Yerel Haberler
Elazığ
Hak-İş Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Kayabaşı: "İşçi arkadaşlarımız için mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" 22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:36:41 Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, "İş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" dedi. Hak-İş Konfederasyonu’nca 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü programları dolayısıyla Elazığ’da Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen etkinlikte, Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı açıklamalarda bulundu. Elazığ’ın sanayisiyle üreten, ticaretiyle büyüyen, tarım ve hayvancılığıyla bereketi çoğaltan müstesna bir şehir olduğunu dile getiren Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, "Eski ismiyle Mamüratül-Aziz yani izzetli, onurlu ve ihya edilmiş bir şehirden bugün tüm Türkiye’ye hep birlikte sesleneceğiz. Malumunuz 4857 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılında iş güvencesiyle alakalı gelmiş olan yeni düzenlemeler ilk defa mevzuatımıza girdiği için çok iddialı görünmüyordu. 2004 yılından bugüne kadar geçmiş olan 22 yıllık dönem içerisinde Türk çalışma hayatı çok ciddi anlamda değişiklikler gösterdi. 4857 kanunu ile getirilmiş olan iş güvencesi yükümleri, maalesef 30’dan fazla çalışmış olan iş yerlerinde 6 aydan fazla çalışmış kıdemi olan işçi kardeşlerimizi sadece kendi kapsamına alıyor. Bu kapsamda bulunan iş yerleri yüzde 10 bile değil diyebiliriz. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz. Sendikaların 3 tane temel vazifesi var. Birincisi, işçinin iş güvencesini sağlamak. İkincisi işçinin ücret güvencesini sağlamak. Üçüncüsü ise işçinin iş yerinde uygulayacağı işiyle alakalı karşı karşıya kalacağı riskleri ortadan kaldırarak iş sağlığıyla ilgili tedbirler almaktır" diye konuştu. Kayabaşı, "İş güvencesinden kastımız, iş yerinde haklı ve haksız geçerli bir neden olmadan feshedilen işçi arkadaşlarımızın geri işine kavuşması için sendikalarımızın temel vazifelerinin bu olduğunu ifade ediyoruz. Bunun yanında ücretle alakalı ülkede gerçekleşmiş olan enflasyona karşı, işçinin ücrete bağlı mali ve sosyal haklarının toplu iş sözleşmeleriyle güvence altına alınmasını kapsıyor. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer almış olan düzenlemelerin kapsamının arttırılmasını talep ediyoruz. Bunun yanında, bizim usulü bir önerimiz var. Maalesef parlamentoda kanun koyucu bir mevzuat değişikliğine gittiğinde henüz Resmi Gazete de yayınlanırken çıkmış olan bir düzenleme bir değişikliğe muhtaç bir şekilde çıkıyor. Çünkü teorik ile pratik arasında uyumu sağlayacak bir düzen söz konusu değil. İşçi kesimini ilgilendirmiş olan mevzuat değişikliklerinin çalışma komisyonu tarafından parlamentoya sunulmasını talep ediyoruz. İşçi kesimi olarak bizler, yaşadığımız sorunları dile getirelim. İşverenler de gelsin, bu konuda yaşayacakları sorunları dile getirsinler. Ancak çıkmış olan teorik mevzuatın pratikte arkadaşların yaşadığı sorunlara ilaç olması lazım. Dolayısıyla bizim şu an çıkmış işçilerle ilgili yasaların tamamı plan ve bütçe komisyonundan çıkıyor. Dolayısıyla bu anlamda uzmanlık gerektiren işlerle alakalı bizim talebimiz, çalışma ve aile komisyonu tarafından mevzuat değişikliklerinin yapılması yönündedir" cümlelerini kullandı. Sendika olarak bütün mağdur ve mazlumlara karşı sorumluluklarının olduğunu da aktaran Kayabaşı, "Filistin halkının yanında durmaya ve insani yardım faaliyetlerimizi de kesintisiz şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda, bugüne kadar Cenab-ı Hakkın sabrı ismi şerifine hepimiz şahit olduk. Bundan sonra niyazımız o dur ki, Kahhar, Cebbar ve Müntekim ismi şeriflerinin hürmetine katil İsrail devletini helak etsin inşallah. Malumunuz yanı başımızda, Bir Ukrayna-Rusya, güney bölgemizde ise Amerika-İsrail ve İran arasında devam eden bir savaş var. Maalesef devam eden savaşın olumsuz etkilerinin tamamının orta göbeğindeyiz. Şükürler olsun ki cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli güvenlik ile alakalı tedbirlerin devletimiz tarafından alınmış olduğunu görmekte bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bu savaşın da bir an önce, sabit ücretliler olarak savaştan en çok olumsuz etkilenecek olan kesimi bizleriz. Savaşın da bir an önce son bulmasını diliyoruz. İsrail ve Amerika tarafından yapılmış olan saldırıları ve soykırımları en sert biçimle kınıyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu derhal kararlı ve somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Bu coğrafyanın tekrar bir barış, huzur ve istikrar adası olması için Türkiye yüzyılının inşacıları olarak emek ve alın terimizi daha çok dökmeye hazır olduğumuzu da belirtiyoruz" ifadelerini kullandı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:03 Takım kaptanına sarılmak için gözyaşı döken öğrenciye anlamlı jest Elazığspor yönetimi ve futbolcuları, Ataşehir Mahallesi’ndeki Şehit Burhan Gatfar Ortaokulu’nu ziyaret etti. Takım kaptanlarından Halil İbrahim Sönmez’e ulaşamayıp ağlayan bir öğrenci, Sönmez’in ilgisiyle hayaline kavuştu. Elazığspor yönetimi ve futbolcuları, Ataşehir Mahallesi’nde bulunan Şehit Burhan Gatfar Ortaokulu’nu ziyaret etti. Ziyarette Kulüp Başkanı Ahmet Fethi Yılmaz, Teknik Direktör Erkan Sözeri, teknik heyet ve futbolcuları; okul idaresi, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Atilla ile Ataşehir Mahalle Muhtarı Yusuf Özdağ karşıladı. Okul bahçesinde toplanan öğrenciler, bordo-beyazlı kafileyi meşaleler ve tezahüratlarla karşıladı. Program kapsamında Kulüp Başkanı Ahmet Fethi Yılmaz, okul müdürü ve Teknik Direktör Erkan Sözeri öğrencilere hitaben kısa birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen imza ve forma dağıtımı sırasında duygusal anlar yaşandı. Takım kaptanlarından Halil İbrahim Sönmez’e ulaşamayan bir öğrenci gözyaşlarına hakim olamazken, durumu fark eden Sönmez öğrenciyi yanına çağırarak sarıldı ve formasını imzaladı. Etkinlikte Halil İbrahim Sönmez, Ercan Coşkun, Muhammet Ömer Çakı, Mehmet Yılmaz, Mustafa Tan, Samet Ali Kaya ve Yusuf Ayaz öğrencilere bordo-beyaz formalar hediye etti. Öğrenciler, futbolcularla fotoğraf çektirmek ve imza alabilmek için yoğun ilgi gösterdi. Ziyaret, hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi. Mahalle muhtarı Yusuf Özdağ ise Elazığspor camiasına teşekkür ederek, öğrenciler için yapılan bu tür sosyal sorumluluk projelerine her zaman destek vereceklerini ifade etti.
Kardiyoloji Uzmanı Kıvrak: "Soğuk havalar, kalbin iş yükünü artırıyor"
27 Ocak 2026 Salı - 13:43 Kardiyoloji Uzmanı Kıvrak: "Soğuk havalar, kalbin iş yükünü artırıyor" Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Kıvrak, "Soğuk hava damarların büzüşmesine neden olarak kalbin iş yükünü artırıyor. Bu durum nefes darlığı, çabuk yorulma ve vücutta ödem gibi şikayetlerin artmasına yol açabilir" dedi. Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Kıvrak, kış aylarında kalp yetersizliği bulunan hastaların dikkat etmesi gereken hususlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kış aylarının, kalp yetersizliği olan bireyler için bazı özel riskler barındırdığını ifade eden Prof. Dr. Kıvrak, "Soğuk havanın damarların büzüşmesine neden olarak kalbin iş yükünü artırıyor. Bu durum nefes darlığı, çabuk yorulma ve vücutta ödem gibi şikayetlerin artmasına yol açabilir. Soğuktan korunma büyük önem taşıyor. Ani ısı değişimlerinden kaçınılması, kat kat giyinilmesi ve özellikle sabah erken saatlerde çok soğuk havada dışarı çıkılmaması gerekiyor. Ev ortamının ise ne çok soğuk ne de çok sıcak olmaması kalbin yükünü azaltacaktır" diye konuştu. Kış aylarında enfeksiyon riskinin arttığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kıvrak, "Grip ve solunum yolu enfeksiyonları kalp yetersizliğini hızla kötüleştirebilir. Bu nedenle grip ve pnömoni aşılarının ihmal edilmemesi, kalabalık ve kapalı ortamlarda maske kullanımının sürdürülmesinin önemlidir. Tuz tüketiminin mutlaka sınırlandırılması gerekiyor. Sıvı alımının ise hekimin önerdiği düzeyde tutulması önemlidir. Hastaların kendilerini iyi hissettikleri dönemlerde dahi ilaç dozlarını aksatmaması gerekiyor. Kilo artışı, nefes darlığında artış, bacaklarda şişlik ya da gece nefes darlığıyla uyanma gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden hekime başvurulması önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.
Milletvekili Işıkver: "Elazığ TSO’da bir başarı hikayesi var"
27 Ocak 2026 Salı - 13:42 Milletvekili Işıkver: "Elazığ TSO’da bir başarı hikayesi var" Birçok konuda ortaya koydukları mücadeleyi 6. bölge teşviklerinin devamı içinde verdiklerini vurgulayan MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, "Bu yasanın devam etmesi lazım. Yoksa buradaki yatırımcı pılını pırtını toplayıp gidecek. Birçoğu da yabancı yatırımcılar. Bu şehirde İdris Başkanımızın gayretleri ile teşvik sayesinde büyük bir başarı hikayesi var. Ancak bunu sürdürülebilir hale getirmenin yollarını aramak zorundayız" dedi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Ocak ayı meclis toplantısına katılarak şehrin ekonomik durumunu ve problemlerini değerlendiren MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, 2017 yılında Elazığ TSO Başkanı İdirs Alan’ın ilk görev döneminde şehre kazandırılan teşvik yasasının avantajlarıyla yatırım, üretin ve istihdamda önemli bir başarı hikayesi yazıldığını ifade etti. "Bu şehirde İdris Başkanımızın gayretleri ile teşvik sayesinde büyük bir başarı hikayesi var" Bir şehrin teşvik kapsamına alınmasının oldukça uzun ve zorlu süreç gerektirdiğini, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığındaki işleyişin zor olduğunu ifade eden Milletvekili Işıkver, "Çünkü bir ile teşvik vermenin de devlete maliyetleri var, külfetleri var. Dolayısıyla bakanımız da bu konuya çok vakıf, konuyu da çok iyi bilen birisi, çok da yetenekli bir bakan. Ben buradaki taleplerimizin hepsini bizzat kendisine arz edeceğim. İnşallah da bu 2026 yılının sonuna kadar biz bu mücadeleyi verip tek kararla şehrimizin 2030 yılına kadar teşvik kapsamında kalmasını sağlarız. Elazığ’da çimento fabrikasının şehir dışına çıkartılması, Pertek köprüsünün yapımını, sulama projelerinin hayata geçirilmesi, lojistik üst merkezinin kurulması, termal su kaynaklarının daha etkin değerlendirilmesini konusunda ortaya koyduğumu mücadeleyi 6. bölge teşviklerinin devamı içinde veriyoruz. Bu yasanın devam etmesi lazım. Yoksa buradaki yatırımcı pılını pırtını toplayıp gidecek. Birçoğu da yabancı yatırımcılar. Bu şehirde İdris Başkanımızın gayretleri ile teşvik sayesinde büyük bir başarı hikayesi var. Ancak bunu sürdürülebilir hale getirmenin yollarını aramak zorundayız" diye konuştu. "İnşallah teşvik yasasının devamını sağlayacağız" Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ve meclis üyelerine bu konuda üzerine düşen görevi yapacağını ve siyaset kurumu olarak sorumluluklarının farkında olduklarını dile getiren Milletvekili Işıkver, "Ben kendim buradaki sorunların ve bana yüklediğiniz sorumluluğun farkındayım. Allah’ın izniyle de bu konuda sonuç almak için elimizden gelen ne varsa, gerekirse bütün hayatımı masaya koyarak bu işin mücadelesini vereceğimden hiçbirinizin şüphesi olmasın. İnşallah teşvik yasasının devamını sağlayacağız. Çünkü bunun devamını sağlayamazsak bizim burada oturmamızın da bir anlamı yok. Çünkü Şehir ölür ve biter. Bizim bu şehirde öncelikle bir şehri ayağa kaldırmamız lazım. Dolayısıyla ben kıymetli İdris Başkanıma da değerli meclis başkanıma da siz değerli abilerime de ifade etmek istiyorum ki hiçbir şekilde yalnız değilsiniz. Bu mücadeleyi ben sonuna kadar veririm. Allah’ın izniyle de sonuç da alırız. Ben buna inanıyorum" şeklinde konuştu. "Birçok başarı hikayesi de var ve bunların yüzde 90’ını da Elazığ TSO ve başkanı olarak sizler başardınız" Elazığ Ticaret Odası ve iş dünyasından gelen talepleri kendi işine göstermediği ihtimamı gösterdiğini ifade eden Işıkver; "Çünkü göstermem gerektiğini biliyorum. Birçok yerde bugün yatırımlar var ancak engelleniyor. Elazığ’da bazı şeyleri kendi ellerimizle engelliyoruz. Bazen bürokratik oligarşiye takılıyoruz. Bazen sistemin hantallığı yatırımlarımızı engelliyor. Ama birçok başarı hikayesi de var ve bunların yüzde 90’ını da Siz Elazığ Ticaret Odası ve Başkanı olarak sizler başardınız" ifadelerini kullandı.
Kardiyoloji Uzmanı Kıvrak: "Soğuk havalar, kalbin iş yükünü arttırıyor"
27 Ocak 2026 Salı - 13:32 Kardiyoloji Uzmanı Kıvrak: "Soğuk havalar, kalbin iş yükünü arttırıyor" Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Kıvrak, "Soğuk havanın damarların büzüşmesine neden olarak kalbin iş yükünü artırıyor. Bu durum nefes darlığı, çabuk yorulma ve vücutta ödem gibi şikayetlerin artmasına yol açabilir" dedi. Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Kıvrak, kış aylarında kalp yetersizliği bulunan hastaların dikkat etmesi gereken hususlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kış aylarının, kalp yetersizliği olan bireyler için bazı özel riskler barındırdığını ifade eden Prof. Dr. Kıvrak, "Soğuk havanın damarların büzüşmesine neden olarak kalbin iş yükünü artırıyor. Bu durum nefes darlığı, çabuk yorulma ve vücutta ödem gibi şikayetlerin artmasına yol açabilir. Soğuktan korunma büyük önem taşıyor. Ani ısı değişimlerinden kaçınılması, kat kat giyinilmesi ve özellikle sabah erken saatlerde çok soğuk havada dışarı çıkılmaması gerekiyor. Ev ortamının ise ne çok soğuk ne de çok sıcak olmamasının kalbin yükünü azaltacaktır" diye konuştu. Kış aylarında enfeksiyon riskinin arttığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kıvrak, "Grip ve solunum yolu enfeksiyonları kalp yetersizliğini hızla kötüleştirebilir. Bu nedenle grip ve pnömoni aşılarının ihmal edilmemesi, kalabalık ve kapalı ortamlarda maske kullanımının sürdürülmesinin önemlidir. Tuz tüketiminin mutlaka sınırlandırılması gerekiyor. Sıvı alımının ise hekimin önerdiği düzeyde tutulması önemlidir. Hastaların kendilerini iyi hissettikleri dönemlerde dahi ilaç dozlarını aksatmaması gerekiyor. Kilo artışı, nefes darlığında artış, bacaklarda şişlik ya da gece nefes darlığıyla uyanma gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden hekime başvurulması önem arz ediyor" cümlelerini kullandı.
Elazığ’da yakalanan 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını iki kişi zor taşıdı
27 Ocak 2026 Salı - 11:14 Elazığ’da yakalanan 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını iki kişi zor taşıdı Elazığ’ın Palu ilçesindeki Murat Nehri’nde balıkçılar 1 metre 71 santimetre uzunluğunda ve 78 kilogram ağırlığında dev turna balığı yakaladı. Elazığ’da balıkçılar, Murat Nehri’nde 78 kiloluk dev bir turna balığı yakaladı. Avlanan dev turna balık işletmesine getirerek satışa çıkarıldı. Et halinde kilosu 500 liradan satışa çıkan balık, alıcılarını bekliyor. Yakalanan 1 metre 71 santimetre uzunluğunda ve 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını, iki kişinin zor taşıdığı görüldü. Balığı Murat Nehri’nde yakaladıklarını aktaran balıkçı Ramazan Erdoğan, "78 kilogram ağırlığında 1 metre 71 santim boyundadır. Bu sezon gelen en büyük turna balığı oldu. Yağışlar başlarsa bunun daha büyüklerini bekliyoruz. Çok güzel bir balık. Vatandaşların zaten turna balığına yoğun ilgisi var. Haberlere de düşmesiyle birlikte bu balığı görünce il dışından arıyorlar. Biz Elazığ halkına vermekten yanayız. Çünkü çok sevilen bir balık. Balığımızı et halinde temizleyip kilo halinde satacağız. Kilosunu 500 liradan vereceğiz. Kar yağdığından dolayı vatandaşların balığa rağbeti arttı. Kar yağışıyla birlikte balık daha da yağlanıyor. Bağışıklık sistemi için çok faydalı. Vatandaşlarımız bu konuda çok bilinçli. Haftada en az bir veya iki defa tüketiyorlar. Hamsi, istavrit, alabalık ve turna balıkları şu anda en fazla rağbet gören balıklar" dedi.
Elazığ’da yakalanan 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını iki kişi zor taşıdı
27 Ocak 2026 Salı - 11:04 Elazığ’da yakalanan 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını iki kişi zor taşıdı Elazığ’ın Palu ilçesinde bulunan Murat Nehri’nde balıkçılar tarafından yakalanan 1 metre 71 santimetre uzunluğunda ve 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını iki kişi zor taşıdı. Elazığ’da balıkçılar, Murat Nehri’nde 78 kiloluk dev bir turna balığı yakaladı. Yakaladığı dev turnayı kıyıya çıkaran balıkçılar, daha sonra balık işletmesine getirerek satışa çıkardı. Et halinde kilosu 500 liradan satışa çıkan balık, alıcılarını bekliyor. Yakalanan 1 metre 71 santimetre uzunluğunda ve 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını, iki kişinin zor taşıdığı görüldü. Balığı Murat Nehri’nde yakaladıklarını aktaran balıkçı Ramazan Erdoğan, "78 kilogram ağırlığında 1 metre 71 santim boyundadır. Bu sezon gelen en büyük turna balığı oldu. Yağışlar başlarsa bunun daha büyüklerini bekliyoruz. Çok güzel bir balıktır. Et yapıp kilo halinde satacağız. Vatandaşların zaten turna balığına yoğun ilgisi var. Haberlere de düşmesiyle birlikte bu balığı görünce il dışından arıyorlar. Biz Elazığ halkına vermekten yanayız. Çünkü çok sevilen bir balık. Balığımızı et halinde temizleyip kilo halinde satacağız. Kilosunu 500 liradan vereceğiz. Kar yağdığından dolayı vatandaşların balığa rağbeti arttı. Kar yağışıyla birlikte balık daha da yağlanıyor. Bağışıklık sistemi için çok faydalı. Vatandaşlarımız bu konuda çok bilinçli. Haftada en az bir veya iki defa tüketiyorlar. Hamsi, istavrit, alabalık ve turna balıkları şuan da en fazla rağbet gören balıklardır" dedi. (MK-CK-