Yerel Haberler
Erzincan
Gıda zehirlenmeleri sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte artıyor
23 Haziran 2024 Pazar - 13:18 Gıda zehirlenmeleri sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte artıyor Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl 600 milyon kişi besin zehirlenmelerinden etkileniyor. Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, yaz aylarında sıcaklığın artması ile birlikte besin zehirlenmesi vakalarının artığını söyledi. Besinler aracılığı ile insan organizmasına taşınan bakteri, virüs, parazit, toksin ve kimyasal maddeler besin zehirlenmelerine neden olabiliyor. Artan sıcaklıkların etkisiyle birlikte yaz aylarında görülen besin zehirlenmesi vakaları ciddi oranda artıyor. Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, besin zehirlenmelerine sebep olan dört bakteri çeşidi olduğunu söylüyor. Bunlardan ilki, en çok görülen bakteri çeşidinin “stafilokok”. Bu bakterinin et, süt, süt ürünlerinde ve iyi yıkanmamış malzemelerden yapılan salatalarda ortaya çıktığını ifade eden Gültaç Dayı Çamır, bakterili besin alındıktan iki veya üç saat sonra zehirlenme belirtilerin başladığını ve vücutta kusma reaksiyonunun görüldüğünü söyledi. Bakteriler ölümcül zehirlenmelere neden olabiliyor Et, süt ve salatanın neden olduğu besin zehirlenmelerinde en çok görülen bir diğer bakteri türünün “shigella” olduğunu söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, bu bakterinin neden olduğu zehirlenmelerde belirtilerin ortaya çıkma süresinin bir veya iki gün olduğunu belirtti. Gültaç Dayı Çamır, “Bu bakteri bulantı, kusma, ateş, kramplar, karın ağrıları ve dışkıda kan şeklindeki belirtiler ile görülür” diyor. En ciddi ve ölümcül besin zehirlenmesine neden olan bakterilerden biri de “clostridium botilinum”. Bu bakteri konservelerde, ette, sebze ve meyvede bulunabiliyor. Gültaç Dayı Çamır, “Bu bakteri felç yapabilir, solunumu engelleyebilir ve ölümle sonuçlanabilir” dedi. Et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler Öncelikle fiyatı düşük diye nasıl ve nerden geldiği belli olmayan aynı zamanda da nasıl muhafaza edildiği bilinmeyen, denetlenmemiş ve de açık bir şekilde tezgahlarda satılan ürünlerin satın alınmaması gerektiğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, et tüketecek kişilerin etleri standartlara uygun şekilde işletilen şarküterilerden alması gerektiğini belirtti. Güvenilir markaların paketli ürünlerinin de alınabileceğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı, “Paketli ürün alırken de paketin hasar görmediğinden emin olun. Mutlaka etiket okuma alışkanlığı edinin. Üzerinde yazılı olan üretim ve son tüketim tarihlerini kontrol edin. Hayvanlardan geçebilecek hastalıklar nedeniyle sütü çiğ tüketmeyin” ifadesini kullandı. Besinleri koruma önerileri Besinlerin bozulmasını önlemek için en pratik yöntemin buzdolabında veya dondurucuda saklamak olduğunu söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, pişmiş besinlerin hemen tüketilmeyecek ise iki saat içinde buzdolabına konulması gerektiğini söyledi. Buzdolabında olan ve tüketilmesi için çıkarılacak yemeğin, yetmiş derece üzerinde ısıtılması gerektiğini söyleyen Gültaç Dayı Çamır, aynı yemeğin tekrar tekrar ısıtılmaması gerektiğini söyledi. Çamır, “Dondurucudan çıkardığınız besinleri çözüldükten sonra tekrar buzluğa koymayın. Pişmiş yiyeceklerle çiğ yiyeceklerin birbirine temasından kaçının. Kişisel hijyeninize dikkat edin. Besin hazırlığını yapan bireylerin ellerini mutlaka sabunla en az iki dakika yıkamaları besin zehirlenmelerini önlemek açısından önemlidir. Ayrıca elinde kesikler veya açık yaralar bulunan kişilerin besin hazırlığı yapmamaları, zorunlu durumlarda ise bu yaraların hiçbir şartta besinlerle temas etmeyecek şekilde sararak mutlaka eldiven kullanmaları gerekmektedir” açıklamasını yaptı. Sebze ve meyveler iyice yıkandıktan sonra tüketilmeli Özellikle kişilerin çiğ et, yumurta veya kümes hayvanları gibi besinleri hazırladıktan sonra ellerini mutlaka iyice yıkaması gerektiğini söyleyen Çamır, bu tür riskli besinler ile pişirilmeden tüketilecek sebze ve meyveleri hazırlarken ayrı doğrama tahtası ve bıçakların kullanılması gerektiğini söyledi. Çamır sözlerine şöyle devam etti: “Sebze ve meyveler iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir. Besinlerinizin iyi piştiğinden emin olun. Yeterli süre ve sıcaklıkta pişmeyen yiyecekler zararlı bakterilerin sindirim sistemine taşınmasına yol açabilir. İshal ve kusma durumunda mutlaka dinlenmeli ve temiz su, ayran, maden suyu, şekersiz çay ile sıvı alımınızı artırmalısınız. İshaliniz varsa; pirinç lapası, yoğurt, muz, şeftali, haşlanmış patates tüketmelisiniz.”
Müdürlük uyardı! Bu 3 şeyi yapan affedilmeyecek!
23 Haziran 2024 Pazar - 12:51 Müdürlük uyardı! Bu 3 şeyi yapan affedilmeyecek! Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, vatandaşları 3 önemli konuda uyardı. Yaz mevsiminin gelmesiyle artan sıcaklıklar ve insanların bilinçsizce ateş yakması, izmarit atması ya da kasıtlı kundakçılık gibi nedenler doğa felaketine yol açıyor. Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bu noktada vatandaşlara ateş yakma, anız yakma ve izmarit atma konusunda uyarıda bulundu. Sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda, orman yangınlarına karşı dikkatli olunması ve bu tür eylemlerden kaçınılması istendi. Özellikle anız yakmanın sadece hububat saplarını değil, toprak üzerindeki tüm canlıları da öldürdüğü belirtildi. Ayrıca, anız yakmanın toprağı sertleştirip verimsizleştirdiği ve kanunen suç olduğu hatırlatılarak, vatandaşlardan bu suça ortak olmamaları istendi. Müdürlük tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Anız yakmayın! Yanan sadece hububat sapları değil, hububat sapları ile birlikte toprak üzerindeki tüm canlıları öldürür. Anız yakmak toprağı sertleştirir ve verimsizleştirir. Anız yakmak kanunen suçtur ve lütfen suça ortak olmayın!" Diğer yandan sıcaklıkların normallerin üzerinde artış gösterdiği bu günlerde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde orman yangını haberleri de gelmeye devam ediyor. Ayrıca orman yangınlarına sebep olanlar için ağır cezalar ve yaptırımlar uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) orman yangınına neden olma ve ormanları tahrip etme fiilleri için çeşitli yaptırımlar öngörülüyor. En düşük ceza 1 yıldan başlamak üzere müebbette kadar orman yangınına neden olanlara ceza uygulanıyor.
Erzincan’da dalları bastı kiraz
23 Haziran 2024 Pazar - 12:31 Erzincan’da dalları bastı kiraz Kiraz üretiminde önemli bir yere sahip Erzincan’da kiraz hasadı, mevsimsel değişiklik ve sıcaklıkların artmasıyla önceki yıllara göre 15 gün önce yapıldı. Erzincan’ın Üzümlü ilçesi kiraz üretimi açısından önemli bir potansiyele sahip. Kiraz hasadının başlaması ile birlikte kiraz üreticisinin yüzü de gülmeye başladı. 80 yaşında ki üretici ömründe daha önce bu kadar bol kiraz hasadı yapmadığını söylerken pazar sıkıntısı çekildiğine vurgu yaptı. Son yıllarda Erzincan tarım sektöründe ağırlık kazanmaya başlayan kiraz, gerek dikim sahası gerekse üretim açısından büyük bir gelişme gösteriyor. Özellikle geçtiğimiz yıl pazarlama noktasında sıkıntı yaşanmaması çiftçilerin kiraza yönelmelerinde büyük bir etken olarak öne çıkıyordu ancak bu yıl öyle olmadı. 300 kilo verim aldığı alandan 2,5 tona yakın verim elde ettiğini belirten üreticiler, pazar sıkıntısı yaşıyor. Sezon başında verdiği fiyatlara uymayan ihracat firmalarının ve tüccarların sürekli alım fiyatlarında oynama yapmaları üreticilerin de tepkilerine neden oluyor. Erzincan’ın Üzümlü ilçesine bağlı Bayırbağ köyünde kiraz hasadına başlayan üreticiler, hasattan memnun olsalar da pazar da istedikleri fiyattan satamıyorlar. Adeta üzüm salkımı gibi görünen kiraz, neredeyse dalları kırma noktasına gelecek. Bu kadar verimi ömrü boyunca görmediğini ifade eden ve çocukluktan beri Bayırbağ köyünde çiftçilik yapan 80 yaşında ki kiraz üreticisi Selami Demirel, “Bayırbağ köyündenim. Doğup büyüme hep çiftçilik yaptım. 80 yaşındayım. Erzincan’da ve takip ettiğime göre Türkiye’nin her yerinde görülmemiş bir rekolte var. Ben ilk olarak böyle bir rekolte görüyorum. Geçen sene 300 kilo çıkan yerden şuanda 1,5 - 2 tona yakın topladım. Daha da 500, 600 kilo daha çıkar.” dedi.
Erzincan’ın Kemaliye ilçesi Amerikalı turistleri ağırladı
22 Haziran 2024 Cumartesi - 12:11 Erzincan’ın Kemaliye ilçesi Amerikalı turistleri ağırladı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan ve Türkiye’nin Cittaslow (sakin şehirler) ağına dâhil edilen Erzincan’ın Kemaliye ilçesi Amerikalı turistleri ağırladı. Doğayla tarihin birbirini tamamladığı, adrenalin doğa sporlarının başkenti, Türkiye’nin etkileyici yerlerinden eski adı ‘Eğin’ olan Erzincan’ın Kemaliye ilçesi yaz aylarında ilçe nüfusunun neredeyse 10 katı ziyaretçi ağırlıyor. Tabiat güzelliğiyle Doğu’nun cennete açılan kapısı olarak nitelendirilen Kemaliye, yaz ayları ve tatil ile birlikte 45’ncisi düzenlenen Uluslararası Erzincan Kemaliye Kültür ve Doğa Sporları Şenliği ile birlikte Amerikalı turistlerinde akınına uğradı. Kalabalık gruplar halinde Kemaliye’ye gelen Amerikalı turistler ilçenin eşsiz güzelliğine hayran kaldı. Tarihte “cennet gibi güzel bahçe” anlamına gelen Eğin ismi, ilçe sakinlerinin Kurtuluş Savaşı’na verdikleri destekten ötürü Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendi isminden esinlenilerek Kemaliye olarak değiştirildi. Erzincan’a 150 kilometre uzaklıkta; doğusunda Tunceli, batısında Sivas, güneyinde Malatya ve Elazığ bulunan Kemaliye, özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. 5 bin 66 nüfuslu ilçeyi yaz aylarında yerli ve yabancı olmak üzere 35 bine yakın turist ziyaret ediyor. Yaklaşık 35 kilometre uzunluğunda, nehir tabanı ile vadi kenarı arasındaki kot farkı bin metreye kadar ulaşan, bu haliyle dünyadaki ilk 5 derin kanyon arasında yer alan Karanlık Kanyonuyla, büyüklü küçüklü 38 tünelden oluşan ve dünyadaki “Tehlikeli Yollar” kategorisinde bulunan, sert kayaların içinden oyularak inşa edilmiş istisnai bir doğal güzelliğe ve estetik öneme sahip 7 kilometre uzunluğundaki Taş Yoluyla, Türk kültür tarihi açısından önemli bilgiler içeren ilçe merkezine 4-5 kilometre uzaklıktaki Dilli Vadisiyle ve daha pek çok doğal güzellikleriyle, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle Erzincan’ın mutlaka görülmesi gereken yerlerinden birisi olarak belirtiliyor. 45’ncisi düzenlenen Uluslararası Erzincan Kemaliye Kültür ve Doğa Sporları Şenliği ile birlikte adrenalin doğa sporlarının başkenti Kemaliye, son zamanlarda dizi ve reklam filmi çekimlerine de ev sahipliği yapmaya başladı.