Yerel Haberler
Edirne
28 Şubat 2026 Cumartesi - 18:20 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 18:05 28 Şubat sonrası mağdurlarından Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı 1999 y’lı yıllarda öğrencilik yapan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadığını söylediği baskıları anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını savunan Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası hâline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini öne sürdü. Yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu savundu. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunduğunu söylediği resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.
DEM heyeti Selahattin Demirtaş’la görüştü
19 Ekim 2025 Pazar - 15:39 DEM heyeti Selahattin Demirtaş’la görüştü DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüştü. Görüşmede, Demirtaş’ın ’Terörsüz Türkiye’ sürecine dair olumlu adımları desteklediği vurgulandı. Sabah saatlerinde gerçekleşen görüşmenin yaklaşık 2,5 saat sürdüğü öğrenildi. Parti eş başkanları, cezaevi programı kapsamında eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ile de bir araya geldi. Görüşme sonrası açıklama yapan Tülay Hatimoğulları, Demirtaş’ın ’Terörsüz Türkiye’ sürecinin ilerlemesine yönelik atılacak olumlu ve yapıcı adımların önemine dikkat çektiğini söyledi. Hatimoğulları, Demirtaş’ın hem cezaevi içinde hem de toplumda sürece katkı sunmayı hedeflediğini söyledi. Hatimoğulları, "Selahattin Demirtaş’ı ziyaret ettik. Kendisi sağlık ve moralleri açısından iyi durumda. Barışa dair umutları yüksek. Arkadaşlarımızın dışarıya gönderdiği mesaj, barış sürecini sonuna kadar destekledikleri yönünde. Demirtaş, barış sürecinin sağlıklı ilerlemesi için yasal düzenlemelerin hızlanması gerektiğini de vurguladı" dedi. Tuncer Bakırhan ise, Demirtaş’ın demokratik çözüme önemli katkılar sunacağına inandıklarını ifade ederek, "Arkadaşlarımızın yeri artık hücreler ve cezaevleri değil, yanımızda olmalılar. Barışı toplumsallaştırmak için özgür bir şekilde sürece katkı sunmaları gerekiyor. Bu konuda Türkiye halklarının duyarlı olmasını bekliyoruz" diye konuştu.
Devletten 49 yıllığına bedelsiz kiralanan arazilerde ceviz bereketi
19 Ekim 2025 Pazar - 11:35 Devletten 49 yıllığına bedelsiz kiralanan arazilerde ceviz bereketi Edirne’nin İpsala ilçesine bağlı Karaağaç köyünde, devletin 49 yıllığına ceviz ekilmesi şartıyla bedelsiz kiraya verdiği 2 bin dekar arazide ceviz hasadı başladı. Yöre halkı, ata mesleği haline gelen ceviz üretimini imece usulüyle sürdürüyor. Silkeleme makinesi ile ağaçlardan dökülen cevizler, kadın ve erkek işçilerin el birliğiyle toplanıyor. Çuvallanan cevizler soyma ve kurutma makinelerinde işlenerek satışa hazır hale getiriliyor. Üretilen cevizler, Türkiye’nin önde gelen kuruyemiş firmalarına gönderiliyor. "Ailece ceviz üretiyoruz" Ceviziyle meşhur Karaağaç köyünde ailece ceviz üretimi yaptıklarını dile getiren Tanju Özgür, "Önce makinelerle ceviz ağaçlarını silkeleyerek meyveleri düşürüyoruz. Kadın işçilerimiz kovalara doldurup çuvallara aktarırken, erkek işçiler de römorklara yüklüyor. Römorklardan eve getirip soyma makinesine alıyoruz. Tesisimiz çok profesyonel değil ama kendi imkânlarımızla kurduk, elimizden geldiğince geliştirmeye çalışıyoruz" dedi. Bu yıl mevsim şartlarının üreticiyi zorladığını belirten Özgür, "İlk kez ciddi bir don olayıyla karşılaştık. Erkek tozlayıcı türler çok zarar gördü, bu yüzden cevizler yeterince tozlanamadı. Ancak çevre illerden tozlayıcı temin ederek ağaçlara astık ve verimi bir nebze artırabildik. Geçen yıla göre bu yıl biraz daha iyi durumdayız. Şu anda bulunduğumuz bahçede cevizler gayet güzel, hasada başladık. İnşallah birkaç gün içinde toplama tamamlanacak, ardından kurutma ve paketleme süreci başlayacak" diye konuştu. "Yüzde 40’ına yakınını perakende satıyoruz" Hasat sonrası fiyatların henüz netleşmediğini dile getiren Özgür, beklentinin toptanda 240-260 TL, perakendede ise 290-310 TL civarında olduğunu söyledi. Özgür, "Geçen yıl cevizlerimizin bir kısmı Ankara’ya satılmıştı. Bu yıl da İstanbul, Ankara, Tekirdağ gibi illerden kuruyemişçiler ve tüccarlar köyümüze gelmeye başladı. Cevizlerimizin yüzde 30-40’ını perakende, kalanını toptan olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam 400-500 ton civarında ceviz elde ediyoruz" Karaağaç köyünde yaklaşık 2 bin 500 dekar alanda ceviz üretimi yapıldığını belirten Özgür, "Ağaçlarımızın yaşları 2 ila 25 yıl arasında değişiyor. Toplamda 400-500 ton civarında ceviz elde ediyoruz. Köyün neredeyse tamamı ceviz üretimiyle geçiniyor. Yaklaşık 15-20 yıl önce babam yerli ceviz türleriyle başlamıştı. Daha sonra aşı yöntemiyle Chandler cinsine geçtik. Bu tür hem hastalıklara dayanıklı hem de verimi yüksek olduğu için piyasada çok tercih ediliyor. Şu anda köydeki ağaçların yüzde 98’i Chandler türü" dedi.
