Yerel Haberler
Erzincan
Bahar geldi, risk arttı: Yabani mantar tüketimine dikkat 28 Mart 2026 Cumartesi - 10:22:52 Erzincan’da baharın gelmesiyle birlikte doğada kendiliğinden yetişen mantarlara ilgi artarken, uzmanlar bilinçsiz tüketimin ciddi zehirlenmelere ve ölüme yol açabileceği uyarısında bulundu. Doğal alanlarda yetişen mantarların kontrolsüz şekilde tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, vatandaşların yalnızca denetimli ve onaylı kültür mantarlarını tercih etmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’de doğada yetişen yaklaşık 40 yenilebilir mantar türü bulunduğunu, buna karşılık yaklaşık 100 türün ise zehirli olduğunu ifade eden uzmanlar, bazı türlerin ölümcül etkilere sahip olabildiğine dikkat çekti. Zehirli ve zehirsiz mantarların dış görünüşle ayırt edilemeyeceğini belirten uzmanlar, "Birbirine çok benzeyen mantar çeşitlerinden biri zehirliyken diğeri yenilebilir olabilir. Bu nedenle doğadan toplanan mantarların tüketilmesi ciddi risk taşır." uyarısında bulundu. Mantar zehirlenmelerinin özellikle yağışlı ve nemli dönemlerde arttığını kaydeden uzmanlar, yabani mantarların tüketilmesi halinde başta sindirim sistemi olmak üzere merkezi sinir sistemi, karaciğer ve böbreklerde ciddi hasar oluşabileceğini bildirdi. Zehirlenmelerin önlenmesinin en etkili yolunun doğada yetişen mantarların tüketilmemesi olduğunu vurgulayan uzmanlar, bunun yerine kültür mantarlarının tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlar, mantar tüketimi sonrası sersemlik, mide bulantısı, kusma, ishal, terleme, bulanık görme, tansiyon düşüklüğü ve nabız artışı gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Zehirlenme belirtilerinin bazı durumlarda mantar tüketiminden saatler sonra ortaya çıkabileceğine işaret eden uzmanlar, ağır vakalarda karaciğer ve böbrek yetmezliği, koma ve ölüm riskinin bulunduğunu kaydetti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 10:07 Kış uykusundan uyanan arılar Erzincan’da yeni sezona hazırlanıyor Erzincan’da çetin geçen kışın ardından kış uykusundan uyanan bal arıları, havaların ısınmasıyla birlikte doğayla buluşurken arıcılar da yeni sezon hazırlıklarına başladı. Zengin bitki çeşitliliğiyle öne çıkan kentte yaklaşık 125 bin kovan bulunurken, arıcılar yaz aylarında yapılacak bal hasadı öncesinde kovan bakım çalışmalarını sürdürüyor. Kış mevsiminin uzun ve sert geçtiği Erzincan’da olumsuz hava koşulları arıcılığı da etkiledi. Yeterli besin bulmakta zorlanan arılar için üreticiler takviye besleme yapmaya yöneldi. Kentte arıcılıkla uğraşan Veysel Kalkan, yaklaşık 28 yıldır ailesiyle birlikte bu işi yaptığını belirterek, arıcılığın sürekli takip gerektiren zor ve zahmetli bir meslek olduğunu söyledi. Arıların bakımına yoğun şekilde devam ettiklerini ifade eden Kalkan, "Bu yıl don olayı yaşandı. Besin çok önemli olduğu için arılarımıza takviye yapıyoruz. Kışın uzun sürmesi nedeniyle arılar zayıf çıktı. Buna rağmen elimizden geleni yapıyoruz." dedi. Lise son sınıf öğrencisi Zeynep Gülsüm Kalkan da ailesine destek olmak amacıyla arıcılıkla ilgilendiğini belirterek, "Zor ama keyifli bir iş. Hem vakit geçiriyorum hem de babama yardımcı oluyorum." diye konuştu. Erzincan Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Rahmi Özendi ise Erzincan’ın bitki florası ve bal üretimi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Kentte özellikle geven ve kekik balının öne çıktığını dile getiren Özendi, Erzincan’daki kovan sayısına ek olarak dışarıdan gelen gezgin arıcılarla birlikte yaklaşık 200 bin kovanın bölgede faaliyet gösterdiğini belirtti. Özendi, birlik olarak arıcılara eğitim ve destek sağladıklarını ifade ederek, üretimin artırılması ve bal kalitesinin yükseltilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.
