Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
İstanbul’da cinayete kurban giden futbolcu genç son yolculuğuna uğurlandı
İran: "71. saldırıda İsrail'e ait askeri hedefler ile ABD üsleri hedef alındı"
Sınırda korkutan patlama: Tır küle döndü
Kayseri’de ev yangını: Engelli kadın hayatını kaybetti!
Arda Güler: "Böyle vuruş kalitem var"
EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22
Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
2
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
3
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
4
20 Mart 2026 Cuma- 09:44
Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:44
GMO Başkan Adayı Kahraman: "Bir gemi mühendisi bir sanayi ordusunu harekete geçirir"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 12:48
Eskişehir’in vergi karnesi belli oldu
Eskişehir Defterdarlığı 2025 yılı faaliyet verilerini paylaştı; kentte vergi tahsilatı bir önceki yıla oranla yüzde 57,15 artarken, aktif mükellef sayısı 95 bin 435’e yükseldi. Eskişehir Valiliği, Defterdarlık tarafından yürütülen 2025 yılı vergilendirme, tahsilat ve denetim faaliyetlerine ilişkin tüm verileri kamuoyuyla paylaştı. Raporda, kentteki vergi gelirlerinin ve mükellef uyumunun geçtiğimiz yıla göre artış gerçekleştiği görüldü. 2024 yılında 29 milyar 178 milyon 211 bin 537 TL olan vergi tahakkuku, 2025 yılında yüzde 53,25’lik bir artışla 44 milyar 716 milyon 842 bin 650 TL’ye yükselirken; vergi tahsilatı ise yüzde 57,15 oranında bir artışla 37 milyar 266 milyon 14 bin 71 TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı itibarıyla kentte tahakkuk eden vergilerin yüzde 83,34’ünün tahsil edildiği bildirildi. Matrah beyanında yüzde 107’lik artış gerçekleşti Gelir Vergisi kaleminde paylaşılan verilerde, 2025 yılında mükellefler tarafından 71 bin 998 beyanname verildiği ve toplam 13 milyar 610 milyon 814 bin 385 TL matrah beyan edildiği kaydedildi. Bir önceki yılla kıyaslandığında beyanname sayısında yüzde 12’lik bir artış yaşanırken, beyan edilen matrah tutarındaki yüzde 107’lik artış gerçekleştiği görüldü. Aktif mükellef dağılımı ve artış oranları açıklandı Kentteki faal mükellef sayısı 2024 yılında 89 bin 522 iken, 2025 yılında yüzde 6,6 oranında artışla toplam 95 bin 435’e ulaştı. Kentte 50 bin 616 Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ), 43 bin 987 Gelir Stopaj Vergisi, 39 bin 419 Katma Değer Vergisi (KDV), 31 bin 252 Gelir Vergisi, 9 bin 298 Kurumlar Vergisi ve 4 bin 269 Basit Usul mükellefi kayıtlara geçti. Vergi türleri bazında en yüksek artış oranı yüzde 20 ile GMSİ kategorisinde yaşanırken, toplamda Gelir Vergisi mükellef sayısında yüzde 5, Kurumlar Vergisi mükellef sayısında ise yüzde 4 oranında artış sağlandı. 26 binden fazla mükellefe denetim gerçekleştirildi Eskişehir Defterdarlığı, 2025 yılında 87 personelin katılımıyla yıl içerisinde 26 bin 282 mükellef nezdinde denetim gerçekleştirilerek, 2024 yılına göre denetim sayısında yüzde 65’lik bir artış sağlandı. Yapılan incelemeler sonucunda 64 yeni mükellefiyet tesis edilirken, 139 milyon 122 bin 626 TL vergi cezası uygulandı. Ayrıca bin 596 mükellefte toplam 282 bin 741 bandrollü ürün denetimi gerçekleştirildi. VİMER ve CİMER üzerinden alınan bin 185 başvurunun yanı sıra, iletilen 2 bin 185 ihbarın bin 668’i değerlendirildi. 2025 yılı içinde incelemeye alınan 97 mükellef hakkında düzenlenen 182 rapor sonucunda ise 162 milyon 760 bin 332 TL matrah farkı tespit edilerek 57 milyon 999 bin 78 TL ceza önerisi sunuldu.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 11:33
Bayburt’ta üreticiye yüzde 40 devlet katkılı yem desteği verilecek
Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ’Bayburt Üreticisine Destek, Hayvancılığa Bereket Projesi’ kapsamında büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiricilerine yüzde 40 devlet katkılı yem desteği sağlanacak. Projeden faydalanmak isteyen üreticilerin başvuruları, 12 Ocak - 23 Ocak 2026 tarihleri arasında alınacak. Destek programı ile yem maliyetlerinin düşürülmesi, üretim kapasitesinin korunması ve verimliliğin artırılması hedefleniyor. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan işletmelerine sahip üreticilere sağlanacak yem desteği, yüzde 40’ı devlet katkılı, yüzde 60 üretici katkılı olacak. Destekten yararlanmak isteyen üreticilerin, Türkvet Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olmaları gerekiyor. Başvurular, 7 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Türkvet sisteminde yer alan hayvan sayıları esas alınarak değerlendirilecek. Üreticilerin destek başvurularını, üyelik şartı aranmaksızın hayvancılık işletmelerinin bulunduğu köye hizmet veren Tarım Kooperatiflerine yapabilecekleri belirtildi. Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, söz konusu destekle birlikte hayvancılığın güçlendirilmesini, üreticilerin maliyet yükünün hafifletilmesini ve kırsal kalkınmaya katkı sağlanmasını amaçlıyor.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 11:00
MÜSİAD Muğla, 2025 değerlendirmesi ve 2026 beklentileri programına katıldı
MÜSİAD Muğla Başkanı Nevzat Aykaç, Başkan Yardımcıları Emin Koca ve Hamza Akercan ile Yönetim Kurulu Üyesi İlbeyi Koca, MÜSİAD Genel Merkez ev sahipliğinde düzenlenen ve Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "MÜSİAD 2025 Yılı Değerlendirmesi, 2026 Yılı Beklentileri" programına katılım sağladı. Programda Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, 2025 yılı genel değerlendirmesi ve 2026 yılına yönelik öngörüler ele alınırken; iş dünyasının beklentileri, finansal istikrar, yatırım ortamı ve sürdürülebilir büyüme başlıkları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programa ilişkin açıklamalarda bulunan MÜSİAD Muğla Başkanı Nevzat Aykaç, iş dünyası ile ekonomi yönetimi arasındaki güçlü iletişimin önemine dikkat çekti. Aykaç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in katılımlarıyla gerçekleşen bu program, iş dünyası açısından son derece kıymetli bir istişare zemini oluşturmuştur. Ekonomi politikalarına dair şeffaf bir değerlendirme yapılması ve 2026 yılına yönelik beklentilerin net bir şekilde ortaya konulması, yatırımcı güvenini güçlendirmektedir. MÜSİAD olarak üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyümeyi desteklemeye, ülkemizin ekonomik hedeflerine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" Aykaç ayrıca, MÜSİAD’ın sadece bugünü değil, geleceği de planlayan vizyoner yaklaşımıyla Türkiye ekonomisinin güçlü yarınlarına katkı sunduğunu ifade ederek, bu tür toplantıların reel sektörün yol haritasının şekillenmesinde önemli rol oynadığını vurguladı. MÜSİAD Muğla heyeti, program kapsamında gerçekleştirilen değerlendirmelerin bölgesel iş dünyasına da önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:54
Amasya’nın yeni lezzeti ‘elmalı baklava’
