Yerel Haberler
Elazığ
Elazığ’da ebelik, normal doğum bilgi ve beceri artırma, afete hazır olunuş eğitimi sertifika dağıtım töreni
14 Nisan 2025 Pazartesi - 11:23 Elazığ’da ebelik, normal doğum bilgi ve beceri artırma, afete hazır olunuş eğitimi sertifika dağıtım töreni Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı tarafından, "Normal Doğum Eylem Planı" kapsamında Müdürlüğümüze bağlı sağlık tesislerinde görevli ebelere yönelik gerçekleştirilen "ebelik, normal doğum bilgi ve beceri artırma, afete hazır olunuş eğitimi sertifika dağıtım töreni düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinde düzenlenen eğitim ve sertifika dağıtım törenine İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu başta olmak üzere hizmet başkanları, hastane yönetimi, idareciler, eğitmenler, katılımcı kursiyerler ve çalışanlar katıldı. 3 gün teorik ve 2 gün pratik olmak üzere toplam 5 gün devam eden eğitime, müdürlüğe bağlı hastanelerde görev yapan 28 ebe katıldı. Fırat Üniversitesinden Doç. Dr. Sümeyye Barut ve sağlık tesislerinde görevli eğitmenlerin sunumlarıyla gerçekleştirilen eğitimde ebelerin normal doğum sürecine yönelik bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi, doğum hizmetlerinde kalitenin artırılması ve afet durumlarına yönelik hazırlık tedbirlerin alınması konularında çeşitli bilgiler verildi. Eğitim hakkında yapılan bilgilendirme ve konuşmalardan sonra düzenlenen törenle, İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu, hizmet başkanları, yöneticiler ve eğitmenler tarafından katılımcılara sertifika verildi.
Palu Kalesinde arkeolojik kazılar için geri sayım başladı: Urartu’dan Osmanlı’ya uzanan tarih gün yüzüne çıkacak
14 Nisan 2025 Pazartesi - 11:21 Palu Kalesinde arkeolojik kazılar için geri sayım başladı: Urartu’dan Osmanlı’ya uzanan tarih gün yüzüne çıkacak Elazığ’ın tarihi ve kültürel değerleri arasında önemli bir yer tutan Palu Kalesinde arkeolojik kazı çalışmaları için hazırlıklar başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kazı izni verilen kale, 2025 yılı içerisinde yapılacak kapsamlı kazı ve temizlik çalışmalarıyla tarihi derinliğini bir kez daha ortaya koyacak. Palu Kaymakamı Hulusi Teke, Elazığ Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi yetkilileri ve akademisyenlerle birlikte kalede incelemelerde bulundu. İnceleme sırasında kazı çalışmaları hakkında bilgi alan Kaymakam Teke, Palu Kalesinin sadece tarihî bir yapı değil, aynı zamanda bölgenin turizm potansiyelini taşıyan önemli bir destinasyon olduğunu belirten Kaymakam Hulusi Teke, "Palu Kalesinin geçmişine ışık tutacak bu kazılar, yalnızca bilimsel açıdan değil, turistik açıdan da büyük önem arz ediyor. Kalede ortaya çıkarılacak yeni yapılar ve buluntular, ziyaretçi sayısını artıracak ve Palu’nun kültürel mirasını daha görünür kılacak’’ dedi. Kazılar mayıs ortasında başlayacak Elazığ Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Palu Kalesinde yapılacak kazıların 2025 yılı mayıs ayı ortalarında başlamasının planlandığı bildirildi. Çalışmalar, mevzuat hükümleri çerçevesinde, Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi başkanlığında ve alanında uzman akademisyenlerin bilimsel sorumluluğunda gerçekleştirilecek. Urartu Kralı Menuas tarafından yaptırılan ve yaklaşık binlerce yıllık geçmişe sahip olan Palu Kalesi, Elazığ’ın Palu ilçesinde, kaya üzerine inşa edilmiş tarihî bir yapıdır. Güneyi ve güneydoğusu Murat Nehri ile çevrili olan kalenin kuzey ve batı kısımları sarp kayalıklardan oluşur; bu doğal yapı kaleyi tarih boyunca savunması zor bir nokta haline getirdi. Kale içerisinde Urartu Dönemine ait çivi yazısıyla yazılmış Urartu Yazıtı, kaya tünelleri, kaya mezarları, tapınaklar, nişler, su sarnıçları ve kaya merdivenleri gibi birçok arkeolojik unsur bulunmaktadır. Ayrıca, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait saray kalıntıları, askeri yapılar ve kale surları da kalenin tarihi çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Elazığ Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından, yapılan açıklamada Palu’nun tarihi ve kültürel zenginliğinin Elazığ turizmi açısından büyük potansiyel taşıdığını vurguladı. Açıklamada, yapılacak kazıların yalnızca Palu’nun değil, tüm bölgenin tanıtımına katkı sağlayacağı, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından da son derece önemli olduğu ifade edildi. 2025 yılında başlayacak kazıların, Palu’nun hem tarihi mirasını gün yüzüne çıkaracağı hem de turizm potansiyelini artıracağı öngörülüyor.
