Yerel Haberler
Elazığ
13 yaşında çırak olarak başladı, binden fazla esnafın oda başkan adayı oldu
09 Eylül 2025 Salı - 10:15 13 yaşında çırak olarak başladı, binden fazla esnafın oda başkan adayı oldu Elazığ’da 13 yaşında çırak olarak Elazığ Oto Sanayi Sitesinde çalışmaya başlayan ve yıllar içinde farklı alanlarda çalışan Harun Çimen, yaklaşık bin 800 esnafın bağlı olduğu Elazığ Sanayi Sitesi Oto Onarımcılar Oda Başkanlığı’na aday oldu. Elazığ Oto Sanayi Sitesinde uzun yıllardır faaliyet gösteren Harun Çimen (42), ilkokulu tamamladıktan sonra 13 yaşında çırak olarak meslek hayatına başladı. Çıraklık döneminde tornacılık, kaporta, motor tamiri, elektrik-elektronik ve boya gibi alanlarda çalışarak deneyim kazanan Çimen, üç yıl süren çıraklık eğitiminin ardından ustalık dönemine geçti. Çimen yıllar boyunca sanayide farklı iş alanlarında da görev yaptı. Şu anda oto aksesuar üzerine kendi dükkanını işleten ve 6 kişiyi istihdam sağlayan Çimen, sanayideki tecrübelerini bu işinde sürdürüyor. Aynı zamanda yaklaşık bin 800 esnafın bağlı olduğu Elazığ Sanayi Sitesi Oto Onarımcılar Oda Başkanlığı adaylığını açıklayan Çimen esnaftan da büyük destek görüyor. Yaklaşık 28 yıldır sanayide olduğunu ifade eden Çimen, "12-13 yaşından itibaren bu sanayideyim. Mesleğimi severek yaptım, işime her zaman gönül verdim. Şimdi de edindiğim tecrübeyi, bu sanayiye değer katmak için kullanmak istiyorum. Adaylık sürecimiz çok güzel ilerliyor, halkımızın ilgisi ve desteği de bizi ayrıca motive ediyor. Elbette sanayimizin sorunları var. En başta iş yeri sıkıntılarımız bulunuyor. Mevcut alanlarımız dar geliyor; daha geniş ve uygun alanlarda çok daha verimli işler çıkarabileceğimize inanıyoruz. Bunun yanı sıra çıraklık konusunda da ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bu konuda neler yapabileceğimizi, nasıl çözümler üretebileceğimizi esnaf arkadaşlarımızla sürekli konuşuyoruz. Ben bu sanayinin sokaklarını adım adım bilen, çocukluğunu burada geçiren biriyim. Bu yüzden de sanayicilerin derdini, ihtiyacını en iyi şekilde biliyorum. Hedefim; bu sanayiye hizmet etmek, sanayimize yeni değerler kazandırmak ve esnaflarımızla birlikte daha güçlü bir yapı inşa etmekti" dedi. Ustalardan Selçuk Göktekin, "35 yıllık oto tamir ustasıyım. İşime yıllarımı verdim. Harun Usta’ya güveniyoruz, görevini iyi yapacağına inanıyoruz" diye konuştu. 1994 yılından beri sanayide olduğunu belirten tornacı Ragıp Asan ise, "Harun Usta ile çıraklık dönemimiz aynıydı. Sanayiyi iyi bilen, işini bilen bir usta" şeklinde konuştu. 44 yıldır sanayide çalıştığını dile getiren Kenan Usta da "Harun arkadaşlarımızdır. Severiz ve sayarız. Başkanlık kendisine de yakışır" ifadelerini kullandı.
Elazığ’da ‘Öfke Kontrolü ve Tükenmişlik’ konulu eğitim
09 Eylül 2025 Salı - 09:48 Elazığ’da ‘Öfke Kontrolü ve Tükenmişlik’ konulu eğitim Elazığ’da sağlık çalışanlarına yönelik ‘Öfke Kontrolü ve Tükenmişlik’ konulu eğitim sunumu gerçekleştirildi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Utku Yavuz tarafından ‘Öfke Kontrolü ve Tükenmişlik’ konulu eğitim sunumu gerçekleştirildi. Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen eğitime çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Dr. Utku Yavuz, öfkenin doğal bir duygu olduğunu, tehlike algılandığında bireyi korumaya çalışan bir alarm sistemi işlevi gördüğünü, sağlık çalışanlarının yüksek stres, yoğun iş yükü ve hasta ile hasta yakınlarıyla zorlayıcı etkileşimler nedeniyle öfkeyi daha sık yaşayabildiğini vurguladı. Dr. Utku Yavuz, öfkenin bedensel yansımaları olduğunu, öfkenin kalp atış hızında ve kan basıncında artış, göz bebeklerinde büyüme, kas gerginliği, nefes hızında artış, terleme ve ağız kuruluğu gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini söyledi. Dr. Utku Yavuz, bireylerin tehdit algısı, haksızlık ve adaletsizlik duygusu, engellenme, kontrol kaybı, saygısızlık, değersizlik hissi ve karşılanmayan beklentiler gibi sebeplerle öfkelenebileceğini; sinirli kişilerle iletişimde dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu, güvenli mesafe, sakin ve düşük tonda iletişim, aktif dinleme, empatiyle sınır koyma, kısa ve net mesaj verme ile kişiye seçenek sunmanın önemli olduğunu ifade etti.
