Yerel Haberler
Edirne
Saroz bölgesinde turizm canlandırılacak
17 Ocak 2024 Çarşamba - 10:41 Saroz bölgesinde turizm canlandırılacak Edirne’nin güneyinde Saros Körfezindeki Yayla sahili ve İbrice limanında inceleme yapan Edirne Valisi Yunus Sezer, bölgenin turizmine yönelik ilk adımların atıldığını belirtti. Yayla sahilinde kıyı bölgesinde dalgaların zarar verdiği evler ile ilgili bilgi alarak, yerinde inceleme yapan Vali Sezer, Yayla limanında mendirekler, otopark alanı, kıyı bölgesindeki hanelere dalgaların vermiş olduğu tahribatın önlenmesine yönelik ihale çalışmalarının başladığını belirtti. Saros körfezinin en çok tercih edilen tüplü dalış noktalarından olan limanı gezen Vali Sezer, bölgede yapılacak çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Limanda faaliyet gösteren dalış merkezi yetkilileriyle bir araya gelen Sezer, yapılan faaliyetler hakkında bilgi aldı. Vali Sezer, sahil düzenlemesi ile ilgili talimat vererek, çalışmanın bir an önce tamamlanması gerektiğini söyledi. Vali Sezer, “Hedefimiz Saros bölgemizdeki tüm sahil alanlarımızda ve limanlarımızda belirli bir standart oluşturarak, yapılacak işlerle ilgili olarak kooperatifler, dalış kulüpleri ile koordineli şekilde çalışmak. İbrice limanında dalış turizminde cazibe merkezi haline getirilmesi, altyapı problemi otopark alanı, balıkçı kulübelerinin yapımı noktasında gerekli çalışmanın başlatılması talimatını verdik” dedi. Saros körfezi, 144 çeşit balık, 78 tür deniz bitkisi ve 34 tür süngere ev sahipliği yapan, su altı zenginlikleri ile dolu ve sualtı etkinlikleri ile ilgilenenler için oldukça önemli bir bölge. Saros körfezi ayrıca; dünyada windsurf sporuna müsait 3 denizden birisi olarak kabul ediliyor.
Muhtarlığa adanmış ömürler: 35, 30 ve 25 yıldır muhtarlık yapıyorlar
17 Ocak 2024 Çarşamba - 09:22 Muhtarlığa adanmış ömürler: 35, 30 ve 25 yıldır muhtarlık yapıyorlar Edirne’de 35 yıldır muhtarlık yapan Haluk İnağ, 30 yıldır muhtarlık yapan Şaban Ergit ve 25 yıldır muhtarlık yapan Zeki Yaşagör, ömürlerini adeta muhtarlığa adadı. Hayatlarının yarısını bu meslekte geçiren muhtarlar, seçildikleri 80’li ve 90’lı yıllarda işlemleri kağıt üzerinde yaparken bugün ise dijitalleşmeye ayak uydurup bilgisayar kullanıyor. Edirne’de muhtar seçildikten sonra mahallelerinin hem ağabeyleri hem de muhtarları olan bazı kişiler, 35, 30 ve 25 yıldır muhtarlık yapıyor. Yıllarca her sabah saat 08.00’de muhtarlık binasını açan muhtarlar, teknolojinin getirdiği yenilikleri de öğrenerek işlemleri bilgisayar üzerinden gerçekleştiriyor. Mesleğe seçildikleri 80’li ve 90’lı yıllarda bilgisayar yerine tüm evrakları kağıt üzerinden gerçekleştiren muhtarlar, son yıllarda teknolojiye uyum sağlayıp evrak işlemlerini dijital ortamda gerçekleştiriyor. 30 yıldır her sabah saat 08.00’de muhtarlık binasını açıyor Edirne merkez Abdurrahman Mahallesi’nde yaşayan 75 yaşındaki muhtar Şaban Ergit, 6 dönem 30 yıldır mahallesine hizmet veriyor. Girdiği her seçimde onlarca rakibini yenerek sandıktan zaferle çıkan Ergit, 30 yıldır her sabah saat 08.00’de muhtarlık binasına giderek işinin başına geçiyor. 7’nci dönem için aday olduğunu açıklayan Ergit, "Vatandaşlar dertlerini bize aktarıyor, biz de yetkili kurumlara aktarıyoruz" dedi. 35 yıllık muhtar yeniden aday Edirne merkez Babademirtaş Mahallesi’nde yaşayan 68 yaşındaki muhtar Haluk İnağ, 7 dönem 35 yıldır mahallesine muhtar olarak hizmet veriyor. Yaklaşık 7 bin kişinin yaşadığı mahallede 35 yıldır muhtarlık yapan İnağ, mahalledeki vatandaşların yüzde 95’ini tanıyor. 1989 yılından itibaren girdiği her seçimde onlarca rakibini yenerek sandıktan zaferle çıkan İnağ, 35 yıldır her sabah saat 08.00’de muhtarlık binasına giderek işinin başına geçiyor. 7 dönem 35 yıldır mahallesi için çalışan İnağ, 8. dönem için 31 Mart yerel seçimlerinde yeniden aday oldu. Mahallenin hem muhtarı hem ağabeyi Edirne merkez Barutluk Mahallesi’nde 5 dönem 25 yıldır muhtarlık yapan 63 yaşındaki Zeki Yaşagör, 6’ncı dönem için aday olduğunu ifade etti. Mahallenin hem muhtarı hem de ağabeyi olan Yaşagör, 25 yıldır mahallelinin eksik ve sorunlarıyla mücadele ediyor. Mahallelinin kendisini sevdiğini ve her dönem yeniden muhtar seçtiğini söyleyen Yaşagör, 25 yıldır muhtarlık yapmanın gururunu yaşadığını ifade etti.