Devletten 49 yıllığına bedelsiz kiralanan arazilerde ceviz bereketi
19 Ekim 2025 Pazar - 11:08 Devletten 49 yıllığına bedelsiz kiralanan arazilerde ceviz bereketi Edirne’nin İpsala ilçesine bağlı Karaağaç köyünde, devletin 49 yıllığına ceviz ekilmesi şartıyla bedelsiz kiraya verdiği 2 bin dekar arazide ceviz hasadı başladı. Yöre halkı, ata mesleği haline gelen ceviz üretimini imece usulüyle sürdürüyor. Silkeleme makinası ile ağaçlardan dökülen cevizler, kadın ve erkek işçilerin el birliğiyle toplanıyor. Çuvallanan cevizler soyma ve kurutma makinelerinde işlenerek satışa hazır hale getiriliyor. Üretilen cevizler, Türkiye’nin önde gelen kuruyemiş firmalarına gönderiliyor. "Ailece ceviz üretiyoruz" Ceviziyle meşhur Karaağaç köyünde ailece ceviz üretimi yaptıklarını dile getiren Tanju Özgür, "Önce makinelerle ceviz ağaçlarını silkeleyerek meyveleri düşürüyoruz. Kadın işçilerimiz kovalara doldurup çuvallara aktarırken, erkek işçiler de römorklara yüklüyor. Römorklardan eve getirip soyma makinesine alıyoruz. Tesisimiz çok profesyonel değil ama kendi imkânlarımızla kurduk, elimizden geldiğince geliştirmeye çalışıyoruz" dedi. Bu yıl mevsim şartlarının üreticiyi zorladığını belirten Özgür, "İlk kez ciddi bir don olayıyla karşılaştık. Erkek tozlayıcı türler çok zarar gördü, bu yüzden cevizler yeterince tozlanamadı. Ancak çevre illerden tozlayıcı temin ederek ağaçlara astık ve verimi bir nebze artırabildik. Geçen yıla göre bu yıl biraz daha iyi durumdayız. Şu anda bulunduğumuz bahçede cevizler gayet güzel, hasada başladık. İnşallah birkaç gün içinde toplama tamamlanacak, ardından kurutma ve paketleme süreci başlayacak" diye konuştu. "Yüzde 40’ına yakınını perakende satıyoruz" Hasat sonrası fiyatların henüz netleşmediğini dile getiren Özgür, beklentinin toptanda 240-260 TL, perakendede ise 290-310 TL civarında olduğunu söyledi. Özgür, "Geçen yıl cevizlerimizin bir kısmı Ankara’ya satılmıştı. Bu yıl da İstanbul, Ankara, Tekirdağ gibi illerden kuruyemişçiler ve tüccarlar köyümüze gelmeye başladı. Cevizlerimizin yüzde 30-40’ını perakende, kalanını toptan olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam 400-500 ton civarında ceviz elde ediyoruz" Karaağaç köyünde yaklaşık 2 bin 500 dekar alanda ceviz üretimi yapıldığını belirten Özgür, "Ağaçlarımızın yaşları 2 ila 25 yıl arasında değişiyor. Toplamda 400-500 ton civarında ceviz elde ediyoruz. Köyün neredeyse tamamı ceviz üretimiyle geçiniyor. Yaklaşık 15-20 yıl önce babam yerli ceviz türleriyle başlamıştı. Daha sonra aşı yöntemiyle Chandler cinsine geçtik. Bu tür hem hastalıklara dayanıklı hem de verimi yüksek olduğu için piyasada çok tercih ediliyor. Şu anda köydeki ağaçların yüzde 98’i Chandler türü" dedi.
