Yerel Haberler
Erzincan
Doğu’da kar suları nehirleri coşturdu, barajlar doldu 19 Nisan 2026 Pazar - 17:12:55 Doğu Anadolu Bölgesi’nde kış aylarında debisi düşen akarsular, baharla birlikte eriyen kar sularının etkisiyle yeniden yükselişe geçti. Bölgedeki dereler ve nehirler coşkun akmaya başlarken, özellikle Erzincan’da su kaynaklarındaki artış dikkat çekti. Dumlu Dağı’ndan doğan ve Erzincan’dan geçerek Murat Nehri ile birleşip Fırat Nehri’ni oluşturan Karasu Nehri’nde su seviyesinin yükselmesi, bölge çiftçisinin yüzünü güldürdü. Kış aylarında debinin düşmesiyle ortaya çıkan nehir yatağındaki adacıklar ise yeniden sular altında kaldı. Doğu Anadolu’daki arazilere hayat veren akarsuların debisinin artması, barajlara da olumlu yansıdı. Ağrı Diyadin’den doğan Murat Nehri ile Erzurum’daki Dumludağ’dan çıkan Karasu Nehri, Erzincan’ın ardından Elazığ sınırlarında birleşerek Fırat Nehri’ni oluşturuyor. Fırat; Tunceli, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa illerinden geçerek Suriye ve Irak topraklarına ulaşıyor. Burada Dicle Nehri ile birleşerek Şattülarap’ı oluşturuyor ve Basra Körfezi’ne dökülüyor. Havaların ısınmasıyla birlikte doğanın canlandığı Erzincan’da, yüksek kesimlerdeki karların erimesi ve yağışların etkisiyle baraj doluluk oranları da yükseldi. Erzincan Barajı’nda doluluk oranı yüzde 80’e, Tercan Barajı’nda ise yüzde 45’e ulaştı. Tarımın önemli geçim kaynaklarından biri olduğu bölgede, su seviyesindeki bu artış üreticiler için umut oldu.
Erzincan Belediye Başkanı Aksun: “Erzincan’ımızın ve Türkiye’mizin üzerinde hain planları olanlar asla emellerine ulaşamayacaktır”
06 Temmuz 2024 Cumartesi - 11:28 Erzincan Belediye Başkanı Aksun: “Erzincan’ımızın ve Türkiye’mizin üzerinde hain planları olanlar asla emellerine ulaşamayacaktır” Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybeden 33 vatandaşı anmak için düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Erzincan’ımızın ve Türkiye’mizin üzerinde hain planları olanlar asla emellerine ulaşamayacaktır” dedi. Başbağlar köyü sakinlerine hitap eden Belediye Başkanı Aksun, programda yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada bundan 31 yıl önce 5 Temmuz 1993 tarihinde alçak teröristlerin canice gerçekleştirdikleri katliam sonucunda Erzincan’ımızın güzel ilçesi Kemaliye bağlı Başbağlar köyünde hayatını kaybeden 33 vatandaşımızı, şehidimizi; anmak, acılarımızı paylaşmak, sizlerle hemhal olmak, birlik ve dirliğimize kastetmek isteyenleri lanetlemek üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız. Bu mukaddes yerde bulunmaktan, aranızda olmaktan onur ve gurur duyuyorum! “Şehitlerimizin acısını dün gibi yüreğimde hissediyorum” Ezan saati katliam planlayanlar kadın, erkek, çocuk ayırt etmeden, savunmasız vatandaşlarımızı kahpece kurşuna dizenler, evlerimizi ateşe verenler 33 vatandaşımızı şehit etmiş, 30 tane kadını dul, 100’e yakın evladımızı yetim bırakmıştır. Ama unutmasınlar ki! Geride kalanlar bize önce Allah’ın, sonra şehitlerimizin emaneti, başımızın tacıdır. Biz dün olduğu gibi bugünde hep birlikte buradayız. Birliğimize kastetmek isteyenlere asla müsaade etmeyeceğiz. “Erzincan’ımızın ve Türkiye’mizin üzerinde hain planları olanlar asla emellerine ulaşamayacaktır” Bizler bir kilimin