Yerel Haberler
Erzincan
Erzincan’da 3 kuşak hizmet veren kumaşçı dükkanı, değişen modanın değil dostluğun ve güvenin adresi oldu
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:01 Erzincan’da 3 kuşak hizmet veren kumaşçı dükkanı, değişen modanın değil dostluğun ve güvenin adresi oldu Erzincan’da yarım asrı aşkın süredir faaliyet gösteren tarihi kumaşçı dükkanı, sadece alışveriş yapılan bir mekân olmanın ötesine geçerek değişen modaların değil, üç kuşaktır süren dostlukların, güvenin ve hatıraların buluşma noktası haline geldi. Kumaşçılık mesleğini dedesinden devralan Selim Mert Baydemir, mesleğin hem dedesinden hem babasından kendisine kaldığını belirterek aile mirasını sürdürdüğünü belirtti. Mert Baydemir, "Bu işler bana dedemden kaldı. Dükkan da dedemden kaldı. Dedem aşağı çarşıda başlamış. Bu dükkan benim bildiğim kadarıyla 50 yıldan fazla işliyor. Babam 50 yıl işletti, sonrasında vefat etti ve ben devraldım" ifadelerine yer verdi. Baydemir, bazı müşterilerin hâlâ dükkânı dedesinin adıyla andığını belirterek, "Müşterilerimiz bazen gelip ‘Selim’in yeri’ diyor, yani dedemin adıyla burayı anıyorlar. Dedemden, babamdan alışveriş yapanlar şimdi benden alışveriş yapıyor. Almanya’dan, Fransa’dan, hatta Viyana’dan gelen müşterilerimiz var" şeklinde konuştu. Dükkânın yalnızca bir ticaret alanı değil, aynı zamanda bir kültürün devamı olduğuna dikkat çeken Baydemir, aile mirası kumaşçı dükkanını "modanın değil, dostluğun adresi" olarak belirtti. Baydemir, "Burası 50 yıldır değişen modaların değil, değişmeyen dostlukların adresi. İnşallah bizden sonra da uzun yıllar devam eder" dedi.
Erzincan’da hububatta ilk hasat başladı
26 Haziran 2025 Perşembe - 09:49 Erzincan’da hububatta ilk hasat başladı 2024 yılında 242 bin 321 dekar alana arpa ekilen Erzincan’da yılın ilk arpa hasadı İliç ilçesine bağlı Çilesiz Köyünde gerçekleştirildi. İliç’in Çilesiz Köyünde çiftçilik yapan ve 665 dekar alana arpa ekilişi yapan Aksu Der isimli üretici Erzincan genelinde ilk hasadı gerçekleştirdi. Aksu Der ilk partide hasat ettiği 29 bin 500 kg arpayı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Erzincan Şube Müdürlüğü’ne sattı. Böylece hububatta sezonun ilk hasadı ve alımı gerçekleştirildi. Çiftçi Aksu Der, ilk hasat sevincini yaşarken Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker ve TMO Erzincan Şube Müdürü Yusuf Çetin de Aksu Der isimli çiftçiyi tebrik ederek bereketli bir sezon dilediler. İlk hasadını gerçekleştiren Aksu Der ürününü gerekli işlemlerin ardından Erzincan TMO Şube Müdürlüğü’ne teslim etti. İliç’in Çilesiz Köyünde çiftçilik yaptığını ifade eden Aksu Der, "Ürünümüzü devletimizin ofisine teslim ettik. İnşallah önümüzdeki günlerde hasat edeceğimiz ürünleri de ofise getireceğiz" diye konuştu. TMO Erzincan Şube Müdürü Yusuf Çetin ise, TMO Erzincan Şubesi olarak bu yılın ilk alımını yaptıklarını, ofis olarak sezona hazır olduklarını ifade etti. Aksu Der isimli çiftçi ile görüşen Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker ise, Erzincan’da hububat hasadının başladığını ve bereketli bir sezon geçirmeyi dilediklerini söyledi. Koçaker, Erzincan genelinde hububat sahalarında ekiplerin sürekli incelemelerde bulunduğunu ve sezon boyunca çiftçilerle birlikte olduklarını, tarımsal üretimde en heyecanlı dönemin hasat zamanı olduğunu söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tüm birimleriyle çiftçinin yanında olduğunu ifade eden Koçaker, "Çiftçilerimiz ürettikleri hububat ürünlerini ofise satarak sezonu tamamlıyor. Tüm çiftçilerimize bereketli bir sezon diliyoruz" diye konuştu.
Klima yoluyla bulaşan hastalıklara dikkat!
