Yerel Haberler
Elazığ
10 Nisan 2026 Cuma - 14:05 Ticaret Borsası Başkanı Dumandağ, Başkan Şerifoğulları’yla bir araya geldi Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’yla bir araya geldi. Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarete, Ticaret Borsası Meclis Başkanı Aydın Torgut ile Genel Sekreter Murat Çiçek de eşlik etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, Elazığ’ın ekonomik kalkınmasına katkı sunacak mevcut ve planlanan projeler detaylı şekilde ele alındı. Özellikle kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve şehrin ticari potansiyelinin daha etkin kullanılması adına yapılabilecek çalışmalar üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Tarım, hayvancılık ve ticaret alanlarında hayata geçirilmesi planlanan projelerle ilgili karşılıklı görüş ve öneriler paylaşıldı. Başkan Dumandağ, "Bugün meclis başkanımız ve genel sekreterimizle birlikte belediye başkanımızı ziyaret ettik. Projelerimizle ilgili istişarelerde bulunduk. Yeni yapılacak kesimhaneyle ilgili protokol aşamasına geldik. Başkanımızın şehrimize kazandırdığı hizmetler ve vizyoner yaklaşımı, bizler için de önemli bir motivasyon kaynağıdır. Ticaret Borsası olarak yürüttüğümüz projelere verdikleri destekten dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Elazığ’ın geleceği için ortak akıl ve iş birliği içerisinde çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Elazığ Ticaret Borsası’nın şehrin ekonomik yapısına önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Başkan Dumandağ’ın ortaya koyduğu vizyon ve çalışmalarla borsaya değer kattığını ifade eden Şerifoğulları, "Şehrimizin kalkınması noktasında tüm kurumlarımızla uyum içerisinde çalışmaya devam ediyoruz. Bu anlamda Ticaret Borsamızın yürüttüğü projeleri önemsiyor ve destekliyoruz. Nazik ziyaretleri dolayısıyla Dumandağ ve beraberindeki heyete teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Elazığ’da tehlikeli sürüşe 90 bin TL ceza
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:09 Elazığ’da tehlikeli sürüşe 90 bin TL ceza Elazığ’da tehlikeli makas atan sürücü, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameraları tarafından tespit edilerek 90 bin TL idari para cezasına çarptırıldı. Elazığ merkez Zübeyde Hanım Caddesi’nde trafikte tehlikeli makas atan sürücü, KGYS kameraları tarafından tespit edilerek 90 bin TL idari para cezasına çarptırıldı. Dün gece sosyal medyaya düşen görüntülerde, 46 PE 730 plakalı aracın cadde üzerinde trafikte birden fazla kez tehlikeli şerit değiştirdiği görüldü. Görüntülerin hızla yayılması üzerine İl Emniyet Müdürlüğü harekete geçti. Yapılan incelemeler neticesinde araç, KGYS kameraları aracılığıyla tespit edildi. Sürücüye, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/2-G maddesi gereğince toplam 90 bin TL idari para cezası uygulandı. Denetimlerin kararlılıkla süreceğini açıklayan Elazığ Valiliği, "21 Mart 2026 tarihinde saat 19.19’da sosyal medya platformlarında paylaşılan ’Zübeyde Hanım Caddesi’nde makas atarak ilerleyen araç sürücüsü’ başlıklı görüntüler üzerine İl Emniyet Müdürlüğümüz ekipleri tarafından gerekli incelemeler başlatılmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde, 46 PE 730 plakalı aracın trafikte seyir halindeyken birden fazla kez tehlikeli şekilde şerit değiştirdiği (makas atma) KGYS kameraları aracılığıyla tespit edilmiştir. Söz konusu trafik ihlali nedeniyle araç sürücüsüne, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/2-G maddesi gereğince toplam 90 bin TL idari para cezası uygulanmıştır. Trafik güvenliğini tehlikeye düşüren sürücülere yönelik denetimlerimiz kararlılıkla devam etmekte olup, benzer ihlallere karşı gerekli tüm cezai işlemler titizlikle uygulanacaktır" denildi.
