Yerel Haberler
Düzce
Çocuk Üniversitesinde yeni dönem kayıtları başladı
27 Ocak 2026 Salı - 10:25 Çocuk Üniversitesinde yeni dönem kayıtları başladı Düzce Belediyesi Çocuk Üniversitesi, 2025-2026 Eğitim Öğretim yılı ikinci dönem kayıtlarını almaya başladı. Yeni dönemde, 7-14 yaş için 21, 5-6 yaş içinde 12 olmak üzere toplam 33 branşta etkinlik atölyesi oluşturuldu. Düzce Belediyesi Çocuk Üniversitesi, birbirinden farklı ve eğitici kurslarla öğretim yılının 2’nci dönem kayıtlarını almaya başladı. Çocuk Üniversitesi, 1 Şubat 2026 tarihinde başlayacak olan eğitim-öğretim dönemiyle birlikte yeni öğrencileriyle buluşmayı hedefliyor. Cumhuriyet Mahallesi’nde faaliyetlerini sürdüren Çocuk Üniversitesi, ikinci dönemin dolu dolu geçmesi için tüm hazırlıklarını tamamlayarak başvuruları almaya başladı. 7-14 yaş aralığında ve bazı kategorilerde 5-6 yaş aralığındaki çocukların kabul edileceği eğitimler 33 farklı kategoride oluşturuldu. Çocukları ilgi alanlarına göre değerlendirmek, hem görsel hem de hafızalarını güçlendirmek ve bu yönde eğitim alt yapısı oluşturmak adına 7-14 yaş aralığına yönelik sunulan dersler arasında; kanun, gitar, robotik kodlama, zeka oyunları, İngilizce, dini değerler eğitimi, doğa bilimleri, oyun tasarımı, minik şefler mutfağı, görsel sanatlar atölyesi, klarnet, ritim, piyano, keman, heykel atölyesi, karikatür atölyesi, kukla ve maske yapımı, eknoloji ve tasarım atölyesi, fiziksel gelişim, modern dans, çocuk yogası yer alırken, 5-6 yaş aralığı için ise zeka oyunları, İngilizce, dini değerler eğitimi, minik şefler mutfağı, oyun tasarımı, doğa bilimleri, sanat ve beceri atölyesi, bale jimnastik, çocuk yogası ve ritimden oluşan etkinlik atölyelerinden oluşan farklı seçenekler bulunuyor.
Düzce’de araziye en uygun ürünler yetiştirilecek
27 Ocak 2026 Salı - 10:22 Düzce’de araziye en uygun ürünler yetiştirilecek DÜZCE(İHA) – Düzce’de tarım ürünlerinin daha verimli ve daha çok üretilebilmesi amacıyla araziler incelenerek, hangi ürünün hangi arazide yetişebileceğini belirlemek için inceleme yapıldı. Verimli topraklarıyla bir çok tarım ürününün yetişebildiği bir coğrafyaya sahip olan Düzce’de tarım ürünlerinin daha çok ve daha verimli hale gelmesi için hangi bölgede hangi ürünün yetiştirilmesi gerektiği konusunda incelemeler yapıldı. Tarım Havzaları Daire Başkanı Dr. Emre Yeniay ve Sakarya Mısır Araştırma Enstitüsü’nden Uzman Niyazi Akarken, Düzce’deki tarımsal faaliyetleri yerinde incelemek ve planlama çalışmalarını başlatmak amacıyla bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Yapılan teknik inceleme gezisine Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Merkez Ziraat Odası Başkanı Murat Ay, Gölyaka Ziraat Odası Başkanı Metin Şirin ve teknik personeller katıldı. Düzce’nin tarımsal üretim kapasitesini artırmak ve stratejik bir yol haritası belirlemek amacıyla doğrudan üreticilerle bir araya gelindi. Yapılan değerlendirmelerde, Düzce’nin coğrafi avantajları ve iklim şartları göz önünde bulundurularak, bölgede hangi ürünlerin ön plana çıkması gerektiği konuşuldu. İl Müdürü Esra Uzun, değerlendirme ile ilgili olarak "Bakanlığımızın yeni üretim planlaması kriterlerinin Düzce özelinde uygulanmasını hedefliyoruz. Bölgenin toprak ve iklim yapısına en uygun, yüksek katma değerli ürünlerin belirlenmesini amaçlıyoruz. Sakarya Mısır Araştırma Enstitüsü uzmanlarının mısır üretimi ve verimlilik üzerine teknik görüşlerini alacağız. Ziyaret boyunca üreticilerimizin sorunlarını ve talepleri dinleyerek, ayrıca kendi sundukları çözüm önerileri hakkında da fikir sahibi olduk. Düzce’nin tarımsal kalkınmasında üretici görüşlerinin planlama sürecine dahil edilmesinin kritik önem taşıyor. Bu saha çalışmasıyla birlikte, Düzce’de tarımsal faaliyetlerin daha verimli, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyoruz" dedi.
