Yerel Haberler
Edirne
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:47 Meriç Nehri’nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne’nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor. Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan’daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri’nde taşkın riskini yükseltti. Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi. Pompa istasyonu uyarısı Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı.
Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar
13 Şubat 2026 Cuma - 10:45 Casperlar liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) iş yerlerinin kurşunlanması ve haraç olaylarının faili olarak uluslar arası düzeyde aranan Casperlar Organize Suç Örgütü yöneticilerinden "Emmi" kod adlı Mehmet Kurtoğlu’nun diplomatik plakalı araçla yurt dışına kaçırıldığı iddiası, güvenlik birimlerini harekete geçirdi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tutuklandı. Romanya’da yakalandı, Kapıkule’den deport edildi KKTC’de çok sayıda silahlı saldırı ve tehdit olayının faili olarak aranan Kurtoğlu’nun, yurt dışına kaçtıktan sonra Romanya’da yakalandığı öğrenildi. Romanya makamlarınca Bulgaristan’a teslim edilen Kurtoğlu, Bulgar polisi tarafından Kapıkule Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye deport edildi. 10 Ocak’ta gözaltına alınan Kurtoğlu, emniyette verdiği ifadede kaçış sürecini tüm ayrıntılarıyla anlattı. İstanbul’dan Edirne’ye gizli sevk Kurtoğlu ifadesinde, İstanbul’dan korsan taksiyle Edirne’ye getirildiğini, şehir merkezindeki bir apart otelde bir gece konakladığını söyledi. Ertesi gün Edirne Yeni Sanayi Sitesi 29 blokta bulunan bir oto yıkama işletmesine götürüldüğünü belirten Kurtoğlu, burada bir süre bekletildiğini aktardı. İddialara göre, daha sonra üç kişiyle birlikte Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu’na ait diplomatik plakalı bir aracın bagaj bölümüne bindirilerek sınırdan çıkarıldı. Aracın Kapıkule üzerinden Bulgaristan’a geçtiği, ardından Romanya’ya ulaşıldığı öne sürüldü. Güvenlik kameraları incelendi Kurtoğlu’nun beyanı üzerine Edirne Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Apart otel ve oto yıkama istasyonuna ait güvenlik kamerası görüntüleri mercek altına alındı. Yapılan teknik incelemede, söz konusu aracın Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu’na ait diplomatik plakalı araç olduğu tespit edildi. Ayrıca aracın 23 Ocak ile 1 Şubat tarihleri arasında Kapıkule üzerinden Bulgaristan’a, Pazarkule Gümrük Kapısı’ndan ise Yunanistan’a birden fazla giriş-çıkış yaptığı belirlendi. "VİP Kaçakçılık" şüphesi Soruşturmada Kurtoğlu’nun İstanbul’dan Edirne’ye getirilmesinde rol aldığı iddia edilen korsan taksici ile Edirne’de saklanmasına ve sınır dışına çıkarılmasına yardım ettiği değerlendirilen A.Ç., B.B.Ç., F.O., M.G., C.Ö. ve A.Y.F. isimli şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin, diplomatik dokunulmazlıktan yararlanılarak gerçekleştirildiği öne sürülen bu organizasyonda aktif rol aldıkları iddia ediliyor. Emniyetteki işlemlerinin ardından zanlılar geniş güvenlik önlemleri altında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edilen 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diplomatik boyut araştırılıyor Olayın diplomatik araç kullanılması iddiası sebebiyle uluslar arası boyut kazandığı belirtilirken, ilgili konsolosluk aracı ve görevli personel hakkında da idari ve adli inceleme başlatıldığı öğrenildi. Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.
