Yerel Haberler
Elazığ
Prof. Dr. Özercan, "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor"
23 Aralık 2025 Salı - 10:26 Prof. Dr. Özercan, "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor" Patolojiye başvuran birçok hastanın ’kanser miyim’ endişesi yaşadığını aktaran Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor. Patoloji sadece kanser tanısı koymaz. Tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ve deride oluşan lezyonlar da doku incelemesiyle teşhis edilebilir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı, 7 öğretim üyesi, 10 asistan ve yaklaşık 17 teknisyen ile bölgeye hizmet veriyor. Yılda yaklaşık 28 bin biyopsi değerlendirildiği patoloji birimi bölgeye umut oluyor. Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, patoloji biriminin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı’nın 1987 yılında kurulduğunu belirten Prof. Dr. Özercan, "Birimin kurulduğu günden bu yana bölgeye hizmet sunuyoruz. Tüm doku, sıvı ve biyopsi örnekleri rutin şekilde inceleniyor ve raporlanıyor. Patoloji, hastalık tanısında kritik öneme sahip. Patolojiye gönderilen doku örnekleri önce kayıt işlemlerinden geçiyor, ardından laboratuvarda uygun şekilde işleniyor. Doku örnekleri önce formalin ile tespit ediliyor, daha sonra çeşitli sıvılardan geçirilerek parafine gömülüyor. Hazırlanan dokulardan 4 mikron kalınlığında kesitler alınarak camlara yerleştiriliyor, boyama işlemlerinin ardından mikroskop altında inceleniyor" dedi. Anabilim dalında yılda 27-28 bin arasında biyopsi değerlendirildiğini aktaran Özercan, "Bu sayı bölgenin sağlık yükünün önemli bir kısmını temsil ediyor. Patolojiye başvuran birçok hasta, ‘kanser miyim’ endişesi yaşıyor. Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor. Patoloji sadece kanser tanısı koymaz. Tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ve deride oluşan lezyonlar da doku incelemesiyle teşhis edilebilir. Laboratuvarda işlenen tüm örneklerin tanısı mikroskop altında netleştirilmektedir. Laboratuvarda kanser tanısı doğruluğunu artıran birçok ileri yöntem kullanıyoruz. İmmünohistokimya, histokimya ve insitu hibridizasyon gibi tekniklerin tanıda önemli katkı sunuyor. Anabilim dalında 7 öğretim üyesi, 10 asistan ve yaklaşık 17 teknisyen/sekreter ile hizmet veriyoruz. Ekip tüm süreci titizlikle yürütüyor. Bölgede özellikle gastrointestinal sistem kanserleri, meme kanserleri ve akciğer kanserleri daha sık görülüyor. Erken tanı tedavi başarısını büyük ölçüde artırıyor. Vatandaşları bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum. Şüpheli bir durumda mutlaka sağlık merkezimize başvurarak biyopsi örneğinin değerlendirilmesini sağlamak büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Prof. Dr. Özercan: "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor"
23 Aralık 2025 Salı - 10:23 Prof. Dr. Özercan: "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor" Patolojiye başvuran birçok hastanın kanser miyim endişesi yaşadığını aktaran Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, "Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor. Patoloji sadece kanser tanısı koymaz. Tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ve deride oluşan lezyonlar da doku incelemesiyle teşhis edilebilir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı, 7 öğretim üyesi, 10 asistan ve yaklaşık 17 teknisyen ile bölgeye hizmet veriyor. Yılda yaklaşık 28 bin biyopsi değerlendirildiği patoloji birimi bölgeye umut oluyor. Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, patoloji biriminin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı’nın 1987 yılında kurulduğunu belirten Prof. Dr. Özercan, "Birimin kurulduğu günden bu yana bölgeye hizmet sunuyoruz. Tüm doku, sıvı ve biyopsi örnekleri rutin şekilde inceleniyor ve raporlanıyor. Patoloji, hastalık tanısında kritik öneme sahip. Patolojiye gönderilen doku örnekleri önce kayıt işlemlerinden geçiyor, ardından laboratuvarda uygun şekilde işleniyor. Doku örnekleri önce formalin ile tespit ediliyor, daha sonra çeşitli sıvılardan geçirilerek parafine gömülüyor. Hazırlanan dokulardan 4 mikron kalınlığında kesitler alınarak camlara yerleştiriliyor, boyama işlemlerinin ardından mikroskop altında inceleniyor" dedi. Anabilim dalında yılda 27-28 bin arasında biyopsi değerlendirildiğini aktaran Özercan, "Bu sayı bölgenin sağlık yükünün önemli bir kısmını temsil ediyor. Patolojiye başvuran