Yerel Haberler
Edirne
YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar Edirne’de
23 Şubat 2024 Cuma - 15:54 YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar Edirne’de Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Edirne’de yapılan Trakya Üniversiteler Birliği 22. Üst Kurul Toplantısı’nda bilim diplomasisinin Türk diplomasisi içerisinde son yıllarda giderek artan ağırlığını gördüklerini ve bunu desteklediklerini söyledi. Edirne’de yapılan Trakya Üniversiteler Birliği 22. Üst Kurul Toplantısı, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Trakya Üniversiteler Birliği’nin Trakya Üniversitesi, Kırklareli Üniversitesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ve Bandırma 17 Eylül Üniversitelerinden teşekkül eden bir Birlik olduğunu söyleyen YÖK Başkanı Erol Özvar, Birliğin amacının üniversiteler arasında akademik iş birliğini güçlendirmek olduğunu ifade etti. Trakya Üniversiteler Birliği’nin Trakya bölgesinde yüksek öğretimin eğitim öğretim kalitesini artırmak ve Trakya dolayısıyla Balkanlar’la yükseköğretime dair ilişkileri güçlendirmek gibi bir misyonu kendisine amaç edinmiş bir birlik olduğuna değinen Özvar, toplantıda 5 üniversitenin katılımcıları ile birlikte yapılan çalışmaları maliyetleriyle birlikte değerlendirmiş olacaklarını aktardı. Yüksek Öğretim Kurulu olarak üniversitelerin kendi aralarında tatlı bir rekabette olmasını istedikleri kadar aynı zamanda birbiriyle iş birliği içerisinde olmasını da fevkalade önemli bulduklarını belirten Özvar, "Rekabetin iş birliğiyle birlikte yürümüş olması üniversitelerimizin eğitim öğretim kalitesinde akademik faaliyetlerin üretkenliğine fevkalade önemli katkı veriyor. Bu bakımdan tatlı rekabetle birlikte, birlikte çalışmak ve birlikte yürümek de en az rekabet kadar önemli. Bu bakımdan üniversitelerimizin bu birliklerini Yükseköğretim Kurulu olarak destekliyoruz" ifadelerine yer verdi. "Çok önemli katkıları var" Trakya Üniversiteler Birliği’nin, yüksek öğretim kurulunun temel amaçlarından bir tanesine çok önemli katkı verdiğini söyleyen Özvar, bu katkının üniversitelerin uluslararası boyutta diğer ülkelerdeki üniversitelerle etkileşim içerisine girmesi olduğunu ifade etti. Bu bölgenin sadece Balkan coğrafyasına değil, aynı zamanda ülkenin diğer coğrafyalarında yaşayan öğrencilere de fevkalade önemli hizmetler verdiğini söyleyen Özvar, 5 üniversite ile birlikte önümüzdeki dönemde yapacakları çalışmaları müzakere edeceklerini belirtti. "Son yıllarda daha tanınır ve görünür hale geldi" Türk üniversitelerinin son yıllarda gerek ulusal, gerek uluslararası çevrelerde daha tanınır ve daha görünür hale gelmeye başladığını dile getiren Özvar, bu tanınırlığın daha da artmasını arzu ettiklerini ifade etti. Balkan coğrafyasından bu bölgelere daha fazla sayıda öğrencinin gelerek burada eğitim almasını ve yetişmesini arzu ettiklerini söyleyen Özvar, bununla alakalı aldıkları bazı tedbirleri uygulamaya koyduklarını belirtti. Yükseköğretimin ülkenin en önemli alanlarından bir tanesi olduğunu aktaran Özvar, üniversitelerin bu alanda devlete ve ülkeye hizmet ettiğine değindi. Yükseköğretim Kurulu olarak bilim diplomasisinin Türk diplomasisi içerisinde son yıllarda giderek artan ağırlığını gördüklerini ve bunu desteklediklerini belirten Özvar, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu alandaki görevlerini yerine getirmeye devam edeceklerini söyledi.
