Yerel Haberler
Düzce
Düzce Belediye Meclisi 47 gündem maddesini görüştü
03 Şubat 2026 Salı - 13:21 Düzce Belediye Meclisi 47 gündem maddesini görüştü Düzce Belediye Meclisi, şubat ayı birinci birleşimi Meclis Başkan Vekili Av. Ali Dilber başkanlığında Konuralp Hizmet Binası Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirdi. Görüşülen 47 gündem maddesi komisyonlara havale edildi. Düzce Belediye Meclisi, şubat ayı ilk toplantısı Konuralp Hizmet Binası Meclis Toplantı Salonunda yapıldı. 47 gündem maddesinin ele alındığı toplantıda, ilk olarak bir önceki meclis tutanak özeti oylanırken daha sonra ise gündemin ilk 3 maddesinde yer alan müdür kadrolarına atama, Düzce içme suyu temin projesi kapsamında Mısır’da üretim tesisine yönelik teknik ziyaret ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne düzenlenen ziyaretlere dair meclis üyelerine bilgi sunumunda bulunuldu. Araç-ekipman incelemesi ve alımı yapmak için Almanya ve Hollanda’ya ziyaret talebi de üyelerin oyları ile kabul edilirken, Düzce Belediyesi ile Fırıncılar Pastaneciler Tatlıcılar ve Börekçiler Esnaf Odası arasında Halk Ekmek Büfelerinde gerçekleştirilecek çalışma noktasında protokol yapılması talebi de kabul edildi. Düzenli depolama tesisi Lot1/etap2 yapım işi ve 5 adet mikser alımı için kredi çekilmesi talebi başta olmak üzere araç alımı talepleri, müdürlükler arası aktarma talepleri ile şirketler nezdinde çek karnesi, kredi kartı ve teminat mektubu talepleri, 2026 yılı evsel atık ile gelir tarifelerinde değişiklik talepleri, muhtarlık hizmet binaları konularında destek talebi, il afet ve acil durum müdürlüğü ücretsiz seyahat hakkı talebi ve Düzce Turizm Master Planı için aktarma yapılması talepleri görüşülerek plan ve bütçe komisyonuna havale edildi. Başkan Yardımcısı Hasan Günden, içme suyu yatırımları noktasında meclis üyelerine bilgilendirme de bulundu. Düzce tarihinin en büyük içme suyu projesini gerçekleştirmek için çalıştıklarını söyleyen Günden, projelerin detayları ve bütçeleri ile ilgili de bilgi vererek bu yatırımların Düzce’nin 50 yılını kurtarmak adına yapılan yatırımlar olduğunu ifade etti. İmar plan değişiklikleri, tahsis değişikliği, yol boyu ticaret ve itiraz taleplerinin yer aldığı imar konuları da meclis üyeleri ile görüşülerek imar komisyonuna havale edildi.
Düzce Üniversitesi 12. Türkiye Ruandalılar buluşmasına ev sahipliği yaptı
03 Şubat 2026 Salı - 13:12 Düzce Üniversitesi 12. Türkiye Ruandalılar buluşmasına ev sahipliği yaptı Uluslararasılaşma ve öğrenci hareketliliği konusunda öncü adımlar atan Düzce Üniversitesi, 12. Türkiye Ruandalılar Buluşması’na ev sahipliği yaparak yine örnek bir organizasyona imza attı. Uluslararası Ofis Koordinatörlüğü tarafından organize edilen ve üç gün süresince devam eden programa; Ruanda Büyükelçisi Charles Kayonga, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Düzce Üniversitesi Uluslararası Ofis Koordinatörü Prof. Dr. Sibel Bayram ile ülkemizde ve Düzce Üniversitesi’nde eğitim gören Ruandalı öğrenciler katıldı. 12. Türkiye Ruandalılar Buluşması’nın birinci oturumuyla başlayan programda konuşan Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Ruanda Büyükelçisi Charles Kayonga ve beraberindeki heyeti ağırladıkları için memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ruanda ile Türkiye arasında yakın bir ilişki olduğuna işaret eden Prof. Dr. Ali Öztürk, Ruandalı öğrencilerin bu ilişkileri daha da güçlendirdiğini sözlerine ekledi. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen Ruanda Büyükelçisi Charles Kayonga ise, iki ülke arasındaki kültürel ve akademik bağların güçlenmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Türkiye ile Ruanda arasındaki dostluğun önemine vurgu yapan Charles Kayonga, Düzce Üniversitesi’nin Ruandalı öğrencilere sunduğu katkılar ve nazik misafirperverlik için teşekkür etti. Programın ikinci günü, Ruanda Büyükelçisi Charles Kayonga’nın Ruandalı öğrenciler ile bir araya gelmesiyle devam etti. İkinci ve üçüncü oturumların gerçekleştirildiği program kapsamında düzenlenen, mini futbol ve voleybol turnuvası da organizasyona heyecan kattı. Dostane bir rekabet ve sportif bir atmosfer sunan maçlar izleyiciler tarafından coşkuyla takip edildi. Sportif turnuvaların ardından Ruandalı öğrenciler tarafından sergilenen geleneksel dans gösterileri ve kültürel sunumlar da, programa ayrı bir renk katarken, Ruanda’nın zengin kültürünü de gözler önüne serdi. Programın ikinci günü, Ruanda kültürünün bir parçası olan Igitaramo adı verilen etkinlikle sona erdi. Ruanda Kahramanlar Günü programının gerçekleştirildiği üçüncü ve son günde ise Ruanda tarihinde iz bırakmış kahramanlar anıldı. Konuşmaların sonrasında gerçekleştirilen kahramanlık ve bölgesel güvenlik durumu üzerine panel de katılımcılara farklı bir perspektif sundu. Ruandalı öğrencilerin geleneksel dans gösterileriyle devam eden program, kupa ve ödül töreniyle sona erdi. Son olarak Ruanda Türkiye Dostluk Fidanlığı’nda fidan dikimi gerçekleştirilerek temiz ve yeşil gelecek adına farkındalık oluşturuldu. 12. Türkiye Ruandalılar Buluşması’na ev sahipliği yapan Düzce Üniversitesi, uluslararasılaşma alanında attığı güçlü adımlara bir yenisini ekleyerek, uluslararası öğrenci hareketliliği, kültürel etkileşim ve dünya barışı konusunda önemli bir misyon üstlendi.
Eşbah "Kanserde asıl düşman hastalık değil, gecikmedir"
03 Şubat 2026 Salı - 13:09 Eşbah "Kanserde asıl düşman hastalık değil, gecikmedir" DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı ve Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Eşbah, "Bugün kanser, geçmişte olduğu gibi mutlak bir çaresizlik anlamına gelmiyor. Asıl tehlike, hastalığın kendisinden çok geç kalmak" dedi. Prof. Dr. Onur Eşbah, ‘4 Şubat Dünya Kanser Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Her yıl milyonlarca insanın kanser kelimesini duyduğunda korku duygusunu yaşadığını hatırlatan Onur Eşbah, "Bugün kanser, geçmişte olduğu gibi mutlak bir çaresizlik anlamına gelmiyor. Asıl tehlike, hastalığın kendisinden çok geç kalmak" ifadesinde bulundu. Kanseri, vücudumuzdaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalık grubu olarak tanımlayan Eşbah, "Hücreler normalde belirli bir düzen içinde yaşar ve çoğalır. Bu düzen bozulduğunda, hücreler durması gereken yerde