Yerel Haberler
Erzincan
21 Nisan 2026 Salı - 08:55 Rektör Levent: "Hayata iyi bakarsanız hayat da size iyi bakar" Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen TEDx EBYÜ etkinliği, farklı alanlardan konuşmacıların katılımıyla gerçekleştirildi. Programa, Rektör Prof. Dr. Akın Levent ile rektör yardımcıları ve akademik yöneticiler katıldı. Etkinlikte Prof. Dr. Akın Levent’in yanı sıra Dr. Kamil Bayar, Dr. Mehmet Karav, Psk. Kaan Üçyıldız, Ayşenur Sena Tarakçı, Bengü Karakurt ve Hakan Altunbaş konuşmacı olarak yer aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Akın Levent, bu yılın temasının "ayna" olduğunu belirterek, bireyin yalnızca dış dünyaya değil kendi iç dünyasına da yönelmesi gerektiğini ifade etti. Etkinliğin katılımcılara farklı bakış açıları kazandırmayı amaçladığını vurgulayan Levent, hayat tecrübelerinden örnekler paylaşarak, başarıya giden yolda sabır, azim ve kararlılığın önemine dikkati çekti. Gençlere tavsiyelerde bulunan Levent, "Çalışmaktan asla geri durmayın, kendinizi sürekli geliştirin ve hayatın zorlukları karşısında kararlılıkla ilerleyin." ifadelerini kullandı. Gün boyunca süren program, farklı konuşmacıların sunumlarıyla devam etti. Etkinliğin sonunda konuşmacılara plaketleri Genel Sekreter Prof. Dr. Cihat Özgenel tarafından takdim edildi. Program, sürpriz hediye çekilişiyle sona erdi.
Mangal kömürü üretmek için gece gündüz mesai yapıyorlar
07 Haziran 2024 Cuma - 12:46 Mangal kömürü üretmek için gece gündüz mesai yapıyorlar Erzincan’da ateş, duman ve kavurucu sıcağın altında gün boyu ter döken meşe kömürü işçileri, 2 bin rakımlı yaylada mangal kömürü üretmek için gece gündüz mesai yapıyor. Mardin’den Erzincan’a gelen aile, çadırlarda konaklayıp kestikleri meşe odunlarından ateş, duman ve kavurucu sıcağın altında gün boyu ter dökerek mangal kömürü üretiyor. Mardin’in Mazıdağı ilçesinden Erzincan’a gelerek ormanlık arazide çadırlarda konaklayan aile, istifledikleri odunları günlerce yakarak mangal kömürü üreterek ekmek mücadelesi veriyorlar. Orman İşletme Müdürlüğünce belirlenen alanlarda günün ilk ışıklarıyla mesailerine başlayan aile bireyleri, gün boyunca ateş karşısında ellerine ve yüzlerine bulaşan is ve dumana aldırış etmeden kestikleri meşe odunlarını yakarak mangal kömürüne dönüştürüyor. "İçten içe yanarak kömüre dönüşüyor" Meşe ağaçlarının üzeri saman ve toprak örtülü ocaklarda özel bir yöntemle yaklaşık 20 gün içten içe yanmasıyla mangal kömürüne dönüşmesinin ardından elde edilen kömürler çuvallara doldurup toptancılara satılıyor. Ormanlık alanda yapılan işlemler sırasında yangın çıkmaması ve kömürlerin yanmaması için de gece gündüz nöbet tutuluyor. Kömürleri parçalayıp çuvallara dizen işçiler, yoğun duman ve sıcaklık altında günde 13-14 saat çalışıyorlar. Geçimlerini mangal kömüründen sağlayan mevsimlik işçiler, sabah odun toplayarak başladıkları mesailerini odun kömürü için yaktıkları ateşin başında gece yarısına kadar devam ettiriyor. Haziran’ın başından bu yana günün ilk ışıklarıyla başlayan mesaileri gün boyu süren işçiler, ateş karşısında duman ve ise aldırış etmeden meşe odunundan kömür üretiyor. Odunların yaklaşık 20 gün boyunca yakılmasıyla üretilen mangal kömürü daha sonra satışa sunuluyor. Bunca uğraşa karşın emeklerinin karşılığının az olduğunu ifade eden işçiler, "Öncelikle belirlenen alandan odunlarımızı kesip ocağa getiriyoruz, kubbe şeklinde dizip üstünü topraklıyoruz. Daha sonra ise üzerinden ateş bırakarak 15-20 gün arasında yakıyoruz. Yakma esnasında yangın çıkmaması için nöbete başlıyoruz. Sırasıyla askeriye nöbeti gibi değişim yapıyoruz. Çok zorlu bir iş ama bu mesleğe alıştığımız için yapıyoruz. Mangal kömürü yapmak zor iş, çoluk çocuk ile buraya gelerek ekmek peşindeyiz" dediler. Yaklaşık 2,5 ton odundan 1 tona yakın mangal kömürü elde ediliyor.
