Yerel Haberler
Erzincan
Kemaliye’nin duygu yüklü manileri Apçağa’da yaşatılıyor 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:17:09 Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Apçağa köyünde oluşturulan "Mani Yolu", Osmanlı döneminde gurbete giden eşlerine özlem duyan kadınların yazdığı manilerle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kemaliye ilçesinde kadınların özlem ve hasretini yansıtan manilerin sergilendiği Mani Yolu’nun bir benzeri, Apçağa köyünde de hayata geçirildi. Apçağa Köyü Muhtarı Ahmet Akyavuz’un girişimleriyle köy girişinden meydanına kadar uzanan güzergahta oluşturulan proje, köy derneğinin destekleriyle tamamlandı. Doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla dikkat çeken Kemaliye’de özellikle yaz aylarında çok sayıda yerli ve yabancı turist ağırlanıyor. İlçede bulunan Mani Yolu ise geçmişte gurbete giden Eğinli erkeklerin ardından yazılan hasret dolu dizeleri günümüze taşıyor. Osmanlı döneminde ilçedeki erkeklerin önemli bölümünün çalışmak amacıyla İstanbul başta olmak üzere farklı kentlere gitmesi üzerine kadınların yazdığı maniler, bugün direklere asılarak ziyaretçilere sunuluyor. Kemaliye Belediyesi Kültür Turizm Komitesi yetkilileri, Mani Yolu’na turistlerin yoğun ilgi gösterdiğini belirterek, manilerin Eğin kültürünün önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Yetkililer, yol boyunca kültürel kimliğin simgelerinden dut ağaçlarının da dikildiğini, böylece duygusal ve kültürel yönü güçlü bir alan oluşturulduğunu kaydetti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:54 Dünyanın ikinci büyük kanyonunda tekne keyfi yapıp dağ keçilerini izliyorlar Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde bulunan dünyanın ikinci büyük kanyonu Karanlık Kanyon’da yerli ve yabancı turistler dağ keçisi manzaralı tekne turu keyfi yaşıyor. Doğayla tarihin birbirini tamamladığı, adrenalin doğa sporlarının başkenti, Türkiye’nin etkileyici yerlerinden eski adı ‘Eğin’ olan Erzincan’ın Kemaliye ilçesi yaz aylarında ilçe nüfusunun 10 katı ziyaretçi ağırlıyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Dünya Geçici Miras Listesi’ne alınan Erzincan’ın Kemaliye ilçesi, birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve milattan önce 3 binli yıllara dayanan tarihi ile kültürel zenginliğinin yanı sıra doğal güzelliğiyle de UNESCO’nun kalıcı listesine girmek istiyor. Geçmişi milattan önce (M.Ö) 3 binli yıllara dayanan dünyaca ünlü Karanlık Kanyonun yanı başındaki Kemaliye’de (Eğin) Roma, Bizans, İlhanlı, Akkoyunlu, Selçuklu ve Osmanlı hüküm sürdü. Tarihte "cennet gibi güzel bahçe" anlamına gelen Eğin ismi, ilçe sakinlerinin Kurtuluş Savaşı’na verdikleri destekten ötürü Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendi isminden esinlenilerek Kemaliye olarak değiştirildi. Erzincan’a 194 kilometre uzaklıkta; doğusunda Tunceli, batısında Sivas, güneyinde Malatya ve Elazığ bulunan Kemaliye, özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. Yaklaşık 35 kilometre uzunluğunda, nehir tabanı ile vadi kenarı arasındaki kot farkı bin metreye kadar ulaşan, bu haliyle dünyadaki ilk 5 derin kanyon arasında yer alan Karanlık Kanyonuyla, büyüklü küçüklü 38 tünelden oluşan ve dünyadaki "Tehlikeli Yollar" kategorisinde bulunan, sert kayaların içinden oyularak inşa edilmiş istisnai bir doğal güzelliğe ve estetik öneme sahip 7 kilometre uzunluğundaki Taş Yoluyla, Türk kültür tarihi açısından önemli bilgiler içeren ilçe merkezine 4-5 kilometre uzaklıktaki Dilli Vadisiyle ve daha pek çok doğal güzellikleriyle, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine alınan Kemaliye ilçesi, Erzincan’ın mutlaka görülmesi gereken yerlerinden birisi olarak belirtiliyor. Adrenalin doğa sporlarının başkenti Kemaliye’deki Karanlık Kanyon’da yerli ve yabancı turistler tekne turu keyfi yaşıyor. Tekne turunda dağ keçilerini de izleme fırsatı bulan vatandaşlar herkesi Kemaliye’ye davet etti. Kemaliye, Erzincan’ın dokuz ilçesinden en ünlü olanı. Erzincan’ın incisi olarak tanımlanıyor. Kemaliye’de dünyanın en zorlu yolu ve Amerika’daki Büyük Kanyon’dan sonra dünyadaki en büyük ikinci kanyon yer alıyor.
