Yerel Haberler
Elazığ
05 Mart 2026 Perşembe - 20:09 AK Parti Gençlik Kolları Başkanı İbiş: "Bizim savunma sanayimiz, tüm kötülüklerden koruyacak düzeyde yoluna devam ediyor" AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, "Bizim tüm savunma sanayimiz, tüm kötülüklerden koruyacak düzeyde yoluna devam ediyor. Ama bizim iç dünyamızdaki Savunma Sanayi sistemimizde bizi böyle basiretsiz liderlerden korusun ve Recep Tayyip Erdoğan’ı da uzun yıllar boyunca hep birlikte Türkiye’nin güçlü yarınlarına birlikte yürümeyi nasip etsin" dedi. AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Elazığ’da ‘Gençlik Sofrasına’ katıldı. AK gençlik kadrolarıyla iftar programında bir araya gelen Başkan İBİŞ açıklamalarda bulundu. Bugün Türkiye siyasetinde Recep Tayyip Erdoğan ve sonrası diye bir gerçek olduğunun altını çizen İbiş, "Recep Tayyip Erdoğan Türkiye siyasetinde gençlerin bakış açısını değiştirdi. Türkiye siyasetinin gençlere baktığı pencereyi değiştirdi. Hamd olsun bugün siyasette gençler aktör konumunda. Bugün siyasette gençler, sadece belirli yerlere gelen değil, sadece siyasette bir dolgu malzemesi olarak kullanılan değil. Gençler artık siyasette doğrudan söz sahibi konumundadır. Bu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere duyduğu güven ve inanç sayesindedir. Bizler liderimize sahip çıkacağız. Şuanda Orta Doğu’da ve güneyimizde neler olduğunu hep birlikte görebiliyoruz. Neredeyse bombalanmayan bir ülke kalmadı. Bu anlamda zarar görmeyen bir ülke kalmadı. Hamd olsun cumhurbaşkanımızın öyle bir liderlik iradesi ve liderlik diplomasisi var ki Orta Doğu ateş çemberiyken, hamd olsun stratejik bir şekilde çelikten bir iradeyle ülkemiz, korunuyor ve kollanıyor. Bu öyle kolay olmuyor. Türkiye’nin savunma sanayisindeki ortaya koyduğu iradeyle oluyor. Türkiye’nin ortaya koyduğu iddia ile oluyor" diye konuştu. İbiş, "Bugün Türkiye kendi düşüncelerini özgürce söyleyebiliyor. Bugün Türkiye, başkalarının ajandasında, kalem olmak yerine kendi ajandasını kendi evlatlarıyla birlikte yazıyor, kendi evlatlarıyla birlikte tamamlıyor. Bu zihniyet her zaman ki Türkiye’nin milli ve manevi değerlerinin karşısında olan bu zihniyet, bugün Allah’tan başımızda değil. Bundan 6 ay önce, diyorlardı ki, Sinop’ta roket füze denemeleri yapmayın, balıklar korkuyor diyorlardı. Bugün geldiğimiz noktada 2 gün önceki açıklamalarında ne diyorlar, sizler savunma sanayide gereken ilgiyi gösteremediniz ve göstermediniz diyorlar. Birkaç ay önce balıklar korkuyor diye füze denemesi yaptırmayan yapılmasını istemeyen bir siyasi bir aktördün. Bugün geldiğimiz noktada savunma sanayi yatırımlarından bahsediyorsun. Bu millet neyin ne olduğunu biliyor. Bu millet her şeyi görüyor. Bu millet, deprem bölgesine gelip 100 tane konteyner vermekle övünen bir liderin Allah korusun, bu tür olaylarda da başımızda olsa neler olacağını, bu millet biliyor. Rabbim bizi, bunlardan korusun ve kollasın. Bizim tüm savunma sanayimiz, tüm kötülüklerden koruyacak düzeyde yoluna devam ediyor. Ama bizim