Yerel Haberler
Elazığ
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:13 Op. Dr. Baysal: "Özellikle gençlerde son 5 yılda rektum kanseri 4 kat, kalın bağırsak kanseri 2 kat daha fazla görülmeye başlanmıştır" Kalın bağırsak kanserini kırmızı et, sigara ve alkolün tetiklediğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Özellikle gençlerde son 5 yıl içerisinde rektum kanseri 4 kat, kalın bağırsak kanseri 2 kat daha fazla görülmeye başlanmıştır" dedi. Kalın bağırsak kanseri hakkında bilgi veren Elazığ Medilines Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Feridun Baysal, 45 yaş üstünde bulunan herkesin bir defa da olsa kolonoskopi yaptırması gerektiğini belirtti. Özellikle gençlerde son 5 yıl içerisinde rektum kanserinin 4 kat, kalın bağırsak kanserinin ise 2 kat daha fazla görülmeye başlandığını dile getiren Baysal, bunda gıda ve stresin yanı sıra genetik faktörün de önemli olduğunu ifade etti. Kalın bağırsak kanserinin engellenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Baysal, kırmızı et, sigara, alkol ve kabızlığın kalın bağırsak kanseri riskini artıran faktörler olduğunu kaydetti. Mart ayının kolerektal kanser ayı farkındalık ayı olduğunu hatırlatan Op. Dr. Feridun Baysal, "Kolerektal kanserler engellenebilir ve önlenebilir hastalıklardır. Bu nedenle farkındalık ayına çok önem veriyoruz. 45 yaş üstündeki herkesin bir kolonoskopi yaptırmalarını öneriyoruz. Ailelerinde kolon kanseri varsa ve erken yakalandılarsa bu yaşı daha da erkene çekebiliriz. Bazı genetik rahatsızlıklarda, A, P ve C gen mutasyonu gibi rahatsızlıklarda familyal polipozis olabileceği için çok daha erken yaşlarda kolonoskopi taramalarına başlıyoruz. Ailenizde kalın bağırsak kanserine yakalanmış kişi, diyelim ki 40 yaşında, birinci derece yakınınız ve kalın bağırsak kanserine yakalandı. Ondan 10 yaş geriye geleceksiniz. Bu hastanın yakınları 30 yaşından itibaren kalın bağırsaklarını incelettirmelidirler. Eğer kalın bağırsaklarını bu dönemde inceletmedilerse kalın bağırsak kanseri açısından yüksek risk grubuna girerler. 45 yaşını dolduran herkesin kalın bağırsaklarını inceletmelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle gençlerde son 5 yıl içerisinde rektum kanseri 4 kat, kalın bağırsak kanseri 2 kat daha fazla görülmeye başlanmıştır. Bunda tabii aldıkları gıdanın ve stresin yanı sıra aile genetiğinin faktörü de oldukça büyüktür. Unutmayın kalın bağırsak kanseri engellenebilir bir hastalıktır. Kırmızı et kalın bağırsağı çok etkiler. Kırmızı et kalın bağırsak üzerinde nitrozamin dediğimiz bazı içerikler bulundurur. Onlar kalın bağırsağı geçerek kanserojen başlangıç yapabilirler. Akdeniz tipi diyetler oldukça etkilidir. Kalın bağırsak riskine yakalanmayı çok düşürürler. Bizim en çok önem verdiğimiz; kırmızı et, sigara ve alkol kalın bağırsak riskini arttırır. Kabızlık da kalın bağırsak riskini arttıran bir faktördür" ifadelerini kullandı.
Teknolojiye ayak uydurdu unutulmaya yüz tutmuş semerciliği ayakta tutuyor
21 Eylül 2025 Pazar - 11:25 Teknolojiye ayak uydurdu unutulmaya yüz tutmuş semerciliği ayakta tutuyor Elazığ’ın Palu ilçesinde 77 yaşındaki Septin Karaçam, unutulmaya yüz tutmuş semerciliği teknoloji ayak uydurarak ayakta tutuyor. Karaçam, "Elim kolum tuttuğu sürece çalışacağım, fakire bedava da yaparım" dedi. Elazığ’ın Palu ilçesinde yaşayan Septin Karaçam (77), unutulmaya yüz tutmuş semercilik mesleğini makineyle sürdürerek Doğu Anadolu’daki geleneği ayakta tutmaya çalışıyor. 