Yerel Haberler
Erzincan
Öğrencilere su tasarrufu eğitimi verildi
28 Mayıs 2024 Salı - 12:14 Öğrencilere su tasarrufu eğitimi verildi Erzincan Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü tarafından tüm Türkiye’de uygulanan Su Verimliliği Seferberliği kapsamında, suyun verimli kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik su tasarrufu eğitimleri düzenliyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen etkinliklerle çocuklar, suyun doğru ve verimli bir şekilde nasıl kullanılacağını öğreniyorlar. Eğitimler kapsamında Ziya Gökalp İlkokulu, Fevzi Efendi İlkokulu, Bahçelievler İlkokulu ve Şehit Astsubay Uğur Fetih Özdemir Ortaokulu öğrencilerine eğitimler verildi. Belediyemiz Su ve Kanalizasyon Müdürlüğünde görevli Jeoloji Mühendisi Remzi Yılmaz ve Yüksek Su Ürünleri Mühendisi Bahtiyar Süleyman, tarafından verilen eğitimlere, öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Eğitimlerde, suyun önemi ve tüketim alışkanlıklarının doğru yönetilmesi üzerinde duruluyor. Öğrencilere, günlük yaşamlarında suyun nasıl tasarruflu bir şekilde kullanılabileceği konusunda bilgiler veriliyor. Öğrencilere, suyun sürdürülebilir bir kaynak olduğu vurgulayarak, gelecek nesillere bu bilinci aşılamak için eğitimlerin önemli olduğunu belirtiyorlar. Suyun korunması ve verimli kullanılması, hem çevrenin korunması hem de ekonomik açıdan önemli bir konu olduğundan, genç yaşta bu bilincin oluşturulması büyük önem taşıyor. Öğrenciler, aldıkları eğitimlerle suyun değerini daha iyi anlayarak, günlük hayatta daha dikkatli ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazanıyorlar. Belediyemiz bu tür faaliyetlerle şehir genelinde suyun etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor. Erzincan Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü tarafından gelecek nesillere bilinçli su kullanımı alışkanlığı kazandırabilmesi için eğitimler yıl boyunca devam edecek.
Erzincan mülki idare amirleri ile söyleşi gerçekleştirildi
28 Mayıs 2024 Salı - 08:59 Erzincan mülki idare amirleri ile söyleşi gerçekleştirildi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri öncülüğünde faaliyet gösteren “Siyaset ve Toplum Kulübü” organizasyonunda “Erzincan Mülki İdare Amirleri ile Söyleşi” etkinliği gerçekleştirildi. Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye Erzincan Vali Yardımcıları Yusuf İzci ve Ömer Özbay, Kemah Kaymakamı Ökkeş Safa Türkoğlu, Kemaliye Kaymakamı İlhan Kayatürk, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. A. Ercan Ekinci, İİBF Dekanı Prof. Dr. Selahattin Yavuz, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Siyaset ve Toplum Kulübü Başkanı Ahmet Çebi açılış konuşmasında, “Yoğun programlarına ve kısıtlı zamanlarına rağmen bizleri kırmayıp kariyer planlamamızda aklımıza takılan soruları cevaplamak için buraya teşrif eden değerli mülki idare amirlerimize teşekkür ediyorum. Programın hepimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi. Programın ilk konuşmacısı olan Erzincan Vali Yardımcısı Yusuf İzci, “Mülki İdare Amirleri ile Söyleşi Programı için bir aradayız. Böylesi güzel bir programa bizleri davet ettiğiniz için üniversitemize ve Siyaset Kulübü öğrencilerine teşekkür ediyorum” diyerek sözlerine başladı. Kendi eğitim hayatından ve mesleki tecrübelerinden bahseden Vali Yardımcısı İzci, genç meslektaşlarına ilk olarak kaymakamlık sınav sürecinden ve güncel gelişimlerden bahsetti. “Kaymakamlık sınav sürecinde şuan KPSS puanı gerekmiyor. Fakat bu durum önümüzdeki