Yerel Haberler
Düzce
Düzce’de şantiye demliğinde "kabuk" var
12 Mayıs 2026 Salı - 10:09 Düzce’de şantiye demliğinde "kabuk" var DÜZCE (İHA) – Türkiye’nin önemli fındık üretim merkezlerinden Düzce’de inşaat işçileri, fındık kabuğu çayını şantiye ortamına taşıyarak hem israfın önüne geçiyor hem de molalarına farklı bir aroma katıyor. Kentte günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olan ve her evde severek tüketilen fındık, inşaat işçilerinin mola saatlerinde de ilk sırada yer alıyor. Şantiyede dinlenme sürelerinde yörenin bu meşhur lezzetini tüketen işçiler, fındığın sadece içini değil, Anadolu’nun bazı bölgelerinde şifalı olduğuna inanılan "kabuk çayı" geleneğini de yaşatıyor. Kırdıkları fındıkların kabuklarını çöpe atmak yerine demliklerde kaynatan işçiler, elde ettikleri içeceğin koku ve aromasıyla yorgunluk atıyor. İnşaat yetkililerinden Osman Yiğit, şantiyede mola saatlerinde fındık tüketirken kabukları kaynatma fikrinin ortaya çıktığını anlatarak, "Bir gün inşatta fındık yerken, ’Kabuğundan da çay yapalım, deneyelim’ dedik. Onu da çay yaparak içmeye başladık. Tadı da çok güzel" dedi. "Asıl tadı veren kabuğun içindeki zar" Yiğit, çaya asıl aromasını ve kokusunu verenin fındık kabuğunun iç kısmındaki ince zar olduğunu belirterek, demleme sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: "Önce fındık kabuklarını bir kabın içerisine koyarak güzelce yıkıyoruz. Zarı kaybolmadan temizleyip kaynayan suyun içerisine atıyoruz. Tıpkı çay demler gibi yaklaşık 10-15 dakika kaynatıyoruz. Kaynadıktan sonra da bardağımıza doldurup içiyoruz. İçindeki zar çok önemli, asıl tadı ve kokuyu veren kısım orası." Fındık kabuğu çayının sağlık açısından da bazı faydaları barındırdığına inandıklarını aktaran Yiğit, bu içeceğin bağırsaklara, mide ağrısına ve tansiyona iyi geldiğini, ayrıca antioksidan özelliği taşıdığını duyduklarını, bu nedenle şantiyede düzenli tüketmeye devam ettiklerini kaydetti.
Başkan Özlü "Engelleri kaldırmak için birlikte çalışalım"
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:20 Başkan Özlü "Engelleri kaldırmak için birlikte çalışalım" Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, 10-16 Mayıs tarihlerinde kutlanan Engelliler Haftası dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Özlü mesajında engellerin ortadan kaldırılması için iş birliği içinde çalışmaların sürdürüleceğinin altını çizdi. Her yıl engellilerin yaşamını kolaylaştırmak ve özellikle erişilebilir bir sosyal yaşam inşası için farkındalık oluşturmak amacıyla 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Engelliler Haftası, bu yıl da Düzce’de birbirinden farklı etkinliklerle dolu dolu geçecek. Engellilerin sosyal yaşamda farkındalığının artırılması konularında önem taşıyan özel gün vesilesi ile Faruk Özlü de bir mesaj yayınlayarak şu ifadeleri kullandı: "Toplum olarak dayanışmanın, empati kurmanın ve birlikte güçlü olmanın en önemli göstergelerinden biri, engelli vatandaşlarımıza yaklaşımımızdır. Bu vesileyle, Engelliler Haftası’nın sadece bir farkındalık dönemi değil; aynı zamanda kalıcı çözümler üretme sorumluluğumuzu hatırlatan önemli bir zaman dilimi olduğuna inanıyorum. İfade etmek gerekir ki; biz belediyeciliği sadece altyapı ve üstyapı hizmetleriyle sınırlı görmüyor; insan odaklı, erişilebilir ve kapsayıcı bir şehir inşa etme anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu doğrultuda şehrimizde gerçekleştirdiğimiz tüm projelerde "erişilebilirlik" ilkesini temel alıyoruz. Kaldırımlarımızı, parklarımızı, sosyal yaşam alanlarımızı engelli bireylerimizin rahatlıkla kullanabileceği şekilde yeniden düzenliyor; kamu binalarımızda erişim standartlarını en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca, özel bireylerimizin sosyal hayata daha aktif katılımını sağlamak adına rehabilitasyon destekleri, eğitim programları ve kültürel-sportif etkinlikler düzenliyoruz. Ailelerimizin yükünü hafifletmek, onların yanında olduğumuzu hissettirmek bizim için en az fiziksel düzenlemeler kadar önemlidir. Ancak biliyoruz ki asıl dönüşüm, gönüllerde başlar. Fiziksel engelleri kaldırmak kadar, en önemli mesele zihinlerdeki engelleri ortadan kaldırmak ve yaşanabilir bir Düzce inşasında el birliği ile hareket etmektir. Sevgiyle, anlayışla ve dayanışmayla aşılamayacak hiçbir engel yoktur. Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz Kusursuz Kafe, engellerin birlikte aşılmasına en güzel örnek olarak karşımızda dururken orada çalışan ve kendi hayatlarını kuran birbirinden kıymetli kardeşlerimi takdir ve tebrik ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, özellikle Kusursuz Kafe’de çalışan değerli personelimiz başta olmak üzere tüm engelli kardeşlerimizin ve kıymetli ailelerinin Engelliler Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyor; daha erişilebilir, daha adil ve daha duyarlı bir şehir için hep birlikte çalışmaya devam edeceğimizi ifade ediyorum."
MAY Tohum’dan çiftçiye eğitim desteği
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:39 MAY Tohum’dan çiftçiye eğitim desteği MAY Tohum, 2018 yılından beri hayvancılıkta verimliliği ve tarımsal üretimde kaliteyi artırmaya yönelik yürüttüğü "Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu" projesini 2026 yılında da başarıyla sürdürdü. MAY Tohum, Düzce, Aksaray, Aydın, İzmir, Amasya, Tokat, Afyonkarahisar, Kastamonu, Burdur, Muğla ve Erzincan illerinde, 13 farklı konumda gerçekleştirilen eğitimlerde 2 binin üzerinde çiftçiyle bir araya geldi. Çiftçilere hem hayvancılık hem de tarımsal üretim alanında teknik bilgiler aktarıldı. Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu projesi kapsamında düzenlenen eğitimlerde, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmet Türkmen tarafından "Hayvan Beslenmesi ve Hayvan Sağlığı" konularında kapsamlı eğitimler verildi. Eğitimlerde, kaliteli ve yüksek verimli hayvansal üretim için rasyon hazırlama yöntemleri, mısır kullanımının hayvan beslenmesindeki önemi, hayvan besleme kaynaklı hastalıklarla ilgili önemli bilgiler ile 2 yıldır Türkiye’deki çiftliklerde görülen şap hastalığı ve alınması gereken önlemler üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. MAY Tohum Ayçiçeği Ürün ve Mısır Teknik Müdürü Burak Uğur ise toplantılarda gerçekleştirdiği sunumlarla çiftçilere mısır yetiştiriciliğinde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik teknik bilgiler aktardı. Özellikle silajlık mısır üretiminde doğru çeşit seçimi, yetiştirme teknikleri ve yüksek besleyicilik değerine sahip mısır çeşitlerinin hayvancılık işletmelerine sağladığı katkılar üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Sürdürülebilir üretim için finansal okuryazarlık eğitimi 2026 yılı eğitim organizasyonlarında, önceki yıllardan farklı olarak çiftçilerin ekonomik ve finansal süreçlerde daha bilinçli hareket etmelerine katkı sağlamayı hedefleyen "Finansal Okuryazarlık" eğitimleri de programa dahil edildi. Eğitimlerde üreticilere; bütçe yönetimi, mali planlama, tarımsal yatırım süreçleri ve finansal risk yönetimi konularında farkındalık kazandırılması amaçlandı. Gerçekleştirilen organizasyonlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Burak Uğur, MAY Tohum’un yalnızca tohum üretimi gerçekleştiren bir şirket olmadığını, aynı zamanda çiftçilerin bilgi birikimini artırmayı ve sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlamayı hedefleyen bir anlayışla hareket ettiğini belirtti. Burak Uğur, "48 yıllık sektör deneyimimiz ve güçlü Ar-Ge altyapımızla çiftçilerimize yüksek performanslı çeşitler sunarken, aynı zamanda onların üretim süreçlerinde ihtiyaç duyduğu teknik bilgi desteğini de sağlamaya devam ediyoruz. Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu projemiz kapsamında bu yıl da Türkiye’nin farklı bölgelerinde üreticilerimizle bir araya geldik. Hayvan besleme, hayvan sağlığı, mısır yetiştiriciliği ve finansal okuryazarlık gibi konularda gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle üreticilerimizin sürdürülebilir ve verimli üretim yapmalarına katkı sunmayı hedefledik" dedi. 1999 yılından bu yana hibrit mısır ıslahına yatırım yapan MAY Tohum, yüksek verim potansiyeline sahip, çevresel stres şartlarına dayanıklı ve yüksek besleyicilik değerleri sunan silajlık ve danelik mısır çeşitleri geliştiriyor. MAY Silaj platformu altında sunduğu yüksek verimli, kaliteli çeşitleriyle profesyonel hayvancılık işletmelerinin farklı ihtiyaçlarına çözüm sunan MAY Tohum, çiftçilere yalnızca ürün değil; bilgi, teknik destek ve sürdürülebilir üretim vizyonu da sunmaya devam ediyor.
Düzce Üniversitesi Türkiye üçüncüsü
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:06 Düzce Üniversitesi Türkiye üçüncüsü Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Düzce Meslek Yüksekokulu iş birliğiyle düzenlenen "6. Uluslararası Mühendislik Araştırmaları Sempozyumu düzenlendi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda programa açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Etem Gürel, 2015 yılında başladıkları ve pandemi dönemi dışında kesintisiz bir şekilde sürdürdükleri Uluslararası Mühendislik Araştırmaları Sempozyumu’nun altıncısını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Bugüne kadar sempozyumlarda 2 bin bildirinin yayınlandığını ve 200 makalenin de dergilerde indekslendiğini belirten Gürel, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir başta olmak üzere, Düzenleme Kurulundaki akademisyenlere ve Düzce Üniversitesi birimlerine emekleri için teşekkür etti. "Mühendislik multidisipliner haline geldi" Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, mühendislik alanındaki bilimsel çalışmaların, toplumsal kalkınmanın ve sürdürülebilir geleceğin yapı taşları olduğunu ifade ederek mühendisliğin, analiz ve analitik düşünme kabiliyetini geliştiren ve insanların ufkunu açan bir meslek olduğunu söyledi. Dünyada trendin değiştiğine ve mühendisliğin multidisipliner haline geldiğine dikkat çeken Sözbir, sistem bazında mühendislerin diğer bilimlerle birlikte çalışmasının önemi üzerinde durdu. "Üniversitemiz mühendislik alanında Türkiye üçüncüsü" Düzce Üniversitesi’nin mühendislik alanında ciddi hamleler yaptığının altını çizen Rektör Sözbir, Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan sıralamada Düzce Üniversitesi’nin mühendislik alanında Türkiye üçüncüsü olduğunu vurgulayarak, bu sonucun 20 yıllık bir üniversite için büyük başarı olduğunu sözlerine ekledi. Düzce Üniversitesi mezunlarının yüzde 85,04’ü’nün kendi alanıyla ilişkili bir işte çalıştığını söyleyen Sözbir, yüzde 79,67’sinin de üniversiteye yeni başlayacak öğrencilere Düzce Üniversitesi’ni tavsiye ettiğini belirtti. Bu istatistiklerin Düzce Üniversitesi’nin eğitimdeki kalitesinin bir göstergesi olduğunu dile getiren Sözbir, verimli ve başarılı bir sempozyum temennisiyle sözlerini sonlandırdı. "Bilim, bilginin ürüne dönüşme ve zorluklarla mücadele sanatı" Sempozyumun onur konuğu Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi Asli Üyesi Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, "Hayatımızda Bilim, Bugünümüzde ve Yarınımızda Kimya" başlıklı konuşmasını katılımcılarla paylaştı. İnsan, bilim ve teknoloji ilişkisinden bahseden Bakırdere, merak duygusunun bilimi geliştirdiğini, teknolojinin ise bilimsel bilgiyi kullanarak insan hayatını kolaylaştırdığını ifade etti. Bilimi; bilginin ürüne dönüşme ve zorluklarla mücadele sanatı olarak nitelendiren Bakırdere, bu ilişkiyi "Bilim=Teknoloji=Para=Güç" şeklinde açıkladı. Kimyanın gıda, sağlık, enerji, giyim ve ulaşım gibi hayatında her alanında kullanılan bilim dalı olduğunu belirten davetli konuşmacı, Kimya ile Mühendisliğin kardeş bilim dalları olduğunu dillendirdi. Dünyanın geçmişini görmek ve devletimizin gücünü göstermek için kutuplarda bilimsel çalışmalar yapmanın önemine değinen Sezgin Bakırdere, öğrencilere hitaben "İnovasyonu bulmak için az kullanılan yolları tercih edin, yanılmaktan korkmayın ve tecrübelerden faydalanın" diyerek sözlerini noktaladı. Birçok bilimsel oturum gerçekleştirildi 6. Uluslararası Mühendislik Araştırmaları Sempozyumu’nun ilk gününde, Düzce Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Kültür Merkezi’nde yüz yüze birçok oturum gerçekleştirildi. Oturumlarda, tüm mühendislik alanlarında geçmiş deneyimler, yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları paylaşılarak bilimsel tartışmalar ışığında verimli değerlendirmeler gerçekleştirildi.