Casper liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar
13 Şubat 2026 Cuma - 10:32 Casper liderine "Diplomatik Kaçış" operasyonu: Soruşturmada çarpıcı detaylar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) işyerlerinin kurşunlanması ve haraç olaylarının faili olarak uluslar arası düzeyde aranan Casperler Organize Suç Örgütü yöneticilerinden "Emmi" kod adlı Mehmet Kurtoğlu’nun diplomatik plakalı araçla yurtdışına kaçırıldığı iddiası, güvenlik birimlerini harekete geçirdi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli tutuklandı. Romanya’da yakalandı, Kapıkule’den deport edildi KKTC’de çok sayıda silahlı saldırı ve tehdit olayının faili olarak aranan Kurtoğlu’nun, yurt dışına kaçtıktan sonra Romanya’da yakalandığı öğrenildi. Romanya makamlarınca Bulgaristan’a teslim edilen Kurtoğlu, Bulgar polisi tarafından Kapıkule Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye deport edildi. 10 Ocak’ta gözaltına alınan Kurtoğlu, emniyette verdiği ifadede kaçış sürecini tüm ayrıntılarıyla anlattı. İstanbul’dan Edirne’ye gizli sevk Kurtoğlu ifadesinde, İstanbul’dan korsan taksiyle Edirne’ye getirildiğini, şehir merkezindeki bir apart otelde bir gece konakladığını söyledi. Ertesi gün Edirne Yeni Sanayi Sitesi’ 29 blokta bulunan bir oto yıkama işletmesine götürüldüğünü belirten Kurtoğlu, burada bir süre bekletildiğini aktardı. İddialara göre, daha sonra üç kişiyle birlikte Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu’na ait diplomatik plakalı bir aracın bagaj bölümüne bindirilerek sınırdan çıkarıldı. Aracın Kapıkule üzerinden Bulgaristan’a geçtiği, ardından Romanya’ya ulaşıldığı öne sürüldü. Güvenlik kameraları incelendi Kurtoğlu’nun beyanı üzerine Edirne Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Apart otel ve oto yıkama istasyonuna ait güvenlik kamerası görüntüleri mercek altına alındı. Yapılan teknik incelemede, söz konusu aracın Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu’na ait diplomatik plakalı araç olduğu tespit edildi. Ayrıca aracın 23 Ocak ile 1 Şubat tarihleri arasında Kapıkule üzerinden Bulgaristan’a, Pazarkule Gümrük Kapısı’ndan ise Yunanistan’a birden fazla giriş-çıkış yaptığı belirlendi. "VİP Kaçakçılık" şüphesi Soruşturmada Kurtoğlu’nun İstanbul’dan Edirne’ye getirilmesinde rol aldığı iddia edilen korsan taksici ile Edirne’de saklanmasına ve sınır dışına çıkarılmasına yardım ettiği değerlendirilen A.Ç., B.B.Ç., F.O., M.G., C.Ö. ve A.Y.F. isimli şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin, diplomatik dokunulmazlıktan yararlanılarak gerçekleştirildiği öne sürülen bu organizasyonda aktif rol aldıkları iddia ediliyor. Emniyetteki işlemlerinin ardından zanlılar geniş güvenlik önlemleri altında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edilen 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diplomatik Boyut Araştırılıyor Olayın diplomatik araç kullanılması iddiası nedeniyle uluslar arası boyut kazandığı belirtilirken, ilgili konsolosluk aracı ve görevli personel hakkında da idari ve adli inceleme başlatıldığı öğrenildi. Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. (ME-MEF-
15 yaşındaki Gülden’i 30 bıçak darbesiyle öldürmüştü, cezada indirime gidildi
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:23 15 yaşındaki Gülden’i 30 bıçak darbesiyle öldürmüştü, cezada indirime gidildi Edirne’de 16 yaşındaki Gülden Coni’yi okul bahçesinde 30 bıçak darbesiyle öldüren sanık E.A’nın (15), istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden yargılandığı davada cezası 19 yıla düşürüldü. Çavuşbey Mahallesi’ndeki Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde 5 Nisan 2025’te meydana gelen olayda, Gülden Coni 30 bıçak darbesiyle hayatını kaybetmişti. Sanık E.A, 26 Eylül 2025’te "çocuğa ve kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan herhangi bir indirim uygulanmaksızın 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ailesinin itirazı üzerine Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin hükmünü bozarak yeniden yargılama kararı vermişti. Yeniden görülen davada mahkeme heyeti, daha önce 20 yıl hapis cezasına çarptırılan sanığın cezasını bu kez bir yıl indirerek 19 yıl hapis cezasına hükmetti. Kararın açıklanmasının ardından Coni ailesi adliye önünde sinir krizi geçirdi. Gülden’in ablası Nurhan Alüzrek, kardeşinin kanının yerde kaldığını ve acılarının daha da büyüdüğünü söyledi. Anne Zehra Coni de büyük hayal kırıklığı yaşadığını ve Türk Ceza Kanunu’nda düzenlemeye gidilerek cezaların artırılması çağrısında bulundu. İstanbul’da 14 bıçak darbesiyle öldürülen Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi de destek için bugün Edirne Adliyesi’ndeydi. Minguzzi, bu cezaların kabul edilebilir olmadığını ve artırılmasını söyledi.
