Yerel Haberler
Erzurum
AK Parti Milletvekili Fırat’ın, ‘laiklik’ tartışması yorumu 23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:34:11 AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, Ramazan etkinliklerinin laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan eleştirilere tepki göstererek, yürütülen kampanya, eylem ve söylemlerin İslamofobik saldırı niteliği taşıdığını söyledi. AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, Ramazan etkinliklerinin laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan eleştirilere tepki gösterdi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaparak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e destek veren Fırat, "Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayında okullarda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzenlenmesine yönelik yayımlanan genelgenin, laikliğe aykırı olduğu iddiasıyla yapılan mesnetsiz açıklama ve eylemleri hayretle takip ettiklerini" belirtti. Genelge, anayasa ve kanun gereği Ramazan ayının, toplumsal paylaşım ve dayanışma ruhunu güçlendiren önemli atmosfer olduğuna dikkat çeken Fırat, milli ve manevi değerleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğu bulunan Bakanlık tarafından hazırlanan genelgenin, Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu doğrultusunda hazırlandığının altını çizdi. Etkinliklerin tamamen gönüllülük esasına dayandığını vurgulayan Fırat, buna rağmen ortaya konan tepkilerin kabul edilemez olduğunu kaydetti. "İslamofobik saldırı niteliğindedir" Laikliği koruma iddiasıyla yürütülen kampanya, eylem ve söylemlerin İslamofobik saldırı niteliği taşıdığını belirten Fırat, şöyle ifade etti: "Tamamen gönüllülük esasına dayanan bu etkinliklerden rahatsızlık duyan bir avuç azınlığın, vatandaşın din ve vicdan özgürlüğünü teminat altına alan hukuki bir ilke niteliğindeki laikliği çarpıtarak, kendi ideolojik yaklaşımlarına göre yorumlamaları kabul edilemez. Kendi değerlerine yabancılaşarak İslami hassasiyetleri kamusal alandan dışlamaya çalışanlar, Müslüman çoğunluğa ‘gerici azınlık’ diyerek hakaret etme hakkına da sahip değildir. Laikliği koruma bahanesiyle kampanyaya dönüştürülen eylem ve söylemler, İslamofobik saldırı niteliğindedir." "Ramazan’ın ruhunu birlikte yaşayalım" çağrısı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, devamında "Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine karşı düşmanca tavırlar geliştirmek yerine, gelin Ramazan’ın birlik, dayanışma ve kardeşlik ruhunu hep birlikte yaşayalım" çağrısında bulundu.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:58 Erzurum’da engelli bireyler için "Sen bildir, biz aşalım" projesi başlatıldı Erzurum’da engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmak, hak mahrumiyetlerinin önüne geçmek ve toplumsal entegrasyonu güçlendirmek amacıyla Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şubesi ile Doğu Anadolu Erzurum Muhtarlar Derneği arasında örnek bir iş birliği protokolü hayata geçirildi. "Sen bildir, biz aşalım; hayatı birlikte paylaşalım" sloganıyla başlatılan proje, yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşları arasındaki dayanışmanın somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında ilk etapta Doğu Anadolu Erzurum Muhtarlar Derneği bünyesindeki 63 mahallede pilot uygulama başlatılacak. Çalışmayla engellilik nedenleri, engel grupları ve demografik yapıların analiz edilmesi, engelli bireylerin sosyo-ekonomik durumlarının tespit edilmesi, hak temelli bilgilendirme çalışmalarıyla yasal imkânlardan azami ölçüde yararlanmalarının sağlanması ve protez-ortez, rehabilitasyon, eğitim ile istihdam gibi temel ihtiyaçların mahalle bazlı belirlenmesi hedefleniyor. Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, yıllardır sahada hak temelli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, kurumsal olarak her haneye ulaşmanın zorluklarına dikkat çekti. Efe, muhtarlarla kurulan iş birliğinin bu noktada büyük önem taşıdığını ifade ederek, "Muhtarlarımızla kurduğumuz bu köprü sayesinde ulaşamadığımız tek bir engelli birey dahi kalmaması adına önemli bir adım atmış olduk" dedi. Doğu Anadolu Erzurum Muhtarlar Derneği Başkanı Nuri Demir ise mahalle statüsüne geçen köylerde her hanenin durumunu en iyi bilen birimlerin muhtarlıklar olduğunu vurguladı. Demir, "Sahadaki bu bilgi birikimini Türkiye Sakatlar Derneği’nin engelliler konusundaki tecrübesiyle birleştiriyoruz. Çözüm noktasında ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği yapmaya hazırız" diye konuştu. Pilot uygulamadan elde edilecek sonuçların olumlu olması halinde projenin Erzurum genelindeki tüm muhtarlıklara yaygınlaştırılması planlanıyor. Proje sonunda elde edilecek verilerin, yerel yönetimlerin engelli politikalarına yön vermesi ve daha kapsayıcı sosyal hizmetlerin geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Erzurum iş dünyası küresel pazara açılıyor
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:25 Erzurum iş dünyası küresel pazara açılıyor Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) heyeti, Johannesburg’daki stratejik temasların ardından yurda döndü. İnşaat ve inşaat malzemeleri sektörü için Afrika kapısını aralayan görüşmelerde yatırım fırsatları masaya yatırılırken, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın yeni rotayı çizdi: "Dört ana sektörde ihracat odaklı büyüme hamlesi başlatıyoruz." Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi çerçevesinde düzenlenen Güney Afrika programı sona erdi. ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında; Yönetim Kurulu Üyesi Murat Gacıroğlu, TOBB Üst Kurul Delegesi Mehmet Melik Kaya, Genel Sekreter Osman Ömeroğlu ve 15 firma temsilcisinden oluşan heyet, Johannesburg’da yoğun bir görüşme trafiği yürüttü. Programın ilk etabında T.C. Pretorya Büyükelçiliği Ticaret Müşavirleri Bengü Okur Erdoğan ve Hayrünnisa Karcı’nın rehberliğinde Güney Afrikalı 21 firma ile (B2B) birebir iş görüşmeleri yapıldı. Bölgedeki yerleşik Türk yatırımcılarla yapılan istişarelerde, pazarın sunduğu fırsatlar ve olası riskler detaylandırıldı. Ticaret Odalarıyla Yatırım Zirvesi Programın ikinci gününde heyet, 14 bin üyesi bulunan Johannesburg Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. İki ülke arasındaki ticaret köprüsünü sağlamlaştırmayı amaçlayan görüşmede; şirket kurulum süreçleri, vergi avantajları ve yatırım teşvikleri ele alındı. Oda yönetimi, Türk firmalarına bürokratik süreçlerde tam destek vereceklerini belirtti. Ardından, Güney Afrikalı Müslüman iş insanlarının çatı kuruluşu olan 5 bin üyeli Minara Ticaret Odası (Minara Chamber of Commerce) ziyaret edildi. Minara Yönetim Kurulu Başkanı Asgar Muhammed ile yapılan görüşmede, ortak girişimler ve stratejik ortaklıklar üzerinde duruldu. Yeni Teknolojiler ve Ürünler Yerinde İncelendi Güney Afrika’nın hızla gelişen kentsel dönüşüm ve yeni şehir projeleri, Erzurumlu firmalar için potansiyel bir pazar olarak değerlendirildi. Heyet, bölgede faaliyet gösteren bir Türk firmasının kentsel dönüşüm projesini şantiye sahasında inceledi. Yapılan teknik gezide, inşaat maliyetleri ve pazarın fiyat skalası analiz edilirken; sektördeki yeni teknolojiler, modern uygulama metotları ve inovatif ürün grupları da yerinde incelendi. Firmalarımız, küresel inşaat trendlerini yakından tanıma ve bu yenilikleri kendi üretim süreçlerine entegre etme noktasında önemli kazanımlar elde etti. Başkan Özakalın: "Dört Ana Sektörde İhracat Atağı Başlıyor" Güney Afrika temaslarını değerlendiren TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Erzurum firmalarının uluslararası rekabette daha aktif rol alacağını vurguladı. Önümüzdeki süreçte atılacak adımları paylaşan Özakalın, UR-GE projeleri kapsamındaki dört ana sektör için takvimi şu şekilde açıkladı: "İnşaat ve İnşaat Malzemeleri: Güney Afrika sadece bir başlangıç; sektör temsilcilerini toplam 10 hedef ülkeyle buluşturacağız. Tarım ve Hayvancılık (Gıda): Sektör temsilcileriyle, 20 Nisan’da Fas’ta düzenlenecek Uluslararası Gıda Fuarı’nda yerimizi alacağız. Medikal ve Kozmetik: Güney Kore ile başlayan ihracat atağı, Rusya ve belirlenen diğer üç stratejik pazarla devam edecek. Mobilya ve Ahşap Ürünleri: Sektörel ticaret heyeti çalışmalarıyla üreticilerimiz için yeni pazar araştırmaları ve heyet ziyaretleri planlandı."