6 çocuk ve 17 torun sahibi olan Karaçam, kullandığı makineler sayesinde mesleği devam ettiriyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan semerlerin yerini artık makineyle üretilen parçalar alırken, Karaçam’ın ürettiği semerler de Elazığ’ın yanı sıra Bingöl, Tunceli başta olmak üzere çevre illere gönderiliyor. Karaçam, semerciliğe başladığı günden bu yana hiç durmadan çalıştığını belirterek, yıllarını verdiği mesleğin kaybolmaması için çabaladığını kaydetti. Semerciliğe başladığı günden bugüne kadar ara vermeden çalıştığını ifade eden Karaçam, " Şimdi bu bölgede, doğu bölgesinde artık semercilik yapacak hiçbir usta kalmadı. Eskiden semercilikte çalışanların kolunu tutardılar, koluna göre semer ağacı atardılar ve ölçüsünü ölçerdiler. Şimdi bizde öyle bir şey yok. Semer ağaçlarını makineyle yapıyorum. Her şeyi sonbahar alırım, yaparım ve kışın boş olduğum zamanlar yaparım. İş sezonu açıldığı zaman semer işine başlarım. Makineyi eskiden marangozlar yapardı. Benim komşum bir marangoz Hicri Usta vardı. Hep onun yanında bakardım, makineleri nasıl çalıştığını öğrendim. Ben kendi işlerimi de onda yapmaya başladım. En son makineyi de o ustadan aldım. Adam yapamadı, işi bıraktı, ben planiye makinesini de ondan aldım" dedi. "Belki de semercilikte de teknoloji ilerlemiş oldu" Önceki ustaların aksine mesleğin geleceği için teknolojiye ayak uydurduğunu dile getiren Karaçam, " Belki de semercilikte de teknoloji ilerlemiş oldu. Bu rahatlık, bu kolaylık nereden olacak. Benden önceki ustalar arkası gelecek diye bir şey çalışmadı. Bugün varsa, yarın yok diye düşündüler. Dört tane çuvaldız, bir bıçak, yanına da bir de bir semer otunu itmek için bir demir. Semercilik yapmaya da ihtiyacım yok ama vatandaşın işi görülsün diye çalışıyorum. Elim, kolum tuttuğu müddetçe ve çalışma gücüm varsa bedavada olsa sonuna kadar çalışacağım. Diyelim ki fakir olan, bir semer yaptırmaya parası yok, yanıma gelsin ona bedavaya yaparım. Tunceli, Bingöl, Karakoçan ve çevresini herkese yapıp satıyorum. Semercilikte doğu bölgesinde benden başka yok. Ben yıllarımı vermişim, çekirdekten yetişmişim. Bir çuvaldızımı vurduğum zaman diyorum, ben bunu noksan vurdum, yanlış vurdum. Onu çeker, bir de yanına dikerim" şeklinde konuştu.
Elazığ’da Ekstrakorporeal Organ Destek Tedavilerinde Güncel Yaklaşımlar toplantısı
20 Eylül 2025 Cumartesi - 16:40 Elazığ’da Ekstrakorporeal Organ Destek Tedavilerinde Güncel Yaklaşımlar toplantısı Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesinde, Ekstrakorporeal Organ Destek Tedavilerinde Güncel Yaklaşımlar bölge toplantısı gerçekleştirildi. Türk Yoğun Bakım Derneği tarafından Fırat Üniversitesinde Ekstrakorporeal Organ Destek Tedavilerinde Güncel Yaklaşımlar toplantısı gerçekleştirildi. Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, Yoğun bakım pratiğinde kritik öneme sahip ve hayat kurtarıcı olan ekstrakorporeal tedaviler üzerine bilgi ve deneyimler paylaşıldı. Toplantıya, Fırat Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Demirel Fırat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kaygusuz, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Kaya Gürgöze ve Başhekim Prof. Dr. Gökhan Artaş katıldı. Açılış konuşmasını yapan Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Doç. Dr. Fethi Gül, "Yoğun bakım pratiğinde kritik öneme sahip ve hayat kurtarıcı olan ekstrakorporeal tedaviler üzerine bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak, güncel gelişmeleri tartışmak ve geleceğe dair ortak hedefler belirlemek için bir aradayız. Bilimsel gelişmelerin hızla ilerlediği bu dönemde, yoğun bakım alanındaki her yenilik, hastalarımızın yaşamlarına umut katmakta, bizlere de daha güçlü sorumluluklar yüklemektedir. Bu toplantının Elazığ’da düzenlenmesi bizler için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır. Programın hem şehrimizin sağlık camiasına hem de ülkemizin yoğun bakım pratiğine katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.
