Yerel Haberler
Erzincan
01 Mart 2026 Pazar - 08:07 Muhteşem manzarada üç arkadaş kar yağışı altında gölette yüzdü Erzincan’da etkili olan soğuk hava ve kar yağışı kent genelinde beyaz örtü oluştururken, üç arkadaşın etrafı karla kaplı gölette yüzmesi görenleri şaşırttı. Hava sıcaklığının eksi 4 dereceye kadar düştüğü kentte, su sıcaklığının ise 0 derece olarak ölçüldüğü anlarda gölete giren üç arkadaş, sıra dışı deneyimleriyle dikkat çekti. Kent merkezine yakın bir noktada bulunan ve çevresi tamamen karla kaplanan gölet, beyaz örtüyle bütünleşerek görsel bir şölen sundu. Doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çeken manzara, soğuk havaya rağmen bölgeye gelen vatandaşların da ilgisini topladı. Soğuğa aldırış etmeyen Zafer Küçüksu, Cengiz Urtekin ve Emrah Karakoç, hazırlıklarını yaptıktan sonra gölete girerek yüzdü. Su yüzeyinde yer yer buz tabakalarının oluştuğu görülen gölette yüzen üç arkadaş, kısa süreli yüzmenin ardından sudan çıktı. Gerçekleşen yüzme etkinliği, drone kamerasıyla kayda alınarak göletin karla kaplı eşsiz manzarası gözler önüne serildi. Soğuk havaya rağmen bu deneyimi yaşamak istediklerini belirten arkadaşlar, doğayla iç içe farklı bir anı biriktirdiklerini ifade etti. Kar yağışı sonrası kartpostallık görüntülerin oluştuğu gölet çevresi, hem cesur yüzücülerin hem de doğanın sunduğu manzaranın bir araya geldiği anlara sahne oldu.
01 Mart 2026 Pazar - 02:12 24Erzincanspor yönetimi iftarda basınla buluştu 24Erzincanspor yönetimi, düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla bir araya gelerek kulübün mevcut durumu ve gelecek hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kentte bir restoranda gerçekleştirilen programa spor camiası temsilcileri ile yerel ve ulusal basın mensupları katıldı. Programda konuşan Kulüp Başkanı Alaattin Yavuz Güneş, sezonun kalan bölümünde ligdeki konumlarını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Teknik heyet ve futbolcularla uyum içinde çalıştıklarını belirten Güneş, planlı ve disiplinli bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. İstikrarlı performansın önemine dikkati çeken Güneş, camiaya güven veren bir tablo ortaya koyduklarını dile getirdi. Toplantıda kurulması planlanan futbol akademisine ilişkin de bilgi veren Güneş, Erzincan’da altyapı temelli ve sürdürülebilir bir sistem oluşturmayı amaçladıklarını kaydetti. Genç yeteneklerin erken yaşta keşfedilerek profesyonel altyapıyla buluşturulmasının öncelikleri arasında yer aldığını aktaran Güneş, akademinin uzun vadede hem kulübe hem de şehir futboluna katkı sağlayacağını belirtti. Sponsorluk çalışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Güneş, kulübün mali yapısını güçlendirmek amacıyla iş dünyası ve çeşitli kurumlarla temasların sürdüğünü ifade ederek, mevcut ekonomik şartlara rağmen mali disiplinin korunduğunu ve şeffaf bir yönetim anlayışı benimsediklerini sözlerine ekledi. Program, basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Erzincan’da taburcu edilen hastalar ihtiyaç halinde evlerine ambulansla ücretsiz götürülüyor
06 Ekim 2025 Pazartesi - 18:12 Erzincan’da taburcu edilen hastalar ihtiyaç halinde evlerine ambulansla ücretsiz götürülüyor Türkiye’de ilk kez Erzincan’da yaklaşık 3 yıl önce başlatılan uygulamayla hastanedeki tedavilerinin ardından taburcu edilen hastalar, ihtiyaç halinde doktor onayıyla ücretsiz olarak evlerine naklediliyor. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden taburcu edilen hastalar, 3 yıldır ambulansla ücretsiz evlerine gönderiliyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hastanelerden taburcu olan hastaların ihtiyaç halinde evlerine güvenli şekilde ulaştırılmasına yönelik 3 yıl önce çalışma başlatıldı. Bu kapsamda kentte bulunan 2 Evde Sağlık Hizmeti aracı ile 1 ambulans, nakil işlemleri için ayarlandı. Kentte bugüne kadar taburcu edilen vatandaşlardan 11 bin 256’sı sağlanan hizmet sayesinde ambulansla evine bırakıldı. İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, uygulamayı özellikle yaşlı, hareket kısıtlığı bulunan ve kendi imkanlarıyla ulaşım sağlayamayan hastalar için hayata geçirdiklerini söyledi. Hizmetle, vatandaşların daha sağlıklı ve konforlu bir ortamda evlerine bırakıldığını ifade eden Tekin, şöyle konuştu: "Bu hizmet yeni bir hizmet değil, yaklaşık 3 yıldır bu hizmetimizi yerine getiriyoruz. Son üç yılda 11 bin 256 vatandaşımızı sağlıklı bir şekilde evlerine naklettik. Burada tabii hastanemize 112’den bir ambulans verdik. Onlarda 3 şoför ve 5 sağlık personeli ile hastalarımızın güvenli bir şekilde naklini sağlıyorlar. Erzincan’da bu hizmetin devam ettiğini ve daha da geliştirerek devam edeceğimizi belirtmek istiyorum." Başhekim Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız ise vatandaşların sadece hastanedeki tedavi hizmetleri ile ilgilenmediklerini belirterek, "Yapılan tedavinin daha da kaliteli ve hasta konforunun önemsenmesi açısından, büyük ameliyatlarda hastayı evine kadar güvenli bir şekilde götürmeyi planlıyoruz. Hocalarımızın verdikleri rapor doğrultusunda ambulansla eve gitmesini uygun gördükleri hastaları, nakil ekibimiz ile il ve ilçe merkezlerine hatta ücra köylerimize kadar evlerine güvenli bir şekilde götürüyoruz." dedi. Hastalardan 72 yaşındaki Şerif Öztürk de tedavisinin ardından taburcu olduğunu belirterek, gösterilen ilgi ve alaka karşısında duygulandığını, bu nedenle gözyaşlarını tutamadığını söyleyerek, herkese teşekkür etti.
Karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uyarı
06 Ekim 2025 Pazartesi - 09:44 Karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uyarı Erzincan’da havaların iyice soğumasıyla birlikte uzmanlar odun, soba ve doğal gaz kullanımı kaynaklı karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı vatandaşlara dikkatli olması konusunda uyarıda bulunarak, baca temizliği yapılan evlerde soba zehirlenmelerinin ortadan kalktığına dikkat çekti. Karbonmonoksit zehirlenmeleri hakkında bilgilendiren uzmanlar, kış aylarında soba ve doğal gaz zehirlenmelerinin önüne bacaların temizlemesi ile geçilebileceğini, tıkalı bacalarda duman çıkışının sağlanamaması nedeniyle karbonmonoksit zehirlenmelerinin yaşandığını belirtti. "Temizlenmeyen, tamir edilmeyen her baca felakete davetiye çıkartıyor" Alınan bilgiye göre zamanla temizlenmeyen her baca içerisinde kurum ve is bırakır ve baca kurum biriktirdiği için zamanla işlevini yerine getiremez hale gelir. Bu da zehirli gazların dışarıya atılımını engeller. Alçak rüzgârlar sonucunda da bu zehirli gazlar bulunan ortama sızma yapar ve sağlık açısından oldukça tehlike arz eder. Bu gibi olumsuzluklara sebep vermemek için, bacaların tamiratını ve temizliğini periyodik aralıklarla aksattırmadan yapılması gerekiyor. Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk belirtiler baş ağrısı, yorgunluk hissi, mide bulantısı gibi semptomların olduğunu kaydeden uzmanlar, zehirlenme durumunda ne yapılması gerektiğini anlatarak "Ciddi zehirlenmelerde baş dönmesi, kusma, bilinç kaybı ve ölüm görülüyor. Eğer karbonmonoksit zehirlenmesi geçirildiği düşünülüyorsa; hemen camlar açılmalı ve ortam havalandırılmalı, zehirlenen kişiler hızla ortamdan uzaklaştırılarak açık havaya çıkarılmalı ve 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı" dedi. Uzmanlar kış öncesinde vatandaşlara şu uyarılarda bulundu; 1- Kullanılan yakıtın standartlara uygunluğu kontrol edilmeli, izin belgesi olmayan satıcılardan kömür alınmamalı, 2- Aşırı doldurulan sobanın duman yolu daralacağı, soba içinde düzensiz ısı dağılımı nedeniyle de baca çekişi zayıflayacağı için soba yakılırken aşırı doldurulmamasına dikkat edilmeli, 3- Sobanın çabuk yanması için benzin vb. yanıcı sıvı maddelere başvurulmamalı, 4- Sönmekte olan sobaya asla tutuşması güç yakıtlar konulmamalı, yakıt yavaş yavaş ilave edilmeli, yatmadan önce sobaya kesinlikle yakıt konulmamalı, 5- İyi ısınmayan ve alttan yakılan kömür sobalarında karbon monoksit zehirlenmesi riski artacağından soba tutuşturulurken yakıtın üstten yanması sağlanmalı, 6- Özellikle alçak basınçlı lodoslu havalarda ölüm olaylarında artış görüldüğü için eğer bacalar standartlara uygun değilse alçak basınçlı havalarda soba yakılmamalı, yakılması zorunlu ise gece yatarken mutlaka tam olarak söndürülmeli, 7- Soba borularının birbiriyle birleştirilmesinde hava ve baca gazı sızdırmazlığı sağlanmalı, 8- 2 saat arayla sobanın bulunduğu odanın camları açılmalı ve havalandırılmalıdır, 9- Sobaya yakın yerlerde uyunmamalı, mümkünse belli zaman aralıklarıyla kalkılıp soba kontrol edilmelidir, 10- Bacalar standartlara uygun ve yalıtımlı olmalı, düzenli olarak temizletilmeli, 11- Dumanın geri tepmesini önlemek için bacaların en üst noktasının çatının en üst noktasından 1 metre daha yüksekte olması sağlanmalı ve baca şapkası mutlaka takılmalıdır."
Evliya Çelebi’nin övgüyle bahsettiği alanda 3 bin yıldır su ekip tuz üretiyorlar
06 Ekim 2025 Pazartesi - 09:42 Evliya Çelebi’nin övgüyle bahsettiği alanda 3 bin yıldır su ekip tuz üretiyorlar Erzincan’ın Kemah ilçesindeki tesislerde 3 bin yıllık geleneklerle, sera görünümlü havuzlara su ekip tuz üretiyorlar. Kemah ilçesine 4 kilometre uzaklıktaki Kömür köyünde 460 yıllık olan tuz ocağı üretime devam ediyor. Yıllarca Tuz İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nce işletildikten sonra özelleştirilen tuz ocağında Doğu Anadolu Bölgesi’nin tuz ihtiyacı karşılanıyor. Osmanlı döneminde Ermeniler tarafından işletilen tuz ocağında yaklaşık 100 metre derinlikteki tünelden gelen tuzlu su sayıları 150’yi bulan göletlerde bekletiliyor. Su buharlaştıktan sonra havuzlar içerisinde kalan tuzlar işçiler yardımı ile toplanıyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde övgü ile bahsettiği tuz ocağının geçmişi 460 yıl öncesine dayanıyor. Yaklaşık 250 bin metrekare arazi üzerine kurulu tuz ocağında, havaların ısınmasıyla üretim de artı. İşçilerin zahmetli uğraşları sonucu üretilen Kemah tuzu, Doğu Anadolu ve çevredeki iller başta olmak üzere İstanbul, Bursa, Ankara, Erzurum, Trabzon ve İzmir’in de yer aldığı birçok kentte satışa sunuluyor. Yörede yıllardır üretildiği belirtilen ve lezzetinin yanı sıra gıda ürünlerinin raf ömrünün uzatılmasını sağlayan Kemah tuzu, Doğu’da peynirciler, yaylacılar ve salamuracılar tarafından tercih ediliyor. İşletme sahibi Metin Tanrıkulu, Kemah tuzunun içerisinde ağır metalleri barındırmadığı için kaliteli olduğunu ifade ederek, şu bilgileri aktardı: "Doğal olarak elde edilen bu tuzda hiçbir kimyasal katkı bulunmamaktadır. Kaynağından suyla erimiş olarak gelen tuz, havuzlara alınarak burada güneşin sıcaklığı ile buharlaştırılarak tekrar kristalize ediliyor. Tabii bunun için havanın sıcak olması önemli. Buradaki üretim haziran ayı ortasından eylül ayı ortasına kadar sürüyor. Zor şartlarda ve 3 ay gibi kısa sürede Erzincan ve çevresinin tuz ihtiyacını karşılıyoruz."