26 Haziran 2025 Perşembe - 08:08 Klima yoluyla bulaşan hastalıklara dikkat! Erzincan’da sıcaklık değerlerindeki yükseliş, klima kullanımını da arttırırken beraberinde ciddi sağlık sorunlarına da neden olabiliyor. Uzmanlar, sıcak havalarda konforlu olabilmek ve verimli çalışabilmek için kullanılan klimaların aynı zamanda insan sağlığı açısından ciddi sorunlara da yol açabildiğini belirtti. Klima yoluyla bulaşan en önemli hastalığın "klima hastalığı" olarak da adlandırılan "lejyoner hastalığı" olduğunu belirten uzmanlar, "Lejyoner hastalığı, Legionelle Pneumophilia adlı bir bakterinin sebep olduğu bir zatürredir. Bu bakteri, klimaların filtre sistemlerinde, uygun nem ve ısıda çoğalıp buralardan ortam havasına dağılmaktadır. Salgınlar sıklıkla otel ve hastanelerde olmakla birlikte, tek tek vakalar olarak da bildirilmiştir. İnsandan insana bulaştığı görülmemiştir. Akciğerlere girişi için tespit edilen en önemli yollar, solunum cihazları, havalandırma sistemleri ve hastanelerde solunum yollarına uygulanan birtakım işlemlerdir. Hastalık vücut direnci düşük kişilerde daha kolay yer edebilir. Şeker hastaları, alkolikler, kemoterapi hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişilerde oluşumu daha yüksek oranlardadır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör sigara içilmesidir" dedi. Özellikle iyi temizlenmeyen klimalarda üreyebilecek küf mantarlarının alerjik rinit ve alerjik astıma sebep olabileceğinin de unutulmaması gerektiğini ifade eden uzmanlar, araçlardaki klimaların doğru kullanılmamasının da sinüzit, kulak iltihapları ve yüz felci gibi sorunlara neden olabildiğini, bu yüzden araçlarda klima kullanırken havanın direkt yüze ve göğse değil, ön cama doğru yönlendirilmesi bu sorunların oluşmasını engelleyeceğini belirtti.
Sıcak hava dalgası geliyor! Su içmek için susamayı beklemeyin
26 Haziran 2025 Perşembe - 08:06 Sıcak hava dalgası geliyor! Su içmek için susamayı beklemeyin Bunaltıcı sıcaklar tüm Türkiye’yi etkisi altına aldı. Sıcaklık ve nemin artışıyla birlikte vücut ısısında görülen artışın başta beyin olmak üzere diğer hayati öneme sahip organlara da olumsuz etkide bulunduğunu ifade eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Merve Bayram; su içmenin önemine değinerek, su içmek için susamanın beklenmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Hava sıcaklığında yaşanan yoğun artış vücutta da belirli değişimleri beraberinde getiriyor. Metabolizma, artan vücut ısısını terleme ile dengede tutmaya çalışsa da, aşırı sıcak havalarda yeterli olamıyor. Artan vücut ısısı da başta beyin olmak üzere diğer hayati öneme sahip organlara olumsuz yönde etki ediyor. Tüketilen besinlere oldukça dikkat edilmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Bayram, özellikle kronik hastalığı bulunanların, yüksek sıcak havalarda beslenmelerine daha çok dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulundu. Su tüketiminde zorlanan kişiler için öneriler Sıvı, vücudun olmazsa olmazı. Özellikle yaz aylarında daha da önemli hâle gelen sıvı takviyesi, hayati bir öneme sahip. Terleme ile vücutta sıvı, mineral ve elektrolit kaybı görülüyor. Sıvı ve mineral kaybını önlemek için günde en az 2-2,5 litre su içmenin önemine değinen Bayram, "Su içmek için susamayı beklemeyin. Su tüketiminde zorlanan kişiler de, su içimini kolay hale getirmek için suyun içine taze meyve parçaları, nane, limon, zencefil, salatalık gibi yiyecekler ekleyebilirler. Soğuk bitki çayları, ev yapımı limonata, ayran ve maden suyu da sıvı tüketimini artırmaya yardımcı olabilir. Kahve, çay ve gazlı içecekler su tüketme eğilimini azalttığı için, vücutta sıvı kaybının yerine geçmeyecekleri unutulmamalı. Yeterli sıvı tüketiminin olup olmadığı idrar renginden