Amasya’nın dünyaca ünlü misket elması artık baklavaları tatlandırmaya başladı. Şehrin yeni lezzeti ‘elmalı baklava’ tadıyla parmak ısırtıyor. Kentte 2 bin yıldır yetiştirilen coğrafi işaretli elmayı geleneksel Türk tatlısı baklavanın yapımında kullanmak amacıyla yeni tarifler planlayan şef Murat Devek, kolları sıvadı. Açılan ince hamurun kat kat dizilip arasına ceviz, fıstık ya da badem eklenmesiyle üretilen baklavanın içine bu sefer dilimlenip pişirilmiş elma parçaları eklendi. Şerbetin hazırlanmasında da elma kabuklarından faydalanıldı. Sonuçta elma tadında baklava ortaya çıktı. Buram buram elma kokuyor Aşçılık eğitimi alan üniversite öğrencilerinin de desteğiyle hazırlanan ‘elmalı baklava’nın damaklarda tat bırakacağını belirten Murat Devek, "Baklavamızda buram buram elma kokusunu hissediyorsunuz. Bu güzel lezzeti Amasya’nın mutfak kültürüne katmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Müşteriler çok beğendi Yaklaşık 4 bin kişiye bu baklavadan ikram ettiklerini anlatan Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün de, "Müşterilerimizin yüzde 98’i elmalı baklavayı çok beğendi. Bizde bu tatlımızı tanıtmak, tattırmak ve markalaştırmak istiyoruz" diye konuştu.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:36
Sarıgöl pazarında dev patatesler ilgi odağı oldu
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde her hafta cuma günleri Şehit Haşim Dirik Kapalı Pazaryeri’nde tezgah açan pazarcı esnafı Osman Ayşakar’ın sattığı dev patatesler, pazara gelen vatandaşların ilgisini çekti. Ödemiş ilçesinden getirdiği patatesleri Sarıgöl pazarında satan Osman Ayşakar’ın tezgahındaki iki patates, sıra dışı büyüklükleriyle dikkat çekti. Patateslerden birinin 900 gram, diğerinin ise 1000 gram geldiği öğrenildi. Her hafta cuma günleri Sarıgöl pazarında patates sattığını belirten Osman Ayşakar, "İnanın böyle patatesle ilk kez karşılaştım. İki patates iriliğiyle hemen göze çarptı. Yan yana koydum, görenler bir daha baktı. Pazarda patatesin kilosunu 20 liradan satıyorum. Hatta hatıra fotoğrafı çektirenler bile oldu" dedi. Dev patatesler, çocukların da ilgisini çekti. Anne ve babasından izin alarak tezgaha yaklaşan küçük Yağız Sarıkaya, iki dev patatesi eline alarak fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedi.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:22
Bakan Göktaş: "Ulusal Vefa Programı’na 2026 yılı için 5,1 milyar lira kaynak ayırdık"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ve zaruri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hayata geçirilen Ulusal Vefa Programı’nın 2026 yılı bütçesi için 5,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını açıkladı. Bakan Göktaş, temel ihtiyaçlarını yerine getiremeyen yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı olan ihtiyaç sahibi vatandaşların huzurlu bir hayat sürmeleri ve toplumsal hayata katılımlarını artırmak amacıyla yürütülen Vefa Programı’nın 2022 yılında ulusal program haline getirildiğini hatırlattı. Bakanlık olarak program kapsamında kendi öz bakımını yerine getiremeyen yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı bulunan vatandaşları düzenli periyotlarla ziyaret ederek yalnız bırakmadıklarını ve ev ve kişisel temizliklerini sağladıklarını belirten Göktaş, "Hak ettikleri yaşam standartlarının sağlanması ve her türlü ihtiyaçlarının karşılanması için vatandaşlarımızın her zaman yanlarında olmaya gayret ediyoruz" dedi. "2026 yılı ilk çeyreği için 1,3 milyar lira kaynak aktardık" Yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ve zaruri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hayata geçirilen Ulusal Vefa Programı’nın bu yılki bütçesi için 5,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını aktaran Bakan Göktaş, "Bu kaynağın Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayacak şekilde ilk çeyrek ödemesi olan 1,3 milyar lirayı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına aktardık" diye konuştu. Ulusal Vefa Programı’ndan 2025 yılında yaklaşık 128 bin vatandaşın yararlandığını ve bu sayıyı artırarak 2026 yılında 132 bin kişiye ulaşılmasının planlandığını bildiren Göktaş, "Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacının karşılanması noktasında her zaman yanlarında olacağız" ifadelerini kullandı.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:30