Buğday tarlalarında kontroller sürüyor
07 Haziran 2024 Cuma - 12:43 Buğday tarlalarında kontroller sürüyor Erzincan’da tarla bitkileri içinde en çok ekiliş alanına sahip buğdayda teknik ekiplerin kontrolleri aralıksız devam ediyor. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü’ne bağlı teknik ekiplerin buğday ekiliş sahalarına yönelik kontrol ve araştırmaları aralıksız olarak devam ediyor. Buğdayda hasat sezonunun Temmuz ayı içerisinde başlaması beklenirken teknik ekipler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hibeli olarak çiftçilere tedarik edilen tohumlukların gelişimi ile hastalık ve zararlılara karşı denetimlere devam ediyor. Sahadaki çalışmalara zaman zaman Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin de katılıyor. Erzincan’da 2023 yılında 390.762 dekar alanda buğday ekimi yapılmış ve 111.119 tonluk üretim gerçekleşmişti. Çiftçilerin bu sezon da verim ve kalite noktasında sıkıntı yaşamamaları için sürekli sahada incelemelerde bulunan Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, gerekli görülen durumlarda çiftçilere teknik bilgi aktarıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin, Erzincan’ın tarımsal deseni içerisinde yer alan tüm ürünlerin çok değerli olduğunu ve hiçbir ürünün ihmal edilmeden sürekli takip edildiğini kaydetti. İl Müdürü Şahin açıklamasında, “Ekiplerimiz sürekli olarak sahada incelemelerde bulunuyor. Buğday ekim sahalarında hem çiftçilere Bakanlığımızca tedarik edilen tohumların gelişimini takip ediyoruz hem de sahayı hastalık ve zararlı açısından tarıyoruz. Ekiplerimiz bu anlamda çiftçilerimize gerekli bilgilendirmelerde bulunuyorlar. Bu çalışmalarımız hasat sezonunun sonuna kadar devam edecek” dedi.
Mangal kömürü üretmek için gece gündüz mesai yapıyorlar
07 Haziran 2024 Cuma - 12:38 Mangal kömürü üretmek için gece gündüz mesai yapıyorlar Erzincan’da ateş, duman ve kavurucu sıcağın altında gün boyu ter döken meşe kömürü işçileri, 2000 rakımlı yaylada mangal kömürü üretmek için gece gündüz mesai yapıyor. Mardin’den Erzincan’a gelen aile, çadırlarda konaklayıp kestikleri meşe odunlarından ateş, duman ve kavurucu sıcağın altında gün boyu ter dökerek mangal kömürü üretiyor. Mardin’in Mazıdağı ilçesinden Erzincan’a gelerek ormanlık arazide çadırlarda konaklayan aile, istifledikleri odunları günlerce yakarak mangal kömürü üreterek ekmek mücadelesi veriyorlar. Orman İşletme Müdürlüğünce belirlenen alanlarda günün ilk ışıklarıyla mesailerine başlayan aile bireyleri, gün boyunca ateş karşısında ellerine ve yüzlerine bulaşan is ve dumana aldırış etmeden kestikleri meşe odunlarını yakarak mangal kömürüne dönüştürüyor. “İçten içe yanarak kömüre dönüşüyor“ Meşe ağaçlarının üzeri saman ve toprak örtülü ocaklarda özel bir yöntemle yaklaşık 20 gün içten içe yanmasıyla mangal kömürüne dönüşmesinin ardından elde edilen kömürler çuvallara doldurup toptancılara satılıyor. Ormanlık alanda yapılan işlemler sırasında yangın çıkmaması ve kömürlerin yanmaması için de gece gündüz nöbet tutuluyor. Kömürleri parçalayıp çuvallara dizen işçiler, yoğun duman ve sıcaklık altında günde 13-14 saat çalışıyorlar. Geçimlerini mangal kömüründen sağlayan mevsimlik işçiler, sabah odun toplayarak başladıkları mesailerini odun kömürü için yaktıkları ateşin başında gece yarısına kadar devam ettiriyor. Haziran’ın başından bu yana günün ilk ışıklarıyla başlayan mesaileri gün boyu süren işçiler, ateş karşısında duman ve ise aldırış etmeden meşe odunundan kömür üretiyor. Odunların yaklaşık 20 gün boyunca yakılmasıyla üretilen