Yerel Haberler
Elazığ
28 Nisan 2026 Salı - 11:50 Prof. Dr. Gürok: "Online kumar büyük bir halk sağlığı sorunudur" Online kumar bağımlılığının son zamanlarda bir salgın haline geldiğini dile getiren Prof. Dr. Mehmet Gürhan Gürok, "Görmezden gelinmeyeceğimiz büyük bir halk sağlığı sorunudur. Yapılan araştırmalar, her 2 kişiden birinin yaşamlarının son 1 yılında kumar oynadığını denediğini gösteriyor" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gürkan Gürok, online kumar bağımlılığının günümüzde giderek artan ve artık bir salgın haline gelen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. Online kumar bağımlılığının son zamanlarda bir salgın haline geldiğini dile getiren Prof. Dr. Mehmet Gürhan Gürok, "Görmezden gelinmeyeceğimiz büyük bir halk sağlığı sorunudur. Yapılan araştırmalar her 2 kişiden birinin yaşamlarının son 1 yılında kumar oynadığını denediğini gösteriyor. Kişinin ağır bedeller ödediğ ciddi bir olay. Çok yaygın ve ciddi bedeller ödenen bir olay. Geçmişte kumarhanelerin yasaklı ve ulaşılması zor olması erişim zorlaştığı için insanlar uzak kalabiliyorlardı. Son zamanlarda online platformların herkesin cebinde olması sanki insanların kumarhaneleri cebinde taşıması anlamına gelebiliyor. Özellikle gençlerin sık iştirak ettiği mekanlarda ve bilgisayar oyunlarında online kumar reklamlarının fazla. Özellikle ergenler ve 25 yaş altı gençler çok daha büyük risk altında. Bu süreç sağlıklı karar verme ve kendini durdurabilme mekanizmalarını bozarak kısa sürede kişinin tüm yaşamını etkisi altına alıyor. Ekonomik, ailesel, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açıyor" diye konuştu. Davranışsal bağımlılıkların maddeye değil belirli bir davranışa karşı kontrol kaybı ile ortaya çıktığını vurgulayan Dr. Mehmet Gürok, "Bu grubun en önemli başlığını kumar bağımlılığı oluşturuyor. Kişinin kumara planladığından daha fazla zaman ayırması, yalan söylemeye veya borç almaya başlaması, borcunu kapatmak için oynaması ve ağır bedeller ödemesine rağmen kumarı bırakamaması bağımlılığın temel göstergeleri arasında yer alıyor. Kumar matematiği kaybetmeye programlanmış bir sistem üzerine kuruludur. Kumar beyni etkileyerek risk algısını bozuyor. Kişinin kaybetse bile kazanıyormuş gibi hissetmesine neden oluyor. Online kumarda kazanma olasılığı istatistiksel olarak yüzde 3’ün altındadır. Kazanılan para ise çoğu zaman tekrar aynı ortamda harcanıyor. Dürtüsel ya da sosyal olarak içe kapanık kişiler, depresyon ve sosyal fobi gibi psikiyatrik rahatsızlıkları bulunan bireyler daha yüksek risk taşıyor. Bağımlılık tedavisinin standart bir reçetesi yok. Sürecin kişiye özel planlanması gerekiyor. Yasal tedbirlerin alınması, ailelerin ve gençlerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Psikoterapi, ilaç tedavisi ve gerekli durumlarda yatarak tedavi seçenekleri bulunuyor. Bağımlılığın ciddiye alınması ve tekrarlayabileceğinin bilinmesi tedavi sürecinde kritik rol oynuyor" şeklinde konuştu. Bağımlı bireylerin yalnızca yüzde 2’sinin durumunu kabul ettiğini, inkârın kayıpları artırdığını ve intihar riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Mehmet Gürok, "Tedavi sadece bireyi değil ailesini ve sosyal çevresini de kapsaması gerekiyor. Ailelerin süreçte vazgeçilmez bir rolü vardır. Bağımlılık bir irade zayıflığı değil, stres ve sorumluluktan sağlıksız bir kaçış yoludur. Erken farkındalık ve erken müdahale hem bağımlılığın ilerlemesini hem de yaşanabilecek kayıpları önlemede büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Siber suçlardan büyük darbe, 45 milyon TL’lik bahis ağı çökertildi: 10 tutuklama
13 Aralık 2025 Cumartesi - 10:36 Siber suçlardan büyük darbe, 45 milyon TL’lik bahis ağı çökertildi: 10 tutuklama Elazığ merkezli 4 ilde yasadışı bahis operasyonunda 13 şüpheli gözaltına alındı. Yaklaşık 45 milyon TL işlem hacmi bulunan soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yasadışı bahis suçlarına yönelik Elazığ merkezli olarak İstanbul, Kocaeli ve Sivas’ta eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Yapılan çalışmalar kapsamında şüphelilerin, yasadışı bahiste kullanılmak üzere "SET" olarak tabir edilen yöntemle üçüncü şahıslara ait kimlik bilgilerini topladıkları, bu kişiler adına banka hesapları açtıkları tespit edildi. Açılan banka hesaplarına ait bilgilerin bahis sitesi sahiplerine gönderildiği, her bir hesap karşılığında maddi menfaat sağlandığı belirlendi. Ayrıca banka hesaplarına bloke konulan şahıslardan tehdit ve şantaj yoluyla elde edilen kazançların yasadışı bahis sitesi sahiplerine aktarıldığı ya da şüpheliler tarafından zimmete geçirildiği ortaya çıkarıldı. İncelenen banka hesap hareketlerinde toplam 45 milyon Türk lirası işlem hacmi olduğu tespit edildi. Operasyonlar kapsamında 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 10’u tutuklanırken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, 2 şüpheli ise serbest bırakıldı. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise, vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden her türlü yasa dışı faaliyetle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