İbrahim Gülşeni’nin 100’den fazla yeni şiiri ortaya çıktı
14 Nisan 2025 Pazartesi - 10:19 İbrahim Gülşeni’nin 100’den fazla yeni şiiri ortaya çıktı Munzur Üniversitesinde görevli Doç. Dr. İlyas Kayaokay, bir müzayedede 30 bin liraya satın aldığı yazma divanda Şeyh İbrahim Gülşeni’ye ait 104 yeni şiir keşfetti. 306 şiir içeren bu nüsha, Gülşeni’nin bilinen şiir sayısını bin 391’e çıkardı. Halvetiliğin Gülşeniyye kolunun kurucusu ve 16. yüzyılın önemli mutasavvıf şairlerinden şeyh İbrahim Gülşeni’nin bugüne dek bilinmeyen 104 şiiri gün yüzüne çıktı. Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay tarafından bir müzayededen 30 bin liraya satın alınan yazma divan, Gülşeni’nin edebi mirasına önemli katkılar sağladı. Doç. Dr. Kayaokay, 84 varaklık (168 sayfa) bu yazma eserin, Gülşeni’ye ait olduğu tespit edilen 306 şiir barındırdığını ve bunlardan 104’ünün daha önce hiçbir nüshada yer almadığını belirtti. Divanda yer alan 2 kaside, 39 gazel, 1 rubai ve 62 tuyuğ, literatürde ilk kez bu nüshayla ortaya çıktı. Doç Dr. Kayaokay, divanla ilgili yaptığı açıklamada Gülşeni’nin hayatına da değinerek, onun tasavvuf kültürünün 15. yüzyıldaki önemli temsilcilerinden biri olduğunu vurguladı. "Kanuni, onun gözlerini açtırıyor" Yazma divan nüshası hakkında bilgiler veren Kayaokay, "Bazı kaynaklara göre Azerbaycan’ın Berdea şehrinde bazılarına göre de Diyarbakır’da doğduğu ifade edilen İbrahim Gülşeni hazretleri tasavvuf kültürünün 15. asırdaki en önemli mümessillerinden biridir. Hakkında pek çok menkıbe anlatılan Gülşeni’nin iki yaşında babasını kaybettiği, on beş yaşında ilim tahsili için Tebriz’e gittiği ve burada piri dede Ömer Ruşeni ile tanıştığı bilinmektedir. Akkoyunlu devrinde Uzun Hasan’dan, Memluk idarecilerinden ve Osmanlı sultanları Yavuz ve oğlu Kanuni’den takdir ve hürmet görmüştür. Kanuni, onun gözlerini açtırıyor ve İstanbul’da kalmasını istese de Mısır’a gidiyor ve 1534 yılında Kahire’de vefat ediyor. Arapça, Farsça ve Türkçe divan tertip etmiş ve bu üç dilde pek çok eser yazmıştır. Gülşeni’nin Türkçe divanının neşri üzerine bugüne kadar Türkiye’de iki doktora tezi ve Azerbaycan’da da bir kitap çalışması yapılmıştır. Gülşeni’nin Türkçe divanının ikisi Avusturya’da biri Vatikan biri de Petersburg’da olmak üzere 4 yurtdışı nüshası vardır. Türkiye’de ise bazıları kayıp halde 11 nüshası bilinmektedir ve toplam 15 nüshanın her birinde farklı sayıda şiirleri vardır. Bugüne kadar tekmil bir mürettep bir nüsha elimize geçmemiştir. Hepsi müntehabat dedikleri seçme türünden nüshalardır. Gülşeni’nin bugün bilinen şiir sayısı bin 287 olup bunların 5’i tuyuğdur" dedi. Müzayedede satın aldığı 84 varaklık divan nüshası Gülşeni’nin 306 şiirini ihtiva ettiğini belirten Kayaokay, ’’Türkiye’deki 12. nüsha ve en hacimli 6. nüsha konumundadır. Diğer nüshalarla yaptığımız mukayeselerle bu nüshadaki 104 şiirin daha evvel bilinmediği anlaşılmıştır. İki kaside, 39 gazel,1 rubai ve 62 tuyuğ ilk defa bu nüshayla gün yüzüne çıkmıştır ki bin 287 şiiri bilinen bir şair için önemli bir sayıdır. Divan, 14’e 21 santimetre ölçülerindedir. Şemse kısımlarında 5 santimetre ebadında altın yaldızlı Sultan II. Abdulhamid tuğrası ve yine 3 santimetre ebadında altın yaldızlı hilal vardır. Yazma, 84 varak yani 168 sayfa hacmindedir. İnce aharlı ve suyolu filigranlı yapraklara sahip eserin başı ve sonu tamdır. Nestalik-talik hatlıdır ve ser-levha kısmında başlık yoktur. Altın yaldızlar içindeki Besmelenin üzerinde çiçekli bir bahçenin resmedildiği kırmızı, pembe ve yeşil renklerinin baskın olduğu güzel, canlı bir tezhip vardır. Yazma üzerinde herhangi bir istinsah tarihi görülmese de ketebe kısmında eserin adı ’Müntehabat-ı Divan-ı Hazret-i Gülşeni’ şeklinde bildirilmiştir ve müstensihinin de ’Şuayb Şerefeddin’ adında bir zat olduğu belirtilmiştir. Bu önemli divan yazması ve içindeki şiirleri bir makale olarak ilim alemine duyurduk. Daha nice kıymetli eserleri bulup gün yüzüne çıkarmak nasip olur inşallah diyelim" şeklinde konuştu.
Elazığ’da tarihi yapılar yeniden hayat bulacak
14 Nisan 2025 Pazartesi - 10:12 Elazığ’da tarihi yapılar yeniden hayat bulacak Kültür ve Turizm Bakanlığı, "Taşınmaz Kültür Varlıklarına Yardım Sağlanmasına Dair Yönetmelik" kapsamında, AFAD tarafından "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edilen iller arasında yer alan Elazığ’da depremden zarar gören korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının onarımı ve korunmasına yönelik proje ve uygulama yardımı başvurularını almaya başladı. Elazığ’da bulunan özel mülkiyete tabi korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları için proje yardımları kapsamında rölöve, restitüsyon, restorasyon ve rekonstrüksiyon projeleri ile zemin etüt raporları gibi mimarlık ve mühendislik çalışmalarına, uygulama yardımları kapsamında ise Koruma Bölge Kurulu tarafından uygun bulunan projelerin hayata geçirilmesine ve gerektiğinde rekonstrüksiyon çalışmalarına destek verilecek. Elazığ genelinde yardımlardan yararlanmak isteyen maliklerin ya da yerel idarelerin, en geç 30 Nisan 2025 Cuma günü mesai bitimine kadar Elazığ Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüne başvuruda bulunmaları gerektiği bildirildi. Maliklerden herhangi birinin başvurusu yeterli kabul edilecek. Elazığ Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, bu desteklerin Elazığ’ın tarihi dokusunun korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Yetkililer, süreci dikkatle takip etmeleri konusunda malik ve kurumlara çağrıda bulundu. Gerekli bilgi ve başvuru belgelerine Elazığ Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünden veya müdürlüğün resmi internet sitesinden ulaşılabileceği belirtildi.