Dalında 5 TL olan turunç, kadınların elinde kara kazanda değer kazandı
Adana’ya gelenlerin ilk bakışta portakal ancak ekşi aroması nedeniyle dalında alıcısı olmayan turunç meyvesini Kozanlı kadınlar kara kazanlarda 5 gün süren meşakkatli emekleriyle ekonomiye kazandırarak sofralarda hem reçel gem de ekşi sos olarak yerini almasını sağlıyor. Narenciye üretiminin önemli merkezlerinden Adana’da portakala benzeyen meyvesi ile dalından koparılınca tüketilmeyen turnç kadınların elinden ekonomik değere dönüşüyor. Kozan’ın Acarmantaş Mahallesi’nde girişimci kadınların desteğiyle ekonomik değer kazanan turunç, kabuklarıyla reçele dönüşürken, iç kısmı ekşi sos olarak sofralarda yerini alıyor. Turunç hasadıyla başlayan kadınlar, meyvenin kabuklarını kendi icatları olan çamaşır kazanında rende usulüyle temizliyor. Kabuklar tek tek soyulup haşlandıktan sonra acısının çıkması için 4 gün boyunca suda bekletiliyor. Kadınların elinde inci gibi ipe dizilen turunç kabukları odun ateşinde saatlerce kaynamasının ardından lezzet şölenine dönüşerek bölgenin lezzetleri arasında reçel olarak yerini alıyor. İmece usulü üretim İmece usulü turunç reçeli hazırlayanlardan Gülsüm Pazarcı , "Tarlada kilosu 5 TL olan turunç, kazana girince 200-300 TL arasında alıcı buluyor. Kabuğundan reçel, posasından ekşi yapıyoruz. Ekşinin fiyatı da 300 TL. Çok fazla emeği var" dedi. Üreticilerden Özlem Dinler ise "Biz Çukurova’nın girişimci kadınlarıyız. Yöresel ürünler yapıyoruz. Turunç tarlada para etmiyor, biz de kadınlar olarak değerlendirdik. İmece usulüyle birbirimize destek oluyor, turunç reçeli ve ekşisi üretiyoruz. Reçelimiz bölgede 200-300 TL arasında satılıyor. Posasından yapılan ekşi ise ziyan olmuyor, tansiyon ve şeker hastalarına iyi geldiği için yoğun talep görüyor. Hiçbir şeyi boşa gitmiyor. Bu mesai 5 gün sürüyor" diye konuştu. Çamaşır kazanından pratik bir yöntem geliştirdikleri bu sayede rende yapıp arından haşladıkları ve acısı gitmesi için sabah akşam suyunu değiştirdiklerini anlatan Dinler, "İpe dizdikten sonra 2 gün bekletiliyor, ardından 3 saat kara kazanda odun ateşinde pişirilip kavanozlara alınıyor ve vakumlanıyor. Yılda yaklaşık 5 ton üretim yapıyoruz. Sosyal medya üzerinden Türkiye’nin her yerinden talepler alıyoruz. Evimize, işimize ve ev ekonomimize katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı Turunç reçeli yapımına yardım eden Gülizar Dinler de "Turunç dalında para etmiyor ama rende işi çok zor. Bu yüzden bu makineyi icat ettiler. Biz de yardım ediyoruz. Televizyon başında vakit geçirmek yerine hem ülkemizin ekonomisine hem ev ekonomisine katkı sunuyoruz. Para kazandıkça mutlu oluyoruz. Emek çok, mutlu kadın, mutlu aile, mutlu Kozan diye düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:14
Kurulan her meyve bahçesinde "Bursa" imzası var
Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı kırsal Cerrah Mahallesi’nin, yılda yaklaşık 15 milyon tohumdan anaç (aşılanmamış küçük fidan, çöğür) üretimiyle ülkede kurulan her bahçede imzası bulunuyor. Cerrah Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayram, Cerrah’ın uzun yıllardır tohum anaç yani çöğür üretttiğini belirterek, kooperatifin 2007 yılında kurulduğunu ve 2011’den bu yana profesyonel faaliyet yürüttüğünü anlattı. Bayram, 2011 yılına kadar 60 civarında ortakları bulunduğunu, ziraat mühendisi çalıştırma zorunluluğu ve kendilerine rakip olan doku kültürü laboratuvarlarındaki üretimin artmasıyla ortak sayılarının bugün 30’a gerilediğini kaydetti. Bugün 600 dönüm üzerinde çöğür ve fidan üretimi yapıldığını dile getiren Bayram, şöyle konuştu: "Fidanın başlangıcı çöğürdür. Tohum anaç yani çöğür olmadan fidan olmaz. 