Yerel Haberler
Erzincan
“Huzur İçin Erzincan” projesinin tanıtımı yapıldı
10 Şubat 2024 Cumartesi - 10:29 “Huzur İçin Erzincan” projesinin tanıtımı yapıldı Erzincan Valiliği himayelerinde yürütülecek olan “Huzur İçin Erzincan” projesinin tanıtımı yapıldı. 15 Mart’tan itibaren başlayacak çalışmalarla birlikte Türkiye’nin en yaşanılabilir şehrinin Erzincan olması hedefleniyor. Huzur İçin Erzincan Projesiyle beraber 15 Mart’tan itibaren suçla mücadelede yeni bir dönem başlayacak. Hırsızlık, aile içi şiddet, madde bağımlılığı, siber suçlar, sokak adabı, çevre düzeni, çevre bilinci ve trafik kuralları, dolandırıcılık gibi sekiz kritik alanda suçları portal üzerinden takip ederek, eğitimler, seminerler ve sosyal medya içerikleriyle Erzincan’da farkındalık oluşturarak, süreçleri takip ederek suçları sıfıra yakınlaştırmak. Projenin amacı ise; Erzincan’ı Türkiye’nin model şehri yapmak ve güvenliği artırarak, suç oranlarını düşürmek. 6 ay boyunca her an suç oranlarını takip edilerek, Erzincan’ı daha güvenli bir hale getirmek için çalışmalar yapılacak. Erzincan Müftülüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen tanıtım toplantısına; Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ercan Ekinci, vali yardımcıları, kaymakamlar, kamu kurum ve kuruluşları amirleri ile il genelinde ki mahalle ve köy muhtarları katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Vali Hamza Aydoğdu; “İki kavram var. Birisi önem, diğeri değer. Önem şu: sizler valisiniz, belediye başkanısınız, muhtarsınız, bulunduğunuz konumlara göre bir önem arz ediyorsunuz. Önemli insanlarsınız. Ama bu önem koltuklar gidince bitiyor. Ama değer koltuklar da gitse hiçbir zaman bitmiyor. Onun için bizlerin değerlere önem vermemiz gerekiyor. Şehrimizin değerleri, komşuluk değerleri, muhtar kaymakam ile ilişkideki değerler. Köydeki değerler. İlçede ki değerler. Bizim bunu hep berber inşa etmemiz gerekiyor. Neden? Çünkü hepimiz geçiciyiz. Hepimiz faniyiz. Bizden sonra ki evlatlarımıza, torunlarımıza bir değerler manzumesi bırakmak mecburiyetindeyiz. Bu topraklarda yaşıyorsak. Bu memlekette yaşıyorsak bu bizim en önemli vatan borcumuzdur diye düşünüyoruz." dedi. Konuşmasının devamında, Erzincan’ın Türkiye’deki en huzurlu şehirleri arasında ilk beşin içerisinde yer aldığını belirten Vali Aydoğdu, "Arkadaşlarımız bir portal içerisinde çalışıyorlar. 1 Mart itibariyle bu bitecek. 15 Mart’ta başlayacağız. Hedefimiz: belirleyeceğimiz başlıklarda Erzincan’da ki hata kusur oranını sıfıra yakına indirmek. Bunu başarabilir miyiz? Başarabiliriz. Arkadaşlarımız çok güzel şeyler düşündüler. Belirlenen başlıkta o ilçede hiçbir şey olmadı. İlçenin girişine şu tarihli projede hiçbir olay olmadığından dolayı bu ilçe buna hak kazanmıştır diye bir tablo asalım diyoruz. Mahalleye asalım diyoruz. Köylere asalım diyoruz. Bunun sonucunda ne olacak. Bakın bunun sonucu şu; İnsan kendini bilmez ise Rabbini bilmez. İnsan kendi topraklarını kendi şehrini bilmezse hiçbir şeyi bilmez. Biz çocuklarımıza yaşadığı şehrin değerlerini öğretmezsek şehir ile ilgili söyleyecek hiçbir sözümüz olmaz. Bunu mutlak suretle öğretmemiz lazım. Bunu yapmak zorundayız." dedi Hayata geçirilecek olan bu proje ile Erzincan’ın, Türkiye’nin yaşanabilir en iyi şehri olduğunu göstermek istediklerini belirten Vali Aydoğdu, konuşmasının devamında, "Güvenlikte, asayişte, sokak temizliğinde ve diğer tüm alanlarda olumsuzlukları en aza indirirsek, bu şehrin tanıtımı açısından, marka değeri açısından, değerleri açısından çok çok önemli. Sizin desteğiniz olmadan bizim başarılı olmamız mümkün değil. Sizden istirhamım yolda yürürken, caddede yürürken, köyde, kasabada, ilçede büyüklerimiz küçüklerimizi uyaracak. Bunu yapacağız. Bu şehrin güzelliklerini ön plana çıkarmak zorundayız. Bunu birlikte yapabiliriz. Biz köylerden, ilçelerden bütün verilerimizi 15 Mart’tan itibaren gireceğiz. Kamuoyu ile de paylaşacağız. Beraber birlikte bu şehrin güzelliklerini zirveye taşıyacağız." İfadelerini kullandı. 