dönemlerde değişkenlik gösterebilir. Kaymakam adayları ülkemizin 10 ilinde kaymakamlık sınavına girebilir. Sınav, ciddi emek isteyen uzun bir süreci kapsamaktadır. İçişleri Bakanlığımızın internet sitesinde kaymakam adayları için güncel sınav bilgileri bulunmaktadır. Bende sizlere bu siteden edindiğim verilerle bilgi aktaracağım. Zorlu sınav sürecini başarıyla tamamlayan adaylar bakanlığımıza bağlı bulunan ve Ankara’da yer alan komisyon karşısına çıkıyor. Bu süreci de başarıyla geçenler stajyer kaymakamlık ile görevlerine başlıyor” dedi. Mülki idare amirliğinin önemine ve zorluğuna vurgu yapan Vali Yardımcısı İzci, genç meslektaşlarına başarılar dileyerek konuşmasını sonlandırdı. Programın ikinci konuşmacısı olan Vali Yardımcısı Ömer Özbay, kaymakamlık staj sürelerinde yaşanacak olası değişikliklerden bahsetti. Vali Yardımcısı Özbay, “Toplumumuzda mülki idare amirliği konusunda önce Kaymakam, sonra Vali Yardımcısı ve en sonunda da Vali olunuyor şeklinde genel bir görüş hâkim. Vali yardımcısı ve kaymakam arasında herhangi bir kadro farkı bulunmuyor. Tek farkımız kıdem. Bizim mesleğimizin esas itibarı kaymakamlıktır. Bunun yanı sıra mülkiye müfettişlikleri de yapabiliyoruz. Kaymakamlık, sorumluluğu çok ağır olan ve askeri bir disiplini gerektiren oldukça meşakkatli bir meslektir. Tayin durumu fazla olan ve gurbette yaşamayı öğrenmeniz gereken bir meslektir. Bakanlık, mesleğe girişte herhangi bir dil şartı aramasa da yurt dışı dil okullarında bizlere sunduğu imkânlarla yabancı dil öğrenme konusunda teşvik ediyor” dedi. Mesleğin önemine ve zorluklarına dikkat çeken Vali Yardımcısı Özbay, öğrencilerimize bu zorlu yolda sabırlı ve çalışkan olmalarını isteyerek başarılar diledi. Programın üçüncü konuşmacısı olan Kemaliye Kaymakamı İlhan Kayatürk ilk olarak kendi kaymakam olma sürecinden ve kişisel deneyimlerinden bahsetti. Kaymakam Kayatürk, “Kaymakamlık sınavına üç defa girdim. İlk ikisinde başarısız da olsam pes etmedim ve daha sıkı bir şekilde çalışarak üçüncü sınavımda ilk yüze girmeyi ve aday kaymakam olabilmeyi başardım. Bu yolda pes etmemek ve her defasında daha sıkı çalışmak çok önemli. Kaymakamlık staj süreci kaymakamlığın kendisinden genellikle daha kolay oluyor. Aday kaymakam iken bir nebze de olsa hata lüksümüz var. Fakat staj sürecinden sonra ağır bir yükün altına giriyoruz” dedi. Kaymakam Kayatürk, kaymakam adaylarına sunulan yurtdışı eğitim sürecinin önemine değinerek “Bu süreci oldukça verimli geçirmemiz gerekiyor. Bizlere önemli deneyimler sunuyor” şeklinde ifade etti. Genç kaymakam adaylarına başarılar dileyen Kaymakam Kayatürk konuşmasını sonlandırdı. Programın son konuşmacısı olan Kemah Kaymakamı Ökkeş Safa Türkoğlu, “Amcamın kaymakam olması çocukluk yaşlarımdan itibaren bana rol model oldu. Gelir Uzman Yardımcısı olarak göreve başladım. Ardından sıkı bir çalışma sürecinden sonra kaymakamlık mesleğine başladım. Yaptığımız işin sorumluluğu oldukça ağır. İlçemizde dezavantajlı konumda bulunan herkese ulaşmak ve fayda sağlamak durumundayız. Bu nedenle ilk olarak mesleğimizi çok sevmeli bizlere yüklediği ağır sorumluluğun bilincinde olarak mesleğimizi icra etmeliyiz” dedi. Kaymakam Türkoğlu, mülki idare amirliğinin köklerini çok eskiye dayandıran kurumsal bir meslek olduğunu vurguladı. Genç meslektaşlarına kariyer yolunda başarılar dileyen Kaymakam Türkoğlu konuşmasını sonlandırdı. Konuşmaların ardından öğrencilerin sorularını cevaplayan Erzincan mülki idare amirlerine teşekkür belgesi ve plaket takdimi yapıldı.
