Yerel Haberler
Erzincan
"Çocukluk çağı kanserlerini erken tespit etmenin en iyi yolu, söz konusu hastalığın belirtilerini gözden kaçırmamaktır"
14 Şubat 2025 Cuma - 17:06 "Çocukluk çağı kanserlerini erken tespit etmenin en iyi yolu, söz konusu hastalığın belirtilerini gözden kaçırmamaktır" Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü münasebetiyle Erzincan İl Sağlık Müdürlüğünce bilgilendirme yapılarak çocukluk çağı kanserleri hakkında farkındalık oluşturuldu. Bilgilendirmede her yıl 15 Şubat gününün, küresel çapta gerçekleştirilen etkinliklerle dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar kanserli tüm çocuk ve adölesanların tedavi, bakım ve desteğe eşit erişim ihtiyaçlarına dikkat çektiği kaydedildi. Yapılan paylaşımda "15 Şubat’ta; çocukluk çağı kanserleri hakkında farkındalık oluşturmak, kanserli çocuklar ve ailelerine destek sağlamak için küresel bir iş birliği kampanyası yürütülmektedir" denildi. Erzincan İl Sağlık Müdürlüğünce Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü ile ilgili olarak şu ifadelere yer verildi; Kanser, dünya çapında çocuklar ve adölesanlar arasında önde gelen ölüm nedenlerinden biridir; her yıl 0-19 yaş arası yaklaşık 300 bin çocuğa kanser teşhisi konulmaktadır. Ülkemizde ise bir yıl içerisinde yaklaşık 4 bin 700 çocuğa kanser teşhisi konulmaktadır. Çocukluk çağında ortaya çıkan kanser türleri yetişkinlikte ortaya çıkan kanser türlerinden önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Çocukluk çağı kanserlerinin en sık görülen türleri arasında lösemiler (yüzde 35), lenfomalar (yüzde 15), merkezi sinir sistemi tümörleri (yüzde 14,4) yer almaktadır. Son yıllarda çocukluk çağı kanserlerinin tedavilerinde önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Örneğin, 30 yıl önce kaçınılmaz olarak ölümcül olduğu düşünülen akut lösemi, günümüzde yüzde 70’i aşan beş yıllık yaşam oranıyla en sık görülen çocukluk çağı kanseridir. Diğer kanser türlerinin tedavisinde de benzer ilerlemeler kaydedilmiş; radyasyon tedavisi, cerrahi ve kemoterapi yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla çocukluk çağı kanserlerinde uzun süreli yaşam önemli ölçüde artmıştır. Çocuklar yetişkinlerden farklıdır ve genel olarak pediatrik kanserler önlenebilir değildir. Erken teşhis hedefine ulaşmak amacı ile farklı belirtilerin dikkate alınarak hem ebeveynlerin hem de sağlık personelinin harekete geçmesi önemlidir. Çocukluk çağı kanserlerinin neden sonuç ilişkisi erişkinlerde görülen kanserler kadar net değildir ve bilinen bir tarama programı yoktur. Bugüne kadar çocukluk çağı kanserleri için sadece birkaç kesin risk faktörü tanımlanmıştır. Karsinojenitesi bilinen risk faktörlerinden biri iyonlaştırıcı radyasyondur. İyonize radyasyonun lösemi ve tiroid kanser riskini arttırdığı yapılan birçok çalışma ile ortaya konmuştur. Muhtemel diğer risk faktörleri arasında; genetik yatkınlık, genetiğe dayalı bireysel duyarlılık, bazı virüslere maruziyet (Epstein-Barr, Hepatit B, İnsan Herpes ve HIV virusları gibi) yer almaktadır. Çocukluk çağı kanserleri için uyarıcı olabilecek belirti ve semptomlar şu şekilde sıralanabilir: Deride solukluk (Kansızlık, anemi varlığı) Halsizlik Enfeksiyonlara yatkınlık Sıra dışı kanamalar (burun kanaması, diş eti kanamaları, cilt altı kanaması gibi), ciltte sık sık morluklar, kesik oluştuğunda kanamanın güçlükle durdurulması İştahsızlık, açıklanamayan ani kilo kaybı Dalakta büyüme Lenf düğümlerinde şişlikler Kemik ve eklemlerde ağrılar (özellikle sıklığı ve şiddeti artıyorsa, uykudan uyandırıyorsa) Açıklanamayan ateş Ani görme değişiklikleri Genellikle kusmanın eşlik ettiği, sık baş ağrısı Yukarıda sayılan belirtilerden birçoğunun, kanser hastalığı dışında herhangi başka bir sebepten de kaynaklanabileceği ve aslında bu ihtimalin daha yüksek olduğu unutulmamalıdır. Erken belirtiler genellikle çok daha yaygın hastalıkların veya yaralanmaların neden olduğu belirtilere benzer olduğundan çocuklardaki kanserleri hemen fark etmek zor olabilir. Yine de birçok çocukluk çağı kanseri, şikayetler ve belirtiler nedeni ile başvurulan bir doktor ya da ebeveynler tarafından erken dönemde tespit edilir. Çocuklarda kanser yaygın olmamakla birlikte, geçmeyen olağan dışı belirti veya semptomların