Art arda 4 kez Türkiye şampiyonu oldu, şimdi gözünü milli takım ve olimpiyatlara dikti
16 Ocak 2024 Salı - 14:20 Art arda 4 kez Türkiye şampiyonu oldu, şimdi gözünü milli takım ve olimpiyatlara dikti Edirne’de su korkusunu yenmek için başladığı yüzme sporunda kısa sürede büyük başarılara imza atan 14 yaşındaki genç yüzücü Beyza Işık, üst üste 4. kez Türkiye şampiyonu olmanın heyecan ve mutluluğunu yaşadı. Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından 20-24 Aralık 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen Arena Kulüplerarası Yıldız Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonası’nda yarışan genç sporcu Beyza Işık, 400 metre karışık stilinde 14 yaş kategorisinde Türkiye şampiyonu oldu. Fenerbahçe Spor Kulübü adına 400 metre karışık branşında yarışan ve 4 kez üst üste Türkiye şampiyonluğu elde eden genç yüzücü Işık, kazandığı başarılarla bütün dikkatleri üzerine çekti. Edirne’de su korkusunu yenmek için başladığı yüzme sporunda Türkiye şampiyonluğu elde ederek, ailesini ve Edirne’yi gururlandırdı. "Başarımın sırrı disiplinli çalışmak" Çok disiplinli antrenman yaptığını söyleyen Edirneli Yüzücü Beyza Işık, salı ve perşembe çift antrenman olmak üzere her gün çalışmalara devam ettiğini ve bu başarının çok çalışmakla geldiğini belirtti. Türkiye Şampiyonası’nın büyük bir yarış olduğunu ve herkesin heyecan yaptığını söyleyen Işık, başarısının sırrının disiplinli çalışmaktan geçtiğini belirterek, çalışma programı hakkında bilgi verdi. Sabah 5’te kalkıp, 6’da antrenmana başladığını söyleyen Işık, "8’de çıktıktan sonra aynı gün içinde okulum da oluyor. 9’da okula yetişiyorum. Akşam 5’te antrenmana gidiyorum. 7’de de çıkıp 1 saatlik kara antrenmanımız oluyor. En son 8 buçuk gibi çıkıyorum" dedi. "Hedefim milli takıma girip ülkemi temsil etmek" Gelecekteki hedefinin milli takıma girip ülkesini temsil etmek olduğunu ifade eden Işık, Türk Bayrağı’nı Avrupa’da dalgalandırmak istediğini belirtti. Yüzme sporunun hem bireysel olması açısından, hem de suyla alakalı olduğu için çok zor bir spor dalı olduğunu söyleyen Işık, "Severek ve özverili bir şekilde yapınca ardından başarılar gelince çok güzel bir başarıya dönüşüyor. Bu sayede daha da kolaylaşıyor. Biraz da sosyal hayatımızdan vermemiz gerekiyor. İkisini de birden yürütmek çok zor. Yüzme sporunu diğer sporlardan ayıran en önemli özelliği de hayat kurtarıcı bir spor olmasıdır. Bu anlamda tüm arkadaşlarımın yüzmeye teşvik edilmesini isterim" diye konuştu.