Tatlısıyla, tuzlusuyla Erzincan mutfağını tatmadan geçmeyin
28 Mayıs 2024 Salı - 08:35 Tatlısıyla, tuzlusuyla Erzincan mutfağını tatmadan geçmeyin Erzincan’ın coğrafi işaretli ürünleri hem tanıtıldı, hem ikram edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası kapsamında Erzincan Valiliği ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde Cumhuriyet Meydanında Türk Mutfağında geniş yerini alan Erzincan mutfağının coğrafi tescilli ürünleri sergilendi. Sabahın erken saatlerinde başlayan ve gün boyunca devam eden etkinlikte vatandaşlara lavaş ekmeği arasında tulum peyniri ile çay ikram edildi. Etkinliğe Erzincan Vali Yardımcısı Mehmet Emre Canpolat, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikte Erzincan’ın coğrafi işaretleri ürünleri tanıtıldı. Erzincan Tulum Peyniri ve Kemaliye Lök Tatlısı ikram edilirken, Kemah Tuzu, Cimin Sarucu, Kesme Kadayıfı, Eğin Dutu ve Refahiye Balı gibi ürünler bakır kaplarda tanıtıldı. Etkinliğe ilişkin bir konuşma yapan Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdür Oğuzhan Kılıç şu ifadelere yer verdi; “21-27 Mayıs Türk Mutfağı etkinlikleri kapsamında Erzincan’ımızın Coğrafi İşaretli ürünlerini bugün burada sergiliyor ve tanıtıyoruz. Erzincan’ın Coğrafi İşaretli ürünlerinden Tulum peynirinin de lavaş ekmeği ve çay eşliğinde sabah kahvaltısı niteliğinde ikramını yapıyoruz. Bu sene Türk Mutfağı Haftasının ana teması yöresel ürünler kahvaltıda ikram edilmesi, yöresel kahvaltıların tanıtımı ve sunumuydu. Biz de daha çok Coğrafi Ürünlerimizden tercih ettik. Bununla ilgili hem kahvaltı programları düzenledik hem de burada tanıtım standımızı açtık. İkramlarımızla birlikte Coğrafi İşaretli ürünlerimizden Tulum peynirini, Kemaliye dutunu, Eğin Lök tatlısını, Cimin Sarucunu ve Kemah tuzunu tanıttık. Bugün akşama kadar Erzincan türküleri eşliğinde ürünlerimizin tanıtımı ve ikramlarımız devam edecek.” Sabahın erken saatlerinde Erzincan türküleri eşliğinde ikram edilen Tulum Peyniri, lavaş ve çay sunumu için teşekkürlerini ifade eden vatandaşlar düzenlenen bu etkinliği ve ikramlıkları beğendiklerini belirtti. Meydanda ayrıca Erzincan’ın coğrafi işaretli ürünleri dev ekranda gösterildi.
