Yerel Haberler
Erzincan
Örtü ve orman yangınlarına dikkat
21 Haziran 2024 Cuma - 05:51 Örtü ve orman yangınlarına dikkat Son günlerde artan hava sıcaklıkları nedeniyle boş arazilerde çıkan yangınlara dikkat çeken uzmanlar, vatandaşları anız, tarla, bahçe ve orman yangınlarına karşı uyardı. Mangal, sigara, temizlik amacı ile yakılan ateş ve rastgele atılan şişelerin orman yangınlarına davetiye çıkardığını, sıcak havayla kuruyan otlar ve yaprakların küçük bir kıvılcımla tutuşmaya elverişli hale geldiği sıcak havalarda vatandaşlardan bu duruma karşı dikkatli olmalarını istendi. Ekipler, “Hava sıcaklıklarının artması ile anız, bahçe, tarla, orman yangınlarında artış olması ihtimali artmaktadır. Temizlik maksatlı yakılan ateş doğaya büyük zararlar vermektedir. Kontrol altına alınamaması sebebiyle büyük yangınlara neden olmaktadır” dedi. Toprağa ve canlıya da zarar veriyor Yapılan açıklamada anız yangınının toprağa ve canlılara zarar verdiğini belirtilerek “Organik madde miktarı azalır, mikrobiyolojik aktivite geriler, omurgasız hayvanlar yok olur. Toprağın su tutma kapasitesi azalır, toprak verimliliği düşer. Erozyon riski yükselir, biyolojik denge bozulur, fiziksel ve kimyasal yapı zarar görür. Hava ve çevre kirliliği artar, orman gibi yangınlar artar, telefon ve enerji iletim hatları zarar görür, trafik kazası ihtimali yükselir ve milli servet kaybı ortaya çıkmaktadır” ifadelerinde bulunuldu. Önlemler ile ilgili olarak ise; “Vatandaşlara ait arsa, tarla, arazilerde bakım yapılması, büyümüş otların kesilmesi önem arz etmektedir. Bahçe temizliği için ateş yakılmamalıdır. Piknik, gezi, alanlarına çöp atılmamalıdır, kolay alevlenici malzemeler. Güneş ışınlarını yansıtıcı (cam, metal, vb.) malzemeler bırakılmamalıdır. Seyir halindeki araçlardan sigara, vb. atılmamalıdır” denildi.
Piknik alanlarının vazgeçilmezi Ekşisu
20 Haziran 2024 Perşembe - 12:23 Piknik alanlarının vazgeçilmezi Ekşisu Yeşilin ve doğal güzelliklerin adresi olan mesire alanları yaz aylarında adeta dolup taşıyor. Okulların tatil olması ve bayram tatili ile birlikte Erzincanlılar ve Erzincan’a gelen yerli yabancı turistlerin tercihi Ekşisu oldu. Ekşisu mesire ve piknik alanı bu bayramda da tatilcilerin vazgeçilmezi oldu. Vatandaşların doğayla iç içe, huzurlu vakit geçirebilmeleri için önemli olan mesire alanı Ekşisu, tertemiz ve serin havasıyla da tercih sebebi oluyor. Erzincan’da hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte sıcaktan bunalan vatandaşlar bu bayramda da yine mesire alanlarını hınca hınç doldurdu. Bayram tatilinde Ekşisu’ya yüzlerce araç giriş çıkış yaparken, Erzincanlıların gözdesi bu alanda aileler hem keyifli vakit geçiriyor, hem de gölgenin tadını çıkarıyor. Binlerce kişinin aynı anda ve birbirini rahatsız etmeden piknik yapabildiği Ekşisu’ya ayrıca dışarıdan çok sayıda misafirin geldiği de dikkatlerden kaçmıyor. Çocuklar doya doya eğleniyor Ekşisu mesire alanının tadını en çok çocuklar çıkarıyor. Bölgede bulunan yeşil alanların yanı sıra hem büyükler hem de çocuklar için yüzme yerleri de bulunuyor. Hal böyle olunca da Ekşisu hafta sonları çocukların neşeli kahkahalarıyla dolup taşıyor. Bayram tatilini geçirmek, eğlenmek, gezmek ve hoşça vakit geçirmek için İstanbul’dan geldiğini belirten Hasan Kızıl, “Aslen Erzincanlıyım. Hayat şartları gereği yıllardır İstanbul’da yaşıyorum. Bayram tatilimizi geçirmek için geldiğimiz Erzincan’da buraya mutlaka da uğruyoruz. Ayrıca Ekşisu içme fırsatı buluyoruz. Bu suyun tadına doyamıyorum. Hele bizim gibi metropol şehirlerde yaşayanlar için bunun anlamı anlatılmaz. Çocuklarımız da burada oldukça mutlular ve eğleniyorlar. Bizim için de onlar için de güzel bir değişiklik oluyor.” dedi. Bu bölgeye yapılan yatırımlardan memnunuz Uzun bir süredir buraya gelmediğini ve yapılan yeni çalışmaları ilk gördüğü anda şaşırdığını söyleyen İbrahim Halil Söyleyici ise “Burada güzel şeyler olmuş. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Her fırsatta Ekşisu’ya geliyorum. Herkese iyi bayramlar diliyorum” şeklinde konuştu.
Aşırı sıcaklara karşı arıları koruyun
20 Haziran 2024 Perşembe - 09:21 Aşırı sıcaklara karşı arıları koruyun Erzincan’da bulunan arı yetiştiricileri sıcaklar nedeniyle aşırı sıcak ve soğuklara karşı oldukça narin olan arıların mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan aşırı sıcaklarda pek çok kolonide bulunan arılar aşırı sıcak nedeniyle felç geçirerek telef oldu. 40 yıldır arıcılık ile uğraşan Cemal Gümüş benzer sıkıntıların yaşanmaması için meslektaşlarına uyarıda bulunarak gerekli tedbiri almasını istedi. Gümüş, “Bölgemizde hava sıcaklığı neredeyse 39-40 derece olarak ölçülmeye başladı. 37 derecenin üzerindeki sıcaklık arılar için tehlikelidir. Arıcılarımızın kovanlarını ilk etapta havalan durmalarını kontrol etsin. Ardından tüm kovanların kireçlenerek örtü tahtası yerine kullanılan malzemeyi izolasyon görevi gören malzemelerle değiştirsinler. Burada en önemli husus kovanın havalandırma sistemi mutlaka sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlamaktır. Arılar sıcakla birlikte havasız kaldığında maalesef telef oluyor. Bunun yanında kovanların üstünün de güneş ışığını geri yansıtacak şekilde mutlaka kireçlenmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca içerisinde yoğun arı olan kovanlara (8-9 çerçeve) ikinci kat ballık eklenmesini tavsiye ediyoruz. Bu sistem sayesinde arıların daha rahat nefes alması serin havaya ulaşması sağlanacaktır. Özellikle serin ve yüksek yerleri tercih ediniz. Arılar da tıpkı insanlar gibi stres oluşturmayan rahat ve huzurlu ortamlarda daha verimlidir. Arıcılık bir süreçtir. Bir işçi arının ömrü de ortalama 35-40 gündür. Eğer arıları aşırı sıcaklardan korunamaz isek arı kendiliğinden yavru üretimini durdurup yavru üretim sürecini sekteye uğratır” diyerek tüm arıcı meslektaşlarının sıcaklara karşı tedbiri olmasını istedi.
Su içmek için susamayı beklemeyin
20 Haziran 2024 Perşembe - 09:19 Su içmek için susamayı beklemeyin Bunaltıcı sıcaklar tüm Türkiye’yi etkisi altına aldı. Sıcaklık ve nemin artışıyla birlikte vücut ısısında görülen artışın başta beyin olmak üzere diğer hayati öneme sahip organlara da olumsuz etkide bulunduğunu ifade eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Merve Bayram; su içmenin önemine değinerek, su içmek için susamanın beklenmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Hava sıcaklığında yaşanan yoğun artış vücutta da belirli değişimleri beraberinde getiriyor. Metabolizma, artan vücut ısısını terleme ile dengede tutmaya çalışsa da, aşırı sıcak havalarda yeterli olamıyor. Artan vücut ısısı da başta beyin olmak üzere diğer hayati öneme sahip organlara olumsuz yönde etki ediyor. Tüketilen besinlere oldukça dikkat edilmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Bayram, özellikle kronik hastalığı bulunanların, yüksek sıcak havalarda beslenmelerine daha çok dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulundu. Su tüketiminde zorlanan kişiler için öneriler Sıvı, vücudun olmazsa olmazı. Özellikle yaz aylarında daha da önemli hâle gelen sıvı takviyesi, hayati bir öneme sahip. Terleme ile vücutta sıvı, mineral ve elektrolit kaybı görülüyor. Sıvı ve mineral kaybını önlemek için günde en az 2-2,5 litre su içmenin önemine değinen Bayram, “Su içmek için susamayı beklemeyin. Su tüketiminde zorlanan kişiler de, su içimini kolay hale getirmek için suyun içine taze meyve parçaları, nane, limon, zencefil, salatalık gibi yiyecekler ekleyebilirler. Soğuk bitki çayları, ev yapımı limonata, ayran ve maden suyu da sıvı tüketimini artırmaya yardımcı olabilir. Kahve, çay ve gazlı içecekler su tüketme eğilimini azalttığı için, vücutta sıvı kaybının yerine geçmeyecekleri unutulmamalı. Yeterli sıvı tüketiminin olup olmadığı idrar renginden anlaşılabilir. Eğer, idrar rengi renksize yakınsa sıvı alımı yeterlidir fakat koyu sarı ise sıvı alımı yetersizdir, dikkat edilmesi gerekir” şeklinde belirtti. “Hem sağlığı hem de çevreyi olumlu yönde etkilediği kanıtlanmış Akdeniz tipi beslenme” Vitamin, mineral ve su içeriği yüksek sebze ve meyvelerin tüketimi sıcak havalarda büyük önem taşıyor. Meyvenin fruktoz içerdiğinin unutulmaması gerektiğini ve aşırıya kaçılması hâlinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Bayram, “Sıcak havalarda aşırı yağlı, baharatlı ve şekerli besinlerden kesinlikle uzak durulmalı. Kızartmalar, aşırı yağlı besinler ve sakatatlar yerine ızgara, haşlama ve buğulama şeklinde yapılan yağsız etler tercih edilmeli. Balığın da haftada minimum 2 kere tüketilmesine özen gösterilmeli. Aşırı baharatlı yiyecekler bağırsak hareketlerini artırabilir ve vücutta sıvı kaybına yol açabilir. Bunların yerine sıvı, vitamin ve mineral açısından zengin sebze, meyve ve tam tahıllı yiyecekler tüketilmelidir. Hem sağlığı hem de çevreyi olumlu yönde etkilediği kanıtlanmış Akdeniz tipi beslenme buna en güzel örnek” dedi. Akşam yemeği saatinin çok geçe bırakılmaması, mümkünse en geç saat 20.00 gibi yenmesi gerektiğinin altını çizen Merve Bayram, “Uyumadan 2-3 saat öncesinde minik bir ara öğünle günün bitirebileceğini” dedi. “Tüketilecek besinlerin güneşte uzun süre bekletilmemesine dikkat” Bayram, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Gıda güvenliği özellikle sıcak günlerde daha da önemli bir hâle geliyor. Sıcak havalarda özellikle et ve et ürünleri, tavuk, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri içeren yiyecekler daha çabuk bozulmakta ve besin zehirlenmelerine yol açabilmekte. Tüketilirken kesinlikle dikkat edilmesi gerekiyor. Sebze ve meyveler iyice yıkanmalı. Ayrıca, temiz olmayan su kullanımı ve bu sularda yıkanan sebze ve meyvelerin tüketilmesi ishale yol açabilir. Tüketilecek besinlerin güneşte uzun süre bekletilmemesine de dikkat edilmelidir.”
Yaylalarda koyun kırkma zamanı
20 Haziran 2024 Perşembe - 09:15 Yaylalarda koyun kırkma zamanı Sıcak yaz aylarının kendini iyice hissettirdiği Erzincan’da, sürü sahipleri küçükbaş hayvanların kırkımına başladı. Önceden toplanıp satılan yünler, son dönemlerde yeterince ilgi görmediği için genellikle çöpe atılıyor. Erzincan’ın küçükbaş hayvancılık da önemli merkezlerinden olan Akyazı Mahallesinde koyunların temizlenmesi, serinlemesi ve besicilikten elde edilen gelirin artırılması için yünlerin kırkılması sezonu başlandı. Küçükbaş hayvanların daha sağlıklı gelişebilmeleri için kırkma dönemine başlayan hayvan yetiştiricileri verimi de bu sayede artırdıklarını söylüyorlar. Yaz mevsiminin kendini iyice hissettirip sıcakların artmaya başlamasıyla koyunların rahatlaması, et ve süt veriminin çoğalması için yapılan kırkma işlemi köylerde genelde imece usulü ile yapılıyor. Kırkılan yünlerin ise yalnızca hayvan sahiplerinin yorgan yastık yapımında kullanıldığını belirten yetiştiriciler, yünün ticari anlamda bir katkısının olmadığını ve genelde çöpe atmak durumunda kaldıklarını söylüyor. "Sıcak yaz günlerinde koyunları ferahlatıyoruz" Küçükbaş hayvancılık yaparak geçimini sağlayan Mahmut Demirol, koyunların kırkıldığında hem ferahladığını hem de gelişimine katkı sağladığını belirterek, “Yıllardır hayvancılık mesleği ile uğraşıyorum. Şuan da kırkım işlemi yapıyoruz. Genelde yaz aylarında havanın sıcaklığından dolayı yapılıyor. Bunlar tabi yaylaya çıkan koyunlar için geçerli. Şuan da bizim kırktıklarımız ise kuzu. Kuzular yaz mevsiminde iki defa kırkılıyor. Bunun sebebi de, aşırı sıcaklardan dolayı yününü erken uzatıyor ve terleme yapıyor. Hayvanlar ferahlasın diye de yılda iki defa yaz mevsiminde kırkıyoruz. Terleme çok oluyor hayvanlarda, mecbur rahatlaması için kırkıyoruz. Kırktığımız koyunlar daha fazla gelişim gösteriyor” dedi. “Kırkılan yünler para etmiyor, çöpe atılıyor” Serkan Beydili ise kırkılan yünlerin çöpe atıldığını kaydetti. Beydili, “Şuan da kuzu kırkım işlemi yapıyoruz. Kuzuların kırkımı yılda iki defa yapılır. Kuzu kırkımı, kuzuların gelişmesi açısından önemli bir işlem, kuzuların gelişimini 2-3 kat daha fazla artırdığı için bizler de kuzu kırkımı yapıyoruz. Yazın başladığında, bir de sonbahara doğru iki defa yapılıyor. Kuzunun besi süresine bağlı. Kırktığımız yünleri maalesef çöpe atmak durumunda kalıyoruz. Eskiden kullanılıyordu yorgan, yastık yapımında bunlar. Maalesef şuan çöp olmak durumunda kalıyorlar. İplik yapımında, yorgan yapımında, yastık yapımında genelde kullanılırdı. Biz kendimize yorgan, yastık yapımında yine kullanıyoruz. Annelerimiz kullanmaya devam ediyor ancak ticari anlamda bir katkısı yok. Kendimiz kullandığımızı alıp geri kalanı çöpe atmak durumunda kalıyoruz” diye konuştu.
Aşırı sıcaklarda çıkan haşerelere karşı uzmanı uyardı
20 Haziran 2024 Perşembe - 09:01 Aşırı sıcaklarda çıkan haşerelere karşı uzmanı uyardı Aşırı sıcaklarda çıkan haşereler konusunda bilgiler veren Veteriner Hekim Serkan Eroğlu, “Sıcak havalarda müstakil bağ evlerine yaşayan vatandaşlarımızın evlerinde düzenlemeler yapması gerekiyor” dedi. Isınan havalarda evlerin etrafındaki su birikintileri ve otların temizlenmesi gerektiğini söyleyen Eroğlu, “Aşırı sıcaklarda yılan, akrep, sarıkız, kene ve sivrisinek gibi canlılar uyanmaya başlar. Bununla birlikte insan sağlığı için de tehlikeli durumlar da oluşmaya başlar. Özellikle keneler ve sivrisinekler olsun. Artık yaz aylarında müstakil bağ evlerimizde yaşıyoruz. Tabi ki kış dönemi boyunca oradaki karların altında kalmış olan ağaçların yapraklarının dökülmesi ile o yaprakların altında kış uykusuna yatan akrep olabilir, çıyan olabilir veya sarıkız dediğimiz canlılar aktif hale geliyorlar. Şimdi kırsalda olan vatandaşlarımızın evlerinde düzenlemeler yapmaları gerekiyor. Bu bodrumda olsun veya bahçeli yerlerdeki bu birikintileri ya da atık otları düzenli bir şekilde temizleyecekler hatta bir takım ilaçlamalarla da evlerinin etrafını ilaçlayacaklar. Çünkü bu canlıların ısırmaları veya sokmalarına maruz kalmamak için dikkatli olmaları gerekiyor. Mesire alanında bir yeşillikte veya bir su kenarında piknik yapacak vatandaşlarımız ise çizme gibi şeyler giymeliler. Özellikle buralarda dolaşırken, çünkü otların arasındaki yılan olsun veya başka canlıları tam olarak göremedikleri için bu şekilde önlem alabilirler. Sonuç olarak bu bölgeler o canlıların yaşam alanı ve biz onların yaşam alanlarına girmiş oluyoruz” dedi. Özellikle mesire alanlarında keneye karşı vatandaşların çok dikkatli olması gerektiğini belirten Serkan Eroğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Tabi havaların ısınmış olması ile birlikte keneler birçok hastalığı nakleden canlılardır. En başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığını. Vatandaşlarımızın özellikle mesire alanlarına gittiklerinde, bu hayvanların mera dediğimiz yayılım alanlarından uzak yerlerde piknik yapmaları vatandaşlarımız için daha sağlıklı olur. Bu keneleri uzaklaştırıcı veya kovucu spreyler ya da onun dışında ilaçlarda kullanabilirler. Piknik yapacaklar ise çimenlerin yanına oturmadan ziyade ayaklarına kalın bir çizme ve ya poşet gibi koruyucu galoşlardan giyebilirler. Açık renkli kıyafetler giymeleri daha uygun olur. Çünkü siyah renkli, yassı bir yapıda oldukları için açık renkli kıyafetlerde bu hayvanları görmemiz daha rahat olur. Eğer ki vatandaşlarımız kene ısırmasına maruz kalmışlar ise öncelikle en yakın bir sağlık ocağına gitmeleri, kendilerinin çıkarmamaları gerekiyor. Doktor kontrolünde kenelerin çıkarılması gerekiyor. Piknik alanlarını gayet iyi seçmeliler. Buna istinaden de aktif olan keneler insanların üzerine ya da koyun, keçi veya büyükbaş gibi hayvanlara, sokak hayvanlarına, evcil hayvanlarımızın üzerine de yapışabilirler. Bu durumda da dikkatli olmamız gerekiyor. Mera alanlarından veya piknik alanlarından döndükten sonra sürekli kontrollerimizi yapmamız gerekiyor.”