Yerel Haberler
Erzincan
Erzincan yaylalarından köylere uzanan zorlu kış mesaisi
30 Aralık 2025 Salı - 08:50 Erzincan yaylalarından köylere uzanan zorlu kış mesaisi Erzincan’da kış mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte, karla kaplanan köylerde besiciler zorlu şartlar altında hayvanlarının bakımını sürdürmeye devam ediyor. Yaz aylarında küçükbaş hayvanlarını yaylalarda otlatan besiciler, kar yağışının başlamasıyla birlikte köylerine dönerek kışlık besleme dönemine geçiyor. Kar kalınlığının yer yer metreleri bulduğu köylerde günün büyük bölümünü hayvanlara ayıran besiciler, yaz aylarında büyük emeklerle istifledikleri ot, yonca ve samanı kar tabakasının altından çıkarıyor. Zorlu koşullara rağmen besiciler, kızak ya da yük hayvanları yardımıyla taşıdıkları yemleri, ezdikleri kar örtüsünün üzerine sererek küçükbaş hayvanlarını besliyor. Hayvanların yeterli beslenmesi için bu zahmetli süreç günde 2 ila 3 kez tekrarlanıyor. Besiciler, yemden tasarruf sağlamak amacıyla zaman zaman koyun sürülerini karla kaplı arazilere çıkararak kuru ağaç dalları ve köklerle beslenmelerini sağlıyor. Soğuk hava, tipi ve kar yağışına rağmen hayvanların bakımını aksatmayan besiciler, gece gündüz demeden mesailerini sürdürüyor. Zor kış şartlarının hayvancılığı olumsuz etkilediğini belirten besiciler, bu dönemde hayvan sağlığının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Erzincan’da karla kaplı köylerde devam eden bu zorlu mesai, besicilerin emek ve fedakârlıkla sürdürdüğü hayvancılık faaliyetlerinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İlkbahar aylarının ortalarına kadar devam eden kış mesaisi, bölge hayvancılığının ayakta kalmasında önemli rol oynuyor.
Munzur’un beyaz zirvesinde şamualar görüntülendi
30 Aralık 2025 Salı - 08:20 Munzur’un beyaz zirvesinde şamualar görüntülendi Erzincan ile Tunceli arasında uzanan ve 3 bin 300 rakıma ulaşan Munzur Dağları, kış mevsiminde yaban hayatının eşsiz görüntülerine sahne oldu. Son birkaç gündür etkili olan kar yağışıyla birlikte yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplanan Munzur Dağlarında, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan çengel boynuzlu dağ keçileri (şamua) havadan görüntülendi. Bölgenin zengin ekosistemine ev sahipliği yapan Munzur Dağları’nda son yıllarda yürütülen koruma çalışmaları ve denetimlerin artmasıyla birlikte yabani hayvan popülasyonunda gözle görülür bir artış yaşandığı belirtiliyor. Bu kapsamda özellikle yüksek rakımlı ve sarp kayalık alanları tercih eden şamuaların, kış aylarında zaman zaman daha düşük rakımlı alanlara, yaklaşık bin metre seviyelerine kadar indiği gözlemlendi. Karlı zirvelerle bütünleşen şamualar, hem doğaseverlerin hem de fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekti. Drone ile kaydedilen görüntülerde, şamuaların dik yamaçlarda çevik hareketlerle ilerlediği ve karla kaplı kayalıklar arasında besin aradığı anlar net bir şekilde yer aldı. Ortaya çıkan görüntüler, Munzur Dağlarının doğal güzelliklerini ve yaban hayatı açısından taşıdığı önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, Munzur Dağları’nın sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, özellikle nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanlarının bozulmaması gerektiğini vurguluyor. Munzur Dağlarında kaydedilen bu görüntüler, bölgenin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda barındırdığı yaban hayatı zenginliğiyle de Türkiye’nin önemli doğa alanlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Veteriner hekimler sorunları masaya yatırdı
29 Aralık 2025 Pazartesi - 11:03 Veteriner hekimler sorunları masaya yatırdı Erzincan Veteriner Hekimler Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, klinisyen veteriner hekimlerin yaşadığı sorunlar ile 2026 yılı hedefleri ele alındı. Programa, Erzincan merkez ve ilçelerinde veteriner muayenehanesi bulunan klinisyen veteriner hekimler ile Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görev yapan Petvet, İlaç Takip Sistemi (İTS), Aşı Takip Sistemi (ATS) ve VETBİS il sistem sorumluları katıldı. Geniş katılımla gerçekleştirilen toplantıda, mesleki uygulamalara ilişkin güncel gelişmeler ve sahada karşılaşılan sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının ana gündem maddeleri arasında; klinisyen veteriner hekimlerin yaşadığı problemler, 2026 yılında uygulanması planlanan çiftlik hayvanları ve pet hayvanları için asgari ücret fiyat tablosu ile 2025 yılının genel değerlendirmesi yer aldı. Katılımcılar, mesleki standartların korunması ve hizmet kalitesinin artırılması adına görüş ve önerilerini paylaştı. Erzincan Veteriner Hekimler Odası Başkanı İsmail Özgür İlhan, program kapsamında klinisyen veteriner hekimlere Petvet, İTS ve ATS sistemleri hakkında bilgilendirme yapıldığını belirterek, "İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görev yapan ve aynı zamanda Oda üyemiz olan sistem sorumluları tarafından, sistemlerin işleyişi ve sahada karşılaşılan sorunlara ilişkin çözüm önerileri aktarıldı. Karşılıklı istişare ortamında geçen toplantı oldukça verimli oldu" dedi. Veteriner hekimlerin hayvan hastalıklarıyla mücadele, suni tohumlama çalışmaları ve veterinerlik hizmetlerinin yanı sıra insan sağlığının korunmasında da kritik bir role sahip olduğu vurgulanan toplantının, mesleki dayanışmayı güçlendirdiği ve bilgi paylaşımına katkı sunduğu ifade edildi. Program, değerlendirmelerin ardından karşılıklı fikir alışverişiyle sona erdi.
