Yerel Haberler
Erzincan
Erzincan Tarım Müdürlüğü üreticileri bilgilendiriyor
16 Nisan 2024 Salı - 10:45 Erzincan Tarım Müdürlüğü üreticileri bilgilendiriyor Erzincan Tarım ve Orman Müdürlüğünce ceviz ağaçlarında görülen mantari hastalığına dikkat çekilerek üreticiler bilgilendirildi. Geçen üretim sezonunda Erzincan’da önemli verim kayıplarına neden olan mantari hastalığının bu sene yaşanmaması için Tarım Müdürlüğünce şu bilgilendirme yapıldı: “Mantari hastalığı mücadele yapılmadığında önemli derecede verim kaybına neden olur. Hastalığın belirtileri, ağacın yaprakçık, meyve, genç sürgün ve yaprak saplarında görülür. Daha çok bir yaprak ve yaprakçık hastalığı olmasına rağmen, çok hasta meyvelerin perikarp (yeşil meyve kabuğu)’ın dan, meyve içine de geçen hastalık, meyvelerin depolanması sırasında, diğer fungal etmenlerinde hücuma geçmesine neden olacak zayıf meyveleri oluşturur, meyveler çabucak çürür. Hastalık, genç yaprakların yaprakçıkları yarı büyüklüğünü geçtikten sonra enfeksiyon yapmakta, penetrasyon noktasının çevresinde güneşe tutulduğunda veya gözle görülür şekilde renk açılmaları yapmaktadır. Daha sonra bu kısımlar sarımsı bir hale ile çevrilerek, orta kısımlar açık kahverengiden, koyu kahverengine değişen nekrotik dokulara dönüşür. Nekrotik lekeler noktalar halinde yaprakçık yüzeyine dağılmış halde görülürken, zamanla birleşerek yaprakçığın belirli bir kısmını veya tamamını kaplar. Ağaç hastalıktan dolayı yaz ayı ortalarında, kenarları nekrozlardan kıvrık, kavruk veya tamamen ölü yapraklarla kaplanarak erken yaprak dökümü başlar. Bazen sonbahar gelmeden ağaç tamamen yapraksız kalabilir. Yağışlı geçen yaz mevsimlerinde gece ve gündüz arası sıcaklık farkı fazla olduğu zamanlarda, sabah saatlerinde düşün çiğ hastalığın hızla yayılmasına neden olur. Hastalık bir yaprak hastalığı olduğundan bitkinin asimilasyon (solunum) yüzeyini azaltarak, gelecek yıllara ait sürgün ve meyve oluşumunu olumsuz yönde etkiler ve verim düşüklüğüne neden olur. Hastalık alçak yerlerde, dere boyu, yamaçlar ve vadi içlerinde açık alanlara göre daha fazla ortaya çıkar. Alınması gereken önlemler: Ceviz Antraknozu hastalığı için muhakkak kültürel ve ilaçlı mücadele yapılmalıdır. Hastalık kaynağı olan yere dökülmüş yapraklar sonbaharda toplanıp yakılmalı veya derine gömülmelidir. Ayrıca üzerinde hastalığın lekesi ve derince yaraları bulunan önceki yıllara ait dallar budanıp uzaklaştırılmalıdır. İlaçlı Mücadele Zamanı: 1. İlaçlama: Tomurcukların yeni patlamaya başladığı, yaprakların kedi kulağı olduğu dönem, 2. İlaçlama: Yapraklardaki yaprakçıkların yarı büyüklüğünü aldığı dönemde, 3. İlaçlama: Meyvelerin fındık büyüklüğünü aldığı dönemde, 4. Ve diğer ilaçlamalar: Meteorolojik koşullar ve kullanılan ilacın etki süresi dikkate alınarak yapılmalıdır. Kullanılabilecek İlaçlar ve Dozları: Etki Madde: Dozu: Maneb 80 WP 300 gr.”