Edirne’de ‘TEKNOFEST’ tanıtım programı düzenlendi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:55 Edirne’de ‘TEKNOFEST’ tanıtım programı düzenlendi Edirne’de İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde öğrencilere TEKNOFEST’in sunduğu imkân ile fırsatları tanıtmak amacıyla tanıtım programı düzenlendi. Şanlıurfa’da 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2026 için çalışmalar hızlandırıldı. TEKNOFEST’in sunduğu imkân ile fırsatları tanıtmak amacıyla Edirne Lisesi’nde gerçekleştirilen program yoğun ilgi gördü. Öğrencilerin yaptığı projeler ve ortaya çıkardığı tasarımlar program öncesi görücüye çıktı. Programda TEKNOFEST yarışmaları, proje alanları, öğrencilere sağlanan destekler ve başvuru süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Öğrencilere bilimsel düşünme, yenilikçi projeler üretme ve teknoloji alanında kendilerini geliştirme konusunda teşvik edici sunumlar gerçekleştirildi. Programda konuşan Koordinatör Tülay Bilgin, TEKNOFEST’in Türkiye ile milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda kritik rol oynayan ve birçok kuruluşun paydaşlığı ile düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olduğunu söyledi. TEKNOFEST Marmara 3. Bölge Sorumlusu Emrah Hekim ise, "Bu süreci yalnızca il bazında değil, bölgesel ölçekte bir güç birliği anlayışı ile yürütüyoruz. Hedefimiz sadece katılım sağlamak değil. Bölgemizi teknoloji üretiminde örnek gösterilen bir konuma taşımaktır. Bu iki büyük organizasyon milli teknoloji hamlesinin en önemli yapı taşıdır. DENEYAP teknoloji atölyelerimizde 2 aşamalı sınavı başarıyla geçen öğrencilerimiz 11 farklı teknoloji alanında 36 ay boyunca tamamen ücretsiz eğitim almaktadırlar" ifadelerine yer verdi. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde LGS’de 500 tam puan yapan yaklaşık 500 öğrencinin 125’inin DENEYAP Atölyesi öğrencisi olduğunu hatırlatan Hekim, bu durumun atölyelerin başarısını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Bu programın temelinde yatan vizyonu köylü bir vatandaştan aldığını söyleyen Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, "Köylü vatandaş düz bir zemin istiyor, ben burada Kaan uçuracağım diyor. Bu vizyon Türkiye’nin en batısında olan ve şu anda yarısından fazlası ülkemizin dışında kalmış olan Edirne’mizde bir vatandaş tarafından dile getiriliyor. Bu çok önemli. Ben bunu burada gördüm. O vatandaşımızın söylediği vizyonu ben her bir okulda bu anlamdaki tutku ve heyecanı çocuklarımızın minik ellerine büyük işler yapması için ulaştıracak olan öğretmen arkadaşlarımla paylaşıyorum. Eğer biz bugün yarışma temposuna çocuklarımızı dahil edebilirsek, onun önüne böyle bir oluşum var dersek bu yarışmayı öğrenir katılırsa, bir kabloyu bir kabloya bağlayıp devre yaparsa Kaan uçar. Dünyanın gıpta ile baktığı hava araçlarımız uçar" ifadelerine yer verdi. Aliresioğlu, çocukların önüne DENEYAP ve TEKNOFEST ile ilgili götürülen bir teklif karakterine, vizyonuna, yapacağına olan inancına çok güçlü bir katkı olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından Edirne DENEYAP Teknoloji Atölyeleri Koordinatörü Tuğçe Dağ, yarışmalar ve başvuru süreçleri hakkında bilgi verdi. Program 2025 yılı TEKNOFEST ve DENEYAP yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.