21 yaşında futbolu bıraktı; 29 yaşında A Milli Kadın Futbol Takımına yardımcı antrenör oldu
28 Mayıs 2024 Salı - 08:20 21 yaşında futbolu bıraktı; 29 yaşında A Milli Kadın Futbol Takımına yardımcı antrenör oldu 2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1. Grup’ta mücadele eden Kadın A Millî Takımın 31 Mayıs’ta Erzincan’da, 4 Haziran’da Bakü’de oynayacağı Azerbaycan maçlarının çalışmalarını Erzincan’da sürdürüyor. A Milli Kadın Futbol Takımı yardımcı antrenörü Hilal Başkol antrenman sonrası açıklamalarda bulundu. Çok küçük yaşlarda mahalle ve okulda erkekler ile futbol oynamaya başlayan ve milli takıma kadar yükselen A Milli Kadın Futbol takımı yardımcı antrenörü Hilal Başkol 21 yaşında doktorun artık futbol oynayamazsın sözü ile yıkıldığını fakat futbolu çok sevdiği için saha içinde olmasam da çizgi dışında yine futbolla iç içe olacağım diyerek futboldan kopmadığını A Milli Kadın Futbol takımının başarısı için çalıştığını söyledi. Amasya doğumlu olan ve Amasya’da mahalle ve okul bahçesinde futbol oynamaya başladığını belirten A Milli Kadın Futbol Takımı yardımcı Antrenörü Hilal Başkol; “Futbola Amasya’da okul takımında başladım. Okul takımı ile birlikte Türkiye şampiyonu olduktan sonra Kocaeli’ de özel bir okulda futbol sayesinde burslu olarak okudum. Eğe Üniversitesi Beden Eğitimi ve spor Meslek yüksek okulu mezunuyum. Halen A Milli Takın Futbol Milli Takımında yardımcı antrenör olarak görev yapıyorum. Futbol benim kendimi bildim bileli yaptığım bir şey. Özellikle mahallede oynuyordum. 3-4 yaşlarında dahi mahallede çocuklarla futbol oynadığımı bilirim. İlkokulda iken futbol kulübü olmadığı için okulda beden eğitimi derslerinde erkekler ile futbol oynuyordum, mahalle maçlarına gidiyordum. Hatta çoğu maçlarda abimi değil beni oynattıkları için abimle kavga falan ediyorduk. Sürekli bu döngüde giden bir futbol aşkım vardı. Daha sonra okul takımının kurulması ile beraber resmi olarak futbol oynamaya başladım.” dedi. 29 yaşında iken çok sevdiği futbolu oynamaktan kopmasının nedenlerini anlatan Başkol, “17 yaşında ilk ameliyatımı oldum. Ameliyat sonrasında kendimi toparlayamadım. 21 yaşında iken doktor artık oynayamayacağımı söylediğinde artık futbol kariyerime antrenör olarak devam etmek istedim çünkü futbolu çok seviyordum ve futboldan kopmak istemiyordum. 6 ay gibi bir süre boş kaldım. Bu futboldan koptuğum 6 aylık sürede kendimi hiç iyi hissetmedim. Futbolu bıraktığım sene antrenörlük kursuna gittim. Zaten futbolu bırakırken antrenör olmaya karar vermiştim. Futboldan kopmamak saha içinde kalmak istedim. Bu yüzden sahanın içinde olamıyorsan çizgilerin dışında olmayı tercih ettim. Bu süreç benim için çok zordu çünkü A Milli Takım seviyesinde oynarken bir anda futbolu bırakmak kaldım. Daha yaşıtlarım arkadaşlarım futbol oynuyorlar. Hatta şu anda A Milli Takımımızda aynı takımda oynadığım arkadaşlarım hatta benden büyük ablalarım bulunuyor. Şuan bulunduğum konumdan çok memnunum. Bunun için de çok çalıştım. 9 yıldır gelişimim ile ilgili çalışmalar yaptım. Çünkü futbolu çok seviyorum ve futboldan uzak kalmak istemedim. Antrenör oluşumda bu şekilde oldu.” diye konuştu. Kız çocuklarının mutlaka futbola teşvik edilmemeleri gerektiğini ifade eden Hilal Başkol, “Eskiden kızlar futbol mu oynar gibi düşünceler vardı. Bizler bunu Anadolu da yaptığımız maçlarda biraz daha aştığımızı düşünüyorum. Çorum’da Mersin’de oynadığımız maçlarda çok fazla seyirci geldi. Nerede olduğu hiç önemli değil. Kız çocuklarına sokakta, mahallede, okulda futbol oynamalarına aileler izin versinler engel olmasınlar. Zaten futbola tabandan başladığımızda, havuzu genişlettiğimizde kadın futbolunun da çok daha ilerleyeceğini düşünüyorum, bunu başarmanın en