Uzmanından uyarı: "Sarılmayın, tokalaşmayın"
16 Ocak 2024 Salı - 10:39 Uzmanından uyarı: "Sarılmayın, tokalaşmayın" Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip Ekuklu, pandemi döneminde unutulan sarılma, tokalaşma, öpüşme geleneğinin yeniden başladığını ve böyle dönemlerde hastalıkların çok hızlı yayıldığını belirterek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Kapalı alanlarda geçirilen vaktin artması, kalabalık ortamlarda bulunma süreleri, pandemi döneminde alınan tedbirlerin elden bırakılması, hepsi hastalıklara davetiye çıkarıyor. Havaların soğumaya başlaması ve kış mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte artan ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı ve vücut ağrıları gibi şikayetlerin yanı sıra üst solunum yolu enfeksiyonu, influenza, grip, nezle gibi hastalıklarda da artış yaşanmaya başladı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip Ekuklu, "Hastalık semptomu olan bir kişi öksürüyorsa, aksırıyorsa, sarılmayacak, tokalaşmayacak, el hijyenine dikkat edecek, sık sık ellerini yıkayacak ve maske takacak ki toplumun ve ailenin diğer bireylerini korusun" diyerek vatandaşlara çağrıda bulundu. Geçmişte de benzer hastalıkların genellikle bu mevsimde artış gösterdiğini hatırlatan Prof. Dr. Ekuklu, kovid-19 salgınıyla mücadele döneminde toplumda duyarlılık oluştuğunu ve o dönemde vatandaşların yaygın olarak maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymasıyla birlikte bir süre üst solunum yolu enfeksiyonlarında da azalma görüldüğüne dikkat çekti. Solunum yolu enfeksiyonunun kapalı-sıkışık ortamlarda ve solunum ve temasla daha kolay yayılıp bulaşabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ekuklu, kovid-19 salgını döneminde uygulanan tedbirlerin zamanla unutulduğunu ve önlemler bırakılınca mevsimle de uyumlu olarak üst solunum yolu enfeksiyonlarının da, viral enfeksiyonların da arttığını ifade etti. "Kovidi unuttuk ve normal kabul ediyor olduk" Kovidin unutulduğunu ve normal kabul edilmeye başlandığını aktaran Prof. Dr. Ekuklu, "Kişisel önlemleri bırakınca havalar soğuyup kapalı ortamlarda geçirilen vakit artınca bu tür enfeksiyonların yayılmasına neden oldu. Bugün yine onları konuşuyor olduk. Kapalı alanlarda, toplu taşımada maske takmak lazım, el hijyenine yine dikkat etmek gerekir. Özellikle çocuklar onlar uzun süre kapalı ortamlarda bir arada bulunuyorlar. Onlar bunu ebeveynlerine taşıyabiliyorlar. Onlara da sabunla el yıkamayı hatırlatmak lazım. Biz de kişisel koruyucumuz olan maskemizi bu mevsimde özellikle de kapalı ortamlara girerken yeniden takmaya başlayacağız" ifadelerine yer verdi. Risk grupları arasına yer alan bebekler, çocuklar, hamileler, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanların kapalı ortamlarda çok fazla bulunmamaları gerektiğine değinen Prof. Dr. Ekuklu, kapalı ortama girmeleri gerekiyorsa da maske takmalarını tavsiye ettiklerini belirtti. "Influenza grubu bir ailenin pek çok çocuğu gibidir" Influenza grubunun bir ailenin pek çok çocuğu gibi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ekuklu, "Eğer bir kronik rahatsızlığı yoksa bunlar günlük hayatta hafif atlatılan hastalıklardır. Ama risk grubunda yer alıyorsa o zaman daha özenli ve dikkatli olmak gerekiyor. Hastaneye başvurularda artış olabilir ki zaten şuanda durum o şekilde. Bunların bazıları hastaneye yatırılmak zorunda da kalabilir. Çok anormal bir telaşa gerek yok, ama çok da rahat davranmamak ve rehavete kapılmamak gerek" dedi. Özellikle solunum yolu enfeksiyonu geçiren insanların maske takmalarının toplumun kalan kısmını ve ailenin diğer bireylerini koruma noktasında son derece önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Ekuklu, tedbirin elden bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti. Maske takmanın önemine değinen vatandaşlardan Erdin Kokeralp, maskenin hastalığı başkasına bulaştırmanın önüne geçtiğini ve kalabalık ortamlarda mutlaka maske takılması gerektiğini aktardı.