mangal kömürü daha sonra satışa sunuluyor. Bunca uğraşa karşın emeklerinin karşılığının az olduğunu ifade eden işçiler, “Öncelikle belirlenen alandan odunlarımızı kesip ocağa getiriyoruz, kubbe şeklinde dizip üstünü topraklıyoruz. Daha sonra ise üzerinden ateş bırakarak 15-20 gün arasında yakıyoruz. Yakma esnasında yangın çıkmaması için nöbete başlıyoruz. Sırasıyla askeriye nöbeti gibi değişim yapıyoruz. Çok zorlu bir iş ama bu mesleğe alıştığımız için yapıyoruz. Mangal kömürü yapmak zor iş, çoluk çocuk ile buraya gelerek ekmek peşindeyiz.” dediler. Yaklaşık 2,5 ton odundan 1 tona yakın mangal kömürü elde ediliyor. (AA-AA)
Hububatta dane kaybı önlenecek
07 Haziran 2024 Cuma - 11:38 Hububatta dane kaybı önlenecek Tarım ve Orman Bakanlığı, valilikler ile işbirliği içerisinde hububat ekili alanlarda yaşanan dane kaybını asgari seviyeye düşürmek ve milli servet kaybını önlemek için önlemler alıyor. Hububatta yaşanan dane kaybının önenmesi için Erzincan’da da çalışmalar devam ediyor. Biçerdöverle biçimlerde yaşanacak olası dane kaybını asgari seviyeye düşürmek için 2024 yılı Valilik Genel Emri yayınlandı. Hububat ekili alanlarda hasat esnasında yaşanan dane kaybının birçok nedeni buluyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin, hububat hasadında oluşan dane kaybının nedenlerini; zamansız hasat (hasat olgunluğu devresi harici hasat), biçerdöver kullanıcılarının “operatör yetiştirme kursu”na katılmadığından teknik bilgilerden mahrum oluşu, kurs görmüş dahi olsa kar amacı ile biçerdöverlerin yüksek hızda çalıştırılması, biçerdöveri hububat durumuna göre her tarla için yeniden ayar yapmaması, Tarlanın tesviyesiz olması, Çiftçinin biçerdöver hakkındaki teknik bilgileri ve dane kayıp ölçüm yöntemini bilmemesi olarak kaydetti. Yoğun bir emek ve masraf ile yetiştirilen ve hasada gelen buğday ürününün tane dökümüne ve kalite düşüklüğüne meydan vermeden zamanında, biçerdöver ehliyeti bulunan tecrübeli operatörlerle yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürü Murat Şahin, dane kaybının önlenmesi için çiftçilere de tavsiyelerde bulundu. İl Müdürü Şahin, “Çiftçilerimiz bu konuda birçok önlem alabilir. Çiftçilerimiz makineli hasada uygun tohum kullanmalı, uygun çeşit ve miktarda gübre kullanmalı, uygun sulama yöntemleri kullanmalı, yabancı otların makinenin çalışmasını engellememesi için kültürel tedbirler almalı ya da kimyasal mücadele yapmalı, arazilerde tesviye çalışması yapmaları, biçerdöver sahipleri ile hukuki geçerliliği olan sözleşme imzalamaları, biçim esnasında ürünün başında olmaları ve dane kayıplarını kontrol ederek operatörü uygulamaları ve hasadın en uygun zamanda yapılması gibi birçok önlem alarak dane kayıplarını en aza indirebilirler” dedi. Erzincan’da hasat sezonu ile birlikte 2024 yılı için yayınlanan Valilik Genel Emri’nin titizlikle uygulanacağını kaydeden İl Müdürü Şahin, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ekiplerin biçerdöverleri ve operatörleri sürekli denetleyeceğini söyledi. G sınıfı sürücü belgesi ve biçerdöver operatör belgesi olmayan kişilerin çalışmalarına kesinlikle izin verilmeyeceğini vurgulayan İl Tarım ve Orman Müdürü Murat Şahin, Erzincan’da dane kaybı oranının %3’ün üzerine çıkamayacağını söyledi. Ürün hasadında dane kayıp oranının yüksek olduğunu gören üreticilerin anında tarım il ve ilçe müdürlüklerine haber vermesini isteyen İl Müdürü Şahin, ekiplerin derhal müdahalede bulunacağını, gerekli tespitlerin yapılarak Valilik Genel Emri uyarınca gerekli işlemlerin yapılacağını ifade etti.
3000 rakımlı muhteşem manzarasıyla Munzur Dağı’nda yaz ve kış birarada yaşanıyor
06 Haziran 2024 Perşembe - 09:57 3000 rakımlı muhteşem manzarasıyla Munzur Dağı’nda yaz ve kış birarada yaşanıyor Doğa yürüyüşü (trekking) yaparak Erzincan ile Tunceli arasındaki 3000 rakımlı Munzur Dağları’na çıkan vatandaşlar, muhteşem manzarada buzul gölünün üzerinde yüzerek yazla kışı bir arada yaşadılar. 3000 rakımlı Munzur Dağları’nın zirvesi doğal güzelliğiyle görenleri adeta büyülüyor. Haziran ayında da karla kaplı olan Munzur’un zirvesi trekking yapan doğa severlerin uğrak yeri oluyor. Bir yanda kar ve buzul göller, diğer yanda açan rengarenk çiçekler dört mevsimi bir arada barındırıyor. Kendilerine rehberlik eden yöre halkıyla birlikte yaklaşık 10 saat yürüyerek Munzur’un zirvesine çıkan vatandaşlar, Haziran’da kışı yaşadılar. Vatandaşlar, Munzur’da yazın ortasında kışı yaşadıklarını ifade ederek, adrenali sevenler için bulunmaz bir yer olduğunu ifade ettiler. Munzur Dağları’ndaki en büyük buzul göl olan Yeşil Göl’de yüzen doğaseverler, “Yaban hayatının kendini en güvende hissettiği yerlerdendir. Ayısından şamuasına, çengel boynuzlu dağ keçisine hepsini aynı alan içinde 1 kilometre mesafeyle burada görmek mümkün. Bunun yanında ufak göller de yer almakta ve açan çiçekler göllere ayrı bir güzellik katmakta. Gidiş dönüş yürüme 10 saat mesafede olan göller bunlar. Yazın ortasında kışı yaşıyor insan. Adrenali sevenler için bulunmaz bir doğa, kamp kurmak için muhteşem alanlar. Yalnız çok uzak olduğundan fazla yükle çıkmak bazen yorucu oluyor ama insan o doğayı görünce tüm yorgunlukları unutuyor” diye konuştular.
Yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle pekmez yapımı
06 Haziran 2024 Perşembe - 09:43 Yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle pekmez yapımı Kendine has kokusu ve özelliği ile dikkat çeken dut pekmezi, yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor. Erzincan’ın Kemaliye ilçesi ve köylerinde duttan pekmez yapımı başladı. Pekmezin olması için bol güneş ve hafif rüzgar gerekirken, yağmur olmaması nedeniyle pekmez haziran ve temmuz aylarında yapılıyor. Odun ateşi ile büyük kazanlarda doğal kaynak suyu ile kaynatılan dut, kaynama ısısına gelince şırası alınır. Güneş gören damlarda tepsilere koyulur ve olgunlaşması beklenir. Bu süre bir hafta kadar sürer. Kemaliye pekmezinin farkı kurutulmuş beyaz duttan yapılması ve az kaynatılıp besin değerini yitirmeden güneşte olgunlaşmasıdır. Uzun uğraşlar ile hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan pekmezin el becerisi gerektirdiğini anlatan Medine Turgut, "Uzun uğraş ve zahmetler sonucu el işçiliği ile tamamen doğal yollardan hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen pekmezlerimiz kış mevsiminde her derde deva olarak kullanılır. Dutlar kazanda kaynatılır, şırası elde edilir. Kaynatma işlemi uzun süre uygulanır. Kaynatma işlemi açık yayvan kaplarda yapılır ve düşük ısıda koyulaşıncaya kadar kaynatılır. Kaynatma kazanında şıra kaynamaya başlayınca oluşan köpükler kepçe ile alınır. Kaynama ilerledikçe şıranın üstü sarı köpük bağlar, şıra içten içe kızarır, göz göz olarak kaynar ve pekmez kokusunu yayar" diye konuştu. Pekmezin faydaları Pekmez, yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Ayrıca mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin beslenmesinde yer alması önerilmektedir. Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Dokuların krom içeriği hamilelikte, malnütrisyonda ve yaşla büyük ölçüde azalmaktadır. Krom, glikoz toleransa faktörünün yapısında bulunur ve insülin kullanımı ile glikoz metabolizmasını etkiler. Rafinasyon işlemi sonucunda gıdalardaki krom miktarının büyük ölçüde azaldığı göz önüne alınırsa pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir. Araştırmalar pekmezin thiamin, riboflavin ve demir açısından baldan daha zengin olduğunu da ortaya koymaktadır.