Günderen,  TDED Hanım Komisyonu Başkanı  oldu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:16 Günderen, TDED Hanım Komisyonu Başkanı oldu Eğitimci Filiz Günderen, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Hanım Komisyonu Başkanı oldu. EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda yapılan toplantıda TDED Erzurum Kadın Komisyonu Başkanı seçilmesi münasebetiyle bir açıklama yapan Filiz Günderen bir milletin ruhunun o milletin diliyle inşa edildiğini ifade ederek TDED Erzurum Kadın Komisyonu olarak Türkçemizin en duru, en bozulmamış halini asırlardır annelerimizin, kadınlarımızın bugüne kadar taşıdığının bilincinde olduklarını ve bu bilinçle birbirinden önemli etkinlikler, programlar yaparak dil, kültür ve milli kimlik konularında toplumsal farkındalığa katkı sunmak istediklerini söyledi. TDED Erzurum Şubesi Kadın Komisyonu Başkanı Filiz Günderen açıklamalarına şöyle devam etti: "Beni bu göreve lâyık gören TDED Erzurum Şube Başkanımız Murat Ertaş’a, şube yönetim kurulumuzun ve kadın komisyonumuzun kıymetli üyelerine teşekkür ediyorum. Komisyon olarak derneğimizin kuruluş amaçları doğrultusunda dil ve kültür bilinci noktasında toplumumuza faydalı olacak çalışmalar ortaya koyacağız inşallah. Dil bir milletin ruhudur. Milleti millet yapan tüm unsurları kapsar dil. Kelimelerimiz atalarımızdan bize birer kültür taşıyıcıları olarak mirastır ve biz kelimelerimizdeki sesi, musikiyi, ilmi, irfanı, inancı, hayat algısını, büsbütün Türk milletini görüyoruz. Dilimizi de en iyi koruyan kadınlarımız olmuştur. Dilimizi kadınlarımız, annelerimiz, ninelerimiz tınısı ve ahenk unsurlarıyla beraber ninni, ağıt, türkü, ilahi, mani, dua, bilmece, masal olarak yaşatmış ve bugünlere kadar getirmişlerdir. Biz de anne sütü gibi ak Türkçemizi yaşadığımız çağda tüm bozulmalara karşı korumak için elimizden geleni yapıp konuyla ilgili yapacağımız faaliyetlerle farkındalık oluşturmaya çalışacağız. Çocuklarımızı, gençlerimizi milli kültür üzere yetiştirmek istiyorsak evvela dil bayrağımıza sahip çıkmalıyız. Dilini kaybeden milletlerin tarih sahnesinden silindiğini biliyoruz. Dil, edebiyat, kültür sahasında şehrimizdeki ve ülkemizdeki kadın kuruluşlarıyla, STK’lerle, üniversitelerle, eğitim camiasıyla ve diğer paydaşlarla kıymetli çalışmalara imza atmak istiyoruz. TDED Erzurum Kadın Komisyonumuzun yeni yönetimi hepimiz için hayırlı olsun."