Kamu Kurumlarına Yönelik Kurumsal Sosyal Medya Kullanım Rehberi sunumu tanıtıldı
26 Aralık 2024 Perşembe - 10:57 Kamu Kurumlarına Yönelik Kurumsal Sosyal Medya Kullanım Rehberi sunumu tanıtıldı Kamu kurumlarının dijital medyada yürüttükleri iletişim faaliyetlerini daha etkin, verimli ve belirli prensipler doğrultusunda gerçekleştirmelerine rehberlik etmek amacıyla hazırlanan "Kamu Kurumlarına Yönelik Kurumsal Sosyal Medya Kullanım Rehberi" için özel bir tanıtım ve bilgilendirme toplantısı düzenlendi. İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleşen sunuma, kamu görevlileri ve sosyal medya yönetiminde görev alan enformasyon görevlilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürü Metehan Akkaya, yaptığı açıklamada, ‘Kamu Kurumlarına Yönelik Kurumsal Sosyal Medya Kullanım Rehberi’nin, kamu kurumlarının dijital platformlarda daha etkin ve profesyonel bir iletişim stratejisi geliştirmelerine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Akkaya, rehberin, dijital çağın gerekliliklerine uygun olarak hazırlanmış kapsamlı bir yol haritası sunduğunu belirterek, kamu kurumlarının sosyal medyada doğru, hızlı ve etkili bir şekilde iletişim kurmalarına destek olacağını da vurguladı. Toplantıda, rehberin hazırlanış süreçleri, içerdiği prensipler ve sosyal medya kullanımının kamu kurumları için olan önemi detaylı şekilde ele alındı. Rehberin temel amacının, kamu kurumlarının sosyal medya platformlarındaki faaliyetlerini daha güvenilir, şeffaf ve etkili bir şekilde yönetmelerine katkıda bulunmak olduğu vurgulandı. Özellikle, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve kurumlar arası iletişimde dijital platformların etkin bir şekilde kullanılmasının önemine de dikkat çekildi. Gerçekleşen etkinlik kapsamında, İletişim Başkanlığı tarafından sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken etik kurallar, kriz yönetimi, etkili içerik oluşturma teknikleri ve sosyal medyanın halkla ilişkilerdeki rolü üzerine kapsamlı bir sunum yapıldı. Etkinlik sonunda, rehberin kamu kurumları arasında dijital medya alanında standart bir yaklaşım geliştirilmesine büyük katkı sağlayacağı ifade edildi. Bu tür bilgilendirme toplantılarının devam edeceğini ve rehberin uygulanabilirliğini artırmaya yönelik çalışmaların da sürdürüleceği İletişim Başkanlığı tarafından belirtildi. Etkinliğe katılan enformasyon görevlileri, yapılan etkinliğin dijital medya çağında kamu kurumlarının daha etkili iletişim kurabilmesi adına önemli bir adım olarak nitelendirdiler.
