Yerel Haberler
Elazığ
Yöresel lezzetler Elazığ’da yarıştı: ’Annemin Elinden’ büyük beğeni topladı
22 Mayıs 2025 Perşembe - 14:52 Yöresel lezzetler Elazığ’da yarıştı: ’Annemin Elinden’ büyük beğeni topladı Türkiye gastronomi sıralamasında ikinci sırada yer alan Elazığ’da, ’Annemin Elinden’ yemek yarışması büyük ilgi gördü. Çatalçeşme İlkokulu tarafından düzenlenen etkinlikte anneler, Harput köfte, Palu tava ve taş ekmek tatlısı gibi 15 geleneksel lezzeti jüriye sundu. Türkiye’nin gastronomi sıralamasında ikinci sırada yer alan Elazığ’da, yöresel mutfağın tanıtımına katkı sunan örnek bir etkinlik gerçekleştirildi. Çatalçeşme İlkokulu tarafından düzenlenen ’Annemin Elinden’ adlı yemek yarışmasında anneler, Elazığ’a özgü lezzetleriyle hünerlerini sergiledi. Öğrencilere sağlıklı beslenme bilinci kazandırmak amacıyla düzenlenen yarışmada, Harput köfte, Palu tava, dolangar, gömme, taş ekmek tatlısı, içli köfte gibi Elazığ mutfağının özgün tatları jüri ve katılımcıların beğenisine sunuldu. Toplamda 15 yöresel yemek jüri tarafından değerlendirilirken, yarışmacı velilerin büyük bir özenle hazırladığı yemekler görselliği ve lezzetiyle dikkat çekti. Etkinlik süresince renkli ve samimi anlar yaşanırken, öğrenciler de annelerinin el emeğiyle hazırladığı yemekleri heyecanla izledi. Bu tarz etkinliklerle hem kültürel değerlerin yaşatılmasını hem de öğrencilerin sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasını amaçladıklarını ifade eden Çatalçeşme İlkokulu Müdürü Hüseyin Avni Akman, "Milli Eğitim Bakanlığı’mız geçen sene ’Köklerden Geleceğe’ parolasıyla Türkiye Yüzyılı maarif modeli diye yeni bir eğitim sistemine geçti. Bu bir süreç ama biz okul olarak 3 senedir bu çalışmaları yapıyorduk. Özellikle bu sistemde kültür çok önemli. Kültürü ön plana bir sistem. Kültürün bir parçası da bilindiği üzere yemek. Son zamanlarda kentlerde bazen de kırsal alanlarda bile artık hazır gıdalara, sipariş usulü yemeklere çocuklar yönlenmiş bulunmakta. Biz hem bu yöresel yemek geleneğimizi yaşatmak hem de bu kötü giden kültürü önlemek amacıyla ilimizde böyle bir çalışma başlattık. Kültür çalışmamızın son noktasını bu yemek yarışması ile noktalamak istedik. Gerçekten güzel bir etkinlik oldu. Velilerimizin katılımı da bayağı iyi" dedi. Yarışmaya katılan velilerden Ayşegül Özdemir, "Öncelikle Elazığ mutfağını tanıtmak amaçlı buradayız. İçli köfte, mutfağımızın en önde gelen baş yemeklerinden bir tanesidir. Anadolu mutfağında da birinci sırda olduğunu düşünüyorum. İnşallah iyi olan kazansın, arkadaşlarımı da başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. Elazığ yöresine ait Palu tava yaparak yarışmaya katılan Necla Büşra Çelik, "Kendime güveniyorum. İddialıyım ve inşallah birincilik alırım. Bu etkinlikte emeği müdürümüze teşekkür ederiz" diye konuştu. Yarışmaya katılan annesine güvendiğini dile getiren öğrencilerden Eymen Özdemir ise " Annem baklava yaptı. İnşallah yarışmayı kazanır. Annemin yemeklerini seviyorum. Bu yarışmada da iddialıyız" dedi. Diğer öğrenciler de yarışmanın düzenlenmesinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Lezzet, yöresel ürün kullanımı, sunum ve görsellik ve dengeli beslenme ilkelerine uygunluk kategorilerine göre jürilerden en yüksek puanı alarak birinciliği elde yarışmacı ise Palu Tava yemeği ile Necla Büşra Çelik oldu.