DSİ’den 23 yılda Elazığ’a 105 milyar liralık yatırım
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:31 DSİ’den 23 yılda Elazığ’a 105 milyar liralık yatırım Son 23 yılda Elazığ’da 105 milyar 301 milyon TL değerinde 109 tesis inşa edildiğini açıklayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, bu yatırımlarla birlikte 165 bin 920 dekar tarım arazisi sulamaya açıldığını, 13 barajla 125 milyon metreküp su depolama kapasitesine ulaşıldığını kaydetti. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Elazığ’da son 23 yılda gerçekleştirdiği yatırımları açıkladı. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, 105 milyar 301 milyon TL tutarında 109 tesisin hayata geçirildiğini bildirdi. Balta, sulama alanındaki çalışmalar kapsamında 17 sulama tesisi inşa edilerek 165 bin 920 dekar tarım arazisinin sulamaya açıldığını aktardı. Su depolama kapasitesi açısından ise hizmete alınan 13 barajla birlikte 125 milyon metreküplük depolama hacmine ulaşıldığını belirten Balta, 3 barajın yapımının ise hala sürdüğünü, bu barajların tamamlanmasıyla 14 bin 670 dekar tarım arazisinin daha sulamaya kavuşturulmasının hedeflendiğini ifade etti. Taşkın yönetimi konusunda da önemli adımlar atıldığını vurgulayan Balta, tamamlanan 60 taşkın koruma tesisiyle Elazığ şehir merkezi, 61 yerleşim yeri ve 29 bin dekar arazinin taşkın kontrolü altına alındığını açıkladı. 11 taşkın koruma tesisinin inşaatının sürdüğünü de sözlerine ekleyen Balta, arazi toplulaştırma çalışmaları çerçevesinde ise toplam 541 bin 600 dekar alanda tescil işleminin tamamlandığını ve 66 yerleşim biriminin bu hizmetlerden yararlandığını kaydetti. Suyu depolamak kadar önemli olan bir diğer hususun, suyu asgari kayıpla son kullanıcısına iletmek olduğunu ifade eden Balta, "Bu çerçevede, suyun ülkemizde ve dünyada en çok tüketildiği sektör olan tarım sektöründe hayata geçirdiğimiz modern uygulamalarla bu alanda önemli ilerleme kaydedilmiştir. Özellikle basınçlı borulu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, yapay zeka destekli sulama otomasyonu uygulamaları ve elektronik ölçüm sistemi (sayaç) takılan sulama tesisi sayısının artırılmasıyla suyun verimli kullanımı adına çok önemli adımlar atıldı. Suyun verimli kullanımı ne kadar önemli ise taşan suların kontrolü de o denli önemlidir. Bu çerçevede sayılarını hızla artırdığımız yenilikçi taşkın kontrol tesislerimiz ve taşkın erken uyarı sistemlerimizle taşkın zararlarının asgariye düşürülmesi hususunda önemli başarılar elde ediyor, rekor denilebilecek nitelikteki yağışlarda can ve mal kayıplarının önüne geçiyoruz" dedi.
Osmanlı kadınının işlediği 126 yıllık altın sırma hat levhası görenleri hayran bıraktı
22 Mart 2026 Pazar - 12:38 Osmanlı kadınının işlediği 126 yıllık altın sırma hat levhası görenleri hayran bıraktı Müzayededen çıkan 126 yıllık altın sırma hat levhası, Kâbe örtüsünde de kullanılan "dival işi" tekniğiyle işlenmiş olmasıyla dikkat çekiyor. Doç. Dr. İlyas Kayakay, eserin aynı zamanda literatürde adı daha önce geçmeyen kadın sanatçı Vasfiye Hanım’ın imzasını taşıdığını açıkladı. Bir müzayededen Doç. Dr. İlyas Kayaokay tarafından alınan Osmanlı dönemi hat levhası, taşıdığı teknik özellikler nedeniyle sanat tarihi açısından dikkat çekici bir eser olarak öne çıktı. Kadife zemin üzerine altın sırma iplikle işlenen eserde kullanılan "dival işi" tekniğinin, Kâbe örtüsündeki kutsal yazıların işlenmesinde de kullanılan yöntemle örtüştüğü belirlendi. Şahsi koleksiyonunda yer alan levhayı inceleyerek tekniğin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Kayaokay, Hicri 