Oğluyla tartışan çocuğa fiziksel müdahalede bulunduğu iddia edilen polis görevinden uzaklaştırıldı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 23:16 Oğluyla tartışan çocuğa fiziksel müdahalede bulunduğu iddia edilen polis görevinden uzaklaştırıldı Elazığ’da oğluyla tartıştığı 6 yaşındaki çocuğa fiziksel müdahalede bulunduğu iddia edilen polis memuru görevinden uzaklaştırılırken, olayla ilgili ayrıca idari soruşturma başlatıldı. Olay, Abdullahpaşa Mahallesi’nde bulunan Işık Park’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, parkta oyun oynayan 6 yaşındaki iki çocuğun aralarında yaşanan itişme sırasında, velilerden olan bir polis memurunun olaya karıştığı ve çocuğa fiziksel müdahalede bulunduğu iddiası üzerine soruşturma başlatıldı. Başlatılan soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülürken olaya karışan polis memurunun görevinden uzaklaştırıldığı bildirdi. Elazığ Valiliğinden yapılan açıklamada, "İlimiz Abdullahpaşa Mahallesi Işık Parkı’nda meydana gelen bir olayla ilgili olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür. Söz konusu olayda, parkta oyun oynayan 6 yaşındaki iki çocuğun aralarında yaşanan itişme sırasında, velilerden olan bir polis memurunun olaya karıştığı ve çocuğa fiziksel müdahalede bulunduğu iddiası üzerine derhal işlem başlatılmıştır. Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülmektedir. Olaya karışan polis memuru görevinden uzaklaştırılmış olup ayrıca idari soruşturma başlatılmıştır" denildi.
Minik öğrenciler, fidan dikerek okula başladı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 16:34 Minik öğrenciler, fidan dikerek okula başladı Elazığ’da anasınıfına başlayan öğrenciler, ‘Yeşil Vatan’ teması altında önce fidan dikti, ardından yeni eğitim öğretim yılına başladı. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Elazığ’da da bugün yeni eğitim ve öğretim yılı başladı. Türkiye Yüzyılı Maarif modeli altında başlayan eğitim öğretim yılında, bu sene orman yangınlarının fazla olmasından kaynaklı ‘Yeşil Vatan’ teması altında anasınıfına yeni başlayan öğrenciler fidan dikti. Güneykent Anaokulunda gerçekleştirilen program, İstiklal Marşı’nın okunması ve öğrencilerin gösterileriyle devam etti. Öğrenciler daha sonra okul alanında fidan dikerek eğitim ve öğretim sezonuna başladı. Programa, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Şevket Avşar, Elazığ Orman Bölge Müdürü Mustafa Arpacı, Eğitim Bir-Sen 1. Nolu Şube Başkanı İbrahim Bahşi, öğretmenler ve veliler katıldı. 2025 yılının orman yangınlarından kaynaklı sıkıntılı geçtiğini aktaran Vali Numan Hatipoğlu, "Son 20 yılda olağanüstü bir ağaçlandırma seferberliğini idareci olduğum her yerde fazlasıyla gördüm. Şehirlerimizin 1950’li yıllarda ki fotoğrafları ile bugün ki fotoğrafları arasında çok büyük fark var. Artık şehirlerimizin çevresi yeşil kuşaklarla çevrili ancak bu yeterli değil diyoruz. Sürekli olarak arttırmaya çalışıyoruz. Küresel ısınmanın geldiği boyut itibariyle maalesef ülkemiz, özellikle Ege ve Akdeniz bölgesi büyük yangınlarla karşı karşıya kaldı. Biz istiyoruz ki tıpkı çocuklarımız gelecekte daha güzel bir ülkede yaşasın diye bugün itibariyle ağaç dikiyoruz ancak, çocuklarımızla birlikte büyüsünler ve bununla birlikte şekillensin istiyoruz. Bu çerçevede de Türkiye Yüzyılı maarif modelini bu sene ilk olarak Yeşil Vatan’ın korunmasını seçmesi de son derece anlamlıdır" dedi. Yeşil Vatan teması ile başlattıkları fidan ekimini gerçekleştirdiklerini belirten İl Milli Eğitim Müdürü Beraat Şahin, "Bugün Güneykent Anaokulu ile birlikte ilimizde 493 okulumuzda 8 bin 496 öğretmenimiz ve 105 bin öğrencimizle eğitim yolculuğumuza başlıyoruz. Bu yolculuk yalnızca bilgiyle değil aynı zamanda milli ve manevi değerlerimizle çevre ve aile bilinciyle, Türkiye Yüzyılı maarif modeli vizyonuyla şekillenecek önemli bir yolculuk olacaktır" cümlelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz: "CHP’nin C’si de Halk’ı da kalmadı"