Prof. Dr. Aydın: "Anne ve bebeğin sağlığını tehdit eden tehdit eden bir durumu yoksa normal doğumu tercih etmek gerekiyor"
22 Mayıs 2025 Perşembe - 09:36 Prof. Dr. Aydın: "Anne ve bebeğin sağlığını tehdit eden tehdit eden bir durumu yoksa normal doğumu tercih etmek gerekiyor" Normal doğum ve bebek sağlığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mustafa Aydın, "Annenin hayatını, sağlığını ya da bebeğin sağlığını ve hayatını tehdit eden tehdit eden bir durumu yoksa fizyolojik olan, doğal olan normal doğumu tercih etmek gerekiyor" dedi. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Aydın normal doğumun bebeklerin sağlığı için önemi hakkında bilgiler verdi. Bebeklerin fizyolojik olarak normal yolla doğduğunu aktara Prof. Dr. Aydın, "Ancak anne ve bebeğin hayatını tehdit eden durumlarda sezaryanla doğum yapılabiliyor. Özellikle annenin sağlığını ya da bebeğin hayatını tehdit eden durumlarda sezaryen yoluyla doğum önerilmektedir. Ama bunun dışında sezaryen sonuçta bir cerrahi girişim olduğu için anne ve bebek sağlığı üzerine olumsuz etkileri olacaktır. Eğer annenin hayatını, sağlığını ya da bebeğin sağlığını ve hayatını tehdit eden tehdit eden bir durumu yoksa fizyolojik olan, doğal olan normal doğumu tercih etmek gerekiyor. Bebeklerle ilgili olarak da, bebekler özellikle normal fizyolojik yolla doğmadıkları zaman. Anne ve bebek anestezi etkisine maruz kalabiliyorlar. Bundan dolayı bebekler doğduktan sonra daha fazla canlandırma ihtiyacı görebiliyorlar. Daha fazla canlandırma sonrası hastane yatışları, yoğun bakım yatışları olabiliyor. Sezaryen ile doğan bebekler özellikle zamanından önce doğduysa bu bebekler annenin doğum sancılarına maruz kalmaması, bebeğin de bu stresi yaşamamasına bağlı olarak akciğerlerdeki sıvılar tam temizlenemeyebiliyor. Bu bebeklerde doğumdan sonra solunum sıkıntısı ve daha fazla yeni doğan yoğun bakım ünitesine yatış gerekebiliyor" diye konuştu. Aydın, "Yine anestezinin, cerrahinin etkisiyle annelerin bebekleriyle hemen buluşamaması veya bebeğin yoğun bakıma yatırılması, annenin bebeğini hemen emizrememesi gibi durumlarda bebekler sıvı kaybı, aşırı sararma, yine bunlara bağlı yoğun bakım yatışları daha fazla görülebiliyor. Onun dışında yine normal doğumda bebek, annenin vajinal sekresyonlarına maruz kalacağı için özellikle bağırsa florası daha sağlıklı gelişmektedir. Sezaryenle doğan bebeklerin bağırsak floraları o an bulunduğu hastane ortamını ilk olarak tanıyabiliyor. Bu şekilde çocukların bağışıklıkları zayıf olabiliyor. Yine başta ilk oluşan bağırsa florası bebeğin yaşamı boyunca alerji ve obezite gibi birçok kronik hastalığın da şekillenmesinde rol oynayabiliyor. O nedenle eğer annenin ve bebeğin sağlığını ve hayatını tehdit eden bir durumu yoksa mümkün olduğu ölçüde bebeklerin doğal olan, fizyolojik olan normal vajinal yolla doğmasını öneririz" şeklinde konuştu.