Yerel Haberler
Elazığ
Atık malzemeler ve harçlığıyla traktör maketi üreten Selçuk, Selçuk Bayraktar’ı örnek alıyor
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:54 Atık malzemeler ve harçlığıyla traktör maketi üreten Selçuk, Selçuk Bayraktar’ı örnek alıyor Elazığ’da yaşayan 12 yaşındaki Selçuk Çiçekçi, atık malzemeler ve kendi imkanlarıyla yaptığı traktör maketiyle dikkat çekti. Selçuk Bayraktar’ı örnek alan Selçuk, en büyük hayalinin onun gibi üretmek olduğunu söyledi. Elazığ’ın Yazıkonak beldesinde yaşayan 12 yaşındaki Selçuk Çiçekçi, el emeğiyle hazırladığı traktör maketiyle ilgi odağı oldu. Traktör maketini yaparken kullanılmayan oyuncak bebek parçaları, çeşitli atık malzemeler ve kendi harçlıklarıyla satın aldığı basit ekipmanlardan faydalanan Selçuk, yaklaşık 4 ay boyunca titizlikle çalıştı. Tamamı el emeği olan maket, geri dönüşümün ve hayal gücünün neler başarabileceğini gözler önüne serdi. Selçuk’un çalışması, ailesi ve çevresindekiler tarafından takdirle karşılanırken, yaşıtlarına da örnek oldu. Küçük yaşta üretmenin ve emek vermenin önemine dikkat çeken Selçuk’un en büyük hayali ise Selçuk Bayraktar’ın yanına gitmek. "En büyük amacım, bir gün Selçuk Bayraktar’ın yanına gitmek" Elektrikçi olan babasından ilham aldığını dile getiren Selçuk Çiçekçi, yaptığı çalışmanın kendisi için kolay olmadığını, ancak üretmekten vazgeçmediğini ifade etti. Selçuk Bayraktar’ı yakından takip ettiğini belirten Selçuk, "Ben 12 yaşındayım. Babamın yaptığı şeyleri görerek başladım. Babamın verdiği harçlıklarla gidip çubuk ve yapıştırıcı alıyorum. Babam da elektrik işi yapıyordu, ondan gördüm. Yaklaşık dört ay uğraştım. Küçük görünüyor olabilir ama benim için çok zor bir çalışmaydı. Atık malzeme ve bozuk oyuncakların içinden çıkanlarla bu traktörü yaptım. Adım, Selçuk. Selçuk Bayraktar’ı izliyorum, takip ediyorum. İnşallah, büyüdüğümde daha büyük icatlar yapabilirim. En büyük amacım, bir gün Selçuk Bayraktar’ın yanına gitmek" dedi. "İnşallah ileride Selçuk Bayraktar gibi güzel ve faydalı işler yapar" Oğlunun yaptığı çalışmaları gururla izlediklerini belirten baba Nihat Çiçekçi ise Selçuk’un küçük yaşlardan itibaren üretmeye meraklı olduğunu söyledi. Oğlunun harçlıklarıyla malzeme aldığını ve atık parçalardan kendi kendine çalışmalar yaptığını ifade eden Çiçekçi, " Selçuk benim ortanca oğlum. İcatlarla uğraşmayı çok seviyor. Benden aldığı harçlıklarla parça, yapıştırıcı ve pil alıyor. Atık malzemelerden çıkardığı parçalarla kendi kendine çalışmalar yapıyor. Biz yaptıklarını beğeniyoruz ve her zaman destekliyoruz. Çok hevesli ve çok emek veriyor. İnşallah ileride Selçuk Bayraktar gibi güzel ve faydalı işler yapar" şeklinde konuştu.
Elazığ TSO Başkan Adayı Öner: "Güçlü bir Elazığ ekonomisi, güçlü ve özgür bir basınla mümkündür"
09 Ocak 2026 Cuma - 12:04 Elazığ TSO Başkan Adayı Öner: "Güçlü bir Elazığ ekonomisi, güçlü ve özgür bir basınla mümkündür" Basının şehir için bir maliyet değil, yatırım aracı olduğunu belirten Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) Başkan Adayı Nurullah Öner, "Güçlü bir Elazığ ekonomisi, güçlü ve özgür bir basınla mümkündür. Basının sürdürülebilirliği ve etkinliği, şehrin ortak menfaatidir" dedi. Elazığ TSO Başkan Adayı Nurullah Öner, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla özel bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Burada basın çalışanlarıyla sohbet eden Öner, daha sonra açıklamalarda bulundu. Basının yaşadığı sorunları yalnızca maddi boyutta ele almadıklarını belirten Elazığ TSO Başkan Adayı Nurullah Öner, "Temel mesele, basının şehir ekonomisinin stratejik bir parçası olarak değerlendirilmemesidir. Bu perspektifi değiştirmek için sistemli ve sürdürülebilir çözümler hayata geçireceğiz. TSO çatısı altındaki üyelerin ilan, tanıtım ve duyuru ihtiyaçlarını yerel basın üzerinden planlayan organize bir sistem kurulacak. Üyelerin tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri planlı, adil ve şeffaf şekilde yerel basınla paylaşılacak, böylece hem görünürlük hem de gelir sürekliliği sağlanacak. Fuar, zirve ve ekonomi etkinliklerinde yerel basın, resmi tanıtım ortağı olarak sürece dahil olacak" dedi. Öner, "Tüm organizasyonlarda basın etkinlik planlamasının merkezinde yer alacak ve görünürlüğü artıracak şekilde entegre edilecek. Dijital dönüşüm ve içerik üretimi alanında TSO öncülüğünde eğitim ve destek programları uygulanacak. Amaç, basının dijital reklam gelirlerini artırmak ve yeni içerik modelleri ile ekonomik dayanıklılığını güçlendirmektir. Bu yaklaşımın temel ilkesi basın, şehir için bir maliyet değil, yatırım aracıdır. Eleştiren değil, yön gösteren bir basın anlayışı desteklenecek ve TSO ile basın arasındaki iletişim sürekli ve açık tutulacak. Hedef, günü kurtarmak yerine geleceği birlikte inşa etmektir. Güçlü bir Elazığ ekonomisi, güçlü ve özgür bir basınla mümkündür. Basının sürdürülebilirliği ve etkinliği, şehrin ortak menfaatidir. Bu anlayışla hareket ederek basını Elazığ kalkınmasının stratejik paydaşı konumuna taşıyacağız" diye konuştu.
Elazığ’da 45 yaşındaki hasta 50 dakikalık kalp masajıyla hayata döndürüldü
09 Ocak 2026 Cuma - 09:50 Elazığ’da 45 yaşındaki hasta 50 dakikalık kalp masajıyla hayata döndürüldü Elazığ’da 45 yaşındaki hasta, göğüs şikayetiyle bilinci kapalı halde geldiği Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 50 dakika süren kalp masajı sonrası hayata döndürüldü. Edinilen bilgilere göre, Sertaç Varol (45), 27 Aralık günü sabah saat 09.00 sıralarında göğüs ağrısı şikayeti üzerine kardeşini arayarak kendisini hastaneye götürmesini istedi. Kardeşiyle birlikte Fethi Sekin Şehir Hastanesi’ne doğru yola çıkan Varol, yolculuk sırasında bilincini kaybetti. Hastaneye ulaştığı sırada kalbi duran hasta, acil servis ekibinin hızlı müdahalesiyle yaklaşık 50 dakika süren kalp masajının ardından hayata döndürüldü. Acil servisteki müdahalenin hemen ardından anjiyoya alınan hastanın tıkalı olan damarları açıldı. Daha sonra yoğun bakıma alınan Varol, 4 gün boyunca entübe olarak tedavi gördü. Ardından kardiyoloji servisine alınan hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu, tedavisinin serviste devam ettiği ve taburculuğunun planlandığı öğrenildi. "Dört gün sonra uyandığımda başıma neler geldiğini öğrendim" Tedavi sürecini ve yaşadıklarını anlatan hasta Sertaç Varol, "27 Aralık günü sabah saat 08.30-09.00 civarında kardeşimi arayarak göğüs rahatsızlığı yaşadığımı söyledim ve beni hastaneye götürmesini istedim. Kardeşimle birlikte Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’ne doğru yola çıktık. Yolculuk sırasında bilincimi kaybettim. Dört gün sonra gözlerimi açtığımda, yolda kalbimin durduğunu, hastanede gerekli müdahalelerin yapıldığını ve bir süre uyutulduktan sonra uygun görülen zamanda uyandırıldığımı öğrendim. Kalp krizi geçirdiğimi ve bu süreçte acil serviste görev yapan tüm doktorlar, hemşireler ve sağlık çalışanları tarafından gerekli müdahalelerin yapıldığını söylediler. Yoğun bakım sürecinde de çalışanların ilgisi ve desteği çok fazlaydı. Bu süreçte hiçbir şeyi hatırlamıyorum. Dört gün sonra uyandığımda başıma neler geldiğini öğrendim. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde görev yapan tüm sağlık çalışanlarına ve personele teşekkür ediyorum. Benim için gizli kahramanlar oldular. En çok şaşırdığım nokta ise dört gün sonra uyanmış olmama rağmen yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuzluğun tespit edilmemesi. Kontrollerim halen devam ediyor ve sağlık durumumun iyi olduğunu bilmek beni mutlu ediyor" dedi. Hastanın tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Çetin Mirzaoğlu, "Hastamız 45 yaşında. Yaklaşık 10 gün önce evde göğüs ağrısı şikayeti başlaması üzerine hasta yakınları tarafından hastaneye getirilmeye çalışılmış. Ancak ne yazık ki yolculuk sırasında hastanın kalbi durmuş. Hastaneye ulaştığında acil servis ekibimiz tarafından hızlı bir şekilde müdahale edilerek yaklaşık bir saat süren kalp masajı sonucunda hastanın kalbi yeniden çalıştırılmış. Kalp ritminin sağlanmasının ardından hastaya acil olarak anjiyografi yapılmış ve tıkalı olan iki damarı açılmış. Yaklaşık dört gün boyunca entübe edilen hastamız, dördüncü günün sonunda ekstübe edilerek servise alınmış. Serviste son kontrolleri yapılan hastanın, birkaç gün içerisinde taburcu edilmesi planlanmaktadır" şeklinde konuştu. Yaşanan sürece tanıklık eden hasta yakını Serpil Hazar ise hastane personeline teşekkür ederek, "Hakikaten hastanemize ne kadar teşekkür etsek azdır. Acil servisten yoğun bakıma, yoğun bakımdan servise kadar tüm süreçte doktorlarımız, hemşirelerimiz ve diğer sağlık personeli ellerinden gelenin fazlasını yaptı. Kardeşim için herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına gerekli görülen tüm imkanlar seferber edildi. Bu süreçte yenidoğan yoğun bakım ünitesinden getirilen cihazlarla hipotermi uygulaması da yapıldı. Uzun süre devam eden müdahalelere rağmen herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması bizim için büyük bir şükür vesilesi oldu. Hastanemizin tüm imkanlarını hastaları için kullandığını birebir tecrübe ettik. Rabbim bir daha hiç kimseye böyle bir durum yaşatmasın" diye konuştu.