iç dünyamızdaki savunma sanayi sistemimizde bizi böyle basiretsiz liderlerden korusun ve Recep Tayyip Erdoğan’ı da uzun yıllar boyunca hep birlikte Türkiye’nin güçlü yarınlarına birlikte yürümeyi nasip etsin" ifadelerini kullandı. "Gençlik sağlam durursa, Türkiye sapasağlam durur’ Aynı sofrayı paylaşmanın ve aynı davaya gönül vermenin mutluluğunu yaşadıklarını aktaran AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu ise, "Ramazan birliktir, beraberliktir ve kardeşliktir. Bizler aynı sofrada aynı ekmeği bölüşeceğiz. Aynı duaya hep birlikte amin demenin bereketini hep bir arada yaşayacağız. Sevgili kardeşlerim sizler sadece yarınların değil bugünün de teminatısınız. Bu hareket gençlerin omuzlarında yükselmiştir. 2001’de inanç ve azimle cumhurbaşkanımızın liderliğinde kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi, gençliğe her zaman ayrı bir önem ve değer vermiştir. Sizler teknolojiyle birlikte sanayi alanında ve sporda Türkiye’nin mimarlarısınız. Sizler, çağın ihtiyaçlarının farkında olan çok kıymetli kardeşlerimiz ve çok kıymetli bir neslin temsilcilerisiniz. Cumhurbaşkanımızın gençlere olan güveni, bu hakikatin en bariz göstergesidir. Liderimiz, gençlere sadece nasihat vermeyen, onlara sorumluluk veren, güvenen ve birlikte yol yürüyen liderdir. Bizler gençler ne diyor diye soran bir siyasi anlayışın temsilcileriyiz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki gençlik sağlam duruyorsa Türkiye sapasağlam durur. Gençlik güçlü olursa Türkiye güçlü olur" şeklinde konuştu.
Elazığ’da Su Kaynakları Balıklandırma Projesi sürüyor
04 Kasım 2025 Salı - 10:56 Elazığ’da Su Kaynakları Balıklandırma Projesi sürüyor Elazığ’da ‘Su Kaynaklarını Balıklandırma Projesi’ çerçevesinde Kalecik Baraj Gölü’ne 11 bin 800 adet sazan yavrusu bırakıldı. Su Kaynaklarını Balıklandırma Projesi kapsamında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, Kalecik Baraj Gölü’nde balıklandırma etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında, bin 800’ü markalı olmak üzere toplam 11 bin 800 adet sazan balığı yavrusu baraj gölüne bırakıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Kalecik Baraj Gölü’ne bırakılacak yavru balıklardan markalı olanların boy ve ağırlık ölçümleri yapılarak kayıt altına alındı; ardından balıklar doğal yaşama bırakıldı. Balıklara takılan markalar, o balığın hareketlerini, büyümesini, yaşam süresini, göç yollarını ve popülasyon dinamiklerini izlemek amacıyla kullanılmaktadır. Bu sayede doğal ortama bırakılan balıkların gelişimi takip edilerek su ürünleri yönetiminde bilimsel veriler elde edilmektedir. Balık avcılarına, markalı balıkların yakalanması halinde ölçümlerin paylaşılması ve gerekli bilgilendirmelerin yapılması konusunda hatırlatmalarda bulunuldu. Bu çalışma ile doğal balık stoklarının artırılması, su ürünleri kaynaklarının korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Elazığ genelinde 2025 yılı içerisinde 5 milyon 786 bin adet sazan yavrusu, ilimizdeki göl ve barajlara bırakılmıştır" denildi.
KBB Uzmanı Özbay: "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir"
04 Kasım 2025 Salı - 10:26 KBB Uzmanı Özbay: "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir" Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonlarının diğer mevsimlere göre daha sık görüldüğünü belirten Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, hastalıkların bulaşmaması için hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Elazığ Medilines Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, mevsim geçişlerin sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları hakkında açıklamalarda bulundu. Üst solunum yolunun bulaşıcı bir hastalık olduğunun altını çizen Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir. Bu özellikle üst solunum yolundaki organların bir şekilde hastalanması tepkisi sonucunda belirtiler görülmektedir. Burun akıntısı, kaşıntı, gözlerde sulanma, boğaz ağrısı ve ateş yükselmesi gibi belirtilerle seyretmektedir. Bunların tedavisi genellikle septomatik dediğimiz belirtilere yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Çünkü bunların ekseriyâ sebebi virüslere bağlı hastalıklar olmaktadır. Bu nedenle antibiyotikler hastaların tedavisinde önemli ölçüde kullanılmamaktadır ama çok ilerlemiş vakalarda viral enfeksiyona bir bakteri eklenmişse antibiyotik kullanımı olmaktadır. Hastalıkların bulaşmaması için hijyen kurallarına ciddiyetle dikkat etmemiz gerekiyor. Özellikle ortak kullanılan malzemelerin kullanılmasında dikkatli olmak, yine ortak kullanılan kapı kolu, merdiven ve asansör düğmeleri gibi yerlere elle çok dokunmamak dokununca da hemen dezenfektan kullanmalıyız. Yakın temas yapmamak gibi şeyler hastalıkları önemli ölçüde engellemektedir. Ayrıca maskenin de ciddi derecede koruyucu olduğunu da biliyoruz. Ağrı kesiciler, vitaminler, taze sebze ve meyve tüketimi, ılık su ve sıvı gıdaların bol alımıyla bu tedaviler yapılabilmektedir. Bunlara rağmen ateş, öksürük ve balgam şikayetleri ileri derecede artmışsa hastane tedavisi için uzman doktora müracaat etmeleri gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
KBB Uzmanı Özbay: "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir"
04 Kasım 2025 Salı - 10:23 KBB Uzmanı Özbay: "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir" Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonlarının diğer mevsimlere göre daha sık görüldüğünü belirten Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, hastalıkların bulaşmaması için hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Elazığ Medilines Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, mevsim geçişlerin sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları hakkında açıklamalarda bulundu. Üst solunum yolunun bulaşıcı bir hastalık olduğunun altını çizen Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir. Bu özellikle üst solunum yolundaki organların bir şekilde hastalanması tepkisi sonucunda belirtiler görülmektedir. Burun akıntısı, kaşıntı, gözlerde sulanma, boğaz ağrısı ve ateş yükselmesi gibi belirtilerle seyretmektedir. Bunların tedavisi genellikle septomatik dediğimiz belirtilere yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Çünkü bunların çoğunlukla sebebi virüslere bağlı hastalıklar olmaktadır. Bu nedenle antibiyotikler hastaların tedavisinde önemli ölçüde kullanılmamaktadır ama çok ilerlemiş vakalarda viral enfeksiyona bir bakteri eklenmişse antibiyotik kullanımı olmaktadır. Hastalıkların bulaşmaması için hijyen kurallarına ciddiyetle dikkat etmemiz gerekiyor. Özellikle ortak kullanılan malzemelerin kullanılmasında dikkatli olmak, yine ortak kullanılan kapı kolu, merdiven ve asansör düğmeleri gibi yerlere elle çok dokunmamak dokununca da hemen dezenfektan kullanmalıyız. Yakın temas yapmamak gibi şeyler hastalıkları önemli ölçüde engellemektedir. Ayrıca maskenin de ciddi derecede koruyucu olduğunu da biliyoruz. Ağrı kesiciler, vitaminler, taze sebze ve meyve tüketimi, ılık su ve sıvı gıdaların bol alımıyla bu tedaviler yapılabilmektedir. Bunlara rağmen ateş, öksürük ve balgam şikayetleri ileri derecede artmışsa hastane tedavisi için uzman doktora müracaat etmeleri gerekmektedir" ifadelerini kullandı. (MK-CK-
Başkan Şerifoğulları, tarihi öğretmenevinde çalışmaları inceledi
03 Kasım 2025 Pazartesi - 15:53 Başkan Şerifoğulları, tarihi öğretmenevinde çalışmaları inceledi Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Elazığ’ın kültürel hafızasına katkı sunacak tarihi öğretmenevinde başlatılan güçlendirme çalışmalarına ilişkin incelemelerde bulundu. Elazığ Belediyesi tarafından, şehrin kültür ve medeniyetini yaşatma ve geleceğe taşıma hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar devam ediyor. Şehrin kültürel hafızasına değer katan dört müzeyi şehre kazandıran Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, vizyoner bir çalışmayı daha hayata geçiriyor. 1933 yılında halkevi olarak inşa edilen ve yaklaşık bir asırlık şehir tarihine tanıklık eden ancak 24 Ocak 2020 Elazığ depreminde hasar gören tarihi öğretmenevi binasında, güçlendirme çalışmaları devam ediyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından tarihi binada mimari dokusuna uygun olarak restorasyon çalışmaları gerçekleştirilerek teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından Millet Kütüphanesi ve Eğitim Müzesi olarak hizmete sunulacak. Çalışmaları yerinde inceleyerek bilgi alan Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, "Müzeler Şehri Elazığ projemizle şehrimizi dört müzeyle buluşturduk. Basın Müzesi, Musiki Müzesi, Hoca Hasan Hamam Müzesi ve Kent Müzesi’nin ardından şehrimize yeni bir kültürel değer daha kazandırıyoruz. Şehrimizin kültürel değerleri arasında yer alan tarihi Öğretmenevinde güçlendirme çalışmalarımız devam ediyor. Daha sonra tarihi yapıda özgün dokusuna uygun olarak restorasyon çalışması gerçekleştireceğiz. Nihayetinde ise bu tarihi yapıyı Millet Kütüphanesi ve Eğitim Müzesi olarak yeniden işlevlendireceğiz. Şehrimizin tarihine, kültürel kimliğine ve elbette turizm potansiyeline değer kazandıracak bu projeyle, değerlerimize sahip çıkarken aynı zamanda geleceğe de kültürel bir miras bırakmış olacağız. Kadim kültürel değerleriyle geleceğe yol alan güçlü bir şehir için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
İç organları göğüs boşluğuna dolan bebek, başarılı ameliyatla hayata tutundu
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:21 İç organları göğüs boşluğuna dolan bebek, başarılı ameliyatla hayata tutundu Doğuştan Bochdalek hernisi (diyafram fıtığı) teşhisi konulan ve iç organları göğüs boşluğuna dolan bebek, Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde yapılan başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu. Doğuştan diyafram fıtığı teşhisi konulan ve iç organları göğüs boşluğuna dolan bebek, başka bir hastaneden 53 günlükken solunum sıkıntısı nedeniyle Fethi Sekin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan tetkiklerde, diyaframın sağ tarafında geniş bir delik olduğu belirlendi. Karaciğer, kalın ve ince bağırsakların bir kısmı göğüs boşluğuna geçerek akciğerleri sıkıştırdı ve bebekte ciddi solunum yetmezliğine neden oldu. Bunun üzerine yapılan başarılı operasyonla bebek sağlığına kavuştu. Ameliyatı gerçekleştiren Çocuk Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Fikret Ersöz, hastanın hayatını tehdit eden bir durumla karşılaştıklarını belirterek, "Hastamız bize başka bir merkezden sevk edildi. Geldiğinde 53’üncü günündeydi ve ciddi solunum sıkıntısı vardı. Yaptığımız tetkiklerde, sağ tarafta doğumsal bir diyafram hernisi tespit ettik. Bu tür vakalar genellikle sol tarafta görülür, ancak hastamızda çok nadir olarak sağ taraftaydı. Diyaframda büyük bir delik vardı, bu nedenle iç organların çoğu göğüs boşluğuna geçmişti. Kısa sürede hazırlıklarımızı tamamlayarak ameliyatı gerçekleştirdik. Şu anda hastamız taburcu ediliyor" dedi. Ameliyat sonrası süreci yöneten Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın ise, "Bebeğimiz doğduğunda 53 günlükken bize sevk edildi. Göğüs boşluğuna dolan iç organlar, akciğerlere ciddi baskı yapıyordu. Bu nedenle solunum cihazı desteğiyle takip ettik. Ameliyat sonrası dönemde pulmoner basınç artışlarını izledik, tedavilerini uyguladık ve yavaş yavaş solunum desteğinden ayırdık. Şu anda bebeğimiz beslenmeye geçti ve taburcu olma aşamasında" diye konuştu. Ameliyatın ardından bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına alan anne Berra Tekin ise "Kızım, Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde ameliyat oldu. Fikret hoca, Mustafa hoca ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Çok şükür kızım daha iyi. Nefesini topladı, nefes alabiliyor. Bugün de taburcu oluyoruz" ifadelerini kullandı.
E-ticaret Uzmanı Sanaç: "Bir ürünü 100 liraya alıp 150 liraya satarsanız yaklaşık 60 lira zarar edersiniz"
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:48 E-ticaret Uzmanı Sanaç: "Bir ürünü 100 liraya alıp 150 liraya satarsanız yaklaşık 60 lira zarar edersiniz" E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç, e-ticaretin göründüğü kadar kolay olmadığını ve birçok bilinmeyen noktaları olduğuna vurgu yaparak, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım" dedi. E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç son zamanlarda e-ticarette yaşanan kar ve zararlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 15 yıldır e-ticaret alanında hizmet verdiğini aktaran Olgay Sanaç, "İnsanların e-ticarete girmesini çok doğal karşılıyorum. Yeni bir pazar. Dünya gelişiyor, teknoloji büyüyor. Özellikle yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte e-ticaret bambaşka bir yer aldı. İnsanlar hem markalarını taşımak istiyorlar hem de ek gelir olsun diye evden bu işi yapmak istiyor. Ama e-ticaret göründüğü kadar kolay bir şey değil. Birçok bilinmeyen noktaları var. İnsanları en çok kandıran şey, buy box mantığı oluyor. E-ticaretten satış yapmak istiyorum diyen herkes karşısında buy box’a girdim bir günde 100 bin dolar para kazandım gel sana da eğitim satayım tarzında videolar görüyorlar. Bu videolar insanları hem yanlış yönlendiriyor hem de öyle bir kazanç yok. Burada insanların e-ticaretten soğumasını sağlıyorlar. İlk dikkat etmemiz gereken şey, burası hayal satılacak bir dünya değil. Ürünlerimiz varsa o ürünleri satmamız gerekiyor. Ürünümüz yoksa ise kendimize en uygun ürünü bulmamız gerekiyor" diye konuştu. İkinci en büyük hatanın, fiyatlandırma ve hesap hatası olduğunun da altını çizen Sanaç, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım. Bir ürün belirlediğimizde o ürünü satışa açtığımızda önce fiyatlandırmayı düzgün yapmak gerekiyor. Üçüncü en büyük adımlardan birisi, plansızlık ve sabırsızlıktır. Bir ürün için önce liste oluşturuyoruz. Bu listeyi oluştururken ürünün analizini yapmak lazım. Odaklanmamızı dağıttığımız sürece hiçbir yere varamayız. Önemli olan büyük bir planlama yaptıktan sonra sabırla ürünün satılmasını beklemek gerekir. Dördüncü olarak buy box rekabetidir. İki kişi aynı ürünü satıyorsa pazar yeri özellikle bizi aynı sitede birleştiriyor. Kim daha az fiyat verirse onun sepete ekle butonunu almasını sağlıyor. Bu durumda ben ürünü 100 liraya satıyorum sen 90’a satıyorsun, 90 liraya satan kişinin günlük kargosu 300’ü buluyor çok güzel satış yaptığını düşünüyorsun ama 30 gün sonra paran yattığında zarar ettiğini görüyorsun. Aynı zamanda sadece kendisi değil beni de zarar ettiriyor. Böyle bir yaklaşım olmaması için de buy box rekabetine girmememiz gerekiyor. Kendine ait bir reklam belirlemen gerekiyor. Marka oluşturduktan sonra onun üzerinden devam etmek gerekir. Son olarak da her şeyi ben yaparım bir bilgisayarla mantığı yanlıştır. E-ticaret tek bir alan değil. Operasyon ayrı, planlanması farklı ve ürün geliştirmesi farklı bir alandır. Bunun için de uzman bir ekiple çalışmak lazım. En büyük faydaları tüm dünyaya açılmak olacaktır. Bunu başka türlü yapamazsın o yüzden internet satışı önemlidir" cümlelerini kullandı.