2025 yılını hesap edersek yaklaşık 15 milyon çöğür üretimimiz oldu. Ayrıca 3 milyona yakın elma anacı üretiyoruz. Bunun yanında tohum anacını üretirken fidanını da üretiriz dedik ve ona başladık. Kimisi sadece çöğür kimi de hem çöğür hem fidan üretiyor. İnegöl’ü Bursa’yı içine katarsak bölgeye yaklaşık 7 milyon da fidan üretimi var. Sadece Cerrah olarak 20 milyon civarında çöğür ve fidan üretiyoruz." Kayısı tohumu Tokat’tan, kiraz Düzce’den, armut Ardahan’dan Türkiye’de fidan üreten ya da üretecek herkesin Cerrah’ı bildiğine dikkati çeken Bayram, "En sağlıklı çöğür, fidan üretimi Marmara’da, Bursa’da, İnegöl’de oluyor" dedi. İnegöllü çöğür üreticilerinin tohumlar için ülkenin farklı yerlerine gittiğini aktaran Bayram, "Mesela armut için Ardahan’a giderler. Orada dağda ormanda yabani armut tohumlarını toplarlar. Kayısı Tokat ve Erzincan dağlarından getirilir. Zerdalidir yabani kayısı. Kiraz tohumunu Düzce bölgesinin köylerinden temin ediyoruz. Erik, Bursa ve civarında var. Tohumlar İnegöl’e getirilir ve süreç başlar" ifadesini kullandı. 15 yılda Azerbaycan’a milyonlarca fidan gönderildi Tohumların Cerrah’da bir yıl içinde çöğüre dönüştüğünü anlatan Bayram, "Tohum anacı en sağlıklı anaçtır, çöğürdür. Bunlarla kurulan bahçeler terbiye edilmesi gerekiyor ki verimli bahçe oluşsun. Bugün Türkiye’de kurulan her meyve bahçesinde, Azerbaycan’da kurulan bahçelerin önemli bölümünde Cerrah imzası var. Bizdeki çöğür olmadan bahçe kurulamaz" dedi. Bayram, Azerbaycan’ın yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ile Avvrupa, Ortadoğu ve Arap ülkelerine ihacatlarının olduğunu belirterek, "Azerbaycan son yıllarda meyvede büyük hamle yapıyor. 15 yıldır Azerbaycan’a milyonlarca çöğür ve fidan gönderildi. Oradaki bahçelerin büyük kısmı, Türkiye’den giden çöğür ve fidanlarla oluşturuldu" diye konuştu.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:13
HAVAMAŞ, artık Çukurova’da
Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın yolcu taşımacılığını üstlenen HAVAMAŞ, artık Adana’nın Çukurova ilçesinden de seferlere başladı. HAVAMAŞ’tan yapılan açıklamada, Çukurova’da yaşayan vatandaşların havalimanına ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla sefer ağının genişletildiği belirtildi. Yeni hatta, Çukurova bölgesinden Çukurova Uluslararası Havalimanı’na düzenli saat aralıklarıyla karşılıklı ulaşım sağlanacağı kaydedildi. Paylaşılan sefer planına göre güzergah üzerinde ana kalkış noktası Fuar Alanı olurken ara durak Öğretmenler Bulvarı Umut Taksi oldu. Seferler gece-gündüz devam edecek. Güzergah sefer saatleri ise şu şekilde: "Kalkış (Fuar Alanı): 00.30, 01.30, 02.30, 03.30, 04.30, 05.30, 06.30, 07.30, 08.30, 09.30, 10.30, 11.30, 12.30, 13.30, 14.30, 15.30, 16.30, 17.30, 18.30, 19.30, 20.30, 21.30, 22.30, 23.30 Umut Taksi: 00.45, 01.45, 02.45, 03.45, 04.45, 05.45, 06.45, 07.45, 08.45, 09.45, 10.45, 11.45, 12.45, 13.45, 14.45, 15.45, 16.45, 17.45, 18.45, 19.45, 20.45, 21.45, 22.45, 23.45 Varış (Çukurova Uluslararası Havalimanı): 01.30, 02.30, 03.30, 04.30, 05.30, 06.30, 07.30, 08.30, 09.30, 10.30, 11.30, 12.30, 13.30, 14.30, 15.30, 16.30, 17.30, 18.30, 19.30, 20.30, 21.30, 22.30, 23.30, 00.30 Ayrıca vatandaşların sefer bilgileri ve detaylara 444 33 26 numaralı çağrı hattı ile ’havamas.com’ üzerinden ulaşabileceği bildirildi.
