Yerel Haberler
Edirne
Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali’nde renkli görüntüler oluştu
08 Şubat 2025 Cumartesi - 14:05 Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali’nde renkli görüntüler oluştu Edirne’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Balkan Halk Oyunları Festivali’nde, renkli görüntüler oluştu. Dondurucu soğuğa aldırış etmeyen Türk ve Balkanlı öğrenciler, kortej yürüyüşünün ardından halay çekerek ısındı ve günün tadını çıkardı. Edirne’de Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde valilik, belediye ve Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu’nun destekleriyle düzenlenen festivalin son gününde festival yürüyüşü gerçekleştirildi. Selimiye Meydanı’nda toplanan Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Sırbistan, Kosova, Kuzey Makedonya ve Yunanistan gibi Balkan ülkelerinden gelen 24 halk oyunu ekibi, Selimiye Meydanı’ndan Saraçlar Caddesi’ne kadar dans korteji oluşturdu. Kortej yürüyüşünün ardından Saraçlar Caddesi’nin çeşitli noktalarında bando eşliğinde dans edildi ve halay çekildi. Geleneksel kıyafetlerini giyen dansçılar, yürüyüş boyunca ülkelerine özgü halk oyunlarını sergiledi. Ekiplerin gösterileri ilgiyle izlendi. Caddedeki vatandaşlar alkışlarıyla ekiplere eşlik edip, bu anı telefonlarına kaydetti. "Hava çok soğuk, şıkır şıkır giyindik ve dans edip ısınacağız" Trakya Üniversitesi Balkan Müzik ve Gösteri Sanatları Topluluğu ekibinde yer alan Elif Gül, "Çok büyük bir festivale ev sahipliği yapıyoruz. Çok mutluyuz. İnşallah her yıl bu şekilde çok güzel festivallerimiz olur. 24 dans ekibine ev sahipliği yapıyoruz. Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan gibi birçok ülkeden gelen gruplar var. Hava çok soğuk ama biz şıkır şıkır giyindik ve dans edip ısınacağız" dedi.
Edirne’de sigaranın ölümcül izleri "olay yeri" konseptiyle anlatıldı
07 Şubat 2025 Cuma - 17:36 Edirne’de sigaranın ölümcül izleri "olay yeri" konseptiyle anlatıldı Edirne’de 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü etkinlikleri çerçevesinde Yeşilay tarafından sigaranın ölümcül izlerine dikkat çekmek amacıyla temsili olay yeri sahnesi oluşturuldu. Edirne’de sigaranın insan sağlığına verdiği zararlara, kentin en işlek noktalarından olan Saraçlar Caddesi’nde "olay yeri" canlandırmasıyla dikkat çekildi. Yeşilay tarafından olay yeri inceleme temasıyla hazırlanan özel parkurda sigaranın insan sağlığı üzerindeki ölümcül etkileri gözler önüne serildi. Şeritlerle çevrili alanlarda sigaranın yol açtığı hastalıklar ve sonuçları anlatıldı. Etkinlik, özellikle gençler arasında bilinç oluşturmayı ve tütün kullanımına karşı farkındalığı artırmayı hedefledi. Etkinlik çerçevesinde delil numaralandırmayla işaretlenen sigara izmaritleri ve sigaranın zararlarının anlatıldığı notlarla "olay yeri" canlandırması yapıldı. Notlarda tütün kullanımına bağlı gırtlak kanseri, felç, KOAH, inme ve kalp krizi nedeniyle ölüm gibi sigaranın zararlarının vurgulandığı uyarıcı yazılar yer aldı. Tütün kullanımının pek çok ölümcül hastalığa neden olduğunu söyleyen Edirne Yeşilay Şube Başkanı Müzekka Bayrak, tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle dünyada her yıl 8 milyon kişinin hayatını kaybettiğini vurguladı. Bu ölümlerin 1.2 milyondan fazlasının pasif içicilikten kaynaklandığını aktaran Bayrak, "65 bini ise çocuklar arasında gerçekleşiyor. Tütün bağımlılığı insan sağlığını tehdit ediyor. Türkiye’de her yıl 100 bin kişi tütün kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bir savaşta dahi bu kadar insanınızı kaybetmezsiniz. Bu nedenle bağımlılıklar içinde sigara ’daha zararsız’ gibi görülse de aslında büyük kayıplara yol açıyor" dedi. Bayrak ayrıca, sigara dumanına maruz kalan çocuklarda astım, bronşit, soğuk algınlığı ve akciğer işlevinde azalma gibi solunum sistemine ilişkin sorunların görülme riskinin de daha yüksek olduğun bilindiğine değindi. Bayrak, tütün ürünlerinin içinde bulunan zehirli maddeleri içen kişi kadar ortaya çıkan dumanla çevredeki insanların da etkilediğine dikkati çekti. Tütün kullanımıyla mücadelede bireysel çabaların yanı sıra devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinin çalışmalarının önem taşıdığını ifade eden Bayrak, "Birlikte hareket ederek daha sağlıklı bir gelecek inşa edebiliriz. Kurulduğu günden bu yana 1 milyondan fazla çağrı alan Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimiz danışanlarımızın bağımlılıkla mücadelesinde yol gösterici oluyor" dedi.