Erzincan’da  "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" programı
16 Temmuz 2023 Pazar - 07:00 Erzincan’da "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" programı Erzincan’da 15 Temmuz hain darbe girişiminin 7. yıl dönümünde anma programı düzenlendi. Programda, 15 Temmuz şehitleri dualarla anıldı.15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda programlar düzenlendi. Düzenlenen programa kent protokolü, askeri, adli ve idari erkan, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.15 Temmuz şehitleri için Türk bayrakları ile 2 bin 500 metre koşan sporcular, koşunun sonunda ellerinde taşıdıkları sancağı Vali Mehmet Makas’a teslim ettiler. Sporcuları tebrik eden Vali Makas, günün anısına sporculara birer sertifika verdi.Daha sonra Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ve ardından da Kur’an-ı Kerim okunup, duaların edilmesi ile devam eden programda öğrenciler tarafından İstiklal Marşının 10 kıtası okundu.15 Temmuz konulu sinevizyon gösterisinin ardından programda sırasıyla Şehit Aileleri Derneği Başkanı Abdulkadir Zengin, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Milletvekilleri günün anlam ve önemine ilişkin birer konuşma yaptılar.Programda konuşan 3’üncü Ordu Komutanı Korgeneral Yavuz Türkgenci ise 15 Temmuz gecesini ve silah arkadaşlarının mücadelesinden örnekler vererek; "Türk Milleti’nin generali değil bir neferi olduğum için kendimi şanslı hissediyorum ve 3. Ordu Komutanı olarak Erzincan’a hizmet vermekten ben ve silah arkadaşlarım olarak gurur duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum." dedi.Programda son olarak konuşan Vali Makas, 7 yıl önce vatana, bayrağa ve ezana yapılan saldırıyı unutmamak, unutturmamak adına bugün millet olarak bir arada olunduğunun altını çizdi.Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka seslenişi, alana kurulan dev ekranda izlendikten sonra 3’ncü Ordu Bandosu konseri ve Erzincan Belediyesi Mehteran Ekibinin gösterisi ile devam eden program saatlerin 00.13’ü gösterdiği sırada tüm camilerden selaların okunması ile sona erdi.
El Nino’dan kaçtılar, Girlevik Şelalesinde serinlediler
16 Temmuz 2023 Pazar - 06:14 El Nino’dan kaçtılar, Girlevik Şelalesinde serinlediler Türkiye’yi etkisi altına alan El Nino sıcaklıklarından kaçan gurbetçiler, Dünyanın en görkemli şelalelerinden biri olan Erzincan’ın Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesinde serinlediler. Şelalede yurt dışından gelen gurbetçilerle birlikte yoğunluk arttı.Erzincan’ın Çağlayan beldesinde bulunan ve her mevsim ziyaretçilerine ayrı bir manzara sunan Girlevik Şelalesi, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Erzincan’da, Munzur Dağı eteklerinden gelen buz gibi suların 40 metreden döküldüğü Girlevik Şelalesi, doğal güzelliği ve serin havasıyla, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan ve Munzur Dağı eteklerindeki Kalecik köyünde yer alan 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, her mevsim ayrı bir güzellik sunuyor. Bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar, 40 metreden akan buz gibi suyu ve doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesine akın ediyor.Kışın suyunun büyük bölümünün donması ile oluşan sarkıtlar dolayısıyla etkileyici bir manzaraya bürünen şelale, ziyaretçilerine yazın da farklı güzellik sunuyor. Muhteşem doğanın özçekim yaparak tadını çıkaran yerli ve yabancı turistler, görsel güzellikler arasında yürüyüş ve piknik yaparak zamanlarını en iyi şekilde değerlendiriyor.Girlevik Şelalesine gelen vatandaşlar, “Şelale tamamen doğal, çok güzel ortam sunuyor. Erzincan’a geldiğimizde burası mutlaka uğramadan gitmediğimiz, vazgeçilmez yerlerimizden biri. Doğallığını koruması ve serinliği nedeniyle ailece piknik yaptığımız yer. Herkesi Girlevik Şelalesine davet ediyoruz” dedi.Girlevik Şelalesi, Erzincan’ın çevresindeki illerin yanı sıra İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve yurt dışından gelen çok sayıda turistin akınına uğruyor.