09 Ocak 2026 Cuma - 18:55
Beta Enerji ve Toprak Razgatlıoğlu arasında ‘Güç Birliği’ anlaşması imzalandı
Türkiye’nin önde gelen enerji ekipmanları üreticilerinden Beta Enerji, dünya motosiklet sporlarında Türkiye’yi zirveye taşıyan Toprak Razgatlıoğlu ile sponsorluk iş birliğini ‘Güç Birliği’ sloganı ile düzenlediği imza töreniyle ikinci kez yeniledi. Türkiye’nin önde gelen enerji ekipmanları üreticilerinden Beta Enerji ve Teknoloji A.Ş., 2025 yılını Dünya Superbike Şampiyonluğu ile taçlandıran ve 2026 yılında MotoGP’de yarışacak olan Toprak Razgatlıoğlu ile sponsorluk iş birliğini ikinci kez yeniledi. İmza töreni, Adana’daki Avrupa’nın tek çatı altında en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden biri olarak tasarlanan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Adana’da 130 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen ve 2025 yılı itibarıyla ilk fazı devreye alınan kampüste güç transformatörlerinden yüksek gerilim anahtarlama sistemlerine kadar uçtan uca üretim yapılırken, tesisin 2026 yılı sonunda tam kapasite üretime geçerek Avrupa’nın en büyük enerji ekipmanları tesislerinden biri olması hedefleniyor. Endüstri 4.0 altyapısı, otomasyon, yapay zeka destekli izleme sistemleri ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla tasarlanan kampüs, Beta Enerji’nin küresel büyüme stratejisinin merkezinde yer alıyor. "Sanayide gaza basmaya devam edeceğiz" İmza töreninde konuşan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, Toprak Razgatlıoğlu’na bir kez daha destek veren ilk Türk markası olmanın büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada sadece bir sponsorluk imzası atmıyoruz. Bugün burada bir hikayenin, ülke inancının imzasını atıyoruz. Kenan Sofuoğlu Supersports’da 6 kez dünya şampiyonu oldu. Gençlerin yolunu açtı. Toprak Razgatlıoğlu, zorluklardan kaçmadan, vazgeçmeden, her düştüğünde daha güçlü kalkarak MotoGP seviyesine ulaşmış bir sporcudur. Biz de sanayide gaza basmaya devam edeceğiz. Onun her zaman destekçisi olacağız" ifadelerini kullandı. "Toprak’a MotoGP’deki kariyeri için başarılar diliyorum" Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Hakkı Mert Dağsuyu ise şunları söyledi: "Toprak ile geçen sene bir yola çıktık. Bu yolculukta ortak bir hedefimiz vardı. O hedefte Türk bayrağımızı dünyanın farklı ülkelerinde en başarılı şekilde dalgalandırmaktı. Çok şükür ki bu yolu, Toprak’ın pistlerdeki azmi, cesareti ve bizlerin de bazen ekran başında, bazen tribünlerdeki heyecanıyla dünya şampiyonu olarak tamamladık. Toprak’a şimdiden MotoGP’deki kariyeri için başarılar diliyorum. Beta Enerji, ürettiği enerji ekipmanı ürünlerini 6 kıtada 88’den fazla ülkeye ihraç eden, şu an içinde bulunduğumuz tesisin tam kapasite devreye alınmasıyla birlikte dünyadaki enerji pazarında en üst liglerde yer alacak bir şirkettir. Bizler, üretimde olduğu kadar toplumsal katkı alanında da sürdürülebilir değerler üretmeyi hedefliyor, ülkemizin yarınlarına yapılmış bir yatırım olduğuna inanıyoruz." "Çok güzel bir sezonu geride