Yerel Haberler
Elazığ
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:46 Sağanak ve dolu sonrası bodrum katını su bastı: Eşyalarının üzerine basarak içeri girdiler Elazığ’da etkili olan gök gürültülü sağanak ve dolu yağışının ardından sular altında kalan evlerde temizlik çalışmaları başlarken, ortaya çıkan maddi hasar afetin boyutunu gözler önüne serdi. Elazığ’da dün akşam saatlerinde gök gürültülü sağanak ve dolu yağışı etkili oldu. Yağışın ardından kentin farklı noktalarında ve Akpınar Mahallesi 515. Sokak’ta bulunan 5 katlı bir apartmanın bodrum katında su baskınları meydana geldi. 66 yaşındaki Hatice Demir ve oğlunun ikamet ettiği dairede, baskın sonrası itfaiye ekipleri ve ev sakinleri tarafından su tahliye çalışması yürütüldü. Suyun tahliyesinin ardından evdeki eşyaların kullanılamaz hale geldiği belirlendi. Evin giriş bölümünde biriken su ve atıklar nedeniyle daireye girişler, kapı önüne yerleştirilen tuğla ve çeşitli eşyalar üzerinden sağlandı. Dairede bulunan eşyaların tamamında maddi hasar oluştuğu gözlenirken Hatice Demir ve oğlu, yaşanan mağduriyetin giderilmesi için yardım başvurusunda bulundu. Hatice Demir gözyaşları içinde yaşadıkları mağduriyetlerini dile getirdi. Oğlu ile birlikte ilk etapta evlerini basan suyu temizlediklerini ifade eden Demir, "Ondan sonra her yeri su bastı. Hiçbir şeyi kurtaramadık, canımızı zor kurtardık. Beyaz eşyalardan da bir şey kurtaramadık. Yetkililerden yardım istiyorum. Bodrum katında yaşıyoruz ve benim gücüm yok" dedi. Oğlu Faruk Çimen ise, "Dün yağan yağmur ve dolu yağışı ile beraber evlerimizi su bastı. Bu su basma ile beraber evimizi belli bir yere kadar temizledik, eve dolan suyunu boşalttık. Sonrasında dışarıdaki inşaat çalışanları iş makinesi getirip, temel yerinde dolan suyu rögarın girişine vermeleri sonrası evimizin tamamını diz boyunu geçecek şekilde su bastı. Şu anda koltuklarımız, elektronik aletlerimiz hepsi suyun altında kalmış durumda" şeklinde konuştu.
Elazığ Ticaret Fuarı içi geri sayım başladı
23 Aralık 2025 Salı - 16:12 Elazığ Ticaret Fuarı içi geri sayım başladı Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde 6-7-8 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, şehrin üretimden pazarlamaya uzanan tüm ekonomik gücünü tek çatı altında buluşturacak. Elazığ TSO, şehrin ticari yapısına güç kazandıracak güçlü bir hamleye hazırlanıyor. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde 6-7-8 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, şehrin üretimden pazarlamaya uzanan tüm ekonomik gücünü tek çatı altında buluşturacak. Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek bu dev organizasyonla iş dünyasının birlik iradesi, büyüme kararlılığı ortaya konularak Elazığ’ın kalkınma yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarının aralanması hedefleniyor. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan, fuar hazırlıkları ve odanın yürüttüğü çalışmalar hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Göreve geldikleri günden bu yana ‘Üreten ve Büyüyen Elazığ’ mottosuyla hareket ettiklerini belirten Başkan Alan, bu fuarın bir sonuç değil, büyük bir değişim sürecinin başlangıcı olduğunu vurguladı. Başkan İdris Alan, "Bizler göreve geldiğimizde Elazığ için bir söz verdik. Esnafımızın, tüccarımızın ve sanayicimizin her an yanında olacağız dedik. Bugüne kadar 6. Bölge teşviklerinin korunmasından, üyelerimizin finansal darboğazlardan çıkış yollarına kadar her alanda gövdemizi taşın altına koyduk. Ankara’da yürüttüğümüz güçlü lobicilik faaliyetleriyle Elazığ’ın sesini en gür şekilde duyurduk. Şimdi ise tüm bu emeklerimizi taçlandıracak, şehrimizin ticaret hacmini zirveye taşıyacak olan Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı’nı hayata geçiriyoruz" diye konuştu. 6-8 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek fuarın stratejik bir hamle olduğuna dikkat çeken Alan, "Bu fuar, Elazığ’ın ticaret vizyonunu geliştirmek ve ilimizin misyonunu uluslararası standartlara taşımak için büyük bir fırsattır. Mobilyadan gıdaya, tekstilden teknolojiye ve inşaata kadar ilimizde faaliyet gösteren tüm sektörleri tek bir çatı altında topluyoruz. Amacımız; sadece ürün sergilemek değil, yeni iş bağlantıları kurmak, üyelerimizin pazar payını artırmak ve Elazığ ekonomisinin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu herkese ilan etmektir. Elazığ’ın kalkınması, yerel gücümüzün birleşmesinden geçer. Bu fuar, Elazığ iş dünyasının birlik ve beraberlik belgesidir. Şehrimizin geleceğine güvenen, yatırım yapan ve üreten tüm paydaşlarımızı bu büyük buluşmaya bekliyoruz. Unutulmasın ki; Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası varsa, ticaretin çözülmeyecek sorunu, şehrimizin ulaşılamayacak hedefi yoktur. 6 Şubat’ta bu büyük heyecanı hep birlikte yaşayalım" şeklinde konuştu.