Erzincan’da daha önce görülmemiş kiraz rekoltesi
15 Temmuz 2023 Cumartesi - 10:39 Erzincan’da daha önce görülmemiş kiraz rekoltesi Erzincan’da kiraz hasadının başlaması ile birlikte kiraz üreticisinin yüzü de gülmeye başladı. 79 yaşında ki üretici ömründe daha önce bu kadar bol kiraz hasadı yapmadığını söylerken pazar sıkıntısı çekildiğine vurgu yaptı.Son yıllarda Erzincan tarım sektöründe ağırlık kazanmaya başlayan kiraz, gerek dikim sahası gerekse üretim açısından büyük bir gelişme gösteriyor. Özellikle geçtiğimiz yıl pazarlama noktasında sıkıntı yaşanmaması çiftçilerin kiraza yönelmelerinde büyük bir etken olarak öne çıkıyordu ancak bu yıl öyle olmadı. 300 kilo verim aldığı alandan 2,5 tona yakın verim elde ettiğini belirten üreticiler, pazar sıkıntısı yaşıyor. Sezon başında verdiği fiyatlara uymayan ihracat firmalarının ve tüccarların sürekli alım fiyatlarında oynama yapmaları üreticilerin de tepkilerine neden oluyor.Erzincan’ın Üzümlü ilçesine bağlı Bayırbağ köyünde kiraz hasadına başlayan üreticiler, hasattan memnun olsalar da pazar da istedikleri fiyattan satamıyorlar.Adeta üzüm salkımı gibi görünen kiraz, neredeyse dalları kırma noktasına gelecek. Bu kadar verimi ömrü boyunca görmediğini ifade eden ve çocukluktan beri Bayırbağ köyünde çiftçilik yapan 79 yaşında ki kiraz üreticisi Selami Demirel, “Bayırbağ köyündenim. Doğup büyüme hep çiftçilik yaptım. 79 yaşındayım. Erzincan’da ve takip ettiğime göre Türkiye’nin her yerinde görülmemiş bir rekolte var. Ben ilk olarak böyle bir rekolte görüyorum. Geçen sene 300 kilo çıkan yerden şuanda 1,5 - 2 tona yakın topladım. Daha da 500, 600 kilo daha çıkar. Bol olunca, şimdi bir iç piyasamız var, bir de ihracat var. Bu sene ihracatçı geldi, kilosu 30 lira 50 lira arasında anons yaptı. Fakat bu tabi ki kalibreye göre. 24 kalibre ve üzeri. Tarla da kiraz alan da yok. Şimdi götürüyorsun ihracatçıya, kantara koyuyor ihracatçı, bakıyor ve konuşma hakkın yok bir kere. Kafasına göre beğeniyorsa alıyor. Ben ilk birinci defa götürdüm dedi ki 25 lira. İkinci sefer götürdüm dedi ki 20 lira. Üçüncü sefer götürdüm 20 liralığın dengini, baktı ve ben alamam bunu dedi. 10 liraya verdim kilosunu. İhracatçılar gitti şimdi bir de tüccar almıyor. Tüccarınki de aynı, bakıyor kafasına göre fiyat veriyor. Dün götürdüm ben, en birinci kirazı, 26-28 kalibre kiraz 20 lira dedi. Ben de çok ısrar ettim ama mümkün değil alamıyorum diyor. Başka yerde de alıcı yok ki ona vermeyim de öbürüne vereyim. Pazar sıkıntısı var. Dedikleri paraya alıyorlar. Üreticinin söz hakkı hiç yok. Şimdiye kadar hiç kooperatifleşme olmamış ki, ama olabilirse tabii ki memnun oluruz. Geçen sene kirazı ben 18 liradan başladım, 27 liradan bitirdim. Geçen sene ihracatçıya verdim. Bu sene ihracatçıya verdim 15 liradan, kaldı. Şimdi de tüccara veriyorum. O da 20 lira yazıyor” diye konuştu.