birçok hasta, ‘kanser miyim’ endişesi yaşıyor. Her doku örneği kanser anlamına gelmiyor. Patoloji sadece kanser tanısı koymaz. Tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, lupus gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ve deride oluşan lezyonlar da doku incelemesiyle teşhis edilebilir. Laboratuvarda işlenen tüm örneklerin tanısı mikroskop altında netleştirilmektedir. Laboratuvarda kanser tanısı doğruluğunu artıran birçok ileri yöntem kullanıyoruz. İmmünohistokimya, histokimya ve insitu hibridizasyon gibi tekniklerin tanıda önemli katkı sunuyor. Anabilim dalında 7 öğretim üyesi, 10 asistan ve yaklaşık 17 teknisyen/sekreter ile hizmet veriyoruz. Ekip tüm süreci titizlikle yürütüyor. Bölgede özellikle gastrointestinal sistem kanserleri, meme kanserleri ve akciğer kanserleri daha sık görülüyor. Erken tanı tedavi başarısını büyük ölçüde artırıyor. Vatandaşları bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum. Şüpheli bir durumda mutlaka sağlık merkezimize başvurarak biyopsi örneğinin değerlendirilmesini sağlamak büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Kapalı Çarşı’da Harput Musikisi yankılanıyor
23 Aralık 2025 Salı - 09:58 Kapalı Çarşı’da Harput Musikisi yankılanıyor Yüz yıllık tarihiyle şehir ticaretinin nabzının attığı Kapalı Çarşı’da yankılanan Harput Musikisi, hem esnaf hem de alışveriş yapan konuklardan yoğun ilgi görüyor. Elazığ Belediyesi, şehrin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmaya ve geniş kitlelerle buluşturmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Elazığ Belediyesi tarafından tarihi Kapalı Çarşı’da kurulan ses sistemiyle mahalli müzik yayını yapılması, hem esnaftan hem de vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın göreve geldiği ilk dönemde öncelik verdiği alanlardan biri olan Tarihi Kapalı Çarşı, gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları ve tek tip tabela uygulamasıyla özgün bir kimliğe kavuşturulmuştu. Yapılan bu çalışmalarla çarşı, hem estetik bir görünüme kavuşmuş hem de tarihi dokusu korunarak modern bir yapıya büründürülmüştü. Son olarak hayata geçirilen mahalli müzik yayını uygulaması, Kapalı Çarşı’ya apayrı bir renk kattı. Harput musikisinin birbirinden özel ezgilerinin çarşı içinde yankılanması, alışveriş yapan vatandaşlara nostaljik ve keyifli anlar yaşatırken, esnaf tarafından da memnuniyetle karşılandı. Elazığ Kapalı Çarşı Derneği Başkanı Hasbi Yargıç Demir, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın yürüttüğü çalışmalarla tarihi çarşının modern bir görünüme kavuştuğunu ifade ederek; "Çarşımız özellikle dışardan gelen konuklarımızdan büyük beğeni topluyor. Çarşımız eskiye göre adeta level atladı. Başlatılan mahalli müzik çalınması uygulaması dışardan gelen konuklardan ilgi görüyor. Büyük ölçüde mahalli müziğimiz çalınıyor, bazen istek parçaları da çalınıyor, aynı zamanda anons sistemi olarak da kullanılıyor. Şahin Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz" dedi. Çarşı esnafından Faruk Çelik ise yaklaşık 20 yıldır tarihi çarşıda esnaflık yaptığını, tarihi çarşıdaki değişimden ve başlatılan uygulamadan hem kendilerinin hem de konukların memnun olduklarını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Çarşı esnafından Levent Çelik ise üç kuşaktır çarşıda esnaflık yaptıklarını anlatarak; "Eskiden çatımız akıyordu, sıkıntılarımız vardı. Elazığ Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çatı tadilatı, tek tip cephe giydirme gibi çalışmalardan çok memnunuz. Başlatılan mahalli müzik uygulaması da bir nostalji havası oluşturuyor. Şehir dışından yurt dışından gelen konuklarımız var, onlarda bu ortamdan memnun oluyorlar. Başkanımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi Elazığ’da
22 Aralık 2025 Pazartesi - 16:43 ‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi Elazığ’da Elazığ’da ‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi çerçevesinde Beşiktaş heyeti, 8 Mart 2010 tarihinde yaşanan depremin ardından Beşiktaş tarafından Çakırkaş köyünde yaptırılan Beşiktaş Okulunu ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Elazığ’da ‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi çerçevesinde Beşiktaş Kulüp Başkanı Serdal Adalı’nın eşi Eren Adalı, Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Uğur Fora ve beraberindeki heyet, bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Elazığ’a geldi. 8 Mart 2010 tarihinde Karakoçan ilçesinde yaşanan depremin ardından Kovancılar ilçesine bağlı Çakırkaş köyünde Beşiktaş tarafından yapılan okulu ziyaret eden heyet, burada öğrencilerle bir araya gelerek hediyeler verdi. Okulu gezen ve yöneticilerden bilgiler alan heyet daha sonra öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. Okulda öğrencilerle bir araya geldikten sonra açıklamalarda bulunan Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Uğur Fora, "Elazığ Valiliğinin daveti üzerine ‘İyiliğe Kanat Aç’ projesi kapsamında Elazığ’dayız. Amacımız Elazığ’ı hem İstanbul’da taraftarlarımıza ve buradaki kardeşlerimizle ve dostlarımızla kalplerimizin ve yüreklerimizin bir olduğunu göstermek ve onlarla beraber paylaşmaktır. Bu iki günlük bir programdı. Sağ olsun valiliğimiz ve halkımız bizleri çok güzel karşıladı. Bugün Elazığspor’un maçına katılacağız, yarın da Beşiktaş U-17 ile Elazığspor U-17 takımlarımızın dostluk maçı olacak. Bu kapsamda çeşitli söyleşiler ve paneller yapıyoruz. Beşiktaş’ı Elazığ’da temsil ediyoruz. Aynı zamanda da Elazığlı kardeşlerimize ve dostlarımıza güzel bir anı bırakıyoruz. Bu program çerçevesinde 2010 yılında yaşanan deprem sonrasında Beşiktaş Kulübü tarafından yaptırılan Okullardan birisi olan Kovancılar İlkokulundayız. Muhteşem bir karşılama oldu. Kardeşlerimiz bizi burada harika karşıladı. Burada Elazığ’ın turistik gezilecek yerlerini Beşiktaşlılara tanıtıyoruz. Bir yandan da Beşiktaşlı kardeşlerimize Beşiktaş sevgisini her zaman yaşayamadıkları için onu yaşatmaya çalışıyoruz" dedi.
Fırat Üniversitesi, 14 göstergede ilk sıralarda yer aldı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 14:00 Fırat Üniversitesi, 14 göstergede ilk sıralarda yer aldı Fırat Üniversitesi, YÖK’ün değerlendirme raporunda 14 göstergede ilk sıralarda yer aldı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Türkiye genelindeki 201 üniversitenin 67 farklı gösterge üzerinden analiz edildiği "Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2025" yayımlandı. Türk yükseköğretim sisteminin mevcut durumunu kapsamlı biçimde ortaya koyan rapor, üniversitelerin eğitimden araştırmaya, uluslararasılaşmadan sürdürülebilirliğe kadar birçok alandaki performansını gözler önüne serdi. Bu kapsamda Fırat Üniversitesi, "Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2025"te 14 farklı göstergede Türkiye genelinde ilk sıralarda yer alarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Fırat Üniversitesi; BİDEB destekleri toplam sayısında Türkiye 4’üncüsü, Değişim programları kapsamında en fazla öğretim elemanı gönderen üniversiteler arasında 5’inci, İklim Eylemi kategorisinde en başarılı üniversiteler arasında 5’inci, İstihdam edilen doktoralı araştırmacı sayısında 6’ncı, Araştırma-Geliştirme, Teknoloji ve Yenilik projeleri toplam sayısında 7’nci sırada yer aldı. Ayrıca üniversite; TEKNOFEST, TÜBİTAK, TÜBA gibi kurumlarca düzenlenen yarışmalarda alınan ödül sayısında 9’uncu, Değişim programları kapsamında en fazla öğretim elemanı kabul eden üniversiteler arasında 13’üncü, Yeşil Üniversite Sıralaması’nda 14’üncü, Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar ile Yoksulluğa Son kategorilerinde 15’inci, Faydalanılan TÜBİTAK proje bütçesinde 16’ncı, Topluluklara kayıtlı öğrenci sayısında 17’nci, Faydalanılan TÜBİTAK bursu sayısı ile değişim programları kapsamında en fazla öğrenci gönderen üniversiteler arasında 18’inci sırada yer alma başarısı gösterdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, "Yükseköğretim Kurulumuz tarafından yayımlanan raporda üniversitemizin 14 farklı göstergede Türkiye genelinde üst sıralarda yer alması, bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu başarı; akademik ve idari personelimizin özverili çalışmaları, öğrencilerimizin dinamizmi ve üniversitemizin bilim odaklı, kaliteyi esas alan vizyonunun somut bir göstergesidir. Özellikle araştırma projeleri, TÜBİTAK destekleri, uluslararası değişim programları ile sürdürülebilirlik ve iklim eylemi alanlarında ortaya konulan güçlü performans, Fırat Üniversitesi’nin ülkemizin saygın yükseköğretim kurumları arasındaki yerini her geçen gün daha da sağlamlaştırdığını göstermektedir. Bu vesileyle, üniversitemizin bu başarısında emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor; Fırat Üniversitesi’nin bilimsel üretimi, topluma katkısı ve uluslararası görünürlüğü artarak yoluna devam edeceğine yürekten inanıyorum" dedi.