Mahşeri yalnızlık, raflarda
15 Şubat 2026 Pazar - 13:49 Mahşeri yalnızlık, raflarda Erzurumlu genç şair Adem Güneş’in ilk şiir kitabı "Mahşeri Yalnızlık", okurlarla buluştu. Pikap Yayınları etiketiyle yayımlanan kitapta 200’e yakın şiir yer alıyor. Eser, Kitapyurdu başta olmak üzere dijital satış platformlarında okurun ilgisine sunuldu. Erzurumlu genç şair Adem Güneş’in ilk şiir kitabı raflardaki yerini aldı. Manevi derinliği ve vicdan merkezli yaklaşımıyla dikkat çeken eser, adalet arayışını ve insanın Yaratan’a yönelişini güçlü imgelerle işliyor. Genç şairin; adaletsizliğin rüzgarına karşı tek limanın hakikat olduğunu vurgulayan dizeleri, mazlumun duasından, yetimin gözyaşından besleniyor. Adem Güneş, şiirlerinde sahte alkışların gölgesinde kaybolan insanı, sahnenin tozundan sıyrılıp özüyle yüzleşmeye davet ediyor. Dünya telaşının gürültüsünde duyulmayan sessiz çığlığı, mahşeri bir yalnızlık duygusuyla harmanlayan kitap; yaşam ile ölüm arasındaki ince sızıyı, ruhun ağırlığını ve insanın iç hesaplaşmasını şiire dönüştürüyor. Zalim ile mazlum arasındaki ezeli davayı, öksüz kalplerin sızısını ve kulun Yaratan’a sığınarak bulduğu sarsılmaz gücü fısıldayan "Mahşeri Yalnızlık" modern dünyanın karmaşasında iç sesini arayanlar için başucu niteliğinde bir eser. Pikap Yayınları tarafından çıkarılan kitapta 200’e yakın şiir yer alıyor. Kitap Yurdu gibi tüm dijital platformlarda satışa sunulan "Mahşeri Yalnızlık" kitabının yazarı Adem Güneş, acının izini sürerek kaleme almış şiirlerini. İlham kaynağı yerli ve milli yazarlarımız Hakikatin değersizleştirildiği, gücün ve zorbalığın baş tacı edildiği bir düzende aşk ve tabiat şiirlerinin yerine keleminin kanayan yaralara yöneldiğini ifade eden Güneş, kitabın hikayesini söyle dile getiriyor: "Şiirle tanışmam, zihnimde ilk kıvılcımın çaktığı günlere uzanır. Bu yolculuk İlkokulun ilk yıllarında istiklal marşıyla başladı. Ardından Arif Nihat Asya’nın bayrak şiiriyle devam etti. Zamanla Faruk Nafiz’in memleket dizeleri, Allaha ısmarladık şiiri ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ne içindeyim zamanındaki o derin ürperti ruhuma dokundu. İlerleyen yıllarda Vaktinde gönderemediğim için mektubu, geriye dönen bir mektubum olmayacaktı haliyle. Fakat yine de Nihal Atsız’ın geri gelen mektup şiirinin beni derinden etkileyeceğini o yıllarda henüz bilmiyordum. Ortaokul yıllarımda Üstat Necip Fazıl şiirleriyle tanıştım. Onun büyük çığlıkları kalbimde yankılandı. Attila ilhan, Nevzat Çelik, Ahmet Arif, Cemal Safi’nin dizeleriyle şiirin farklı iklimlerini soludum. Usta Şair Nurullah Genç’in Çiçekler Üşümesin kitabı, şiire olan ilgimi daha da artırdı. Çağımızın politik manipülasyonları sebebiyle olsa gerek Sezai Karakoç ve İsmet Özel ile tanışmam çok sonradan dostum Tamer Coşkun’un tavsiyesiyle olmuştur. Yabancı şairler yüreğine dokunmadı Yabancı şairlerden Shakespeare, Dante, ve Goethe’yi okudum. Kendi yurdumun şairleri kadar yüreğime dokunanı