desenleriyiz. Farklılıklarımızı zenginliklerimiz olarak görür, ona göre yaşarız. "Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır" hadisi şerif-i şiarımızdır. Son yurdumuzun neresinde olursa olsun aramıza ayrılık tohuma ekmek isteyenlere karşı hep birlikte omuz omuza mücadele etmeli, kardeşlik hukukumuza zeval getirmemeliyiz. Maalesef ülkemiz geçmişte buna benzer birçok talihsiz ve tehlikeli vakalarla ve vukuatlarla sarsılmış, kamplaşmanın derin sularına çekilmeye çalışılmıştır. Sonu ve istikameti olmayan; sosyal şiddetin, ideolojik karşıtlığın ve mezhep çekişmesinin karanlık labirentlerinde aziz milletimiz fertleri birbirine girmiş ve nesiller bu şekilde israf olmuştur. Kan, kavga ve karmaşayla beslenmiş ve şekillenmiş acı tecrübeler, milletimizin birbirine düşmesinin kimlerin işine yaradığını, bundan hangi mihrakların nemalandığını herkese göstermiştir. Başbağlar Katliamı’ndan birkaç gün öncesinde, yakın tarihin en üzücü ve insanlıkla ilgisi olmayan trajik gelişmelerinden birisi olan 2 Temmuz 1993 tarihinde vuku bulan Sivas olaylarında kimliği belirsiz kişilerce gece vakti dağıtılan ve yöre halkını galeyana getirici bildirilerin amacı bugün daha net olarak anlaşılmıştır. Alevlendirilmeye çalışılan etnik ve mezhep gerilimi yalnızca aziz Türk milletine zarar verecek, düşmanlarımızı sevindirecektir. Bu itibarla herkes azami duyarlılık içerisinde kalarak, ülkemizi ateşe atacak tuzaklara ve kamplaşmalara karşı son derece temkinli davranmalıdır. Kirli emelleri olan alçaklar hedeflerine ulaşamayacak, hain terör örgütünün muhakkak kökü kazınacak, ülkemiz ve yüce milletimiz bu kirli oyunlardan ve terör belasından kurtarılacaktır. Erzincan Kardeşliğin şehridir. Biz; kökeni, mezhebi, inancı ve siyasi yönelimi ne olursa olsun herkesin Türk milletinin bir, ayrılmaz ve eşit ferdi olduğuna yürekten inanmaktayız. Bu hakikati değiştirmeye, bozmaya ve milletimizi birbirine düşürecek her girişime dün olduğu gibi bugün de sonuna kadar karşı çıkmakta ve üstesinden gelmek için her fedakârlığı göstermekten geri durmayacağız. Başbağlar katliamı ile birlikte terör en aşağılık yüzünü bir kez daha sergilemiştir. Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne göz diken hain odaklar Başbağlar’da da kardeşlik hukukumuzu bozmaya yeltenmiş fakat yaşanan büyük acılara rağmen başarılı olamamışlardır. Tarihte ülkemizi parçalamak isteyen hainler asla emellerine ulaşamadı ve ulaşamayacaktır. 31 yıldır Başbağlar milletimizin ortak acısı, ortak yasının adı olmuştur. Her karışına kanını, canını feda etmiş şehitlerimizin, gazilerimizin emaneti olan bu toprakların neferi olan bir milletiz biz. Birlik ve beraberliğe her şeyden çok ihtiyacımız olan bu günlerde, vatanımıza göz diken hainlere her bir ağızdan diyoruz ki; Madımak’ta yanan canda bizim, Başbağlar’da dökülen kanda bizim. Biz bir ölürsek bin diriliriz. Bu duygu ve düşüncelerle bu menfur katliamın mağdurlarına sabır, kaybettiğimiz canlara ise Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın. Sizleri saygıyla selamlıyorum. Allah’a emanet olun! Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”
Vali Aydoğdu: “Dünyanın neresinde vicdan sahibi, mazlum, masum bir insan varsa bir yanı, bir parçası Başbağlar’dadır”