Edirne’de ‘TEKNOFEST’ tanıtım programı düzenlendi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:53 Edirne’de ‘TEKNOFEST’ tanıtım programı düzenlendi Edirne’de İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, öğrencilerin bilim ve teknoloji alanındaki farkındalıklarını artırmak ve TEKNOFEST’in sunduğu imkân ile fırsatları tanıtmak amacıyla tanıtım programı düzenlendi. Şanlıurfa’da 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2026 için çalışmalar hızlandırıldı. TEKNOFEST’in sunduğu imkân ile fırsatları tanıtmak amacıyla tanıtım programı düzenlendi. Edirne Lisesi’nde gerçekleştirilen program yoğun ilgi gördü. Öğrencilerin yaptığı projeler ve ortaya çıkardığı tasarımlar program öncesi görücüye çıktı. Tanıtım programında TEKNOFEST yarışmaları, proje alanları, öğrencilere sağlanan destekler ve başvuru süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Öğrencilere, bilimsel düşünme, yenilikçi projeler üretme ve teknoloji alanında kendilerini geliştirme konusunda teşvik edici sunumlar gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan Koordinatör Tülay Bilgin, TEKNOFEST’in Türkiye ile milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda kritik rol oynayan ve birçok kuruluşun paydaşlığı ile düzenlenen Dünya’nın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olduğunu söyledi. Programda konuşan TEKNOFEST Marmara Üçüncü Bölge Sorumlusu Emrah Hekim, "Bu süreci yalnızca il bazında değil, bölgesel ölçekte bir güç birliği anlayışı ile yürütüyoruz. Hedefimiz sadece katılım sağlamak değil, Bölgemizi teknoloji üretiminde örnek gösterilen bir konuma taşımaktır. Bu iki büyük organizasyon milli teknoloji hamlesinin en önemli yapı taşıdır. DENEYAP teknoloji atölyelerimizde 2 aşamalı sınavı başarıyla geçen öğrencilerimiz 11 farklı teknoloji alanında 36 ay boyunca tamamen ücretsiz eğitim almaktadırlar" ifadelerine yer verdi. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde LGS’de 500 tam puan yapan yaklaşık 500 öğrencinin 125’inin DENEYAP atölyesi öğrencisi olduğunu hatırlatan Hekim, bu durumun atölyelerin başarısını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Bu programın temelinde yatan vizyonu köylü bir vatandaştan aldığını söyleyen Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, "Köylü vatandaş düz bir zemin istiyor ben burada Kaan uçuracağım diyor. Bu vizyon Türkiye’nin en batısında olan ve şuanda yarısından fazlası ülkemizin dışında kalmış olan Edirne’mizde bir vatandaş tarafından dile getiriliyor. Bu çok önemli. Ben bunu burada gördüm. O vatandaşımızın söylediği vizyonu ben her bir okulda bu anlamdaki tutku ve heyecanı çocuklarımızın minik ellerine büyük işler yapması için ulaştıracak olan öğretmen arkadaşlarımla paylaşıyorum. Eğer biz bugün yarışma temposuna çocuklarımızı dahil edebilirsek onun önüne böyle bir oluşum var dersek bu yarışmayı öğrenir katılırsa bir kabloyu bir kabloya bağlayıp devre yaparsa Kaan uçar. Dünyanın gıpta ile baktığı hava araçlarımız uçar" ifadelerine yer verdi. Dr. Aliresioğlu, Çocukların önüne DENEYAP ve TEKNOFEST ile ilgili götürülen bir teklif karakterine, vizyonuna, yapacağına olan inancına çok güçlü bir katkı olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından Edirne DENEYAP Teknoloji Atölyeleri Koordinatörü Tuğçe Dağ, yarışmalar ve başvuru süreçleri hakkında bilgi verdi. Program 2025 yılı TEKNOFEST ve DENEYAP yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.