Donan ürünler çöpe atıldı, kalanlar battaniyelerle korunmaya çalışılıyor
16 Ocak 2024 Salı - 09:43 Donan ürünler çöpe atıldı, kalanlar battaniyelerle korunmaya çalışılıyor Balkanlar’dan gelen soğukların etkisi altına giren Edirne’de sebze ve meyve halinde bulunan ürünler eksi 7 dereceye dayanamayarak dondu. Edirne’de soğuk havada zor şartlar altında satış yapan hal esnafı, ısınmak için sebze ve meyve kasalarını yaktı. Soğuk havanın sebze meyvelerin donmasına yol açtığını ifade eden esnaf, soğuk havanın işlerini olumsuz etkilediğini bildirdi. Donma nedeniyle birçok sebze ve meyve satılmadan çöpe atıldı. Edirne’de soğukları sebze ve meyve halini de vurdu. Özellikle gece yaşanan şiddetli soğuk tonlarca sebze ve meyvenin donmasına neden oldu. Yüzlerce ton sebze ve meyvenin donması karşısında yazıhane sahipleri çaresizlik içinde kalarak, "Soğuğu bizi yaktı" dedi. Kalan birkaç kilo sebze ve meyvenin de donmaması için elektrikli soba ve battaniyeler ile soğuktan korumaya çalışıyorlar. "Soğuğa dayanıksız ürünler donuyor" Edirne hal esnaflarından Sinan Nal, "Dondurucu soğuklarda dolayı hal esnafı olarak elimizden geldiği kadar malları donmaktan korumaya çalışıyoruz. Isıtıcıları elimizden geldiği kadar geceden sabaha kadar yakarak korumaya çalışsak bile yine de mallar donuyor. Muzlar ve soğuğa dayanıksız ürünler donuyor. Bu ürünler de çöpe gidiyor" dedi. Edirne Pazarcılar Odası Başkanı Şeref Hasır, son günlerde yaşanan soğuk havanın işlerine çok önemli ölçüde yansıdığını belirterek, Edirne’de son soğuklar sebebi ile işlerde düşüşlerin ve fiyat artışları olduğu vurguladı. Hasır, "Soğuk havalar dolayısı ile mallar donuyor, bu da doğal olarak fiyatlara yansıyor. Yaşanan donmaları önlemek için battaniyelerle çarşaflarla malları korumaya çalışıyoruz" diye konuştu. Malların donmaması için battaniyelerle korumaya çalışan esnaf, marul ve karnabahar ve soğan donmasın diye kömür sobalarını yaktıklarını belirtti. Hal esnafı, soğuktan mahsulü korumanın en mantıklı yolunu ısıtıcı, katalitik ve kömür sobası yakmakta buluyor.
Edirne’de Tapu Kadastro personelinden şehitler için saygı duruşu
15 Ocak 2024 Pazartesi - 17:28 Edirne’de Tapu Kadastro personelinden şehitler için saygı duruşu Pençe-Kilit Operasyonu’nda kahramanca mücadele ederken şehit düşen Mehmetçikler şehitler için, tüm yurtta olduğu gibi Edirne Tapu ve Kadastro 14. Bölge Müdürlüğünde de personel ve kuruma işlem yapmaya gelen vatandaşlarla birlikte dua edilerek saygı duruşunda bulunuldu. Pençe-Kilit Harekat bölgesinde şehit olan kahraman Mehmetçikler için doğudan batıya tüm Türkiye’de olduğu gibi Edirne’de de vatandaşlar ve kurumlar büyük bir minnet duygusuyla saygı duruşunda bulunuyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın kuzeyinde yürüttüğü Pençe Kilit Harekat bölgesinde üs bölgesine sızmaya çalışan bölücü terör örgütlerince çıkan çatışmada şehit düşenleri anmak ve aziz şehitlere minnettarlığı ifade etmek amacıyla Tapu ve Kadastro 14. Bölge Müdürü Hayrullah Akdemir öncülüğünde kahraman şehitler için dualar edilerek 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. “Şehitlerimizin kanı hürmetine bugün buralarda rahat nefes alabiliyoruz” Edirne Tapu ve Kadastro 14. Bölge Müdürü Hayrullah Akdemir, “Her karış toprağı şehit kanıyla sulanan aziz vatanımızın başı sağ olsun. Bu topraklar ilelebet bize vatan olsun diye 9 yiğidimiz daha toprağa tohum olarak düştü ve şehadet şerbetini içti. Ülkemizin tüm ferdiyle, bu büyük acıyla yandık, kavrulduk ve yüreğimizde hissettik. Ateş bu sefer düştüğü yeri değil, tüm Türkiye’yi yaktı. Bizim birbirimizi sevmekten, bir ve beraber hareket etmekten başka şiarımız yok, çıkar yolumuz da yok. Her karış toprağımızdan şehit kanı fışkırmakta. Şehitlerimizin kanı hürmetine bugün buralarda rahat nefes alabiliyoruz. Onları her zaman minnet ve şükranla anıyoruz. Büyük Türk milletinin dünya üzerinde muzaffer olabilmesi için kardeşliğimizin pekiştirilmesi gerektiğinin bilincine bir kez daha varıyoruz diyerek, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” dedi. Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü hizmet binasının bahçesinde işlemlerini yaptırmaya gelen vatandaşlarında katılımıyla düzenlenen anma programında yapılan saygı duruşunun ardından edilen dualarla tören sona erdi.