06 Temmuz 2024 Cumartesi - 11:22 Vali Aydoğdu: “Dünyanın neresinde vicdan sahibi, mazlum, masum bir insan varsa bir yanı, bir parçası Başbağlar’dadır” Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybeden 33 vatandaşı anmak için düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Dünyanın neresinde vicdan sahibi, mazlum, masum bir insan varsa bir yanı, bir parçası Başbağlar’dadır” dedi. Başbağlar köyü sakinlerine hitap eden Vali Aydoğdu, “Gönlü yaralı, cefakar Başbağlarlı hemşehrilerim” diye sözlerine başladı. Vali Aydoğdu, konuşması şöyle sürdürdü: “Keşke! Zamanı durdurmak, yahut takvimlerden bir yaprak yırtmak mümkün olsaydı. Bir an bile düşünmez, tereddütsüz söküp atacağımız gün olurdu 5 Temmuz. Bizim, ifade etmeye takat getiremediğimiz şeyleri sizler yaşadınız, yaşıyorsunuz. Göğsünde iman olmasa insanın, “Kader, vatan sevgisi” diyemese, Bu tevekkül, bu metanet olmasa insanda bu acılara dayanmak mümkün değildir. Çünkü! Başbağlar, İnsanların öldürüldüğü yer değil, insanlığın öldürüldüğü yerdir. Dünyanın neresinde vicdan sahibi, mazlum, masum bir insan varsa bir yanı, bir parçası Başbağlar’dadır. Başbağların acısı da onların yüreğindedir. Savaşın bile bir şerefi ve onuru olmalı. İbrahim Baltacı, daha on üç yaşında idi. Sokakta oyun oynayacak yaşta. Adil Torun 22 yaşında, daha hayatının baharında. Mehmet Daşdelen 24 yaşında, Evden camiye, camiden eve, piri fani, yaşlı bir dede idi. Hepsi masum, hepsi kimsesiz kötülükten bihaber. Gündelik işlerinde idiler. Bağda, bahçede çalışıp yorulmuşlar, bir lokma yemek için kurdukları sofralarına, camiden dönmelerini bekliyorlardı babalarını, eşlerini, amcalarını. Hani, şiirde denildiği gibi; “Bir temmuz akşamı idi, Allah şahit ki yıldızlar sararmış gibi, tepeler titreşir, hava kış gibi, bir dağın sırtında dağ varmış gibi.” İşte! O gün bugündür, yüreğimiz hep kış, hiç ısınmadı, hep titredi, hep üşüdü. Başbağlar tesadüfen seçilmiş bir yer değildi. Nifak tohumları ekmek için bilerek seçilmişti. Ama onlar, bu aziz milletin ferasetini, irfanını, cesaretini, sadakatini hiç bir zaman hesaplayamadılar. Hesaplayamadılar, çünkü bu değerlerin hiçbiri onlarda yoktu. Sizler, her şeye rağmen, vakur duruşunuzla, sevginin nefretten büyük olduğunu herkese ispatladınız. Allah sizlerden razı olsun. Doksanlı yıllarda, 1993 yılında üniversite öğrencisi iken, Erzincan Depremini ve Başbağlar Katliamını uzaktan içimizde hissedip ağlayanlardanız. Allah’a hamdolsun bugün Erzincan’a hizmet etmeyi nasip etti. Geldikten kısa bir süre sonra İliç’te göçük oldu. Şimdi buradayız. Kaderde, Can Erzincan’ın acılarına hissedar olmak varmış. Bu benim için, hayatım boyunca unutmayacağım, göğsümüzde gururla taşıyacağım şereflerin en büyüğüdür. Erzincan, sevginin, kardeşliğin, hoşgörünün şehridir. Erzincan’da kimse, ama hiç kimse “öteki” değildir. Farklılıklarımız bizim en büyük zenginliğimizdir. Bir bir ve beraber oldukça kıyamete kadar, milletimiz bahtiyar, devletimiz payidar olacak. Yüreğimiz üşüdüğünde, Her zaman ay yıldızlı al bayrağın kızıllığında beraber ısınacağız. Başbağlar şehitlerimiz başta olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle şükranla yad ediyorum. Mekanları cennet, makamları ali olsun. Gazilerimize de hayırlı ve uzun ömürler diliyorum. Sizlere de Allah sabr-ı cemiller ihsan etsin diyorum.”