1318, yani miladi 1900-1901 tarihli eserde yüzeye yerleştirilen altın sırma ipliğin ince dikişlerle sabitlendiğini, bu sayede yazının hafif kabartmalı bir görünüm kazandığını açıklayarak, dival işinin tarihsel arka planına da değindi. Selçuklulardan Osmanlıya miras kalan bu tekniğin, yüzyıllar boyunca tekke levhalarında, türbe örtülerinde ve sancaklarda kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Kayaokay, aynı yöntemin İslam dünyasının en kutsal örtüsü olan Kâbe kisvesindeki hat yazılarında da uygulandığına dikkat çekti. Eseri sanat tarihi açısından değerli kılan unsurun ise imzanın oluşuna bağlayan Kayaokay, " Şahsi koleksiyonumda bulunan bir müzayededen aldığım bu eser Hicri 1318 tarihli, yani Miladi olarak 1900-1901 yıllarına tekabül eden yaklaşık 126 yıllık bir levhadır. 40 31 cm ölçülerinde olup kadife zemin üzerine altın sırma ip ile nakşedilmiştir. Levhada kullanılan bu büyük emek ve sabır gerektiren ince teknik, Osmanlı nakış sanatında "dival işi" olarak bilinmektedir. Bu teknikte yüzeye yerleştirilen ipliğin ince dikişlerle sabitlenmesiyle oluşturulur. Böylece yazı yüzeyde hafif kabartmalı bir görünüm kazanır. Maraş’tan gelen iki gelin tarafından Osmanlı sarayına yayıldığı için "Maraş işi" olarak da bilinen ve kökeni Selçuklulara kadar uzanan bu teknik Osmanlı sanatında özellikle sancaklarda, türbe örtülerinde, tekke levhalarında, Kur’an bohçalarında ve duvar levhalarında yaygın olarak kullanılmıştır. Aynı yöntem, Kâbe örtüsündeki yazıların işlenmesinde de görülmektedir. Bu şekilde bir beytin ketebeli şekilde yazılmasını ise ilk defa görüyorum. Bakın bu elimdeki tekke işi diğer örnek de Ahmed Ferhad adlı meçhul bir hattata ait 121 yıllık bir hat ve mürekkep ile yazılmış. Çerçevesi hayli yıpranmış levhanın zemininde mor kadife kumaş kullanılmıştır. Levhadaki yazı celî sülüs karakterli bir hat formuna sahiptir. Yazı mürekkep ile değil altın sırma ip işçiliğiyle işlendiği için hat formu nakış tekniğine uyarlanmış bir görünüm arz etmektedir" dedi. Eserde yer alan beytin önemine vurgu yapan Kayaokay, " Levhanın alt kısmında yer alan ketebeye göre eser Vasfiye Hanım tarafından yazılmıştır. Osmanlı döneminde kadın hattat ve nakkaşların faaliyet gösterdikleri bilinmekle birlikte imzalı eser sayısı yok denilecek kadar azdır. Bu nedenle levhanın kadın sanatçı adı taşıyan tarihli bir örnek olması ayrıca kıymetlidir. Hatta yer alan beyit ise şöyledir, "Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser Mâni-i rızk olanın rızkını Allah keser". Burada mazlumun içten gelen bir ahının zalimin talihini kesebileceği ifade edilir. Başkasının rızkına engel olan kimsenin rızkının da Cenab-ı Allah tarafından ilâhî adalet gereği kesileceği ifade edilmektedir. Tabi mezkûr beyit Lâ-edrî dediğimiz şairi belli olmayan bir beyittir. Divan edebiyatında çokça karşımıza çıkar ve hikmetli manasından mütevellit hatlara da çokça işlenmiştir. Osmanlı döneminde Esmâ İbret Hanım, Şerife Fatma Mevhibe Hanım, Zahide Selma Hanım gibi isimler kadın sanatçılar arasında zikredilmektedir. Vasfiye Hanım ismi ise literatürde daha önce kaydedilmiş hattat ve nakkaşlar arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla bu levha sayesinde daha önce kaynaklarda adı geçmeyen bir kadın nakkaş yahut hattat gün yüzüne çıkmıştır. İleride başka eserlerinin de keşfedilmesiyle Vasfiye Hanım’ın kim olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bu husus sanat tarihi açısından önemini artırmakta ve levhayı çok nadir örnekler arasında değerlendirmemizi mümkün kılmaktadır" şeklinde konuştu.