Batı Karadeniz’in tek polikliniği
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:01 Batı Karadeniz’in tek polikliniği Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde yürütülen İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniği, yaklaşık 1,5 milyon nüfuslu Batı Karadeniz Bölgesinin önemli bir ihtiyacını karşılıyor. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Yıldız, İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniğinin yaklaşık iki yıldır aktif olarak çalıştığını belirterek "Özellikle Batı Karadeniz Bölgesinden, Düzce başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda hastamızın tanı, takip ve tedavi süreci düzenli şekilde yapılmaktadır. Bu poliklinik, ‘nefes darlığı’ ve ‘geçmeyen öksürük’ gibi şikayetlerin sadece basit bir solunum yolu enfeksiyonuna bağlı olmadığı, bazı durumlarda ise daha ayrıntılı inceleme ve uzun süreli takip gerektirebileceği gerçeğinden yola çıkılarak planlanmıştır" ifadelerini kullandı. İnterstisyel akciğer hastalıkları nedir? İnterstisyel akciğer hastalıklarının, akciğerin iç yapısını ve dokusunu etkileyen hastalıkların genel adı olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Yıldız, "Akciğerin hava aldığı alanların etrafındaki dokuda zamanla iltihaplanma ve bazı hastalarda sertleşme (fibrozis) gelişebilir. Bu sertleşme arttıkça akciğerin nefes alıp verme kapasitesi azalabilir ve kişi günlük hayatında daha çabuk yorulmaya başlayabilir" dedi ve İnterstisyel akciğer hastalıklarının en sık görülen belirtilerini ise şu şekilde sıraladı: "Eforla artan nefes darlığı (merdiven çıkarken, hızlı yürürken zorlanma), uzun süren kuru öksürük, çabuk yorulma, halsizlik, bazı hastalarda kilo kaybı veya göğüste rahatsızlık hissi, şikayetlerin uzun süre devam etmesi durumunda gecikmeden hekim değerlendirmesinin önemli olduğunun altını çizen Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, erken tanının hastalığın ilerlemesini yavaşlatma ve yaşam kalitesini koruma açısından büyük fark oluşturabildiğini kaydetti. Akciğer vasküler hastalıklar nedir? Akciğerin, sadece hava alan bir organ olmadığını, aynı zamanda çok önemli bir damar ağına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, "Bazı hastalıklarda akciğer damarlarında basınç artabilir veya damar yapısı etkilenebilir. Bu durum bazı hastalarda pulmoner hipertansiyon gibi ciddi tablolarla kendini gösterebilir." dedi. Akciğer damar hastalıklarında görülebilen belirtiler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Pınar Yıldız, "Eforla artan nefes darlığı, çarpıntı, göğüste sıkışma hissi, baş dönmesi, bayılacak gibi olma, bacaklarda şişlik, efor kapasitesinde belirgin azalma. Bu belirtiler zaman içinde artabileceği için, erken dönemde değerlendirme ve düzenli takip çok önemlidir" diye konuştu. "Polikliniğimizde en sık hangi hastalıklar takip ediliyor?" İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniğinde hastaların, şikayetleri ve tetkik sonuçlarına göre ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Yıldız, gerekli durumlarda uzun süreli izlem planı yapıldığını ifade etti. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniğinde sıklıkla takip edilen hastalık gruplarını şu şekilde sıraladı: "Sarkoidoz, İdiyopatik pulmoner fibrozis (IPF), Romatizmal hastalıklara bağlı akciğer tutulumu, Hipersensitivite pnömonisi (bazı çevresel maruziyetlere bağlı gelişebilen akciğer hastalığı), Mesleksel ve çevresel etkilenmeye bağlı akciğer hastalıkları ve Pulmoner hipertansiyon ve akciğer damar hastalıkları. "Tanı ve takip sürecinde neler yapıyoruz?" Bu alandaki hastalıkların bir kısmının yavaş ilerleyebildiğini dile getiren Pınar Yıldız "Başlangıçta fark edilmesi zor olabilir. Bu nedenle sadece şikâyetleri dinlemek değil, gerekirse ileri incelemeler yapmak gerekir. Polikliniğimizde hastalarımız için ayrıntılı muayene ve öykü değerlendirmesi, solunum fonksiyon testleri, görüntüleme yöntemleri (akciğer filmi/tomografi gibi), kan tetkikleri ve gerektiğinde ek değerlendirmeler ile tanı süreci planlanmaktadır. Tanı sonrası süreçte ise hastalarımızın tedavileri düzenlenmekte, şikayetleri takip edilmekte ve hastalığın gidişatına göre gerekli kontroller yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Çarşamba poliklinik günümüz" Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde yer alan İnterstisyel ve Vasküler Akciğer Hastalıkları Polikliniği’nde her çarşamba günü hasta kabulü yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Yıldız, "Özellikle Batı Karadeniz Bölgesinden yoğun hasta başvurusu olmakta; tanı süreci ayrıntı gerektiren ve düzenli takip isteyen hastalarımıza bölgesel düzeyde hizmet sunulmaktadır. Düzce Üniversitesi olarak amacımız; bölgemizde bu alanda takip edilmesi gereken hastalarımızın doğru şekilde değerlendirilmesi, erken tanıya ulaşılması ve hastalarımızın yaşam kalitesini artıracak biçimde sağlık hizmetine erişimin güçlenmesidir" şeklinde açıklamasını tamamladı.
Motosiklet tutkusunu koleksiyona çevirdi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:42 Motosiklet tutkusunu koleksiyona çevirdi Düzce’de nalbur ve hırdavat üzerine esnaflık yapan Aydın Çetinkaya, 30 yıldır biriktirdiği motosiklet maketlerini iş yerindeki özel vitrinde sergiliyor. Kentte uzun yıllardır ticaretle uğraşan 3 çocuk babası Çetinkaya, gençlik yıllarında başlayan motosiklet merakını koleksiyonerliğe dönüştürdü. 1995 yılında MotoGP yarışlarında kullanılan bir motosikletin maketini alarak bu serüvene başlayan Çetinkaya, aradan geçen 30 yılda farklı marka, model ve cinslerde 400’ü aşkın parçaya ulaştı. Çetinkaya, hırdavat malzemeleriyle dolu dükkanının bir bölümünü ayırdığı koleksiyonuna gözü gibi bakıyor. Motosikletin kendisi için bir yaşam tarzı olduğunu belirten Aydın Çetinkaya, maket biriktirmenin yanı sıra aktif bir motosiklet kullanıcısı olduğunu söyledi. Koleksiyonunun zamanla genişlediğini anlatan Çetinkaya, "Çocukluğumdan beri motosiklet sevdalısıyım. 1995-1996 yıllarında bir tane MotoGP motoru almıştım, ondan sonra biriktirmeye başladım. İlk etapta MotoGP motosikletlerini biriktiriyordum, daha sonra başka bir yerde böyle bir koleksiyon denk geldi. Son zamanlarda sayısı 400’ü geçmiştir" dedi. "Bu merakla büyüdüm" Motosikletle seyahat etmeyi sevdiğini de dile getiren Çetinkaya, "Bu merakla büyüdüm. Motosiklet sayesinde farklı yerleri geziyor, farklı lezzetleri tadıyorum. Bugün Türkiye’de gitmediğim yer yok, Avrupa’nın da birçok yerine gittim" diye konuştu. Ailesinin de bu tutkusuna büyük destek verdiğini vurgulayan Çetinkaya, çocuklarının maketlerle büyümesine rağmen onlara hiç zarar vermediğini kaydetti. Çetinkaya, "3 oğlum var, hepsinin çocukluğu bunlara böyle kedinin ciğere baktığı gibi bakmakla geçti. Hiç zarar vermediler, onlar da hep senelerce kolladılar bunları" şeklinde konuştu.