Yerel Haberler
Edirne
22 Mart 2026 Pazar - 19:08 "Çatlı" filminin galası Keşan’da yapıldı Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan "Çatlı" filminin galası Edirne’nin Keşan ilçesinde yapıldı. Susurluk’ta 1996 yılında meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ve Deniz Enyüksek’in yönetmenliğini yaptığı "Çatlı" adlı filmin galasına; filmin başrol oyuncuları Vedat İnceefe ile Şiva Behrouzfar’in yanı sıra Abdullah Çatlı’nın eşi Meral Aydoğan, kızları Doç. Dr. Gökçen Çatlı ve Selcen Çatlı ile filmin oyuncu kadrosu ve davetliler katıldı. Filmin yönetmeni Deniz Enyüksek, "Sizin sevmeniz için 2 film yaptık. Şuan izleyeceğiniz film 4 buçuk saatlik bir hikayenin ilk kısmı olacak. İkincisini de son bahar ya da kış mevsiminde yayınlamayı düşünüyoruz" dedi. Abdullah Çatlı’yı canlandıran Vedat İnceefe ise, "Bu işler gerçekten emek isteyen ve mesai harcanması gereken işler. Üst düzey bir futbol hayatımız oldu ama bu işlere emek harcamak gerekiyor. Biz güzel bir ekip ile birlikte, onların sayesinde bu işte bir yere kadar geldik" şeklinde cevap verdi Abdullah Çatlı’nın kızı Gökçen Çatlı da, "Yaşadıklarımızı, tarihe tanıklığımızı film ile birlikte dile getirmeye gayret ettik. Bu, görsele dayalı mücadelenin ilk adımı. Yayınlandığı ilk günden beri Türk milleti büyük teveccüh gösteriyor. Türk milletine bu anlamda müteşekkirim. Film ile birlikte çocukluğumuzu yaşadığımız bazı anılarımızı tekrar izlerken, hüzünlendiğimiz yerler, başı dik Elif gibi durduğumuz yerler, tarihe saygı ile selam gönderdiğimiz yerler de oldu. Biz tarihe tanıklık ettik" dedi.
Geleceğin tava ciğer ustaları ilk deneyimlerini yaşadı
23 Mayıs 2024 Perşembe - 14:12 Geleceğin tava ciğer ustaları ilk deneyimlerini yaşadı Edirne’de Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri çerçevesinde tava ciğerin hazırlanmasından pişirmesine kadar her aşamasını öğrenen aşçılık programı öğrencileri ilk deneyimlerini yaşadı. Genç aşçı adayları, coğrafi işaretli tava ciğerin hazırlanmasından pişirmesine kadar her aşamasını işin ustalarından düzenlenen etkinlikte öğrendi. Trakya Üniversitesi Arda Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencileri turizm elçisi merhum Bahri Dinar’ın işletmesinde gerçekleştirilen atölye çalışmasında, tava ciğeri kesiminden pişirilmesine kadar geçen süreci deneyerek öğrendi. Tava ciğer ustalarıyla birlikte ciğer doğrayan geleceğin aşçıları, ilk olarak kesim işlemini, daha sonra ise ocağın başına geçerek pişirmesini öğrendi. Ciğeri unlayıp kızgın yağda pişiren öğrenciler, hem ciğerin tadına baktı hem de arkadaşlarına ikram etti. Atölye çalışmasıyla öğrencilere tava ciğerin inceliklerini öğretmeye çalıştıklarını söyleyen Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğeri Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, tava ciğer ustalarının uzun bir çıraklık sürecinin ardından yetiştiğini anlattı. Özellikle bıçak ustalarının 7-8 yılda yetiştiğini söyleyen İmrak, "Ciğer hazırlamak zor bir iş. Bu atölyeye katılan öğrenciler işin mutfağından geldikleri için onların bıçak tutmaları farklı oluyor. Gayet iyi doğruyorlar. Birkaç öğrencimiz oldukça iyiler, onlara çalışma teklifinde bulunduk. Maalesef bıçak ve tava ustalarımız çok yetişmiyor, bu konuda biraz sıkıntımız var. İnşallah bu tür çalışmalar yeni ustaların yetişmesine vesile olacaktır" dedi. İlk kez ciğer doğradığını ve güzel bir deneyim olduğunu söyleyen Öğrencilerden Asiye Cengiz, Edirne’ye gezi amaçlı geldiğinde tava ciğerin tadına baktığını ve gelen herkesin ilk önce kentin meşhur lezzeti tava ciğer yediğini belirtti. İlk defa eğitimli bir şekilde ciğer doğradığını söyleyen öğrencilerden Miyasi Kazan, güzel bir deneyim olduğunu ve gelecekte kendine bu sektörde bir işletme açmayı hedeflediğini belirtti.