Doğadan toplanan mantarlara dikkat
16 Nisan 2024 Salı - 10:31 Doğadan toplanan mantarlara dikkat Doğada kendiliğinden yetişen mantarları bilinçsizce tüketenlerin yaşadığı zehirlenmelere dikkat çeken uzmanlar, “Bilinçsiz mantar tüketimi öldürüyor” dedi. İlkbahar ayıyla birlikte yaygınlaşan zehirli mantara dikkat çeken uzmanlar, "Doğada yetişenler yerine, marketlerde bakanlık onaylı taze kültür mantarları tüketilmelidir" uyarısında bulundu. Erzincan’da baharla birlikte doğada yetişmeye başlayan mantarlara ilginin çok olduğunu kaydeden uzmanlar, şu açıklamada bulundu: “Türkiye’de doğada yetişen yaklaşık 40 farklı yenilebilir mantar türü var. Ülkemizde yaklaşık 100 kadar zehirli mantar türü de vardır. Bunların birkaç tanesi şiddetli zehirlenme sonucu ölüme neden olma ihtimali yüksek mantarlardır. Zehirsiz ve zehirli mantarların kesin ayırıcı özellikleri yoktur. Zehirli ve zehirsiz mantarlar arasındaki farklar sadece dış görünüşle belirlenemez. Birbirine çok benzeyen mantar çeşitlerinden biri zehirli iken diğeri yenebilir olabilir. Mantardan kaynaklı zehirlenmeler özellikle yağışların bol olduğu mevsimlerde daha çok görülüyor. Mantar zehirlenmeleri özellikle nemli ve yağışlı bölgelerde bahçe ve açık alanlardan toplanıp kolayca tüketilmesi nedeniyle belli dönemlerde sık rastlanılmaktadır. Mantarların özellikle yabani türlerinin tüketilmesi halinde başta gastrointestinal sistem olmak üzere merkezi sinir sistemi (MSS) karaciğer ve böbrekler üzerinde toksik etkilerin oluşabilmektedir. Doğal alanlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların, taze kurutulmuş veya konserve olarak çiğ ve pişirilerek yenmesi sonucunda gelişen ve ölümle de sonuçlanabilen ciddi zehirlenmelerdir. Mantar zehirlenmelerinin çok basit bir şekilde önlenebilecek bir zehirlenme tipi olup zehirlenmenin engellenmesindeki tek çare de doğal alanlarda yetişen mantarların kesinlikle yenmemesi. Bunun yerine kültür mantarları tercih edilebilir” Mantar yedikten sonra belirtilerden bir veya birkaçının görülmesi durumunda mutlaka zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğine değinen uzmanlar, "Mantar zehirlenmelerini tedavi etmek için uygulanabilecek genel bir tedavi yöntemi yoktur. Mantarın türü, yenen mantar miktarı, pişirme şekli, yeme şekli, mantarın toplandığı yer ve mantarı yiyen kişinin fiziksel özelliklerine göre zehirlenme derecesi değişmektedir. Zehirlenme belirtilerine sebep olan mantarların yenmesi durumunda, sersemlik, uykuya meyil, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, nabızda artış, ağızda metal tadı, bulantı ve kusma, terleme görülebilir. Mantarda bulunan zehirli maddenin özelliğine göre, yendikten 6 saat sonra gelişebilen zehirlenme belirtileri ise bulantı, kusma, ishal, ateş, nabız atışıyla daha sonra karaciğer ve böbrek bozukluklarıyla bu organların bozukluklarına bağlı belirtiler şeklindedir. Sonuçta koma ve ölüm de söz konusu olabilmektedir" ifadelerini kullandı.
Eriyen kar suları Doğu’daki nehirlerin debisini yükseltti
16 Nisan 2024 Salı - 10:02 Eriyen kar suları Doğu’daki nehirlerin debisini yükseltti Doğu Anadolu Bölgesinde kış mevsiminde yeterli yağışın olmaması nedeniyle debisi düşen nehirlerde, baharla birlikte karların erimeye başlaması ile su seviyesi, yeniden yükselmeye başladı. Karların erimesiyle Erzincan’daki barajlarda doluluk oranı arttı. Bahar ayında Doğu’da dereler, nehirler coşkun akmaya başladı. Erzurum Dumlu Dağı’ndan doğan, Erzincan’dan geçerek Murat Nehriyle birleşip Fırat Nehri’ni oluşturan Karasu Nehrinin artan su seviyesi çiftçilerin yüzünü güldürdü. Kış mevsiminde su debisinin düşmesiyle ortaya çıkan nehir yatağındaki adacıklar da yeniden sular altında kalmaya başladı. Doğu Anadolu’daki arazilere can veren nehirlerin artan su seviyesi barajları da doldurdu. Ağrı Diyadin’den kaynayan Murat Nehri ve Erzurum Dumludağ’da kaynayan Karasu Nehri, Erzincan’dan sonra Elazığ il sınırlarında birleşerek Fırat Nehri’ni oluşturuyor. Fırat Nehri Erzincan, Tunceli, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa il sınırını belirledikten sonra Suriye, daha sonra Irak topraklarına akarak Irak’ta denize uzak olmayan bir noktada Dicle Nehri ile birleşip Şatt’ül-Arab’ı oluştup Basra Körfezi’ne dökülüyor. “Karların erimesiyle Erzincan’daki barajlarda doluluk oranı arttı” Havaların iyice ısınmasıyla doğanın yeşerdiği Erzincan’da dağlarının yüksek kesimlerindeki karın erimesi ve yağmur yağışıyla beraber barajların doluluk oranı arttı. Erzincan Barajı yüzde 60, Tercan Barajı da yüzde 65 su doluluk seviyesine ulaştı. Tarımın yaygın olduğu Erzincan’da barajlardaki su seviyesinin artması çiftçiyi mutlu etti.