Yerel Haberler
Erzincan
Erzincan’da jeotermal serada üretilen domatesin ilk hasadına başlandı
23 Mayıs 2024 Perşembe - 11:11 Erzincan’da jeotermal serada üretilen domatesin ilk hasadına başlandı Jeotermal kaynakları, verimli toprakları ve mikroklima özelliği ile seracılıkta her geçen gün yatırımcıların ilgisini çeken Erzincan’da devlet desteğiyle 40 dönüm alana kurulan serada ilk domates hasadı törenle yapıldı. Ekşisu bölgesindeki jeotermal kaynağın değerlendirilmesi amacıyla özel bir firma tarafından devlet desteğiyle oluşturulan serada, önceki aylarda sondaj çalışmaları ve üretim alt yapısı tamamlandı. Topraksız tarımla çalışmalara başlanan 40 dönümlük serada, salkım domates üretimi için şubat ayında fide dikimleri yapıldı. Olgunlaşan domateslerin ilk hasadını ise Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Vali yardımcıları Yusuf İzci, Ömer Özbay ve Mehmet Emre Canpolat’ın yanında İl Tarım ve Orman Müdürü Murat Şahin ile başlattı. Vali Aydoğdu, törende yaptığı konuşmada, projenin Erzincan için bir dönüm noktası olduğunu, jeotermal su ile ısınan seranın ilk hasadının yapıldığını söyledi. Seranın hayırlı olmasını dileyen Aydoğdu, işletmenin 40-60 kişi arasında da bir istihdam getireceğini belirterek, yatırımcıya 120 dönümlük bir yer tahsis ettiklerini belirtti. Erzincan’ın tarım anlamında verimli topraklarının bulunduğunu ve seracılık sektörü bakımından da değerli olduğunu vurgulayan Aydoğdu, Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün son 10 yılda yaptığı çalışmalarla kentteki sera varlığının yaklaşık 600 dönüme ulaştığını anlattı. Erzincan’ın Doğu Anadolu Bölgesi’nde sera üretiminde ikinci sırada yer aldığını ifade eden Aydoğdu, şunları kaydetti: "İlimiz ekonomisi ve istihdamı açısından büyük önem taşıyan seracılık sektörünü daha ileri noktalara taşımak için çok ciddi çalışmalarımız oldu. Kemah yolu üzerindeki 500 dönümlük arazi Erzincan İl Özel İdaresi ve Erzincan Belediyesine tahsis edilmiş, bahse konu yerde kullanım alanları ve zorunlu yapı yerleri ayrıldıktan sonra 500 dönümlük Toplu Sera Bölgesi oluşturulmuştur. Bu alanlarla ilgili olarak, İl Özel İdaresi tarafından ihaleler yapılarak alt kiracılara verilmiş ve ilk gün itibarıyla bütün arsalarımız vatandaşlarımıza dağıtılmıştır. Haziran ayı içerisinde başlayacak ’IPARD 3 TKDK’ hibe programı kapsamında vatandaşlarımız buradan, başvurarak desteklerini alacaklardır. İlimizde 600 dönüm olan sera varlığımız kısa bir süre içerisinde yarıdan fazla artırılarak 950 dönüme çıkacaktır. İnşallah burada da 700 kişinin üzerinde de bir istihdam sağlanacaktır."