Elazığ’da hazırlanan proje bakanlıktan destek aldı
23 Aralık 2025 Salı - 10:54 Elazığ’da hazırlanan proje bakanlıktan destek aldı Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) tarafından hazırlanan proje, IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan destek almaya hak kazandı. IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamındaki LEADER Yaklaşımı Tedbiri’ne başvuruda bulunan 60 ildeki 156 Yerel Eylem Grubunun (YEG) tamamı desteklenmeye hak kazandı. Yaklaşık 2.2 milyar TL tutarındaki yerel kalkınma stratejisi bütçeli 156 YEG Derneğin yüzde 100 hibeyle destekleneceği aktarıldı. Destek alan 156 dernek arasına Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği’de yer aldı. Bu kapsamda Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği, il genelinde aktif olarak faaliyet gösteren tek Yerel Eylem Grubu olma özelliğini taşıdı. Derneğin 2025-2030 dönemini kapsayan 5 Yıllık Yerel Kalkınma Stratejisi ve Eylem Planı, proje uzmanı Bihter Yaldız Tut tarafından hazırlanarak kapsamlı analizler, katılımcı toplantılar ve yerel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildi. Hazırlanan strateji ve eylem planları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanarak desteklenmeye hak kazandı. Dernek, yıllık 60 bin Euro olmak üzere yüzde 100 hibe desteğiyle, 5 yıllık dönemde yaklaşık 15 milyon TL tutarında kırsal kalkınma kaynağını bölgeye kazandırma hakkı elde etti. Bu süreçte, Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği ile Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) arasında imzalanacak iş birliği protokolü çerçevesinde, 5 yıllık kalkınma programının etkin ve şeffaf bir şekilde uygulanması planlanıyor. Dernek Başkanı ve proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma politikaları çerçevesinde uygulanan LEADER Tedbiri, yerelden kalkınma yaklaşımını esas alan, katılımcı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir modeldir. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan Yerel Eylem Grupları (YEG); kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve yerel halkın bir araya gelerek bölgesel ihtiyaçlara uygun kalkınma stratejileri geliştirmesini amaçlar. Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, IPARD Programı kapsamında uygulanan LEADER Tedbiri ile Yerel Eylem Grupları desteklenmektedir. YEG’ler; ilçelerde kaymakamlık oluru ve valilik onayı ile kurulan, tüzel kişiliğe sahip dernek statüsünde yapılardır. İlçe belediyeleri, kaymakamlıklar ve ilgili kamu kurumları bu yapıların doğal paydaşları ve tüzel üyeleri arasında yer alırken; kadınlar, gençler, çiftçiler, üreticiler, esnaf ve sivil toplum temsilcileri yönetim süreçlerine aktif olarak dahil edilmektedir. Bu yönüyle YEG’ler, ilçede yaşayan her kesimin temsiline dayalı kapsayıcı bir yönetişim modeli sunar" dedi. Proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "ETOPDER’in proje geliştirme, uygulama, izleme ve raporlama alanlarındaki kurumsal kapasitesi, stratejinin sahaya güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Dernek olarak Baskil Yerel Eylem Grubu’nun kalkınma stratejilerinin hazırlanmasında hem de uygulanacak projelerin koordinasyonunda aktif rol üstlenerek, yerel kalkınmaya sürdürülebilir ve katılımcı bir vizyon kazandırmayı hedeflemekteyiz. IPARD III Programı döneminde uygulanacak bu strateji ile; tarım ve kırsal üretimin desteklenmesi, kadınlar ve gençler başta olmak üzere dezavantajlı grupların güçlendirilmesi, yerel girişimciliğin ve sosyal kalkınmanın teşvik edilmesi, sivil toplumun kapasitesinin artırılması, katılımcı ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.
Elazığ’da ilginç bisiklet tasarımı: Polisler bile durdurup inceliyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:50 Elazığ’da ilginç bisiklet tasarımı: Polisler bile durdurup inceliyor Almanya’da 26 yıl yaşayan ve elektrik-elektronik mesleğiyle uğraşan, ardından memleketi Elazığ’a dönen Hacı Bayram Züğürt’ün yaptığı sıra dışı bisikletler görenleri şaşırtıyor. Kendisini vatandaşlar başta olmak üzere polisin durduğunu dile getiren Zügürt, "Sür bakalım diyorlar, sonra ’İn aşağı, bir daha bin’ deyip bakıyorlar. İnip tekrar biniyorum. Şaşırıyorlar" dedi. Elazığ’da yaşayan 58 yaşındaki Hacı Bayram Züğürt, hayatının 26 yılını Almanya’da geçirdi. Elektrik ve elektronik alanında çalışan Züğürt, Türkiye’ye döndükten sonra bu mesleğin yeterli kazanç sağlamaması üzerine bisiklet işine yöneldi. Yaklaşık 15 yıl boyunca bisiklet tamiri ve satışı yapan Züğürt, özellikle kış aylarında boş kalan zamanlarını ilginç bisikletler tasarlayarak geçiriyor. Deneme amacıyla yaptığı yüksek bisikletin beklediğinden çok daha rahat olduğunu fark eden Züğürt, tasarımlarını geliştirdi. Yüksek bisikletlerin yanı sıra yatarak kullanılan bisiklette tasarlayan Züğürt, hem vatandaşların hem de polislerin ilgisini çekiyor. "Bu bisiklet insanı hiç yormuyor" Elektrik-elektronik altyapısında yaptığı tasarımlara büyük katkı sağladığını söyleyen Züğürt, " 26 sene Almanya’da kaldım. Türkiye’ye döndükten sonra 15 yıl boyunca bisiklet işi yaptım. Asıl mesleğim elektrik ve elektronik üzerinedir, ancak bu işten yeterli gelir elde edemediğim için bisiklet sektörüne yöneldim. Bisiklet işinde her gün paramı kazanıyordum. Özellikle kış aylarında, bisiklet işi olmadığında boş günlerimi bisikletlerle uğraşarak, denemeler yaparak geçiriyordum. O dönem bir yüksek bir bisiklet yaptım. Tamamen deneme amaçlıydı, ’Bu nasıl olacak?’ diye merak ettim. Sonra fark ettim ki bu bisiklet insanı hiç yormuyor. Saatlerce sürsem bile sorun olmuyor. Düz yolda giderken hiçbir sıkıntı yaşamıyorum. Normal bir bisikletim de var, o da kaliteli ama onu sürdüğümde yarım saat sonra mutlaka dinlenme ihtiyacı hissediyorum. Bu yeni yaptığım bisiklet ise sanki adam boyu bir insan omuzlarında geziyormuş gibi rahat" dedi. "Yolda polisler durduruyor, ’Sür bakalım’ diyorlar, sonra ’İn aşağı, bir daha bin’ deyip bakıyorlar" Aldığı tepkilerin hem şaşkınlık hem de hayranlık içerdiğini dile getiren Züğürt, " Bisikletlerin daha yükseğinin yapılmasını tavsiye etmem, o iş cambazlığa girer. Bir bisikletimin sisteminde, üç bisikletin zinciri birlikte çalışıyor. Zinciri en yukarıdan, bisikletin ön tarafından alıp arka tekerleğe kadar tek parça halinde bağladım. Sürüşü çok rahat, sırtını yaslıyorsun ve bu durum adeta ömrünü uzatıyor. Ben kış aylarını bu tür denemelerle, üretmekle ve uğraşmakla geçiriyorum. Yolda polisler durduruyor, ’Sür bakalım’ diyorlar, sonra ’İn aşağı, bir daha bin’ deyip bakıyorlar. İnip tekrar biniyorum. Şaşırıyorlar. Şaka olsun diye ’Alt kat kiralık mı’ diyen bile oluyor. İnsanlar çok ilgi gösteriyor, kahvede oturanlar bile kalkıp dışarı çıkıyor, beni durdurup bisikleti görmek, tanımak istiyorlar" şeklinde konuştu. (RY-CK-
Prof. Dr. Özercan, "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor"
23 Aralık 2025 Salı - 10:26 Prof. Dr. Özercan, "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor" Patolojiye başvuran birçok hastanın ’kanser miyim’ endişesi yaşadığını aktaran Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor. Patoloji sadece kanser tanısı koymaz. Tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ve deride oluşan lezyonlar da doku incelemesiyle teşhis edilebilir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı, 7 öğretim üyesi, 10 asistan ve yaklaşık 17 teknisyen ile bölgeye hizmet veriyor. Yılda yaklaşık 28 bin biyopsi değerlendirildiği patoloji birimi bölgeye umut oluyor. Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, patoloji biriminin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı’nın 1987 yılında kurulduğunu belirten Prof. Dr. Özercan, "Birimin kurulduğu günden bu yana bölgeye hizmet sunuyoruz. Tüm doku, sıvı ve biyopsi örnekleri rutin şekilde inceleniyor ve raporlanıyor. Patoloji, hastalık tanısında kritik öneme sahip. Patolojiye gönderilen doku örnekleri önce kayıt işlemlerinden geçiyor, ardından laboratuvarda uygun şekilde işleniyor. Doku örnekleri önce formalin ile tespit ediliyor, daha sonra çeşitli sıvılardan geçirilerek parafine gömülüyor. Hazırlanan dokulardan 4 mikron kalınlığında kesitler alınarak camlara yerleştiriliyor, boyama işlemlerinin ardından mikroskop altında inceleniyor" dedi. Anabilim dalında yılda 27-28 bin arasında biyopsi değerlendirildiğini aktaran Özercan, "Bu sayı bölgenin sağlık yükünün önemli bir kısmını temsil ediyor. Patolojiye başvuran birçok hasta, ‘kanser miyim’ endişesi yaşıyor. Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor. Patoloji sadece kanser tanısı koymaz. Tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ve deride oluşan lezyonlar da doku incelemesiyle teşhis edilebilir. Laboratuvarda işlenen tüm örneklerin tanısı mikroskop altında netleştirilmektedir. Laboratuvarda kanser tanısı doğruluğunu artıran birçok ileri yöntem kullanıyoruz. İmmünohistokimya, histokimya ve insitu hibridizasyon gibi tekniklerin tanıda önemli katkı sunuyor. Anabilim dalında 7 öğretim üyesi, 10 asistan ve yaklaşık 17 teknisyen/sekreter ile hizmet veriyoruz. Ekip tüm süreci titizlikle yürütüyor. Bölgede özellikle gastrointestinal sistem kanserleri, meme kanserleri ve akciğer kanserleri daha sık görülüyor. Erken tanı tedavi başarısını büyük ölçüde artırıyor. Vatandaşları bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum. Şüpheli bir durumda mutlaka sağlık merkezimize başvurarak biyopsi örneğinin değerlendirilmesini sağlamak büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Prof. Dr. Özercan: "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor"
23 Aralık 2025 Salı - 10:23 Prof. Dr. Özercan: "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor" Patolojiye başvuran birçok hastanın kanser miyim endişesi yaşadığını aktaran Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor. Patoloji sadece kanser tanısı koymaz. Tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ve deride oluşan lezyonlar da doku incelemesiyle teşhis edilebilir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı, 7 öğretim üyesi, 10 asistan ve yaklaşık 17 teknisyen ile bölgeye hizmet veriyor. Yılda yaklaşık 28 bin biyopsi değerlendirildiği patoloji birimi bölgeye umut oluyor. Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, patoloji biriminin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı’nın 1987 yılında kurulduğunu belirten Prof. Dr. Özercan, "Birimin kurulduğu günden bu yana bölgeye hizmet sunuyoruz. Tüm doku, sıvı ve biyopsi örnekleri rutin şekilde inceleniyor ve raporlanıyor. Patoloji, hastalık tanısında kritik öneme sahip. Patolojiye gönderilen doku örnekleri önce kayıt işlemlerinden geçiyor, ardından laboratuvarda uygun şekilde işleniyor. Doku örnekleri önce formalin ile tespit ediliyor, daha sonra çeşitli sıvılardan geçirilerek parafine gömülüyor. Hazırlanan dokulardan 4 mikron kalınlığında kesitler alınarak camlara yerleştiriliyor, boyama işlemlerinin ardından mikroskop altında inceleniyor" dedi. Anabilim dalında yılda 27-28 bin arasında biyopsi değerlendirildiğini aktaran Özercan, "Bu sayı bölgenin sağlık yükünün önemli bir kısmını temsil ediyor. Patolojiye başvuran birçok hasta, ‘kanser miyim’ endişesi yaşıyor. Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor. Patoloji sadece kanser tanısı koymaz. Tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ve deride oluşan lezyonlar da doku incelemesiyle teşhis edilebilir. Laboratuvarda işlenen tüm örneklerin tanısı mikroskop altında netleştirilmektedir. Laboratuvarda kanser tanısı doğruluğunu artıran birçok ileri yöntem kullanıyoruz. İmmünohistokimya, histokimya ve insitu hibridizasyon gibi tekniklerin tanıda önemli katkı sunuyor. Anabilim dalında 7 öğretim üyesi, 10 asistan ve yaklaşık 17 teknisyen/sekreter ile hizmet veriyoruz. Ekip tüm süreci titizlikle yürütüyor. Bölgede özellikle gastrointestinal sistem kanserleri, meme kanserleri ve akciğer kanserleri daha sık görülüyor. Erken tanı tedavi başarısını büyük ölçüde artırıyor. Vatandaşları bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum. Şüpheli bir durumda mutlaka sağlık merkezimize başvurarak biyopsi örneğinin değerlendirilmesini sağlamak büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Kapalı Çarşı’da Harput Musikisi yankılanıyor
23 Aralık 2025 Salı - 09:58 Kapalı Çarşı’da Harput Musikisi yankılanıyor Yüz yıllık tarihiyle şehir ticaretinin nabzının attığı Kapalı Çarşı’da yankılanan Harput Musikisi, hem esnaf hem de alışveriş yapan konuklardan yoğun ilgi görüyor. Elazığ Belediyesi, şehrin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmaya ve geniş kitlelerle buluşturmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Elazığ Belediyesi tarafından tarihi Kapalı Çarşı’da kurulan ses sistemiyle mahalli müzik yayını yapılması, hem esnaftan hem de vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın göreve geldiği ilk dönemde öncelik verdiği alanlardan biri olan Tarihi Kapalı Çarşı, gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları ve tek tip tabela uygulamasıyla özgün bir kimliğe kavuşturulmuştu. Yapılan bu çalışmalarla çarşı, hem estetik bir görünüme kavuşmuş hem de tarihi dokusu korunarak modern bir yapıya büründürülmüştü. Son olarak hayata geçirilen mahalli müzik yayını uygulaması, Kapalı Çarşı’ya apayrı bir renk kattı. Harput musikisinin birbirinden özel ezgilerinin çarşı içinde yankılanması, alışveriş yapan vatandaşlara nostaljik ve keyifli anlar yaşatırken, esnaf tarafından da memnuniyetle karşılandı. Elazığ Kapalı Çarşı Derneği Başkanı Hasbi Yargıç Demir, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın yürüttüğü çalışmalarla tarihi çarşının modern bir görünüme kavuştuğunu ifade ederek; "Çarşımız özellikle dışardan gelen konuklarımızdan büyük beğeni topluyor. Çarşımız eskiye göre adeta level atladı. Başlatılan mahalli müzik çalınması uygulaması dışardan gelen konuklardan ilgi görüyor. Büyük ölçüde mahalli müziğimiz çalınıyor, bazen istek parçaları da çalınıyor, aynı zamanda anons sistemi olarak da kullanılıyor. Şahin Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz" dedi. Çarşı esnafından Faruk Çelik ise yaklaşık 20 yıldır tarihi çarşıda esnaflık yaptığını, tarihi çarşıdaki değişimden ve başlatılan uygulamadan hem kendilerinin hem de konukların memnun olduklarını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Çarşı esnafından Levent Çelik ise üç kuşaktır çarşıda esnaflık yaptıklarını anlatarak; "Eskiden çatımız akıyordu, sıkıntılarımız vardı. Elazığ Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çatı tadilatı, tek tip cephe giydirme gibi çalışmalardan çok memnunuz. Başlatılan mahalli müzik uygulaması da bir nostalji havası oluşturuyor. Şehir dışından yurt dışından gelen konuklarımız var, onlarda bu ortamdan memnun oluyorlar. Başkanımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi Elazığ’da
22 Aralık 2025 Pazartesi - 16:43 ‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi Elazığ’da Elazığ’da ‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi çerçevesinde Beşiktaş heyeti, 8 Mart 2010 tarihinde yaşanan depremin ardından Beşiktaş tarafından Çakırkaş köyünde yaptırılan Beşiktaş Okulunu ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Elazığ’da ‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi çerçevesinde Beşiktaş Kulüp Başkanı Serdal Adalı’nın eşi Eren Adalı, Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Uğur Fora ve beraberindeki heyet, bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Elazığ’a geldi. 8 Mart 2010 tarihinde Karakoçan ilçesinde yaşanan depremin ardından Kovancılar ilçesine bağlı Çakırkaş köyünde Beşiktaş tarafından yapılan okulu ziyaret eden heyet, burada öğrencilerle bir araya gelerek hediyeler verdi. Okulu gezen ve yöneticilerden bilgiler alan heyet daha sonra öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. Okulda öğrencilerle bir araya geldikten sonra açıklamalarda bulunan Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Uğur Fora, "Elazığ Valiliğinin daveti üzerine ‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi kapsamında Elazığ’dayız. Amacımız Elazığ’ı hem İstanbul’da taraftarlarımıza ve buradaki kardeşlerimizle ve dostlarımızla kalplerimizin ve yüreklerimizin bir olduğunu göstermek ve onlarla beraber paylaşmaktır. Bu iki günlük bir programdı. Sağ olsun valiliğimiz ve halkımız bizleri çok güzel karşıladı. Bugün Elazığspor’un maçına katılacağız, yarın da Beşiktaş U-17 ile Elazığspor U-17 takımlarımızın dostluk maçı olacak. Bu kapsamda çeşitli söyleşiler ve paneller yapıyoruz. Beşiktaş’ı Elazığ’da temsil ediyoruz. Aynı zamanda da Elazığlı kardeşlerimize ve dostlarımıza güzel bir anı bırakıyoruz. Bu program çerçevesinde 2010 yılında yaşanan deprem sonrasında Beşiktaş Kulübü tarafından yaptırılan Okullardan birisi olan Kovancılar İlkokulundayız. Muhteşem bir karşılama oldu. Kardeşlerimiz bizi burada harika karşıladı. Burada Elazığ’ın turistik gezilecek yerlerini Beşiktaşlılara tanıtıyoruz. Bir yandan da Beşiktaşlı kardeşlerimize Beşiktaş sevgisini her zaman yaşayamadıkları için onu yaşatmaya çalışıyoruz" dedi.