Erzincan jandarma suç olaylarına geçit vermiyor
06 Temmuz 2024 Cumartesi - 11:06 Erzincan jandarma suç olaylarına geçit vermiyor Erzincan jandarma haziran ayı suç istatistiklerini açıkladı. İl Jandarma Komutanlığınca, haziran 2024 ayında icra edilen asayiş, trafik, siber, kaçakçılık ve terör faaliyetleri kapsamında; 114 asayiş, 3 kabahat, 67 takibi gereken, 9 kaçakçılık ve 2 siber olayı olmak üzere toplam 195 olay meydana gelirken olayların 190’ı, yani 97’si aydınlatıldı. İcra edilen asayiş faaliyeti ve uygulamalarında; 515.991 şahıs ile 16.512 aracın sorgulaması yapılarak, 336 aranan şahıs, 2 aranan araç yakalanmış ve kayıp olarak aranan 10 şahıs bulundu. İcra edilen asayiş faaliyetleri neticesinde 2 adet tabanca, 2 adet av tüfeği, 1 adet zaman ayarlı fünye, 2 adet kurusıkı tabanca, 1 adet delici / kesici suç aleti ele geçirildi. Ay içerisinde icra edilen trafik uygulamalarında; 12.582 araç kontrol edilmiş, 5.313 şahıs sorgulaması yapılmış, 489 araç ve şahıs hakkında cezai işlem uygulanmış, 3 aranan araç, 8 aranan şahıs yakalanmış, 5 alkollü araç kullanan sürücünün, sürücü belgesi geri alınmış ve 72 araç trafikten men edildi. İcra edilen siber faaliyetleri neticesinde; 21 adet sosyal medya hesabı üzerinde yapılan çalışmalarda 3 adet suç tespit edilen hesap/şahıs hakkında işlem yapılmış, 3 adet müstehcen içerikli ve 132 adet yasadışı bahis içerikli paylaşımların olduğu toplam 135 internet sitesinin erişime engellenmesi sağlandı. İcra edilen 9 uyuşturucu, kaçakçılık ve organize suçlara yönelik faaliyet/operasyonlarda, 15 şahıs hakkında işlem yapılmış, 5 şahıs tutuklanmış ve 2 şahıs adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştır. İcra edilen operasyonlar sonucunda 3 gram kenevir tohumu ve 1 adet uyuşturucu kullanma aparatı ve ele geçirildi. Kaçakçılık olaylarının önlenmesine yönelik diğer faaliyetlerde ise 8.200 adet dolu makaron, 10 paket bandrolsüz sigara, 2 adet tabanca, 1 adet tabanca şarjörü, 16 adet tabanca mühimmatı, 1 adet av tüfeği, 7 adet av tüfeği fişeği, 3 adet senet, 5 adet tapu, 12 adet kıymetli evrak, 1 adet bıçak, 1 adet bilgisayar, 1 adet detektör ve 4 adet cep telefonu ele geçirildi.