Kış geldi: Grip mi, soğuk algınlığı mı?
29 Aralık 2025 Pazartesi - 10:07 Kış geldi: Grip mi, soğuk algınlığı mı? Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Serkan Altıparmak, kış aylarında grip ve soğuk algınlığı vakalarında artış yaşandığını belirterek iki hastalık arasındaki farklara dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Serkan Altıparmak, kış aylarının gelmesiyle birlikte "üşüttüm" ve "grip oldum" şikâyetiyle hastanelere yapılan başvuruların belirgin şekilde arttığını söyledi. Toplumda grip ve soğuk algınlığının sıkça karıştırıldığını ifade eden Dr. Altıparmak, her iki hastalığın da üst solunum yollarını etkilediğini ancak seyir ve sonuçlarının farklı olduğunu vurguladı. Soğuk algınlığının genellikle hafif seyirli olduğunu belirten Altıparmak, burun akıntısı, hapşırık, boğazda yanma ve hafif halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterdiğini, ateşin ise çoğu zaman görülmediğini ya da düşük seyrettiğini söyledi. Şikâyetlerin genellikle 3-5 gün içinde kendiliğinden geçtiğini kaydetti. Gribin ise ani başlayan ve daha ağır seyreden bir hastalık olduğunu dile getiren Altıparmak, yüksek ateş, şiddetli halsizlik, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, kuru öksürük ve titremenin en sık görülen belirtiler arasında yer aldığını belirtti. Özellikle 65 yaş üzerindeki bireylerde, kronik hastalığı olanlarda, hamilelerde ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde gribin zatürre gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini ifade etti. Grip aşısı koruyucu etki sağlıyor Grip ve soğuk algınlığının öksürük ve hapşırıkla havaya yayılan damlacıklar yoluyla kolayca bulaştığını söyleyen Altıparmak, kapalı ve kalabalık ortamlarda riskin arttığını belirtti. Gripten korunmanın en etkili yolunun aşı olduğunu vurgulayan Altıparmak, grip aşısının hastalığa yakalanma riskini azalttığını, hastalık geçirilse bile daha hafif seyretmesini sağladığını ve risk grubundaki bireylerde hastaneye yatış ile ölüm riskini düşürdüğünü dile getirdi. El hijyenine dikkat edilmesi, kapalı alanların havalandırılması, dengeli beslenme, yeterli uyku ve bol sıvı tüketiminin de korunmada önemli rol oynadığını belirten Altıparmak, hastalık belirtileri olan kişilerin maske kullanarak çevrelerini korumaları gerektiğini söyledi. Antibiyotik uyarısı Kış aylarında en sık yapılan hatalardan birinin gereksiz antibiyotik kullanımı olduğunu ifade eden Dr. Altıparmak, grip ve soğuk algınlığının virüs kaynaklı olduğunu ve antibiyotiklerin bu hastalıklarda etkili olmadığını vurguladı. Antibiyotiklerin yalnızca hekim önerisiyle kullanılması gerektiğini belirten Altıparmak, ateşin üç günden uzun sürmesi, nefes darlığı, şiddetli halsizlik veya göğüs ağrısı durumlarında vakit kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Grip iş gücü kaybına da neden oluyor Grip ve benzeri solunum yolu enfeksiyonlarının yalnızca sağlık sorunlarına değil, ciddi iş gücü kaybına da yol açtığını belirten Altıparmak, yapılan çalışmalarda grip nedeniyle çalışan bireylerin ortalama 3-7 gün iş gücü kaybı yaşadığının ortaya konulduğunu ifade etti. Kış aylarında bu enfeksiyonlara bağlı iş gücü kaybının yüzde 20-40 oranında arttığını belirterek, gripten korunmanın bireysel olduğu kadar toplumsal ve ekonomik açıdan da büyük önem taşıdığını vurguladı.