Yerel Haberler
Edirne
Edirne Valisi Sezer: "Erken yaşadığımız bir kuraklık söz konusu"
16 Temmuz 2024 Salı - 16:09 Edirne Valisi Sezer: "Erken yaşadığımız bir kuraklık söz konusu" Edirne Valisi Yunus Sezer, Meriç Nehri’nde elektrik üretimi yapılmak üzere yapılan Arşimet Burgu Türbinli Hidroelektrik Santrali’nde incelmelerde bulunarak, "Meriç Nehri’nde durum biraz daha farklıydı ama artık orada da kritik seviyelere gelmiş durumdayız" dedi. Edirne Valisi Yunus Sezer, Meriç Nehri üzerine kurulan ve kentte enerji üretimi sağlamak için kurulan Arşimet Burgu Türbinli Hidroelektrik Santrali’nde incelemelerde bulundu. Vali Sezer, enerji santralinde meydana gelen kaza sonucu lastik savakların bazılarının yıkıldığını ve yeniden proje revizyonu ile beraber 8 aylık süre içerisinde diğer firmalarla beraber baştan sona kadar ele alınıp yeniden süreci tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, Vali Sezer yaşanan kuraklıkla ilgili de açıklamalarda bulunarak, Tunca ve Meriç Nehir’lerinde kritik seviyelere gelindiğine dikkat çekti. "Kabul yapıldıktan sonra buradaki işlemleri tamamlamış olacağız" Edirne Valisi Yunus Sezer, "Meriç Nehri üzerinde kurulu bulunan santral binasının üzerindeyiz. Bunun yapım süreci yaklaşık planlamasıyla beraber 3 yılı aşkın bir süre. Son 8 ayda da inşaattaki aksaklıklardan dolayı daha önce meydana gelen kaza sonucu buradaki savakların bazılarının yıkıldığını görmüştük ve yeniden burada proje revizyonu ile beraber 8 aylık süre içerisinde diğer firmalarla beraber baştan sona kadar ele alıp yeniden süreci tamamladık. Şuanda da yaklaşık 1 ay önce su tutma süreci tamamlandı. Bu santral binasının en son testleri yapıldı. Almanya’dan gelen bir teknik ekip tarafından enerji verme noktasında deneme süreci başlatıldı. Bununla ilgili son kabul aşamasına gelindi. Kabul yapıldıktan sonra buradaki işlemleri tamamlamış olacağız” dedi. “Bulgaristan tarafında da ciddi bir kuraklık söz konusu” Vali Sezer, “Meriç Nehrinde durum biraz daha farklıydı ama artık orada da kritik seviyelere gelmiş durumdayız. 2 gün önce İpsala’ya kadar giderek orada da bir inceleme yaptık. Orada en büyük sulama birliğimiz Hamzadere Sulama Birliği kooperatiflerimizle ve üreticilerimizle bir araya geldik. Öncelikle Keşan tarafındaki çeltik arazilerinde yapılan sulamadan deşarj edilen suların kullanılması noktasında bir görüş birliğine vardık. Bu sular direk denize akıyordu şimdi bir kanal aracılığı ile tekrar Meriç Nehri’nde aktarılıyor. Meriç Nehri’nden de tekrar çeltik arazilerine aktarılacak. Yaklaşık 80 bin dönüm alan bu sayede kullanılabilecek. İkinci olarak da Çakmak Barajı’nın olduğu yerden Uzunköprü tarafına Ergene Havzası’na su basılıyordu. Burada da suyun debisinin aşırı düşmesinden dolayı biraz Yunanistan tarafına doğru suda yön değişikliği oldu. Orada da suyun rahat alınabileceği bir gölet alanı oluşturuyoruz. Suyun rahatlıkla çekilip Ergene ve Uzunköprü tarafına gönderilebileceği bir çalışmayı ortaya koyuyoruz. Umarız bir an önce yağmur yağsın ve bu sıkıntıları geride bırakalım. Daha önceki yıllarda Bulgaristan tarafından su bırakılması söz konusu olmuş. Onunla ilgili de yaklaşık 1 aydır Bulgaristan makamları ile tarım bakanlığımız vasıtasıyla bunlarla ilgili yoğun bir şekilde görüşmeler yapılıyor. Fakat Bulgaristan tarafında da ciddi bir kuraklık söz konusu. Oradan bir miktar su salınması için bu süreç doğru yönde ilerliyor” diye konuştu. "En fazla 2 buçuk milyon metreküp su var" Meriç Nehri’nde suyun tutulması ile aşağıdaki suyun az gitmesi arasında bir ilişkinin söz konusu olmadığını aktaran Vali Sezer, “Nehir yatağında ne kadar su varsa mecburen o suyun savaklardan akarak aşağıya doğru gitmesi gerekiyor. 