Yerel Haberler
Elazığ
Doç. Dr. Ökdemir: "D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar" 05 Mart 2026 Perşembe - 11:27:15 D vitamini eksikliği kadar fazlalığının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, "Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, D vitamininin önemi, eksikliğinde görülen hastalıklar ve doğru kullanımına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. D vitamininin kas ve kemik metabolizması için hayati öneme sahip olduğunu aktaran Doç. Dr. Ökdemir, "Eksikliğinde rikets adı verilen ciddi bir hastalık ortaya çıkıyor. Rikets hastalığında kemikler yeterince sertleşmiyor. Bu durum özellikle yürümeye başlayan çocuklarda kemik eğriliklerine yol açar. İki yaşına gelmesine rağmen bıngıldağın kapanmaması, dişlerin geç çıkması önemli belirtiler arasındadır. Örneğin 10 aylık bir bebekte alt kesici dişler henüz çıkmamış, 18 aylık bir çocukta ise azı dişleri görülmemiş olabilir" diye konuştu. D vitamini eksikliği olan bebeklerin genellikle huzursuz olduğunu ve baş bölgesinde aşırı terleme görüldüğünü ifade eden Ökdemir, "Daha büyük çocuklarda ise kas ağrıları ve krampları ortaya çıkabilir. Kan kalsiyumunun düşmesine bağlı olarak şiddetli kramplar sonrasında nöbet ve epileptik tablolar da gelişebilir. Türkiye’de uygulanan sağlık politikası kapsamında sağlık ocaklarında bebeklere doğumdan itibaren 1 yaşına kadar ücretsiz günlük 400 ünite D vitamini veriliyor. Ailelerin bu desteği her gün düzenli olarak kullanması, rikets hastalığından korunmada son derece önemlidir. Bir yaşından sonra D vitamini sentezinde en önemli kaynak güneş ışınlarıdır. Özellikle ultraviyole B (UVB) ışınları gereklidir. UVB ışınları saat 10.00 ile 15.00-16.00 arasında yeryüzüne ulaşır. Vücudun yaklaşık dörtte birinin hafif kızaracak düzeyde güneşe maruz kalması, günlük D vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılamış demektir" şeklinde konuştu. Öğle saatlerinde yoğun güneşlenmenin sakıncalı olduğunu vurgulayan Ökdemir, "Öğle sıcağında radyasyon yükü daha fazladır ve cilt kanseri riski artar. Bu nedenle 10.00-11.00 saatleri arasında ya da 15.00 civarında güneşlenmek daha doğrudur. Ayrıca cam arkasında güneşlenmenin hiçbir faydası yoktur, çünkü UVB ışınları camdan geçmez. Özellikle 8 ve üzeri koruma faktörlü kremler, UVB ışınlarını engelleyerek D vitamini sentezini azaltır. D vitamini medyada sıkça gündeme gelir ve bilinçsiz kullanımı artıyor. D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir. Bir ampulde 300 bin ünite D vitamini bulunmaktadır. Bu ampullerin kırılıp içildiğini görüyoruz. Bu durum böbrek taşlarına, beyin ve büyük damarlarda kireçlenmelere kadar uzanan ciddi sorunlara yol açabilir. Hekim kontrolü olmadan D vitamini kullanılmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 20:35 FHGC’den yapay zekanın kötü kullanımına tepki Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC), özellikle yapay zeka teknolojilerinin son zamanlarda kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığını ve yeni bir tehdit alanı oluşturduğunu aktardı. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC) yapay zeka kullanımı hakkında açıklamalarda bulundu. FHGC’den yapılan açıklamada, "Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medya mecralarında sahte hesaplar üzerinden yapılan belaltı yazışmalar, iftiralar, hakaretler, montaj içerikler ve itibar suikastları ne yazık ki artış göstermiştir. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılarak ses, görüntü ve metin üzerinden kurgu içerikler üretilmesi; kamuoyunu yanıltmaya ve hedef gösterilen kişileri itibarsızlaştırmaya yönelik yeni bir tehdit alanı oluşturmuştur. Kimliği belirsiz hesaplardan yürütülen bu kirli faaliyetler; yalnızca hedef alınan kişi ve kurumları değil, toplumun huzurunu ve kamu vicdanını da derinden yaralamaktadır. FHGC olarak; özellikle son günlerde Elazığ’da bürokratlara, siyasilere ve iş dünyasının temsilcilerine yönelik sahte hesaplar üzerinden yürütülen şantaj, montaj, yapay zeka destekli kurgu içerikler ve karalama girişimlerini şiddetle kınıyoruz. Bu tür girişimler, Elazığ kamuoyunda ciddi rahatsızlıklara sebep olmakta ve telafisi güç sonuçlar doğurma potansiyeli taşımaktadır.Daha önce de benzer olayların yaşandığı, birçok