Yerel Haberler
Edirne
Asırlık gelenek: Gelin ve damat hamama deveyle geldi
13 Ekim 2023 Cuma - 10:31 Asırlık gelenek: Gelin ve damat hamama deveyle geldi Edirne’de yaşayan Damat Alper Zülüfoğlu ve Nehir Kabaca, deve üzerinde Mezitbey Çukur Hamamı’na çalgılı çengili müzik eşliğinde getirildi. Deve üzerindeki alay, görenlerin de ilgisini çekti. Edirneli Romanlar, yüzyıllardır sürdürdükleri hamam geleneğini günümüzde de renkli görüntülerle devam ettiriyor. Düğün öncesi gelin hamamı düzenleyen vatandaşlar, Edirne Küçükpazar semtinden 5 kilometrelik yol katederek Medrese Alibey Mahallesi’nde bulunan gelin evine geldi. Buradan gelin kaftanı üzerinde evinden deve ile alınarak, Mezitbey Çukur Hamamı’na deve üzerinde getirildi. Deve üzerindeki gelin görenlerin ilgi odağı olurken, sürücüler de görüntü karşısında hayrete düştü. Gelin Nehir Kabaca, "Geleneksel olduğu için deveyle hamama geldik" dedi. Çanakkale’den deve kiralandı Geleneksel develi alayı için Çanakkale’den 75 bin TL verilerek deve kiralandı. Düğün alayına gençlerin ailesi ve yakınları da yürüyerek eşlik etti. Yakınları çalgılı çengili konvoyu oyunlarıyla şenlendirip renklendirdi. Gelin damatta deve üzerinde oynarken, cadde boyunca görenler develi gelin alayını ilgiyle izleyip bol bol görüntü aldı fotoğraf çekti. Nehir Kabaca, "Geleneksel gelin hamamını yaşatmak istedik. Alayımızı da geleneksel olduğu için deve ile yaptık, mutluyuz" ifadelerini kullandı. Pop star Salih Zülüfoğlu şarkılar söyledi Özel bir TV kanalında yarışmaya katılan Salih Zülüfoğlu’nun şarkıları eşliğinde yollardan gelen davetliler, yoldan geçerken trafik kısa süreliğine durdu. Hamam sefası öncesi Hamam önünde oyunlar oynandı, damacanalarla ayranlar tepsilerle meyveler ve yiyecekler hamam sefası için taşındı. Hamam önünde oyunlar oynandı Selimiye Camisi’nin önünde bulunan hamama kadar, müzik eşliğinde oyunlar oynanıp geleneksel hamam töreni renklendirildi. Roman çifti görenler bu anı telefonlarına kaydederek eğlenceye eşlik etti. Damat evinden davul-zurna ve oyun havaları eşliğinde deve ile gelen gelin hamam giriş yaptı. Gelin ve damat merdiven yardımıyla deveden indirildi. Edirneli Romanlar, Osmanlı geleneğini sürdürerek gelini düğün öncesinde hamama götürüyor, renkli kıyafetler giydiriyor ve oluşturdukları kortejle davul zurna eşliğinde oyunlar oynuyor.
Türkiye-Bulgaristan sınırında Bulgar polisinin vurularak öldürülmesi davası
12 Ekim 2023 Perşembe - 19:10 Türkiye-Bulgaristan sınırında Bulgar polisinin vurularak öldürülmesi davası Türkiye-Bulgaristan sınırında bir Bulgar polisinin tüfekle öldürülmesi olayıyla ilgili ağabey ve kardeşi hakim karşısına çıktı. İddialara göre, 7 Kasım 2022 günü saat 21.30 sıralarında Edirne’nin Lalapaşa ilçesi Küçünlü köyü sınır hattında bulunan ağabey Engin E. ile kardeşi Mustafa E., Bulgaristan sınırında devriye gerçekleştiren Bulgaristan polisine av tüfeğiyle ateş açtı. Bulgaristan polisi hayatını kaybetti. Şüpheli ağabey ve kardeşi kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şahısların üzerlerinde yapılan aramada olayda kullanılan av tüfeği ve bu tüfeğe ait 23 adet av fişeği ele geçirildi. Şüphelilerden ağabey Engin E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, bir diğer şüpheli kardeşi Mustafa E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu yargılanan sanık ağabey Engin E., tutuksuz yargılanan sanık kardeş Mustafa E. ve olayda hayatını kaybeden Bulgaristan polisinin anne ve babası katıldı. “Alkollüydüm, kime ateş açtığımı anlamadım” Tutuklu sanık ağabey Engin E., sınır hattına 8 metre mesafede kardeşiyle birlikte yemek yedikleri esnada Bulgaristan sınırından kendilerine ışık tutulduğunu söyledi. Kurt veya domuz gibi hayvanların kendilerine zarar vermemesi için yanlarında bulunan silahla ışık tutulan yere ateş açtığını ifade eden Engin E., "Kime ateş açtığımı anlamadım, çukurda oturmuş yemek yiyorduk. Benim dikkatsizliğim nedeniyle oldu, ben hatalıyım ayrıca alkollüydüm” dedi. “Olaydan sonra uyumaya devam ettik” Tutuksuz yargılanan sanık kardeş Mustafa E., ağabeyiyle birlikte çobanlık yaptıklarını ve genellikte kırda yaşadıklarını söyledi. Ormanlık alanlarda hayvanların ve kaçak göçmenlerin kendilerine zarar vermemesi için ağabeyinin yanında silah bulundurduğunu anlatan Mustafa E., olayın yaşandığı esnada uyuduğunu ve silah sesine kalktığını ifade etti. Abisinin kendisine ‘yat oğlum’ deyince yeniden uyuduğunu ve sabah saat 10.00 gibi uyandıklarını anlatan Mustafa E., köye giderken yakalandıklarını ifade etti. Yanlarında gitmeyen arkadaşına “seni arkadaşlıktan siliyoruz” demişler Şüpheli ağabey ve kardeşin arkadaşı N.T. duruşmada tanık olarak dinlendi. Olayın yaşandığı gece köyde düğünde beraber olduklarını ve alkol içtiklerini söyledi. Daha sonra ‘bir yere gideceğiz bizimle gel’ diye ağabey ve kardeşin kendisine teklifte bulunduğunu ancak kabul etmediğini anlatan tanık N.T., şüphelilerin kendisine darıldığını ve “seni arkadaşlıktan siliyoruz” dediklerini, yaşanan olayı sonradan öğrendiğini belirtti. Tutuklu sanık ağabey Engin E.’nin tutukluluk halinin devamına, tutuksuz yargılanan sanık kardeş Mustafa E.’nin adli kontrol tedbirinin devamına karar verilerek, Bulgaristan’a yazılan istinabe dönüşün beklenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için mahkeme ileri bir tarihe ertelendi.
Tunca Nehri’ne atılan koltuk görenleri hayrete düşürdü
12 Ekim 2023 Perşembe - 13:06 Tunca Nehri’ne atılan koltuk görenleri hayrete düşürdü Edirne’nin önemli su kaynaklarından olan ve neredeyse kuruma noktasına gelen Tunca ve Meriç Nehri, kirlilikle ön plana çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde Tunca Nehri kenarında duran ve şimdilerde suya atılan koltuk ise görenleri hayrete düşürüyor. Son yılların en kurak döneminin yaşandığı Edirne’de etkili olan kuraklık nehirleri de olumsuz etkiledi. Geçtiğimiz yıllarda taşkınlarla anılan nehirler, bu yıl kuraklıkla boğuşuyor. Yaz mevsiminde etkili olan aşırı sıcak ve kuraklığa bağlı nehir debilerinde düşüş yaşandı. Tunca Nehri’ne atılan araç lastiği ve plastik atıkların yanı sıra geçtiğimiz günlerde nehir kenarında duran ve şimdilerde suya atılan koltuk ise görenleri hayrete düşürüyor. Debilerin düşmesiyle birlikte nehir yüzeyi çöplerle kaplandı. Plastik atıklar, araç lastikleri ve diğer çöpler su seviyesinin düşmesiyle gün yüzüne çıktı. Ayrıca bölgede etkili olan kuraklık, nehirlerdeki canlı yaşamını da olumsuz etkiliyor. Kentin önemli su kaynaklarından olan Meriç Nehri’nin debisi son 6 yılın en düşük seviyesine geriledi. DSİ 11. Bölge Müdürlüğü Nehir Debi verilerine göre, geçen yıl aynı ay Kirişhane İstasyonu’nda 69 olan Meriç Nehri’nin debisi 12 Ekim 2023 tarihinde 44 metreküp saniyeye geriledi. Tunca Nehri’nin Suakacağı İstasyonu’ndaki ölçümde ise nehrin debisinin 6 metreküp saniyeye kadar gerilediği görüldü. Kış aylarında yatağına sığmayıp taşkınlara neden olan Tunca ve Meriç Nehirleri dip seviyeyi gördü. Bölge çiftçisinin üretimde de kullandığı nehir suyunun giderek azalması endişelendiriyor. "Daha önce bu kadar kuruduğunu hiç görmemiştim" Sulama kooperatifinde görevli Okan Paçör, "Bu yılki kuraklık gerek arazi sulamasında gerekse ürünlerin yetişmesi anlamında çiftçileri çok etkiledi. Çok zorlu bir yıl yaşadık. Bu sadece çiftçilik anlamında değil, hayvanlar açısından da balıkların hayatında da tehlike oluşturdu. Geçtiğimiz yıllarda çok yağış alan bölgemiz bu yıl 4-5 ay hiç yağış almadı. Kış aylarında seddelerde patlama olurdu. Bu yıl onu yaşamadım ama yazın çok büyük kuraklığa şahit olduk. Şu an nehirlerin debisi çok düşük. Ekim dönemi yaklaşıyor. Daha önce bu kadar kuruduğunu hiç görmemiştim" dedi. "Eskiden taşkınlarla anılırdı, şimdi kuraklıkla gündeme geliyor" Vatandaşlardan Selçuk Kahvecioğlu, daha önce taşkınlarla anılan nehirlerin son 2 yıldan beri kuraklıkla gündeme geldiğini hatırlatarak, "Ekim ayına geldik ama hala su seviyesinde bir yükselme yok. Bu durum hem insanlar, hem çiftçiler hem de suda yaşayan canlılar için olumsuz bir durum teşkil ediyor. Meriç Nehri’nin yanı sıra Tunca Nehri’nde de su seviyesi çok düşmüş durumda ve nehirde kum birikintileri, ağaç dalları gözüküyor. Çoğu yerleri yosun kaplamış. Lastik, şişe gibi o kadar çok katı atık var ki umarım herkes çevre konusunda daha duyarlı olur. Umarım sonraki yıllarda bu görüntüye muhtaç kalmayız" ifadelerine yer verdi.