08 Eylül 2025 Pazartesi - 13:37 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz: "CHP’nin C’si de Halk’ı da kalmadı" Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Elazığ’da düzenlenen toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, "Ben Cumhuriyet Halk Partisi için artık bir parti olmadığını düşünüyorum. Onun C’si çoktan gitti, cumhurla alakası yok, halkla da yok" ifadelerini kullandı. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz’un katılımıyla AK Parti Elazığ İl Başkanlığında toplantı yapıldı. Toplantıya, Genel Başkan Yardımcısı Yavuz’un yanı sıra AK Parti Elazığ Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ İl Başkanı Şerafettin Yıldırım ile gazeteciler katıldı. Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. "Maalesef Türkiye’de yeniden o krizli kaoslu kargaşalı günler adeta geri gelsin isteniyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini ifade eden Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, "Bizim dur durağımız yok, çünkü biz cumhurbaşkanımıza bakıyoruz ve onun ayak izlerine bakarak yolumuza devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın istirahat yok, rahat yok, dur durağı yok. İlk günden bugüne Türkiye için daha fazla ne yaparım diye bir uğraşın içinde, böyle geceli gündüzü uğraşmasının sonucunda da Türkiye’de gerçekten çok güzel tablolar söz konusu oldu. Hep birlikte çok ilkler, yenilikler ve güzellikler yaşadık. İşte bu ilklerin, güzelliklerin, yeniliklerin devam etmesi için cumhurbaşkanımız başımızda ve biz de sıra dağlar gibi onun yanında, arkasında bulunmak suretiyle var gücümüzle gece gündüz çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz. Bu çalışmalar sonucunda Türkiye’de birçok olmaz iş denilen oldu, birçok pranga kopartıldı, zincirler yerinden sökülüp atıldı ama yapacağımız çok daha fazla işin olduğunu özellikle CHP’ye bakarak anlıyoruz. Hakikaten bir CHP resmi ortaya çıktı, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır partiler, partiler olmasa demokrasilerden bahsedemezsiniz ama parti olacak mesela, böyle bir günde tam da söze buradan başlamak istemezdim ama bir kısım partiler sözüm ona, özellikle CHP’yi kastederek söylüyorum, parti olmayınca hakikaten birtakım handikaplar da peşinden geliyor. Mahkemeler karar veriyor ama CHP ben onu tanımam diyor, birtakım isimler görevlendiriliyor ama CHP asla onu binaya sokmam diyor. Hukuk devleti, hukuk devleti derken bir anda hukukun karşısına dikilmeye başlıyor. Maalesef Türkiye’de yeniden o krizli kaoslu kargaşalı günler adeta geri gelsin isteniyor ve biliyor musunuz daha yeni İzmir’de bir polis merkezi taranıyor ve iki polisimiz şehit oluyor. Türkiye’yi bu kadar germenin, bu kadar tahrik etmenin, manipüle etmenin anlamı yok. Biz o yüzden çok daha yaşanabilir, müreffeh, kardeşlik ruhunun hakim olduğu ortamların teşekkülü için de uğraşıyoruz. Biz onun için Türkiye yüzyılı dedik, biz onun için terörsüz Türkiye dedik, onun için kardeşlik daha da derinleşsin, kökleşsin, çok daha kalıcı olsun Türkiye’de diye istiyoruz. Bu anlamda da yollardayız ve onun için de uğraşıyoruz" dedi. "CHP’nin, C’si çoktan gitti, cumhurla alakası yok, halkla da yok, parti de postrit anlamına geliyor" CHP’nin hukukun karşısında bir tavır aldığını ifade eden Yavuz, " Emin olun Türkiye, bugüne geldiğimiz bu sürece kadar çok önemli süreçlerin içerisinden geçti ve çok büyük badireler atlattık. Mesela 2000’li yıllardan sonraya bir bakın. Nelerle uğraşmışız azıcık bir bakalım. Bizim çok büyük enerjimiz iç mücadelelerle geçmiş. Hatırlayın, gezi olayları değil mi? 17-25 Aralık