A Milli Kadın Futbol Takımı, Erzincanlıların desteğiyle Azerbaycan’ı yenmek istiyor
23 Mayıs 2024 Perşembe - 08:32 A Milli Kadın Futbol Takımı, Erzincanlıların desteğiyle Azerbaycan’ı yenmek istiyor 2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1. Grup’ta yer alan A Milli Kadın Futbol Takımı’nın teknik direktörü Necla Güngör Kıragası, 31 Mayıs Cuma günü Erzincan’da konuk edecekleri Azerbaycan’ı seyirci desteğiyle yenmek istediklerini belirtti. A Milli Kadın Futbol Takımı, 2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1. Grup’ta 31 Mayıs Cuma günü Erzincan 13 Şubat Şehir Stadı’nda Azerbaycan’ı konuk edecek. Grupta 3 puanla ikinci sırada yer alan kadın milliler, seyirci desteğiyle müsabakadan galibiyetle ayrılmak istiyor. Milli sporcularla kente gelen teknik direktör Necla Güngör Kıragası, müsabakanın oynanacağı stadı gezip incelemede bulundu. Necla Güngör Kıragası, İHA muhabirine, bir hedef doğrultusunda buluşmuş bir grup olduklarını söyledi. Hayallerinin ve hedeflerinin olduğunu aktaran Kıragası, "Erzincan’a iki tane çok önemli maç arifesinde hazırlık kampımızı da yapmaya geldik. Azerbaycan maçında alacağımız bir üç puan seyircimizin desteğiyle alacağımız bir üç puan ve akabinde Bakü’de oynayacağımız ikinci maçımızı da kazandığınız takdirde play off’a gitmeye hak kazanacağız ve garantileyeceğiz son iki maça bakmaksızın. O yüzden çok heyecanlıyız. Çalışmalarımıza dün itibariyle başladık, çok da sıcak karşılandık. Şimdi 10 gün boyunca burada kampımızı yapıp işte istediğimiz o üç puanı seyircimizin desteğiyle, Erzincan halkının desteğiyle alıp daha sonrasında da Bakü’ye gitmek gibi bir hedefimiz var. Genel anlamdaki hedefimize bakacak olursanız mikro hedeflerimizin arasında her maçımıza çıkıp kazanmak en büyük hedefimiz ama makro hedefimize baktığımız zaman erkek milli takımımızda olduğu gibi neden bir Avrupa Şampiyonası’nın kapısını çalmayalım? Neden Avrupa Şampiyonasına gitmeyelim diye bir hayalimiz var. Hayalimize adım adım çok emin adımlarla yaklaşmak istiyoruz.” dedi.
Işgın tezgahlardaki yerini aldı
22 Mayıs 2024 Çarşamba - 15:38 Işgın tezgahlardaki yerini aldı Doğu Anadolu Bölgesinin yüksek rakımlı yaylalarında doğal olarak yetişen, halk dilinde ışgın veya uçkun olarak bilinen ‘yayla muzu’ tezgâhlardaki yerini aldı. Sıcaklıkların artmasıyla 1000 - 3000 metre rakımda doğal olarak yetişen yayla muzu Erzincan’ın Tercan ilçesinde 50 ila 60 TL’den satılıyor. Getirdikleri ışgınları Tercan merkezde seyyar olarak satışa sunan satıcılar, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiklerini belirtiyor. Atlanta Üniversitesinin yaptığı araştırmalar sonucunda kanser hastalığının yeni bir ilacı olarak nitelendirilmeye başlanan ışkının ünü Amerika’ya kadar yayılmış durumda. Yöre insanı tarafından kanser hastalığının yanı sıra diğer birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ışkın otunun boyu, yaklaşık 40 santim ile 150 santim arasında değişiyor. Bol miktarda C vitamini barındıran ışkın, aynı zamanda A, B1, B2, E, ve K vitaminleri bakımından da zengin olup taze tüketildiğinde mide bulantısına ve hazımsızlığa iyi geldiği söyleniyor. Ayrıca grip ve ateşli hastalıklara karşı tedavi edici etkisi olduğu belirtiliyor. "Çoğu bunu tedavi maksatlı kullanmaya başladı" Uzun yıllardır dağların yüksek kesimlerinde ışkın toplayıp tezgâhında sattığını söyleyen seyyar satıcılar , "Şu anda kilosunu 50-60 TL’ye satıyoruz. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre kanser ve diğer birçok hastalığa da iyi geldiğinin bilimsel olarak da kanıtlanması ile beraber talep oldukça artmış durumda. Bununla beraber çoğu müşterimiz gelip alıp batı illerine götürüyor. Çoğu bunu tedavi için kullanmaya başladı. Önümüzdeki günlerde havaların iyice ısınması ile birlikte daha çok getirmeye başlayacağız. Özellikle ışkın köküne olan talep de çok arttı. Fiyat şu anda biraz pahalı. Ama ilerleyen zamanda uygun fiyatlara düşer" şeklinde konuştular.