Enez ilçesine bayan kaymakam atandı
18 Ekim 2025 Cumartesi - 15:48 Enez ilçesine bayan kaymakam atandı İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan son kararnameyle Aydın’ın Karpuzlu ilçesinde Kaymakam Vekili olarak görev yapan Merve Ayık, Edirne’nin Enez ilçesi Kaymakamlığı görevine atandı. Yeni görev yeri Enez’de hizmet vermeye hazırlanan Kaymakam Ayık, kamu yönetimi alanındaki tecrübesi ve sosyal projelere verdiği önemle tanınıyor. 1990 yılında Ankara’nın Akyurt ilçesinde doğan Merve Ayık, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. 2013 yılında biyomedikal mühendisliği bölümünden mezun olan Ayık, 2019’da hukuk fakültesini bitirerek kamu yönetimi alanında ikinci bir akademik birikim kazandı. 2014 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde "sağlık uzmanı" olarak göreve başlayan Ayık, bu kurumda yedi yıl boyunca çeşitli idari görevlerde bulundu. 2021 yılında İçişleri Bakanlığı’nın açtığı kaymakamlık sınavını kazanarak mülki idare amirliği kariyerine adım attı. Kaymakamlık stajlarını Muğla Seydikemer ve Trabzon Ortahisar ilçelerinde tamamlayan Ayık, 12 Ağustos 2022 tarihli onayla Aydın Karpuzlu Kaymakam Vekili olarak göreve başladı. Yaklaşık iki yıl boyunca Karpuzlu’da görev yapan Ayık, ilçede eğitimden tarıma, turizmden kadın girişimciliğine uzanan birçok sosyal projeye destek verdi. Mayıs 2024’te İçişleri Bakanlığı Eğitim Dairesi tarafından düzenlenen Yabancı Dil Eğitim Programına katılmak üzere görevinden ayrılmıştı. Kaymakam Merve Ayık’ın hafta başı Enez’e gelmesi bekleniyor.
Edirne’de "Huzurlu Sokaklar" uygulaması: Ruhsatsız tabanca ele geçirildi, 15 sürücüye 178 bin TL ceza
18 Ekim 2025 Cumartesi - 12:40 Edirne’de "Huzurlu Sokaklar" uygulaması: Ruhsatsız tabanca ele geçirildi, 15 sürücüye 178 bin TL ceza Edirne’de polis ekiplerince gerçekleştirilen "Huzurlu Sokaklar ve Umuma Açık İşyerleri Denetimi" kapsamında bin 360 kişi sorgulandı, ruhsatsız tabanca ele geçirildi, kurallara uymayan sürücülere toplam 178 bin 562 lira para cezası kesildi. Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde eş zamanlı olarak kenttin birçok noktasında ve umuma açık işyerlerine yönelik mobil ekiplerle denetim yaptı. Toplam 24 ekip ve 125 personelin katıldığı uygulamada, görevli ekipleri İl Emniyet Müdürlüğü bahçesinde toplanarak görev yerlerine toplu şekilde sevk edildi. İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, denetim öncesinde personelle bir araya gelerek meslektaşlarına başarılar diledi. Yapılan kontrollerde 1.360 şahıs sorgulandı, 4 kişinin yoklama/bakaya kaçağı olarak arandığı tespit edildi. Denetimlerde 149 araç kontrol edilirken, 15 sürücüye toplam 178 bin 562 TL para cezası kesildi, 2 araç trafikten men edildi. Kontroller kapsamında ayrıca 42 umuma açık işyeri denetlendi. Bir işyerine kapalı alanda tütün ve tütün mamulleri tüketilmesine izin vermekten 19 bin 476 TL, sigara içilmez levhası bulundurmamaktan 24 bin 017 TL idari para cezası kesildi. Bir başka işyerine ise mesul müdür bulundurmamak ve sigortasız işçi çalıştırmak nedeniyle tutanak düzenlendi. Ayrıca 3 şahsa kapalı alanda sigara içmekten 14 bin 218 TL idari para cezası uygulandı. Uygulama sırasında bir kişiden ruhsatsız tabanca ve iki fişek ele geçirildi. Edirne genelinde güvenliğin ve kamu düzeninin sağlanması amacıyla denetimlerin aralıksız süreceği bildirildi.