süreçte, 15 Temmuz hadisesi ve benzeri çok şey var. Töreyle uğraşmışız, FETÖ ile uğraşmışız, CHP ile uğraşmışız, uğraşmaya da devam ediyoruz. Dışarıyla uğraşmışız. Biz sadece hava savunma sistemi anlamında S-400 aldığımız günlerde yaptırımlarla karşılaşmışız. Sonra gezi olayı olmuş, ağaçlar bahane edilmiş, yok öyle bir şey dedikleri kabilden bir şey olmamasına rağmen ağaçlar bahane edilmiş ve kurdukları komite geriye adım atmalarının şartı olarak nükleer santrallerin ortadan kalkmasını istemişler. Üçüncü havalimanı ortadan kalksın demişler. Üçüncü köprü yapılmasın demişler. Anlayabiliyor musunuz ne olduğunu. S-400 almayın diyenler acaba Türkiye’nin nasıl bir tablo ile karşı karşıya kalsın istiyorlardı. Nükleer santraller kurulmasın, üçüncü köprü, üçüncü havalimanı yapılmasın diyenler, hatta bunun için türlü türlü yalanlar söyleyenler. Ben Cumhuriyet Halk Partisi için artık bir parti olmadığını düşünüyorum. Onun C’si çoktan gitti, cumhurla alakası yok, halkla da yok, parti de postrit anlamına geliyor. O da Binali Yıldırım başkanımızdan alıntıyla söylüyorum, yalanın siyaseti anlamına geliyor. Onun için bütün bu atraksiyonlar ve manipülasyonların maalesef merkezinde tam da CHP var. İşte CHP gibi bir iktidarın Türkiye’ye gelip yeniden krizli kaoslu kargaşalı günler söz konusu olmasın diye, bizi hukuk devleti olma yolundan vazgeçirilmeyelim diye, yeniden ihtilallerin, darbelerin, krizlerin, kaosların, kargaşaların ve bir takım manipülasyonların, dezonformasyonların içinde ne yaptığını bilmeyen bir Türkiye resmi ortaya çıkmasın diye bizim daha çok çalışmamız gerekir diye düşündük. Onun için cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla yollardayız" şeklinde konuştu. "CHP, sandıktan ümidini kesince ihtilallere bel bağlamaya başlıyor" Yavuz, "Sonuçta bu CHP 1940-50’ye geldiğinde iktidar kaybediyor. 1946’da çok partiyle hayata geçtik ama orada hala çok şey değişmemiş. Çünkü 1946 seçimlerinde hala efendim açık oy, gizli sayım devam ediyor. Bu tersine döndü. Yani gizli oy, açık tasnifin olduğu ilk seçim 1950 seçimi ve CHP kaybediyor. CHP 1950’de bu seçimi kaybedince diyor ki olsun 1954 gelecek ve geri alacağız, alamıyor. Ondan sonra 1957’de bir seçim oluyor şimdi alacağız diyor yine alamıyor ve CHP ümidini kesiyor. CHP’nin sandıktan ümidini kesme tarihi 1957’dir. Sandıktan ümidini kesince ihtilallere bel bağlamaya başlıyor ve 1960 ihtilali geliyor. 61 İhtilal Anayasası’na da sindiriyor. CHP öyle bir mekanizmayı Türkiye’de oluşturmak istiyor ki sandıkta iktidarı ele alamasa geçiremese bile iktidar gibi davranabileceği bir kurgunun oluşmasının zemini oluşturmaya çalışıyor. Diyorum ki bir heveslendi bir ara sonra olmadı. Birbirlerine düştüler. Bir parti düşünün. Son yüzyılın yolsuzluğu söz konusu. Az dön bak, neler oluyor neler. Kimseyi hiç suçlama. Açılan davalar var. Bizi hiç ilgilendirmiyor. Bana ne Kemal Kılıçdaroğlu olacak. Özgür Özel mi olacak. Başkası mı olacak CHP’nin başına. Bizi ne ilgilendiriyor. Birbirinden farkı yok zaten. CHP’lilerin kendisi davaları açıyorlar. Diyorlar ki delegenin oyunu alma karşılığında evler, arabalar, telefonlar, işe girmeler verildi. Geleceğe ilişkin siyasi vaatlerde bulunuldu. CHP’nin kendi üyeleri halen büyük delege üyesi olan kişiler bu durumu ortaya koydu. Şimdi şikayet eden veya dava açan CHP. Tanıklıkta bulunan, itirafta bulunan, yolsuzluğu yapan CHP. Kardeşim dön içine bir bak. Kararı veren mahkeme sen polisten ne istiyorsun veya hani hukuk devleti ya burası. Sen de bunun böyle olmasını istiyorsun. Hukuk devleti istiyor. 45. Asli Hukuk Mahkemesi’ydi sanıyorum. Karar veriyor yerden yere vuruyorsun. Yüksek seçim kurulu karar veriyor ha böyle diyorsun. Senin lehine bir şey çıktığında ha böyle. İşin merkezinde görüyor kendini" diye konuştu.