Elazığ’da üretilen milyonlarca fidan, ülkeye nefes oluyor
20 Eylül 2025 Cumartesi - 10:18 Elazığ’da üretilen milyonlarca fidan, ülkeye nefes oluyor Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü tarafından üretilen 6 milyon fidan, Türkiye’nin 81 iline gönderilerek yeşillendirme çalışmalarına büyük katkı sağlıyor. Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü; Malatya, Tunceli, Bingöl, Muş, Elazığ, Bitlis, Van ve Hakkari’de çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yangınla mücadelede büyük başarılar elde eden bölge müdürlüğü aynı zamanda yetiştirdiği milyonlarca fidan ile adeta ülkeye nefes oluyor. Elazığ’da bulunan Altınova, Hazar ve merkez fidanlıkları başta olmak üzere bölge genelindeki fidanlıklarda üretilen 127 türden 6 milyon fidan, yeşillendirme projesinde de büyük önem taşıyor. Dünya standartlarında profesyonelce yetiştirilen fidanlar, kamu kurumları ve özel sektör olmak üzere 81 ile gönderiliyor. Bu yıl içerisinde 6 milyon fidan üretimi gerçekleştirdiklerini belirten Elazığ Orman Bölge Müdürü Mustafa Arpacı, fidanların sahaya aktarılmaya hazır hale geldiğini söyledi. Bölge müdürlüğünün ağaçlandırma yönünden oldukça yoğun faaliyetler gerçekleştirdiğini belirten Elazığ Orman Bölge Müdürü Mustafa Arpacı, "Yeni orman tesis edilmesi ve bölgenin ormanlaştırılmasına çok ciddi faaliyetlerimiz var. Bu kapsamda ağaçlandırma ve erozyon çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Yılda ortalama 10 bin hektarın üzerinde çalışma alanımız var. Bu çalışmaları yaparken, bizim için gerekli olan en önemli materyal, sağlıklı ve kaliteli fidan üretimidir. Bu fidanları da üretebilmek için bölge müdürlüğümüzde bir Fidanlık Müdürlüğü ve bunlara bağlı olarak da 8 adet fidanlık şefliğimiz var. Elazığ’da Altınova, Hazar ve merkez fidanlıklarımız var. Malatya’da Dilek ve Pütürge, Tunceli ve Bingöl’de ise bir fidanlığımız var. Muş’ta bu sene yeni kurduğumuz ve üretime başladığımız bir fidanlığımız ve Van ilinde fidanlığımız var. Bu fidanlıklarımızda bu yıl içerisinde 6 milyon fidan üretimi gerçekleştirmekti ve bunu da başardık. Şuan da fidanlarımız artık sahaya aktarılmaya hazır hale geldiler. Bu fidanların 4 milyonunu Orman Bölge Müdürlüğümüz içerisinde ağaçlandırma ve toprak muhafaza çalışmalarında kullanacağız. Yakın bölge müdürlüklerimizin de fidan ihtiyaçlarını buradan karşılıyoruz. Bunun dışında biz fidanlıklarımızda özellikle özel sektörün ve vatandaşlarımızın park, bahçe ve peyzaj düzenlemelerinde ihtiyacı olan fidanları da üretiyoruz" dedi. "Ortalama her yıl 6-7 milyon arasında üretim gerçekleştiriyoruz" Arpacı, "Ürettiğimiz 6 milyon fidanın 4 milyonunu biz kullanıyoruz ama 2 milyonunu da piyasanın ihtiyaçlarına yönelik meyve fidanı ve park ve bahçe bitkileri üretimi yapıyoruz. Türkiye’de Orman Fidanlıkları içerisinde iyi bir yerdeyiz. Fidanlarımız gayet modern ve günün şart ve tekniklerine uygun. Birçok konuda öncülük yaptığımız uygulamalarımız da var. Altınova Fidanlığında özellikle dünya standartlarında fidan üretimi gerçekleştiriyoruz. Şuan da 127 türe kadar ulaşmış durumdayız. Batıda ki birçok ildeki peyzaj firmalarına da buradan fidan tedariki yapıyoruz. Bizim fidanlık kapasitemiz yaklaşık 10 milyon adet, ortalama her yıl 6-7 milyon arasında üretim gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. "Tüm Türkiye’ye fidan gönderiyoruz" Üretilen fidanların bir kısmını vatandaşlara bedelsiz olarak da dağıttıklarını dile getiren Arpacı, "Okullarımızın, ibadethanelerimizin, STK’larımızın ve tüm yerleşkelerin ağaçlandırılması konusunda destek sağlıyoruz. 11 Kasım ve 21 Mart Dünya Ormancılık Haftasında 23 bin adet fidan dağıtımını gerçekleştirdik. Tunceli’de, Malatya’da ve tüm il merkezlerimizde vatandaşlarımızla birlikte 11 Kasım’da ağaçlandırma etkinlikleri düzenledik. Bunun yanında bu sene milli eğitimle beraber genel müdürlüğümüzün protokolü kapsamında okul bahçelerine fidan dağıtacağız. Bölge müdürlüğümüz içerisinde 8 il, ama bunun yanında komşu bölge müdürlüklerimiz var. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Bölge Müdürlüklerimize de gidiyor. Toplamda 30’un üzerinde ilimize buradan fidan gönderiyoruz. Özel sektöre gönderdiğimizde ise tüm Türkiye’ye gönderiyoruz. 81 ilimizin çoğuna burada yetişen fidanlar gidiyor. Çünkü gerçekten peyzaj değeri yüksek, nadir bulunan türlerden üretimler var. Biz ürettiğimiz tür sayısını son 3 yılda 84 türden 127 türe çıkarttık. Bölgemizin iklim şartlarının ve fidanlık şartlarının uygun olduğu her türü önce deneme üretimleriyle başlıyoruz. Adaptasyonu gördükten sonra da kitlesel üretimine geçiyoruz. Fidanlıklarımızla gurur duyuyoruz. Bu sayıyı da her geçen gün arttırarak hem tür çeşitliliğini hem de üretilen fidanları arttırmak gibi bir hedefimiz var" cümlelerini kullandı.