Yerel Haberler
Erzincan
25 Mart 2026 Çarşamba - 08:32 Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.
Op. Dr. Akyüz: “Rahim ağzı kanseri önlenebilir bir kanser türüdür”
24 Ocak 2025 Cuma - 07:10 Op. Dr. Akyüz: “Rahim ağzı kanseri önlenebilir bir kanser türüdür” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Emrullah Akyüz, rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler paylaşarak, “Rahim ağzı kanseri önlenebilir bir kanser türüdür” dedi. Op. Dr. Emrullah Akyüz, “Rahim ağzı kanseri, rahmin alt bölgesinde yer alan serviks adlı bölgenin kanseridir. En çok human papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu nedeniyle gelişir. Erken tanı konulduğunda tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır, bu yüzden farkındalık ve tarama testleri çok önemlidir. Her yıl dünyada 600 binin üzerinde yeni vaka tespit edilmekte ve bu vakaların önemli bir kısmı tarama programlarından faydalanmadığı için ilerlemiş evrelerde ortaya çıkıyor.” diye konuştu. Korunmada iki temel unsurun aşılama ve düzenli tarama olduğunu kaydeden Op. Dr. Emrullah Akyüz, “HPV aşısı, rahim ağzı kanserini önlemede yüzde 90’lara varan bir koruma sağlar. Bu aşı hem kadınlara hem erkeklere önerilmektedir. Ayrıca, düzenli olarak pap smear ve HPV testleri yaptırmak, kanserin erken aşamada tespit edilmesini sağlar. Bunun yanında tütün kullanımından uzak durmak, güvenli cinsel ilişkiler tercih etmek ve genel sağlık kontrolünü ihmal etmemek de çok önemlidir. Tarama yaşı genelde 21 yaşından itibaren başlar. 21-29 yaş aralığındaki kadınlara her 3 yılda bir Pap smear testi önerilir. 30-65 yaş aralığında ise Pap smear ve HPV testinin birlikte yapılması ve bu testlerin her 5 yılda bir tekrarlanması uygun bulunur. Ancak bireysel risk durumlarına göre bu süre aralıkları değişebiliyor.” dedi. Tedavi yaklaşımları ve erken ve ileri evrelerde tedavi farklılıkları ile ilgili bilgi veren Op. Dr. Akyüz, “Erken evre rahim ağzı kanseri genellikle cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir. Bu müdahale, rahmin tamamen alınmasını veya daha konservatif bir yaklaşımla sadece kanserli dokunun temizlenmesini içerebilir. Ancak ileri evrelerde cerrahinin yanında radyoterapi ve kemoterapi gibi tedavi yöntemleri de gerekebilir. Erken tanı, hastanın hem yaşam kalitesini hem de tedavi başarısını belirleyen en kritik faktördür. Rahim ağzı kanseri, aşılama ve düzenli taramalarla büyük ölçüde önlenebilir. Bu konuda bilgi sahibi olun ve hem kendinizi hem de sevdiklerinizi korumak için gereken adımları atın. Unutmayın, erken tanı hayat kurtarır.” ifadelerine yer verdi.
Yayladan sofraya Erzincan Tulum Peyniri
24 Ocak 2025 Cuma - 07:10 Yayladan sofraya Erzincan Tulum Peyniri Erzincan’ın meşhur tulum peyniri, yüksek rakımlı yaylalarda doğal yöntemlerle üretilen ve coğrafi işaretle korunan bir lezzet. Ancak üreticiler, peynirlerinin taklit edilmesinden şikayetçi. Erzincanlı üreticiler, tulum peynirinin üretiminde kullanılan doğal malzemeler ve geleneksel yöntemler hakkında bilgi verdi. Peynirin lezzetinin, yüksek rakımlı yaylaların zengin bitki örtüsünden ve doğal beslenen hayvanların sütünden geldiğini belirttiler. Üreticiler, özellikle hazır mayaların kullanılmasıyla peynirin lezzetinin kaybolduğunu ve peynirin rengini taklit ederek tüketicileri yanıltmaya çalıştığını ifade etti. Erzincanlı tulum peyniri üreticisi Nurettin Yıldırım konu ile ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Erzincan tulum peyniri bölgemizde, Erzincan’ın merkezinde, ilçelerinde, üreticilerimiz yüksek rakımlı yaylalara, zirvelere çıkıyor. Akkaraman koyun sütünden doğal şırdan mayası kullanılarak üretilen bir peynirimizdir. Peynirimizin güzelliği yüksek rakımlı yaylaların doğasından, bin bir çiçek otundan, çiçeğinden gelen bir lezzettir. Hayvanlarımız doğal beslenir, sütünü bize verir. Almış olduğumuz bu sütü biz doğal yapmış olduğumuz şırdan mayasıyla mayalayıp, kemah tuzuyla tuzlayıp üretim yapmaktayız. Şırdan mayası dediğimizde, bildiğimiz doğal şırdanı yine yöremizde, yaylalarımızda topladığımız kekik otu, işte nohutla mayamızı yapar ve şırdan mayasıyla mayalarız. Bu çok doğal, etkin ve güzel bir mayadır. Yani hazır mayalara benzemez. Hazır mayayla denediğimiz zaman peynirimizin lezzeti kayboluyor. Biz yaylalardan günlük almış olduğumuz teleme peyniri mandıramızda 2 gün dinlendirip, merkeze fabrikamıza indiriyoruz. Fabrikamızda tekrar bu ürünü, suyunu doğal olarak attırıyoruz yani peynir altı suyunu. Kuruma aşamasına geldikten sonra bunu telememizi eziyoruz. Ezdikten sonra yöremize ait coğrafi tescili almış Kemah tuzuyla tuzluyoruz. Yine pamuktan yapılmış bez torbalara bunu sıkı basıyoruz. Bunu yine bir 15 gün dinlendiriyoruz. Her 3 günde bir ya da 2 günde bir ters yüz yapıyoruz. Hem tuzunu alsın, lezzetini alsın hem de suyunu atsın diye. Ondan sonra deriye basıyoruz bidona basıyoruz. Bunu soğuk hava depolarımıza diziyoruz olgunlaşmaya bırakıyoruz. Ne kadar olgunlaşıyor, 4 ay. Peynirimiz 4 ay olgunlaştıktan sonra tam kıvamına gelmiştir. Ondan sonra olgunlaşan her partiyi açıp paketliyoruz. Küçük paketlerde yarım kilo, bir kilo vesaire, isteğe göre sofralarınıza gönderiyoruz. Bizim sıkıntılarımız da bizim taklidimizi Türkiye’nin her noktasında, her ilde herkes yapıyor. İşte Erzincan Tulum peyniriyle hiç alakası olmayan bir peyniri benzetip, işte biri yaprak diyor, öbürü torba diyor ama satış yerlerinde de kağıda "Erzincan Tulum Peyniri" diye yapıştırıyorlar. Tüketicilerimiz bazen dikkat ediyor ama çoğunlukla dikkat edilmiyor. Bu tamamen bir emek hırsızlığıdır. Biz bunun önüne geçemiyoruz. Bu işte Erzincan’da yapıldığı zaman önüne geçiliyor, bakıyorsun Rize’de yapılıyor ya da Antalya’da yapılıyor. Türkiye’nin her tarafında bu yapılıyor. Tulum peynirinin rengini benzetiyorlar ama lezzetini, aromasını, gerisini benzetemiyorlar. Bizim peynirimiz coğrafi tescil almış, güzel, yöresel bir üründür. Kendine has kokusu, rehası, rengi vardır. Ama insanlarımız çok rahat, rengini benzetebiliyorlar, rengini benzettikten sonra götürüyorlar, tadı ve gerisi olmayınca çöpe atarlar, bize küserler. Erzincan tulum peyniri böyleyse biz bir daha tüketmeyelim diyorlar. Aslında Erzincan Tulum Peyniri çok güzel bir üründür. İşte kahvaltılarda, cevizle, üzümle, yani biz bu ürünü 4 mevsim, 3 öğün sofralarda yesek doymayız, bırakmayız. Başka bir şey istemeyiz. Ama işte bu bez torba peynirleri dediğimiz, yapma tulum dediğimiz, benzetilen tulumlar markette ya da şarküteride ya da kenar pazarlarda üzerine yapıştırılmış bir şeyde bir çubukta yazılır, "Erzincan Tulum Peyniri" gerisi yok. Bu konuda biz tüketicilerimizden çok küçük bir şey istiyoruz. Aldığınız her tulum peynirinin etiketine dikkat edin. Nerede üretilmiş ve içerisinde ne vardır? Etiket bilgilerinde yazılı. Yani tüketicilerimiz çok daha dikkatli olursa hem kandırılmamış olur hem de daha güzel bir tulum peynirine ulaşmış olurlar."