Kadınlar pembe formalarla sahaya çıktı, "Spora ne kadar yakınsak, kansere o kadar uzağız" dedi
17 Ekim 2025 Cuma - 20:43 Kadınlar pembe formalarla sahaya çıktı, "Spora ne kadar yakınsak, kansere o kadar uzağız" dedi Edirne’de "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında düzenlenen "Pembe Forma Dostluk Maçı"nda Edirneli kadınlar, "Spora ne kadar yakınsak, kansere o kadar uzağız" mesajıyla sahaya çıktı. "Pembe Forma Dostluk Maçı"nda, Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı ile Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nin kadın doktor ve hemşirelerinden oluşan takım dostluk maçında karşı karşıya geldi. Kadınlar, pembe formalarıyla çıktıkları sahada "Spora ne kadar yakınsak, kansere o kadar uzağız" mesajı vererek farkındalığa dikkat çekti. Kadın dayanışmasının ön planda olduğu etkinlikte sporun kansere karşı koruyucu etkisi vurgulandı. Spor salonu pembe balonlarla süslenirken, tribünleri dolduran kadınlar da pembe fular ve kurdeleleriyle farkındalık mesajına destek verdi. Dostluk havasında geçen karşılaşma, 40-31’lik skorla sona erdi. Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Melda Canbaz, sporun kansere karşı güçlü bir kalkan olduğunu belirtti. Canbaz, "Bugün burada olmamızın bir sebebi var çünkü spora ne kadar yakınsak kansere o kadar uzağız. Kadınlar olarak biz sadece polikliniklerde değil, sahada da varız. Formamız pembe, mesajımız net: Hareketli kadın sağlıklı kadındır. Bugün biz sahadayız, top bizde, oyun bizde, sağlık için paslaşıyoruz. Sporla kansere karşı güçlüyüz. Kadınlar artık çok bilinçlendi; erken tanı için taramalarını düzenli yaptırıyorlar. Böylece biz de erken tanı sağlayarak şifa verebiliyoruz. Kanser kadınları korkutmasın; çözümümüz var, tedavilerimiz gelişti, yeter ki taramalarını ihmal etmesinler" dedi. Etkinlik sonunda her iki takım da izleyicilere, "Erken teşhis hayat kurtarır" mesajı verdi.
Çeltik hasadı başladı
17 Ekim 2025 Cuma - 10:09 Çeltik hasadı başladı Türkiye’nin pirinç ihtiyacının yaklaşık yüzde 44’ünü karşılayan Edirne’de çeltik hasadı başladı. Son haftalarda etkili olan yağışlar, hasadı hem geciktirdi hem de zorlaştırdı. Haziran ayından bu yana yağış almayan Edirne’de son haftalarda etkili olan yağmur, çeltik tarlalarını adeta çamur deryasına çevirirken, üreticiler ise hasatta paletli biçerdöverleri tercih etti. Türkiye’nin çeltik ambarı olarak bilinen İpsala başta olmak üzere Edirne ve çevre köylerde başlayan hasatta verim üreticiyi sevindirse de fiyatlar beklentiyi karşılamadı. Yaklaşık 480-500 bin dekar alanda ekilen çeltikte 6 aylık emek dolu süreç sona erdi. Su içinde yetişen çeltik, bu yıl uzun süren kuraklığa rağmen Meriç Nehri üzerindeki proje ve Tunca Nehri’nde yapılan planlı su kullanımı sayesinde su sıkıntısı yaşamadan büyüdü. Hasat edilen çeltikler tarladan doğrudan kurutma tesislerine gönderiliyor. Biçim sahalarına yakın alanlarda kurulan makinelerde kömür yakıtıyla 60 dereceye ulaşan sıcaklıkta yapılan kurutma işlemi yaklaşık 8-10 saat sürüyor. Nem oranı düşürülen çeltik, kabuğundan ayrılarak fabrikalara sevk ediliyor. Üreticiler verimden memnun Edirne genelinde şu ana kadar alanın yüzde 40’ının biçildiği, biçim ve kurutma işlemlerinin 30 gün daha devam edeceği belirtiliyor. Üreticiler dekar başına ortalama 800 kilogram ürün aldıklarını ifade ediyor. Üretici Alparslan Bıyıklı, "Kuraklık endişesi yaşadık ama sezon sorunsuz geçti. Yağışlar biçimi geciktirdi. Kuruda biçerken biçerdöver 2,5 litre yakıyorsa, çamurda 4 litreye çıkıyor" ifadelerini kullandı. Salih Gürsoy da, "Yağmur biraz engel oldu ama verimden şikayetimiz yok. Buğdayda ve ayçiçeğinde yüzümüz gülmemişti, inşallah pirinçte güler" dedi. Hamit Sarı ise Üyüklütatar köyünde su sorunu yaşamadıklarını belirterek, "Meriç projesi sayesinde pompalar çalıştı, ürünümüzü zamanında aldık" diye konuştu.
Edirne’de 14 yaşındaki eski sevgilisini öldürmüştü: "Keşke o güne geri dönsem, kazayla oldu pişmanım" dedi
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:05 Edirne’de 14 yaşındaki eski sevgilisini öldürmüştü: "Keşke o güne geri dönsem, kazayla oldu pişmanım" dedi Edirne’de eski sevgilisinin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden 14 yaşındaki Duru Pakarda cinayetinin duruşması sürüyor. Sanık, "Keşke o güne geri dönebilsem. O silahı dizimin üzerine koymaz, hatta bir çakıl taşına bile dokunmazdım. Herkes bilsin ki bu olay gerçekten bir kazaydı. Çok pişmanım" dedi. Olay, 14 Ağustos 2024 tarihinde Edirne’nin Fatih Mahallesi Gazi Osman Paşa Ortaokulu bahçesinde yaşandı. Arkadaşlarıyla oturan 14 yaşındaki Duru Pakarda, eski sevgilisi 17 yaşındaki Kerem Cem A.’nın silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. Olayın şüphelisi Kerem Cem A. hakkında Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. Davanın ikinci celsesi bugün görüldü. Tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemiyle duruşmaya katılan tutuklu sanık önceki ifadelerini tekrar ederek, "Keşke o güne geri dönebilsem. O silahı dizimin üzerine koymaz, hatta bir çakıl taşına bile dokunmazdım. Herkes bilsin ki bu olay gerçekten bir kazaydı. Çok pişmanım" dedi. Duruşma savcısı mütalaasını açıklayarak sanığın ’kadına ve çocuğa karşı kasten adam öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Duru Pakarda’nın ailesinin avukatı Süleyman Eren, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, "Sanığın bütün beyanlarında kazayla olduğu, yanlışlıkla olduğu, kendiliğinden patladığı, yere düştü patladığı gibi çeşitli çeşitli beyanları vardı. Ama böyle bir şeyin teknik olarak mümkün olmadığı, bu silahın yanlışlıkla patlayamayacağı, ufak bir dokunuşla patlayamayacağı, yere düşerek patlayamayacağı yine bir kişi raporuyla sabit oldu" ifadelerine yer verdi. Ailenin avukatlarından Mertcan Yasıtepe, sanığın beyanlarının teknik olarak geçersiz olduğunu vurguladı. Duru Pakarda’nın annesi Sıla Lale ve babası Cem Pakarda da yaptıkları açıklamada, acılarının devam ettiğini söyleyerek, adalet çağrısında bulundu.
Gıda güvenliği kamu denetimiyle sağlanmalı
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:57 Gıda güvenliği kamu denetimiyle sağlanmalı EDİRNE (İHA) – Edirne Gıda Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Kadir Süzme, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, güvenli gıdaya erişimin giderek zorlaştığını belirterek, "Gıda güvencesinin sağlanamadığı bir dünyada adil ve demokratik bir düzen içinde yaşamak mümkün değildir" dedi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) bu yılki temasının "Daha İyi Gıda ve Daha İyi Gelecek İçin El Ele" olduğunu hatırlatan Süzme, gıda güvensizliğinin arttığını, bir yanda açlık yaşanırken diğer yanda obezite ve israfın büyüdüğünü ifade etti. Çocukların sağlıklı beslenmesinin geleceği ilgilendirdiğini vurgulayan Süzme, "Okul yemeği uygulaması bir an önce hayata geçirilmelidir" dedi. Tarım ve gıda sisteminin çok uluslu şirketlerin kontrolüne geçtiğini belirten Süzme, yerli üretimin üreticiyi koruyan devlet politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi. İklim değişikliğinin üretimi tehdit ettiğini ifade eden Süzme, "Aşırı sıcaklar, kuraklık, dolu ve don olayları tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. Üretim ekonomisine geçilmeli" dedi. Gıda güvenliğinin piyasa şartlarına bırakılamayacağını vurgulayan Süzme, "Tarım ve Orman Bakanlığı beyana dayalı izin modelini bırakmalı, tüm gıda işletmelerine denetim sonrası onay verilen sisteme geçilmelidir" diye konuştu. Açıklamasının sonunda Süzme, "Açlığın ve yoksulluğun son bulduğu, adil paylaşımın olduğu bir dünya mümkün" ifadelerini kullandı.