Bulgaristan’ın oy sınırı kararı Edirne’de protesto edildi
10 Şubat 2026 Salı - 15:51 Bulgaristan’ın oy sınırı kararı Edirne’de protesto edildi Bulgaristan Parlamentosu’nun, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerde kurulabilecek oy sandığı sayısını 20 ile sınırlandıran düzenlemeyi kabul etmesi, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşı çifte vatandaşlar arasında büyük tepkiye yol açtı. Edirne’de Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen basın toplantısında, söz konusu düzenleme eleştirilerek, kamuoyuna açıklama yapıldı. Dernek üyeleri, kararın demokratik katılım hakkını zedelediğini savundu. Dernek Başkanı Cevat Güneş, Bulgaristan Parlamentosu’nun 5 Şubat’ta Vazrajdane Partisi’nin teklifi doğrultusunda aldığı kararla, Avrupa Birliği dışındaki ülkelerde diplomatik temsilcilikler haricinde en fazla 20 sandık kurulabileceğini belirtti. Türkiye’de yaşayan yüz binlerce Bulgaristan vatandaşı çifte vatandaş bulunduğuna dikkat çeken Güneş, "Maalesef gördüğümüz son bu gelişmeler, 1989 öncesi yapılan teamüllere uygun bir şekilde günümüzde de devam etmektedir. Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları olarak buradaki bu durumdan dolayı çok büyük rahatsızlık ve sıkıntılar duymaktayız ve bunu dile getirmek istiyoruz" dedi. "İnsan haklarına aykırı bir durum" Bu konunun insan haklarına aykırı bir durum olduğunu vurgulayan Güneş, "Çünkü biz Bulgaristan’da bize tanınmış olan bu haklardan mahrum bırakılmak istemiyoruz. Yasal olarak biz sandığa girip oy kullanma hakkına sahibiz fakat Türkiye büyük bir ülke ve burada yaşayan soydaşlarımız farklı illerde mevcut. Siz eğer sandıkları 160 küsur sayıdan 20’ye düşürüp bizim hakkımızı kısıtlıyorsanız bu fiili olarak şu anlama gelmekte, siz oy kullanmayın, siz Türk soylu Bulgaristan vatandaşlarısınız. Dolayısıyla sizin biz oyunuzu Bulgaristan Parlamentosu’nda görmek istemiyoruz. Fakat biz de şunu dile getirmek istiyoruz, biz Bulgaristan parlamentosunda temsil edilmek istiyoruz. Çünkü biz Bulgaristan vatandaşıyız ve oradaki anayasa bize de bu hakkı tanıyor. Bizim dedelerimiz, atalarımız bu topraklarda yaşadı. Biz de burada yaşadık. Hoşumuza gitmeyen bir zorunlu göç ve asimilasyon politikasına karşı kaldığımız için biz Türkiye’ye ana vatana göç etmek zorunda kaldık. Fakat bizim dedelerimiz, babalarımız yıllarca Bulgaristan’da, vatandaşı oldukları ülkede emek verdiler, orası için çalıştılar, büyük fedakarlık yapıp Bulgaristan’ı el birliğiyle ayağa kaldırmak için uğraştılar. Bizim ayrımcılığa maruz kalmamız bizim açımızdan kabul edilebilir bir durum değildir. Bunu bir bildiri ile sunmak istiyoruz" ifadelerine yer verdi. Toplantıda söz alan derneğin dış ilişkilerden sorumlu üyesi ve Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Yıldırım ise kararın hukuki ve demokratik boyutuna dikkat çekti. Yıldırım, çifte vatandaşların siyasi katılım haklarının değerlendirilmesinde özel bir hassasiyet gösterilmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının önemli bölümünün 1989 yılında Bulgaristan’da uygulanan zorunlu göç ve asimilasyon politikaları sonucunda ülkelerinden ayrılmak zorunda kaldıklarını söyledi. 2024 yılında gerçekleştirilen seçimlerde Türkiye genelinde 160’ın üzerinde sandık kurulmuş olmasının, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının nüfus yoğunluğu ve coğrafi dağılımı hakkında açık bir gösterge sunduğunu aktaran Yıldırım, yeni düzenleme ile sandık sayısının 20 ile sınırlandırılmasının, seçme hakkının fiilen kullanılabilirliğini ortadan kaldıracak ölçüde ciddi bir kısıtlama doğurduğunu ifade etti. Yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının seçme ve seçilme haklarını fiilen koruyacak daha kapsayıcı ve orantılı bir düzenlemenin hayata geçirilmesi çağrısında bulunan Yıldırım, Bulgaristan makamlarından gerekli adımların atılmasını talep ettiklerini söyledi. Basın toplantısı, kararın geri çekilmesi çağrısıyla sona erdi.