Depremin yaralarını Edirne’de saran Lütfiye Karakuş kadınlara umut oluyor
06 Şubat 2025 Perşembe - 12:20 Depremin yaralarını Edirne’de saran Lütfiye Karakuş kadınlara umut oluyor Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından eşiyle birlikte Hatay’dan Edirne’ye gelerek yerleşen depremzede Lütfiye Karakuş, Halk Eğitim Merkezi’nde açılan dikiş kursunda usta öğreticilik yaparak hayata tutunurken, diğer kadınlara da umut oluyor. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 2 yıl geçti. Depremlerin ardından birçok depremzede çeşitli illere yerleşerek, yeni bir hayat kurdu. Hatay’da 6 Şubat depremini yaşayan 50 yaşındaki Lütfiye Karakuş ve ailesi de yıkıcı felaketin ardından bir süre İstanbul’da kaldıktan sonra Edirne’ye yerleşti. Depremde yakınlarını ve evini kaybeden Lütfiye Karakuş, Edirne’de mesleğine dört eller sarılarak depremin yaralarını sarmaya başladı. Yıllarını sadece dikiş dikmekle geçirmeyen, aynı zamanda acı dolu anları umutla değiştiren bir yaşam öyküsü yazan Karakuş, "Her iplik, geçmişin acılarını geride bırakıp geleceğe atılan bir adımdır" diyerek kadınların kendi hayatlarına yön vermelerine katkı sağlıyor. Depremin yaralarını sarmak, yaşadığı acıları hafifletmek ve kadınların ekonomik olarak güçlenmelerine katkıda bulunmak amacıyla Edirne’de dikiş kursu öğretmenliği yapan Karakuş’un hikayesi, diğer kadınlara da umut oldu. Kursa katılan kadınlar, Karakuş’un dertlerine derman olmak ve acılarını paylaşmanın yanı sıra onun yüzünü güldürmek için de ellerinden geleni yapıyor. Adıyaman Gölbaşı doğumlu olduğunu ve eşinin memleketi olduğu için 7 yıldır Hatay’da yaşadıklarını ve orada depreme yakalandıklarını anlatan Karakuş, "Eşim askeri personeldi, emekli olduktan sonra memleketi Hatay’a yerleştik. Orada bu facia olayı yaşadık. Depremden sonra bir süre İstanbul’a oğlumuzun yanına giderek orada kaldık. Başka arkadaşlarıyla kaldığı için rahatsızlık vermek istemedik. Bir ev tutalım dedik. Sonuçta hiç eşya falan getiremedik. Kendimize bir düzen kurmaya karar verdik. Eşim İstanbul’da kalmak istemedi. Eşimin işinden dolayı daha önce Edirne’de 4 yıl kalmıştık. O yüzden burayı seçtik. Eşyalı bir ev tuttuk kiralık. 2 yıl oldu Edirne’deyiz" dedi. Boş oturdukça yaşadığı acıları hatırladığını ve kendisini kötü hissettiğini belirten Karakuş, usta öğreticilik mesleğine devam etmek için Edirne’de Halk Eğitim Müdürlüğü’nün kapısını çalarak başvuru yaptığını söyledi. 2 yıldır Halk Eğitim Merkezi’nde usta öğretici olarak görev yaptığını aktaran Karakuş, "Herkesten çok memnunum. Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, valilerimiz, Milli Eğitim müdürlerimiz, Halk Eğitim müdürümüz hepsi de bana kucak açtılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Kursiyerlerimle çok güzel anlaştık. Onlar beni çok sevdi, ben onları çok sevdim. Bu şekilde çalışarak o zor günleri atlatmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "Konuştukça o psikolojiyi tekrar yaşıyorum" Deprem gecesi yaşadıklarını anlatan Karakuş, "O gece zaten 15 tatilin son günüydü. Sabaha kalkacaktık, herkes okuluna, işine gidecekti. Yine halk eğitimde çalışıyordum. Sonra gece saat 4’te bu olayı yaşadık. Ufak bir sarsıntıyla