E-ticaret Uzmanı Sanaç: "Bir ürünü 100 liraya alıp 150 liraya satarsanız yaklaşık 60 lira zarar edersiniz"
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:47 E-ticaret Uzmanı Sanaç: "Bir ürünü 100 liraya alıp 150 liraya satarsanız yaklaşık 60 lira zarar edersiniz" E-ticaret göründüğü kadar kolay olmadığını ve birçok bilinmeyen noktaları olduğunu belirten E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım" dedi. E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç son zamanlarda E-ticarette yaşanan kar ve zararlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 15 yıldır E-ticaret alanında hizmet verdiğini aktaran Olgay Sanaç, "İnsanların E-ticarete girmesini çok doğal karşılıyorum. Yeni bir pazar. Dünya gelişiyor, teknoloji büyüyor. Özellikle yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte E-ticaret bambaşka bir yer aldı. İnsanlar hem markalarını taşımak istiyorlar hem de ek gelir olsun diye evden bu işi yapmak istiyor. Ama E-ticaret göründüğü kadar kolay bir şey değil. Birçok bilinmeyen noktaları var. İnsanları en çok kandıran şey, buy box mantığı oluyor. E-ticaretten satış yapmak istiyorum diyen herkes karşısında buy box’a girdim bir günde 100 bin dolar para kazandım gel sana da eğitim satayım tarzında videolar görüyorlar. Bu videolar insanları hem yanlış yönlendiriyor hem de öyle bir kazanç yok. Burada insanların E-ticaretten soğumasını sağlıyorlar. İlk dikkat etmemiz gereken şey, burası hayal satılacak bir dünya değil. Ürünlerimiz varsa o ürünleri satmamız gerekiyor. Ürünümüz yoksa ise kendimize en uygun ürünü bulmamız gerekiyor" diye konuştu. İkinci en büyük hatanın, fiyatlandırma ve hesap hatası olduğunun da altını çizen Sanaç, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım. Bir ürün belirlediğimizde o ürünü satışa açtığımızda önce fiyatlandırmayı düzgün yapmak gerekiyor. Üçüncü en büyük adımlardan birisi, plansızlık ve sabırsızlıktır. Bir ürünü açtığımız önce liste oluşturuyoruz. Bu listeyi oluştururken ürünün analizini yapmak lazım. Odaklanmamızı dağıttığımız sürece hiçbir yere varamayız. Önemli olan büyük bir planlama yaptıktan sonra sabırla ürünün satılmasını beklemek gerekir. Dördüncü olarak buy box rekabetidir. İki kişi aynı ürünü satıyorsa pazar yeri özellikle bizi aynı sitede birleştiriyor. Kim daha az fiyat verirse onun sepete ekle butonunu almasını sağlıyor. Bu durumda ben ürünü 100 liraya satıyorum sen 90’a satıyorsun, 90 liraya satan kişinin günlük kargosu 300’ü buluyor çok güzel satış yaptığını düşünüyorsun ama 30 gün sonra paran yattığında zarar ettiğini görüyorsun. Aynı zamanda sadece kendisi değil beni de zarar ettiriyor. Böyle bir yaklaşım olmaması için de buy box rekabetine girmememiz gerekiyor. Kendine ait bir reklam belirlemen gerekiyor. Marka oluşturduktan sonra onun üzerinden devam etmek gerekir. Son olarak da her şeyi ben yaparım bir bilgisayarla mantığı yanlıştır. E-ticaret tek bir alan değil. Operasyon ayrı, planlanması farklı ve ürün geliştirmesi farklı bir alandır. Bunun için de uzman bir ekiple çalışmak lazım. En büyük faydaları tüm dünyaya açılmak olacaktır. Elazığ’da sattığın bir ürünü satışla yurtdışına Japonya’ya kadar sattığımız ürünler oldu. Bunu başka türlü yapamazsın o yüzden internet satışı önemlidir" cümlelerini kullandı.