Yerel Haberler
Erzincan
Dünyanın en önemli sorunu gıda krizine özel yetenek sınavında dikkat çekildi
22 Ağustos 2023 Salı - 09:59 Dünyanın en önemli sorunu gıda krizine özel yetenek sınavında dikkat çekildi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından düzenlenen 2023-2024 eğitim-öğretim yılı özel yetenek sınavı yapıldı. Sınavda dünyanın en önemli sorunu gıda krizine dikkat çekildi. Güzel Sanatlar Fakültesinin içerisinde düzenlenen Resim Bölümü için gerçekleştirilen özel yetenek sınavına Türkiye’nin değişik illerinden birçok aday müracaat etti. Sınav öncesi sınava katılan tüm öğrenciler başarı dileklerini ileten Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kavukçu, Güzel Sanatlar Fakültesinin ilk olarak 2020-2021 yılında Resim Bölümüne öğrenci aldığını ve bu yıl dördüncü sınavı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Kavukçu, sınava 250’i aşkın öğrencinin müracaat ettiğini bunlardan 30 kişinin alınacağını belirtti. “Tema ayçiçeği ve mısır oldu” Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kavukçu, dünyanın en önemli sorunu gıda krizine özel yetenek sınavında dikkat çekmeye çalıştıklarını kaydederek, “Bu sınavdaki temamız gıda krizi üzerine oldu. Gıda krizi üzerine düşünmelerini sağlamak için bir çalışma olacak. Bizde Ayçiçek ve mısır üzerinden bu krizi anlatan bir kompozisyon oluşturduk. Öğrenciler Ayçiçek ve mısır resimlerini, desenlerini çizerek hem bu kriz üzerinde bir yaşanmışlığı sağlamış olacaklar” dedi. Öte yandan öğrenciler fakülte içerisinde üniversiteli olabilmek için ter dökerken aileleri de fakülte bahçesinde onları bekleyerek aynı heyecanı yaşadılar. Bazı aileler Kur’an-ı Kerim okuyarak çocukları için dua etti. Güzel Sanatlar Fakültesi özel yetenek sınavında başarılı olan öğrencilerin sınav sonuçları Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi web sayfasında duyurulacak. Sınava giren öğrencileri ziyaret eden Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent’te adaylara başarı temennisinde bulunarak özel yetenek sınavına öğrenci adaylarından yoğun ilgi olduğunu ifade etti.
EBYÜ Spor Bilimleri Fakültesi özel yetenek sınavı yapıldı
21 Ağustos 2023 Pazartesi - 13:18 EBYÜ Spor Bilimleri Fakültesi özel yetenek sınavı yapıldı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen 2023-2024 eğitim-öğretim yılı özel yetenek sınavı yapıldı. Özel yetenek sınavına 68 kadın, 157 erkek aday başvuru yaptı. Yalnızbağ Yerleşkesi Spor Salonunda düzenlenen özel yetenek sınavına Türkiye’nin değişik illerinden birçok aday müracaat etti. Sınav öncesi sınava katılan tüm öğrenciler başarı dileklerini ileten Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şat, Spor Bilimleri Fakültesinin kuruluşu itibariyle bu yıl üçüncü sınavı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Prof. Dr. Murat Şat, “Spor Bilimleri Fakültemizin özel yetenek sınavına 68 kadın, 157 erkek aday başvuru yaptı. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümüne 40, Spor Yöneticiliği Bölümüne 40 olmak üzere toplam 80 öğrenci alınacak. Başvuranlar arasında 4 tane milli sporcumuz, 1 tane şehit yakınımız ve 2 tane engelli adayımız var.” dedi. Sınava giren öğrencileri ziyaret eden Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent’te adaylara başarı temennisinde bulunarak özel yetenek sınavına öğrenci adaylarından yoğun ilgi olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent, “YKS sonuçları belli oldu. Üniversitemizin kontenjan doluluk oranı yüzde 99 olarak gerçekleşti. YÖK Başkanımıza teşekkürlerimizi iletiyorum. Bugün de Spor Bilimleri Fakültesi özel yetenek sınavlarını yapıyoruz. Öğrencilerimiz sınava iyi hazırlanmış gözüküyorlar. Başarılar diliyorum” dedi. Spor Bilimleri Fakültesi Özel Yetenek Sınavında başarılı olan öğrencilerin sınav sonuçları Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi web sayfasında duyurulacak.