Geleceğin tava ciğer ustaları ilk deneyimlerini yaşadı
23 Mayıs 2024 Perşembe - 14:05 Geleceğin tava ciğer ustaları ilk deneyimlerini yaşadı Edirne’de Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri çerçevesinde tava ciğerin hazırlanmasından pişirmesine kadar her aşamasını öğrenen aşçılık programı öğrencileri ilk deneyimlerini yaşadı. Genç aşçı adayları, coğrafi işaretli tava ciğerin hazırlanmasından pişirmesine kadar her aşamasını işin ustalarından düzenlenen etkinlikte öğrendi. Trakya Üniversitesi Arda Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencileri turizm elçisi Merhum Bahri Dinar’ın işletmesinde gerçekleştirilen atölye çalışmasında, tava ciğeri kesiminden pişirilmesine kadar geçen süreci deneyerek öğrendi. Tava ciğer ustalarıyla birlikte ciğer doğrayan geleceğin aşçıları, ilk olarak kesim işlemini, daha sonra ise ocağın başına geçerek pişirmesini öğrendi. Ciğeri unlayıp kızgın yağda pişiren öğrenciler, hem ciğerin tadına baktı hem de arkadaşlarına ikram etti. Atölye çalışmasıyla öğrencilere tava ciğerin inceliklerini öğretmeye çalıştıklarını söyleyen Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğeri Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, Tava ciğer ustalarının uzun bir çıraklık sürecinin ardından yetiştiğini anlattı. Özellikle bıçak ustalarının 7-8 yılda yetiştiğini söyleyen İmrak, "Ciğer hazırlamak zor bir iş. Bu atölyeye katılan öğrenciler işin mutfağından geldikleri için onların bıçak tutmaları farklı oluyor. Gayet iyi doğruyorlar. Birkaç öğrencimiz oldukça iyiler, onlara çalışma teklifinde bulunduk. Maalesef bıçak ve tava ustalarımız çok yetişmiyor, bu konuda biraz sıkıntımız var. İnşallah bu tür çalışmalar yeni ustaların yetişmesine vesile olacaktır" dedi. İlk kez ciğer doğradığını ve güzel bir deneyim olduğunu söyleyen Öğrencilerden Asiye Cengiz, Edirne’ye gezi amaçlı geldiğinde tava ciğerin tadına baktığını ve gelen herkesin ilk önce kentin meşhur lezzeti tava ciğer yediğini belirtti. İlk defa eğitimli bir şekilde ciğer doğradığını söyleyen öğrencilerden Miyasi Kazan, güzel bir deneyim olduğunu ve gelecekte kendine bu sektörde bir işletme açmayı hedeflediğini belirtti.
Bu mesleğin önü açık: Altına şekil verecekler
22 Mayıs 2024 Çarşamba - 12:03 Bu mesleğin önü açık: Altına şekil verecekler Edirne’de Meslek Yüksekokulu Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Programı öğrencileri atölye çalışmalarında takıya şekil veriyor. Bu bölümden mezun olan öğrenciler, en çok aranan iş kolundan mezun olup altınlara ve takılara şekil verecek. Trakya Üniversitesi Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Programı öğrencileri, dökümden, plaka çekmeye, temizlemeden cilalama ve kaynatma yöntemine kadar takının her aşamasını atölye çalışmalarında öğrenerek geleceğe hazırlanıyor. Geçmişten aldıkları ilhamla yola çıkan ve kendi tasarımlarını oluşturarak kolye ucu, küpe, broş gibi farklı eserler ortaya çıkaran öğrenciler, edindikleri tecrübe ve deneyimlerle geleceğin tasarımcısı olarak yetişiyor. Osmanlı döneminde yer alan çini motifleri ve mimari öğeleri tasarımlarda ön plana çıkaran öğrenciler, ayrıca ayçiçeği ve buğday gibi ürünleri de takılarda işliyor. Bölümünün 2012 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini söyleyen Kuyumculuk ve Takı Tasarımı Öğretim Görevlisi Aybike Kınalı, mezun ettikleri öğrencileri sektörün ihtiyacına yönelik olarak ve ayrıca stüdyo tipi kuyumculuk sanatında da uğraşacakları bireyler olarak yetiştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Öğrencileri klasik kuyumculuk tekniklerinin yanında çağdaş teknolojileri de kullanabilen bireyler olarak yetiştirdiklerini belirten Kınalı, öğrencilerin temelde kuyumculuk birikimini yüzük, küpe, kolye ve broşta olmak üzere pirinç metalinde başlayarak gümüş metalinde devam ettiklerini ve yarı değerli taşları da kullanarak tasarımlarını oluşturduklarını dile getirdi. "Öğrenciler sanat tecrübesi kazanıyor" Öğrencilerin atölyede yaptığı eserlerle okul dönemi içerisinde farklı sergilere de katılarak bu sanat tecrübesini kazandıklarını aktaran Kınalı, "Ardından sektörde yaptıkları staj birikimi ile birlikte mezun olduklarında farklı dallarda ihtiyaçlara yönelik çalışmalarda bulunuyorlar. Tasarım ve üretim tekniklerini bir arada göstererek sektöre hazırlanmalarına katkı sağlıyoruz. Ayrıca tasarımları yaparken bölgenin tarihi, coğrafi yapısı ile ve kültürel geçmişini de inceleyerek çeşitli çalışmalarda bulunuyoruz" ifadelerine yer verdi. "Edirne’nin tarihi geçmişini tasarımlara yansıtıyorlar" Öğrencilerin Edirne’nin tarihi geçmişinde bulunan bitki örtüsünü tasarımlarına yansıttığını belirten Kınalı, Osmanlı döneminde yer alan çini motifleri ve mimari öğelerin özellikle tasarımlarda ön plana çıktığını söyledi. Bölgenin bitki örtüsünde yer alan ayçiçeği ve buğday gibi ürünlerin de tasarımlarda ilham kaynağı olduğunu aktaran Kınalı, "Selimiye motiflerinden oluşan set çalışmamız da var. Selimiye Camii’nin minber deseninden yola çıkılarak tasarladığımız ürünler var. Tasarımı tamamen bana ait. Öğrencilerimiz de Selimiye Camii’nin farklı alanlarında yer alan çini motiflerinden yola çıkarak kolye, küpe ve yüzük gibi çalışmalarda bulundular" dedi. "Kendi tasarımlarımızla ürünler çıkarıyoruz" Atölyede kendi takılarını tasarlayıp ürünler çıkardıklarını söyleyen Kuyumculuk Takı ve Tasarım 1. Sınıf öğrencisi Esra Er, hocalarının verdiği belli başlı konuların yanında Edirne’ye ait eserleri de takılara yansıttıklarını belirtti. Başından sonuna kadar takının her aşamasını hocalarının da yardımıyla öğrendiklerini aktaran Er, Dökümden, temizlemeye, ciladan kaynatma yöntemine kadar her şeyi öğrendiklerini ifade etti. Atölyede öğrendiklerinin meslek hayatına büyük katkısı olacağını düşündüğünü belirten Er, mesleğin inceliklerini öğrenip başarılı bir takı tasarımcısı olmayı hedeflediğini söyledi. "Sıfırdan başladık" Sıfırdan başladıklarını ve gümüş dökme, plaka çekme gibi yöntemlerle kolye ucu, küpe gibi takılar yapmayı öğrendiklerini söyleyen Kuyumculuk Takı ve Tasarım 1. Sınıf öğrencisi Yusuf Emir Kahraman, atölyede sadece el sanatları olarak değil, tarihi açıdan da birçok faydalı bilgi edindiklerini belirtti. Geçmişle geleceği harmanladıklarını aktaran Kahraman, geçmişteki tasarımlardan aldıkları ilhamlara kendi düşüncelerini katarak sanat eseri ortaya çıkardıklarını söyledi. Mezun olduktan sonra atölye açmayı hedeflediğini ifade eden Kahraman, stabil çalışmalardan ziyade hayal gücünü kullanarak çeşitli tasarımlar oluşturmak istediğini vurguladı.