Yıl bitmeden gelen çifte mutluluk: Üreticinin ikiz buzağı sevinci
22 Aralık 2025 Pazartesi - 11:03 Yıl bitmeden gelen çifte mutluluk: Üreticinin ikiz buzağı sevinci Elazığ’da yeni yıla sayılı günler kala doğan buzağılar, hayvancılıkla uğraşan besicilerin yüzünü güldürdü. Büyükbaş hayvancılık yapan Ömer Erdem’in bir inekten ikiz buzağı alması sevincini ikiye katlarken, Erdem yaşanan hayvan hastalıkları ve et ithalatına dikkat çekerek yerli üretimin önemine vurgu yaptı. Elazığ’da yeni yıla sayılı günler kala dünyaya gelen buzağılar, hayvancılıkla uğraşan besicilerin yüzünü güldürdü. Kentte 4 bin 500 dönüm arazi üzerinde büyükbaş hayvancılık yapan Ömer Erdem, yılın son günlerinde aldığı buzağılarla büyük mutluluk yaşadı. Özellikle bir inekten ikiz buzağı dünyaya gelmesi, sevinci ikiye katladı. Erdem aynı zamanda Şap başta olmak üzere hayvan hastalıkları ve et ithalatına dikkat çekerek yerli üretimin önemine vurgu yaptı. Erdem, "Biz buzağılarımızı tam sağlıklı olarak yetiştirebilsek hayvan ithalatına gerek kalmaz" ifadelerini kullandı. 2025’te hayvancılık adına kötü dönemlerin geçtiğini aktaran Ömer Erdem, "Şap hastalığı Türkiye’nin büyük bir kısmını yakıp kavurdu. Çok şükür bizim buralarda böyle şeyler olmadı. Buzağılarımız doğdu. Sağlıklı bir biçimde buzağılarımız büyükbaşların arasında geziyorlar. Biraz hijyene dikkat ettiğimizde, aşılarını tam yaptığımızda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bu konuda şap hastalığı başladığı süre içerisinde hemen aşılamaya başladı. Bizim köyümüzde henüz şap bir iki evde görüldü ama bütün ahırlara yayılmadan bütün önlemler alındı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne bu konudaki hassasiyeti için teşekkür ederim. Biz buzağılarımızı tam sağlıklı olarak yetiştirebilsek hayvan ithalatına gerek kalmaz. Bu konuda üreticiler sağlıklı buzağılar yetiştirirse, aşılarına dikkat ederlerse iyi olur. Yıllık 400-500 bine yakın hayvan Türkiye genelinde ölüyor. Yaklaşık 500 bin civarında hayvan ithal ediyoruz. Sağlıklı buzağılar elde etmek için lütfen üreticiler olarak biraz daha dikkatli olalım. Bu şekilde hayvan ithalatından kurtulmuş oluruz. Yılda hayvanlarımız bir tane doğum yapıyor. 9 ay gebelik süresi var. 3 ay da kuru dönemi olmak üzere yılda bir buzağı alabiliyoruz. Geçen hafta doğdu bunlar, bir inekten iki buzağı elde ettik. Allah nasip etti" diye konuştu.