Evlilik stresi güvensizlik nedeni
15 Temmuz 2023 Cumartesi - 10:16 Evlilik stresi güvensizlik nedeni Evlilik öncesi dönemde bazı sorular çiftlerin kafasını karıştırıyor. Bu evlilik stresinden ziyade güvensizliği işaret ediyor.Şüphesiz her çiftin hayali mutlu bit yuva kurmak. Ancak evlilik aşaması gelip çattığında çiftler bazı olumsuz düşüncelerle baş başa kalabiliyor. Evlilik sorumluluğunu işaret eden duyguyu uzmanlar evlilik stresi olarak tanımlarken, beliren bazı soru işaretlerine karşı dikkatli olunması konusunda çiftleri uyarıyor. Uzmanlar bu soru işaretlerinin stresten ziyade güvensizlikten kaynaklandığını vurguluyor.Bağımlılık duygusu, yanlış iletişim nedeniİlişkilerde bağlılık ve bağımlılık duygularına değinen Uzman Psikolog ve İlişki Terapisti Nida Korkmaz, “Evlilik stresi bir insanın evlenmeden önceki zamanında ya da kişinin geçmişte yaşadığı olaylardan ötürü aklında olan soru işaretlerine dayanmaktadır. Toplumumuzda aşk her zaman ön planda tutulmaktadır. Bu nedenle bireyler bir kere aşık oldukları kişiye zamanla bağımlılık geliştirirler. Aşkın ilk aşamasında bu bağlılık olarak nitelendirilebilir. Ama daha sonra bağlılık dediğimiz unsur yerini zamanla bağımlılığa bırakır. Bağlılık insanlar arasında rahatlatıcı ve huzur verici bir niteliğe sahiptir. Ama bağımlılık bunun tam aksine insan üzerinde gerginlik ve strese neden olur. Bağımlılık insanın partnerine karşı duyduğu aklındaki soru işaretlerini ortadan kaldırma etkisini göstermektedir. Bireyler bağımlı olduklarından ötürü, aklındaki soru işaretlerine verilecek cevapları sürekli ertelemektedirler. Bu durum evlilik aşamasına kadar gelmektedir. Evlilik aşamasında ise bu durum, insanların flört zamanlarında olduklarından çok daha farklılık göstermektedir. Evlenen çiftlerde yavaş yavaş zihinsel ve fikirsel değişimler meydana gelir. Bu fikirsel değişimler ile birlikte bağımlılıktan dolayı akılda cevaplanmayan sorularla birleşip zamanla kişi üzerinde büyük strese neden olmaktadır. Bu stres ise ilişkilerde ciddi bir şekilde ayrılığı tetiklemektedir.” dedi.Bu soru işaretlerine dikkat!Evlilik öncesi stresin, kişinin evlenmeden önceki zamanında aklına takılan sorulardan ve geçmiş yaşantılarından edindiği tecrübelerden oluştuğuna dikkat çeken Uzman Psikolog Korkmaz, “Acaba evlendiğimde değişir mi? Bana gösterdiği ilgi azalır mı? Sevgi, saygı, şefkat ve aşkı azalır mı? Desteği azalır mı?’ Bu sorular evlilik stresini tetikler. Evlilikle birlikte omuzlarımıza yüklenecek sorumluluklar evlilik korkusunu oluşturan etkenlerdendir. Bu korkuya bir de bu soru işaretleri eklenince stres katlanarak artar. Bu sefer kişi ‘Aslında evlenmeyi çok istiyorum ama çok korkuyorum.’ demeye başlar. Bu cümle bir yerde ayrılık sinyallerinin de işaretini vermek anlamına gelebilir. Çünkü kişi bu soruların getirdiği stresle başa çıkamaz ve bu durumu atlatamazsa sendroma yakalanır. Ben bu durumu evlilik öncesi sendromu olarak adlandırıyorum” diye konuştu.Ailelere büyük görevler düşüyorEvlilik öncesi stresi ile çiftlerin başa çıkabilmesi için ailelere büyük görev düştüğünün altını çizen Nida Korkmaz, “Çiftler evliliğin getireceği sorumluluklarla birlikte strese girip endişeye kapılabilirler. Bununla birlikte çiftler partnerlerinin doğru seçim olup olmadığını sorgulayarak da strese girebilirler. Bu durumda ailelere düşen görevler çiftleri sakinleştirmek olmalıdır. Kendi ilişkilerindeki güzel yaşanmışlıkları ve hayata dair mücadelelerini örnek olarak vermeleri, evlenecek olan çiftlerin olumlu ve güzel yönlerini çiftlere karşı dile getirmeleri stresi büyük ölçüde azaltacaktır.” şeklinde konuştu.Durumun bu şekilde de aşılamaması durumunda yapılması gerekenlere değinen Korkmaz, “Bu sorunlar ile baş etmenin bir kaç yolu vardır. Kişisel gelişim kitapları okunabilir ya da gelişimsel programlar izlenebilir. Ama ciddi anlamda bu sorunların en sağlıklı çözümü bu alan ile ilgilenen bir psikologdan destek almaktır.” dedi.Çevrenizdekiler sizi doğru mu yönlendiriyorİlişkilerde çevresel faktörlerin de ilişkinin seyrini etkileyebileceğini ifade eden Nida Korkmaz, “İlişkilerde 3’üncü şahıslar bazen çok yapıcı bazen ise çok yıkıcı olabiliyor. Bu ayırımı çok iyi yapmak ve buna göre müdahale izni vermek ya da vermemek gerekiyor. Eğer 3’üncü şahıslar ilişkiniz ve partneriniz hakkında sürekli olumsuz cümleler kuruyorsa, kötü dille eleştiriyorsa ve olumsuz iddialar ortaya atıyorsa buna kesinlikle ‘dur’ demeniz gerekir. Ancak 3’üncü şahıslar ilişkinizi destekliyor, ilişkiniz ve partneriniz hakkında olumlu cümleler kurup her fırsatta sevginizi ve birbirinize nasıl yakıştığınızı size hatırlatıyorsa onlarla dertleşebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.
Aşırı hız trafik kazalarına yol açan nedenler arasında ilk sırada yer alıyor
14 Temmuz 2023 Cuma - 22:38 Aşırı hız trafik kazalarına yol açan nedenler arasında ilk sırada yer alıyor Kurban Bayramı tatili boyunca ülke genelinde 6 bin 903 trafik kazası meydana geldi. Kazaların incelemesi yapıldığında aşırı hızın trafik kazalarına yol açan nedenler arasında ilk sırada yer aldığı belirlendi.İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 9 günlük Kurban Bayramı tatili boyunca 6 bin 903 trafik kazasının meydana geldiğini 110 kişinin hayatını kaybettiğini ve 12 bin 393 kişinin yaralandığını açıkladı. Bakan Yerlikaya trafik kazalarının 3 nedenini de sıraladı.Bakan Yerlikaya’nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle: Aşırı hız trafik kazalarına yol açan nedenler arasında ilk sırada yer alıyor. 24 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasındaki 9 günlük Kurban Bayramı tatili boyunca ülkemiz genelinde; 6 bin 903 kaza meydana geldi. Yaptığımız bilimsel araştırmaya göre bu tatil boyunca trafik kazalarına yol açan nedenler arasında ilk 3 sırada; % 37,3 aşırı hız, % 14,5 geçiş önceliğine uymamak ve % 12,4 şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak geliyor.9 günlük bayram tatilinde meydana gelen trafik kazalarında maalesef 110 vatandaşımız hayatını kaybetti, 12 bin 393 vatandaşımız yaralandı.Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyorum. Lütfen, sevdiklerinizin gözünü yolda bırakmamak için trafik kurallarına uyalım. Aşırı hız sizi sevdiklerinize daha hızlı kavuşturmaz.