Vali, öğrencilere okul sevgisi aşıladı
21 Mayıs 2024 Salı - 20:49 Vali, öğrencilere okul sevgisi aşıladı Edirne Valisi Yunus Sezer, öğrencilerin devamsızlık yapmaması ve öğrencilere okul sevgisini aşılamak amacıyla çocuklarla birlikte geleneksel oyunlar oynadı. Edirne Valisi Yunus Sezer, Barutluk Mahallesi’nde bulunan ve pilot okul olarak seçilen Fevzi Paşa İlkokulu bahçesinde oluşturulan “Geleneksel Oyun Alanı” projesi ile dezavantajlı öğrencilerle birlikte topaç çevirme, beş taş, ip atlama ve daha birçok oyun oynayarak çocukların devamsızlık sorununun önüne geçilmesini hedefledi. Hayatta geçirilen proje ile devamsızlık yapan yaklaşık 1300’e yakın öğrenciye okul sevgisi aşılandı. Öğrenciler geleneksel oyunlar oynayarak okullu oldu. Proje sayesinde devamsızlık yapan öğrenciler geleneksel oyunlar oynayarak hem eğleniyorlar hem de öğreniyorlar. Vali Sezer, Edirne’deki diğer okullarda da benzer alanların oluşturulacağını ve devamsızlık sorununun önüne geçilerek, öğrencilerin okullu sevmelerinin amaçlanacağını belirtti. “Çocukların okulu sevmeleri çok önemli” Edirne Valisi Yunus Sezer, "Öğrencilerin hem akademik başarılarını artırmak hem de sosyal, sportif ve kültürel gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Öğrencilerimizin okula devamıyla ilgili sıkıntı yaşıyoruz sene başından beri. Çocuklarımızı okulu sevdirme, okulla ilgili olarak aileleriyle okulu bir araya getirme ve çocuklarımızı evlerinde ziyaret ederek eksikleri varsa onları bir şekilde giderme ve her halükarda çocuklarımızın okullara devamını sağlama amacıyla bir dizi proje yürüttük. Yaklaşık 1300’e yakın devamsız öğrencimiz vardı. Bu öğrencilerimizin şu anda neredeyse tamamı devam eder duruma geldiler. Bu söylediklerim sürekli devamsız öğrencilerimizdi. Şimdi öğrencilerden çok az bir kısmı bazen işte aralıklı olarak devamsızlık yapıyorlar. Onlarla ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Burada çocuklarımız hem okulu sevsinler, hem gelsinler burada enerjilerini atsınlar, hem de geleneksel oyunlarımızı öğretelim diye hocalarımız, öğretmenlerimiz, müdürümüz, milli eğitimimiz yoğun bir çaba içerisinde. Burada da okul bahçesini geleneksel oyunların oynanabileceği şekilde dizayn etmiş durumdalar. Biz de çocukluğumuzu hatırladık. Burada hem halat çekmece, hem topaçla ilgili topaç döndürmece, bunlar çocukluğumuzda çok vardı. Şimdi çocukların, yeni neslin de bunu öğrenmesi bizim açımızdan çok önemli. Hem eğleniyorlar, hem öğreniyorlar, hem de geleneksel oyunlarımızı unutmuyorlar, hem de okulu seviyorlar. Bu çok önemli, çocukların okulu sevmeleri çok önemli” dedi.