uyandık. Duracak zannettik. Şimdi durur, şimdi durur ama çok şiddetli bir şekilde oldu. Yıkımlar başladı. O olayı yaşadık, anlatıyorum şu anda ama konuştukça o psikolojiyi tekrar yaşıyorum. Üzüntü duyuyorum, o anı unutmayacağız" dedi. "Dertlerine derman olmaya ve kendisine moral olmaya çalışıyoruz" 52 yaşındaki kursiyerlerden Serpil Karadağ, Lütfiye hoca ile aralarında çok farklı bir bağ oluştuğunu ve birlikte çok güzel anlar yaşadıklarını söyledi. Depremin yaralarını sarmak için dertlerine derman olmaya ve kendisine moral olmaya çalıştıklarını belirten Karadağ, kursta paylaşmanın önemine vurgu yaptıklarına da değindi. Lütfiye hocanın kendilerine çok katkısı olduğunu söyleyen kursiyerlerden 63 yaşındaki Güler Kartal, "Biz de hocamızın derdine ortak olmak istiyoruz. Bazen gülüyoruz, bazen ağlıyoruz. Ama yine de birbirimize sarılıyoruz, çok mutlu günlerimiz oluyor" dedi.
Edirne Gümrük Muhafaza ekipleri 2025 yılında 1 ton 177 kilogram uyuşturucu madde ele geçirdi
06 Şubat 2025 Perşembe - 10:58 Edirne Gümrük Muhafaza ekipleri 2025 yılında 1 ton 177 kilogram uyuşturucu madde ele geçirdi Edirne’de Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü, 2025 yılının ilk ayında gerçekleştirdiği operasyonlarla toplam 1 ton 177 kilogram uyuşturucu madde ele geçirdi. Uyuşturucu kaçakçıları, yasa dışı ticaretlerini sürdürebilmek için her türlü yöntemi denemeye devam ediyor. Zehir tacirleri, uyuşturucu maddeleri gizlemek amacıyla un çuvallarının içine saklamak, vites kutularına yerleştirmek, yangın tüplerinin içini boşaltarak uyuşturucu ile doldurmak, özel olarak hazırlanmış zulalar oluşturmak ve hatta kendi bedenlerine sararak ülkeye sokmaya çalışmak gibi birçok farklı yönteme başvuruyor. Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, titiz çalışmalarıyla bu yasa dışı girişimlere geçit vermemeye çalışıyor. Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Kapıkule Gümrük Sahası’nda gerçekleştirilen başarılı bir narkotik operasyonla büyük bir uyuşturucu sevkiyatını engelledi. Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen ve riskli görülen bir tır, gümrük görevlileri tarafından takibe alındı. Öncelikle X-ray taramasına tabi tutulan tırın ön dorse duvarında şüpheli bir yoğunluk tespit edilmesi üzerine araç, detaylı inceleme için arama hangarına yönlendirildi. Yapılan detaylı aramada, narkotik dedektör köpeği Cash de ekiplere destek verdi. Köpeğin tepki verdiği bölgede yapılan incelemeler sonucunda, tırın ön kısmındaki özel bir bölmeye zulalanmış 67 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Gümrük muhafaza ekipleri tarafından gözaltına alınan tır şoförü, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü, 2025 yılının ilk ayında gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla toplam 1 ton 177 kilogram uyuşturucu madde ele geçirerek büyük bir başarıya imza attı. Yetkililer, uyuşturucu kaçakçılığına karşı kararlı mücadelenin süreceğini ve yasa dışı madde ticaretine göz açtırılmayacağını vurguladı. Gümrük Muhafaza ekiplerinin dikkati ve teknolojik donanımlarla yürütülen operasyonlar sayesinde, ülkemizi zehirlemeye çalışan uyuşturucu tacirlerine karşı etkili bir mücadele verilmeye devam ediliyor.
Keşan’da "Tarla Bitkilerinde Kuraklık ve Sıcaklık Stresi" toplantısı
05 Şubat 2025 Çarşamba - 20:27 Keşan’da "Tarla Bitkilerinde Kuraklık ve Sıcaklık Stresi" toplantısı Edirne’nin Keşan ilçesinde, ’Tarla Bitkilerinde Kuraklık ve Sıcaklık Stresi’ konulu toplantı düzenlendi. Keşan Ziraat Odası ve Türkiye Tarım Yayım ve Danışmanları Derneği (TAR-DER) Edirne İl Temsilciliği işbirliğinde ’Tarla Bitkilerinde Kuraklık ve Sıcaklık Stresi’ konulu toplantı gerçekleştirildi. Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Konferans Salonu’nda başlayan toplantıya, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Tarla Bitkileri Bölümü Başkanı Dr. İrfan Öztürk, TAR-DER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, TAR-DER Edirne İl Temsilcisi Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Mühendisi Turgut Durak, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen ve üreticiler katıldı. Toplantıda konuşan Açar, "Bir yıllık emeğin ve de masrafların bu safhalarda yapılacak doğru davranışlar ile ilişkili olduğu bilinmelidir. İklim değişkenlikleri sizlerin uygulama alışkanlıklarınızda da değişkenlikleri beraberinde getireceği konusu da bilinmelidir" dedi. Hasan Şen, kuraklık ve iklimsel değişikliklerin olumsuz etkilerine dikkat çekip, özellikle yaz döneminde kuraklık sorunu yaşandığını söyledi. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Tarla Bitkileri Bölümü Başkanı Dr. İrfan Öztürk ise, "Geçen yıl bölgede yüzde 50’ye varan verim kaybı yaşandı. Ayçiçeğinde tabla oluşum dönem 75 gün sürdü. Bölgemizde sıcaklık stresi de Temmuz ayında başlıyor. Bölgemiz için en kritik dönem Nisan, Mayıs ayları. Dolayısıyla ekim zamanı Mart ayı içerisinde yapmalı. Ayrıca maalesef ayçiçeğinde ekim zamanında gübreleme yapılmıyor. Bundan sonra gübrelemeyi ekim döneminde yapmayı tavsiye edeceğiz. Genellikle bölgede alışkanlığımız nedeniyle Nisan ayı sonunda ya da Mayıs ayında ekiliş yapılıyordu. Nisan ayında kuru toprağa, yağış olur diye ekiliş yaptığımızı düşünürsek, Mayıs ve Haziran ayları sonunda, çiçek tablama dönemi, Temmuz ayına gelecek. Dolayısıyla bu durumda bitki kuraklığa maruz kalacak. Ekim zamanı bu kadar önemlidir. Artık iklim değişiyor. Bu nedenle bildiğimiz her şeyi unutacağız. İklim değişti, bizim de değişmemiz gerekiyor. Bu anlamda çok hassas olup birçok şeyi takip etmemiz gerekiyor" dedi. Konuşmaların ardından toplantı sona erdi.