Kenelerin evcil hayvanlarla yayılmasına karşı uyarı
22 Mayıs 2024 Çarşamba - 08:46 Kenelerin evcil hayvanlarla yayılmasına karşı uyarı Uzmanlar, evcil hayvanlarını ormanlık bölgelerde gezdirenlerin keneye karşı daha dikkatli olmaları uyarısında bulundu. Yabani hayvanların yanı sıra evcil hayvanların da keneyi bir bölgeden başka bir bölgeye taşıma riskine karşı uzmanlar uyardı. Veteriner Hekim Fatih Koç, evcil hayvanlarını yeşillik alanlarda, ormanlık bölgelerde gezdirenlerin keneye karşı daha dikkatli olması gerektiğini kaydetti. Koç, eve dönüşlerde insanların vücudunda kene olup olmadığı yönünde yaptığı kontrolü beslediği evcil hayvanına da yapması gerektiğini söyledi. Evcil hayvanların 1-2 ay arayla aşılanması gerektiğini belirten Koç, “Kedi ve köpeklerini dışarıda gezdirdiklerinde kene taşıma ihtimalleri olabilir. Bu amaçla onların iç dış parazitlerini yapmalarını ve kontrollerini yapmalarını öneririm. Kene taşıyıcıdır. Bakteri ve virüsleri taşırlar. Bu sebepten dolayı hem sevimli dostlarımıza hem de bizlere çok büyük zararlar verebiliyor” dedi. Evcil hayvanlara gezinti yaptırıldıktan sonra eve dönüldüğünde mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirten Koç, “Bahçe ve mesire alanlarında sevimli dostlarımızla gezinti yaptığımızda eve döndüğümüzde onların üzerinde, kendi üzerimizde, giysilerimizde kene olmuş olabilir. Bunları evimize taşıyor olabiliriz. Bu vesileyle sevdiğimiz dostlarımıza, eşimize, dostumuza zarar veriyor olabiliriz. Bu vesileyle hem onların kontrolünü hem de kendi kontrolümüzü yaparak koruma önlemini almış olabiliriz” diye konuştu. Kenenin olduğu her yerde risk olduğuna dikkat çeken Koç, “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı ilk önce Kırım’da görülmüştür. Kenenin olduğu her yerde bu hastalık olabilir. İspanya’da binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir hastalık. Kene öldürücü değildir. Kenenin taşıdığı virüsler öldürücüdür. Bu vesileyle her kene de potansiyel bir mikrop taşıyıcı diyebiliriz. Bu sebepten dolayı da kendi kontrolümüzü yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Doğadan toplanan mantarlara dikkat
22 Mayıs 2024 Çarşamba - 08:36 Doğadan toplanan mantarlara dikkat Mantar zehirlenmelerinden korunmak için doğal alanlarda yetişen mantarlar yerine bandrollü kültür mantarları tercih edilmesi gerektiği bildirildi. Yetkiler, doğal ortamlarda yetişen ve yapısında zehir bulunan mantarların taze, kurutulmuş veya konserve şeklinde çiğ veya pişirilmiş olarak yenilmesi neticesinde ölümle sonuçlanabilen ciddi zehirlenmelerin ülkemizde sık sık görüldüğü bildirildi. Mantar zehirlenmesi belirtileri mantarda bulunan zehrin niteliğine göre mantarın yenmesini takiben 2 ile 6 saat içinde ortaya çıktığına dikkat çekilerek, "2 saat içinde sersemlik, uyku hali, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüzde ve boyunda kızarma, ağızda metal tat duyusu, bulantı, kusma, terleme; bazı türlerin yenmesinden 6 saat sonra ise bulantı, kusma, ishal, ateş, çarpıntı, karın ağrısı, karaciğer-böbrek fonksiyon bozuklukları ve hatta ölümle sonuçlanan zehirlenme belirtileri de görülebilmektedir" denildi. Vatandaşların, doğada yetişen mantarları kesinlikle tüketmemesi gerektiğine dikkat çekilerek "Tüketme durumunda zehirlenme belirtileri görülmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir. Panzehirler, Ulusal Zehir Danışma Merkezi tarafından hastanelerde kullanılmak üzere hazır bulundurulmaktadır. Mantar zehirlenmelerinden korunmak için; doğal alanlarda yetişen mantarlar yerine bandrollü kültür mantarları tercih edilmelidir. Ancak, bu mantarların yetiştiği ortam itibarıyla bazı mikroorganizmalar mantarların üzerinde bulunabilir. Mikroorganizma bulaşmış mantarların çiğ olarak yenmesi sonucunda çok hafif mide ve bağırsak şikayetlerinin gelişebileceği de unutulmamalıdır. Ayrıca mantar alırken ambalajlı olan mantarlar tercih edilmeli ve ambalajında tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik bilgilerin yer aldığı etiketlerin olup olmadığına da dikkat edilmelidir" denildi.