varlığında bir sağlık kuruluşuna baş vurmak doğru olacaktır. "Çocukluk çağı kanserlerini erken tespit etmenin en iyi yolu, söz konusu hastalığın belirtilerini gözden kaçırmamaktır" Dolayısıyla ebeveynlerin farkındalığının artması hayat kurtarıcı rol oynamaktadır. Çocukluk çağı kanserlerinin en sık başvuru belirtilerinin, hastayı ilk gören hekim tarafından bilinir olması hastanın vakit kaybetmeden tanı ve tedaviye ulaşmasını sağlamada en önemli faktördür. Çocuklarda kanser tedavisi, Ülkemizde Genel Sağlık Sigortası kapsamında olup ücretsiz yapılmaktadır. Sağlıklı çocuklar ve ergenler, üretken ve sürdürülebilir topluluklara ve ilerici uluslara katkıda bulunur. Kaybedilen her çocuk geleceğin yeri doldurulamaz bir parçasıdır. "Çocuklardaki kanser, küresel kanser yükünün yalnızca küçük bir kısmı olsa da, çocuklar ve aileleri için bu, yaşamla ölüm arasındaki farktır." Çocukluk çağı kanseri önemli bir halk sağlığı ve toplumsal bir sorundur. Bu nedenle vatandaşlarımızın, çocukluk çağı kanserleri hakkında bilgilendirilmeleri, erken tanı ve tedavi için çocukluk çağı kanserlerinin bulgu ve belirtilerinin bilinirliğinin artırılması yararlı olacaktır. Çocukluk çağı kanserlerinin önlenmesi, erken tanı ve tedavi için hemen harekete geçmeliyiz!
Kalça ve diz protezi ameliyatlarında yüz güldüren sonuçlar alınıyor
14 Şubat 2025 Cuma - 12:46 Kalça ve diz protezi ameliyatlarında yüz güldüren sonuçlar alınıyor Yaşın ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan eklem kireçlenmesi, hayat kalitesini düşürüyor. Gündelik hayatta yürümeyi, merdiven inip çıkmayı dahi zorlaştıran hastalığa karşı diz ve kalça protezi ameliyatları büyük önem taşıyor. Kalça ve diz protezi ameliyatları ile ilgili açıklamada bulunan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nizamettin Koçkara, "Bu ameliyatlar uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi tekniklerle uygulandığında, hastaların ağrılarını azaltan, hareket kabiliyetini artıran ve yaşam kalitelerini önemli ölçüde iyileştiren başarılı bir tedavi yöntemidir" dedi. Prof. Dr. Koçkara; "Kalça ve diz protezleri, hasar görmüş veya aşınmış eklem yüzlerinin, yüksek teknoloji kullanılarak üretilen özel metaller protezlerle değiştirildiği cerrahi işlemlerdir. Bu ameliyatlar, genellikle şiddetli ağrı, hareket kısıtlılığı ve yaşam kalitesinde düşüş yaşayan hastalar için düşünülür. Hangi durumlarda önerilir? Total kalça protezii, kalça ekleminde kireçlenme (osteoartrit), romatoid artrit, avasküler nekroz (kan akımının kesilmesi sonucu kemik dokusunun ölmesi) veya kırık sonrası gelişen eklem sorunları gibi durumlarda önerilebilir. Total diz protezi ise diz ekleminde kireçlenme, romatoid artrit veya travma sonrası eklem yüzeylerinde gelişen hasar gibi durumlarda gündeme gelebilir. Ameliyat öncesi süreç Ameliyat öncesi hastalar detaylı bir değerlendirmeden geçirilir. Bu süreçte hastanın tıbbi öyküsü alınır, fiziksel muayene yapılır ve çeşitli testler istenir. Röntgen, MR, BT ve kan testleri gibi tetkikler, eklemin durumu ve hastanın genel sağlık durumu hakkında bilgi sağlar. Gerekirse, ek testler de istenebilir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, eklemdeki hasarın derecesi ve yaşam tarzı gibi faktörler, ameliyat kararında önemli rol oynar." diye konuştu. Ameliyat sırasında yapılanlara değinen Prof. Dr. Nizamettin Koçkara, "Ameliyat genellikle spinal anestezi (belden uyuşturma) altında yapılır. Cerrah, hasarlı eklemi çıkarır ve yerine protezi yerleştirir. Protezler, metal, plastik veya seramik gibi malzemelerden yapılabilir. Kalça protezinde, uyluk kemiğine bir protez sapı yerleştirilir ve kalça yuvasına da bir protez yerleştirilir. Diz protezinde ise uyluk ve kaval kemiğinin uçları kesilerek protezlerle kaplanır. Ameliyat süresi, genellikle 1-1,5 saat arasında değişir. Ameliyat sonrası süreç Ameliyat sonrası hastalar genellikle birkaç gün hastanede kalır. Bu süreçte ağrı kontrolü sağlanır, yara bakımı yapılır ve fizik tedaviye başlanır. Fizik tedavi, hastanın hareket kabiliyetini yeniden kazanmasına ve kaslarını güçlendirmesine yardımcı olur. Bu aşamadan hastaların bir destekle yürümesi çok önemlidir. Hastalar, genellikle birkaç hafta içinde günlük aktivitelerine dönebilirler. Ancak, tam iyileşme süreci birkaç ay sürebilir. Ameliyat sonrası dönemde düzenli olarak kontrole gitmek ve doktorun önerilerine uymak önemlidir. Riskler ve komplikasyonlar Her cerrahi işlemde olduğu gibi, bu ameliyatların da bazı riskleri vardır. Enfeksiyon, kan pıhtılaşması, protezde gevşeme veya sinir hasarı gibi komplikasyonlar nadir de olsa görülebilir. Ancak, modern cerrahi teknikler ve deneyimli cerrahlar sayesinde bu riskler en aza indirilir. Ameliyat sonrası dönemde enfeksiyon riskini azaltmak için hijyene dikkat etmek, yara bakımını düzenli yapmak ve dpoktor önerilerine eksiksiz uymak önemlidir. Dikkat edilmesi gerekenler Ameliyat sonrası hastaların doktorlarının önerilerine uymaları çok önemlidir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, kilo kontrolüne dikkat etmek ve düşmelerden kaçınmak iyileşme sürecini hızlandırır ve protezin ömrünü uzatır. Ayrıca, protezli eklemi aşırı zorlamamak ve doktorun önerdiği hareketleri yapmak da önemlidir. Ameliyat sonrası dönemde uzun süre ayakta kalmaktan, ağır kaldırmaktan ve ani hareketlerden kaçınmak gerekir." şeklinde konuştu. Sonuç Total kalça ve diz protezi ameliyatları, yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilen etkili bir tedavi yöntemidir. Ancak, her hasta için en uygun tedavi yöntemini belirlemek için bir ortopedi uzmanına danışmak önemlidir. Bu ameliyatlar uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi tekniklerle uygulandığında, hastaların ağrılarını azaltan, hareket kabiliyetini artıran ve yaşam kalitelerini önemli ölçüde iyileştiren başarılı bir tedavi yöntemidir.
Erzincan’da gıda denetimleri sıklaştırıldı
14 Şubat 2025 Cuma - 09:18 Erzincan’da gıda denetimleri sıklaştırıldı Yaklaşan Ramazan ayı öncesinde Erzincan genelinde gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla gıda üretimi, satışı ve toplu tüketimi yapılan noktalarda yürütülen gıda denetim çalışmaları titizlikle yürütülüyor. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü Gıda Kontrol Ekipleri tarafından Erzincan genelinde yürütülen çalışmalar sıklaştırıldı. Erzincan’da her gün yapılan denetimlere Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker ve Gıda Yem Şube Müdürü Eyüp Aytaç da zaman zaman eşlik ediyorlar. Erzincan’da bulunan 2 bin 545 adet gıda işletmesi yıl boyunca denetlenirken, ekipler tarladan sofraya kadar gıda güvenliğinin sağlanmasını amacıyla denetimlerini titizlikle yürütüyor. Erzincan’da İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker başkanlığında geçtiğimiz hafta yapılan toplantıda gıda denetimlerinin artarak devam ettirilmesi kararı alınmıştı. Alınan kararların ardından yaklaşan Ramazan ayı öncesinde gıda arzının yoğunlaşacağı dönemde, vatandaşların mağdur olmaması amacıyla Erzincan genelinde denetimler artırıldı. Erzincan’da öncelikli olarak gıda üretim noktalarına yoğunlaşan ekipler, kullanılan hammaddeler, üretim aşamaları, hijyen, gıda kodeksine uygunluk, çalışanların ve çalışma ortamlarının yasalara uygunluğu, gramaj, ambalajlama, depolama ve sevkiyat gibi birçok faktörü göz önünde bulunduruyor. Gıda denetimlerine katılan Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda gıdada taklit ve tağşişin önlenmesi, mevzuata uygunluk, tüketicilerin korunması gibi amaçlarla gıda denetim çalışmalarının yıl boyunca titizlikle devam ettirileceğini, vatandaşların gıda güvenliğinin sağlanması noktasında her türlü önlemin alınacağını kaydetti. İl Müdürü Koçaker açıklamasında; "Erzincan genelinde ekiplerimiz gün boyu denetimlerini sürdürüyor. Gıda güvenliğinin sağlanması Bakanlığımız titizlikle üzerinde durduğu bir konudur. Mevzuat çerçevesinde kesinlikle taviz verilmeyecek. Vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde gıda ürünleri almaları ve tüketmeleri noktasında ne gerekiyorsa hepsini sağlamaya çalışıyoruz. Ancak her zaman dediğimiz gibi en iyi denetçi tüketicidir. Vatandaşlarımızın bu konularda dikkatli olması büyük önem taşıyor. Gıda işletmelerinde herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmaları durumunda bunu Alo 174 Gıda Hattı’nı arayarak anında bildirsinler. Bu noktada ekiplerimiz hemen devreye giriyor, o işletmelere gidip durumu inceleyerek mevzuat çerçevesinde gerekli işlemleri uyguluyorlar" diye konuştu.