kişinin fake hesaplar üzerinden hakaret ve iftiralara maruz kaldığı bilinmektedir" denildi. Açıklamanın devamımda, "Bugün gelinen noktada ise yapay zeka araçları kullanılarak gerçekle ilgisi olmayan içeriklerin üretilmesi, meselenin boyutunu daha da tehlikeli bir aşamaya taşımıştır. Bu durum, sadece bireysel hak ihlali değil; aynı zamanda toplumsal güven ortamına yönelik organize bir saldırı niteliği taşımaktadır. Basın meslek ilkeleri; doğruluk, sorumluluk ve kamu yararı esasına dayanır. Sahte hesaplar ve yapay zeka ile kurgulanan algı operasyonları ise basın özgürlüğüyle değil; açıkça suç ve ahlaki sorumluluk eksikliğiyle ilişkilidir. Bu nedenle yalnızca bireylerin değil, meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının da bu konuda açık ve net bir duruş sergilemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda FHGC olarak: Sahte hesaplar üzerinden yürütülen her türlü iftira, hakaret ve itibar suikastını kınıyoruz. Yapay zeka teknolojilerinin kötüye kullanılarak kamuoyunun manipüle edilmesini kabul edilemez buluyoruz. Hukukun ortaya çıkaracağı her türlü gerçeğin takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Güvenlik birimlerimizin süreci hassasiyetle yürüttüğüne ve bu tür organize girişimlerin çökertileceğine olan inancımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Yasal düzenlemelerin varlığını biliyoruz; ancak hukuki süreçlerin tamamlanmasını beklemeden, toplum vicdanının bu tür karanlık faaliyetleri asla kabul etmeyeceğini açıkça ifade ediyoruz. Elazığ’ın sağduyulu insanlarının bu kirli yöntemlere prim vermeyeceğine inanıyoruz. Unutulmamalıdır ki; anonimlik arkasına saklanarak yapılan saldırılar ne cesaret ne de özgürlüktür. Gerçek cesaret, kimliğini gizlemeden doğruları savunabilmektir" ifadelerine yer verildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 17:57 Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.
Fırat Üniversitesi 5. geleneksel mezunlar buluşması renkli anlara sahne oldu
08 Kasım 2025 Cumartesi - 12:56 Fırat Üniversitesi 5. geleneksel mezunlar buluşması renkli anlara sahne oldu Fırat Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü, 5. Geleneksel Mezunlar Buluşması’nda 7’den 70’e tüm mezunları bir araya getirdi. İki gün boyunca sohbetler, deneyim paylaşımları ve öğrenci buluşmaları gerçekleşti. Etkinlikte hem 1976’dan hem 2020’den mezunlar tecrübelerini paylaştı, mezunlar arası bağlar güçlendi. Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü, 5. Geleneksel Mezunlar Buluşması’nı gerçekleştirdi. Etkinlikte, 7’den 70’e tüm mezunlar bir araya gelirken, iki gün boyunca hem fakültede hem de Atatürk Kültür Merkezi’nde buluşmalar, sohbetler ve deneyim paylaşımları gerçekleşti. Mezunlar ayrıca öğrencilerle de bir araya gelerek tecrübelerini aktardı. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakub Demir, "1981 yılında öğrenci olarak geldim, 1985 yılında mezun oldum. O günden bu yana hem Fırat Üniversitesi’ne hem Elazığ’a hizmet etmeye çalışıyorum. Bu yıl 5. mezunlar buluşmamızı gerçekleştiriyoruz ve artık geleneksel hale getirdik. Akreditasyon gereği mezunları buluşturmak da çok önemli. 2009’dan itibaren başladık ve her dört yılda bir bu buluşmayı düzenliyoruz. İnşallah bundan sonra da devam edecek" dedi. 1976 girişli mezunlardan Halil Alış, "Bizim dönemimizde Fırat Üniversitesi henüz kurulmamıştı. Elazığ Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi’nde makine, inşaat ve 1972’de açılan elektrik mühendisliği bölümleri vardı. 1976 girişliyim ve 1980 yılında mezun oldum. Aynı zamanda akademinin ilk yüksek lisans öğrencilerindendim. Bu toplantılara birincisinden bugüne katılıyorum. Ankara’da ve başka şehirlerde de oldu, son ikisi ise Elazığ’da. İki gün boyunca yaşadığımız tecrübeleri öğrencilerle paylaştık" şeklinde konuştu. 2020 mezunlarından Ayşe Nur Sümbül ise "2015 girişli, 2020 mezunuyum. Şu anda bir firmada teknik koordinatör olarak çalışıyorum. Bu etkinlik artık gelenekselleşti ve mezunlarımız bir araya gelip hem iş hem de tecrübe paylaşımı yapıyor. Ben birinci sınıftayken böyle bir toplantı vardı ve o zaman düşündüm, acaba ben de mezun olup katılabilir miyim diye. Bugün, o zaman kendime verdiğim sözü tutuyorum. Tekirdağ’dan geldim" diye konuştu.
Elazığ’da kayıp otizmli çocuğun ailesi endişeli: "Dört gün oldu, açlık ve susuzluktan her şey olabilir"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 12:16 Elazığ’da kayıp otizmli çocuğun ailesi endişeli: "Dört gün oldu, açlık ve susuzluktan her şey olabilir" Elazığ’da kaybolan otizmli Veysel Bilen için arama çalışmaları dördüncü gününde de devam ediyor. Amcası Mehmet Kaya, "Dört gün oldu, açlık ve susuzluktan her şey olabilir" diyerek ailenin endişesini dile getirdi. Elazığ’da kaybolan 11 yaşındaki otizmli Veysel Bilen için başlatılan arama çalışmaları dördüncü günde de aralıksız devam ediyor. AFAD, jandarma, UMKE, güvenlik güçleri ve gönüllülerden oluşan yaklaşık 200 kişilik ekip bölgede geniş çaplı tarama yapıyor. AFAD Elazığ Arama ve Kurtarma Şube Müdürü Süleyman Polat, çalışmaların titizlikle sürdüğünü belirterek, "Bugün yaptığımız çalışmalar bugün dördüncü günde ulaştık, çocuğumuz hakkında herhangi bir iz ve emare bulamadık. Dün gece asılsız ihbarlarla biraz uğraştık, biz asılsız ihbar diyerek geçmiyoruz. Her ihbarı değerlendiriyoruz. Dün yaklaşık 230 kişilik bir ekiple çalıştık, bugün de 200 kişi yakın bir ekibimiz şu anda hazır. Kamu kuruluşları, karayolları, belediye, UMKE, emniyetimiz ve STK’lar burada. Hep beraber bugün tekrardan yerinden değerlendirme yapacağız. Bugün daha bir titiz çalışmaya gireceğiz. Malatya ve Diyarbakır’dan getirdiğimiz dronlar var. Bugün tekrar havalanacak. Bu gibi çalışmalar devam ediyor. Ama dediğimiz gibi değerli Elazığ halkımızdan da duyarlı olmasını talep ediyoruz. Bu, bu çocuğumuz özel bir çocuk, otizmli bir çocuk olduğu ve konuşma yeteneği olmadığı için, yemeği ihtiyacı ve su ihtiyacını bilmediği için özel bir çocuk. Lütfen en ufak bir şey gördüğünüz zaman da bizleri haberdar etmesini temenni ediyoruz. Dünkü arama taramaları faaliyetleri evinin yanında, gidebileceği akrabalarını değerlendirdik. Daha önce gittiği yerler vardı orada. Oraları değerlendirdik. Dün, 35 kilometrelik bir alan tarandı. Bugün de yaklaşık bir 10 kilometrelik bir alan tarama faaliyetine geçeceğiz. İnşallah tekrardan çocuğumuzun gittiği yerler var. Elazığ Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube’nin bize verdiği bilgilere göre, daha önce de bu çocuk evinden ayrılmıştı. Onların verdiği güzergahlara göre biz tekrardan aramalarımıza devam edeceğiz. Bugün burada bir mısır tarlasını arayacağız. Şimdi dronları ve ekiplerimizi orayı yönlendireceğiz" dedi. Kaybolan çocuğun amcası Mehmet Kaya ise aile olarak büyük endişe yaşadıklarını dile getirerek, "Herkesin çocuğun kaybolduğuna dair bilgisi var ama herhangi bir bilgi yok. Bilmiyorum. Otizmli olduğu için ayağı kırılmış olsa bile hissetmez. Bir yerde düşmüş, bayılmış olabilir. Dört beş gün gün oldu, açlık ve susuzluktan her şey olabilir. İnsanın kafasına her şey gelebilir" ifadelerini kullandı. Ekiplerin bölgede gece gündüz çalışmalarını sürdürdüğü, tüm ihbarların detaylı şekilde değerlendirildiği öğrenildi.
Uluslararası bocce şampiyonası öncesi Elazığ’a çifte gurur
07 Kasım 2025 Cuma - 12:01 Uluslararası bocce şampiyonası öncesi Elazığ’a çifte gurur Uluslararası Bocce Petank, Volo ve Raffa Şampiyonası için Elazığ’dan 2 isim milli davet aldı. Antalya’nın Kemer ilçesinde 6 - 11 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlenecek olan Uluslararası Bocce Petank, Volo ve Raffa Şampiyonası, Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelecek sporcuların kıyasıya mücadelelerine sahne olacak. Bu prestijli organizasyon öncesinde Elazığ, iki ismin milli takım kadrosunda yer almasıyla büyük bir gurur yaşıyor. Elazığ’ın başarılı sporcularından Ramazan Karaman, üstün performansı ve elde ettiği başarılar sonucunda milli takım sporcusu olarak ülkeyi temsil etme hakkı kazandı. Karaman, hem Elazığ’ı hem de Türkiye’yi bu önemli şampiyonada başarıyla temsil etmek için yoğun bir hazırlık dönemi geçiriyor. Diğer yandan, uzun yıllardır Elazığ’da bocce branşında genç sporcuların yetişmesine büyük katkılar sunan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Resul Ağırtaş, gösterdiği özverili çalışmalarıyla milli takım aantrenörü olarak görevlendirildi. Ağırtaş, teknik bilgi ve deneyimiyle milli takımın başarısına katkı sağlamak üzere Antalya’da ülkeye adına sahada olacak. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; "Uluslararası arenada ilimizi ve ülkemizi temsil edecek olan sporcumuz Ramazan Karaman ile antrenörümüz Resul Ağırtaş’ı yürekten kutluyoruz. Elazığ olarak her geçen gün sporun her branşında başarı grafiğimizi yükseltiyoruz. Bu başarılar, gençlerimize örnek teşkil ediyor ve ilimizde spor kültürünün gelişmesine katkı sağlıyor. Her iki değerli temsilcimize de şampiyonada üstün başarılar diliyor, ülkemize gururla döneceklerine inanıyoruz. Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak, tüm sporcularımızın ulusal ve uluslararası arenada elde edeceği başarılar ilimiz adına büyük bir gurur kaynağı olmaya devam edecektir" denildi.
Kaybolan otizmli çocuk 35 kilometrelik alanda aranıyor
07 Kasım 2025 Cuma - 11:48 Kaybolan otizmli çocuk 35 kilometrelik alanda aranıyor Elazığ’da kayıp 11 yaşındaki otizmli çocuğu arama çalışmaları 3’üncü gününde devam ediyor. Vali Numan Hatipoğlu arama alanına gelerek çalışmaları yerinde inceledi. Olay, iki gün önce merkeze bağlı Gümüşkavak Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 11 yaşındaki otizmli Veysel Bilen, öğlen saatlerinde kimsenin haberi olmadan evden çıktı. Ailesi ve mahalle sakinleri Bilen’i tüm aramalarına rağmen bulamayınca 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda AFAD, PAK, UMKE, Su Altı Arama Kurtarma, Polis Özel Harekat ve jandarma ekibi sevk edildi. Daha önce de birkaç kez evden kaçtığı ve suyu sevdiği öğrenilen çocuğun bulunması için ekipler arama çalışması başlattı. İz takip köpeğinin de destek verdiği arama çalışmaları özellikle bölgedeki derede yoğunlaştırıldı. Dere içinde ve çevresindeki taramalarda bir ize rastlanılmazken, çalışmalar 35 kilometrelik alana yayıldı. Birçok kurum ve çevre illerin desteğiyle arama çalışmalarına katılan personel sayısı ise 228’e çıkartıldı. Arama bölgesinde incelemelerde bulunan Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, "Veysel Bilen 11 yaşındaki otizmli çocuğumuzu arama çalışmaları ilk andan itibaren kesintisiz olarak devam ediyor. Haberin bize intikalinden itibaren ilk başta emniyetimiz daha sonra AFAD ve jandarma ekipleri destek olarak geldiler. Gönüllülerimizle beraber şu anda sahada arama ve tarama çalışmalarımız devam ediyor. Yaklaşık 35 kilometrelik alanı hem yüzeysel olarak karadan, hem de dron ve İHA destekli bölgeyi taramaya devam ediyoruz. İnşallah çocuğumuza sağ salim ulaşmak arzusundayız. Emniyetimizin tüm birimleri, PAK, Özel Harekat, Su Altı Arama Kurtarma ekiplerimiz, AFAD ve jandarmamızın da desteğiyle şu anda 228 görevlimiz bölgede arama tarama çalışmalarını sürdürüyorlar. İnşallah ailemize ve ilimize güzel bir haber vermek arzusundayız. Bu anlamda tüm gayretimizin ve çalışmamız devam etmektedir. Devletimiz tüm imkanlarıyla çocuğumuzu bulmak için gayret göstermektedir. 24 saat boyunca kesintisiz olarak arama tarama çalışmalarımız devam etti. Bundan sonra da devam edecek" dedi.