Aile Hekimi Dr. Çetin, yeni yönetmeliği anlattı
26 Aralık 2024 Perşembe - 10:24 Aile Hekimi Dr. Çetin, yeni yönetmeliği anlattı 30 Ekim tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ilgili değerlendirmelerde bulunan Erzincan Mimar Sinan Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimlerinden Dr. Mehmet Oğuz Çetin, “Yeni yönetmelikle birlikte aile hekimleri, kronik hastalıkların tarama ve takip süreçlerinde daha etkin bir rol üstlenecek” dedi. Dr. Mehmet Oğuz Çetin, Aile Sağlığı Merkezlerinde yürütülen hizmetler, Aile Hekimliğinin koruyucu sağlık hizmetlerindeki önemi ve Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan yeni aile hekimliği yönetmeliği hakkında açıklamalarda bulundu. Aile Hekimi Dr. Çetin, sisteme kazandırılan yeniliklerin hem bireysel hem de toplumsal olarak değerli olduğunu belirterek yaptığı açıklamada; “Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemelerle birlikte, aile hekimliği sistemine kazandırılan yeniliklerin hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bu yönetmelik, birinci basamak sağlık hizmetlerinin gücünü artırmayı ve halk sağlığına yönelik daha etkili çözümler sunmayı amaçlıyor. Özellikle kronik hastalıkların erken teşhisi, düzenli takibi ve akılcı ilaç kullanımı gibi başlıklarda önemli adımlar atıldığını görüyoruz” dedi. “Erken teşhis etme ve etkin şekilde takip edebilme olanakları artacak” Kronik rahatsızlıkların giderek yaygınlaştığına ve erken teşhis ile kontrol altına alınabileceğine değinen Aile Hekimi Çetin; “Toplumumuzda obezite, diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik sağlık sorunlarının giderek yaygınlaştığını hepimiz biliyoruz. Bu düzenlemeyle, aile hekimlerimizin bu hastalıkları erken teşhis etme ve etkin şekilde takip edebilme olanakları artacak. Hastalık Yönetim Platformu gibi yeni uygulamalar sayesinde, sadece hastalıkların tedavisi değil, önlenmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması da mümkün olacak. Özellikle sık görülen kanser türlerine yönelik tarama programlarının güçlendirilmesi, erken teşhisle birlikte tedavi başarısını artırabilir” şeklinde konuştu. “Akılcı ilaç kullanımı” Akılcı ilaç kullanımının hem bireysel sağlığın korunması hem de ülke ekonomisi açısından oldukça önemli bir konu olduğunu ifade eden Aile Hekimi Çetin, “Gereksiz ilaç tüketiminin önlenmesi, ilaçların daha doğru ve etkili bir şekilde kullanılması için aile hekimlerinin rehberlik yapacağı bir sistemin oluşturulması oldukça kıymetli bir adım. Bu sayede hem sağlık kaynakları daha verimli kullanılacak hem de vatandaşlarımız gereksiz ilaç kullanımı nedeniyle oluşabilecek yan etkilerden korunmuş olacak” sözlerini kullandı. Yönetmelikte yer alan bir diğer dikkat çekici yeniliğin birinci basamak sağlık hizmetlerinin hasta odaklı bir yaklaşımla yeniden ele alınması olduğunu belirten Çetin, “Aile hekimlerinin kronik hastalık yönetimi, çocuk ve anne sağlığı, aşılama ve genel koruyucu sağlık hizmetlerindeki rolleri daha da belirginleşiyor. Bu durum hem sağlık çalışanlarının motivasyonunu artıracak hem de vatandaşlarımızın daha kaliteli ve kapsamlı bir hizmet almasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Her değişiklik de olduğu gibi, yeni yönetmeliğin de uygulama süreçlerinde bazı zorluklarla karşılaşılmasının muhtemel olduğuna değinen Çetin, “Bu tür yeniliklerin uzun vadede sağlık sistemimize ve toplum sağlığına çok büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum. Sağlıklı bir geleceğin, güçlü bir birinci basamak sağlık sistemiyle mümkün olabileceği gerçeğini göz önünde bulundurmalıyız” dedi. “Yeni yönetmelik tedavi süreçlerini daha verimli hale getirecek” Son olarak Aile Hekimi Çetin, yaptığı açıklamada, “Sonuç olarak, yeni aile hekimliği yönetmeliği hem koruyucu sağlık hizmetlerini hem de tedavi süreçlerini daha verimli hale getirecek yenilikçi bir adım. Bu tür düzenlemelerle, sağlık sistemimizi daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturabileceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu.
