Yerel Haberler
Erzincan
Erzincan TSO’nun iftar programı yoğun katılımla gerçekleştirildi 10 Mart 2026 Salı - 23:10:26 Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından düzenlenen iftar programı, protokol üyeleri, iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda, TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu ile Meclis Başkanı Mehmet Ali Aksu davetlileri kapıda karşılayarak selamladı. Programa Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile çok sayıda esnaf ve iş insanı katıldı. Programın açılışında konuşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, Ramazan ayının birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirterek davetlilere katılımlarından dolayı teşekkür etti. Oda olarak ayrışmalardan uzak durarak projelere odaklandıklarını ifade eden Tanoğlu, Besi Organize Sanayi Bölgesi, süt işleme tesisi, düve üretim çiftliği, modern hizmet binası ve şehir lokali gibi projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. Sosyal sorumluluk projelerine de önem verdiklerini dile getiren Tanoğlu, kadın cezaevine tekstil atölyesi kurulması ve üniversite öğrencilerine burs sağlanması gibi çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirtti. Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun da konuşmasında Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu güçlendirdiğini ifade ederek, Erzincan’ın kardeşlik ve dayanışmanın güçlü olduğu bir şehir olduğunu söyledi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise Erzincan’ın vefa, iyilik ve samimiyetin yaşatıldığı bir şehir olduğunu belirterek birlik ve beraberliğin korunmasının önemine dikkat çekti. Program, iftar yemeğinin ardından yapılan sohbetlerle sona erdi.
Bin yıllık bir geleneğin sesi kapı tokmakları
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:19 Bin yıllık bir geleneğin sesi kapı tokmakları Derin kanyonlar arasında uzanan Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde varlığını sürdüren kapı tokmakları bin yıllık geleneği yaşatıyor. Osmanlı döneminde kapıların üzerine işlenen tokmaklar gelen misafirin erkek veya kadın olduğunu bildiriyordu. Ana tokmak ve ana tokmağın altında küçük bir tokmağın daha yer aldığı kapılardan kalın ses geliyorsa kapıyı çalanın erkek, ince ses geliyorsa kapıyı çalanın kadın olduğu anlaşılıyordu. Söz konusu bin yıllık gelenek Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde yaşatılmaya devam ediyor. İlçe sakinleri evlerinin kapılarına işlenen tokmaklar sayesinde, kapıyı çalan misafirin kadın ya da erkek olduğunu görmeden anlayabiliyor. Aynı zamanda tokmaklar üzerinde bulunan motifler de farklı anlamlar taşıyor. Buna göre lamba motifi evin ocağı sönmesin, hayat daim olsun anlamını taşırken kuş motifi, ev sahibinin gurbette bir yakınının olduğu ve haber beklediği anlamına geliyor. Sağa sola ayrılan ve kuş kafasını andıran motifler evin Müslüman bir aileye ait olduğunu vurguluyor. Öküz motifi ise ailenin birlik olduğunu simgeliyor. Kapı tokmakları hakkında bilgi veren ilçe sakinlerinden Sema Bozik, halıcılık, dokumacılık ve kapı tokmakları gibi eskiden Kemaliye’de bulunan el sanatlarının günümüze ulaşamadığını aktardı. Önceki zamanlarda kapılara işlenen kapı tokmaklarının ise ilçeye gelen yabancıların dikkatini çektiğini belirten Bozik, bin yıllık geleneğin söz konusu kapı tokmaklarıyla yaşatılmaya çalışıldığını ifade etti.
Yaralı şahıs kayalıklardan aşağı güçlükle sedyeyle taşınarak kurtarıldı
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 07:47 Yaralı şahıs kayalıklardan aşağı güçlükle sedyeyle taşınarak kurtarıldı Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Eriç köyü yakınlarında mağara balı toplamak için dağa çıkan 74 yaşındaki Fehmi Elibol, saatler süren arama sonucunda bilinci kapalı halde bulundu. Yaralı halde sedyeyle dağdan indirilen Elibol, Erzurum’a sevk edildi. Erzincan’ın Kemah ilçesinde mağara balı toplamak için sarp kayalıklara tırmanan Fehmi Elibol, saatler süren arama kurtarma çalışmasının ardından bilinci kapalı şekilde bulundu. Vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar tespit edilen Elibol, güçlükle dağdan indirilerek hastaneye kaldırıldı. Olay, dün öğle saatlerinde Kemah ilçesine bağlı Eriç köyü yakınlarında meydana geldi. Bölgede bulunan dağlık alandaki mağarada arıların yaptığı doğal balı toplamak için yola çıkan Fehmi Elibol’dan uzun süre haber alınamaması üzerine köylüler endişelendi. Eriç köyü muhtarı Fethi Bülbül öncülüğünde bir grup köylü, zorlu arazi şartlarına rağmen yürüyerek arama çalışması başlattı. Yaklaşık 3-4 saatlik arama sonucunda Elibol, mağaraya yakın bir bölgede bilinci kapalı halde bulundu. Hemen 112 Acil Servis ve jandarma ekiplerine haber verildi. Sağlık ekiplerinin olay yerine ulaşabilmesi için Elibol, sedyeyle yaklaşık 2 saatlik mesafede, karanlıkta ve engebeli arazide taşınarak ambulansa ulaştırıldı. İlk müdahalesi Kemah Devlet Hastanesi’nde yapılan Elibol, daha sonra Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Buradaki değerlendirmelerin ardından, durumu ağır olan yaşlı adam Erzurum’daki ileri düzey bir hastaneye nakledildi. Yapılan kontrollerde Elibol’un omurgasında, kollarında, kalçasında ve akciğerinde ciddi hasar oluştuğu tespit edildi.
Başbağlar Katliamının yapıldığı dönemin kaymakamı Şahin o günü anlattı:
06 Temmuz 2025 Pazar - 12:07 Başbağlar Katliamının yapıldığı dönemin kaymakamı Şahin o günü anlattı: Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993’te teröristlerce katledilen 33 sivil için düzenlenen anma töreninde konuşan, dönemin Kemaliye Kaymakamı Mülkiye Başmüfettişi Atilla Şahin, Başbağlarlı vatandaşların, necip milletin en değerli örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Katliamın yaşandığı dönemde Kemaliye Kaymakamı olan Mülkiye Başmüfettişi Atilla Şahin, olaydan hemen sonra Yukarıumutlu köyü muhtarı Ahmet Yıldız’ın kendisini arayıp teröristlerin Başbağlar’ı bastığını bildirdiğini, durumu hemen dönemin valisi rahmetli Recep Yazıcıoğlu’na ve güvenlik güçlerine söylediğini aktardı. Köye çok zor şartlarda ulaştıklarını ve gördükleri manzaraya dayanamadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Şahin, şöyle devam etti: " 5 Temmuz sabahı saat 05.00’da Kaymakamlık konutunun telefonu çaldı. Bitişik köyümüz Yukarıumutlu köyü muhtarı Ahmet Yıldız beni aradı. Dedi ki teröristler Başbağlar’ı bastı. Bütün erkekleri şehit ettiler. Bütün köyü yaktılar. Kaymakam bey koş. Ben rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu’nu hemen aradım. Güvenlik güçlerine haber verdim. Hazırlandık bu köye geleceğiz ama o dönemde köprü yok. Tam 4 saatte ulaşabildik. Sabah 09.00 gibi köye geldik ki aman Allah’ın bütün evler yanıyor. 