durmaz; çevre dokulara yayılabilir ve bazı durumlarda uzak organlara sıçrayabilir. İşte bu noktada kanser dediğimiz tablo karşımıza çıkar" dedi. "Kanserlerin önemli bir kısmı, erken evrede yakalandığında tamamen tedavi edilebilir" Bugün dünyada ve ülkemizde en sık karşılaştığımız kanserler arasında akciğer, meme, kalın bağırsak, prostat ve mide kanserleri yer aldığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Onur Eşbah, "Bu kanserlerin önemli bir kısmı, erken evrede yakalandığında tamamen tedavi edilebilir hastalıklardır. Sorun, çoğu hastanın doktora başvurmak için belirtilerin ilerlemesini beklemesidir" şeklinde konuştu. "Basit yaşam tarzı değişiklikleriyle kanserlerin en az üçte birinin önlenebileceğini biliyoruz" Eşbah, "Kanserlerin yalnızca yüzde 5–10’u kalıtsal nedenlerle ortaya çıkar. Geriye kalan, yaşam tarzı ve çevresel faktörlerle ilişkilidir. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, obezite, alkol tüketimi ve çevre kirliliği kanser riskini belirgin şekilde artırır" dedi. Modern yaşamın, sağladığı konforun bedelini de beraberinde getirdiğini dile getiren Eşbah, "Uzun saatler hareketsiz kalmak, işlenmiş gıdalarla beslenmek, düzensiz uyku, kronik stres ve güneşten korunmadan uzun süre maruz kalmak bugün kanser riskini artıran başlıca alışkanlıklar arasında. Oysa basit yaşam tarzı değişiklikleriyle kanserlerin en az üçte birinin önlenebileceğini biliyoruz" ifadelerini kullandı. "Geçer diye beklemek, kanserde en pahalıya mal olan hatadır" Vücudun nedensiz kilo kaybı, geçmeyen yorgunluk, uzun süren ağrılar, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, ciltte iyileşmeyen yaralar ya da vücutta ele gelen bir kitle gibi verdiği sinyalleri dikkate alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Eşbah, "Bunların çoğu masum nedenlerle ortaya çıkabilir; ancak haftalarca, aylarca devam ediyorsa mutlaka ciddiye alınmalıdır. Geçer diye beklemek, kanserde en pahalıya mal olan hatadır" dedi. Erken tanı ve tarama programlarının kanser tedavisindeki rolüne ilişkin bilgiler veren Eşbah, "Erken tanı bu noktada hayati önem taşır. Meme, rahim ağzı, kalın bağırsak ve prostat kanserlerinde uygulanan tarama programları sayesinde hastalık henüz belirti vermeden yakalanabilmektedir. Erken evrede tanı alan bir hastada tedavi hem daha kolay hem de çok daha yüz güldürücüdür" şeklinde konuştu. Bugün kanser hastalarına umut verecek en önemli gelişmenin tedavinin kişiye özel hale gelmesi olduğunu açıklayan Eşbah, "Artık sadece tümörün nerede olduğuna değil, genetik ve moleküler özelliklerine bakarak tedavi planlıyoruz. Bu yaklaşım başarı oranlarını ciddi biçimde artırdı" ifadelerinde bulundu. Kanser tedavisinde kemoterapinin hala önemli bir tedavi seçeneği olduğunu ancak artık tek başına yeterli olmadığını belirten Eşbah, "İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerle birlikte, daha seçici ve daha etkili bir tedavi anlayışına geçtik. Bazı hastalarda kemoterapi ihtiyacı belirgin şekilde azalırken, yan etkiler de daha yönetilebilir hale geldi. İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerde belirli genetik özelliklere sahip tümörlerde ve bağışıklık sistemi yanıtı güçlü olan hastalarda çok başarılı sonuçlar görüyoruz. Özellikle akciğer kanseri, melanom, böbrek ve mesane kanserlerinde immünoterapi adeta bir dönüm noktası oldu" dedi. "Kanserde asıl düşman hastalık değil, gecikmedir" Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı ve Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Eşbah, açıklamasını "Dünya Kanser Günü vesilesiyle altını çizmek isterim ki; kanser artık çaresiz bir hastalık değildir. Bilim hızla ilerlemekte, her geçen gün yeni tedavi seçenekleri ortaya çıkmaktadır. Yapmamız gereken korkmak değil, bilinçlenmek; bedenimizi dinlemek, tarama programlarını ihmal etmemek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını hayatımıza yerleştirmektir. Unutmayalım, kanserde asıl düşman hastalık değil, gecikmedir" şeklinde tamamladı.