Yerel Haberler
Elazığ
Başkan Şerifoğulları, Seyir Yolu Projesi çalışmalarını inceledi
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:07 Başkan Şerifoğulları, Seyir Yolu Projesi çalışmalarını inceledi Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, ‘Yeni Yüzyılda Elazığ Vizyonu’ hedefi doğrultusunda hayata geçirilecek Güneykent Seyir Yolu Projesi’nin çalışmalarını yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Çevre ve Şehircilikte Elazığ Vizyonu doğrultusunda Güneykent Mahallesi’nde önemli bir projeyi daha yatırıma dönüştürmeye hazırlanıyor. Güneykent Mahallesi başta olmak üzere bölgenin ve Elazığ’ın yaşam kalitesini yükseltecek olan projede, Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından altyapı çalışmaları devam ederken; ekipler, zemin düzleştirme ve iyileştirme çalışmalarını da sürdürüyor. Yaklaşık 2,5 kilometrelik ana ulaşım aksı boyunca hilal formunda mahalleyi çevreleyerek modern bir yaşam alanı olarak tasarlanan Güneykent Seyir Yolu’nda; bisiklet yolu, kauçuk yürüyüş parkuru, peyzaj gezinti alanları, geniş yeşil alanlar, dekoratif bitkilendirme ve modern aydınlatma sistemleri yer alacak. İçinde kafeterya ve mescidin de bulunacağı sosyal tesis ile çok amaçlı hizmet binası, oturma alanları, kameriye ve pergolalar, çocuk oyun grupları ve fitness bölümlerini kapsayacak Güneykent Seyir Yolu, mahalle sakinlerine huzurlu ve keyifli bir ortam sağlayacak. Şehre değer kazandıracak olan projenin devam eden çalışmalarını Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları yerinde inceledi. Çalışmalarla ilgili bilgiler alan Başkan Şerifoğulları, ekiplere ise kolaylıklar diledi. Yürütülen çalışmaları titizlikle takip ettiklerini kaydeden Başkan Şahin Şerifoğulları, projenin tamamlandığında Güneykent Mahallesi’nin sosyal yaşamına önemli katkılar sağlayacağını, bölgeye modern bir cazibe merkezi kazandırılacağını ve vatandaşların daha nitelikli bir yaşam alanına kavuşacağını ifade etti.
Prof. Dr. Atılgan, "Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisi var"
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:54 Prof. Dr. Atılgan, "Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisi var" Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisinin olduğunu belirten Prof. Dr. Remzi Atılgan, "Düzensiz beslenme, aşırı spor yapmak, fazla kilo, yoğun stres, sigara kullanımı, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımı çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor. Özellikle aşırı kilo yumurtlama problemlerini artırıyor ve kısırlık riskini yükseltiyor" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Atılgan, çocuk sahibi olamama olarak bilinen kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Prof. Dr. Remzi Atılgan, "Kısırlık, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl veya daha uzun süre gebelik oluşmaması durumu olur. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu süre 6 ay olarak kabul edilir. 40 yaş üzerindeki kadınların ise zaman kaybetmeden doktora başvurması gerekiyor. Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık yüzde 85’inde belirlenebilir bir neden bulunuyor. En sık karşılaşılan nedenler yumurtlama sorunları, erkek kaynaklı nedenler ve rahim ile yumurtalık tüplerine bağlı hastalıklar. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise yapılan tüm tetkiklere rağmen net bir neden bulunamıyor ve bu durumun ‘nedeni bilinmeyen kısırlık’ olarak adlandırılıyor. Kısırlık tanılarının yaklaşık yüzde 25’i yumurtlama problemlerinden kaynaklanıyor. Yumurtlama sorunu yaşayan kadınların büyük bir bölümünde, yumurtalıkların normal çalışmamasına yol açan polikistik over sendromunun görülüyor. Bu hastalarda ilk aşamada yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar ve ilişki zamanlaması öneriliyor. Nedeni bilinmeyen kısırlık, çikolata kisti ya da hafif derecede erkek kaynaklı kısırlık durumlarında, öncelikle yumurtlamayı destekleyici tedaviyle birlikte aşılama yöntemi uygulanıyor. Bu yöntemlerle gebelik sağlanamazsa tüp bebek tedavisine geçiliyor 38 ile 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise tüp bebek tedavisi ilk seçenek olarak değerlendirilebiliyor" diye konuştu. Atılgan, "Erkeklerde sperm sayısının çok az olduğu, spermlerin yeterince hareketli olmadığı ya da yapısal bozuklukların bulunduğu durumlarda ve kadınlarda her iki tüpün de kapalı olması halinde, doğrudan tüp bebek tedavisi tercih edilmesi gerekiyor. Kısırlığın sadece kadınlara ait bir sorun olarak görülmesi yanlış bir algıdır. Nedenler kadın ve erkek arasında eşit oranda dağılır. Kısırlık vakalarının yüzde 40’ı kadın, yüzde 40’ı erkek kaynaklı oluyor. Kalan yüzde 20’sinde ise net bir neden bulunamıyor" şeklinde konuştu. Yaşam tarzının da doğurganlık üzerinde önemli etkisinin olduğunu aktaran Atılgan, "Düzensiz beslenme, aşırı spor yapmak, fazla kilo, yoğun stres, sigara kullanımı, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımı çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor. Özellikle aşırı kilo yumurtlama problemlerini artırıyor ve kısırlık riskini yükseltiyor. Bazı enfeksiyonlar da doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Bu enfeksiyonlar kadınlarda rahim ve tüplerde iltihaplanmaya, erkeklerde ise üreme organlarında hasara yol açabiliyor. Yumurtlama bozukluklarına neden olabilen diğer hastalıklar arasında tiroit bezinin az ya da fazla çalışması, beyinle ilgili hormon bozuklukları, böbreküstü bezine ait hastalıklar ve nedeni tam belirlenemeyen yumurtlama sorunları yer alıyor. Aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersiz de bu duruma yol açabiliyor" ifadelerini kullandı.