bıraktık" Dünya Supersports Şampiyonu ve KNN54 Riders’ın kurucusu Kenan Sofuoğlu ise, "Motor sporlarının resmi bir sponsoru yoktu. Beta Enerji ile geçen sene bir anlaşma imzaladık ve çok güzel bir sezonu geride bıraktık. Toprak, Dünya Superbike Şampiyonluğu’nu aldı. Güzel şeyler başarıldı. Bu sadece bir sponsorluk değil, sporun tanınmasıyla alakalı da yatırım yapıldı" dedi. "2026 sezonunu güçlü bir şekilde tamamlamak istiyoruz" Dünya Superbike Şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu, "Beta Enerji ailesiyle bu yola devam etmek çok güzel. Geçen sene başlamıştı bu birliktelik, bu sene de bu yola devam etmek, fabrikayı görmek çok güzel. İnşallah daha çok birliktelik olur. 2026 sezonunu hep beraber güçlü bir şekilde tamamlamak istiyoruz"diye konuştu. Konuşmaların ardından imza töreni düzenlendi. Törene Beta Enerji çalışanları ve gazeteciler de katıldı. En büyük hayalini gerçekleştirdi Öte yandan, İstanbul’da geçirdiği motosiklet kazası sonucu bedensel engelli kalan ve Beta Enerji Adana Engelliler SK’da basketbol oyuncusu olan Zeynep Dalkılıç ise toplantıda geçirdiği kazayı anlatıp, en büyük hayalinin Kenan Sofuoğlu ve Toprak Razgatlıoğlu ile tanışmak olduğunu söyledi. Sofuoğlu ve Razgatlıoğlu, Zeynep’le yakından ilgilendi.
09 Ocak 2026 Cuma - 18:19
Trabzon’da turizmde hedef kaçırılan eserlerin geri döndürülmesi
Trabzon’da 2025 yılı turizm değerlendirme toplantısı yapıldı. Trabzon Valisi Aziz Yıldırım’ın başkanlık ettiği 2025 Yılı Turizm Değerlendirme Toplantısı’na AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu ile turizm paydaşları yer aldı. Toplantıda yapılan konuşmalarda turizmle ilgili yapılan ve yapılması gerekenler masaya yatırılırken daha sonra söz alan Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan turizm verileri konusunda bir sunum yaptı. "Kaçırılan eserler şehre kazandırılmalı" Toplantıda söz alan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un tarihi yönüne de vurgu yaparak, "Rusya’ya kaçırılan Trabzon’a ait bir tarih var. Trabzon, köklü geçmişe sahip tarihi bir şehir ancak elde kalan vesikalar maalesef bizde değil, Petersburg’da bulunuyor. Trabzon’a ait 497 adet el yazması eser mevcut. Bunun yanı sıra Trabzon’un tarihi gazete ve kitapları, Çarşı Camisi ile Ahi Evran Camii’ne ait kıymetli eşyalar, el yazması Kur’an-ı Kerim’ler ve işgal sonrası döneme ait yaklaşık 150 bin eser maalesef kaçırılmıştır. Bu konuda Sayın Bakanım, sizin öncülüğünüzde ve belki Cumhurbaşkanımıza da arz edilerek yapılacak çalışmaların, Trabzon’un tarihinin gün yüzüne çıkarılması ve turizme katkı sağlaması açısından, özellikle Türk Dünyası Kültür Başkenti hedefimiz doğrultusunda çok faydalı olacağını düşünüyorum. Turizm söz konusu olduğunda bu işin başta belirli parametreleri vardır. Öncelikle turizm açısından ulaşım alternatiflerini ele almak gerekiyor. Çünkü bir turist şehre geldiğinde her noktaya kolaylıkla ulaşabilmelidir" dedi. 1 milyon 447 bin 573 turist ziyaret etti Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, 2025 yılında Trabzon’u 1 milyon 447 bin 573 turistin ziyaret ettiğini belirterek, "2025 yılı Trabzon turizmi açısından büyümenin net olarak görüldüğü bir yıl olmuştur. İlimizde toplam tesis sayısı 383’e, oda sayısı 17 bin 237’ye, yatak kapasitesi ise 35 bin 984’e ulaşmıştır. Oda ve yatak kapasitesinde önemli oranlarda artış sağlanmıştır. 