anlaşılabilir. Eğer, idrar rengi renksize yakınsa sıvı alımı yeterlidir fakat koyu sarı ise sıvı alımı yetersizdir, dikkat edilmesi gerekir" şeklinde belirtti. "Hem sağlığı hem de çevreyi olumlu yönde etkilediği kanıtlanmış Akdeniz tipi beslenme" Vitamin, mineral ve su içeriği yüksek sebze ve meyvelerin tüketimi sıcak havalarda büyük önem taşıyor. Meyvenin fruktoz içerdiğinin unutulmaması gerektiğini ve aşırıya kaçılması hâlinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Bayram, "Sıcak havalarda aşırı yağlı, baharatlı ve şekerli besinlerden kesinlikle uzak durulmalı. Kızartmalar, aşırı yağlı besinler ve sakatatlar yerine ızgara, haşlama ve buğulama şeklinde yapılan yağsız etler tercih edilmeli. Balığın da haftada minimum 2 kere tüketilmesine özen gösterilmeli. Aşırı baharatlı yiyecekler bağırsak hareketlerini artırabilir ve vücutta sıvı kaybına yol açabilir. Bunların yerine sıvı, vitamin ve mineral açısından zengin sebze, meyve ve tam tahıllı yiyecekler tüketilmelidir. Hem sağlığı hem de çevreyi olumlu yönde etkilediği kanıtlanmış Akdeniz tipi beslenme buna en güzel örnek" dedi. Akşam yemeği saatinin çok geçe bırakılmaması, mümkünse en geç saat 20.00 gibi yenmesi gerektiğinin altını çizen Merve Bayram, "Uyumadan 2-3 saat öncesinde minik bir ara öğünle günün bitirebileceğini" dedi. "Tüketilecek besinlerin güneşte uzun süre bekletilmemesine dikkat" Bayram, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Gıda güvenliği özellikle sıcak günlerde daha da önemli bir hâle geliyor. Sıcak havalarda özellikle et ve et ürünleri, tavuk, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri içeren yiyecekler daha çabuk bozulmakta ve besin zehirlenmelerine yol açabilmekte. Tüketilirken kesinlikle dikkat edilmesi gerekiyor. Sebze ve meyveler iyice yıkanmalı. Ayrıca, temiz olmayan su kullanımı ve bu sularda yıkanan sebze ve meyvelerin tüketilmesi ishale yol açabilir. Tüketilecek besinlerin güneşte uzun süre bekletilmemesine de dikkat edilmelidir."
Anız yakma doğal dengeyi bozma
26 Haziran 2025 Perşembe - 08:00 Anız yakma doğal dengeyi bozma Uzmanlar vatandaşları anız, tarla, bahçe ve orman yangınlarına karşı uyardı. Uzmanlar yaz aylarında artan orman ve ev yangınları ile ilgili vatandaşlara çağrıda bulunarak, boş evlerdeki elektriğin kesilmesini, ormanlık alanlara girilmemesi ve anız yakılmamasını istedi. Uzmanlar, anızın yakılmasının orman yangınları, telefon ve enerji iletim hatlarının yanması, sis oluşumu nedeniyle çeşitli trafik kazalarına yol açması, hasat edilmemiş komşu tarlalara yangın sıçraması, yakın köylerdeki hayvan barınaklarının ve yerleşim birimlerinin yanması gibi birçok risk taşıdığını aktardı. Bunun yanı sıra uzmanlar anız yakmanın zararlarını şöyle sıraladı; "1- Anız yangınları toprak içerisindeki faydalı canlıların ve topraktaki organik maddenin yanarak yok olmasına neden olur. 2- Anız yakılan toprakta bitkilere yarayışlı besin maddeleri azalmakta ve zamanla toprağın verimliliği düşmektedir. Verimli tarım topraklarımız zamanla verimsiz çorak topraklar haline gelmektedir. 3- Anız yakılması su ve rüzgâr erozyonunu artırmakta, bu nedenle toprağın en değerli üst katmanları rüzgâr ve su ile taşınarak yok olmaktadır. 4- Anız yakma sonucunda doğal denge bozularak zararlı böcekler ve hastalıklar çoğalmaktadır." Anızın yakılması yerine toprağa karıştırılmasını öneren uzmanlar, bu sayede toprağın organik madde içeriğinin artacağını, toprakta bitkiye yararlı besin maddelerinin artacağını, topraktaki azot miktarını artarak bir sonraki yıl toprağa verilecek gübre miktarının azalacağını aktardı. Öte yandan erozyona karşı toprak direncinin artacağını belirten uzmanlar, toprakta tutulan su miktarının da artarak bitkilerin kuraklıktan daha az etkileneceğinin altını çizdi.
Erzincan’daki Kalecik Kalesinin tarihi Tunç Çağı’na dayanıyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 07:56 Erzincan’daki Kalecik Kalesinin tarihi Tunç Çağı’na dayanıyor Girlevik Şelalesi suyunun çıktığı Kalecik köyünde, Munzur dağının eteğinde sarp bir kaya kütlesi üzerinde yer alan Tarihi Tunç Çağı’na dayanan Erzincan’ın Kalecik Kalesi’nin devasa kayalıkları görenleri büyülüyor. Erzincan’ın 34 kilometre güney doğusunda bulunan, Kalecik köyünde kayalıkların zirvesinde yer alan tarihi Kalecik Kalesi gizli girişleri, mağaracıkları ve taştan merdivenleri ile merak uyandırıyor. Tarihin izlerini taşıyan kale, sarp kayalıkların üzerindeki konumuyla görenleri kendine hayran bırakıyor. Kale özellikle Game of Thrones dizisinin bazı sahnelerindeki kalelere benzetildiğinden sosyal medyada adından sıkça söz ettiriyor. Yaz tatilini Erzincan’da değerlendiren ve kaleyi ziyaret eden Murat Keleş, kalenin ihtişamından etkilendiğini belirtti. Keleş, "Bu kale Erzincan’ın saklı kalmış yapılarından biri. Kaleye ulaşımın zor olması gizli kalmasında etkili olmuş olabilir. Sosyal medyada bu kaleyi görmüştüm. Ulaşım her ne kadar bizi zorlasa da buraya gelip bu devasa kaleyi gördüğüm için kendimi şanslı hissediyorum." dedi. Erzincan’da milattan önce Tunç Çağı’nda yapıldığı yüzey araştırmaları yapan akademisyenler tarafından tahmin edilen Kalecik Kalesi, sarp kayalıkların üzerindeki konumuyla görenleri adeta büyülüyor. Gizli girişleri, mağaracıkları, taştan merdivenleri bulunan kale, sunduğu eşsiz manzarasıyla merak uyandırıyor.
Muharrem Ayı oruçları başlıyor
25 Haziran 2025 Çarşamba - 20:07 Muharrem Ayı oruçları başlıyor Muharrem Ayı oruçları 26 Haziran 2025 Perşembe günü başlıyor. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Erzincan Şube Başkanı Sadık Düzgün, Muharrem Ayı münasebetiyle bir açıklama yaparak, 26 Haziran 2025 Perşembe günü itibariyle Muharrem orucu tutulmaya başlanacağını belirtti. Düzgün, "Muharrem Ayı denildiğinde ilk akla gelen Allah rızası için tutulan oruçlarımızdır. İnancımıza göre bu ay Allah’ın rızasını ve barış duygularını pekiştirmek, zulme ve haksızlığa karşı çıkmak, mazlumdan yana olmak özü dara çekmek ve gönülleri insan olma onuru ile yıkama ayıdır. Bu ayda oruç tutmak Hz. Âdem Peygamberin tövbesine katılmak, Nuh Peygamberi, Yunus Peygamberi, İbrahim Peygamberi, Eyüp Peygamberi, İdris Peygamberi, Musa Peygamberi, İsa Peygamberi ve iki cihan güneşi Hz. Muhammed Mustafa’yı anmaktır. Onların sevgisiyle bezenmektir. Onların yolu ile ahlakı ile bezenmek ve ahde vefalı olmaktır. Bu ayda oruç tutmak başta Hz. İmam Ali olmak üzere 12 İmamlara gösterilen sadakati davranışa dökmektir. Bu ayda oruç tutmak Şehitler Şahı Hz. İmam Hüseyin ve ona ikrar verenlerin soylu mücadelesini yüzyıllar sonra bile inançla kararlılıkla ve azimle yaşatmak demektir. Kerbela’da Ehlibeyt erkekleri şehit edilirken Hz. Hüseyin’in büyük oğlu sağ olarak kurtulmuştur. Ehlibeyt soyu olan imamlar ve seyitler İmam Zeynel Abidin’den devam etmiştir. Ehlibeytin yolundan gidenler manevi kurtuluşa erecektir. Biz Aleviler hem peygamberlerin kurtuluş ve selamete ermeleri hem de Hz. Peygamberimizin soyunun dünyada kesilmeyip devam ettiğine şükür ve sena olarak oruç ibadetlerimizi yerine getirmekteyiz ve bu nedenle 12 gün matem orucu tutmaktayız. Aleviler bütün insanları Allah’ın eseri diye sevmiş İslam’ın özünü dört kapı kırk makamda bulmuş, bunu da eline, diline, beline sahip ol kuralı ile özetlemiş, bin defa mazlum olsan bile bir defa zalim olma diyerek her zaman mazlumun yanında yer almıştır. Yolunu sevgi, barış, kardeşlik, dostluk yolu olarak belirlemiştir. Cemevlerimizde her akşam oruç açma yemeklerimiz verilecek, cem ibadetleri yapılacak, muharrem sohbetleri yapılacaktır. Ne mutlu Allah rızası ile oruç tutanlara! Ne mutlu oruç tutarak kalbini Allah ve insan sevgisiyle dolduranlara. Yüce Allah tutuğumuz oruç ve matemlerimiz, yaptığımız tüm ibadetlerimizi kabul eylesin" ifadelerine yer verdi.