olmadı. Onların dizeleri içimde yankı bulsa da, bu toprağın sesi insanın ruhunu başka türlü titretiyor. Sonra Yunus Emre’nin, Karacaoğlan’ın Rumi’nin engin dünyasına açıldım. Onların hakikate, aşka çağıran ve hoş görünün dorukluğunda ki eşsiz dizeleriyle büyülendim. Eski Türkçe’ye tam anlamıyla vakıf olmamama rağmen Şirazi’nin, Nabi’nin, Nefi’nin mısralarına hayran kaldım. Dert ortağım şair, şifam şiir oldu Henüz on beş yaşımdayken kalbimde ince bir sızı hissettim. O sızı kelimelere dönüştü ve ilk şiirimi yazdım. İlk şiirimi yazdıktan sonra artık hiçbir şeye yüzeysel bakamadığımı fark ettim. Ne zaman öfkelensem, hüzünlensem, içime kapansam, kalemi elimde, kağıdı önümde buldum. O yıllar gençliğimin en sert ve kırılgan hatta kavgacı zamanlarıydı. Kalbim her sıkıştığında dert ortağım şair, şifam şiir oldu. Gençlik rüzgarları dinerken hayata ve dünyaya bakış açım değişti. Çocukluğumdan beri şahit olduğum haksızlıklar, vahşet ve zulüm artık beni sık sık düşünceli, ağır başlı hatta bazı zaman patlamaya hazır bir volkan haline getirdi. Benim de sayısız defa maruz kaldığım adaletsizlikler içimde sessiz bir mücadele başlattı. Güçlünün güçsüze zulmettiği, dünyanın bir köşesi bolluk içindeyken diğer köşesinin sefaletle sınandığı hakikati yüreğimi sızlattı. Zorbalığa ve zalimliğe karşı içimde büyüyen isyan, zamanla kelimelere dönüştü. Kafiyelerle süslendi, ve bunlara şiir dendi. Şiirin kıymeti bilinmiyor Ne yazık ki ülkemizde şiire gereken değer verilmiyor. Okuyucusu pek az. Kıymeti çoğu zaman bilinmiyor. Şair denilince çoğu kişinin zihninde narin, naif, boynunda fuları, elinde piposu olan figür canlanır. Oysa hakikat bambaşkadır. Benim nazarımda şair ise maddeye değil manaya yaslanır. Mazluma şefkatli, zalime dirayetli duruş sergiler. Didaktiktir, uyarıcıdır, geleceğe ışık tutar. Dert edinir, adeta yüreğinde cehennem ateşi taşır. Dertsiz olan şair olsa olsa kafiye avcısıdır, cümle hırsızıdır. Şair odur ki hakikatin izini sürer. Süsün değil özün, gösterişin değil derinliğin peşindedir. Şiir yazarken hiçbir zaman kusursuz bir metin ortaya koyma kaygısı taşımadım. Edebi mükemmelliğin peşine düşmekten ziyade, ruhumun bana fısıldadıklarını kağıda emanet ettim. Beğenilmek ya da takdir edilmek arzusu değil sahicilik ve özgünlük oldu benim için esas olan. Katledilen, zulmedilen, kaderine terk edilen insanların ve milletlerin hali beni derli bir insan kıldı. Hakikatin değersizleştirildiği, gücün ve zorbalığın baş tacı edildiği bir düzende aşk ve tabiat şiirleri pek yazamadım. Kalemim hep yaraya gitti, hep acının izini sürdü. Bu yüzden şiirlerim biraz dertlidir. Kalabalıklar içerisinde yaşayan Her insanın mahşeri bir yalnızlık içinde kayıp olduğunu biliyorum. Çünkü bende onlardan biriyim. Şair ve şiir dostlarıyla aynı cümlede buluşmak ümidi ile" Hakikat arayışını ve adalet duygusunu merkeze alan "Mahşeri Yalnızlık", modern dünyanın gürültüsünde iç sesini arayan okurlar için raflardaki yerini aldı.