13 Şubat 2024 tarihinde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan "Erzincan’a Değer Katanlar Ödül Töreni" programına da tüm Erzincanlıları davet eden Vali Aydoğdu, "Biz beraber değiliz. Birlikteyiz. Erzincan’da bu yıl ilkini yapacağımız "Erzincan’a Değer Katanlar Ödül Töreni" diye bir programımız olacak. Erzincan’a şimdiye kadar değer katanlara orada ödül törenini gerçekleştireceğiz. Bu şehre değer katanlara hiçbir ayrım yapmadan davranmamız gerekiyor. Bu şehirde hiçbir vatandaşımız kendini öteki hissetmemeli. Biz bunu başarabiliriz. Buradan bütün Türkiye’ye model bir şehir sunabiliriz. Herkesin desteğini bekliyoruz” diye konuştu. Vali Hamza Aydoğdu’nun konuşmasının ardından Vali Yardımcısı Yusuf İzci tarafından sunum eşliğinde Huzur İçin Erzincan Projesinin tanıtımı yapıldı.
Ergan Dağında göl manzarasına karşı kahvaltı keyfi
09 Şubat 2024 Cuma - 14:46 Ergan Dağında göl manzarasına karşı kahvaltı keyfi Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’nun daveti üzerine Erzincan’a gelen sosyal medya içerik üreticileri, kentin tanıtımı için birbirinden başarılı çalışmalara imza atıyorlar. Vali Aydoğdu ile Türkiye’nin tanınmış fenomenlerinden Murat Çınar Pala, Ergan Dağı’nın 2400 rakımında göl manzarasına karşı çoban azığı hazırlayarak kahvaltı keyfi yaşadılar. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tanıtma Genel Müdürlüğü ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), İl Tanıtım ve Geliştirme Programı kapsamında, Türkiye’nin destinasyonlarının tanıtımı için çalışmalarına devam ediyor. Yurt dışı hedef kitleye yönelik ülke tanıtımında kullanılan “Go Türkiye” çatı konseptine uygun olarak illerin "Go" instagram hesapları ve "Gezsen Anadolu’yu" kampanyasının ilhamıyla yurt içi hedef kitleye yönelik "Gezsen" instagram hesapları hayata geçirildi. Çalışma kapsamında; açılan sosyal medya hesaplarına organik trafik akışının sağlanması, hesapların takipçi kitlesinin artırılması, destinasyonun dijital ortamda görünürlüğünün sağlanması ve destinasyonun sunduğu turizm ürünlerine ilişkin içerik üretiminin yapılması amacı ile dijital halkla ilişkiler çalışmaları yürütülüyor. Bu kapsamda, bu hafta 8 yerli influencer ve sosyal medya içerik üreticisi Erzincan’a geldi. Babür Vatansever, Eren Özdal, Gezen1çift, Hasan Kaval, Lezzetormanda, Mehmet Özcan, Passengeresma ve Selin Uzdil’in katıldığı programda; Erzincan’ın sunduğu birbirinden farklı deneyim ve turizm ürünü 3 gün boyunca sosyal medya kullanıcılarına aktarılıyor. gezsen.erzincan instagram mecrasında da paylaşılan içerikler takipçiler tarafından ilgi ile izleniyor. Erzincan’ın bir turizm destinasyonu olarak konumlandırılması ve seyahat severlerin gelecek seyahat rotalarını Erzincan’a çevirmelerini hedefleyen projenin, farklı dönemlerde devam ettirilmesi planlanıyor. Projenin bugünkü etabında Vali Hamza Aydoğdu ile Murat Çınar Pala (Lezzetormanda), Ergan Dağı’nın 2400 rakımında göl manzarasına karşı çoban azığı hazırlayarak kahvaltı keyfi yaşadılar. Vali Aydoğdu, “Ergan’da doğada kahvaltı yapıyoruz. Şehirde kahvaltı yapmak farklı. Böyle yüksek rakımlı, bol oksijenin olduğu, karın olduğu doğada, Erzincan’ı arkamıza aldığımız bir manzara eşliğinde kahvaltı yapmak inanılmaz keyifli. Bizim Ergan’la ilgili bazı çalışmalarımız var. Tamamen geleneklere uygun kahvaltı yerleri yapacağız buralarda. Bu vesileyle Kültür Turizm Bakanlığına Erzincan’ın tanıtımı için gelen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu etkinlikte Erzincan’ın tanıtımına, yemeklerinin tanıtımına, doğal güzelliğinin tanıtımına bir vesile oldu” dedi.
Motosiklet tutkunu kadın kansere yenik düştü
09 Şubat 2024 Cuma - 12:50 Motosiklet tutkunu kadın kansere yenik düştü Erzincan’da yaşayan ve yaklaşık 4 yıl önce over (yumurtalık) kanseri teşhisi konulan Zehra Gök, motosiklet tutkusu ve çeşitli spor alanlarına olan ilgisiyle moral depolayarak kanserle mücadele ediyordu. Gök, uzun mücadelesine rağmen kansere yenik düşerek hayatını kaybetti. Motosiklet tutkusu nedeniyle İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından haberi de yapılan Zehra Gök’ün ölümü Erzincan’ı üzüntüye boğdu. Kansere yakalanmadan önce hemşirelik mesleğini icra eden Gök’ü yaşadığı ağrılar ve kemoterapinin verdiği yorgunluk yıldıramamıştı. Tedavi sürecinden arta kalan zamanlarda bateri çalan, yoga eğitmenliği yapan, bisiklet turu düzenleyen ve Erzincan’da gerçekleştirilen çeşitli sportif aktivitelere katılan Gök, sağlığına kavuştuktan sonra çocukluk hayali olan motosikletle dünya turuna çıkmayı planlıyordu. “Kendimi ya imha edecektim ya da inşa edecektim” Yeğenini ziyaret etmek için gittiği hastanede kanser tanısı konulan Gök, benim bir hikâyem var diyerek hastalık sürecini İHA’ya şöyle anlatmıştı: “11 Kasım 2020 tarihinde bir takım şikâyetlerim üzerine ön tanım konuldu. Ardından kemoterapiler başladı. Bu süreçte insan kendini çok iyi hissetmiyor. Bir kere korkuyorsunuz daha önce prova etmediğiniz bir şey. Bunun size ne getireceğini bilmiyorsunuz. Her ne kadar sağlık personeli olsam da bunu yaşıyor olmak çok ayrı bir şey. Tabii ki bunları kaldırmak ve tolere etmek çok zordu benim için. Ama ameliyat olmadan önce havalar güzelleşirken evimin bahçesi, yeşil ve doğa bana çok iyi geldi. Bununla yaşamayı öğrenmem gerekiyordu. Bundan önce evet farklı bir hayatım vardı. Farklı hayallerim vardı. İşte motosikletle dünyayı gezmek, karavan almak gibi hep gezmekle ilgili idi hayallerim. Güzel hayallerim vardı ama hayat bu yöne çevirdi beni. Benim de artık bununla yaşamayı öğrenmem gerekiyordu ve zihnim bir savaş veriyordu. Ya kendimi imha edecektim ya da kendimi inşa edecektim. İmha etmek belki daha kolaya kaçmaktı. Çünkü bir yerde oturacaktım ve öylece bekleyecektim. Kaderime razı olacaktım. Ama bana verilen hayat neyse ben onunla her günüme başlamaya gayret gösterdim” Motosiklete binmek için hızla iyileşmeye çabalayan Gök, “Ben bana iyi gelen aktiviteleri yapmaya çalışıyorum. Motosikletime binemedim tabii bu süreçte. Motosikletime binmeyi dört gözle bekliyorum ve bunun için büyük bir hızla iyileşmeye gayret gösteriyorum. Düzenli olarak yoga yapıyorum. Yoga eğitmeniyim ayrıca. Bahçemde yaptığım küçük seanslarla kendimi toparlamaya başladım. Süslü kadınlar bisiklet turunu organize ediyorum 3 yıldır. Hep birlikte bir şeyler yapabiliyor olmak bana çok iyi geliyor. Yürüyüş yapıyorum. Köpeğimle ilgileniyorum. Kedilerime bakıyorum. Aslında bu süreçte insana en iyi gelen şey, yakınlarının o büyük destekleri. Hem doğuştan gelen ailenizin hem de sonradan ailem dediğiniz insanların size oluşturduğu ortam ve destek çok önemli çok kıymetli. Benim bu hastalığa yakalanmadan önce bu sene için motosikletle dünya turu yapmak gibi bir planım vardı. Bu sene için olmadı ama bundan sonra ki süreçte umarım çok hızlı bir şekilde iyileşir ve o hayallerimi gerçekleştiririm” şeklinde konuşmuştu. Sosyal medya aracılığıyla kendisiyle aynı hastalığı yaşayan insanlarla iletişime geçen ve onlara moral olan Gök, “Beni gören bazı insanlar bana yazmaya başladı. Kiminin annesine, kiminin çocuklarına ya da kendilerine iyi geldim. Çok güzel bir etkileşim yakaladık. Bu pozitif enerji herkese çok iyi geldi” diyerek şu tavsiyelerde bulunmuştu: “Başımıza gelen şeyleri önce kabul edelim. Bununla birlikte yaşamayı öğrenelim. Hayata dört elle sarılalım ve hayatımızı sevelim. Bizim bir tane hayatımız var ve bunun kıymetini bilelim. Bu zor süreçler insanın hayatına girdiği zaman hayatınız alt üst olmuş gibi hissediyorsunuz. Her şey tepe taklak olmuş gibi. Hayatınızın ortasına bir bomba atılmış gibi hissediyorsunuz. Şu cümle benim motivasyon kaynağım, hayatım alt üst oldu, düzenim bozuldu diye sakın üzülme, nerden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmayacağını.” Tüm mücadelesine rağmen kansere yenik düşen Zehra Gök, dün hayatını kaybetti. Gök’ün ölüm haberi Erzincan’ı adeta yasa boğdu.
Unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmaya çalışan üniversite öğrencileri anaokulu öğrencilerine derste masal anlatıyor
09 Şubat 2024 Cuma - 07:12 Unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmaya çalışan üniversite öğrencileri anaokulu öğrencilerine derste masal anlatıyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Eğitim Fakültesinde oluşturulan ve Türkiye’de çok fazla eşi bulunmayan Masal Atölyesi Sınıfında Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünü okuyan ve seçmeli ders olarak alan üniversite öğrencileri, anaokulu öğrencilerine unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmak için masal anlatıp, kurulan oyuncak stantların da miniklerle keyifli zaman geçiriyorlar. Türkiye’de eşine az rastlanan sınıf Erzincan’da yoğun ilgi görüyor. Kentteki çeşitli anaokulundan öğrenciler Masal Atölyesi Sınıfına gelerek üniversiteli ağabey ve ablalarından masal dinliyorlar. Hem ders görüp hem de minikleri sevindiren üniversite öğrencileri ise bu durumdan bir hayli mutlu oluyorlar. Masal dinleyen minikler çok güzel olduğunu ifade ederek büyüklerinden masal dinlemenin hoşlarına gittiğini belirttiler. Masal Atölyesi Sınıfından çıkan anaokulu öğrencileri daha sonra EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü öğrencilerinin koridorda kurduğu oyun stantlarında bolca neşeli vakit geçiriyorlar. EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü Başkanı Ayşenur Çiydem, temel eğitim öğrencileri olarak çocuklarla buluşmak, onlarla etkinlik yapmak ve güzel anılar bırakmak istediklerini ifade etti. Çocuk ve Oyun Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Fulya Ezmeci’de, “Okul Öncesi Anabilim Dalı olarak Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk. Neden çocuk oyunu? Çünkü çocuk oyunla büyür. İnsan oyunla çocuk kalır. İnsan doğumundan ölümüne kadar hep oyun oynar. Ama bu çocuklukta biraz daha farklı. Çocuğu geliştirir, eğlendirir, geleceğe hazırlar. O yüzden Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk.” dedi. EBYÜ Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümünden Doç. Dr. Serap Uzuner Yurt’ta, “Ben çocuk edebiyatı alanında çalışmalar yapıyorum. Derslerde bizim öğrencilerimiz 2000 ve 2000 sonrası doğumlu öğrenciler. Hep sorarım masal dinleyip büyüyen var mı içerinizde. Maalesef çok az parmak kalkıyor sınıfta. Bir, iki, bazen hiç. Masal geleneğinin devam etmesini bizde düşünüyoruz. Hem kendilerinin gelişimi açısından hem de öğrencilerine bilinçsel, dilsel, konuşma becerisi açısından çok büyük katkısı olduğunu ve bizim değer aktarımını sağlayan önemli ürünler bunlar. Buradan hareketle seçmeli bir ders açtık. 3 dönemdir devam ediyor. Kendi öğrencilerimizin çok ilgisi var. Keyifle katılıyorlar. Beraberinde tabi bunlar ekran çocukları. İnteraktif masal anlatıcılığı yapıyoruz birazda. Farklı olarak çocukları da, dinleyenleri de işe dahil ediyoruz. Sonrasında ilimizden de anaokulundaki öğrenciler buraya gelip bizlerden masal dinlemek istediklerini belirttiler. Böylede bir katkımız var şehrimize. Öğretmen adayları da burada birebir öğrendiklerini uygulama fırsatı buluyorlar. Bu şekilde süreç ilerliyor.” diye konuştu.