Erzincan’da Varroa’ya karşı oksalik asit kullanımı eğitimi ve dağıtımı yapıldı
24 Ocak 2025 Cuma - 07:09 Erzincan’da Varroa’ya karşı oksalik asit kullanımı eğitimi ve dağıtımı yapıldı Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Erzincan Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından yürütülen ve Erzincan İl Özel İdaresi tarafından desteklenen proje kapsamında; Erzincanlı arıcılara oksalik asit dağıtımı yapıldı. Erzincan Belediyesi çok amaçlı toplantı salonunda düzenlenen programa Erzincan Vali Yardımcısı Rumeysa Sena Kurt, Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin, arıcılar ve davetliler katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Erzincan Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Rahmi Özendi, "Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz ile ortaklaşa hazırladığımız program kapsamında valiliğimizin ve il özel idaresinin finanse ettiği arılarda Varroa’ya karşı oksalik asit kullanımının yaygınlaştırılması kullanılması, kullanım şekilleri bununla ilgili bilgi vermek. Ücretsiz oksalik asit dağıtmak üzere toplandık. Samsun ilimizden Dr. Ali Korkmaz hocamızı davet ettik. Bunun kullanımı ile ilgili, arı sağlığının nasıl olması gerektiği konularda bilgiler verecek. Erzincan ilimizin daha iyi yere gelmesi için çalışacağız" dedi. Daha sonra kürsüye gelen Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin, Erzincan arıcılığının daha iyi yerlere geleceğini belirterek, hafta içinde Bakanlık emrine görevlendirildiğini belirterek; katılımcılardan helallik aldı. Toplantıda konuşan Erzincan Vali Yardımcısı Rumeysa Sena Kurt ise tarım ve hayvancılık ile arıcılık sektörünün önemine vurgu yaptı. Arıcıların son derece önemli bir üretimi gerçekleştirdiğini belirten Vali Yardımcısı Rumeysa Sena Kurt, arıcılık ve bal üretiminin tarihi sürecine değinerek; "Kur’an-ı Kerimde arı ile ilgili sure var. Nahl Suresi var. Peygamber efendimiz kuran ve arı şifadır buyuruyor. Bu anlamda çok önemli bir iş yapıyorsunuz" dedi. Programda Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Engin Kılıç’ın Apiterapi sergisi gezildi. Programın ikinci bölümünde ise Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden arıcılık uzmanı Dr. Ali Korkmaz, arıcılık sektörüne büyük zarar veren varroa parazitine karşı oksalik asit kullanımı konusunda katılımcılara geniş çaplı eğitim verdi.
KUDAKA, Erzincan’dan 2 projeye destek sağlayacak
24 Ocak 2025 Cuma - 07:08 KUDAKA, Erzincan’dan 2 projeye destek sağlayacak Erzincan, Bayburt ve Erzurum’un yer aldığı Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) bölgesinde Bayburt’tan 3, Erzurum’dan 3 ve Erzincan’dan 2 olmak üzere toplam 8 projeye onay verildi. KUDAKA tarafından yürütülen “SOGEP Anadolu’dakiler Programı" ile 2024 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı’na sunulan proje başvurularının değerlendirme süreci tamamlandı. İllerde yerel dinamikleri harekete geçirerek yoksulluk, göç ve kentleşmeden kaynaklanan sosyal sorunları gidermek, değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçlara karşılık vermek, toplumun dezavantajlı kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamak, istihdam edilebilirliği artırmak, sosyal içermeyi, sosyal girişimciliği ve yenilikçiliği desteklemek ve sosyal sorumluluk uygulamalarını yaygınlaştırmak amaçlarını önceleyen program kapsamında bölgeden 8 proje başarılı bulunarak destek almaya hak kazandı. Yatırım tutarı yaklaşık 50 milyon TL olan 8 projeye KUDAKA tarafından yaklaşık 40 milyon TL destek sağlanacak. Projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte bölgede 147’si kadın olmak üzere toplam 168 kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor. 2024 Yılı SOGEP ve SOGEP Anadolu’dakiler Programı kapsamında destek almaya hak kazanan projeler listesi: 1. Bayburt- Bayburt Ekoköy-2 Projesi (Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü) SOGEP 2. Erzurum- Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor (İspir Belediye Başkanlığı) SOGEP 3. Erzurum- Köylerde Üretim Atölyesi Projesi (Yakutiye Belediye Başkanlığı) SOGEP 4. Erzurum- Kadınlar Çalışsın, Ehram ve Ehram Bez Bebek Üretilsin (Atatürk Üniversitesi Tortum Meslek Yüksek Okulu) SOGEP 5. Erzincan- Üzümlü Belediyesi Yöresel Ürün Pazarı (Üzümlü Belediye Başkanlığı) SOGEP 6. Bayburt- Ehramdan Geleceğe Çağrı (Baksı Kültür Sanat Vakfı) SOGEP Anadolu’dakiler 7. Bayburt- Gelenekten Geleceğe Kültürümüzü Dokuyoruz (Kenan Yavuz Kültür Vakfı) SOGEP Anadolu’dakiler 8. Erzincan- Hünerli Ellerden Tescilli Lezzetler (S.S. Erzincan Hünerli Eller Kadın Girişimi Üretim Ve İşletme Kooperatifi) SOGEP Anadolu’dakiler.