28 tane bu vatanın güzide evladı şehit edilmiş. Yerde yatıyor. Evlerde 5 canımız yakılmış şehit edilmiş. Çocuklar, kadınlar bir kenarda ağlıyor. Bir kadın düşünün ki kocasını, babasını, kardeşini kaybetmiş evi yanıyor sizde ilçenin kaymakamı olarak karşısındasınız. Aklıma geldikçe böyle bir olay Türk tarihinde az yaşanmıştır. Böyle bir katliamın ilk şahidi olmak benim hayatımdaki en zor anlardan biridir. Yüzlerce mermi sıkılmış cesetleri görünce ben uzun yıllar et yiyemedim, uzun yıllar o çocukların gözlerinin içine bakamadım. Bu topraklarda yaşamanın, Türk devletinin buralarda var olmasının bedelini Başbağlar ödedi. Başbağlar öyle dik durdu ki o dönem de dediler ki sizi Mersin’e, Aydın’a göç ettirelim. Dediler ki biz vatanımızı terk etmeyiz. Burası bizim vatanımız. Biz ölürsek de buradayız, kalırsak da buradayız. O dönemde ilk kez köylüler bizden silah talep etti. Biz köylerimizi bekleriz. Sırf güvenlik kuvvetleriyle olmaz bu vatan bizim de vatanımız. Ve biz onlara silah dağıttık. İlçe merkezi dahil bütün köylere silah dağıttık. Sadece köylüler beklemiyordu. İstanbul’daki Kemaliyelilerde onar günlük nöbetler halinde gelip bu kabanlarda nöbet tuttular. Bu vatana sahip oldular. Böyle bir milletin olduğu devleti yok olmaz. Bayrak inmez, ezan susmaz. İyi ki cenabı Mevla bizi böyle necip millete mensup kıldı. Burada ki amaç 1993 yılındaki Eşref Bitlis paşanın şehit edilmesinden tutunda Bingöl’de 33 askerimizin şehit edilmesi, Adnan Kahveci’nin rahmete kavuşması, Uğur Mumcu’nun öldürülmesi, Madımak olayı bütün bu olayları birlikte değerlendirdiğimizde Türk Devletinin bir operasyona tabi tutulduğunu düşünüyorum. Ama bu millet oyuna gelmedi." Olay Erzincan kent merkezine 220 kilometre uzaklıktaki Başbağlar köyüne 5 Temmuz 1993 akşamı gelen PKK’lı teröristler, kadınları derede topladıktan sonra para, altın ve değerli eşyaları alarak yağmaladıkları evleri ateşe verdi. Önce 5 kişiyi bulundukları evleri ateşe vererek öldüren teröristler, daha sonra akşam namazı için camide olan 28 erkeği köy yakınındaki boş alanda topladı. Bir süre örgüt propagandası yapan teröristler, daha sonra bu kişileri kurşuna dizdi. Olaydan sonra bölgede yapılan incelemede yüzlerce boş kovan bulundu.
Başbağlar Katliamının yapıldığı dönemin kaymakamı Şahin o günü anlattı
06 Temmuz 2025 Pazar - 11:53 Başbağlar Katliamının yapıldığı dönemin kaymakamı Şahin o günü anlattı Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993’te teröristlerce katledilen 33 sivil için düzenlenen anma töreninde konuşan, dönemin Kemaliye Kaymakamı Mülkiye Başmüfettişi Atilla Şahin, Başbağlarlı vatandaşların, necip milletin en değerli örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Katliamın yaşandığı dönemde Kemaliye Kaymakamı olan Mülkiye Başmüfettişi Atilla Şahin, olaydan hemen sonra Yukarıumutlu köyü