Başbağlar Şehitleri dualarla anıldı
05 Temmuz 2024 Cuma - 15:34 Başbağlar Şehitleri dualarla anıldı Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybeden 33 vatandaş, düzenlenen törenle anıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akpınar, "Bundan tam 31 yıl önce, 5 temmuz 1993 pazartesi günü akşam ezanı okunduğu vakitte, köyümüze gelen hain teröristlerin köyümüzde soykırımı andıran bir katliam sonucunda şehit ettikleri 33 vatandaşımız için düzenlenen anma törenimize iştirak ederek acımızı paylaşan tüm konuklarımızı şehitlerin huzurunda saygıyla selamlıyorum. 2 temmuz 1993 tarihinde önceden hazırlanmış ve kurgulanmış olarak sahneye konulan Sivas Madımak otelinde ve üç gün sonra köyümüzde yapılan katliamın asıl amacının milletimizin birlik ve bütünlüğüne, vatandaşlarımız arasına ayrılık tohumları atarak devletimizi zayıf düşürmek suretiyle bölmek olduğu günümüze kadar yapılan tüm terör saldırılarında açıkça görülmüştür. Yaşadığımız bu katliamın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen Başbağlar köyü mazlumları, hâlâ yitirilen haklarını, kaybedilmiş canların kanlarının yerde kalmaması için, bu katliamın sorumlularının adalet önünde hesap vermeleri için hukuki mücadelesini bugüne kadar meşru zeminlerde devam ettirmiştir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere siyasilerin ve bürokratların gönderdiği taziye mesajlarının okunduğu törende konuşan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu Başbağlar katliamını unutmanın, yaşanan acıyı tarifin mümkün olmadığını söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da, “Yıllardır ülkemizin bütünlüğünü bozmaya çalışan güçlerle mücadele ediyoruz. Bu güçlerin taşeronluğunu yapan PKK son 40 yılda vatandaşlarımıza, güvenlik güçlerimize saldırarak binlerce canımıza kıydı. İşte bu hain terör örgütü bundan tam 31 yıl önce bugün Erzincan ilimizin Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde dünyanın gördüğü en alçak ve insanlık dışı saldırılardan birisini gerçekleştirdi. PKK’lı teröristler akşam namazını kılmak için köy camisine giden vatandaşlarımızı meydanda toplayarak onları katletti, kurşuna dizdi. 33 vatandaşımızı şehit ettiler. Burada sıkılan kurşunlar tüm milletimiz hedef aldı.” dedi. Son olarak konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’de,”5 temmuz günü birileri aldıkları talimatla pusu kurdular. Beklediler ki köyün erkekleri camide toplansınlar. Akşam namazını takiben camiye giden, namazdan çıkanları aldılar, getirdiler ve 28’ini köyün meydanında katlettiler. Köyü ateşe verdiler, yaktılar 5 canımızı da arada aldılar. 33 şehidimizi bizim yüreğimizi yakarak tarih önünde hepimize emanet ettiler. Başbağlar rastgele seçilmiş bir yer değildi. Eylemin biçimi, sayısı asla rastgele değildi. 2 gün önce Sivas’ta Madımak otelinde canlar yanmıştı, 33 kişi hayatını kaybetmişti. Onlar sema durmaya gelmişlerdi inançlarına göre ibadeti yerine getiriyorlardı. Birileri onları katletti güya ona misilleme bu sefer bir cami çıkışında yine 33 kişi hayatını kaybetti. Hesap bu ülkede mezhep kavgası çıkarmak. Terör örgütü, terör örgütünü kullanan başka güçler mezhep kavgası çıkarır mıyız diye niyetlendiler” diye konuştu. Program şehitlik ziyaretiyle sona erdi.
Erzincan’da ’Köyümde Üç Gün’ projesiyle lise öğrencileri teknolojiden uzak köy hayatını deneyimliyor
05 Temmuz 2024 Cuma - 05:45 Erzincan’da ’Köyümde Üç Gün’ projesiyle lise öğrencileri teknolojiden uzak köy hayatını deneyimliyor Erzincan Valiliğinin başlattığı ’Köyümde Üç Gün’ projesi kapsamında daha önce hiç köyde yaşamayan lise öğrencileri, köye dair merak ettikleri konuları uygulamalı eğitimler ve kamp programıyla deneyimliyorlar. Çadırlarda yatıp, büyükbaş hayvanları besleyip, süt sağıp, tandırda ekmek pişiren ve tarlada çalışan gençler hallerinden oldukça memnun. Erzincan Valiliği yaz tatili nedeniyle öğrencilerin, köylerdeki yaşam ve çalışma hayatlarını öğrenmesi için ’Köyümde Üç Gün’ projesi başlattı. Toplam 3 gün sürecek projeye, daha önce köyde yaşamamış 18 öğrenci katılıyor. Öğrenciler gruplar halinde proje kapsamındaki Aydoğdu, Binkoç ve Tatlısu köylerinde 3 gün kalacak. 3 gün boyunca çadırlarda yatan öğrenciler, bulunduğu köydeki çalışmaya göre kimi çiftlikte büyükbaş hayvan besleyip, temizliğini yapıyor, kimi tarlada, kimi de bahçede çalışıyor. Öğrencilerin başlarında AFAD ve Milli Eğitimden öğretmenler sorumlu olarak bulunuyor. Öğrenciler, oluşturulan faaliyet programına uygun şekilde, görevli öğretmenler, görevli AFAD personelleri ve köy muhtarı gözetiminde faaliyetlerini gerçekleştiriyorlar. Erzincan merkeze bağlı Aydoğdu, Tatlısu ve Binkoç köylerinde başlayan proje daha sonra diğer köylerde devam edecek. Bulundukları köylerde öğrencileri İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, Gençlik ve Spor Müdürü Volkan Burak Mumcu ve Erzincan İl Afet ve Acil Durum Müdürü Cengiz Çavuş ile birlikte ziyaret eden Vali Hamza Aydoğdu, mutluluklarına ortak oldu. Tandırda köy sakinleri kadınlarla birlikte ekmek pişiren ve köy hayatında olması gereken diğer işlere yardımcı olan gençleri tebrik eden Vali Aydoğdu, “Erzincan’da ‘Köyümde Üç Gün’ diye bir proje başlattık. Projenin amacı gençlerimizi AFAD, UMKE, öğretmenlerimizin eşliğinde köylerimize göndermek ve köy hayatını deneyimlemelerini istedik. Aydoğdu, Binkoç ve Tatlısu köylerimizde öğrencilerimiz köy hayatını deneyimliyorlar. Biz de bugün öğrencilerimizin köy yaşantısını gördük. Karşılaştığımız tablo gerçekten muhteşem. Kızlarımızın, öğrencilerimizin tandırda ekmek pişirmelerini, süt sağmalarını, çapa yapmalarını, çilek toplayıp, pekmez yapmalarını yani köy yaşantısında olabilecek çalışmaları bizzat gördük. Çok mutlu olduk. Öğretmenlerimiz gençlerimizin cep telefonlarını almışlar, teknolojik cihazlardan uzak haldeler ama hiçbirinin eksiklik hissetmemeleri çok güzel. Bizim gelenek ve göreneklerimiz bugün yaşıyorsa gelenek görenektir. Kültürün taşıyıcısı dildir. Bizim geçmişe dair bütün kavramlarımızı bugünkü gençlerin zihinlerine ve kalplerine nakşetmemiz gerekiyor. Bunun da yolu köylerimizdeki, şehirlerimizdeki geçmişe dair bütün kültürel aktarımı bu gençlerimize vermek. Bu bir pilot uygulamaydı. İnşallah bundan sonra katlayarak 5 köyümüzde, 10 köyümüzde, 20 köyümüzde bunları yapacağız. Gençlerimizi mutlu görmek bizi çok mutlu etti. Burada şunu görmekte beni çok mutlu etti o da şu. Köylerimizdeki insanlar hiç tanımadıkları gençlerimizi kendi evlatları gibi sahip çıkarak onları el üstünde tutuyorlar. Ben hepsine teşekkür ediyorum” dedi. Öğrenciler ise köy yaşantısını deneyimlemenin kendilerine büyük kazanç olduğunu ve mutluluk verdiğini belirterek, “Telefon, tablet yok. Hayata dair gerçek ve keyifli hatıralar biriktiriyoruz” ifadelerine yer verdiler.