Elazığ’da mikro-TESE yönteminde büyük başarı : İlk gebelik elde edildi
11 Aralık 2025 Perşembe - 16:25 Elazığ’da mikro-TESE yönteminde büyük başarı : İlk gebelik elde edildi Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nde Mikro-TESE Ile elde edilen spermlerle uygulanan Tüp Bebek (ICSI) tedavisi sonucunda ilk gebelik elde edildi. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, erkek infertilitesinin en zorlu tedavi alanlarından biri olan non-obstrüktif azoospermi (NOA) hastalarında uyguladığı mikroskopik testiküler sperm ekstraksiyonu (mikro-TESE) yönteminde önemli bir başarıya imza attı. Merkezde tedavi gören bir çiftte mikro-TESE ile elde edilen spermlerle uygulanan tüp bebek (ICSI) tedavisi sonucunda ilk gebelik elde edildi. Bu başarı, hastanenin güçlü bilimsel altyapısının, deneyimli ekibinin ve multidisipliner çalışma yaklaşımının önemli bir göstergesi olarak öne çıktı. Testiküler sperm ekstraksiyonu (mikro-TESE) işlemlerinde önemli bir başarı elde ettiklerini ifade eden Üroloji Uzmanı Doç.Dr. Sezai Oğraş, "Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi olarak erkek infertilitesinin en zor tedavi edilen formlarından biri olan non-obstrüktif azoospermi (NOA) hastalarında uyguladığımız mikroskopik testiküler sperm ekstraksiyonu (mikro-TESE) işlemlerinde önemli bir başarı elde etmiş bulunuyoruz. Merkezimizde tedavi gören bir çiftimizde mikro-TESE ile elde edilen spermlerle uygulanan tüp bebek (ICSI) tedavisi sonucunda ilk gebelik elde edilmiştir" dedi. Doç.DR. Oğraş "Mikro-TESE, menisinde hiç sperm bulunmayan azoospermik erkeklerde, özellikle de üretim bozukluğuna bağlı non-obstrüktif azoospermi olgularında, cerrahi mikroskop altında testis dokusundan seçici şekilde sperm aranan ileri bir cerrahi yöntemdir. Klasik biyopsi yöntemlerine göre daha hassas olması, testis dokusunu daha fazla koruması ve sperm bulma oranlarının daha yüksek olması nedeniyle günümüzde en etkili yöntemlerden biri kabul edilmektedir. Bu işlem; Sertoli cell only, matürasyon arresti, hipospermatogenez gibi sperm üretim bozuklukları bulunan erkeklerde, Klinefelter sendromu gibi genetik nedenlere bağlı infertilite olgularında, hormon düzensizlikleri veya geçirilmiş tedavilere bağlı testis hasarı olan bireylerde ve daha önce biyopsi ile sperm bulunamayan hastalarda uygulanabilmektedir. Mikro-TESE’nin başarı oranları hastanın patolojisine göre değişmekle birlikte dünya genelinde sperm bulma oranı yüze 30-60 arasında seyretmekte, elde edilen spermle uygulanan tüp bebek (ICSI) sonrası gebelik oranı ise kadın yaşı ve embriyo laboratuvarı koşullarına bağlı olarak yüzde 30-50’ye ulaşabilmektedir. Hastanemizde elde edilen ilk gebelik, merkezimizin uluslararası standartlarda hizmet sunduğunu göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. Multidisipliner bir yaklaşımla yüz güldürücü sonuçlar aldıklarını vurgulayan Kadın Doğum Uzmanı Ve IVF Klinik Sorumlusu Uzm. Dr. Gülcan Kahraman "Kliniğimizde mikro-TESE ile elde edilen spermlerle uygulanan tüp bebek (ICSI) tedavilerinde elde ettiğimiz gebelik sonuçları, üroloji ekibimizin cerrahi başarısı ile embriyoloji ve IVF ekibimizin deneyiminin güçlü bir birleşimidir. Non-obstrüktif azoospermi gibi en zor infertilite tablolarında dahi, multidisipliner yaklaşım sayesinde hastalarımıza uluslararası standartlarda, yüz güldürücü sonuçlar sunabiliyoruz. Mikro-TESE sonrası elde edilen her bir sperm, laboratuvarımızda titizlikle işlenmekte; ileri embriyoloji teknikleri, kaliteli laboratuvar koşulları ve kişiye özel IVF protokollerimiz sayesinde yüksek fertilizasyon, kaliteli embriyo gelişimi ve başarılı gebelik oranları hedeflenmektedir. Bu süreçte emeği geçen üroloji uzmanımıza, embriyologlarımıza, hemşirelerimize ve tüm IVF ekibimize teşekkür eder; merkezimize güvenerek başvuran tüm hastalarımıza en güncel ve bilimsel tedavi seçeneklerini sunmaya devam edeceğimizi belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. . Bu işlemin özellikle erkek faktör infertilitesinde büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Histoloji ve Embriyoloji Uzmanı Dr. Merve Kavak Balgetir ise "Özellikle erkek faktör infertilitesinde büyük öneme sahip mikroTESE işlemlerimiz; deneyimli üroloji ekibimizin cerrahi uzmanlığı ile embriyoloji laboratuvarımızın hassas ve eş zamanlı çalışmasının birleşimi sayesinde başarıyla gerçekleştirilmektedir. Bu güçlü multidisipliner iş birliği, hem cerrahi süreçlerin hem de elde edilen spermlerin laboratuvar değerlendirmesinin en uygun koşullarda yapılmasına imkân sağlamaktadır" diye kaydetti.