Evliya Çelebi’nin övgüyle bahsettiği alanda 3 bin yıldır su ekip tuz üretiyorlar
06 Ekim 2025 Pazartesi - 09:17 Evliya Çelebi’nin övgüyle bahsettiği alanda 3 bin yıldır su ekip tuz üretiyorlar Erzincan’ın Kemah ilçesindeki tesislerde 3 bin yıllık geleneklerle, sera görünümlü havuzlara su ekip tuz üretiyorlar. Kemah ilçesine bağlı Kömür köyünde 460 yıllık olan tuz ocağı üretime devam ediyor. Havalar ısındıkça 3 bin yıllık Kemah tuzuna bereket geliyor. Kemah ilçesine 4 kilometre uzaklıkta bulunan Kömür köyünde yıllarca Tuz İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından işletildikten sonra özelleştirilen tuz ocağında Doğu Anadolu Bölgesi’nin tuz ihtiyacı karşılanıyor. Osmanlı döneminde Ermeniler tarafından işletilen tuz ocağında yaklaşık 100 metre derinlikteki tünelden gelen tuzlu su sayıları 150’yi bulan göletlerde bekletiliyor. Su buharlaştıktan sonra havuzlar içerisinde kalan tuzlar işçiler yardımı ile toplanıyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde övgü ile bahsettiği tuz ocağının geçmişi 460 yıl öncesine dayanıyor. Yaklaşık 250 bin metrekare arazi üzerine kurulu tuz ocağında, havaların ısınmasıyla üretim de artı. İşçilerin zahmetli uğraşları sonucu üretilen Kemah tuzu, Doğu Anadolu ve çevredeki iller başta olmak üzere İstanbul, Bursa, Ankara, Erzurum, Trabzon ve İzmir’in de yer aldığı birçok kentte satışa sunuluyor. Yörede yıllardır üretildiği belirtilen ve lezzetinin yanı sıra gıda ürünlerinin raf ömrünün uzatılmasını sağlayan Kemah tuzu, Doğu’da peynirciler, yaylacılar ve salamuracılar tarafından tercih ediliyor. İşletme sahibi Metin Tanrıkulu, Kemah tuzunun içerisinde ağır metalleri barındırmadığı için kaliteli olduğunu ifade ederek, şu bilgileri aktardı: "Doğal olarak elde edilen bu tuzda hiçbir kimyasal katkı bulunmamaktadır. Kaynağından suyla erimiş olarak gelen tuz, havuzlara alınarak burada güneşin sıcaklığı ile buharlaştırılarak tekrar kristalize ediliyor. Tabii bunun için havanın sıcak olması önemli. Buradaki üretim haziran ayı ortasından eylül ayı ortasına kadar sürüyor. Zor şartlarda ve 3 ay gibi kısa sürede Erzincan ve çevresinin tuz ihtiyacını karşılıyoruz."