düzce Belediye Başkan Vekili Hasan Günden başkanlığında 24 gündem maddesinin görüşülmesiyle tamamlandı. Meclis, Konuralp’in belde iken son belediye başkanlığını yapan merhum Yusuf Ercan’ın adının Şehit Kemal Işıldak Mahallesi 183. Sokağa verilmesini ol birliği ile kabul etti. Düzce Belediye Meclisi’nin Kasım ayı ikincisi toplantısı tamamlandı. Belediye Başkan Vekili Hasan Günden başkanlığında yapılan toplantıda, bir önceki toplantının meclis tutanak özeti oy birliği ile kabul edilirken, komisyonlara havale edilen 24 gündem maddesi için oylama yapıldı. İlk olarak Hukuk komisyonuna havale edilen gündem maddelerinin görüşmesine geçen meclis, Mali Hizmetler Müdürlüğü, Gelirler Müdürlüğü ve servis araçları (S Plaka) yönetmeliği maddelerini görüşerek karara bağladı. İmar komisyonuna havale edilen maddelerin görüşülmesinde Şehit Kemal Işıldak Mahallesi 183. Sokağa, Konuralp’in belde belediyesi iken başkanlığını yapan Yusuf Ercan’ın adının verilmesi maddesi de oy birliği ile kabul edildi. Yusuf Ercan; 2009-2014 yılları arasında Konuralp Belediye Başkanlığı görevini yaptı ve 2 Nisan 2025 günü vefat etti. Toplantı, imarla ilgili kalan gündem maddelerinin oylanarak karara bağlanması ve üçüncü birleşimin 13 Kasım Perşembe günü saat 18.00’da yapılmasına karar verilerek sona erdi.