Ziraat Yüksek Mühendisi Yüce’den zirai don sonrası çiftçilere uyarı
14 Nisan 2025 Pazartesi - 09:04 Ziraat Yüksek Mühendisi Yüce’den zirai don sonrası çiftçilere uyarı Bölgede yaşanana zirai don sonrasında çiftçilerin ilk olarak topraktan buzlanma olup olmamasına bakması gerektiğini dile getiren Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Yüce, "İlk saatlerde halen donma toprakta devam ediyor ise sulama yaparak toprakta bulunan buz çözmeli ve zararın ilerlemesine engel olunmalıdır. Asla ağaç yapraklarını gözlemlemeden budama yapılmamalıdır" dedi. Meteorolojinin uyarı yaptığı Elazığ ve bölgede kar yağışı ile zirai don etkili oldu. Yaşanan don olayının ardından kayısı, üzüm, dut olmak üzere birçok ürün zarar gördü. Bunun üzerine Fırat Üniversitesi Keban Meslek Yüksekokulu Ziraat Yüksek Mühendisi Öğr. Gör. Mustafa Yüce, çiftçileri uyararak önemli bilgiler verdi. Zirai don sunucu zarara uğrayan tüm çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten Yüce, "Gerek ilimizden ve gerekse il dışından tarafıma iletilen resimleri incelediğimde rakıma, ısıya ve hava nemine bağlı olarak farklı boyutlarda donma vakalarının olduğunu fark ettim. Bazı alanlarda zararın yüzeysel oluşu beni rahatlatırken, bazı alanlarda don hasarının çok daha derin olduğunu gördüm. Böyle vakalarda, ilk önce toprakta buzlanmanın olup, olmadığı kontrol edilmelidir. İlk saatlerde halen donma toprakta devam ediyor ise sulama yaparak toprakta bulunan buz çözmeli ve zararın ilerlemesine engel olunmalıdır. Bahçelerimizde don zararının düzeyini belirlemek için biraz zamana ihtiyacımızın olduğunu unutmamalıyız. Bölgelere bağlı olarak değişik oranlarda doku zararının olacağını aşikardır. Asla ağaç yapraklarını gözlemlemeden budama yapılmamalıdır" diye konuştu. "Yaprakların dökülmeden kalmasıdır ki don zararının dallara kadar ulaştığının habercisidir" Sürgün zararının körpe yapraklarda siyahlaşma şeklinde, daha olgun yapraklarda ise kahverengi renk ile tespit edildiğini aktaran Yüce, "Bu hasar tüm sürgünlerde ve hatta sürgünlerin her bölgesinde eşit düzeyde oluşmayabilir. Tamamı hasar almayan sürgünlerde büyüme ve gelişme devam edecektir. Üzüm gibi bitkilerde yeniden canlı sürgünler görmek ve üzüm taslağı oluşumu ile karşılaşmak mümkündür. Bu durum en hafif senaryodur ve verim kaybı ile tamamlanacaktır. Şayet don zararına uğramış ağaçlarımızın üzerindeki yapraklarda zamanla dökülmeler oluşuyor ise hasarın yeşil aksam ile sınırlı kaldığını söyleyebiliriz. Büyük ihtimal ile ağaçlarımız yeniden sürgün verecek ve zararımız bu yıl verim kaybı ile sonuçlanacaktır. En kötü senaryo ilerleyen zamanda yaprakların dökülmeden kalmasıdır ki don zararının dallara kadar ulaştığının habercisidir. Bu durumda ilerleyen zamanlarda budama yaparak hasarlı dalları ağacın gövdesinden uzaklaştırmak gerekecektir. Bahçemizde verim kaybı muhtemelen bir sonraki sezona da sarkacaktır. Bahçelerimizde yaşanan bu zirai don olayını hafif hasarlarla atlatmış olsak bile, yapmamız gereken bazı önemli uygulamalar bulunduğunu hatırlatmak zorundayım" şeklinde konuştu. "Donma vakaları bitkilerimizin strese girmelerine ve gelişmelerinin durmasına sebep olabilir" Yüce, "Yaşanan bu donma vakaları bitkilerimizin strese girmelerine ve gelişmelerinin durmasına sebep olabilir. Bitkilerimizi bu stresten, sağlam yapraklar üzerine yaprak gübreleri ve gelişim düzenleyiciler, kök bölgesinden ise hızlı çözünen toprak gübreleri kullanarak çıkartabiliriz. Aksi halde sürgünlerin yeniden aktifleşmesi gecikecek ve elde edeceğimiz muhtemel verimimiz düşecektir. Az dahi olsa, oluşan dona bağlı olarak meydana gelen doku zararı ağaçlarımızı hastalıklara açık hale getirecektir. Dolayısı ile tüm hastalıklar çiftçilerimiz tarafından geçen dönemlere göre çok daha titizlikle takip edilmeli ve zamanında müdahalelere geç kalınmamalıdır. Temennim, böyle olumsuz olayların tekrar yaşanmamasıdır. Unutulmamalıdır ki bahçe tarımı tüm çevre şartlarına açık, tarımsal riskin yüksek olduğu bir daldır. Tarım sigortaları tam olarak bu vakalar içindir" ifadelerini kullandı.
AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Alkayış: "Halkımızın talep ve beklentileri bizim sürekli olarak yol haritamızdır"
13 Nisan 2025 Pazar - 22:16 AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Alkayış: "Halkımızın talep ve beklentileri bizim sürekli olarak yol haritamızdır" AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Mustafa Alkayış, "Halkımızın talep ve beklentileri bizim sürekli olarak yol haritamızdır. AK Partimizi 22 yıldır tartışmasız iktidarda tutan çalışma ruhu, fedakârlık ve teşkilatlarımızın gayretidir" dedi. AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış Elazığ’a geldi. AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, AK Parti İl Başkanı Şerafettin Yıldırım ve partililer tarafından karşılanan Alkayış, parti binasında teşkilat üyeleri ile bir araya geldi. AK Parti İl Başkanı Şerafettin Yıldırım, "Bugün il başkanlığımızda Teşkilat Başkan Yardımcımız Adıyaman Milletvekilimiz Mustafa Alkayış başkanımızla birlikteyiz. Başkanımızı aziz şehrimizde ağırlamaktan son derece mutluyuz. Başkanımızla paylaşacağımız çok şeyler var. Kongreden sonra yüzde 50 oranında yenilenmiş bir ekiple yolumuza devam ediyoruz. Bugüne kadar yaptığımız hizmetlere üzerine koyarak devam edeceğiz" diye konuştu. Elazığ’da bulunmaktan son derece mutlu olduğunu aktaran Alkayış ise, "Elazığ bizim her zaman yanımızda olan ve sürekli olarak devlet-millet bütünlüğünde en güzel illerimizden bir tanesidir. İnsanıyla, doğasıyla en güzel Anadolu şehirlerinden bir tanesidir. Bizler de genel başkanımızın liderliğinde ve önderliğinde kongre süreçlerimizi tamamladık, ardından büyük kongremizi gerçekleştirdik. Sonra da AK Parti Genel Merkezimizin tüm kademeleri görevlerini aldı. Partimizin düsturu belli. Sürekli vatandaşımızla iç içeyiz. Halkımızın talep ve beklentileri bizim sürekli olarak yol haritamızdır. Bu vesileyle milletvekillerimiz, teşkilatlarımız, belediye başkanlarımız, gençlik ve kadın kollarımız halkımızla beraberler. Teşkilatlı bir siyasi partiyiz. Dünyanın en teşkilatçı liderimiz ve genel başkanımızla yol yürüyoruz. O vesile ile yapacağımız işleri teşkilatımızla beraber takip ediyoruz. AK Partimizi 22 yıldır tartışmasız iktidarda tutan çalışma ruhu, fedakalık ve teşkilatlarımızın gayreti ile oluyor" şeklinde konuştu.
Elazığ’da tiyatro festivali yoğun ilgi gördü
13 Nisan 2025 Pazar - 10:59 Elazığ’da tiyatro festivali yoğun ilgi gördü Elazığ’da düzenlenen ve 5 gün süren Çaydaçıra Tiyatro Festivali yoğun ilgi gördü. Elazığ’da 8-12 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Çaydaçıra Tiyatro Festivali, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Birçok tiyatro ekibin yer aldığı festival renkli görüntüler oluşturdu. Festivali sadece şehir merkeziyle sınırlı kalmayarak Palu ve Keban ilçelerinde de yaşandı. Bu ilçelerde düzenlenen çocuk oyunları, halk tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Ayrıca, düzenlenen turistik geziler de festivalin kültürel etkileşimini artırdı. Festivalin tüm gösterimleri halka ücretsiz olarak sunulurken vatandaşlar salonları doldurarak sanata olan ilgisini bir kez daha gösterdi. Elazığ Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Elazığ, köklü tarihi ve kültürel zenginliğiyle sanata her zaman açık bir şehir olmuştur. Çaydaçıra Tiyatro Festivali, şehrimizin kültürel yaşamına önemli bir katkı sağlamıştır. Festivalin düzenlenmesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın maddi desteği ile Elazığ Belediyesi’nin katkıları büyük bir önem taşımaktadır. Hem merkezi hem de yerel desteğin sağlanması, şehrin sanatsal zenginliğine önemli katkılar sunmuştur. Kültürel ve sanatsal faaliyetlerin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması adına bu tür etkinliklere katkı sunmaya devam edeceğiz" denildi.