muhtarı Ahmet Yıldız’ın kendisini arayıp teröristlerin Başbağlar’ı bastığını bildirdiğini, durumu hemen dönemin valisi rahmetli Recep Yazıcıoğlu’na ve güvenlik güçlerine söylediğini aktardı. Köye çok zor şartlarda ulaştıklarını ve gördükleri manzaraya dayanamadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Şahin, şöyle devam etti: " 5 Temmuz sabahı saat 05.00’da Kaymakamlık konutunun telefonu çaldı. Bitişik köyümüz Yukarıumutlu köyü muhtarı Ahmet Yıldız beni aradı. Dedi ki teröristler Başbağlar’ı bastı. Bütün erkekleri şehit ettiler. Bütün köyü yaktılar. Kaymakam bey koş. Ben rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu’nu hemen aradım. Güvenlik güçlerine haber verdim. Hazırlandık bu köye geleceğiz ama o dönemde köprü yok. Tam 4 saatte ulaşabildik. Sabah 09.00 gibi köye geldik ki aman Allah’ın bütün evler yanıyor. 28 tane bu vatanın güzide evladı şehit edilmiş. Yerde yatıyor. Evlerde 5 canımız yakılmış şehit edilmiş. Çocuklar, kadınlar bir kenarda ağlıyor. Bir kadın düşünün ki kocasını, babasını, kardeşini kaybetmiş evi yanıyor sizde ilçenin kaymakamı olarak karşısındasınız. Aklıma geldikçe böyle bir olay Türk tarihinde az yaşanmıştır. Böyle bir katliamın ilk şahidi olmak benim hayatımdaki en zor anlardan biridir. Yüzlerce mermi sıkılmış cesetleri görünce ben uzun yıllar et yiyemedim, uzun yıllar o çocukların gözlerinin içine bakamadım. Bu topraklarda yaşamanın, Türk devletinin buralarda var olmasının bedelini Başbağlar ödedi. Başbağlar öyle dik durdu ki o dönem de dediler ki sizi Mersin’e, Aydın’a göç ettirelim. Dediler ki biz vatanımızı terk etmeyiz. Burası bizim vatanımız. Biz ölürsek de buradayız, kalırsak da buradayız. O dönemde ilk kez köylüler bizden silah talep etti. Biz köylerimizi bekleriz. Sırf güvenlik kuvvetleriyle olmaz bu vatan bizim de vatanımız. Ve biz onlara silah dağıttık. İlçe merkezi dahil bütün köylere silah dağıttık. Sadece köylüler beklemiyordu. İstanbul’daki Kemaliyelilerde onar günlük nöbetler halinde gelip bu kabanlarda nöbet tuttular. Bu vatana sahip oldular. Böyle bir milletin olduğu devleti yok olmaz. Bayrak inmez, ezan susmaz. İyi ki cenabı Mevla bizi böyle necip millete mensup kıldı. Burada ki amaç 1993 yılındaki Eşref Bitlis paşanın şehit edilmesinden tutunda Bingöl’de 33 askerimizin şehit edilmesi, Adnan Kahveci’nin rahmete kavuşması, Uğur Mumcu’nun öldürülmesi, Madımak olayı bütün bu olayları birlikte değerlendirdiğimizde Türk Devletinin bir operasyona tabi tutulduğunu düşünüyorum. Ama bu millet oyuna gelmedi." Olay Erzincan kent merkezine 220 kilometre uzaklıktaki Başbağlar köyüne 5 Temmuz 1993 akşamı gelen PKK’lı teröristler, kadınları derede topladıktan sonra para, altın ve değerli eşyaları alarak yağmaladıkları evleri ateşe verdi. Önce 5 kişiyi bulundukları evleri ateşe vererek öldüren teröristler, daha sonra akşam namazı için camide olan 28 erkeği köy yakınındaki boş alanda topladı. Bir süre örgüt propagandası yapan teröristler, daha sonra bu kişileri kurşuna dizdi. Olaydan sonra bölgede yapılan incelemede yüzlerce boş kovan bulundu.
Başbağlar Şehitleri dualarla anıldı
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 14:56 Başbağlar Şehitleri dualarla anıldı Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybeden 33 vatandaş, düzenlenen törenle anıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akpınar, "Bundan tam 32 yıl önce, 5 temmuz 1993 pazartesi günü akşam ezanı okunduğu vakitte, köyümüze gelen hain teröristlerin köyümüzde soykırımı andıran bir katliam sonucunda şehit ettikleri 33 vatandaşımız için düzenlenen anma törenimize iştirak ederek acımızı paylaşan tüm konuklarımızı şehitlerin huzurunda saygıyla selamlıyorum. 2 temmuz 1993 tarihinde önceden hazırlanmış ve kurgulanmış olarak sahneye konulan Sivas Madımak otelinde ve üç gün sonra köyümüzde yapılan katliamın asıl amacının milletimizin birlik ve bütünlüğüne, vatandaşlarımız arasına ayrılık tohumları atarak devletimizi zayıf düşürmek suretiyle bölmek olduğu günümüze kadar yapılan tüm terör saldırılarında açıkça görülmüştür. Yaşadığımız bu katliamın üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen Başbağlar köyü mazlumları, hâlâ yitirilen haklarını, kaybedilmiş canların kanlarının yerde kalmaması için, bu katliamın sorumlularının adalet önünde hesap vermeleri için hukuki mücadelesini bugüne kadar meşru zeminlerde devam ettirmiştir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere siyasilerin ve bürokratların gönderdiği taziye mesajlarının okunduğu törende konuşan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu Başbağlar katliamını unutmanın, yaşanan acıyı tarifin mümkün olmadığını söyledi. AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala’da, "Yıllardır ülkemizin bütünlüğünü bozmaya çalışan güçlerle mücadele ediyoruz. Bu güçlerin taşeronluğunu yapan PKK son 40 yılda vatandaşlarımıza, güvenlik güçlerimize saldırarak binlerce canımıza kıydı. İşte bu hain terör örgütü bundan tam 32 yıl önce bugün Erzincan ilimizin Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde dünyanın gördüğü en alçak ve insanlık dışı saldırılardan birisini gerçekleştirdi. PKK’lı teröristler akşam namazını kılmak için köy camisine giden vatandaşlarımızı meydanda toplayarak onları katletti, kurşuna dizdi. 33 vatandaşımızı şehit ettiler. Burada sıkılan kurşunlar tüm milletimiz hedef aldı." dedi. Program şehitlik ziyaretiyle sona erdi.
Erzincan’da kazanlar pestil için kaynıyor
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 04:21 Erzincan’da kazanlar pestil için kaynıyor Erzincan’da kadınlar, dutların olgunlaşmasıyla geleneksel yöntemlerle pestil üretimine başladı. Dutun önemli geçim kaynağı olduğu Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde kadınlar, zorlu pestil ve pekmez yapımını imece usulü gerçekleştiriyor. Kemaliye’nin hemen hemen her yerinde yetişen dut, kimi zaman geçim kaynağı, kimi zaman kışlık ev ihtiyacı oluyor. Dut, yörede en çok pekmez ve pestil yapımında kullanılıyor. Bunun yanı sıra güneşte kurutulan dut, kış aylarının vazgeçilmez çerezi de oluyor. Kemaliye’de aileler bir araya gelerek zamanı geldiğinde pekmez ve pestil yapıyorlar. Kolektif bir çalışma sonucu elde edilen ürün ya satılıyor ya da evde kışlık ihtiyaç olarak kullanılıyor. Pestil ve pekmez yapımı zamanı geldiğinde imece usulü yapılan çalışmalar, zahmetli işi eğlenceli hale dönüştürüyor. İlçenin Apçağa köyünde pestil yapımı için bir araya gelen kadınlara erkekler ise dut silkelemek için yardım ediyorlar. Dutların silkelenmesinin ardından bütün işler neredeyse kadınlara kalıyor. Köyde kurdukları kazanlarda pekmez kaynatan kadınlardan Hatice Çalışkan, "Önce dut ağacının altına serilen filelerin üstüne düşen dutları ayıkladıktan sonra kazanlarda kaynatıyoruz. Pestilin üretimi oldukça zahmetli. Kaynatılmış dut suyunun içine kenarda soğuttuğumuz şireye biraz un, nişasta katılıyor. Kazanda kaynatıyoruz. Sonra bu karışım bezlerin üzerine dökülüp güneş önünde bekletiliyor. Daha sonra bezlerden çekiliyor. Tamamen organik yapılıyor. Yüz yıllardır atadan toruna devam eden geleneksel yöntemle yapımımız sürmektedir. Pestil yapımında Duygu Aydınlık, ablalarım Kadriye Karaca, Hatice Çalışkan, kardeşim Fatma Aydınlık pestil yapımının her aşamasında yardımcı oluyorlar" dedi. İlçe ekonomisinin en önemli gelir kaynaklarından biri olan dut pestili ve pekmezinin bu yıl yüz güldürdüğünü anlatan Hatice Çalışkan, Kemaliye’de yılda tonlarca pestil üretiminin gerçekleştirildiğini söyledi.
Tuzdan uzak dur bol su tüket
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 04:12 Tuzdan uzak dur bol su tüket Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Kezban Karadağ, "Tuz tüketimini de sınırlandırmalıyız. Sıcak havalarla birlikte tansiyon problemleri daha çok yaşandığı için tuz tüketiminde mutlaka dikkatli olmamız gerekiyor." dedi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Kezban Karadağ, yaz aylarında sağlıklı beslenme konusunda uyarılarda bulundu. Karadağ, "Kızartma, kavurma ve hamur işlerinden uzak durun. Bol sıvı alın ve özellikle su tüketin. Salata ve meyve ağırlıklı yeşil menüler oluşturun" dedi. "Sıcaklıklarla birlikte vücuttan su atımı da artacağı için günlük su tüketimini en az 2,5 - 3 litre civarında tutmak sağlığımız açısından çok önemlidir" diyen Karadağ, "Su tüketiminin küçük yudumlarla ve sık olmasına özen gösterin. Sıvı alımını arttırmak için karpuz, kiraz gibi su içeriği yüksek meyveler ile marul gibi yeşil sebzeleri tercih edin" ifadelerine yer verdi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte beslenmemizde bazı düzenlemeler yapmamız gerekmektedir diyerek açıklamasını yapan Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Kezban Karadağ, "Sıcak havalarda özellikle sıvı tüketimine dikkat etmek, tansiyon problemi yaşayan hastalar, şeker hastaları, çocuklar ve yaşlılar için çok önemli. Hava sıcaklıkları gün içinde sıcak ve uzun sürüyor bu yüzden sıvı tüketimine özellikle dikkat etmek gerekiyor. Günlük su tüketimimiz 2,5 - 3 litreye kadar ulaşabilmektedir. Sıvı olarak da şekerli ve asitli içecekler yerine ayran, süt, soda gibi şekersiz içecekleri tercih etmemiz gerekmekte. Bunun dışında yaz aylarında ağır beslenmeden, yağlı yiyeceklerden ve hamur işlerinden uzak durmak gerekiyor. Tatlı olarak tercihlerimizi kesinlikle sütlü tatlılardan yana yapmalıyız ve hatta dondurmayı tercih etmeliyiz. Kesinlikle şerbetli tatlılardan uzak durmalıyız. Tuz tüketimini de sınırlandırmalıyız. Sıcak havalarla birlikte tansiyon problemleri daha çok yaşandığı için tuz tüketiminde mutlaka dikkatli olmamız gerekiyor. Şeker hastaları içinde bir öneri vermem gerekiyor olacaksa, uzun günlerde mutlaka ara öğünleri ihmal etmemeleri gerekiyor. Meyve tercihlerinde dikkatli olmalılar çünkü kavun, karpuz mevsimine geldiğimiz içinde şeker hastalarımız için sıkıtı başlıyor. Bunlar daha çok mevsimlik şekeri düşük meyvelere yönelmeliler. Kayısı, erik, şeftali gibi meyveleri tercih etmeleri gerekmektedir. Bunun yanı sıra yaşlılarda beslenmelerine mutlaka dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü yaşlılarda tansiyon problemleri daha çok yaşanıyor. Mutlaka yağlı, tuzlu, ağır yiyeceklerden uzak durmalarından fayda var. Çocuklarda kola, gazoz, meyve suyu gibi asitli içecekler yerine ayran tercih etmemizde fayda var" diye konuştu.
Resmi ilan yayımlayan gazetelerin sayısı 753 oldu
04 Temmuz 2025 Cuma - 10:52 Resmi ilan yayımlayan gazetelerin sayısı 753 oldu Basın İlan Kurumu verilerine göre, 2024 yılında resmi ilan yayımlayan gazete sayısı bir önceki yıla göre yüzde 11,9 azalarak 753 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin Süreli Yayın İstatistikleri’ni açıkladı. Basın İlan Kurumu verilerine göre, 2024 yılında resmi ilan yayımlayan gazete sayısı bir önceki yıla göre yüzde 11,9 azalarak 753 oldu. Bu yayınların yüzde 95,9’unu yerel, yüzde 3,1’ini yaygın (ulusal), yüzde 1,1’ini ise bölgesel yayınlar oluşturdu. Ülkemizde 2024 yılında resmi ilan yayımlayan gazetelerin yıllık toplam tirajı ise 2023 yılına göre yüzde 27,5 azalarak 462 milyon 707 bin 383 olup, tirajın yüzde 80,1’ini yaygın (ulusal) gazeteler oluşturdu. Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinin sayısı 349 oldu Basın İlan Kurumu verilerine göre, 2024 yılında resmi ilan yayımlayan internet haber sitesi sayısı 349 oldu. Toplam tekil ziyaretçi sayısı 9 milyar 292 milyon 640 bin 555 olarak gerçekleşti. Bu ziyaretçi trafiğinin yüzde 56,1’i genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oluştu. Toplam sayfa görüntüleme sayısı 46 milyar 714 milyon 549 bin 465 olarak gerçekleşti. Bu görüntüleme sayısının yüzde 68,6’sı genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oldu. Resmi reklam yayımlayan dergilerin yüzde 51,9’u aylık yayımlandı Resmi reklam yayımlayan dergilerin yüzde 51,9’u aylık, yüzde 13,5’i iki aylık, yüzde 12,4’ü haftalık, yüzde 9,7’si üç aylık, yüzde 9,1’i on beş günlük ve yüzde 3,4’ü günlük olarak yayımlandı. Resmi ilan yayımlayan gazetelerin ise yüzde 60,6’sı günlük, yüzde 39,4’ü haftada iki-altı gün arası olarak yayımlandı. Bu yayınların toplam tirajının yüzde 99,6’sını günlük, yüzde 0,4’ünü haftada iki-altı gün arası yayımlananlar oluşturdu. Resmi ilan ve reklam yayımlayan toplam süreli yayın sayısı 2 bin 40 oldu Toplam 2 bin 40 süreli yayının yüzde 88,8’i siyasi/haber/güncel, yüzde 4,2’si sektörel/mesleki, yüzde 2,3’ü kültür/turizm/tanıtım, yüzde 1,6’sı ekonomi/ticaret/finans içerikli yayımlanırken, yüzde 3,1’i ise diğer içerik türlerinde yayımlanmıştır. Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların sayısı 4 bin 315 oldu Ülkemizde 2024 yılında resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların yüzde 37,8’i lise ve dengi okul, yüzde 34,0’ı lisans, yüzde 14,0’ı lise altı, yüzde 11,9’u ön lisans, yüzde 2,2’si ise yüksek lisans/doktora mezunlarından oluşmuştur. Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların unvanlarına göre ise yüzde 44,5’i muhabir, yüzde 26,5’i sayfa sekreteri, yüzde 19,4’ü sorumlu müdür, yüzde 7,4’ü yazar ve yüzde 2,1’i haber müdürü olarak görev yapmıştır. Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların sayısı 3 bin 404 oldu Ülkemizde 2024 yılında resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların yüzde 56,3’ü lisans, yüzde 25,0’ı lise ve dengi okul, yüzde 10,4’ü ön lisans, yüzde 5,3’ü lise altı, yüzde 3,1’i ise yüksek lisans/doktora mezunlarından oluşmuştur. Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların unvanlarına göre ise yüzde 39,7’si muhabir, yüzde 36,3’ü internet editörü, yüzde 11,0’ı sorumlu müdür, yüzde 9,5’i yazar ve yüzde 3,4’ü haber müdürü olarak görev yapmıştır.
Artan hava sıcaklıkları, kalp ve damar sağlığını tehlikeye atıyor
04 Temmuz 2025 Cuma - 10:47 Artan hava sıcaklıkları, kalp ve damar sağlığını tehlikeye atıyor Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Mutlu Büyüklü, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte su tüketiminin ve güneş çarpmasına karşı alınacak önlemlerin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Kardiyoloji Anabilim Dalı Bölümü hocası Prof. Dr. Mutlu Büyüklü, yaz aylarında artan sıcaklıkların kalp ve damar hastaları için ciddi riskler oluşturduğunu belirterek, özellikle güneşin en etkili olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Büyüklü, sıvı kaybı ve sıcak çarpmasının tansiyon düzensizliği, çarpıntı ve kalp spazmını tetikleyebileceğine dikkat çekti. Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Mutlu Büyüklü, sıvı kaybının hipotansiyon, taşikardi ve hatta başka ritim bozukluklarına neden olabileceğini ifade etti. Sıcaklıkların artmasıyla, vücutta terleme ve sıvı kaybı gibi durumlarla sık karşılaşıldığını belirten Büyüklü, "Kalp ve damar hastalarının özellikle güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde mecbur kalmadıkça dışarıya çıkılmamasını ve güneşe doğrudan maruz kalınmamasını öneriyoruz. Güneşe doğrudan maruz kalındığında, vücut terleme yoluyla sıvı kaybedecektir. Bu nedenle hipotansiyon (tansiyon düşüklüğü), çarpıntı ve taşikardi gibi belirtiler tetiklenebilir. Kronik kalp hastaları sıvı kayıplarına ve tansiyon düşüklüklerine çok duyarlıdır. Tansiyon çok düştüğü takdirde, kalp krizini tetikleyebilir." dedi. Kalp hastalarının sıcağa çok dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Büyüklü, "Kalp yetmezliği ve tansiyon hastalarının kullandığı ilaçları dikkatle kullanmalarını tavsiye ediyorum. Sıcağa bağlı sıvı kaybı sonucu, ilaç yan etkilerinin oluşma riski artar. Gerektiğinde, doktorlarına danışarak ilaçların dozlarını azaltmaları gerekir. Sıvı kaybı sonucu damar içindeki kan yoğunluğu artar ve kanın damar içinde akışkanlığı azalır. Hareket etmesi azaldığı için, zamanla pıhtılaşmayı tetikleyebilir. Bu nedenle damar hastalığı olan hastaların yazın bu sıcak havalarda vücudunu susuz bırakmamaları, yeteri kadar sıvı tüketmeleri; günde 2,5 litre sıvı almaları tavsiye edilmektedir." diye konuştu. Sıcak havalarda vücutta tuz değişiklikleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Büyüklü, sözlerini şöyle tamamladı: "Terlemeye bağlı olarak, vücuttan sodyum atılımı ter yoluyla fazla olur. Tansiyon hastalarının dikkatli olmaları lazımdır. Çünkü tuz ve sıvı kaybına bağlı olarak tansiyon düşer. Eğer yüksek doz tansiyon ilaçları kullanıyorlarsa, tansiyonu daha da düşürebilir. Gerekirse, ilaçlarını doktorlarına danışarak dozlarını ayarlamalarını tavsiye ediyorum."