1 damla su buraya düşse 1 damla su savaktan akıp gidecek. Burada bir suyun tutulması söz konusu değil. Burası bir baraj değil. Bu yüzden suyun tutulması söz konusu değil. Suyun yönünü enerji üretim bölümüne yönlendirmek için yapılmış bir sedde. Çiftçilerimiz belki ürünlerinin zarar görmesinden dolayı suyun tutulmasının etki edeceğini düşünebilir. Fakat burada nehirden ne akıyorsa aşağıya da o gidiyor. Bir damla su burada kalmış değil. Burada mevcut 2 buçuk milyon metreküp bu seddeden dolayı birikmiş su var. Kooperatiflerimizle ve çiftçilerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Eğer çok zorda kalınırsa bu 2 buçuk milyon metreküp suyu da bırakacağız. Burada amacımız enerji üretmek değil, zor günlerinde çiftçilerimize de burasının bir faydası olabilirse o da bizi memnun edecektir. Biz buradaki suyu günlük 10 metreküp bıraktığımız zaman 3 gün içerisinde bu havzada hiç su kalmıyor nehir normal yatağına dönüyor. Yani 10 metreküple 2,8 günlük bir su hacmimiz var. Onu da o aşağıdaki arkadaşlardan kooperatif birlik ve üreticilerimizin nihai noktada değerlendirmelerine göre bunu da bırakacağız. Keşke daha fazla verebileceğimiz suyu burada hapsedebilseydik. Fakat onu da yapma imkanı yok. En fazla 2 buçuk milyon metreküp su var. Onu da 10 metreküp olarak bıraktığımız zaman yaklaşık 3 günde bu gördüğümüz alanda hiç bir su kalmıyor. Nehir normal yatağına dönüyor. Şuanda Meriç Nehri’nde 44 metreküp suyumuz var. Bu 44 metreküp ne kadar geliyorsa buradan akıp hepsi devam ediyor. Fiziki olarak da bunu biriktirmemiz çok mümkün değil. Bu süreç zor bir süreç, gece gündüz üreticilerimizle, kooperatiflerimizle ve birliklerimizle beraber çeltik üretiminde ve nispeten ayçiçeği üretiminde ürünlerde bir eksik olmasın diye yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Amacımız çiftçimizin zarar etmemesi ve mağdur olmaması yönünde. Bu süreci ve bu sezonu zararsız şekilde kapatmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. "Şuanda nehir debileri 12 aylık sürecin en alt seviyesinde" Havaların sıcak gitmesiyle beraber Tunca Nehri’nde de kuraklığın yaşandığını ifade eden Vali Sezer, "Daha önceki yıllarda Ağustos sonuna doğru başlayan kuraklık maalesef bu sene yeterince yağış olmaması nedeniyle erken başladı. Haziran’ın 15’inden itibaren kuraklığı ciddi anlamda hissediyoruz. Burası çeltiğin Türkiye’de en fazla ekildiği alan ve çeltikte suya ihtiyaç var. Diğer noktada ayçiçeğinin de yoğun şekilde ekildiği bir alan. Onun da suya çok ihtiyacı var. Şuanda nehir debileri 12 aylık sürecin en alt seviyesinde. Bazen Tunca Nehri’nde 3 metreküp/ saniye, Meriç Nehri’nde de saniyede 40 metreküp/ saniyeye kadar düşüyor. Bu aşağılara İpsala tarafına indiği zaman 24 metreküplere kadar düşüyor. Bununla ilgili olarak Tunca Nehri’nde dönüşümlü bir planlamaya gittik. Üst taraftaki suyu kesip aşağı taraftaki tarım alanlarına veriyoruz. 3-4 gün sonra da aşağıyı kesip yukarıya veriyoruz. Hepsini aynı anda veremiyoruz. Yaklaşık 20 gündür bunu uyguluyoruz" ifadelerini kullandı.
Edirne’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü
16 Temmuz 2024 Salı - 04:01 Edirne’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü 15 Temmuz 2016 Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişiminin üzerinden tam 8 yıl geçti ancak yaşananlar unutulmadı. Edirne’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla etkinlik düzenlendi. Tüm yurtta olduğu gibi Edirne’de de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla kent merkezinde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Vatandaşlar ellerinde Türk Bayrakları ile meydanlarda toplanarak şehitleri andı. Atatürk Heykeli önünde düzenlenen etkinlikte Kur’an-ı Kerim tilavetleri okundu, kahramanlık marşları söylendi. Programa kurum ve kuruluşların müdürleri, şehit yakınları, gaziler ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda şehitler için dua edildi. FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimi ile ilgili hazırlanan videolar sinevizyon aracılığı ile vatandaşlara izletildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması meydanda dev ekrana yansıtıldı. Vatandaşlar bu anı cep telefonlarına kaydetti. Din görevlisi Faruk Aşçı tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. "15 Temmuz sadece bir tarih değildir" Edirne Valisi Yunus Sezer, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında,15 Temmuz’un sadece bir tarih olmadığını, aynı zamanda milletin azim ve kararlılığını, demokrasiye olan inancını ve vatan sevgisinin de bir sembolü olduğunu söyledi. Bundan 8 yıl önce 15 Temmuz 2016 FETÖ mensubu hainler tarafından darbe girişiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve taarruzu aziz Türk milletinin iradesiyle bertaraf edildiğini söyleyen Vali Sezer, "Milletimiz korkusuzca meydanlara inmiş, tankların, tüfeklerin karşısında dimdik durmuştur o karanlık gecede genç, yaşlı demeden her birimiz vatan savunmasında birleştik. Aziz milletimizin her bir ferdi bu karanlık gecede cumhuriyete, demokrasiye ve iradesine sahip çıkarak FETÖ mensuplarına hain emellerine ulaşmasına izin vermediler.15 Temmuz gecesinde hepimiz bir ihanetle irkildik. Bir ihanetin karanlığını umudun aydınlığına çevirmemizin 251 vatan evladının şahadete yürümesinin bizlere verdiği eşsiz bir onur ve gurur vardır. O gece selalar eşliğinde sokağa inen diliyle ve kalbiyle ülkesi için dua eden tüm vatandaşlarımızın ortaya koyduğu muhteşem direniş ve sahiplenme sadece o ihaneti bastırmakla sınırlı kalmamıştır" dedi. "Şahadete yürüyebilecek yüz binleri hesap etmediler" Darbe girişiminde bulunanların her şeyi hesap ettiğini ancak bu milletin 3 bin yıllık bir geçmişine sahip olduğunu hesap edemediklerini ifade eden Vali Sezer, "Bu milletin değerler üzerinde tanımlanmış bir millet olmasını hesap edemediler. On beşlilerin Çanakkale’ye nasıl gittiğini unuttular. İzmir’de Hasan Tahsin’in kurşunu hangi duyguyla ilk gerçekliğini unuttular? Fethi Sekin’i unuttular. 15 Temmuz gecesi sokağa inecek ve şahadete yürüyebilecek yüz binleri hesap etmediler. Bu yüz binlerin içerisinde kuaföründen, teknisyenine, devlet memurundan ev hanımına kadar herkes tek yürek içerisinde bu millet için, bu milletin istiklali için yürüdüler. Bu coğrafyada bin yıldan beri nasıl hayatta kaldığımızı ve birbirimize nasıl tutkun olduğumuzu hesap edemediler. 15 Temmuz gecesi Ömer Halis Demir’in gösterdiği kahramanlık hepimizin yüreğinde bir ateş gibi yanmaktadır. Halis Demir darbenin şehidini değiştiren cesaretiyle Milletimizin bağımsızlık mücadelesine ne kadar kararlı olduğunu bizlere bir kere daha göstermiştir. İstanbul’ Boğaz Köprüsü’nde, Kızılay’da, Çankaya’da, Genelkurmay’ın önünde ve külliye önünde her biri ayrı bir destan olarak tarihe yazılacak muhteşem bir mücadele verilmiştir" ifadelerine yer verdi. Önümüzdeki yüzyılın Türkiye yüzyılı olacağını söyleyen Vali Sezer, "Şehitlerimizin hatırasını inşallah ilelebet kadar devam ettireceğiz rehavete kapılmak yok. Hepimiz biliyoruz ki bu topraklarda ayakta durmak ve bu topraklarda egemen millet ve devlet olarak yaşamak çok zor. Bunun bedelini biz bu topraklara girdiğimiz bin yıldan beri ödüyoruz ve halen daha ödemeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu. Vali Yunus Sezer, konuşmasının ardından sporcuların getirdiği sancağı teslim aldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan koruma altındaki çocuklar arasında yapılan resim, şiir yarışmaları ile 15 Temmuz şehitlerine mektup yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri Vali Yunus Sezer tarafından takdim edildi. 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Sanatçı Ahmet Sula tarafından “15 Temmuzu Anlamak” konulu sunum yapıldı. Sunum ilgiyle izlendi ve vatandaşlarca telefonlara kaydedildi. Saatler 00.13’te Selimiye Camii başta olmak üzere kentteki tüm camilerde selalar okundu.