Kış aylarında kuru meyveler diyet yapanlar için vazgeçilmez bir ara öğün alternatifi
26 Aralık 2024 Perşembe - 10:19 Kış aylarında kuru meyveler diyet yapanlar için vazgeçilmez bir ara öğün alternatifi Uzman Diyetisyen Rengin Özbay, özellikle kış aylarında tüketilen kuru meyvelerin lif açısından zengin olması nedeniyle sindirim sisteminin dostu olduğunu ve özellikle diyet yapanlar için vazgeçilmez bir ara öğün alternatifi olduğunu kaydetti. Diyetisyen Rengin Özbay, “Kış ayları için hazırlanan kayısı, erik, üzüm gibi meyve kurularına tropikal olan meyvelerden kivi, papaya, ananas gibi renkli renkli meyve kuruları da eklenmiştir. Kurutma işlemi yiyecekleri korumak için kullanılan en eski yöntemlerden biri olduğundan, uzun süre dayanıklılığını koruyacak ve içerdiği su miktarı düşük olduğundan yiyeceği bozacak mikroorganizmalar gelişip çoğalamamaktadır” dedi. Kuru meyvelerin, yaş meyvenin içerdikleri yüzde 90 oranındaki suyun yüzde 10-20 oranlarına düşürülmesi ile elde edildiğini kaydeden Uzman Diyetisyen Rengin Özbay, “Bu işlem ile içlerindeki su oranı azalan sebze ve meyvelerin şeker oranları yükselir ve dayanıklılıkları artar. Kurutma işlemi sonrası C vitamini dışında bütün mineralleri korunur, kuru meyveler, vücudu yüksek antioksidan potansiyeller ile öncelikle serbest radikallere karşı korur” şeklinde konuştu. Meyveler arasında ise kurutmaya en elverişli olanları elma, armut, vişne, erik, kayısı, üzüm ve dut tur, kivi, mango, muz, çilek, ananas olduğunu söyleyen Rengin Özbay, bu meyve kurularının birçok faydası bulunduğunu belirterek şunları söyledi; “Armut Kurusu; Armut kurusu vitamin bakımından çok zengindir. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. İdrarı bollaştırır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanların kompostosunu içmeleri gerekir. Yemeklerden önce yenecek olursa faydasından daha da fazla artar. Erik Kurusu; Akşamları özellikle şeker oranı düşük meyveler tüketmek gerekir. Bayanların kara erik kurusunu tüketmelerinde fayda var. Çünkü için de bol miktarda Kalsiyum ve D Vitamini bulunur. Bu nedenle tüketimi kemik sağlığının ciddi oranda korunması demektir. Bunun dışında kuru eriğin içerdiği zengin potasyum ve magnezyum mineralleri nedeniyle; tansiyon, karaciğer, kalp, böbrekler için faydası vardır. Güçlü antioksidanları ile kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Kan şekerini düşürür. Kansere karşı koruyucudur ve cildin yaşlanmasını önler Kivi Kurusu; A ve C vitaminleri ile potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyumdan çok zengindir. Besleyici değeri de çok yüksek tir. Yüksek lif içeriği bağırsak çalışmasında olumlu etki oluşturarak sindirimi kolaylaştırır. Bu durumda kabızlığı önler. Kan basıncını dengeler, tansiyon ve kolesterolü düşürür. Bağışıklık sistemini güçlendirir, nezle ve soğuk algınlığına, kansızlık ve mide rahatsızlıklarına da iyi gelir. Ayrıca cildi güzelleştirir. Dut Kurusu; Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü (diüretik) etkiye sahiptir. Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Mango kurusu: A, C ve E vitamini içeriği yüksek olan mangonun da sinirler, cilt güzelliği ve saçlar için çok faydalı olduğu ve aynı zamanda kanı temizlediği, sindirimi hızlandırdığı, kuvvetli antioksidan olan besinlerden bir tanesidir. Kayısı kurusu; Besleyicidir ve potasyum açısından çok zengindir. Sindirim sorunlarına iyi gelir; stresi, kansızlığı önler. İçerdiği A vitamini akne gibi cilt bozukluklarının oluşmasını engeller. Büyümeye yardımcıdır, görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini düşmandır, bağışıklık sistemini korur. Potasyum başta kalp kasları tüm kasların ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir. Lifli besinlerin kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladıkları, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttıkları için kanserden korunmada faydalı oldukları tespit edilmiştir. Çilek kurusu; Çilek kurusunda da çok miktarda fosfor ve demir mevcuttur. Ayrıca C, B ve K vitamini açısından da zengindir. Çilek vücuda kuvvet verir, kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler. Bunun yanı sıra çok iyi bir antioksidan olan çilek, bağışıklık sistemini güçlendirir, kansere karşı koruyucudur. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına çok faydalıdır. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır, kanı temizler, diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir, sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır, ateşi düşürür, romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir ve cildi nemlendirir.”
Erzincan ismini kullanan sahte balcılara yasal yaptırımlar uygulandı
26 Aralık 2024 Perşembe - 08:55 Erzincan ismini kullanan sahte balcılara yasal yaptırımlar uygulandı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sattıkları ballarda taklit ve tağşiş tespit edildiği için İstanbul, Ankara ve İzmir’de bal satan 6 firmaya Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada Bakanlık tarafından yasal yaptırımların uygulandığı belirtildi. Erzincan Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada Bakanlıkça, bazı firmaların “Erzincan” ismini farklı biçimlerde, markalarında kullandıklarının tespit edildiği belirtildi. Konuyla ilgili olarak Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklama şöyle; "Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından son dönemlerde yapılan gıda denetimlerinde gıda sektöründe taklit ve tağşiş yapan firmalar tespit edilerek bu firmalar hakkında hem gerekli yasal mevzuat uygulanmakta hem de gıdada taklit ve tağşiş yapan bu firmalar kamuoyuna ilan edilmektedir. Bakanlığımızca yayınlanan taklit ve tağşiş listelerinde İstanbul, Ankara ve İzmir’de bal üretimi yapan bazı firmaların “Erzincan” ismini farklı biçimlerde markalarında kullandıkları görülmüş olup Bakanlığımızca bu firmalara yasalar çerçevesinde gerekli işlemler yapılmaktadır. İzmir Bornova’da faaliyet gösteren Yayla Balpınarı Gıda Tarım firmasının Gürlevik Erzincan markasıyla, İstanbul Sultangazi’de faaliyet gösteren Ceysan Paketleme ve Ambalaj firmasının Bal Cenneti markasıyla, İstanbul Sancaktepe’de faaliyet gösteren Yılmaz Gıda firmasının Canpetek Erzincan ve Petekçi Erzincan markalarıyla, Ankara Yenimahalle’de faaliyet gösteren Saf Naturel Bal Gıda firmasının Besi Natural markasıyla, Ankara Yenimahalle’de faaliyet gösteren Balı Pınar firmasının Bizim Sefa Erzincan markasıyla, İstanbul Çekmeköy’de faaliyet gösteren Özal Çoban Çobanoğlu Gıda firmasının Erzincan Doğadan markasıyla üretim yapan ve Bakanlığımız taklit ve tağşiş listelerinde isimleri geçen bu firmaların Erzincan ile hiçbir bağlantıları bulunmamakta, Erzincan’da üretim ya da paketleme yapmamaktadırlar. Bu firmalar "Erzincan" markasını kullanarak bulundukları illerde Erzincan isminin verdiği prestijden fayda sağlamaya çalışmaktadırlar. İl Müdürlüğümüze bağlı gıda kontrol ekiplerimiz, Erzincan genelinde gıda satış ve tüketim noktalarında Bakanlığımızca yayınlanan gıda taklit ve tağşiş listelerinde yer alan markaların sürekli kontrolünü yapmakta, bugüne kadar yapılan denetimlerde gıda taklit ve tağşiş listelerinde "Erzincan" markasını kullanarak piyasaya sürülen ballara rastlanılmamıştır. Listelerde yer alan ürünlere rastlanılması halinde gerekli yasal mevzuat çerçevesinde ürünler yediemine alınmakta ve Bakanlığımıza bildirilmektedir. Bakanlığımızca yayınlanan taklit ve tağşiş listelerinde yer alan ürünlere ilişkin olarak ülkemiz genelinde de tüm il ve ilçe müdürlüklerimizce gerekli denetim ve kontroller yapılmakta, yapılan denetim ve kontrollerde bu ürünlere rastlanılması halinde gerekli yasal işlemler yapılmaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur"