Yerel Haberler
Erzincan
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:37 Girlevik Şelalesi’ne bayramda ziyaretçi akını Dünyanın en görkemli şelalelerinden biri olan Erzincan’ın Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesi, Ramazan Bayramında da yerli turistler ile yurtdışından gelen gurbetçilerin durak noktası oldu. Erzincan’da güneşli bir havanın hakim olduğu bayramda, Girlevik Şelalesi yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Şelale yurt dışından gelen gurbetçilerle birlikte Erzincan nüfusuna yakın vatandaşı bayram tatilinde ağırladı. Munzur Dağı eteklerinden gelen buz gibi suların 40 metreden döküldüğü Girlevik Şelalesi, doğal güzelliği ve serin havasıyla, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan ve Munzur Dağı eteklerindeki Kalecik köyünde yer alan 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, her mevsim ayrı bir güzellik sunuyor. 9 günlük bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar, 40 metreden akan buz gibi suyu ve doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesine akın ediyor. Kışın suyunun büyük bölümünün donması ile oluşan sarkıtlar dolayısıyla etkileyici bir manzaraya bürünen şelale, ziyaretçilerine yazın da farklı güzellik sunuyor. Muhteşem doğanın öz çekim yaparak tadını çıkaran yerli ve yabancı turistler, görsel güzellikler arasında yürüyüş ve piknik yaparak zamanlarını en iyi şekilde değerlendiriyor. Girlevik Şelalesi, Erzincan’ın çevresindeki illerin yanı sıra İstanbul, Bursa, Ankara, Antalya, İzmir ve yurt dışından gelen çok sayıda turistin akınına uğruyor.
Hurma alırken bunlara dikkat edin!
11 Mart 2025 Salı - 09:09 Hurma alırken bunlara dikkat edin! Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı. Genelde Ramazan ayında Medine hurmalarının daha çok tercih edildiğini belirten Mücahit Çakmak, "Medine hurmaları daha faydalıdır, sağlık açısından iyidir. Medine hurması dışında Filistin’den, Mısır’dan bizim tercihimiz genelde Medine hurmaları oluyor. Daha çok onlar tercih ediliyor. Hurmaların boyutlarına bakarsak; genelde Filistin’den gelen hurmalar iri ve büyük oluyor, lezzet açısından Medine hurmalarını tercih ediyoruz. Çünkü lif oranı yüksek hem de Ramazanda insanın şekeri düzenleyip açlığı gideriyor" dedi. Hurma fiyatlarının 70 ila 600 lira arasında değiştiğini belirten Çakmak, "Hurmaların fiyatı boyut ve kalitesine göre değişiyor. Daha iri ve büyük hurmaların fiyatı biraz daha pahalı, ufak olanlarınki de uygun oluyor" diye bilgi verdi. Hurma alırken nelere dikkat edilmeli? İçi koyu renk olmamalı Hurma almadan önce eğer imkanınız varsa ortadan ikiye bölün ve içinin ne renk olduğuna dikkat edin. Eğer içi koyu bir renkse bu hurmanın bozulmaya başladığının bir göstergesidir. Dışı yapış yağış olmamalı Bazı hurmaları elinize aldığınız zaman dışı yapış yapış olur ve elinizde sanki şerbetli bir tatlıya dokunmuş gibi bir his bırakır. İşte bu tarz hurmaların dış kısmı tatlı olsun diye işlem görmüştür. Bu sebeple dışı yapış yapış olan hurmalardan uzak durmanız gerekir. Dışı parlak olmamalı Doğada yetişen hiçbir meyvenin kabuğu parıl parıl parlamadığı gibi hurmanın da parlamaz. Ancak maalesef satıcılar ürünlerini satmak adına bazı tekniklerle hurmanın daha iştah açıcı durması için dış yüzeyini parlatıyor. Bu sebeple dışı parıl parıl parlayan hurmadan da uzak durulması gerekiyor. Glikoz içermemeli Açıkta satın aldığınız hurmalarda bu durumu tespit edebilmeniz oldukça zor olsa da pakette aldığınız ürünlerin ambalajında mutlaka neler içerdiği yazmak zorunda. Bu sebeple eğer ambalajlı hurma tercih ediyorsanız glikozla tatlandırılmadığından emin olmalısınız. Aksi halde hurma size faydadan çok zarar verecektir. Soğuk ortamda saklanmış olmalı Her ne kadar sıcak iklim şartlarına alışkın bir meyve olsa da uzun yollardan geldiğinden dolayı ve kurtlanma ihtimalinden dolayı hurmanın soğuk ortamda muhafaza edilmesi çok önemli. Bu sebeple aldığınız hurmanın hangi şartlarda saklandığına dikkat ederseniz bozuk gıda alma ihtimali düşecektir.
Erzincan’da iftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti: "Kesme kadayıf tatlısı"
11 Mart 2025 Salı - 08:52 Erzincan’da iftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti: "Kesme kadayıf tatlısı" Erzincan’ın yöresel tatlıları arasında yer alan ve coğrafi işaretli Erzincan kesme kadayıf tatlısı, Ramazan ayında yoğun talep görüyor. 2021 yılında "Erzincan kesme kadayıfı" ismiyle Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenen ve Mahreçli Coğrafi İşaret Belgesi alan tatlı, yörenin asırlık lezzetleri arasında yer alıyor. Asırlardır sofraları süsleyen tatlı Ramazan ayında iftardan sonra olmazsa olmazlardan. Yöre insanı tarafından üretilen tereyağı, süt, şeker ile yoğrulan hamur, yufka haline getirildikten sonra elde bıçakla kesilerek tel tel haline getiriliyor. Daha sonra, bakır tepsiye konulan kadayıfın üzerine yine bölgede yetişen cevizlerden bolca bırakılan kadayıf, tereyağı sürüldükten sonra fırında kısık ateşte pişiriliyor. Şerbetli olmasına rağmen tüketiciler tarafından hafif bir tatlı olduğu söylenirken özellikle iftardan sonra yenildiğinde rahatsız etmediğini ifade ediyor. Erzincan’da uzun yıllardır kadayıf üreticiliği yapan Fatma Ballı, 3 kişi başladıkları işletmede 40 kişi çalıştıklarını, tescil almak için de uzun uğraş verdiklerini anlatarak, "2005 yılında bu işe girdik eşimle beraber. O zaman 3 kişiydik, şimdi 40 kişiyiz. Erzincan’ın tanınmış ürünü kesme kadayıfı üretiyoruz. Ramazan ayı geldi ve üretimimiz daha fazla arttı. İftar sofralarının vazgeçilmezi kesme kadayıf üretiyoruz. 2019 yılında kadayıfa tescil için başvuruda bulunduk. 2021 yılının mayıs ayında bize cevap geldi ve Erzincan’ın tescilli ürünü oldu" dedi. ‘Dökme kadayıf gibi yapılmıyor’ Kesme kadayıfın tarifi hakkında İHA muhabirine bilgi veren Ballı, "Hamurunda diğer kadayıflar gibi değil de farklılığı; içerisinde süt, yağ, yumurta, karbonat, sirke ile yoğuruyoruz. Daha sora açıp kesiyoruz. Diğer dökme kadayıflar gibi değildir. Biraz meşakkatlidir. Daha sonra tepsiye tere yağı ile yayıp cevizle süsleyip ikram ediyoruz" diye konuştu. ‘‘Ramazan ayında üretim hızlandı, bayrama yakın yoğunluk artar’ Üretici Fatma Ballı, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte üretimin hızlandığını bayrama yakın daha da artacağını belirterek, "Ramazan ayında daha fazla iftar sofralarını süslüyor. Bayrama yakın daha fazla insanlar birbirlerine ikram ettiği için yoğunluğumuz daha fazla olacak" ifadelerini kullandı.
Devlet desteği Erzincanlı çiftçilere umut oldu
11 Mart 2025 Salı - 00:44 Devlet desteği Erzincanlı çiftçilere umut oldu Erzincan’da 24-25 Kasım 2024 tarihinde meydana gelen yoğun kar yağışı ve tipide zarar gören çiftçilerin yaraları sarıldı. Çiftçiler sezona yeni doğan kuzularla sıfırsan başladı. Erzincan’da 2024 yılının Kasım ayında meydana gelen yoğun kar yağışı ve tipi sonrasında il genelinde özellikler küçükbaş hayvan yetiştiricileri ve seracılık sektörü zarar görmüştü. Yağış sonrasında Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile ilçe tarım ve orman müdürlükleri tarafından meydana gelen zarar yapılan hasar tespit çalışmaları ile kısa sürede ortaya konularak Erzincan Valiliği’ne bildirilmişti. Erzincan Valiliği tarafından meydana gelen zarar Cumhurbaşkanlığı makamı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na bildirilerek çiftçilere nakdi yardım hayvan çadırları ulaştırıldı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker, Erzincan Merkeze bağlı Dereyurt Köyü’nde küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan Yakup Kalkan’ın küçükbaş hayvancılık işletmesini ziyaret etti. İşletme sahibi Yakup Kalkan sezona yeni kuzularla umut içerisinde başladıklarını belirterek, kuzu doğumlarının son derece iyi bir şekilde devam ettiğini, sürülerini büyütmenin mutluluğunu ailecek yaşadıklarını kaydetti. Kalkan, yaptığı açıklamada Kasım ayında meydana gelen aşırı kar yağışlarıyla hayvan barınaklarının zarar gördüğünü ifade ederek, "Kış mevsiminin başında ağıllarımız zarar gördü. Kışı nasıl geçireceğiz diye düşünürken devletimiz hemen tuttu elimizden. Kısa bir süre içerisinde Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından sağlanan çadırlar hemen bize teslim edildi. Ben buradan Cumhurbaşkanımıza, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya, Erzincan Valimiz Hamza Aydoğdu’ya ve Tarım Orman İl Müdürümüze teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Çiftçi Yakup Kalkan’a tarım sektörüne kattıkları değer ve üretim için teşekkür eden Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker, "Üretim bu kadim toprakların, bu kadim milletin en önemli araçlarından biridir. Türk çiftçisi en kötü şartlarda dahi her daim üretmeye devam etmiştir. Devletimiz, bakanlığımız, valiliğimiz ve tarım teşkilatlarımız bu aziz milletin emrindedir. Cumhurbaşkanımızın, bakanımızın ve valimizin himaye ve destekleri ile Erzincan çiftçisinin yaraları kısa sürede sarılarak tarımsal üretimin devamı sağlanmıştır. Çiftçilerimizle bu ülke bu millet için üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Tandırlar Ramazan sofraları için yanıyor
10 Mart 2025 Pazartesi - 09:52 Tandırlar Ramazan sofraları için yanıyor Doğu Anadolu’da Ramazan sofralarının vazgeçilmez yöresel lezzeti tandır ekmeği yakılan tandırlarda kadın ustalar tarafından pişiriliyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren tandırın yakılarak hazır hale getirilmesi ve ekmeğin pişirilmesine kadar büyük bir ustalık isteyen tandır ekmeği, kadın ustaların hünerli ellerinden Ramazan sofralarına sunuluyor. Geçmişten günümüze uzanan bir gelenek olan ve Erzincan’da dağ köylerinde halen kullanılan tandırlar birbirinden güzel lezzetlerin pişirilmesinde kullanılıyor. Anadolu’da yüzyıllardır kullanıldığı bilinen tandırlarda, kadınlar tarafından geceden mayalanıp sabahın erken saatlerinde hazırlanan hamurlarla Türk kültüründe geniş yer tutan tandır ekmeği pişiriliyor. Kadınlar tandır ekmeği üreterek hem UNESCO’nun somut olmayan kültür mirası listesine alınan lavaşı yaşatıyor hem de ekmek ihtiyacını karşılıyor. Erzincan İnönü Mahallesinde bulunan bir fırında kadın ustalar Ramazan ayı dolayısıyla sabahın erken saatlerinden itibaren tandırları yakarak hazırlıklara başlıyor. Yoğunluk olmasından dolayı da vardiyalı olarak çalışan kadınlar uzun yıllardır ekmek paralarını tandırdan kazanıyor. Tandır ekmeği yaparak geçimini sağlayan kadın, Ramazan’da işlerinin daha yoğun olduğunu belirterek, "Yıllardır tandırda çalışıyoruz. Sabah erkenden gelerek hamurumuzu hazırlıyoruz. İçine de tuz maya su koyuyoruz. Hiçbir katkı maddesi yok. Hazır hale gelene kadar bir yandan da tandırımızı yakıyoruz. Daha sonra da ekmeğimizi pişiriyoruz. Ramazan’da da işler bayağı yoğun. Erkenden gelip marketlere daha erken gönderiyoruz. Niyetli olarak çalışmak da zor oluyor ama elimizden geldiği kadar vatandaşları memnun etmeye çalışıyoruz" dedi.