önemli yanı çalışmak. İmkanlar kısıtlı dahi olsa çok çalışıldığında kadın futbolunun da bir yerlere gelme şansımız çok yüksek.” şeklinde konuştu. Futbolu İzmir’de oynadığı kulüpte yaşadığı sakatlıklar nedeniyle bıraktığını belirten Başkol, “Futbolu bıraktığım takımda da yardımcı antrenörlük yaptım. Amatör takımlarda erkek hocalarımla çalıştım. Geçen yıl Galatasaray’da yardımcı antrenörlük deneyinim oldu. 8 aylık bir süreç. Şimdi tamamen milli Takıma odaklandım. Burada olmaktan çok mutluyum. Hedefim bir gün sahanın kenarında teknik sorumlu olarak bulunmak. Bunun için de çok çalışıyorum. Umarım bir gün gerçekleştirebilirim. Bunu ne zaman gerçekleştirebilirim bilmiyorum ama şuan tek hedefim A Milli Kadın Futbol takımımızın başarısı, Türkiye’yi Uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek. Milli takımımızın başarısına odaklandığım için ileriyi şuan için çok fazla düşünmüyorum. Burada çok mutluyum.” dedi. “Erzincan inanıyorum ki o gün stat da seyirci rekoru kıracak” Kadın A Milli Takımın 31 Mayıs’ta Erzincan’da oynayacağı maça tüm Erzincanlıları davet eden Başkol, “Geldiğimiz ilk günden beri Erzincan’da çok sıcak karşılandık. Bizim ile sürekli ilgileniyorlar. Sürekli bir şeylere ihtiyacımız olup olmadığını soruyorlar. Bu sıcak karşılama ve desteklerinden dolayı Erzincan’a ve Erzincanlılara çok teşekkür ediyorum. Tabi ki burada en önemlisi 31 Mayısta oynayacağımız Azerbaycan maçımızda bizlere gösterecekleri desteğin yeri stadyum diye düşünüyorum. Erzincan inanıyorum ki o gün stat da seyirci rekoru kıracak. Herkesi maça bekliyoruz. Teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Sessiz tehlike hipertansiyona dikkat çekmek için Güllüce köyünde etkinlik yapıldı
28 Mayıs 2024 Salı - 08:10 Sessiz tehlike hipertansiyona dikkat çekmek için Güllüce köyünde etkinlik yapıldı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 2. sınıf öğrencileri "Dünya Hipertansiyon Günü" etkinlikleri çerçevesinde hipertansiyona dikkat çekmek için Güllüce köyünde etkinlik gerçekleştirdi. Dünya Hipertansiyon Günü’ne yönelik İç Hastalıkları ve Hemşirelik Bakımı dersi kapsamında Dr. Öğretim Üyesi Safiye Yanmış Hemşirelik Bölümü 2. sınıf öğrencileri ile Güllüce Köyü’nde hipertansiyona yönelik farkındalık oluşturmak amaçlı köy halkına bilgilendirme yaptı. Kurulan Stant kapsamında hipertansiyona dikkat çekmek için öğrenciler tarafından hazırlanan bilgilendirme broşürleri ve magnet dağıtıldı. Ardından kan basıncı ölçümü yapıldı. “Günlük tuz alımı 5 gramın altına düşürülmeli” Etkinlikte konu ile ilgili bilgilendirmede bulunan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Safiye Yanmış; Dünya genelinde 1,3 milyar hipertansiyon hastalığına sahip birey olup, her yıl yaklaşık 11 milyon kişi (30-70 yaş) hipertansiyon nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Tuz, kan basıncını artıran başlıca faktörlerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), tuz alımının günlük yaklaşık bir çay kaşığı (5 gramdan daha az) olmasını önermektedir. Günlük tuz alımı 5 gramın altına düşürüldüğünde, dünya çapında kalp krizine bağlı yıllık ölüm sayısı yaklaşık 2,5 milyon azalacaktır” dedi. “Hareketli yaşam tarzı benimsenmeli” Hipertansiyondan korunmada yapılabilecek uygulamalar ile ilgili bili veren Yanmış; Tütün kullanımı, Alkol kullanımı bırakılmalı, İdeal vücut ağırlığı korunmalı (Fazla kilolu/obez ise kilo vermeli), Hareketli yaşam tarzı benimsenmeli, Stresten mümkün olduğunca uzak durulmalı, Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli, Tuz kullanımı azaltılmalı ve özellikle düzenli olarak sağlık kontrollerinin yapılmasına vurgu yaptı. Güllüce köyü muhtarı ve köy hemşiresi Meryem Ateş’in de katıldığı stant halk tarafından ilgi gördü.