44 yıldır odunları yontuyor
22 Şubat 2024 Perşembe - 11:16 44 yıldır odunları yontuyor Edirne’de 12 yaşındayken çırak olarak marangoz dükkanında işe başlayan Yılmaz Kiriş, zamanla işin ustası oldu ve birçok kurumda şirket elemanı olarak çalışıp emekli olduktan sonra ise kendi iş yerini açtı. 44 yıldır marangozluk mesleğini sürdüren Kiriş, sanayide açtığı atölyesinde yurt dışından aldığı siparişleri hazırlıyor. 12 yaşında marangozda çırak olarak başladığı serüvenini işinin ustası olarak devam ettiren 56 yaşındaki Yılmaz Kiriş’in, restorasyon çalışmalarından, camilerin yer döşemeleri ve ahşap kapılarına, minberden, mescitlere ve ibadethanelere kadar birçok eserde emeği var. Sanayide açtığı atölyesinde birçok farklı çalışmaya imza atan Kiriş, Bulgaristan ve Yunanistan başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden sipariş alıyor. Küçük yaşlardayken marangozda çırak olarak mesleğe adım atan 56 yaşındaki Yılmaz Kiriş, 44 yıldır işini aşkla sürdürüyor. Askere gitmeden önce mobilya işi yaptığını ve daha sonra da çeşitli kurumlarda şirket elemanı olarak çalışarak çeşitli eserler yaptığını söyleyen Yılmaz Kiriş, yanan müftülük binası, şimdiki böcek mektebi, Kaleiçi’ndeki tarihi konakların restorasyonu, Selimiye Camii’nin yer döşemeleri, kapıları ve imam odaları gibi birçok çalışmada yer aldığını belirtti. "Yurt dışından da sipariş alıyoruz" Emekli olduktan sonra iş yeri açmaya karar verdiğini aktaran Kiriş, "Minber, mihrap, mobilyalar, ahşap torna işi gibi birçok iş yapmaya başladık. Yurt dışından da sipariş alıyoruz. Bulgaristan’da daha ağırlıklı. Yunanistan’da da müşterilerimiz var. Bulgaristan’da mutfak dolabı talebi çok var. Oraya çok mutfak dolabı getirdik. Buradan kendimiz montajını yapıp teslim ettik. Bulgaristan’da camiler oluyor, minber, mescitler, ibadethaneler var. Müftülük aracılığı ile bizi bulanlar oldu. Sofya’da bir iş yaptık. Onu görenlerden talepler geldi. Bulgaristan’da ibadethaneler açılmaya başladı. Cami olarak değil de küçük mescit olarak açılıyor. Edirne’de birçok camide restorasyon işlerine katıldım. Şuanda Sokullu Hamamı restorasyonunu yapıyoruz. Genelde kimsenin yapamadığı işleri yapmaya çalışıyoruz. Marangozların yapamadığı işleri bize getirdikleri oldu. Sanayide bunları bizden başka yapan usta yok" ifadelerine yer verdi. Bulgaristan’a minber ve mihrap hazırladıklarını belirten Kiriş, tamamlandığında boyayıp vernikleyip saracaklarını ve montajını yapmak için gidip teslim edeceklerini ifade etti. Çıraklık okulundan da gelen öğrenciler olduğunu söyleyen Kiriş, Meraklı olanları alıp yetiştirmeye ve işi öğretmeye çalıştıklarını aktardı. Çırak olarak kurs gören 18 yaşındaki Mert Çalar, işi yaparken çok keyif aldığını ve ustaya yardım ettiğini belirtti. Diğer gençlerin de bu işe yönelmesi gerektiğine değinen Kiriş, bu işi yapanların sayısının çok azaldığını ifade etti. "Meslekten kopamıyorum" Emekli olması ve yaşının ilerlemesine rağmen meslekten kopamayan 67 yaşındaki Yusuf Sakallı, "10 yaşında çıraklıktan başladım ve yetiştim. Emekli olduğu halde meslekten kopamıyorum. Burada mobilya, ahşap gibi her türlü eseri üretebiliyoruz. Süsleme sanatı, restorasyon gibi işlerde çalışıyoruz" dedi.
Elektrik panosu değil, paket paket sigara deposu
21 Şubat 2024 Çarşamba - 13:26 Elektrik panosu değil, paket paket sigara deposu Edirne’de bulunan Kapıkule Sınır Kapısı’nın Bulgaristan tarafında bulunan Kaptan Andreevo Sınır Kapısı’nda yapılan kontrollerde 91 bin 770 paket kaçak sigara ele geçirildi Kaptan Andreevo’nun gümrük memurları tarafından Türkiye’den ülkeye giren tırlarda yapılan 3 ayrı incelemede ilk olay, Türk plakalı bir kamyonun kontrol noktasına gelmesiyle ortaya çıktı. Türk vatandaşı olan şoför, Türkiye’den İngiltere’ye taşınan tekstil ve mobilya ürünlerine ilişkin düzenli belgeleri ibraz ederken kamyonda, beyan edilen mallar arasında altı metal dolapta yabancı tüketim vergisi etiketli 71 bin 500 kutu sigara bulundu. Ele geçirilen tütün ürünlerinin piyasa değerinin 235 bin euro olduğu öğrenildi. Diğer olayda, Türkiye’den Bulgaristan üzerinden Fransa’ya eşya taşıyan Türk tescilli başka bir kamyonda yapılan incelemede 16 bin 470 kutu sigara bulundu. Ele geçirilen sigaraların metal dolaplarda ve elektrik panolarında saklandığı gözlendi. Başka bir tır şoförü hakkında, gümrük yetkililerinin bilgisi ve izni olmadan devlet sınırından sigara taşımaya teşebbüs etmesi nedeniyle idari ihlale ilişkin bir işlem düzenlendi. Türkiye’den Bulgaristan üzerinden Almanya’ya nakledilen ve beyan edilen grup mallar arasında 3 bin 800 kutu sigaraya rastlandı. Yapılan yakalamalar sonrası Haskovo Bölge Savcılığı’nın denetimi altındaki soruşturmacı gümrük müfettişleri tarafından ön duruşma işlemleri başlatıldı.