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 60,32
21 Ağustos 2023 Pazartesi - 13:15 Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 60,32 Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 60,32, aylık yüzde 15,34 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 15,34, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 45,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 60,32 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 58,79 artış gerçekleşti. İmalat yıllık yüzde 60,43 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 54,26, imalatta yüzde 60,43 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 53,70, dayanıklı tüketim malında yüzde 67,95, dayanıksız tüketim malında yüzde 62,40, enerjide yüzde 22,42, sermaye malında yüzde 72,44 artış olarak gerçekleşti. İmalat aylık yüzde 15,34 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 15,34, imalatta yüzde 15,34 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 13,39, dayanıklı tüketim malında yüzde 17,59, dayanıksız tüketim malında yüzde 14,25, enerjide yüzde 25,60, sermaye malında yüzde 16,23 artış olarak gerçekleşti. Yıllık YD-ÜFE’ye göre 10 alt sektör daha düşük, 15 alt sektör daha yüksek değişim gösterdi YD-ÜFE sektörlerinden kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 22,42, metal cevherleri yüzde 41,56, ana metaller yüzde 41,82 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 84,89, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 83,60, tütün ürünleri yüzde 81,90 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu. Aylık YD-ÜFE’ye göre 13 alt sektör daha düşük, 12 alt sektör daha yüksek değişim gösterdi YD-ÜFE sektörlerinden ana metaller yüzde 11,74, gıda ürünleri yüzde 11,90, temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları yüzde 12,39 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 25,60, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 18,54, makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 17,25 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.
Tekstil Üretim Atölyesi kadın istihdamına katkı sağlıyor
21 Ağustos 2023 Pazartesi - 12:28 Tekstil Üretim Atölyesi kadın istihdamına katkı sağlıyor Kesim ve imalat olmak üzere iki bölümden oluşan, Eğitim ve Tekstil Üretim Atölyesi’nde belediye çalışanlarının iş elbiseleri dikiliyor. Ev hanımlarına meslek edindirmek, ev ekonomilerine katkı sağlamak ve Erzincan Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren tekstil firmalarının kalifiye personel ihtiyacını da sağlamak adına Demirkent Yerleşkesinde bulunan Tekstil Atölyesi belediye personelinin iş elbiselerinin üretimi de gerçekleştiriliyor. Erzincan Belediyesine ait 600 m2 kapalı alanda hizmet veren Eğitim ve Tekstil Üretim Atölyesi’nde günde ortalama 500 ürün üretimi gerçekleştiriliyor. Zabıta Müdürlüğü, İtfaiye Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Fen İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü, Güvenlik ve Destek Hizmetleri Müdürlüğü gibi birimlerde çalışan belediye personelleri için pantolon, tişört, polar, mont, yelek, ikaz yeleği vb. gibi iş elbiseleri bu atölyede dikiliyor. Dikiş, baskı, nakış, overlok, reçme, ilik, düğme, punteriz, ütüler ve kumaş kesim motorları olmak üzere 50 adet makinesi bulunan Eğitim ve Tekstil Üretim Atölyesi kadın istihdamına katkı sağlamasının yanı sıra, yapılan üretimlerle de adından söz ettiriyor. Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Eğitim ve Tekstil Üretim Atölyesi’nin önemine dikkat çekerek belediye çalışanlarının iş elbiselerinin dikildiği bu atölye ile kadın istihdamına destek verdiklerini belirtti.
Motosiklet tutkusuyla kanseri yenip dünya turuna çıkmayı planlıyor
21 Ağustos 2023 Pazartesi - 09:24 Motosiklet tutkusuyla kanseri yenip dünya turuna çıkmayı planlıyor Erzincan’da yaşayan ve yaklaşık 2 yıl önce over (yumurtalık) kanseri teşhisi konulan Zehra Gök, motosiklet tutkusu ve çeşitli spor alanlarına olan ilgisiyle moral depolayarak kanserle mücadele ediyor. Kansere yakalanmadan önce hemşirelik mesleğini icra eden Gök’ü yaşadığı ağrılar ve kemoterapinin verdiği yorgunluk yıldırmadı. Tedavi sürecinden arta kalan zamanlarda bateri çalan, yoga eğitmenliği yapan, bisiklet turu düzenleyen ve Erzincan’da gerçekleştirilen çeşitli sportif aktivitelere katılan Gök, sağlığına kavuştuktan sonra çocukluk hayali olan motosikletle dünya turuna çıkmayı planlıyor. Birkaç yıl önce eşinin de desteğiyle motosiklet sürmeyi öğrendiğini söyleyen Gök, hastalığa yakalanmadan önce çevre illerde motosiklet turu gerçekleştirdiğini ifade ederek, en büyük hayalinin sağlığına kavuşmak ve daha sonra da motosikletle dünya turuna çıkmak olduğunu belirtti. “Kendimi ya imha edecektim ya da inşa edecektim” Yeğenini ziyaret etmek için gittiği hastanede kanser tanısı konulan Gök, benim bir hikâyem var diyerek hastalık sürecini anlattı. “43 yaşında eski bir hemşireyim” diyen Gök, “11 Kasım 2020 tarihinde bir takım şikâyetlerim üzerine ön tanım konuldu. Ardından kemoterapiler başladı. Bu süreçte insan kendini çok iyi hissetmiyor. Bir kere korkuyorsunuz daha önce prova etmediğiniz bir şey. Bunun size ne getireceğini bilmiyorsunuz. Her ne kadar sağlık personeli olsam da bunu yaşıyor olmak çok ayrı bir şey. Tabii ki bunları kaldırmak ve tolere etmek çok zordu benim için. Ama ameliyat olmadan önce havalar güzelleşirken evimin bahçesi, yeşil ve doğa bana çok iyi geldi. Bununla yaşamayı öğrenmem gerekiyordu. Bundan önce evet farklı bir hayatım vardı. Farklı hayallerim vardı. İşte motosikletle dünyayı gezmek, karavan almak gibi hep gezmekle ilgili idi hayallerim. Güzel hayallerim vardı ama hayat bu yöne çevirdi beni. Benim de artık bununla yaşamayı öğrenmem gerekiyordu ve zihnim bir savaş veriyordu. Ya kendimi imha edecektim ya da kendimi inşa edecektim. İmha etmek belki daha kolaya kaçmaktı. Çünkü bir yerde oturacaktım ve öylece bekleyecektim. Kaderime razı olacaktım. Ama bana verilen hayat neyse ben onunla her günüme başlamaya gayret gösterdim” ifadelerini kullandı. Motosiklete binmek için hızla iyileşmeye çabalayan Gök, “Ben bana iyi gelen aktiviteleri yapmaya çalışıyorum. Motosikletime binemedim tabii bu süreçte. Motosikletime binmeyi dört gözle bekliyorum ve bunun için büyük bir hızla iyileşmeye gayret gösteriyorum. Düzenli olarak yoga yapıyorum. Yoga eğitmeniyim ayrıca. Bahçemde yaptığım küçük seanslarla kendimi toparlamaya başladım. Süslü kadınlar bisiklet turunu organize ediyorum 3 yıldır. Hep birlikte bir şeyler yapabiliyor olmak bana çok iyi geliyor. Yürüyüş yapıyorum. Köpeğimle ilgileniyorum. Kedilerime bakıyorum. Aslında bu süreçte insana en iyi gelen şey, yakınlarının o büyük destekleri. Hem doğuştan gelen ailenizin hem de sonradan ailem dediğiniz insanların size oluşturduğu ortam ve destek çok önemli çok kıymetli. Benim bu hastalığa yakalanmadan önce bu sene için motosikletle dünya turu yapmak gibi bir planım vardı. Bu sene için olmadı ama bundan sonra ki süreçte umarım çok hızlı bir şekilde iyileşir ve o hayallerimi gerçekleştiririm” şeklinde konuştu. Sosyal medya aracılığıyla kendisiyle aynı hastalığı yaşayan insanlarla iletişime geçen ve onlara moral olan Gök, “Beni gören bazı insanlar bana yazmaya başladı. Kiminin annesine, kiminin çocuklarına ya da kendilerine iyi geldim. Çok güzel bir etkileşim yakaladık. Bu pozitif enerji herkese çok iyi geldi” diyerek şu tavsiyelerde bulundu: “Başımıza gelen şeyleri önce kabul edelim. Bununla birlikte yaşamayı öğrenelim. Hayata dört elle sarılalım ve hayatımızı sevelim. Bizim bir tane hayatımız var ve bunun kıymetini bilelim. Bu zor süreçler insanın hayatına girdiği zaman hayatınız alt üst olmuş gibi hissediyorsunuz. Her şey tepe taklak olmuş gibi. Hayatınızın ortasına bir bomba atılmış gibi hissediyorsunuz. Şu cümle benim motivasyon kaynağım, hayatım alt üst oldu, düzenim bozuldu diye sakın üzülme, nerden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmayacağını.”
Üveit hastası, tedaviyi küçük kızıyla doğada buldu
21 Ağustos 2023 Pazartesi - 09:20 Üveit hastası, tedaviyi küçük kızıyla doğada buldu Behçet hastalığına bağlı üveit olan 37 yaşındaki genç adam, doktorların stresten uzak bir hayat önermesi üzerine şehir hayatına nokta koyarak kızıyla birlikte kamp kurup doğada tedaviyi buldu. 13 sene önce gittiği hastanede üveit hastası olduğunu öğrenen Emrah Koçer, stresten uzak durmak için kendini doğaya saldı. Doktorların genetik bir hastalık olduğunu ve kesin tedavisinin henüz bulunamadığını, hastalığı baskı altında tutmak için bağışıklık düşürücü ağır ilaçlar kullanmaya başladığını kaydeden Emrah Koçer, bunun üzerine kendini doğaya adadığını belirtti. Tedavi sürecinde doktorun en büyük tavsiyesinin stresten uzak bir yaşantı kurmam gerektiği olduğunu belirten Koçer, “Bir yanımda geçimimi sağladığım stresli bir iş hayatım vardı diğer yanda hastalıktan kurtulmak için tercih etmem gereken daha sakin bir yaşam. Çocukluğum, babamın işten gelmesini beklerken annemin piknik sepetini hazırlama telaşıyla geçmişti. Her ne kadar şehir hayatına adapte olmuş olsam da çocukluğumda ailemin bana miras bıraktığı doğa sevgisi içimde bir yerlerde dışa vuracağı anı bekliyordu. Ben bir tercih yapmak yerine her iki hayatı birlikte yaşayabilirim dedim ve kamp hayatına adım attım. İki hayatı yaşamak için fedakarlık yapmam gerekiyordu. Buna konfor anlayışımı değiştirerek başladım. Daha az uyudum, daha hızlı hareket ettim. İşime, aileme ve sevdiklerime ayırdığım zamanı planlayarak hafta içi sabah 9 akşam 6 takım elbise giyerken hafta sonları outdoor kıyafetlerimi giyip doğaya koştum. Hastalıktan sağlığa bir yol oldu benim için.” dedi. Amacının şehir hayatına virgül koymak olduğunu belirten Emrah Koçer, “Şehrin karmaşası, iş stresi, gelecek baskısı derken bir şekilde şehir hayatının getirdiği yükler kısa süre sonra katlanılmaz hale geliyor. Hafta sonları kamp yaparak bu gürültüden, bu sorunlardan uzaklaşıyorum. Kendimi dinleme fırsatını buluyorum. Hatta doğanın sessizliği içinde şehir hayatımdaki adımlarımın kararını daha sağlıklı alır oldum. Kurumsal şirketler büyük bütçeler harcayarak kişisel gelişim eğitimleri veriyor. Doğa bize bunları bedava deneyimleme fırsatı sunuyor. Zaman yönetimi, planlama, organizasyon beceresi, karar alma, öfke kontrolü gibi birçok konuyu doğada deneyimleyerek öğrenmek mümkün. İnsanlar hayallerine ulaşmak için eğitimlerini ya da tutundukları meslek dallarını bırakıyor. Oysa ufak fedakarlıklarla her ikisini bir arada yürütmek mümkün. Bazen sadece bir kahve bazen bir yemek bazen ise sadece yürümek için doğadayım. Doğada vakit geçirebilmek bana göre şehir hayatının açtığı yaralara yara bandı yapıştırmak.” diye konuştu. Koçer, “Uzun zamandır doğanın içinde olduğumdan birçok arkadaşım bana, mantar, yenilebilir bitkiler ve ağaç türleri gibi birçok alanda soru soruyordu. Fakat neredeyse tüm sorulara bilmiyorum cevabını veriyordum. Bir arkadaşım ‘sen de bu işlere yabancısın’ dedi ve Doğadaki yabancı adı ortaya çıktı. Bu yabancılığı gidermek ve öğrendiklerimi insanlara aktarmak için önce instagram daha sonra dogadakiyabanci.com bloğumu açtım. Kamp hayatı birçok konuda alışkanlıklarımı ve yaşam tarzımı değiştirmişti. Ağaç parçasından yapılan kuksa bardak, deri işleme, yontma gibi birçok farklı konuda hobi edindim. Evimdeki süs eşyasını dahi ormanda bulduğum ağaç parçalarını değerlendirerek kendim yaptım. Eşim ve kızım doğduğu günden bu yana birçok kampımda benimle birlikte. Eşim her ne kadar kamp hayatını sevmese de kızımızın, doğada daha özgür ve daha güçlü olduğunu gördüğü için mutlu. Hem şehir hayatında da bu konuda çok büyük artılarını görüyoruz. Evimize giren bir sineğin dahi yaşam hakkı olduğunu bilen kızım, evin tüm pencerelerini açıp onun özgür olması için kendi çapında mücadele veriyor.” ifadelerini kullandı. Bu hafta sonunu Erzincan’da kamp yaparak geçiren Koçer, daha sonra yaşadığı İstanbul’a döndü.
CHP Erzincan Milletvekili Sarıgül: “BM Barış Gücü bağımsız bir devletin egemenlik hakkına nasıl engel oluyor?”
19 Ağustos 2023 Cumartesi - 19:15 CHP Erzincan Milletvekili Sarıgül: “BM Barış Gücü bağımsız bir devletin egemenlik hakkına nasıl engel oluyor?” CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, “BM Barış Gücü bağımsız bir devletin egemenlik hakkına nasıl engel oluyor?” dedi. CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, KKTC’deki yol inşaatı gerilimine ilişkin Erzincan Gazeteciler Cemiyetinde basın açıklamasında bulunarak BM’nin tavrını kınadı. Sarıgül, Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün bağımsız bir devletin egemenlik hakkına engel olamayacağının altını çizerek, “KKTC kendi vatandaşlarına, kendi topraklarına yol yapmak istiyor, Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerleri de buna maalesef engel olmaya çalışıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ada’daki diğer devletle eşit egemenlik ve eşit uluslararası statüye sahip bağımsız bir devlettir. Birleşmiş Milletler Konseyi bu gerçeği artık kabullenmek zorundadır. Bu gerçek, şehitlerimizin kanıyla yazılmış ve kazanılmış bir gerçektir. Bu gerçeği değiştirmek isteyenler bunun bedelini ödemek zorunda kalır. Birleşmiş Milletler barış gücü, bağımsız bir devletin egemenlik hakkına Erzincan’dan soruyorum nasıl engel oluyor? Birleşmiş Milletler hangi yetkiyle ve sıfatla Kıbrıs’ta yol yapılmasını engelliyor. Bu tavır asla kabul edilemez. Birleşmiş Milletler barış gücü, böylesine insani ve haklı bir projeyi engellemekle Kıbrıs Rum tarafının yanında olduğunu göstermiştir. Birleşmiş Milletler’in bu tavrını kınıyorum. Kendisini adanın tek sahibi olarak gören Kıbrıs Rum tarafı, umuyorum ki asla ve asla bundan cesaret almamalıdır ve yine umuyorum ki, Kıbrıs Rum tarafı, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), silah ambargosunu kaldırma kararını uzatmasından da cesaret almamalıdır. Kıbrıs, şehit ve gazilerinin yurdudur, can Erzincan’dan, Yunanistan’a, Kıbrıs Rum tarafına, Birleşmiş Milletler’e, Amerika Birleşik Devletleri’ne ve tüm dünyaya sesleniyorum; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milleti Kıbrıs konusunda 1974 yılında nasıl Kıbrıs’ın yanındaysa bugün de aynı şekilde Kıbrıs’ın yanındadır. Kıbrıs Türk milletinin milli davasıdır. Bizim için Erzincan neyse Kıbrıs odur. Erzincan’dan bir kez daha Yunanistan’ı, Kıbrıs Rum kesimini uyarıyorum. Şunu ifade etmek istiyorum; Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan, Amerika’ya güvenmeyin ayıdan post Amerika’dan dost olmaz.” ifadelerini kullandı. Sarıgül, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkan arayışının olmadığının altını çizerek, “Erzincanlı atalarından dedelerinden ecdatlarından öğrendiği omurgalı siyaset yapmaktır ve dik durmaktır. Bir Erzincanlı her zaman dik durur, güçlüden yana olmaz her zaman haklıdan yana olur. O gün Kemal Kılıçdaroğlu ’Bismillah’ demiştir, bir araya gelmeyecek olan birçok siyasi parti bir araya getirmiştir ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihteki en yüksek oyunu almıştır. Kılıçdaroğlu, her şey bir alın yazısıdır, kısmet olup da iki puan daha almış olsaydı bu meydanda dolaşan aslan parçaları bu meydanda dolaşan yiğitler belki de bugün Çankaya Köşkü’nde Başbakanlık koltuğunda Cumhurbaşkanı vekilliği koltuğunda oturuyorlardı o zaman hiçbir şey yoktu. Yani Erzincanlı şudur; Erzincanlı tencere kaynarken yanımızda olmaz. Tencere kaynarken maymun oynarken herkes yanınızdadır, maharet tencere kaynamadığı zaman da o dostluğunuzu o kadirşinaslığınızı ve o vefanızı göstermektir. Türkiye Cumhuriyeti şu anda ana muhalefet partisine yeni bir lider aramıyor, şu anda Cumhuriyet Halk Parti’mizin Kemal Kılıçdaroğlu’na Türkiye Cumhuriyeti’mizin Kemal Kılıçdaroğlu’na dünden daha fazla ihtiyacı vardır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun vicdanlı merhametli, adaletli siyasetine inanıyorum. Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz seçim döneminde tek başına mücadele vermiştir zaman zamanda yalnız bırakılmıştır ve Kemal Kılıçdaroğlu kaybetmemiştir biz kendisine kazandıramadık hakikaten yazıklar olsun bize. Birinci turda AK Parti ipi göğüsleyemedi o 15 günlük süre içersinde aslan parçaları, bugün konuşan o yiğitler genel başkanımızın yanında olup da genel merkezden kol kanat gerip 15 günlük süreci iyi değerlendirselerdi bugün belki sonuç daha da faklı olurdu.” ifadelerine yer verdi.