Hayvanların sağlığı için dağları aşıyorlar
22 Mayıs 2024 Çarşamba - 08:12 Hayvanların sağlığı için dağları aşıyorlar Veteriner hekimler hayvanların sağlığı için dağ taş demeden çalışmaya devam ediyorlar. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte yüksekte bulunan mera ve yaylalara taşınan küçükbaş ve büyükbaş hayvanların sağlıklı bir şekilde yaşamalarını sağlamak üzere veteriner hekimler sabahın erken saatlerinde göreve başlıyor. Veteriner Hekimler; kedi, köpek, kuş gibi evcilleştirilmiş hayvanlar, keklik, yaban domuzu, ceylan gibi vahşi hayvanlar, koyun, keçi, sığır gibi küçükbaş-büyükbaş hayvanlar ve tavuk, hindi, ördek gibi kümes hayvanlarının üretimi ve tedavileri, hayvan ırklarının ıslahı ve yetiştirilmesi, verimliliklerinin artması, sağlıklarının korunması, hastalıkların tedavisi, salgın hastalıkların önlenmesi, iguana, bukalemun, şempanze gibi egzotik hayvan yetiştiriciliği ve tedavileri, et, süt, bal gibi hayvansal ürünlerin insan sağlığına uygunluğunun denetimi, gıda hijyeni ve kontrolü, hayvansal ürünlerde kirlenme ve çevre kirliliği konularıyla yakından ilgileniyor. Üzümlü İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, yüksek dağ köylerinde bulunan hayvanlara ulaşmak için büyük çaba sarf ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın programlı aşılama kampanyası kapsamında ilçeye bağlı köylerde çalışmalarını sürdüren ekipler zorlu doğa koşullarını aşarak küçükbaş ve büyükbaş hayvanlara ulaşarak salgın hastalıklara karşı hayvanları aşılıyorlar. İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Özgül, veteriner sağlık hizmetlerinin ilçe genelinde titizlikle yürütüldüğüne dikkat çekerek “Hayvan sağlığı ve hayvan refahının korunmasının yanı sıra, hastalıkların önlenerek halk sağlığının korunması amacıyla, il genelinde hazırlanan plan, program ve projeleri uygulayarak, hayvan hastalık ve zararlılarına karşı koruyucu hizmetler yürütmeye devam ediyoruz. Bakanlığımız tarafından programlanan aşılama kampanyasında dahilinde İl Müdürlüğümüzün talimatlarına uygun olarak ilçemiz genelinde küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarda aşılama çalışmalarımız aralıksız sürdürülüyor. Veteriner sağlık ekiplerimiz, zaman zaman coğrafi açıdan zorluklara karşı mücadele ederek bu hizmeti veriyorlar. Ekiplerimiz büyük bir özveri ile çalışarak ilçemiz genelinde aşılanmadık hayvan bırakmıyor” şeklinde konuştu.