Yerel Haberler
Erzincan
Yüzlerinde kömür karasıyla mevsimlik işçiler
05 Ağustos 2023 Cumartesi - 10:59 Yüzlerinde kömür karasıyla mevsimlik işçiler Geçimlerini mangal kömüründen sağlayan mevsimlik işçiler, Erzincan Yakuplu köyüne 2 kilometre mesafede kurdukları çadırda ekmek mücadelesi veriyor. İşçiler, sabah odun toplayarak başladıkları mesailerini, odun kömürü için yaktıkları ateşin başında gece yarısına kadar devam ettiriyor.Pikniklerin vazgeçilmezi ateşin kaynağı mangal kömürleri, Erzincan Yakuplu köyünde mevsimlik işçiler tarafından bin bir zorlukla üretiliyor. Güneydoğu illerinden aileleriyle ekmek parası için nisan ayı başında ilçeye gelerek çalışmaya başlayan mevsimlik işçiler, Yakuplu köyüne yaklaşık 2 kilometre mesafedeki bir dağın eteğine kurdukları çadırda ekmek mücadelesi veriyor.“Günün ilk ışıklarıyla mesai başlıyor”Atalarından gördükleri doğal yöntemlerle odun kömürü üreten işçiler, Orman İşletme Müdürlüğü’nün belirlediği bölgelerden elde ettikleri meşe odununu yakıp mangal kömürüne dönüştürüyor.Günün ilk ışıklarıyla mesaiye başlayan ve traktörlerle ormana ulaşmak için yolun bitimine kadar giden işçiler, yürüyerek meşelerin bulunduğu dağlık alanlara dağılıyor. Zorlu bir yürüyüşten sonra çalışma alanına gelen işçilerin kimi motorlu testereyle kimi ise balta yardımıyla mangallık kömür yapmak için meşe kesiyor. Kesilen meşeleri çadırların bulunduğu alanda kurdukları ocaklarda 2 ila 3 hafta kontrollü şekilde ve başında nöbet tutarak yakan işçiler, daha sonra soğutma çalışması yapıyor. Bu işlemler sonucu oldukça meşakkatle elde edilen odun kömürleri, kamyonlara yüklenip alıcılarına götürülerek satışa sunuluyor. Bu süreçte yaşamlarının büyük bir kısmı konakladıkları çadırda, ormanda ya da odun kömürü elde etmek için yaktıkları odunların başında nöbet tutarak geçen ve yüzlerinden kömür karası eksik olmayan mevsimlik işçiler, oldukça zorlu bir iş yapmalarına rağmen ekmek parası kazanmanın mutluluğunu yaşıyor.Mardin’den ailesiyle çalışmak için Erzincan’a gelen Şehmuz Akgün, “10 senedir üretim yapıyoruz. Bu işi yapıyorum. Mangal kömürünü dağdan indiriyoruz. Bütün odunları teker teker atıyoruz yol kenarlarına, yol kenarlarından çocuklarla beraber traktöre yükleyip getirip ocak yapıyoruz. Şu ocakları yaptığımız zaman ocakların sönmesi için 20 gün gece gündüz nöbet tutuyoruz. 20 gün boyunca bu ocakların başında bekliyoruz. Çünkü beklemezsek kül oldukları zaman bizim de emeğimiz boşa gider” dedi.Zor şartlar altında mangal kömürü üretmeye çalıştıklarını ifade eden Murat Akgün ise, “Mangal kömürü yapıyoruz. Buraya 4’üncü ayda gelmişiz, 11 ayın 15’inde işimiz bitiyor. Bizim ormandan mühletimiz vardır. Ondan sonra biz kesime gidiyoruz. Kesimimizi yapıyoruz. Ondan sonra çekmeye başlıyoruz buraya. Belirli bir sahamız var burada. Biz traktörle çekiyoruz dağdan. Buraya getirip çatıyoruz. Ondan sonra yakıyoruz. Emeğimiz buradan çıkıyor. Burada yaklaşık 15 sefer vuruyoruz. 12 günde yanıyor. 3 günde de kömürü çıkarıyoruz” diye konuştu.Mangal kömürünün yapımını aşama aşama anlatan Feyzullah Çelik’de, “15 gün yanacak. 15 gün boyunca nöbet tutacağız başında, 15 gün sonra kömür olacak. Zor, kolay bir şey değil. Burada 4 ayda geliyoruz. 11 ayda gidiyoruz kışa kadar buradayız” ifadelerine yer verdi.
Erzincanlı göçerlerin zorlu yayla hayatı
04 Ağustos 2023 Cuma - 09:48 Erzincanlı göçerlerin zorlu yayla hayatı Erzincan’da yaz aylarından yüksek rakımlı yaylalara çıkan göçerler zor hayat şartlarına rağmen hayata tutunmaya çalışıyorlar.Erzincan’da ilkbahar aylarında yüksek rakımlı yaylalara çıkarak, tulum peyniri üreticiliği yapan göçerler zor şartlarda çalışıyorlar. Koyun sürüleri olan göçerler hem gece hem de gündüz koyun otlatıyorlar. Koyun sağan ve sağdıkları sütler ile tulum peyniri yapan üreticiler, çok zor şartlar altında olmalarına rağmen atalarından gelen mesleklerini hala yaşatmaya çalışıyorlar.Sosyal yardımlaşmaya muhtaç olmamak için mesleklerini devam ettiren üreticiler, çocuk yaşlı demeden yaylada herkes üzerine düşen işi yapıyor.Konu ile ilgili konuşan üretici Mesut Doğan, “Gerçekten hayvancılık çok zor bir meslek. Şöyle söyleyeyim bir evladınızı nasıl yetiştiriyorsunuz o şekilde yetiştiriyoruz. Kuzuyu anne rahminden biz çıkarıyoruz, aynı şekilde emziriyoruz, yemi olsun suyu olsun her şeyini yapıyoruz büyüyene kadar. Bir tane değil binlerce hayvanı bu şekilde büyütüyoruz. Bunlar gerçekten emek isteyen şeyler. Sabahın erken saatlerinde kalkıp şafak vaktinde hayvanları otlatmaya götürüyoruz. Öğlene doğru otlaktan getirip sağım yapıyoruz. Sağım ile birlikte bayanlarımız peynir işlerini yapıyorlar. Ondan sonra burada peynir mandıraları var oraya götürüyoruz. Öğleden sonra yine aynı şekilde hayvanları otlatmaya götürüyoruz. Durmaya gerçekten vakit yok, Şavak Aşireti her zaman çalışmaya mahkûm hakikatli bir emekçi. Dille anlatılamayacak çok iş var sabahın erken saatlerinde de kalksan yetiştiremiyorsun” dedi.
Yaz meyvesi ‘kayısı’ hasat sonrası kurutulup kışa hazırlanıyor
04 Ağustos 2023 Cuma - 08:32 Yaz meyvesi ‘kayısı’ hasat sonrası kurutulup kışa hazırlanıyor Erzincan’da kayısı hasadı sonrasında kurutma yolcuğu başladı.Altın meyve olarak bilinen yaz meyvelerinin gözdesi kayısı hasadının başlamasının ardından kış için kurutulup tatlısı ile tatlı, ekşisi ile hoşaf yapılarak tüketilirken bunların yanı sıra sade olarak da hem yaş hem de kuru olarak tüketilebilir. Erzincan’da bir üretici, Malatya’dan getirdiği tatlı kayısı ile Erzincan’da yetişen ekşi kayısıyı bir arada kuruturken, adeta lezzet buluşması yaşanıyor. Günlük işçilere de gelir kapısı olan kurutma işlemi yaklaşık 30 kadına istihdam kaynağı oluyor. Erzincan’ın yöresel lezzetlerinden olan ‘kasefe’ tatlısı için olmazsa olmazların arasında olan kuru kayısı, Ramazan aylarında da sofraların vazgeçilmezi hoşaf için kullanıyor.Kayısı kurutma işlemini yapan kadın işçiler yapılan işlemin zor olduğunu belirterek, “Yaptığımız iş, hasadından kurutmasına geçen süre oldukça zor. Güneşin altında çalışmak yorucu ama bu üründe hiçbir katkı maddesi yok. Tamamen organik şifa kaynağı. Bize de gelir kapısı oldu.” dedi.İki ilin ayrı lezzetlerini bir araya getiren Cem Korkmaz, ise “Malumunuz sezon olarak kayısı sezonumuz. Erzincan’da ekşi dediğimiz mayhoş kayısıları toplayıp burada ki yerel halkın insanlarına bu kayısıları güneşte kurutuyoruz ve aynı zamanda Malatya’dan getirdiğimiz şeker pare dediğimiz tatlı kayısı ile birlikte burada ki güneşte kurutarak hem bölge halkına bir istihdam sağlamış oluyoruz hem de kışın tüketeceğimiz kayısıları hazırlamaya çalışıyoruz. Kurutulduktan sonra satışı, ekşi olan hoşaflık dediğimiz genelde kışın ve Ramazan ayında tüketiliyor, komposto olarak kullanılıyor. Tatlı olan kayısımız da kuru yemiş sektöründe, yöresel ürünlerimizden kasefe dediğimiz tatlımızda kullanılıyor. Burada ki işçiler bu bölgenin kadınları. Günlük yevmiye tarzında çalışıyorlar. Onlar için de bir ekmek kapısı oldu. Tabi ki bizim güneşe ihtiyacımız var. Güneş olursa kuruma süresi kısalıyor. Burada bizim güneşe ihtiyacımız var bunların kuruması için” dedi.