2025 yılında Trabzon’u toplam 1 milyon 447 bin 573 turist ziyaret etmiş; bunun 808 bini yabancı, 639 bini yerli turistlerden oluşmuştur. Sümela Manastırı’nı ise 514 bin 596 kişi ziyaret etmiştir. Ulaşımda da hareketlilik sürmüş, Trabzon Havalimanı’nda 58 ülkeden 3 bin 699 dış hat uçuşu gerçekleştirilmiş, 445 binin üzerinde misafir ilimize gelmiştir. Kruvaziyer turizmi kapsamında da 21 gemiyle yaklaşık 21 bin yolcu Trabzon’u ziyaret etmiştir. Bu veriler, Trabzon’un turizmde istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü göstermektedir. Önümüzdeki dönemde bu ivmeyi daha da artırmayı hedefliyoruz" dedi. Öte yandan son 4 yılda Trabzon’da toplam 5 milyon 69 bin 230 turist konaklarken, bu rakamların 2 milyon 693 bin kadarını yabancı turistler oluşturdu.
09 Ocak 2026 Cuma - 16:38
2025’te yaş çay rekoltesi 1 milyon 338 bin ton oldu
Karadeniz’de 2025 yılında üreticiden 1 milyon 338 bin ton yaş çay alındığı bildirildi. Rize Ticaret Borsası verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında 1 milyon 338 bin ton yaş çay işlenirken, bu üretimden yaklaşık 256 bin ton kuru çay elde edildi. Yaş çayın yüzde 61,46’sı yani 822 bin 717 tonu ÇAYKUR, yüzde 38,54’ü yani 515 bin 945 tonu ise özel sektör tarafından işlendi. Açıklanan istatistiklere göre, 2025 yılında 822 bin 717 ton yaş çay ÇAYKUR, 515 bin 945 ton yaş çay ise özel sektör tesislerinde işlendi. Son beş yıllık veriler incelendiğinde, Türkiye’de yaş çay işleme miktarının yıllık ortalama 1 milyon 370 bin ton seviyesinde gerçekleştiği görüldü. 2025 yılı rekoltesi ise bir önceki yıla göre yüzde 7,68 oranında düşüş gösterdi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, rekolte düşüşündeki nedenlerin arasında makinalı tarımın uygun bir biçimde yapılmadığını dile getirdi. Erdoğan "Bir önceki yıla kıyasla yaşanan sınırlı gerilemede: iklim kaynaklı verim düşüklüğü, makineli tarımın evsafa uygun yapılmaması, çay bahçelerinde uygulanan yanlış budama yöntemleri, yanlış gübreleme ve toprak yapısının bozulması gibi sebepler yer almaktadır" dedi. Son beş yıllık veriler, çay sektörünün hacim açısından istikrarlı bir yapıya sahip olduğunu ortaya dile getiren Erdoğan "Son beş yıllık yaş çay işleme verileri, Türkiye çay sektörünün hacim açısından istikrarlı, ancak katma değer ve verimlilik açısından dönüşüme ihtiyaç duyan bir yapıda olduğunu açıkça göstermektedir. Değişen dünya ile birlikte yeme-içme alışkanlıkları da değişmektedir. Bu nedenle sektör olarak şimdiden gerekli adımları atmalı; yeni neslin tüketim tercihlerine uygun, inovatif ve katma değerli çay ürünleri geliştirmeliyiz. Unutulmamalıdır ki ülkemizde üretilen çaylarda herhangi bir pestisit bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder